Cezayir'de protestolar devam ediyor. Sonuncusu 26 Nisan Cuma günü gerçekleştirilen ve onuncu haftanın geride kaldığı protestolarda bu kez de Cezayir Genelkurmay Başkanı Ahmed Kayid Salih’e karşıt pankartlar ve sloganlar yükseldi. Halkın Kayid Salih’e karşı artan öfkesi pankart ve sloganlara yansıdı. Askeri kurumlar, geçtiğimiz haftalarda halk hareketlerinin yanında yer alması ve Ordu Komutanı’nın, Cumhurbaşkanı’nın kardeşi ve danışmanı Said Buteflika’ya yakın olan ve yolsuzluk yapan iş adamlarının oligarşik egemenliğinin sonlandırılmasının hızlandırılması konusunda oynadığı rol nedeniyle geniş çaplı bir kabulle karşılanmıştı.
Son iki açıklama
Genelkurmay Başkanı ve halk hareketlerinin balayının kısa sürmesinin birçok faktörü var. Bunların başında geçiş döneminde yönetimin nasıl olması gerektiğine dair anlaşmazlıklar geliyor. Genelkurmay Başkanı anayasada cumhurbaşkanlık makamının boş kalması durumu ile ilgili maddelerin harfiyen uygulanması konusunda hala ısrarcı davranıyor. Anayasanın ilgili maddelerine göre cumhurbaşkanı seçilene kadar Ulusal Meclisi Başkanı, ülkenin geçici Cumhurbaşkanı olarak görev yapar ve 90 gün içerisinde ülkeyi seçime götürür. Öte yandan halk hareketlerinin içerisindeki aktivistler, Ulusal Halk Meclisi Başkanı Abdulkadir bin Salih ve geçici Başbakan Nureddin Bedevi’ye şeffaf bir seçim düzenleme konusunda güven duymadıkları için seçimlere itiraz ediyor. Abdulkadir bin Salih ve Bedevi, Buteflika rejiminin önemli simgelerindendi. Daha önce de iktidardaki koalisyonun çıkarları yararına seçimlerde sahtekârlık yapmışlardı.
Politik görüşlerdeki farklılıklara rağmen 9 hafta boyunca protestolarda ‘halk ve ordu, kardeştir’ sloganları atıldı. Göstericiler, askeri kurumlar ve Genelkurmay Başkanı’nı, değişim ve reform taleplerinin dışında tutmaya özen gösterdiler. Ancak General Kayid Salih’in son iki açıklaması, halkın öfkesini arttırmaktan başka bir işe yaramadı. Halk hareketleri, devlet kurumlarında yolsuzluk yapan gruplar ve oligarşik egemenliğin sona ermesi için kapsamlı bir değişim ve reform gerçekleştirilmesini beklerken, General Salih’in söylemleri, eski rejimin çeşitli oluşumları arasındaki ‘taraf çatışmalarının’ esaretinde kaldı.
Tevfik Medin tartışmaları
Genelkurmay Başkanı, Cezayir ile ilgili sırları ülkenin istikrar ve birliğini hedef alan ‘yabancı ellere’ teslim etmeyi amaçlayan ‘şeytani planların’ varlığından bahsetti. Ancak yaklaşık iki aydır vaatte bulunduğu gibi söz konusu planlara dair elle tutulur belgeler sunmadı. Bunun ardından eski İstihbarat Müdürü General Tevfik Medin’e sert suçlamalarda bulundu. Salih, General Tevfik’i yabancı güçlerle iletişim kurarak söz konusu planlara dâhil olmakla suçladı. Bu da göstericilerin, General Medin’in ihanetten yargılanmasını talep eden sloganlar atmasına neden oldu. Ancak Genelkurmay Başkanlığı, ordu içindeki uyum ve birlikteliğe olası yansımaları nedeniyle hala böyle bir adım atma konusunda tereddüt ediyor.
General Kayid Salih’e yakın olan isimlerin birçok kez General Medin’in yakında gözaltına alınacağına dair sızdırdığı bilgiler, suyu daha da bulanıklaştırdı. Genelkurmay Başkanı, 16 Nisan’da yaptığı açıklamada, eski İstihbarat Müdürü’ne ‘son bir uyarıda’ bulunarak, durumu körükleme, kuşkulu yerlerle iletişim kurma ve krizden çıkma çabalarını baltalama gibi ‘halk iradesine’ düşman, ‘şüpheli faaliyetlerinden’ vazgeçmezse, ‘katı hukuki önlemler’ alma tehdidinde bulundu.
Ancak eski İstihbarat Müdürü ve Genelkurmay Başkanlığı arasındaki ‘kulis savaşı’ gerilimi azaltmaksızın haftalardır devam ediyor. Buna rağmen Kayid Salih, General Tevfik’e karşı herhangi bir yasal işlem başlatmaya cesaret edemedi. Bu da Genelkurmay Başkanı tarafından yapılan suçlamanın doğruluğu hakkındaki şüpheleri arttırarak diğer tarafın destekçilerine General Kayid Salih’in ‘bir komplo teorisine’ takıntılı olduğunu iddia etme fırsatı verdi.
Öte yandan finansal yolsuzluğun simge isimlerine karşı yürütülen tutuklama adımında seçici bir yöntem kullanılması sokağı, Kayid Salih’e karşı daha da kışkırttı. Söz konusu tutuklananlar arasında Genelkurmay Başkanı’nın da bir üyesi olduğu ‘Annaba Grup’tan’ herhangi bir ismin bulunmaması tepkiye neden oldu. 22 Şubat’ta orta atılan ilk kıvılcımdan bu yana, protestolarda atılan sloganların başında yolsuzluğa bulaşanların yargılanması geliyor. Ancak geçtiğimiz Cuma günü gerçekleştirilen protestolarda atılan sloganlar, halk hareketlerinin Genelkurmay Başkanı’nın yolsuzluk yapanların yargılanması ve reform konusundaki taleplerini manipüle etmesini reddettiğini gösterdi. ‘Eski rejimin’ saflarında bulunan düşmanı ve General Kayid Salih arasındaki ‘kulis savaşında’ kullanılmalarına izin vermeyecekleri vurgulandı.
