Trump: İran’a yönelik askeri planımız yok

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere açıklamalarda bulundu (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere açıklamalarda bulundu (Reuters)
TT

Trump: İran’a yönelik askeri planımız yok

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere açıklamalarda bulundu (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere açıklamalarda bulundu (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün, Washington’un İran’a yönelik askeri planları olduğuna ilişkin basında çıkan haberleri yalanladı.
Başkan Trump dün ABD’nin Louisiana eyaletine doğru yola çıkmadan önce yaptığı açıklamada, New York Times (NYT) gazetesinin önceki gün yayınladığı Beyaz Saray’ın, İran’ın ABD güçlerine saldırması veya nükleer silah geliştirme programını hızlandırması halinde karşılık verebilmek amacıyla Ortadoğu’ya 120 bin asker göndereceğini öngören bir plan da dahil olmak üzere bir takım askeri planları gözden geçirdiğini öne süren haberini yalanladı. NYT’nin haberinin tamamen yalan olduğunu ifade eden Trump, “Böyle bir plan yapmadık. Umarım böyle bir planımız olmaz. Ama olsaydı, bundan çok daha fazla asker gönderirdik” şeklinde konuştu.
Başkan Trump’ın söz konusu açıklamaları, önceki gün Tahran’a, ABD veya müttefiklerine karşı herhangi bir adım atması durumunda karşılığının “ağır” olacağı şeklindeki uyarılarının ardından İran’a yönelik savaş tamtamlarının giderek yükselen bir sesle çaldığı döneme denk geldi.
NYT önceki gün yayınladığı haberinde ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan'ın, Trump yönetimine, İran’ın ABD güçlerine saldırması veya nükleer silah geliştirme faaliyetlerini hızlandırması senaryolarına karşın Ortadoğu’da 120 bin Amerikan askerinin konuşlandırılmasını öngören gelişmiş bir askeri plan sunduğunu aktarmıştı.
Bu gelişmeler, ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) Körfez bölgesine B-52 fırlatma rampaları ve bombardıman uçakları yüklü bir gemi göndermesinin ardından yaşanırken birçok analist, 2003 yılında Irak'ı işgal eden ABD kuvvetlerinin hareketliliği ile benzerlikler taşıyan bu gelişmelerle ilgili endişelerini dile getirdi.
Ordunun internet sitelerini hedef alan siber savaş güncellenmiş
 Öte yandan ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'ın, askeri planlar arasında bulunan İran'a yönelik “Nitro Zeus” adlı, elektrik şebekeleri ve ordunun internet sitelerini hedef alan siber savaşın güncellenmiş halinde parmak izleri görülürken, Beyaz Saray yetkilileri, söz konusu planların İran tehdidinin ne kadar tehlikeli olduğuna işaret ettiğini belirttiler.
Hiçbir yetkili bu tehditlerin detaylarına ilişkin yorumda bulunmazken yalnızca İran yanlısı milislerin kara ve deniz hareketlilikleri ve silah nakliyelerinin yanı sıra İran’ın bu milislere ABD’nin bölgedeki çıkarlarına saldırmaları için emirler verdiğine yönelik istihbarat raporlarına değindiler.
Mevcut gerilimlere diplomatik bir çözüm getirilmesi için baskı yapanlar ise, İran’ı provokatif adımlar atmaması konusunda uyarırken, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile Pazartesi günü bir araya gelen Avrupalı müttefiklerin, Washington ve Tahran arasında giderek artan gerilimlerle ilgili endişelerine işaret ettiler.
Küresel enerji piyasaları endişeli
Diğer yandan ekonomi analistleri, Washington ile Tahran arasındaki anlaşmazlığın, özellikle olası bir çatışmanın, önemli bir petrol geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nı etkilemesi halinde küresel enerji piyasalarında ortaya çıkacak sorunlar konusundaki endişelerini dile getirdiler.
