Trablus’taki silahlı milislerin haritası

Libya hükümet güçleri unsurları, Misrata’dan çıkmaya hazırlanıyor (Reuters)
Libya hükümet güçleri unsurları, Misrata’dan çıkmaya hazırlanıyor (Reuters)
TT

Trablus’taki silahlı milislerin haritası

Libya hükümet güçleri unsurları, Misrata’dan çıkmaya hazırlanıyor (Reuters)
Libya hükümet güçleri unsurları, Misrata’dan çıkmaya hazırlanıyor (Reuters)

Güvenlik boşluğu, devlet rolünün yokluğu ve Kaddafi rejiminin devrilmesinden sonra Libya kuruluşlarının kırılganlığı; kamu tesislerinin korunması, bilgi toplama, tutuklama ve baskınların yürütülmesi de dahil olmak üzere güvenlik uygulamalarını yerine getiren silahlı milislerin büyümesine de katkı sağladı. Bu durum aynı zamanda, Fayiz el-Serrac liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) Mart 2016’da göreve başlamasından bu yana Trablus’ta belirgin olan tabloyu da oluşturuyor.
General Halife Hafter önderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’nun (LUO) açıklamasına göre Trablus’u söz konusu milislerden kurtarmaya yönelik askeri bir operasyon başlamıştı.
Sadakatleri, rolleri ve yerel ittifakları değişen bu milislerin en belirginlerini tanımak ise oldukça önemli.
Özel Caydırıcı Güç
1500 savaşçıdan oluşan Özel Caydırıcı Güç, Trablus’un kuzey doğusunda bulunuyor. Selefi öncülerden Abdul Rauf Kara tarafından kuruldu. Trablus'taki en etkili milislerden biri olarak kabul ediliyor ve Mitiga Uluslararası Havaalanı’nda aktif. Aynı şekilde güvenliğin korunması da dahil çok sayıda görev üstleniyor. Trablus içerisinde büyük bir popülariteye sahip.
El-Nevasi Taburu
Sekizinci kuvvet olarak biliniyor ve 500 savaşçıdan oluşuyor. Trablus’un kuzeyinde, Mitiga Havalanı'nın bulunduğu Sûku'l-Cuma (Cuma Çarşısı) bölgesinde aktif. Libya İçişleri Bakanlığı’na bağlı Yüksek Güvenlik Komitesi bünyesinde faaliyet gösteriyor. Aynı zamanda UMH’nin genel merkezinin korunmasında önemli bir rol oynuyor.
Trablus Devrimciler Taburu
Heysem el-Tacuri önderliğinde 1300 savaşçıdan oluşuyor. Cuma Çarşısı’nın çevre bölgelerinde aktif. Nüfuzu el-Ceriş bölgesine kadar uzanıyor. Milisler, Başkanlık Konseyi’ni, stratejik mevziileri ve alt yapıyı korumakla görevli.
Ebu Selim Şehitleri Tugayı
Abdul Gani el-Kikli önderliğinde silahlı grup. Bazen Caydırıcı ve Ortak Müdahale Gücü olarak da bilinen tugay, Ebu Selim mahallesinde konuşlanmış durumda. Güvenliğin korunması ve etkili oldukları alanlarda uyuşturucu ile mücadele görevleri üstleniyor.
El-Mahcub Güçleri
Misrata’daki Askeri Konsey’e bağlı. Trablus’taki önde gelen milislerden biri ve 1000 savaşçıdan oluşuyor. Tabur, başkent Trablus’ta Başkanlık Konseyi binasını korumaya çalışıyor.
El-Marsa Taburu
Genel Ulusal Kongre’den doğan eski kurtarma hükümetine bağlı milisler olarak sınıflandırılıyor. Independent Arabia'dan Receb Ebleblou'nun edindiği bilgilere göre 800 savaşçıdan oluşuyor. Büyük askeri yeteneklere ve dinamiklere sahip. Başkanlık sarayları, el-Nasr Ormanı bölgelerinde ve çevre alanlarda aktif.
Halbus Güçleri
Muhammed el-Halbus tarafından kuruldu. 1000 savaşçıdan oluşuyor. Bab Bin Gaşir, Selahaddin, Halet el-Furcan, uluslararası havaalanı yolu ve başkentin güney bölgeleri de dahil birçok alanda aktif.
Bakarah Taburu
33. Piyade ismiyle de bilinen tabur, silahlı bir milis grup. Beşir el-Bakarah olarak da tanınan Beşir Halfullah tarafından kuruldu. Tacura’nın doğusunda aktif.
Salah el-Birki milisleri
Libya Şafağı (Fecr-i Libya) Kuvvetleri ile bağlantılı. 2014 yılında Trablus’taki Libya Şafağı Konferansı yetkililerini savunmak için Şafak Kuvvetleri’ni yöneten Salah Badi tarafından kuruldu.
Mobil Güç
Bu kuvvetler, batıdan Cenzur ve Serai bölgelerine kovulmadan önce Trablus’un batısındaki kıyı bölgelerinde konuşlanmıştı. Unsurlarının çoğunluğu Berbebi.
Libya Mücadele Grubu
Cihatçı Selefilerin fikirlerini benimseyen silahlı bir grup. Hala başkent Trablus’taki askeri Mitiga Uluslararası Havaalanı’nı kontrol ediyor. Libya’ya dönmeden önce Afganistan’da El-Kaide örgütünü içeren silahlı mücadeleye katılan Abdulhakim Belhac tarafından yönetiliyor. Belhac, daha önce de terör suçlaması dolayısıyla Guantanamo’da tutulmuştu.
Ulusal Muhafız
Libya Mücadele Grubu’na bağlı bir milis grup. Sami el-Saadi ve Halid eş-Şerif gibi grubun sembol liderleri tarafından yönetiliyor.



