Netanhayu’dan seçim tehdidi

Mart ayındaki İsrail seçimlerinden farklı partileri gösteren seçim afişleri (Reuters)
Mart ayındaki İsrail seçimlerinden farklı partileri gösteren seçim afişleri (Reuters)
TT

Netanhayu’dan seçim tehdidi

Mart ayındaki İsrail seçimlerinden farklı partileri gösteren seçim afişleri (Reuters)
Mart ayındaki İsrail seçimlerinden farklı partileri gösteren seçim afişleri (Reuters)

İsrail’de hükümeti kurmakla görevlendirilmiş Binyamin Netanyahu, kendisine verilen sürenin dolması yakınlaşırken, sağcı müttefiklerini yeniden seçime gitmekle tehdit etti.
Hükümetin, müttefiklerinin abartılı talepleri nedeniyle kurulamadığını söyleyen Netanyahu, onlardan ayaklarının yere basmasını istedi.
Hükümetin kurulması için verilen süre 28 Mayıs’ta bitecek. Netanyahu, müttefiklerinin çok keskin taleplerle geldiğinden şikayetçi. Örneğin Avigdor Liberman’ın Hamasla ilişkide mutlak yetkili olarak Savunma Bakanlığı’nı istemesi gibi. Yine Sağ Partiler Birliği, yerleşimci birimlerin genişletilmesi konusunda sınırsız yetki isterken, dini partiler, askere alınan gençlerinin sayılarının azaltılmasını talep ediyor.
Savunma, maliye, eğitim, adalet gibi temel bakanlıklara yönelik taleplere karşı Netanyahu’nun yandaşları, yüzde 35 oy oranına karşılık, oyları yüzde 4- 5’i geçmeyen partilere bu bakanlıkların verilmemesi konusunda baskı yapıyor.
Netanyahu’ya yakın bir kaynak, hükümet kurma çabalarında yaşanan zorluğun, İsrail tarihinde benzeri görülmediğini söyleyerek, çoğunlukla hükümeti kurmakla görevli başbakanların şimdiye kadar çoğunluktan oy almış partilerle anlaşma yaptığını belirtti.
Halkın yüzde 56’sı dokunulmazlığa karşı
Tüm İsrailli sağ partiler, Netanyahu’nun önümüzdeki 4 yıl boyunca kovuşturmadan kaçmasını sağlayan yasada değişiklik yapılması şartını kabul etti. Pazartesi günü yayınlanan bir anket, İsrail’de halkın çoğunluğunun Netanyahu’nun yargılanmasını önlemek amacıyla çıkarmayı planladığı dokunulmazlık yasasına karşı çıktığını gösterdi. Wala web sitesi tarafından yayınlanan ankete göre halkın yüzde 56'sı İsrail Başbakanı'na veya Knesset üyelerine görev sürelerinin sonuna kadar yargılanmalarını engelleyen dokunulmazlık verilmesine karşı çıkıyor. Ankete katılanların yüzde 51’i ise Netanyahu hakkında iddianame hazırlanması halinde başbakanlık görevini sürdürmesine karşı çıkıyor.
Aynı zamanda anket, Netanyahu’nun partisi olan Likud seçmeninin yüzde 80’inin liderlerinin  suçlu bulunsa bile başbakanlık görevine devam edebilmesini istiyor. Seçmenlerden yalnızca  yüzde 12’si bu duruma itiraz ediyor. Yine Likud seçmeninin yüzde 71’i dokunulmazlık yasasının çıkarılmasını desteklerken, yüzde 17'si yasanın çıkarılmasına karşı çıkıyor.
Ankete katılanların yüzde 45’i Knesset’in Yüksek Mahkemeye baskın gelmesine ve Mahkeme’nin Knesset’in aldığı kararları ilga yetkisinin engellenmesine karşı çıkıyor. Ancak yüzde 40’ı bu maddenin çıkmasını destekliyor. Likud partisi içinde bu maddeyi destekleyenlerin oranı yüzde 72 iken sol ve merkez parti seçmenlerinin yüzde 82’si bu yasanın çıkmasına karşı.
Ankette dikkat çekici bir durum olarak, küçük bir parti olsa da başkanlığını Moshe Kahlon’un yaptığı eski ve mevcut koalisyon ortaklarından Kulanu Partisi seçmenin yüzde 79’u dokunulmazlık yasasına karşı çıkıyor. Yüzde 75’i ise hakkında iddianame hazırlanırsa, Netanyahu’nun başbakanlığına karşı. Kahlon, daha önce de Yüksek Mahkeme’nin yetkisinin sınırlandırılmasına karşı çıktı ve Mahkeme’nin bağımsızlığını savundu. Ancak son seçimlerde sandalye sayısı 10’dan 4’e düşünce parlamentoda etkisi azaldı.



İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
TT

İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)

İngiliz polisi dün ülkenin güneybatısındaki bir hava üssü yakınlarında, patlayıcı madde ve terör bağlantılı eylem hazırlığında olduklarından şüphelenilen 5 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmayı yürüten müfettişler, dün erken saatlerde Fairford Hava Üssü'ne doğru ilerlediği değerlendirilen 3 şüpheli araç ihbarı üzerine harekete geçildiğini doğruladı. Emniyet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, durumun kontrol altına alındığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin tesise "ağır hasar vermeyi" hedeflediklerini belirterek, İngiliz ve ABD makamlarının bir süredir bu kişileri zaten takip ettiğini ve incelemenin sürdüğünü ifade etti.

