Trump: İran’ın ABD’nin ne düşündüğünü bilmemesi çok iyi bir şey

Körfez sularındaki Abraham Lincoln uçak gemisi pistinde yer alan Sea Hawk helikopteri yakınlarındaki iki Amerikalı denizci (AFP)
Körfez sularındaki Abraham Lincoln uçak gemisi pistinde yer alan Sea Hawk helikopteri yakınlarındaki iki Amerikalı denizci (AFP)
TT

Trump: İran’ın ABD’nin ne düşündüğünü bilmemesi çok iyi bir şey

Körfez sularındaki Abraham Lincoln uçak gemisi pistinde yer alan Sea Hawk helikopteri yakınlarındaki iki Amerikalı denizci (AFP)
Körfez sularındaki Abraham Lincoln uçak gemisi pistinde yer alan Sea Hawk helikopteri yakınlarındaki iki Amerikalı denizci (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Körfez’deki gerilimin tırmandığı bir dönemde İran ile yaşanan krizi ‘hileli’ ve ‘özensiz’ bir şekilde ele alan Amerikan basınına sert eleştiride bulundu.
Trump, Cuma sabahı Twitter hesabı üzerinden, “İran meselesini hileli ve özensiz bir şekilde ele alan yalan haberler, ülkemize zarar veriyor” mesajını yayınladı. ABD’nin İran’a yönelik adımları hakkında yapılan haberlerin kaynaklara dayanmadığına işaret eden Trump, bu haberleri asılsız ve tehlikeli olarak nitelendirdi. Bunda, İran’ın ABD’nin ne düşündüğünü bilmemesi gibi olumlu bir yan bulunduğunu düşünen Trump, “Bu oldukça iyi bir şey” ifadesini kullandı. Trump, Çarşamba günü Twitter hesabı üzerinden yayınladığı mesajında İran’ın yakın zamanda kendisi ile görüşmek isteyeceğini belirtti.
Trump’ın sözleri ile eş zamanlı olarak Reuters, ABD yönetimindeki üst düzey bir yetkiliden, ABD’nin İran ile iletişim kurmayı beklediğini, ancak İran tarafından henüz ABD Başkanı’nın doğrudan müzakere önerilerini kabul etmeye hazır olduğuna dair bir mesaj gelmediğini aktardı. Söz konusu yetkili, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerilimi düşürüp müzakere yürütmemiz gerektiğine inanıyoruz” ifadelerine yer verdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü dün, Çin’e ait bir limanda İran akaryakıtını boşaltan bir tankere ilişkin sorulan soruya yanıt olarak ABD’nin İran yaptırımlarının ihlal edildiği yönündeki iddiaları ciddiye aldığını ve gerekirse önlem alacağını ifade etti. Reuters, Perşembe günü yayınladığı haberinde yaklaşık 130 bin ton İran akaryakıtı taşıyan tankerin, yükünü Çin’in Zhoushan şehri yakınlarındaki depolama tanklarına boşalttığını belirtti.
Sözcü, e-mail üzerinden yaptığı açıklamada, “ABD, yaptırım gerektiren her faaliyeti ciddiye alıyor ve gerekli önlemleri alacak. İran’a özellikle petrol ve petrokimya alanlarında yaptırım uygulama konusunda kararlıyız” dedi. Bakanlığın tanker hakkında bilgi sahibi olduğunu söyleyen sözcü, konuya ilişkin daha fazla yorum yapmayı reddetti.
Destroyerler Hürmüz Boğazı’na ulaştı
Bu esnada ABD Savunma Bakanlığı’ndaki (Pentagon) askeri yetkililer dün, UAA McFaul ve Gonzales destroyerlerinin Hürmüz Boğazı’na ulaştığını açıkladı. Yetkililer, Körfez sularındaki İran Devrim Muhafızları ve Kudüs Gücü’ne ait tekneleri işaret ederek, destroyerlerin Perşembe günü 5. Filonun operasyon bölgesindeki kargo gemileri ve mühimmatlar ile birlikte konuşlandırılmasında herhangi bir zorlukla karşılaşılmadığını belirtti. Söz konusu gemiler, Abraham Lincoln uçak gemisi başta olmak üzere başka askeri donanmaları da içeriyor. Pentagon yetkilileri, UAA Arlington amfibi kargo gemisi ile Patriot tarzı yüzeyden havaya füze bataryalarının da Ortadoğu’ya nakledildiğine işaret etti. Washington ve Tahran’ın askeri bir çatışma istemediklerine dair açıklamalarına rağmen ABD tarafının bölgedeki askeri varlığını güçlendirmeye devam ettiğini belirten Savunma Bakanlığı yetkilisi dün sabah gazetecilere yaptığı açıklamada iki muhribin Hürmüz Boğazı’ndan geçişinin, Amerikan donanmasının uzun bir süredir tanık olduğu en sakin geçiş sayılabileceğini söyledi.
ABD’nin askeri hareketliliği ve İran’ın Arap Körfezi’ndeki Amerikan gemilerini kısa menzilli füzelerle vurma tehditlerinden sonra Körfez’deki gerilimin boyutu artıyor.
Savunma Bakanlığı yetkilileri, Pentagon’un İran’ın Arap Körfezi sularında füze taşıyan tekneler konuşlandırdığını belgeleyen istihbarat görüntülerini yayınlayacağını ifade etti. Askeri bir yetkili, İran’ın kara füzelerini, Irak’taki Amerikan güçlerine ateş açılacak noktalara taşıdığı yönündeki tehditlerine ek olarak bölgedeki ABD güçlerini hedef alabilecek insansız uçakların da bulunduğunu söyledi.
Washington’da anlaşmazlık mı var?
