Düğün öncesi bir beden incelme önerileri

Düğün öncesi bir beden incelme önerileri
TT

Düğün öncesi bir beden incelme önerileri

Düğün öncesi bir beden incelme önerileri

Diyetisyen Nurda Balakçı, düğüne kısa süre kala incelmek isteyen gelin adayları için önerilerde bulundu.
"Düğüne 1 hafta kala nasıl bir beden incelirim ve Işıltılı bir cilde sahip olurum" sorularına Diyetisyen Nurda Balakçı, cevap verdi. 
Her gelin adayının o özel günün hayalini kurduğunu ve kusursuz geçmesini istediğini söyleyen Dyt Nurda Balakçı, "Düğüne son 1 hafta kala sebze ve meyveden zengin hafif bir beslenme programıyla geçiren gelinler o özel gecede hayal ettikleri daha fit ve ışıltılı cilde sahip olabilirsiniz. Toksinlerden arınmak için kan dolaşımını hızlandıran; ıspanak, kereviz, salatalık, capri biber, ceviz ve yulaf gibi besinlere yer vererek, hem ışıltılı bir cilde sahip olabilir hemde metabolizmanızı hızlandırarak, daha fit bir vücut mümkün. C vitamininden zengin portakal, limon, ananas, kivi, greyfurt, elma gibi meyveler yağ yakımının hızlanmasını destekler. Özellikle son 1 hafta kala güzel bir cilt temizliği ve metabolizma hızlandırmak için içilen su miktarı oldukça önemli. İçerisine yeşil elma, zencefil, limon, nane, salatalık gibi antioksidandan zengin besinleri ekleyerek zayıflamanızı daha hızlandırabilirsiniz. Düz bir karın ince bir bel için özellikle düğüne son 1 hafta kala sebze ağırlıklı beslenilmeli ve öğünlerde salatalara yer verilmeli" dedi.
"Bitki çaylarını gün içerisinde eksik etmemelisiniz" 
Son hafta yoğun bir koşturma döneminde vücutta ödem oluşabileceğini söyleyen Balakçı, "Bu sebeple, bitki çaylarını gün içerisinde eksik etmemelisiniz. Özellikle kiraz sapı ve mısır püskülü iyi bir ödem atıcıdır, fakat bunun yanında beyaz çay ve yeşil çayı da ekleyerek metabolizmanızın hızlanmasını destekleyebilirsiniz. Düğünde ince gözükmek kadar ışıltılı saçlar ve pürüzsüz bir cilt de önemli. Çiğ badem, fındık, ceviz gibi yağlı tohumları diyetinize porsiyon kontrolü yaparak ekleyebilirsiniz. Diyet kadar yapacağınız düzenli egzersizler de kilo vermenizi hızlandıracak ve daha fit görünmenize yardımcı olacaktır. 
Stresli geçen düğün haftasında kabızlık problemi yaşanabilir. Hem protein açısından zengin hem de probiyotik değere sahip olan yoğurt bu dönemde diyetimize ekleyerek, sağlıklı bir bağırsaklara sahip olabilir ve kilo veriminizi hızlandırabilirsiniz. Bu süreçte paketli gıdalardan ve hazır konserve ürünlerden uzak durulmalı. Düğüne son 1 hafta kala uzun süre kan şekerinizi dengede tutacak besinlerin tüketimi de oldukça önemli. Özellikle; sofra şekeri, bal, reçel, hazır meyve suları, pasta, kek gibi basit karbonhidratlı yiyeceklerden kaçınılmalı. Bu besinler kan şekerinizi aniden düşürerek tatlı krizlerine ve yeme ataklarına neden olabilir" ifadelerini kullandı.
Dyt Nurda Balakçı'nın önerdiği detoks programı şöyle; 
İncelten su tarifi: 7 bardak su içerisine 1 orta boy salatalık,2 dilim zencefil,1 adet dilimlenmiş limon, yeşil elma, 4-5 dal taze nane, 2 çubuk tarçın eklenmiş. 
Kahvaltı: 1 bardak Smoothie (Hazırlanışı: 1 fincan ıspanak + 1 çay bardağı portakal suyu + ½ benekli muz + 1 bardak badem veya soya sütü veya bardak normal süt + 1 tatlı kaşığı bal) 
Ara Öğün: 1 adet salatalık 
Öğle: Detox Salata (Hazırlanışı: 1/4 mor lahana + 1 adet kırmızıbiber + 4 yaprak ıspanak + 4 adet brokoli + 1 havuç + 2 diş sarımsak +2 adet ceviz tüm malzemeleri 1 limon sıkarak karıştırın) 
Ara Öğün: 4 kaşık probiyotik yoğurt 
Akşam: 1 el büyüklüğünde ızgara balık
1 kâse salata( bol limonlu-yağsız) 
Ara Öğün: 1 adet yeşil elma
2 günlük çorba detoksu 
Kalkınca: geceden hazırlanan 1 litre suya 2 çubuk tarçın ve limon dilimleri eklenmiş ve bekletilmiş sudan 2 bardak içilmeli 
Kahvaltı: 2 dilim ananas, 3 kaşık probiyotik yoğurt(tarçın eklenebilir)
Ara Öğün: 10 adet çiğ badem 
Öğle: 1 kâse sebze çorbası (Hazırlanışı:1 kase karnabahar, 1 kase lahana, 1 adet yeşil biber, 1/2 orta boy soğan, 1/2 adet havuç, 2 yemek kaşığı haşlanmış yeşil mercimek/bulgur, 1/2 adet limon, 1 yemek kaşığı zeytinyağı, pulbiber, karabiber, kimyon) 
Ara Öğün: 3 kaşık probiyotik yoğurt 
Akşam: 1 kâse sebze çorbası (Hazırlanışı:1 kase karnabahar, 1 kase lahana, 1 adet yeşil biber, 1/2 orta boy soğan, 1/2 adet havuç, 2 yemek kaşığı haşlanmış yeşil mercimek/bulgur, 1/2 adet limon, 1 yemek kaşığı zeytinyağı, pulbiber, karabiber,kimyon) 
Ara Öğün: 2 dilim anans+ 10 adet çiğ badem  