Ancak ABD'li üst düzey yetkililer tarafından yapılan açıklamalar, Washington'un İran'a yönelik bir savaş istemediğini doğruladı. Fakat bununla birlikte İran’ın, ABD'nin çıkarlarını tehdit eden herhangi bir eylemde bulunması halinde, karşılık vermek için gerekli tüm hazırlıkların yapıldığına işaret etti.
ABD'nin İran Özel Temsilcisi Brian Hook, gazetecilere verdiği demeçte, “Dört gözle İran'la savaşa girmeyi beklediğimiz söylenemez” ifadelerini kullandı.
"Muhtemel bir duruma karşı koyacak bir askeri gücümüz var”
ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Kenneth McKenzie ise “İranlılar, bu karmaşık bölgedeki insanlarımıza, çıkarlarımıza, dostlarımıza ve müttefiklerimize saldırmaya istekli olduklarını ve bunu yapabileceklerini gösterdiler. İran rejimi ile bir savaşın peşinde değiliz, ama ortaya çıkacak muhtemel bir duruma karşı koyacak şekilde Ortadoğu'da ve dünya çapında esnek ve teyakkuzda olan bir askeri gücümüz var” diye konuştu.
Diğer yandan ABD Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Albay Patrick Ryder, genel politikaya göre Genelkurmay, gelecekteki olası veya iddia edilen operasyonları veya planları tartışmaz veya konuşmaz” dedi.
"Sabotajın arkasında İran destekli gruplar var"
Pentagon kaynakları, Pazar günü Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kara sularında sabotaj düzenlenen 4 ticari gemiyle ilgili incelemelerden elde edilen ön verilerin, Körfez’deki petrol sektörünü hedef alan bu sabotajın arkasında İran destekli grupların olduğuna, saldırının gemilere yerleştirilen patlayıcılarla yapıldığına ve patlamalar sonucunda her bir gemide 5 ila 10 feet çapında bir delik açıldığına işaret ettiğini belirttiler.
Pentagon yetkilileri, İran güçlerinin, ABD çıkarlarına yönelik gerçek bir tehdidin belirtilerine işaret ettiler.
Bir başka gelişmede ise Suudi Arabistan’ın petrolünü, doğu bölgesindeki petrol bölgelerinden batı kıyısındaki Yanbu Limanı’na taşıyan Doğu-Batı Boru Hattı’ndaki iki petrol istasyonu Salı sabahı dronlarla saldırıya uğradı.
"İran'la iletişim kanalları açık"
ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, BAE kara sularında Suudi Arabistan ve BAE petrol tankerlerine yapılan sabotajın, bölgedeki istikrarı bozan ana nedenlerden biri olan Tahran'ın saldırgan davranışlarını ortaya koyduğunu söyledi. Şarku’l Avsat’a konuşan yetkili, “Başkan Trump yönetimi, İran'la müzakerelere kapılarını hala açık tutuyor. Şuan halen iletişim kanalları açık” dedi.
ABD’li bazı uzmanlar, ABD ve İran arasında özellikle son iki gündür artan gerginlik nedeniyle kasıtlı veya işlerin kontrolden çıkmasıyla kasıtsız olarak bir çatışma yaşanması olasılığına yönelik endişelerini dile getirdiler.
İran-ABD arasında gerilla savaşı yaşanabilir
Eski bir ABD Donanması subayı olan ve Birinci Körfez Savaşı’na katılan Georgia Üniversitesi Deniz Harp Okulu öğretim üyesi Prof. James Holmes, muhtemel çatışma senaryolarıyla ilgili değerlendirmesinde, olası bir ABD-İran savaşının patlak vermesi halinde, bunun tam bir deniz savaşı değil, gerilla savaşı şeklinde olacağını söyledi. İran yönteminin askeri maliyetin yüksekliği nedeniyle ABD güçleriyle doğrudan çarpışmayacağına dikkati çeken Prof. Holmes, “İran’ın hamleleri, Hürmüz Boğazı'na mayın döşemek, ABD donanma gemilerini taciz etmek ve gemilere yönelik füzeler kullanmak şeklinde olabilir” diye konuştu.
