ABD, İspanya’nın Körfez’deki fırkateynini çekme kararından memnun değil

ABD’nin ‘USS Abraham Lincoln’ uçak gemisine eşlik eden İspanyol ‘Mendez Nunez’ fırkateyni (İBA)
ABD’nin ‘USS Abraham Lincoln’ uçak gemisine eşlik eden İspanyol ‘Mendez Nunez’ fırkateyni (İBA)
TT

ABD, İspanya’nın Körfez’deki fırkateynini çekme kararından memnun değil

ABD’nin ‘USS Abraham Lincoln’ uçak gemisine eşlik eden İspanyol ‘Mendez Nunez’ fırkateyni (İBA)
ABD’nin ‘USS Abraham Lincoln’ uçak gemisine eşlik eden İspanyol ‘Mendez Nunez’ fırkateyni (İBA)

ABD-İspanya ilişkileri, Madrid’in Washington ile Tahran arasındaki gerginliğin artması sebebiyle Körfez’e gönderilen ABD donanmasının içinde geçici olarak yer alan ve ABD’nin ‘USS Abraham Lincoln’ uçak gemisine eşlik eden İspanyol firkateyni Mendez Nunez'in bu gruptan ayrılması emri vermesinin ardından yeni bir aşamaya girdi.
ABD’nin Madrid Büyükelçiliği’nin İspanya Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği bir mektup, Körfez’e gönderilen askeri grupta geçici olarak yer alan fırkateynin çekilmesi kararı öncesinde kendilerine bilgilendirme yapılmadığı gerçeğini ortaya koydu.
Şarku’l Avsat’a konuşan İspanya Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, fırkateynin geri çekilmesi kararının, ‘İspanya Savunma Bakanlığı tarafından alındığını ve ABD Savunma Bakanlığı’na (Pentagon) askeri kanallardan iletildiğini’ belirtti.
Bununla birlikte ABD’nin Madrid Büyükelçiliği, İspanya’nın Washington Büyükelçiliği’nin konuya ilişkin herhangi bir bilgisi olmadığını da ekledi.
Söz konusu gelişmenin, Washington’ın Karakas’a yönelik son askeri müdahale tehdidinin ardından İspanya Dışişleri Bakanı Josep Borrell’in ABD’nin Venezula krizi politikasını ‘kovboy politikası’ olarak nitelendirdiği açıklamasından birkaç gün sonra gerçekleştiğini hatırlatmakta fayda var. İspanyol Bakan’ın açıklamaları, ABD yönetiminden bazı yetkililerin sert tepkisine ve eleştirilerine neden olmuştu.
İspanya Dışişleri Bakanı, kendisine yöneltilen Madrid’in söz konusu kararının sonuçlarını hesaplayıp hesaplamadıklarına ilişkin soruyu, “Elbette. Fakat kaygan bir zemine girmemek daha iyidir. Bu çok karmaşık bir durum. Aşırı tepki verilmemesi gerektiğini düşünüyorum” şeklinde yanıtladı. Borrell’in verdiği cevaptan, Washington ve Tahran arasında son dönemde daha da artan gerginliğin başından beri fırkateynini çekmeye çalışan İspanya hükümetini desteklemesine rağmen alınma sürecine katılmadığı bir kararı desteklemekten çekindiği açıkça belli oluyordu.
“Gemileri geçici olarak savaş filosundan çekme hakkına sahibiz”
Öte yandan İspanya Savunma Bakan Vekili Margarita Robles, Avrupa Birliği (AB) Savunma Bakanları Toplantısı’na katıldığı Brüksel'de yaptığı açıklamada, fırkateyni geri çekme kararının siyasi değil, askeri olarak alınmış teknik bir karar olduğunu belirtti. İki yıl önce fırkateynin ABD savaş filosuna katıldığı anlaşmaya göre fırkateyni farklı limanlara çekilebilecekleri veya demir atabileceklerine dikkati çeken Robles, “Eğer ABD hükümeti, USS Abraham Lincoln uçak gemisini İspanya ile birlikte kararlaştırılmayan bir görev için belirli bir bölgeye göndermeye karar verirse, gemileri geçici olarak savaş filosundan çekme hakkına sahibiz” şeklinde konuştu. İspanyol Bakan, “ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın ABD veya müttefiklerine yapılacak herhangi bir saldırının korkunç sonuçları olacağı şeklinde İran'a net bir mesaj gönderdiği biliniyor. Washington, askeri gruba bir görev verdi” dedi. Ancak Robles, göreve ilişkin herhangi bir ayrıntı vermekten kaçındı.
Washington’ın 85 savaş uçağı, füze rampaları, 3 savaş gemisi, bir denizaltı, bir Patriot hava savunma sistemi, 52 bombardıman uçağı ve USS Arlington amfibi gemisinin yer aldığı savaş filosunu Körfez’e gönderirken, ABD yönetiminin son günlerde Avrupalı müttefiklerini İran tehditlerini ele almaya ikna etmek için diplomatik temaslar başlatması oldukça dikkat çekicidir.
Öte yandan İspanyol askeri kaynakları, savaş filosunun faaliyet alanlarından birinin Körfez suları olması ve filonun bu bölgeye girişinin Madrid ve Washington arasındaki anlaşmanın sona erdiği anlamına gelmediğini, ancak değişen konunun, filonun Tahran'a karşı güçlü bir uyarı haline gelen misyonu olduğunu vurguladılar.
Mendez Nunez fırkateyni, NATO güçlerinin koordinasyon yeteneklerini güçlendirmek amacıyla ortak eğitim ve çalışabilirliği geliştirmek üzere bir yıl önce planlanan bir tatbikat için ABD’nin USS Abraham Lincoln uçak gemisinin liderliğindeki filoda geçici olarak yer alıyor ve savaş filosu içerisindeki ABD’ye ait olmayan tek gemi.
Diğer yandan Vatandaşlar (Ciudadanos) Partisi lideri Albert Rivera, Madrid’deki sağcı muhalefet partileri adına, sosyalist hükümeti, bu kadar kritik bir durumda gemiyi ABD savaş filosundan çekme kararının koşullarını açıklamaya çağırdı.



Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek
TT

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın “teslim olması” halinde savaşın “yakında” sona ereceğini söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Tahran’ın diplomasiye hazır olduğunu, ancak yeni bir saldırıyla karşılaşması durumunda “iş dünyanın sonuna varacak bir savaşa dönüşse bile” mücadele etmeye hazır olduklarını açıkladı.

Trump, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, bu durumda petrol fiyatlarının “sert biçimde düşeceğini” belirtti ve ABD’nin savaş öncesindeki seviyelerin üzerinde, rekor miktarda petrol üretimi gerçekleştirdiğine dikkat çekti. “Axios” internet sitesine verdiği demeçte, bu hafta İran’la yeni görüşmeler yapılmasını beklediğini söyleyen Trump, saldırıları yeniden başlatmayı “her zaman” düşündüğünü ifade etti. Ayrıca hafta sonu boyunca Hürmüz Boğazı’ndan 20 milyon varilden fazla petrol geçtiğini söyledi. Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Arakçi’nin bugünden itibaren ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile görüşmeler yapacağını bildirdi.

İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusundaki şartlarında ısrar ediyor. Bu şartlar arasında ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması, petrol satışlarına yönelik yaptırımların sona erdirilmesi ve ateşkesin yeniden yürürlüğe konulması bulunuyor. Washington ise buna karşılık nükleer program konusunda tavizler talep ediyor. Arakçi, Tahran’ın şartlarından geri adım atmayacağını belirtti.

İran ordusu savaşın “sona ermediğini” açıklayarak “sert saldırılar” düzenleme tehdidinde bulunurken, Devrim Muhafızları da Hürmüz Boğazı’nda bir ABD denizaltısını alıkoyduğunu duyurdu.

Ekonomik alanda ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik “ekonomik tecrit” kampanyasının “sonuç verdiğini” söyledi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise buna karşılık, “tehdit ve yaptırımlarla irade dayatma döneminin sonuna yaklaşıldığını” ifade etti.


İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
TT

İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)

İngiliz polisi dün ülkenin güneybatısındaki bir hava üssü yakınlarında, patlayıcı madde ve terör bağlantılı eylem hazırlığında olduklarından şüphelenilen 5 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmayı yürüten müfettişler, dün erken saatlerde Fairford Hava Üssü'ne doğru ilerlediği değerlendirilen 3 şüpheli araç ihbarı üzerine harekete geçildiğini doğruladı. Emniyet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, durumun kontrol altına alındığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin tesise "ağır hasar vermeyi" hedeflediklerini belirterek, İngiliz ve ABD makamlarının bir süredir bu kişileri zaten takip ettiğini ve incelemenin sürdüğünü ifade etti.

Fairford Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 501. Savaş Desteği Kanadı'na ev sahipliği yapıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İngiltere'yi ABD bombardıman uçaklarının bu üsten havalanmasına izin vermemesi yönünde uyarılarda bulunmasının ardından Londra yönetimi temmuz ayında, silahlı kuvvetlerinin ülkeyi her türlü saldırıya karşı korumaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynağa göre, şüphelilerin İran bağlantılı bir saikle hareket etmiş olması ihtimali en güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte şüphelerin Rusya'nın olası bir sabotaj girişimini veya radikal İslamcı grupların bir komplosunu da kapsadığı belirtiliyor.


İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
TT

İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)

İsrail Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Ramallah’taki Hollanda Temsilcilik Ofisi’nde görev yapan Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal ettiğini bildirdi. Kararın, Hollanda hükümetinin Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklama kararına misilleme olarak alındığı belirtildi.

Bakanlık, söz konusu diplomatların diplomatik statüsünün yedi gün içinde sona ereceğini açıkladı.