Bilim insanları uzaylıları bulmanın yeni bir yolunu keşfetti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Bilim insanları uzaylıları bulmanın yeni bir yolunu keşfetti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Bilim insanları, diğer gezegenlerde yaşamı tespit etmenin yeni bir yolunu bulmuş olabilir.

Bilim insanları yıllardır Dünya'dan yaptıkları taramalarla diğer dünyalarda yaşam belirtisi olabilecek belirli molekülleri arıyor. Ancak yeni araştırma, onları daha kolay ortaya çıkaracak bir yöntem olabileceğini öne sürüyor: Moleküllerin kendisini değil, bilim insanlarının onları birbirine bağladığını düşündüğü gizli düzeni aramak.

Bu araştırma, bilim insanlarının özel cihazlara ihtiyaç duymadan diğer gezegenlerde istatistiksel bir yaklaşımla araştırma yapmasına imkan sağlayabilir. Hatta halihazırda uzaya gönderilmiş aletlerden elde edilen verilerde bu düzeni bulmak mümkün olabilir.

Araştırmacılar çalışmada, ekolojinin biyoçeşitliliği mevcut tür sayısına (zenginlik) ve bu türlerin ne kadar düzgün dağıldığına (eşitlik) göre ölçen yaklaşımdan yararlandı. Daha sonra bunu Dünya dışı kimyaya uygulayarak uygulayarak asteroit ve fosiller gibi yerlerden alınan amino asitleri ve yağ asitlerini incelediler. 

Biyolojik örneklerin cansız kimyasal yapılardan belirgin biçimde farklı olduğunu ve biyolojik örneklerin açık düzen örüntüleri sergilediğini saptadılar. Bu sayede iki farklı örnek türünü tutarlı ve güvenilir biçimde ayırabildiler, ayrıca yaşam izlerinin nasıl korunduğunu da inceleyebildiler.

Fosilleşmiş dinozor yumurtası kabukları gibi ileri derecede bozulmuş örneklerde bile uzaylı yaşamın tespit edilebilir istatistiksel izleri görüldü.

