​Suudi Arabistan, Güvenlik Konseyi’ne acil olarak Husi silahlarını etkisiz hale getirme çağrısında bulundu

BM’deki Suudi Arabistan üyesi Abdullah el-Melami
BM’deki Suudi Arabistan üyesi Abdullah el-Melami
TT

​Suudi Arabistan, Güvenlik Konseyi’ne acil olarak Husi silahlarını etkisiz hale getirme çağrısında bulundu

BM’deki Suudi Arabistan üyesi Abdullah el-Melami
BM’deki Suudi Arabistan üyesi Abdullah el-Melami

Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) İran destekli Husi milislerinin silahsızlandırılması ve bölgesel gerilimlerin tırmanmasının önlenmesi için çağrıda bulundu.
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklileri (BAE), konseye el-Füceyre limanı yakınlarında 4 sivil ticari kargo gemisine yapılan saldırı ve Suudi Arabistan’daki Duvedmi ve Afif şehirlerinde bulunan iki petrol tesisine düzenlenen saldırı hakkında şikayette bulundu.
Birleşmiş Milletler (BM) Suudi Arabistan Daimi Temsilcisi Abdullah bin Yahya el-Melami, BMGK'nin Mayıs ayı dönem başkanı olan Endonezya'nın BM Daimi Temsilcisi Dian Triansyah Djani ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e gönderdiği mektupta, 7 dronenun Suudi Arabistan’ın altyapısına saldırdığını belirterek, Duvedmi ve Afif şehirlerindeki pompa istasyonlarına yapılan saldırılarının İran destekli Husi milisleri tarafından yapıldığını belirtti.
El-Melami, saldırının Suudi petrolünü Yanbu limanına ve oradan da dünya pazarına petrol taşıyan doğu-batı hattında gerçekleştiğini açıklayarak, Husi milislerin bunu zafer olarak kabul ettiğini ve böyle bir hareketin sadece gerilimin artmasına neden olacağını söyledi.
El-Melami, BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths ve BM Yeniden Düzenleme Koordinasyon Komitesi (RRC) Başkanı Michael Lollesgaard liderliğinde,Stockholm Anlaşmasını başarıyla uygulama için gösterilen çabaları vurgulayarak, bu türden bir saldırının BM çabalarını tehlikeye sokacağını ifade etti.
Suudi Arabistan Husi saldırılarının engellenmesi amacıyla 2140, 2216 ve 2541 sayılı kararlar dahil olmak üzere ilgili tüm Güvenlik Konseyi kararlarının tam olarak uygulanmasını talep ediyor.
Husilerin saldırının kontrol altına alınması için silahsızlandırılması gerektiği vurgulanan mesaj, BMGK üyelerine resmi belge olarak gönderildi.
Suudi Arabistan - BAE mesajı
El-Melami ve BAE’nin BM Daimi Temsilcisi Lana Zaki Nusseibeh, Güvenlik Konseyi Başkanı’na gönderdiği mektupta uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden olaya dikkati çekmek için bu mektubu hükümetlerinin talimatlarıyla yazdıklarını belirterek, bu olay uluslararası ticaret ve deniz seyrüseferinin güvenliği ve selameti için bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.
Mektupta, 12 Mayıs 2019’da 4 sivil ticari kargo gemisine saldırı düzenlediği, bu gemilerden 2’sinin Suudi, birinin Norveç, diğerinin ise BAE bayrağı taşıdığı belirtildi. Saldırıda herhangi bir yaralanma yada kimyasal sızıntı olmadığı işaret edilirken, büyük felaketlerle de sonuçlanabileceğine dikkat çekildi.
Saldırılarda 3 geminin gövdesinin zarar gördüğü ifade edilirken, bunun mürettebatın yaşamlarını tehdit etmesi ya da çevre felaketi ile sonuçlanmış olabileceği ihtimali de işaret edildi. Ayrıca el-Füceyre limanındaki faaliyetlerin kesintisiz bir şekilde devam ettiği belirtildi.
Suudi Arabistan, BAE ve Norveç’in bölgesel ve uluslararası ortaklarla konuyla ilgili soruşturma yürüttüğü ve sonuçların BMGK’ya ve Genel Sekretere sunulacağı kaydedildi.
Trump: İran yakında görüşme yapmak isteyecek
ABD, personeline Irak'tan ayrılma talimatı verdi
Almanya, olası 'İran saldırıları' konusunda Irak'taki askeri eğitimini askıya aldı
 



Suudi Arabistan: Manifa sahası ve Doğu-Batı boru hattındaki üretim, saldırılardan sonra toparlanıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
TT

Suudi Arabistan: Manifa sahası ve Doğu-Batı boru hattındaki üretim, saldırılardan sonra toparlanıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)

Suudi Arabistan bugün yaptığı açıklamada, Doğu ile Batı arasındaki petrol boru hattı üzerinden yapılan petrol pompalama kapasitesinin normale döndüğünü ve günlük yaklaşık 7 milyon varil seviyesine ulaşıldığını duyurdu. Ayrıca, Manifa sahasının da operasyonel kapasitesine yeniden kavuştuğu belirtildi. Açıklama, enerji sistemine ait bazı tesislerin hedef alınması sonucu oluşan etkilerle ilgili hasar değerlendirmesinin sunulmasından birkaç gün sonra geldi.

Bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde, yerel ve küresel piyasalara yönelik enerji arzının güvenilirliği ve sürekliliği giderek daha büyük önem kazanıyor. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamaya göre hızlı toparlanma süreci, Saudi Aramco ve ülkenin enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğe, kriz yönetiminde etkinliğe ve acil durumlara uyum kapasitesine sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Yaklaşık bin 200 kilometre uzunluğundaki Doğu-Batı petrol boru hattı, doğudaki Abkayk’tan batıdaki Yanbu’ya uzanıyor ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda Suudi Arabistan’ın ham petrol ihracatı için tek çıkış noktası olarak kabul ediliyor.

Bakanlık açıklamasında, 9 Nisan 2026 tarihli önceki duyuruya atıf yapılarak, enerji sistemindeki bazı tesislerin hedef alınması nedeniyle Doğu-Batı boru hattında günlük yaklaşık 700 bin varil pompalama kapasitesinin kaybedildiği, Hureys sahasında üretimin günde yaklaşık 300 bin varil, Manifa sahasında ise yine yaklaşık 300 bin varil azaldığı hatırlatıldı. Açıklamada, yürütülen operasyonel ve teknik çalışmalar sonucunda Doğu-Batı boru hattındaki tam pompalama kapasitesinin yeniden sağlandığı ve Manifa sahasında etkilenen 300 bin varillik üretimin kısa sürede geri kazanıldığı bildirildi.

Hureys sahasına ilişkin olarak ise tam üretim kapasitesinin geri kazanılması için çalışmaların sürdüğü, sürecin tamamlanmasının ardından kamuoyuna ayrıca bilgi verileceği ifade edildi.


Suudi Arabistan, İran ve onun vekilleri tarafından Kuveyt'e yapılan saldırıları kınadı

Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, İran ve onun vekilleri tarafından Kuveyt'e yapılan saldırıları kınadı

Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da dün üst düzey Amerikan ve İran liderleri arasında başlayan müzakerelerle eş zamanlı olarak İran, ajanları ve ona bağlı gruplar tarafından Kuveyt Devleti'ndeki bir dizi hayati tesise yönelik gerçekleştirilen alçakça saldırıları en sert şekilde kınadı ve lanetledi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Kuveyt Devleti'nin egemenliğini hedef alan ve uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Şartı'nı açıkça ihlal eden bu saldırıları Krallığın kesin bir dille reddettiğini vurgulayarak, bu ihlallerin bölgede güvenlik ve istikrarın yeniden sağlanmasına yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti.

Suudi Arabistan, İran ve vekillerinin Arap ve İslam ülkelerine karşı bütün düşmanca eylemlerine son vermesi ve Güvenlik Konseyi'nin 2026 tarihli 2817 sayılı kararını uygulaması gerektiğinin altını çizdi. Kuveyt hükümeti ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade eden Suudi Arabistan, Kuveyt'in egemenliğini, güvenliğini, istikrarını ve halkını korumak için aldığı bütün önlemlere tam desteğini yineledi.


Suudi Arabistan ve Fransa, denizcilik tehditlerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisini görüştü.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Fransa, denizcilik tehditlerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisini görüştü.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ABD ve İran arasında ilan edilen ateşkesin ardından dün Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bölgedeki son gelişmeleri görüştü.

İki lider, telefon görüşmesinde bölgedeki denizcilik tehditlerinin etkisini ve küresel ekonomiye yansımalarını ele aldı. Ayrıca karşılıklı ilgi alanlarına giren bir dizi konuda görüş alışverişinde bulundular.

Macron, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Ortadoğu'daki durumu görüştüm. Ateşkesin tam olarak saygı görmesi ve gecikmeden Lübnan'ı da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğine olan desteğimi yineledim" ifadelerini kullandı. Ayrıca, "Hürmüz Boğazı'nda tam ve güvenli seyrüsefer özgürlüğünün en kısa sürede yeniden sağlanması ihtiyacını görüştük" diye belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı sözlerini şöyle sürdürdü: "İslamabad'da görüşmeler henüz yeni başladığı için gerginliğin azaltılmasına, denizcilik özgürlüğüne ve bölgede kalıcı barış ve güvenliği garanti altına alacak bir anlaşmaya varılmasına katkıda bulunmak amacıyla yakın temas halinde kalma konusunda mutabık kaldık."