Hamas, Gazze Şeridi’nde nakit sıkıntısıyla karşı karşıya

Nisan 2024’te Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta yıkılmış bir binanın enkazı önünde duran bir satıcıya ürünlerini düzenlemesi için yardım eden çocuk (AFP)
Nisan 2024’te Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta yıkılmış bir binanın enkazı önünde duran bir satıcıya ürünlerini düzenlemesi için yardım eden çocuk (AFP)
TT

Hamas, Gazze Şeridi’nde nakit sıkıntısıyla karşı karşıya

Nisan 2024’te Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta yıkılmış bir binanın enkazı önünde duran bir satıcıya ürünlerini düzenlemesi için yardım eden çocuk (AFP)
Nisan 2024’te Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta yıkılmış bir binanın enkazı önünde duran bir satıcıya ürünlerini düzenlemesi için yardım eden çocuk (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki piyasalarda faaliyet gösteren kişiler ile Hamas mensuplarının ifadeleri, hareket üyelerinin maaşlarını nakit olarak tahsil etme konusunda sıkıntı yaşadığını ortaya koydu. Çok sayıda esnafın nakit para kabulünü azaltması ve elektronik uygulamalar ile dijital cüzdanlara yönelmesi, bu sorunu daha da belirgin hâle getirdi.

Bu gelişme, İsrail’in son haftalarda Hamas’ın mali işlerinden sorumlu yetkilileri hedef alıp öldürme operasyonlarını yoğunlaştırdığı bir dönemde meydana geldi. Söz konusu kişiler arasında, hareket mensuplarına maaşları ulaştırmakla görevli bazı isimlerin de bulunduğu belirtildi.

Hamas çalışanlarının Şarku’l Avsat’a bildirdiğine göre gerek sivil yönetimde gerekse askeri kanat olan İzzeddin el-Kassam Tugayları’nda görev yapanların büyük bölümü maaşlarını nakit olarak alıyor.

Savaşın en yoğun yaşandığı yıllarda da Gazze halkı, paralarını elektronik ortamdan nakde çevirmekte zorluk çekiyordu.

İsrail, geçen ağustos ayında Hamas’ı ekonomik açıdan sıkıştırmak amacıyla şekel banknotlarının belirli bir kupürünün kullanımını yasakladı. Hamas’a bağlı polis teşkilatı da bunun ardından bir genelge yayımlayarak, dükkân sahiplerini ve diğer işletmeleri nakit parayla işlem yapmama konusunda uyardı.


Silahlı grupların “konuşlanma noktaları” Trablus’ta gerilimi yeniden artırdı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, Trablus’ta düzenlenen bir güvenlik toplantısında (Arşiv-Dibeybe’nin Ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, Trablus’ta düzenlenen bir güvenlik toplantısında (Arşiv-Dibeybe’nin Ofisi)
TT

Silahlı grupların “konuşlanma noktaları” Trablus’ta gerilimi yeniden artırdı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, Trablus’ta düzenlenen bir güvenlik toplantısında (Arşiv-Dibeybe’nin Ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, Trablus’ta düzenlenen bir güvenlik toplantısında (Arşiv-Dibeybe’nin Ofisi)

Libya’nın başkenti Trablus’ta güvenlik ve askeri gruplar arasındaki gerilim yeniden arttı. Trablus’un merkezinde Kadi­siye Adası’ndaki konuşlanma konusunda yaşanan anlaşmazlık, son iki yılda yeniden şekillendirilen güvenlik düzeninin, geçici Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe’nin başkentteki silahlı grupların ve güvenlik birimlerinin varlığını yeniden düzenleme girişimlerine rağmen henüz kalıcı bir istikrara kavuşmadığını ortaya koydu.