Araştırmacılar, yeni yöntem de dahil hiçbir yöntemin muhtemelen tek başına uzaylı yaşamın varlığını kanıtlayamayacağını belirtiyor. Ancak bu yöntemin, uzaylı yaşam arayışına önemli bir katkı sağlayabileceğini umuyorlar.

Yeni çalışmanın ortak yazarı Fabian Klenner, "Yaklaşımımız, bir yerde geçmişte yaşam bulunup bulunmadığını değerlendirmenin yollarından biri" diyor. 

Ve farklı tekniklerin hepsi aynı yöne işaret ediyorsa, bu çok güçlü bir kanıt haline gelir.

Çalışma, Nature Astronomy'de yayımlanan "Molecular diversity as a biosignature" (Biyolojik imza olarak moleküler çeşitlilik) başlıklı makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe


Hayden Panettiere, 18 yaşındayken ünlü bir aktörün yatağına zorla sokulduğunu anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Hayden Panettiere, 18 yaşındayken ünlü bir aktörün yatağına zorla sokulduğunu anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yıllar önce yaşadığı rahatsız edici bir olay hakkında içini döken Hayden Panettiere, "güven beslediği" biri tarafından çıplak bir aktörle yatağa girmeye zorlandığını iddia etti.

O zamanlar 18 yaşında olan Nashville oyuncusu, yaşadıklarını yakın zamanda Jay Shetty'nin On Purpose podcast'inde anlattı. Panettiere'nin, iddialarını daha detaylı anlattığı This is Me: A Reckoning adlı anı kitabı yakında çıkıyor.

Artık 36 yaşında olan Panettiere, olay hakkında şunları söyledi:

[O yaşta] sağlıklı ve güvenli kararlar alabileceğimi düşünsem de etrafımda olup bitenlerin tamamen farkında değildim. Kendimi zor durumlarda bulana kadar bakış açımın tamamen değiştiğini ve tehlikede olduğumu fark etmedim. Tehlikede olduğumu fark ettiğimdeyse kelimenin tam anlamıyla denizin ortasındaydım.

Teknede "harika vakit geçiren" Panettiere şöyle devam etti:

Böyle bir şeyin olacağına dair hiçbir ipucu yoktu, bu yüzden şoke oldum. Beni hazırlıksız yakaladı. Güven beslediğim, koruyucum olarak gördüğüm ve arkamda duran biri tarafından yönlendiriliyordum... Merdivenlerden aşağı indik. Küçük bir odaydı. Beni, çok ünlü olan ve yatakta çıplak yatan bu adamın yanına fiziksel olarak yatırdı. Bu, adam için değişik bir şey değildi ve bu tür şeyler her zaman oluyordu.

Arkadaşı gittikten sonra, Gençlik Ateşi (Bring It On) yıldızı içindeki aslanın ortaya çıkmasına izin verdiğini söyledi. Panettiere, "Tüylerim diken diken oldu ve vahşileştim. Kendi kendime 'Bu yaşanmayacak' dedim" diye devam etti.

Ama saklanacak hiçbir yerim yoktu. Kaçtım. Teknede saklanabileceğim her yere saklandım. Atlayıp yüzerek uzaklaşma şansım yoktu. Ve durumumu anlayacak kimsenin olmadığını, bunun onlar için yeni bir şey olmadığını fark ettim.

Kariyerine çocuk oyuncu olarak başlayan Panettiere'nin yer aldığı ilk yapımlar arasında One Life to Live ve Guiding Light gibi pembe diziler, Disney'in 1998 yapımı animasyon filmi Bir Böceğin Yaşamı (A Bug's Life) ve 2000 yapımı futbol filmi Unutulmaz Titanlar (Remember The Titans) yer alıyor. Ancak, 2006-201'0'da yayımlanan 4 sezonluk bilim kurgu dizisi Heroes'daki çıkış rolüyle dünya çapında tanınırlık kazandı. Daha yakın zamanlardaysa Çığlık 6 (Scream VI, 2023), Amber Alert (2024) ve A Breed Apart (2005) gibi birkaç korku filminde rol aldı.

Bugünlerdeyse aslında 12 Mayıs'ta çıkması beklenen ancak 19 Mayıs'ta piyasaya sürülecek anı kitabı This Is Me: A Reckoning'i tanıtmak için basın turunda.