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) eski Başkan Yardımcısı Johns Hopkins Üniversitesi (JHU) İleri Uluslararası Çalışmalar Fakültesi öğretim üyesi Prof. John McLaughlin ise yaptığı değerlendirmesinde şunları söyledi;
“Washington’un nükleer anlaşmadan çekilmesi ve daha iyi bir anlaşma yapabilmek için yaptırımları bir silah olarak kullanmasının ardından Trump yönetiminin İran'a yönelik politikasının anlaşılamaması, özellikle Avrupalı müttefik ülkelerin, ABD’nin tutumunu destekleme konusunda isteksiz davranmasına neden oldu.”
Olası bir savaşın belirsizlikler ve tehlikelerle dolu olabileceği uyarısında bulunan McLaughlin, “Tahran, çıkarlarını en üst seviyelere çıkarmak için yıllarca provokasyon yaptı. Körfez’de bir deniz savaşı, Hürmüz Boğazı’nı kasıtlı olarak kapatma çabaları ve İran ajanları tarafından gerçekleştirilen sayısız füze saldırısı bekleyebiliriz. Ancak bu çok pahalı ve kanlı olur” ifadelerini kullandı.
Tahran ve Washington arasındaki gelişmelerle, Irak savaşı sırasındaki gelişmeler benzer mi?
İngiliz düşünce kuruluşu Chatham House (İngiliz Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü) Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programı üst düzey araştırmacısı Dr. Sanam Vakil, enstitünün internet sitesinde yer alan bir makalesinde, Tahran ve Washington arasındaki gelişmelerle, Irak savaşı sırasındaki gelişmeler arasında benzerlikler olduğuna işaret etti. Vakil makalesinde, “Elbette Irak savaşına giden süreçle benzerliklere rastlayabiliyoruz. Ancak bu kez, seçim kampanyası sırasında verdiği sözleri tutan bir başkan var. Kendisi seçim kampanyası sırasında ABD askerlerini Ortadoğu’dan çekeceğini ve artırmayacağını söylemişti” ifadelerine yer verdi.
2003 yılındaki Irak savaşının başlangıcıyla ilgili benzerlikler hakkındaki konuşmaların abartılı olduğunu ifade eden Vakil, ancak şu anda ABD ile İran arasındaki durumun, Irak savaşı öncesine nazaran farklılıkları olduğunu vurguladı. Başta Avrupa olmak üzere uluslararası toplumun artık Ortadoğu’daki bölgesel bir çatışmanın etkilerine yönelik daha bilinçli olduğuna işaret eden Vakil, özellikle herkesin güvenlik konusunda “oldukça temkinli” olduğunun altını çizdi.
Trump yönetiminin nihai hedefinin, ABD’nin geçen yıl nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından İran’la müzakereleri kolaylaştırmak ve daha iyi bir pazarlık kozu elde etmek olduğunu belirten Vakil, buna karşın İran’ın güçlü mesajlar göndermeye çalıştığını, fakat bunu yaparken bir yandan da hedefleri konusunda çelişkileri olduğunun ortaya çıktığını vurguladı.
"Tek seçenek savaş olabilir"
Öte yandan eski ABD Başkanı Barack Obama yönetiminde Dışişleri Bakanlığı Enerji İşleri Özel Temsilci olan Amos J.Hochstein, ABD’nin izlediği stratejiyle ilgili endişelerini dile getirdi. Nükleer anlaşmadan çekilmenin, yeni müzakerelerin başlamasını sağlayamadığını vurgulayan Hochstein, “Herhangi bir müzakerede bulunmadan İran'ın nükleer programını durdurmak istiyorsak, tek seçenek savaş olabilir. Bu senaryoyu daha önce Irak'ta gördük ve bu oldukça korkutucu” şeklinde konuştu.
ABD politikası, başarıya ulaşacak mı?
Diğer yandan bazı gözlemciler, Washington’ın İran’ı anlaşma masasına oturmaya zorlamak ve Avrupa Birliği’nin (AB) Tahran’a yönelik ABD yaptırımlarını desteklemesini sağlamak istediğine inanıyorlar. Bununla birlikte İran’ın, ekonomisini baltalayan yaptırımlardan kurtulmak için AB’den destek alamaması halinde müzakere masasına oturmak zorunda kalacağına yönelik ABD politikası, başarıya ulaşacak gibi görünüyor.



Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek
TT

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın “teslim olması” halinde savaşın “yakında” sona ereceğini söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Tahran’ın diplomasiye hazır olduğunu, ancak yeni bir saldırıyla karşılaşması durumunda “iş dünyanın sonuna varacak bir savaşa dönüşse bile” mücadele etmeye hazır olduklarını açıkladı.

Trump, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, bu durumda petrol fiyatlarının “sert biçimde düşeceğini” belirtti ve ABD’nin savaş öncesindeki seviyelerin üzerinde, rekor miktarda petrol üretimi gerçekleştirdiğine dikkat çekti. “Axios” internet sitesine verdiği demeçte, bu hafta İran’la yeni görüşmeler yapılmasını beklediğini söyleyen Trump, saldırıları yeniden başlatmayı “her zaman” düşündüğünü ifade etti. Ayrıca hafta sonu boyunca Hürmüz Boğazı’ndan 20 milyon varilden fazla petrol geçtiğini söyledi. Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Arakçi’nin bugünden itibaren ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile görüşmeler yapacağını bildirdi.

İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusundaki şartlarında ısrar ediyor. Bu şartlar arasında ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması, petrol satışlarına yönelik yaptırımların sona erdirilmesi ve ateşkesin yeniden yürürlüğe konulması bulunuyor. Washington ise buna karşılık nükleer program konusunda tavizler talep ediyor. Arakçi, Tahran’ın şartlarından geri adım atmayacağını belirtti.

İran ordusu savaşın “sona ermediğini” açıklayarak “sert saldırılar” düzenleme tehdidinde bulunurken, Devrim Muhafızları da Hürmüz Boğazı’nda bir ABD denizaltısını alıkoyduğunu duyurdu.

Ekonomik alanda ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik “ekonomik tecrit” kampanyasının “sonuç verdiğini” söyledi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise buna karşılık, “tehdit ve yaptırımlarla irade dayatma döneminin sonuna yaklaşıldığını” ifade etti.


İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
TT

İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)

İngiliz polisi dün ülkenin güneybatısındaki bir hava üssü yakınlarında, patlayıcı madde ve terör bağlantılı eylem hazırlığında olduklarından şüphelenilen 5 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmayı yürüten müfettişler, dün erken saatlerde Fairford Hava Üssü'ne doğru ilerlediği değerlendirilen 3 şüpheli araç ihbarı üzerine harekete geçildiğini doğruladı. Emniyet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, durumun kontrol altına alındığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin tesise "ağır hasar vermeyi" hedeflediklerini belirterek, İngiliz ve ABD makamlarının bir süredir bu kişileri zaten takip ettiğini ve incelemenin sürdüğünü ifade etti.

Fairford Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 501. Savaş Desteği Kanadı'na ev sahipliği yapıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İngiltere'yi ABD bombardıman uçaklarının bu üsten havalanmasına izin vermemesi yönünde uyarılarda bulunmasının ardından Londra yönetimi temmuz ayında, silahlı kuvvetlerinin ülkeyi her türlü saldırıya karşı korumaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynağa göre, şüphelilerin İran bağlantılı bir saikle hareket etmiş olması ihtimali en güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte şüphelerin Rusya'nın olası bir sabotaj girişimini veya radikal İslamcı grupların bir komplosunu da kapsadığı belirtiliyor.


İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
TT

İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)

İsrail Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Ramallah’taki Hollanda Temsilcilik Ofisi’nde görev yapan Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal ettiğini bildirdi. Kararın, Hollanda hükümetinin Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklama kararına misilleme olarak alındığı belirtildi.

Bakanlık, söz konusu diplomatların diplomatik statüsünün yedi gün içinde sona ereceğini açıkladı.