Misrata kökenli El-Mahcub Tugayı, cumartesi akşamı yaptığı açıklamada, Adli Polis Teşkilatı ile birlikte Trablus’taki Kadi­siye Adası’ndan çekildiğini duyurdu. Açıklamada, güvenlik noktalarının belirlenmesi amacıyla Başbakanlık İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Muhammed bin Galbun ile yapılacak toplantının beklendiği ifade edildi.

Tugay, anlaşmazlığın “kişisel değil, güvenlikle ilgili” olduğunu ve Savunma Bakanı tarafından görevlendirilen herhangi bir gücün, onaylanmış güvenlik düzenlemeleri uyarınca herhangi bir noktada konuşlanmasına izin veren düzenlemelere dayandığını belirtti.

Açıklama, iki güç arasında Kadi­siye Adası’ndaki konuşlanma konusunda yaşanan gerilimin ortasında geldi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre söz konusu bölge, geçmişte farklı güvenlik grupları arasında nüfuz alanlarının ve konuşlanma düzenlemelerinin çakışması nedeniyle çeşitli gerilimlere sahne olmuştu.

Kadi­siye Adası daha önce de farklı gruplar arasında gerilim noktası oldu. Geçen yıl İçişleri Bakanlığına bağlı Genel Güvenlik Teşkilatı güçlerinin bölgeye girmesi ve bunun ardından başka güçlerin başkentin çeşitli bölgelerinde yeniden konuşlanmak üzere harekete geçmesi bunlar arasında yer alıyor.

Kadi­siye Adası’ndan yapılan açıklamalı çekilme, anlaşmazlığın nihai olarak çözüldüğü anlamına gelmiyor. Tarafların, konuşlanma düzenlemelerini belirlemek üzere gerçekleştireceği toplantı, Dibeybe hükümetinin güvenlik güçleri arasındaki anlaşmazlıkların yeniden çatışmaya dönüşmesini önleme kapasitesi açısından yeni bir sınav olacak.

Güvenlik haritası

Ulusal Birlik Hükümeti ile Dibeybe karşıtı Terör ve Organize Suçlarla Mücadele Caydırma Teşkilatı arasında daha önce varılan düzenlemeler, teşkilat güçlerinin Trablus’taki bazı noktalardan yeniden konuşlandırılmasını öngörüyordu. Bu düzenlemeler, teşkilatın hukuki statüsü ve konuşlanma bölgeleri konusunda yaşanan gerilim döneminin ardından yapılmıştı.

Geçtiğimiz temmuz ayında Caydırma Teşkilatı’nın başkentin doğu ve merkezindeki bazı eski konuşlanma noktalarına dönmesine yönelik talimatlar verildi. Bu gelişme, bazı çevrelerce Trablus’taki güvenlik haritasının yeniden şekillendirildiğinin göstergesi olarak değerlendirildi.

Başkentte güvenlik ve askeri görevleri üstlenen kurumların çokluğu, tabloyu daha karmaşık hâle getiriyor. Savunma ve İçişleri bakanlıklarına bağlı güçlerin yanı sıra Caydırma Teşkilatı, Adli Polis ve Misrata ile diğer kentlerden gelen çeşitli silahlı gruplar bulunuyor. Bu durum, herhangi bir konuşlanma noktası konusunda yaşanan anlaşmazlığın siyasi ve güvenlik düzeyinde çözülememesi hâlinde daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüşme riskini beraberinde getiriyor.

Dibeybe hükümeti, geçen yıl yaşanan çatışmaların ardından güvenlik haritasını yeniden düzenlemeye çalışıyor. Ancak hükümet, güvenliği sağlamak için aynı zamanda birden fazla güce başvuruyor. Bu da gruplar arasındaki denge sorununun devam etmesine neden oluyor. Bunun en belirgin örneklerinden biri, daha önce farklı nüfuz alanlarına ve konuşlanma düzenlemelerine sahip güvenlik birimleri ile güçlerden unsurları tek bir yapı altında toplayan Trablus Güvenlik Müdürlüğü Destek Gücü.

