​Kuveyt, dünyanın en uzun 4’üncü köprüsünün açılışını yaptı

36 kilometre uzunluğundaki Şeyh Cabir Köprüsü (KUNA)
36 kilometre uzunluğundaki Şeyh Cabir Köprüsü (KUNA)
TT

​Kuveyt, dünyanın en uzun 4’üncü köprüsünün açılışını yaptı

36 kilometre uzunluğundaki Şeyh Cabir Köprüsü (KUNA)
36 kilometre uzunluğundaki Şeyh Cabir Köprüsü (KUNA)

Kuveyt dün 36 kilometre uzunluğundaki dünyanın en uzun 4’üncü köprüsünün açılışını yaptı. Köprü, başkent Kuveyt’i ülkenin kuzeyindeki İpek Şehir Projesi ile bağlayarak şehrin ekonomisini canlandırmayı hedefliyor. Ayrıca bu yol, eski İpek Yolu ticaret güzergâhının canlanması kapsamında daha büyük bir gelişme planına da dahil ediliyor.
Ocak 2006’da hayatını kaybeden eski Emir Şeyh Cabir el-Ahmed es-Sabah’ın adının verildiği Cabir Köprüsü 36 kilometre uzunluğunda ve 150 metre yüksekliğinde. Köprü, Kuveyt ile ülkenin kuzeydoğusundaki Subbiyah bölgesini birbirine bağlıyor. 
Köprü ile Kuveyt Şehri ile Subbiyah bölgesi arasındaki sürüş süresi 90 dakikadan 30 dakikaya düşürüldü.
Köprünün açılışına Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed es-Sabah, Güney Kore Başbakanı Lee Nak-yeon ve Fransa Senatosu Başkanı Gerard Larcher katıldı.
Fransa merkezli SYSTRA mühendislik grubu tarafından tasarlanan Şeyh Cabir Köprüsü, Güney Kore’nin Hyundai Engineering and Construction şirketi tarafından yapıldı.
SYSTRA, köprünün 3,6 milyar dolara mal olduğunu ve 5 yılda tamamlandığını aktardı. Köprü, her biri 3 metre çapında bin 100'den fazla sütun üzerine inşa edildi.
Güney Kore Başbakanı Lee Nak-yeon açılış töreninde yaptığı konuşmada Kore şirketlerinin Kuveyt tarihindeki en büyük ulusal projeye katılmasından gurur duyduğunu belirtti
Kuveyt Bayındırlık ve İskan Devlet Bakanı Canan Muhsin Ramazan, açılış konuşmasında projenin 2035 Kuveyt Ulusal Kalkınma Planının bir parçasını oluşturduğunu belirterek köprü ile yeni bir yapı döneminin başladığını vurguladı. Projenin büyük bir ekonomik fizibiliteye sahip olduğunu ifade eden Bakan, Kuveyt ve Güney Kore arasındaki ilişkilerde ekonomik ve siyasi düzeyde kayda değer bir gelişme olduğunu söyledi.
Kuveyt, Irak sınırının en kuzeyindeki Subbiyah bölgesini, milyarlarca dolar karşılığında Körfez'i Orta Asya ve Avrupa'ya bağlayan büyük bir serbest bölgeye dönüştürmek istiyor.
Kuveyt hükümetinin İpek Şehir projesine yapacağı yatırımın yaklaşık 100 milyar dolar olmasını bekliyor.
Küresel pazarda petrol fiyatlarındaki keskin düşüşe ve 2014 yılından bu yana Körfez ülkelerinin bütçelerindeki açığı karşılamak için kabul ettikleri tasarruf önlemlerine rağmen gelirlerinin yüzde 95’ini petrolün oluşturduğu Kuveyt yatırım projeleri konusundaki hamleleriyle dikkat çekiyor.
Kuveyt, 600 milyar dolarlık döviz rezervine sahip yabancı sermaye fonuna ve yaklaşık 115 milyar dolarlık yatırıma ulaşan 5 yıllık bir kalkınma planına sahip.
Köprünün Kuveyt ile kuzey bölgesi arasında stratejik bir bağlantı sağladığını belirten yetkililer, Subbiyah ve İpek Şehir halkları için yapı sektörünün yanı sıra Kuveyt’in en büyük adası olan Bubiyan’da da liman projelerini kapsayan bir kalkınma planı olduğunu duyurdu.
Köprü, inşa planı, Irak ve İran kıyılarına yakın 5 Kuveyt adasında yapılması planlanan Kuveyt’in kuzeyindeki serbest bölgenin ekonomik gelişiminin temel unsurunu oluşturuyor.
Köprü inşaatı projesinin bir diğer kolu Doha bağlantısı olarak bilinen batı cephesine uzanıyor. İki köprüde ulaşım, ülkenin ana limanı olan Shuwaikh’dan başlıyor.



