İsrailli ve Filistinli ailelerden barış çağrısı

Yarkon Parkı’nda düzenlenen barış gösterileri
Yarkon Parkı’nda düzenlenen barış gösterileri
TT

İsrailli ve Filistinli ailelerden barış çağrısı

Yarkon Parkı’nda düzenlenen barış gösterileri
Yarkon Parkı’nda düzenlenen barış gösterileri

Tel Aviv’de yakınlarından ya da sevdiklerinden birini savaşta kaybeden yüzlerce Filistin ve İsrailli aile gösteri düzenledi. Gösteri Gazze ve Batı Şeria’da canlı olarak yayınlandı.
İki taraf eylemin başlangıç saati olarak İsrail hükümetinin Batı Şeria’da geçtiğimiz yıl ölenlerin anısına mezarlıkta resmi tören düzenlediği zamanı seçti.
Bu durum sağcı hükümeti kızdırdı. Netanyahu, projenin başarısız olması için yakınlarını kaybetmiş 180 Filistinli ailenin girişini yasakladı. Ancak aileler Yüksek Mahkeme’ye başvurdu ve engeli kaldırdı. Böylelikle girişlerine izin verildi.
Alternatif bir tören olarak kabul edilen bu etkinlik 14 yıldır düzenleniyor. Netanyahu ve diğerleri daha fazla savaş daha fazla katliam mesajları gönderdikleri törenlerine alternatif olan bu buluşma barış ve savaşın durdurulmasını istiyor.
Etkinlik Tel Aviv’de Yarkon Parkı’nda binlerce kişinin huzurunda yapıldı ve buradan barış mesajları verildi.
“Terör bir gün size de ulaşır”
Beklendiği gibi etkinlik bazı tutucu Yahudiler tarafından hoş karşılanmadı ve etkinliğin yapıldığı yerde polis gözetiminde protesto gösterisi düzenlediler. Barış mesajı veren göstericilerin üzerine cam şişe vs atarak onlara küfrettiler ve bazıları güvenlik şeridini aştı. ‘Terör bir gün size de ulaşır’ diye bağıran göstericiler onları ihanetle suçladılar ve hep bir ağızdan ‘Araplara ölüm’ diye bağırdılar.
Göstericilerden yaşlı bir adam, “Bugün ölen İsraillileri anma günü teröristleri değil” diye bağırdı ve “Ey kokuşmuş solcular Allah sizi kahretsin” dedi.
Ancak bu sataşmalar, etkinliğin gerçekleştirilmesine engel olmadı. Barış Örgütleri Forumu Başkanı Yuval Rahim, altı gün savaşlarında kaybettiği babasına hitaben törende yaptığı konuşmada, “Sevgili babacığım, sen savaşın ikinci gününde hayatını kaybettin. Savaşa altı gün savaşları diyorlar ancak savaş hala sürüyor” dedi ve ekledi:
“52 yıl geçti her iki tarafta birbirini öldürmeye devam ediyor ve herkes zafer kazandığını söylüyor. Oslo anlaşmasının yapıldığı günün ertesinde mezarına barışı hatırlatan bir zeytin ağacı fidesi diktim. Fakat mezar bekçileri sürekli bu ağacı kesiyorlar. 26 yıldır ağaç küçük bir ağaç olarak kaldı.”
Rahim, konuşmasına şöyle devam etti:
“Artık buna katlanamıyorum. Ancak her yıl bu etkinliğe katılıyorum ve burada başka bir yöntem benimseyen binlerce insandan etkileniyorum. Onlarla konuşuyorum. Acı, milliyet ve bayrak tanımıyor. Her yıl olduğu gibi bu harika tören bitince senin yanına gelip mum yakacağım. Gördüğün gibi zeytin ağacı hala küçük. Ama bir gün büyüyecek ve kocaman bir zeytin ağacı olacak.”
Törende 15 yaşında mülteci kampından gelen Filistinli bir genç de konuştu. Muhammed Ali Musa Derviş, on yaşındayken serseri bir kurşunla ölen arkadaşını kaybetmiş. Her ikisi de ‘Barış Savaşçıları’ adlı tiyatro grubunun üyesiymiş.
Muhammed, arkadaşının nasıl şehit edildiğini şöyle anlattı:
“İsrail güçlerinin okul bahçesinde oynayıp en çok sevdiğimiz futbol oyunun nasıl mahvettiğini hatırlıyorum. İsrail, Beytul Lahim’de bulunan Ayede Mülteci Kampı’nı bastı. Hatırlıyorum sen çatışmayı izlemek için beni çağırmıştın. Ancak korkum sana eşlik etmekten beni alıkoydu. Arkadaşım bunun benden son isteğin olduğunu bilmiyordun. Benim yanımdan yürüyerek ayrıldığında sen görünmeyene kadar gözlerimle takip ettim. Biraz öne çıkarak seni geri dönmen için bağırmaya başladım. Ancak bombaların sesi benim titreyen sesimden daha yüksekti. Bomba sesleri arasında öldün ey arkadaşım! Her zaman yaptığın gibi bana şaka yaptığını zannettim. Ancak insanlar başına toplanıp ‘çocuk öldü’ diye bağırdığında olanları anladım. İnsanları yararak yanına geldim. Bütün hisleri kaybederek bağırdım: Kalk, ne oldu sana? İnsanlar birkaç saniye içinde seni alıp götürdüler ve sonsuza kadar ortadan kayboldun. Bugün bu kanlı çatışmanın nefret ve hoşgörüsüzlükle dolu olduğunu biliyorum. Suçsuz çocuklara bile merhamet edilmiyor.”
Genç konuşmasına şöyle devam etti:
“Arkadaşım seni barış etkinliklerine katılarak anmaya devam ediyorum. Buradan seni öldüren katile sesleniyorum: Sen masum bir çocuğu öldürdün. Annesinin, babasının, kardeşlerinin kalbine acı saldın. Nefret ektin, çatışmanın dairesini genişlettin. Hepinizden istediğim korkunç çatışmanın kurbanları olmayı durdurmanız. Onunla doğduğumuz sevgiyi geri kazanmamıza yardım edin. Bize miras olarak gelen nefretten de vazgeçmemize yardımcı olun.”
İsrail ve Filistinli ailelerin yaptığı bu tören, ilk kez Gazze’de canlı olarak yayınlandı. Gazze Gençlik Konseyi kurucusu Rami Amman, töreni konsey binasında yayınladı ve şunları söyledi:
“Umarım Gazzeliler farklı İsraillileri tanır ve aynı şekilde İsraillilerde Gazzelileri” dedi.



Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.