El-Mahcub Tugayı

El-Mahcub Tugayı, Misrata kentinden çıkan silahlı gruplardan biri ve Merkezi Askeri Bölge bünyesinde faaliyet gösteriyor. Kolektif bir komuta yapısına sahip olan tugayın aksine, Adli Polis Teşkilatı resmî olarak Ulusal Birlik Hükümeti bünyesindeki Adalet Bakanlığına bağlı bulunuyor. Teşkilat; mahkemelerin ve cezaevlerinin korunması, mahkeme kararları ile adli emirlerin uygulanması ve tutuklu ile hükümlülerin naklinden sorumlu.

Resmî statüsüne rağmen teşkilat, son yıllarda başkentteki diğer silahlı gruplarla çeşitli alanlarda kesişen yetkilere sahip oldu ve nüfuz mücadeleleri kapsamında komuta kademesinde sık sık değişiklikler yaşandı.

Terör ve Organize Suçlarla Mücadele Caydırma Teşkilatı ise Trablus’taki en güçlü gruplardan biri olarak öne çıkıyor. Teşkilatın başında Abdürrauf Kara bulunuyor. Teşkilat esas olarak, sivil havalimanı, hava üssü ve Trablus’taki başlıca cezaevlerinden birini bünyesinde barındıran Mitiga Kompleksi’nde konuşlanıyor.

Teşkilat geniş bir nüfuza sahip ve sahada yüksek düzeyde özerkliğini koruyor. Farklı dönemlerde görünüşte Başkanlık Konseyi veya hükümete bağlı olsa da Dibeybe hükümetiyle ilişkileri geçen yıl ciddi gerilimlere sahne oldu. Bunun ardından Temmuz 2026’da yapılan güvenlik düzenlemeleri kapsamında unsurlarının başkentin doğu ve merkezindeki bazı eski mevzilerine yeniden konuşlandırılması kararlaştırıldı.

Bunların yanı sıra başkentte 444. Muharebe Tugayı ve 111. Tugay gibi başka grupların yanı sıra Misrata ve diğer batı kentlerinden gelen birlikler ile Savunma ve İçişleri bakanlıklarına bağlı güçler de bulunuyor.

El-Mahcub Tugayı’nın güvenlik noktalarının belirlenmesi amacıyla yapılacak toplantıyı bekleyerek Kadi­siye Adası’ndan çekildiğini açıklaması, sahadaki güçler arasında konuşlanma dağılımının henüz nihai olarak belirlenmediğini gösteriyor. Hükümetin ortak güvenlik düzenlemeleri dayatma ve anlaşmazlıkların açık çatışmalara dönüşmesini önleme kapasitesi ise önümüzdeki dönemde başkentin istikrarı açısından en önemli sınav olmaya devam ediyor.


Burhan, vize başvurusunun reddedilmesinin ardından Washington’a meydan okudu

Burhan, “Hartum Stadyumu”nda düzenlenen gençlik buluşmasına katılanları selamlıyor (Egemenlik Konseyi Medya Ofisi)
Burhan, “Hartum Stadyumu”nda düzenlenen gençlik buluşmasına katılanları selamlıyor (Egemenlik Konseyi Medya Ofisi)
TT

Burhan, vize başvurusunun reddedilmesinin ardından Washington’a meydan okudu

Burhan, “Hartum Stadyumu”nda düzenlenen gençlik buluşmasına katılanları selamlıyor (Egemenlik Konseyi Medya Ofisi)
Burhan, “Hartum Stadyumu”nda düzenlenen gençlik buluşmasına katılanları selamlıyor (Egemenlik Konseyi Medya Ofisi)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve ordu komutanı Abdulfettah el-Burhan, Washington’a meydan okuyan açıklamalarda bulunarak, “şantaj” olarak nitelendirdiği girişimi reddetti. Burhan, herhangi bir seyahat vizesi almak istemediğini ve Sudan’dan ayrılmayacağını söyledi. Açıklamaları, ABD’nin geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere ülkeye giriş vizesi vermeme kararına gönderme olarak değerlendirildi.

Burhan, 24 Eylül’de New York’ta düzenlenen BM Genel Kurulu’nun 81. oturumunda ülkesinin heyetine başkanlık ederek konuşma yapmayı planlıyordu. Ancak Washington kendisine giriş vizesi vermedi.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre ABD’nin vize vermesi, Burhan’ın Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında Nisan 2023’ten bu yana devam eden iç savaşta 90 günlük insani ateşkesi kabul etmesine bağlıydı. Söz konusu ateşkes önerisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos tarafından sunuldu. Ancak Burhan öneriyi reddederek, savaşı sürdürme kararlılığını belirtti.