Kaynaklar, ABD’nin İran’a karşı tutumu ve Trump yönetiminde anlaşmazlıkların var olduğu konusunda çelişkili haberlere dikkat çekti. Söz konusu haberlerde, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un İran’ı vurmak için güçlü bir şekilde baskı yaptığını ancak yönetimdeki diğerlerinin bu yaklaşıma direndiğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte Trump yönetiminin, Tahran’ı nükleer ve füze programı konusunda daha tavizsiz şartları kabul etmeye ve Irak, Lübnan ve Yemen’deki askeri milislerine ve ajanlarına olan desteğini kısıtlamaya zorlamak için daha fazla ekonomik baskı uygulanmasından yana olduğunu belirten haberler de mevcut.
Washington’daki Demokrasiyi Savunma Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Mark Dubowitz, “Başkan Trump, danışmanlarının müzakereler için bir gündem belirlemede kendisine yardımcı olacak roller üstlenmesine izin vermekle zekice bir politika izliyor. Ancak müzakereyi gözetme ve bilgece yürütme konusunda iş, nihayetinde onun gücüne kalır” dedi.
Perşembe günü Kongre’de Cumhuriyetçi ve Demokrat Parti liderleri, Başkan Trump yönetimi yetkilileri ve Kongre komisyon başkanları arasında kapalı bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantının gündeminde Ortadoğu’da alevlenen durum, İran’ın tehditleri ve ABD’nin askeri hareketliliği vardı. Ulusal İstihbarat Direktörü Daniel Coats ile Ulusal Güvenlik Ajansı ve ABD Siber Komutanlığı Başkanı Paul Nakasone, özel istihbarat raporlarını 8’li gruba açıkladı. Bir diğer ismi ile 8 Cemiyeti olan bu grupta, Senato ve Temsilciler Meclisi’ndeki üst düzey Cumhuriyetçi ve Demokrat parti üyeleri ile her iki meclisin istihbarat komisyonlarının başkanları yer alıyor.
Endişeler hâkim
Kapalı toplantıdan sonra parti üyelerinden birçoğu, Körfez’deki gelişmelerden ötürü endişelerinin arttığını ve Başkan Trump’ın İran ile bir savaşa doğru gitmesinden korktuklarını belirtti. Söz konusu milletvekilleri, daha fazla bilgi almak istediklerini vurguladı.
Trump yönetimi yetkilileri, Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Başkanı Gina Haspel ve Genelkurmay Başkanı General Joseph Dunford’un da katılacağı çok taraflı kapalı bir oturum gerçekleştirmek üzere anlaştı. Bununla birlikte Salı günü tüm Senato üyeleri karşısında da bir oturum düzenlenecek. Bu oturumda Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Savunma Bakanı Vekili Patrick Shanahan ve Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford’un ABD’nin İran’ın tehditlerine yönelik tepkisi hakkında bir açıklamada bulunması gerekiyor.
Perşembe akşamı gerçekleşen gizli kapalı oturumun ardından Demokrat Senatör Mark Warner, milletvekillerinin daha fazla bilgi sahibi olması gerektiğinin altını çizdi. Temsilciler Meclisi Silahlı Güçler Komisyonundaki Cumhuriyetçi Milletvekili Mac Thornberry de çeşitli Amerikan istihbarat servislerinin sunduğu istihbarat raporları ve uyarıların, Arap Körfezi ve çevresindeki alışıldık İran tacizlerini aşan faaliyetlerden daha endişe verici olduğunu belirterek, “İran’ın yaptıklarının olağan faaliyetler olduğunu sanmıyorum. Yaşananlar, endişenin artmasına yol açıyor ve şu soruyu akla getiriyor: İran bunu neden yapıyor?” sözlerini ekledi.
Cumhuriyetçi Milletvekili Adam Schiff ise yönetimin sunduğu bilgiler önemli olsa da bazı durumlarda daha faydasızken 8 Cemiyeti’nin bilgilendirmelerinin yalnızca gizli oturumlarda yapıldığını ve üyelerinin, diğer milletvekilleri ile birlikte yetkililerden aldıkları bu gizli bilgileri değiş tokuş etmelerinin engellendiğini söyledi. Gazetecilerin, bu gizli bildirimde sunulanlardan kendisinin memnun olup olmadığı sorusuna yanıt vermek istemeyen Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Kongre liderlerine yönelik bildirimin tüm Kongre üyelerine bildirim sunulmasına alternatif olmadığını söylemekle yetindi. Pelosi sözlerinin devamında Trump yönetiminin milletvekillerine bilgi verme konusundaki başarısızlığının yönetimin benimsediği tarzın bir parçası olduğunu, ancak bunun doğru bir tavır olmadığını zira savaş ilanı yetkisinin Kongre’nin elinde olduğunu dile getirdi.
Pelosi daha önce yaptığı bir açıklamasında savaş ilanı verebilecek tek tarafın Kongre olduğuna dikkat çekerek, “Umarım Başkan’ın danışmanları, İran ile başa çıkmak için seçtikleri herhangi bir yolda adım atma iznine sahip olmadıklarını anlarlar” demişti.
Wall Street Journal’in haberine göre, Beyaz Saray’ın topladığı istihbarat raporları, İranlı liderlerin ABD’nin kendilerine saldırı planladıklarını düşündüklerini ve bu durumun Tahran’ı olası darbelere hazırlanmaya sevk ettiğini gösteriyor. Trump, Perşembe günü İsviçre Cumhurbaşkanı ile Oval Ofis’te yaptığı görüşmede ABD’nin Tahran ile bir savaşa girip girmeyeceğine dair sorulan soruyu, “Umarım İran ile bir savaş çıkmaz” şeklinde cevaplamıştı.



İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
TT

İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)

İngiliz polisi dün ülkenin güneybatısındaki bir hava üssü yakınlarında, patlayıcı madde ve terör bağlantılı eylem hazırlığında olduklarından şüphelenilen 5 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmayı yürüten müfettişler, dün erken saatlerde Fairford Hava Üssü'ne doğru ilerlediği değerlendirilen 3 şüpheli araç ihbarı üzerine harekete geçildiğini doğruladı. Emniyet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, durumun kontrol altına alındığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin tesise "ağır hasar vermeyi" hedeflediklerini belirterek, İngiliz ve ABD makamlarının bir süredir bu kişileri zaten takip ettiğini ve incelemenin sürdüğünü ifade etti.

Fairford Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 501. Savaş Desteği Kanadı'na ev sahipliği yapıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İngiltere'yi ABD bombardıman uçaklarının bu üsten havalanmasına izin vermemesi yönünde uyarılarda bulunmasının ardından Londra yönetimi temmuz ayında, silahlı kuvvetlerinin ülkeyi her türlü saldırıya karşı korumaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynağa göre, şüphelilerin İran bağlantılı bir saikle hareket etmiş olması ihtimali en güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte şüphelerin Rusya'nın olası bir sabotaj girişimini veya radikal İslamcı grupların bir komplosunu da kapsadığı belirtiliyor.


İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
TT

İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)

İsrail Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Ramallah’taki Hollanda Temsilcilik Ofisi’nde görev yapan Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal ettiğini bildirdi. Kararın, Hollanda hükümetinin Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklama kararına misilleme olarak alındığı belirtildi.

Bakanlık, söz konusu diplomatların diplomatik statüsünün yedi gün içinde sona ereceğini açıkladı.


Trump, kadın muhabirin sözünü kesti: Sessiz ol

ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
TT

Trump, kadın muhabirin sözünü kesti: Sessiz ol

ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, basınla yaşadığı son gergin diyalogda bir kadın muhabire "sessiz olmasını" söyledi ve ardından kadınların erkeklerden daha iyi yönetim sergilediği fikrini "çok saçma" bularak reddetti.

80 yaşındaki başkan bu ifadeleri cumartesi günü Tennessee'de oynanacak üniversite düzeyindeki Amerikan futbolu maçı için yola çıkmadan önce, Beyaz Saray'ın önünde gazetecilerle konuşurken dile getirdi.

Başkanın geçen hafta CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'a girişini yasaklamasının ardından bir kadın gazeteci Trump'a Beyaz Saray basın havuzunda sadece kendisini "destekleyen" yayın organlarının mı yer almasını istediğini sordu. Federal bir yargıç perşembe günü bu kararı engellemiş olsa da Trump cumartesi günü CNN'in başkanlık uçağı Air Force One'a alınmasını engelledi ve bu kanalın yerine LindellTV'yi dahil etti.

Trump, "Hayır, hayır" diye yanıt verdi.

Sizinki gibi yalan haberler değil, doğru haberler istiyorum. Dinleyin, doğru haberler istiyorum. Açık ve özgür basını severim. Sevmediğim şey yalan haber.

Trump sözlerine CNN ve MS NOW'ın reytinglerinin düşük olduğunu öne sürerek devam etti. Aynı muhabir, yani MS NOW'dan Akayla Gardner, "Zor sorular istemiyor musunuz?" diye ek bir soru sorduğunda ise Trump onun sözünü kesti.

Trump işaret parmağını kaldırarak, "Bekle, bekle, sessiz ol" dedi.

Sevmediğim şey yalan haberler. Ve onlar yalan haber yapıyor.

Gazetecileri taraflı ve adil olmayan haberler yapmakla suçlayan Trump basınla uzun süredir kavgalı. Ayrıca daha önce gazetecilere yönelik kişisel hakaretlerde bulunmuş ve bazılarının cezalandırılması gerektiğini ima etmişti.

Trump sıklıkla kadın muhabirleri hedef alıyor. Haziranda CNN muhabiri Kaitlan Collins'e sert tepki göstermiş, onun "gözlerinde nefret olduğunu" ve "yüzünde hiç gülümseme görmediğini" söylemişti. Daha önce de Collins'in Beyaz Saray balo salonuyla ilgili sorular sormasının ardından onu "aptal ve edepsiz" diye nitelemişti.

Geçen kasımda Trump, Jeffrey Epstein hakkında soru sormaya çalışan Bloomberg muhabiri kadına "Sessiz ol, domuzcuk" demişti. Beyaz Saray'ın bu söze getirdiği açıklama, Trump'ın "herkese karşı son derece açık ve dürüst" olduğuydu.

Cumartesi sabahı Trump'a eski ABD Başkanı Barack Obama'nın kadınların yönetimde olmasıyla ilgili bu haftaki yorumları da soruldu.

Obama pazartesi günü, "Kadınları iki yıl kadar bütün hükümetlerin başına getirseniz ve ardından işlerin nasıl gittiğine baksanız, her şeyin mükemmel olmayacağına ama daha iyi olacağına güçlü biçimde inanıyorum" demişti.

Trump bu konuda, "Bu çok saçma" yorumunu yaptı.

Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade.

Trump başka birçok konuya da değindi. Bir kez daha "süper zeka" diye tanımladığı yapay zekanın geliştirme çalışmalarını Birleşik Devletler'in "frenlemeyeceğini" söyledi.

Bunun yanı sıra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'ye, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını sona erdirmek için "bir anlaşma yapması" çağrısında bulundu ve ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduğunu öne sürdü.

Independent Türkçe