İfşa niteliğindeki kitap, Panettiere'nin hayatı ve kariyerinin yanı sıra doğum sonrası depresyon, bağımlılık ve iyileşme, travma, aile içi şiddet ve kayıplarla ilgili mücadelelerini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Independent Türkçe


Kahvenin dokunma algısını değiştirebildiği ortaya çıktı

Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
TT

Kahvenin dokunma algısını değiştirebildiği ortaya çıktı

Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)

Küçük çaplı yeni bir araştırmaya göre kahve, beynin dokunmaya ve kişinin kendi vücut hareketlerine verdiği tepkiyi yavaş yavaş değiştiriyor olabilir.

Dünya çapında milyonlarca insan, uyanıklığı artırmak, yorgunluğu hafifletmek ve konsantrasyonla odağını geliştirmek için sabahları bir fincan kahve içiyor.

Günlük yaklaşık bir veya iki fincan kahve gibi normal dozlarda, 50 ila 400 mg aktif bileşen kafein yer alıyor.

Daha yüksek dozlarda kahvenin beynin dokunma algısını tam olarak nasıl etkilediği ise henüz yeterince araştırılmayan bir konu.

Yeni bir çalışma ise normal ve yüksek dozlarda kafeinin, beynin spesifik bir sürecini nasıl etkilediğini inceledi.

Bu beyin süreci, bileğe hafif bir elektrik şoku verildikten kısa süre sonra beyne manyetik bir darbe gönderilmesini içeren ve kısa gecikmeli afferent inhibisyon (SAI) adı verilen bir yöntem kullanılarak değerlendiriliyor.

Bilekteki duyusal sinyal kol boyunca yukarı doğru ilerleyerek beynin somatosensoriyel bölgesine giriyor ve birkaç milisaniye sonra manyetik darbe yakındaki motor korteksi vurarak başparmağın seğirmesini tetikliyor.

Kas seğirmesini bastırmak için beyin, genellikle beyindeki belirli kimyasal haberciler arasında koordineli bir çabaya ihtiyaç duyuyor.

Hareketleri yumuşak ve kontrol altında tutmak için genellikle filtreleme sistemi görevi gören bu beyin süreci, beynin her dokunuşa aşırı tepki vermesini önlüyor.

Araştırmacılar son çalışmada 20 sağlıklı yetişkine 200 mg kafein ya da plasebo vererek bu filtreleme sürecini inceledi.

Bilim insanları, invaziv olmayan bir yöntem kullanarak manyetik darbelerle deneklerin motor korteksini uyarıp beyinlerinin nasıl tepki verdiğini ölçtü.

Kafeinin, dokunma sonrasında beynin kas tepkisini sınırlama yeteneğini artırdığını tespit ettiler ve bu da kahvenin "SAI'ı güçlendirebileceğine" işaret ediyor.

Bilim insanları, kafeinin beyindeki adenozin reseptör proteinlerini engelleyerek etki ettiğini düşünüyor.

Reseptörlerin engellenmesi, duyularımızla kas hareketlerimizin birlikte çalışmasını kontrol etmeye katkı sağlayan kimyasal haberci asetilkolinin artmasına yol açıyor olabilir.

Araştırmacılar şöyle yazıyor:

Bu bulgu, donepezil gibi kolinerjik güçlendirici ilaçların da SAI'ı güçlendirdiği bulgularıyla uyumlu.

Bilim insanları, "Kafeinin etkisi, kolinerjik sistemi düzenlemesinden kaynaklanıyor olabilir" diye yazarak bu bulguların, ilacın fizyolojik etkisine ve bunun Alzheimer ve Parkinson gibi rahatsızlıklarla nasıl bağlantılı olabileceğine dair fikir sunduğunu ekliyor.

Bilim insanları 400 mg'dan fazla kafein kullanarak daha fazla katılımcıyla başka çalışmalar yürütmeyi umuyor.

Araştırmacılar "Şimdiye kadar tartışılan sonuçlar ışığında, bireyler SAI muayenelerinden önce kafeinden uzak durmaya devam etmeli" sonucuna varıyor.

Independent Türkçe