Suudi Arabistan: Manifa sahası ve Doğu-Batı boru hattındaki üretim, saldırılardan sonra toparlanıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
TT

Suudi Arabistan: Manifa sahası ve Doğu-Batı boru hattındaki üretim, saldırılardan sonra toparlanıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)

Suudi Arabistan bugün yaptığı açıklamada, Doğu ile Batı arasındaki petrol boru hattı üzerinden yapılan petrol pompalama kapasitesinin normale döndüğünü ve günlük yaklaşık 7 milyon varil seviyesine ulaşıldığını duyurdu. Ayrıca, Manifa sahasının da operasyonel kapasitesine yeniden kavuştuğu belirtildi. Açıklama, enerji sistemine ait bazı tesislerin hedef alınması sonucu oluşan etkilerle ilgili hasar değerlendirmesinin sunulmasından birkaç gün sonra geldi.

Bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde, yerel ve küresel piyasalara yönelik enerji arzının güvenilirliği ve sürekliliği giderek daha büyük önem kazanıyor. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamaya göre hızlı toparlanma süreci, Saudi Aramco ve ülkenin enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğe, kriz yönetiminde etkinliğe ve acil durumlara uyum kapasitesine sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Yaklaşık bin 200 kilometre uzunluğundaki Doğu-Batı petrol boru hattı, doğudaki Abkayk’tan batıdaki Yanbu’ya uzanıyor ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda Suudi Arabistan’ın ham petrol ihracatı için tek çıkış noktası olarak kabul ediliyor.

Bakanlık açıklamasında, 9 Nisan 2026 tarihli önceki duyuruya atıf yapılarak, enerji sistemindeki bazı tesislerin hedef alınması nedeniyle Doğu-Batı boru hattında günlük yaklaşık 700 bin varil pompalama kapasitesinin kaybedildiği, Hureys sahasında üretimin günde yaklaşık 300 bin varil, Manifa sahasında ise yine yaklaşık 300 bin varil azaldığı hatırlatıldı. Açıklamada, yürütülen operasyonel ve teknik çalışmalar sonucunda Doğu-Batı boru hattındaki tam pompalama kapasitesinin yeniden sağlandığı ve Manifa sahasında etkilenen 300 bin varillik üretimin kısa sürede geri kazanıldığı bildirildi.

Hureys sahasına ilişkin olarak ise tam üretim kapasitesinin geri kazanılması için çalışmaların sürdüğü, sürecin tamamlanmasının ardından kamuoyuna ayrıca bilgi verileceği ifade edildi.


Suudi Arabistan, İran ve onun vekilleri tarafından Kuveyt'e yapılan saldırıları kınadı

Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, İran ve onun vekilleri tarafından Kuveyt'e yapılan saldırıları kınadı

Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da dün üst düzey Amerikan ve İran liderleri arasında başlayan müzakerelerle eş zamanlı olarak İran, ajanları ve ona bağlı gruplar tarafından Kuveyt Devleti'ndeki bir dizi hayati tesise yönelik gerçekleştirilen alçakça saldırıları en sert şekilde kınadı ve lanetledi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Kuveyt Devleti'nin egemenliğini hedef alan ve uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Şartı'nı açıkça ihlal eden bu saldırıları Krallığın kesin bir dille reddettiğini vurgulayarak, bu ihlallerin bölgede güvenlik ve istikrarın yeniden sağlanmasına yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti.

Suudi Arabistan, İran ve vekillerinin Arap ve İslam ülkelerine karşı bütün düşmanca eylemlerine son vermesi ve Güvenlik Konseyi'nin 2026 tarihli 2817 sayılı kararını uygulaması gerektiğinin altını çizdi. Kuveyt hükümeti ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade eden Suudi Arabistan, Kuveyt'in egemenliğini, güvenliğini, istikrarını ve halkını korumak için aldığı bütün önlemlere tam desteğini yineledi.


Suudi Arabistan ve Fransa, denizcilik tehditlerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisini görüştü.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Fransa, denizcilik tehditlerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisini görüştü.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ABD ve İran arasında ilan edilen ateşkesin ardından dün Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bölgedeki son gelişmeleri görüştü.

İki lider, telefon görüşmesinde bölgedeki denizcilik tehditlerinin etkisini ve küresel ekonomiye yansımalarını ele aldı. Ayrıca karşılıklı ilgi alanlarına giren bir dizi konuda görüş alışverişinde bulundular.

Macron, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Ortadoğu'daki durumu görüştüm. Ateşkesin tam olarak saygı görmesi ve gecikmeden Lübnan'ı da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğine olan desteğimi yineledim" ifadelerini kullandı. Ayrıca, "Hürmüz Boğazı'nda tam ve güvenli seyrüsefer özgürlüğünün en kısa sürede yeniden sağlanması ihtiyacını görüştük" diye belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı sözlerini şöyle sürdürdü: "İslamabad'da görüşmeler henüz yeni başladığı için gerginliğin azaltılmasına, denizcilik özgürlüğüne ve bölgede kalıcı barış ve güvenliği garanti altına alacak bir anlaşmaya varılmasına katkıda bulunmak amacıyla yakın temas halinde kalma konusunda mutabık kaldık."