Fairford Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 501. Savaş Desteği Kanadı'na ev sahipliği yapıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İngiltere'yi ABD bombardıman uçaklarının bu üsten havalanmasına izin vermemesi yönünde uyarılarda bulunmasının ardından Londra yönetimi temmuz ayında, silahlı kuvvetlerinin ülkeyi her türlü saldırıya karşı korumaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynağa göre, şüphelilerin İran bağlantılı bir saikle hareket etmiş olması ihtimali en güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte şüphelerin Rusya'nın olası bir sabotaj girişimini veya radikal İslamcı grupların bir komplosunu da kapsadığı belirtiliyor.


İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
TT

İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)

İsrail Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Ramallah’taki Hollanda Temsilcilik Ofisi’nde görev yapan Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal ettiğini bildirdi. Kararın, Hollanda hükümetinin Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklama kararına misilleme olarak alındığı belirtildi.

Bakanlık, söz konusu diplomatların diplomatik statüsünün yedi gün içinde sona ereceğini açıkladı.


Trump, kadın muhabirin sözünü kesti: Sessiz ol

ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
TT

Trump, kadın muhabirin sözünü kesti: Sessiz ol

ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, basınla yaşadığı son gergin diyalogda bir kadın muhabire "sessiz olmasını" söyledi ve ardından kadınların erkeklerden daha iyi yönetim sergilediği fikrini "çok saçma" bularak reddetti.

80 yaşındaki başkan bu ifadeleri cumartesi günü Tennessee'de oynanacak üniversite düzeyindeki Amerikan futbolu maçı için yola çıkmadan önce, Beyaz Saray'ın önünde gazetecilerle konuşurken dile getirdi.

Başkanın geçen hafta CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'a girişini yasaklamasının ardından bir kadın gazeteci Trump'a Beyaz Saray basın havuzunda sadece kendisini "destekleyen" yayın organlarının mı yer almasını istediğini sordu. Federal bir yargıç perşembe günü bu kararı engellemiş olsa da Trump cumartesi günü CNN'in başkanlık uçağı Air Force One'a alınmasını engelledi ve bu kanalın yerine LindellTV'yi dahil etti.

Trump, "Hayır, hayır" diye yanıt verdi.

Sizinki gibi yalan haberler değil, doğru haberler istiyorum. Dinleyin, doğru haberler istiyorum. Açık ve özgür basını severim. Sevmediğim şey yalan haber.

Trump sözlerine CNN ve MS NOW'ın reytinglerinin düşük olduğunu öne sürerek devam etti. Aynı muhabir, yani MS NOW'dan Akayla Gardner, "Zor sorular istemiyor musunuz?" diye ek bir soru sorduğunda ise Trump onun sözünü kesti.

Trump işaret parmağını kaldırarak, "Bekle, bekle, sessiz ol" dedi.

Sevmediğim şey yalan haberler. Ve onlar yalan haber yapıyor.

Gazetecileri taraflı ve adil olmayan haberler yapmakla suçlayan Trump basınla uzun süredir kavgalı. Ayrıca daha önce gazetecilere yönelik kişisel hakaretlerde bulunmuş ve bazılarının cezalandırılması gerektiğini ima etmişti.

Trump sıklıkla kadın muhabirleri hedef alıyor. Haziranda CNN muhabiri Kaitlan Collins'e sert tepki göstermiş, onun "gözlerinde nefret olduğunu" ve "yüzünde hiç gülümseme görmediğini" söylemişti. Daha önce de Collins'in Beyaz Saray balo salonuyla ilgili sorular sormasının ardından onu "aptal ve edepsiz" diye nitelemişti.

Geçen kasımda Trump, Jeffrey Epstein hakkında soru sormaya çalışan Bloomberg muhabiri kadına "Sessiz ol, domuzcuk" demişti. Beyaz Saray'ın bu söze getirdiği açıklama, Trump'ın "herkese karşı son derece açık ve dürüst" olduğuydu.

Cumartesi sabahı Trump'a eski ABD Başkanı Barack Obama'nın kadınların yönetimde olmasıyla ilgili bu haftaki yorumları da soruldu.

Obama pazartesi günü, "Kadınları iki yıl kadar bütün hükümetlerin başına getirseniz ve ardından işlerin nasıl gittiğine baksanız, her şeyin mükemmel olmayacağına ama daha iyi olacağına güçlü biçimde inanıyorum" demişti.

Trump bu konuda, "Bu çok saçma" yorumunu yaptı.

Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade.

Trump başka birçok konuya da değindi. Bir kez daha "süper zeka" diye tanımladığı yapay zekanın geliştirme çalışmalarını Birleşik Devletler'in "frenlemeyeceğini" söyledi.

Bunun yanı sıra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'ye, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını sona erdirmek için "bir anlaşma yapması" çağrısında bulundu ve ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduğunu öne sürdü.

Independent Türkçe