Issad Rebrab’ın tutuklanması
Yolsuzluk yapanları yargılama taleplerine karşılık, iş adamı Issad Rebrab’ın tutuklanması, bir başka tartışmanın daha fitilini ateşledi. Rebrab, ülkedeki en büyük özel yatırımın sahibi, bunun yanı sıra yaklaşık 4 milyar dolarlık tahmini bir sermaye ile Afrika kıtasındaki en büyük gıda endüstrisi şirketi Cevital’i yönetiyor. Cevital şirketinin 26 ülkede kolları bulunuyor. Cezayir’de 18 binden fazla kişiye iş imkânı sağlaması, onu resmi petrol şirketi ‘Sonatrach’ firmasından sonra ülkenin en büyük ikinci istihdam kaynağı haline getiriyor.
Yolsuzluk yapan isimlerle ilgisi bulunmamasının yanı sıra Rebrab, geçtiğimiz 20 yıl içerisinde gelir ve rekabet ekonomisinin karşısında, üretici bir ekonominin simgesi haline geldi. Gelir ve rekabet ekonomisi, Buteflika’nın kardeşlerine yakın olanların oluşturduğu finansal oligarşinin egemenliği altındaydı. Bu nedenle tutuklanması geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Özelliklede yargılandığı davanın, geçtiğimiz yılın Nisan ayında düşmanları tarafından Rebrab’a endüstriyel ekipman ve cihazların ithalatına ilişkin gümrük işlemlerinde ihlal suçlamaları üzerine açılmış olması tepkilerin artmasına neden oldu.
Rebrab’ın davası siyasi hesapların tasfiyesi için yargı tarafının kullanılması konusunda ‘eski rejimin uygulamalarının dönüşüne’ dair endişeleri arttırdı. Genelkurmay Başkanı’nın yakın çevresinden edinilen bilgiler göre Rebrab’ın gerçek tutuklanma nedenlerinin mali yolsuzlukla ilgisi bulunmuyor. Bu kaynaklara göre Rebrab, eski İstihbarat Müdürü ve Elysee Sarayı arasındaki gizli bir arabuluculuğun bedelini ödedi. General Kayid Salih’in yakınındakiler, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile sağlam ilişkileri bulunan ve Fransa’da yaptığı önemli yatırımların ardından defalarca Elysee Sarayı’nda ağırlanan Rebrab’tan, Macron’dan Cezayir’deki uzun geçiş sürecinin bir Cumhurbaşkanlığı Komitesi’nin yönetiminden geçmesi için arabuluculuk yapma talebinde bulunduğundan şüpheleniyor. General Medin, bunu istifadan hemen önce Said Buteflika ile gizlice yaptığı ittifak gereği Cezayir’deki siyasi gruplara bir emri vaki olarak dayatmaya çalışıyordu. Bu ittifak, parlamentodaki iki komitenin feshedilmesi ve Anayasa Konseyi Başkanı’nın görevden alınması sonucu anayasal boşluk oluşturmayı hedefliyor. Ancak Genelkurmay'ın müdahalesi bu plana bir darbe vurdu.
Genelkurmay Başkanlığı ne yapacak?
Genelkurmay Başkanlığı’na yakın kaynaklar, geçtiğimiz Cuma günü protestolarda açıkça görülen halk öfkesinin, kamuoyuna General Kayid Salih’in bahsettiği, ‘bir komplo teorisi olmayan’, ülkenin güvenlik ve istikrarını hedef alan planlar hakkında kanıt sunulması ve hızlı bir şekilde elle tutulur önlemler alınması gerektirdiğini ifade etti. Kaynaklar, bunun ancak söz konusu şüpheli planlara bulaşan büyük başkanların doğrudan yargısal kovuşturmaya tabi tutulmasıyla sağlanacağını belirtti.
Eski Savunma Bakanı General Nizar Halid’in 29 Nisan’da ilk kez uzun bir açıklama yaparak kendisi ve eski Cumhurbaşkanı’nın kardeşi Said Buteflika ile 22 Şubat’ta protestoların başlangıcından Buteklika’nın 2 Nisan’da istifa etmesine kadar gerçekleştirdiği görüşmelere dair ayrıntılar vermesi oldukça dikkat çekici. General Nizar, yaptığı açıklamada Said Buteflika’nın General Kayid Salih’i görevden alma ve ülkede olağanüstü hal ilan ederek anayasayı etkisiz hale getirmeyi planladığını belirtti.
Nizar gibi bir kişinin keyfi olarak böyle bir suçlamanın ağırlığını yüklenmeyeceği belirtiliyor. Bu açıklamaların Genelkurmay Başkanı’nın başta Said Buteflika ve General Medin olmak üzere ‘yasadışı güçler’ olarak adlandırdığı taraflara karşı hukuki adımlar atılması için bir başlangıç olması bekleniyor.
*Osman Tezağrat’ın Independent Arabia’da yayınlanan analizi
Cezayirli protestocular Genelkurmay Başkanı’na neden öfkeli?
Gösterilerin onuncu haftası 26 Nisan Cuma günü protestoya katılan Cezayirliler (Reuters)
Cezayirli protestocular Genelkurmay Başkanı’na neden öfkeli?
Gösterilerin onuncu haftası 26 Nisan Cuma günü protestoya katılan Cezayirliler (Reuters)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة





