Pekin’deki ‘Yeni Ekonomi Forumu’ dünyanın temel dönüşümlerine odaklanacak

Pekin’deki ‘Yeni Ekonomi Forumu’ dünyanın temel dönüşümlerine odaklanacak
TT

Pekin’deki ‘Yeni Ekonomi Forumu’ dünyanın temel dönüşümlerine odaklanacak

Pekin’deki ‘Yeni Ekonomi Forumu’ dünyanın temel dönüşümlerine odaklanacak

Bloomberg ve Çin Uluslararası Ekonomik Değişim Merkezi (CCIEE) dün, 20-22 Kasım tarihleri arasında Pekin'de yapılacak olan “Yeni Ekonomi Forumu - 2019”un, Çin Seddi'ne bakan Yankee Gölü kıyısında gerçekleşeceğini duyurdu. Pekin’deki forumda, küresel ekonomi güçlerindeki dengenin batıdan doğuya kaymasının bir sonucu olarak dünyanın tanık olduğu kaos ve düzensiz gelişime çözümler bulmak amacıyla iş dünyasının etkili isimleri, teknoloji dünyasının yenilikçileri, 60'tan fazla ülke ve bölgeden hükümet yetkilileri, uzmanlar ve akademisyenlerden yaklaşık 500 kişi bir araya gelecek.
Forum organizatörlerinden dün yapılan ortak açıklamada, “Sanayi devriminin yanı sıra ileri teknolojiler; bilimi, teknolojiyi, ticaret ve finans alanındaki gelişmeleri teşvik ederken ortaya çıkan güçlerin yeni ekonominin özelliklerini şekillendirmeye katkı sağlayacağından hiç şüphe yok. Diğer yandan ticaret alanındaki korumacılık artarken Dünya Ticaret Örgütü (WTO)  gibi çok uluslu kuruluşlar birçok zorlukla karşı karşıya kalıyor. Peki, ticaret savaşları, ülkeleri fikirlerin, bireylerin ve sermayelerin akışını engellemeye itmeye devam eder mi? İşbirliği ve ortak çabalar kapsamlı ve sürdürülebilir bir büyüme sağlayabilir mi? Yeni Ekonomi Forumu'na katılan liderler, bugün dünyanın refahını ve sosyal istikrarını tehdit edebilecek zorlukları ele almak için görüş ve fikir alışverişinde bulunmaya kararlılar” ifadeleri kullanıldı.
Yeni Ekonomi Forumu, Bloomberg LP ve Bloomberg Philanthropies şirketlerinin kurucusu olan eski New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg tarafından 2018 yılında başlatıldı. Forum, eski ekonomiden (emtia temelli ekonomi ve yoğun çalışma isteyen sanayileşmeden) endüstriyel otomasyon, dijital hizmetler ve veri alışverişine odaklanan yeni ekonomiye yumuşak bir geçişi teşvik etmeyi amaçlıyor. Yeni Ekonomi Forumu, şirketlerin ve hükümetlerin, mevcut gerçekleri ve verileri kullanarak dünyanın bugünkü ekonomik dönüşümünün nasıl kolaylaştırılacağı konusundaki fikirlerini açık bir şekilde paylaşmalarını sağlayan küresel çapta eşsiz bir platformdur.
Forumun hedefleri
Bloomberg ve CCIEE ortaklığında düzenlenen “Yeni Ekonomi Forumu - 2019”, küresel ekonominin yönetimi, ticaret, teknoloji, finans ve sermaye piyasaları, iklim değişikliği, kentleşme ve ekonomik katılım konularına odaklanıyor. Forum, küresel ekonomik değişimlerden kaynaklanan başlıca zorlukları ve sorunları ele almak, yeni ekonomi döneminde kalkınmayı ilerletmek, sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek, eşitsizliği azaltmak ve iklim değişikliğini engellemek için çözümler bulmayı hedefliyor.
ABD’li ünlü işadamı Michael Bloomberg foruma ilişkin açıklamasında, “Dünya köklü bir değişim dönemine tanık oluyor ve yeni ekonomi merkezleri ortaya çıkıyor. Yeni ticari ittifaklar kuruluyor ve yeni teknolojiler çeşitli endüstrilerde bir dönüşüm olduğuna işaret ediyor. Yeni Ekonomi Forumu, söz konusu bu özel dönüşümleri kamu-özel sektör işbirliğini güçlendirme amacıyla açık ve üst düzey diyaloglarla ele almayı hedefliyor. Şüphesiz Çin bu tartışmaların ayrılmaz bir parçası. Yeni Ekonomi Forumu da ortak çıkarları teşvik etmek ve bugün dünyanın karşılaştığı ortak zorlukları ele almak için dünya liderlerini bir araya getirmeyi hedefliyor” dedi.
Teknoloji vurgusu
Foruma ilişkin değerlendirmede bulunan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Bakanı ve ADNOC Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Dr. Sultan Ahmed el-Cabir, “Forum, dünyanın dört bir yanındaki kamu ve özel sektörden yetkililerin ilgili düşünürlerle iletişim kurmasını, küresel ekonominin ve kalkınmanın geleceğini etkileyen önemli faktörlerin tartışılmasını sağlayan önemli bir platformdur. Araştırmalar, 2040 yılında enerji talebinin yüzde 30 artacağını ve buna dünyadaki şehir nüfusunun artışının eşlik edeceğini, böylece özellikle Asya'nın hızla büyüyen ekonomilerinde olmak üzere milyarlarca insanın orta sınıfa katılacağına işaret ediyor. Teknoloji, hayatın tüm alanları ve yönleri üzerinde artan bir etkiye sahip olmaya devam ettikçe, modern yeniliklerin uygulanması geleceğe uyum derecesinin belirlenmesine katkıda bulunacaktır. Bu yüzden, gençleri, dünyadaki hızlı gelişmelere ayak uydurmada başarılı olmaları ve başa çıkmalarına yardımcı olacak uygun becerilerle eğitmek ve donatmak oldukça önemli bir konu. BAE yönetimi 2071 Vizyonu çerçevesinde, bölgemizdeki ve dünyadaki büyüme ve refahın yayılmasını teşvik eden en iyi uygulamalara dayalı çeşitlendirilmiş bilgi tabanlı bir ekonomi oluşturma, ortaklık ve işbirliği yaklaşımının güçlü yönlerini geliştirme gibi önemli konulara odaklanıyor” ifadelerini kullandı.
Forumda, ABD eski Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Henry Kissinger’ın onursal başkanlığı ve ABD eski Hazine Bakanı ve Paulson Enstitüsü Başkanı Henry Paulson’ın eş başkanlığındaki danışma kurulu üyeleri arasında dünyanın dört bir yanından hükümet ve iş dünyasından etkili isimler yer alıyor. Kurul başkan yardımcılığını ise Çin eski Devlet Başkanı Yardımcısı ve CCIEE Başkanı Zeng Peiyan yapıyor.
Kissinger: Foruma katılmayı dört gözle bekliyorum
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Yeni Ekonomi Forumu - 2019 Onursal Başkanı Henry Kissinger, bugün dünyanın, birçok toplumun barış ve ilerlemenin yeni yönlerini teşvik etmek için değiştiği ve birbirleriyle iletişim kurmaya çalıştığı tarihi bir dönüşüm geçirdiğini düşünüyor. Kissinger’a göre dünyanın en büyük ve teknolojik açıdan en gelişmiş ülkeleri olarak Çin ve ABD, bu süreçte kilit rol oynuyor. Yeni Ekonomi Forumu’nun, kilit isimler arasında küresel diyalog için bir platform sağlayacağına inanan Kissinger, “Eski dostum Michael Bloomberg'in bu forumu kurma konusundaki akıllıca girişimini destekliyorum ve katılmayı dört gözle bekliyorum” ifadelerini kullandı.
Öte yandan CCIEE Başkanı Zeng Peiyan forumla ilgili değerlendirmesinde, “Günümüz dünyası, yüz yılda bir dahi gerçekleşmeyen nadir bir dönüşüme şahit oluyor. Yeni teknolojik devrim ve çeşitli endüstrilerde meydana gelen büyük değişimler, dünya genelinde köklü değişikliklere neden oluyor. Yeni ekonomiler gelişiyor, gelişmiş şirketler ortaya çıkıyor ve küresel yönetim sistemleri ve bir bütün olarak uluslararası sistemin yanı sıra gelişmekte olan ekonomiler hızla büyüyor. Dünya hem umutlar hem de büyük güçlüklerle dolu. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin, barışı sağlamak ve tüm insanlık için refah içinde ve istikrarlı toplumlar geliştirmek için birlikte çalışmaları gerekiyor” diye konuştu.



Trump, Amerikan petrol devlerini birbirine düşürdü

ABD'nin ocak ayındaki Venezuela baskınının ardından Amerikan enerji firmaları, ülkeye yatırımları tekrar değerlendiriyor (Reuters)
ABD'nin ocak ayındaki Venezuela baskınının ardından Amerikan enerji firmaları, ülkeye yatırımları tekrar değerlendiriyor (Reuters)
TT

Trump, Amerikan petrol devlerini birbirine düşürdü

ABD'nin ocak ayındaki Venezuela baskınının ardından Amerikan enerji firmaları, ülkeye yatırımları tekrar değerlendiriyor (Reuters)
ABD'nin ocak ayındaki Venezuela baskınının ardından Amerikan enerji firmaları, ülkeye yatırımları tekrar değerlendiriyor (Reuters)

ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) desteklediği Venezuelalı petrol firması, ülkede Amerikan petrol devi Chevron'un hakimiyetine meydan okuyor.

Pentagon'un yüzde 35 pasif hisse aldığı Venezuelalı petrol şirketi North American Blue Energy Partners (NABEP) ülkedeki üretimini hızla artırıyor.

Venezuelalı iş insanı Alejandro Betancourt'un yönettiği NABEP, geçen ay Donald Trump yönetimiyle yaptığı anlaşmayla 17 petrol sahasının geliştirilmesi hakkını elde etmişti. Yaklaşık 65 milyar varil petrol içerdiği belirtilen bu sahalar, Venezuela'nın toplam rezervlerinin neredeyse beşte birine karşılık geliyor.

Wall Street Journal'ın aktardığına göre şirket 60 sondaj kulesi, 30 buhar kazanı ve 70 ağır iş makinesi temin etti. İlk iki sondaj kulesinin Houston'dan Venezuela'ya pazartesi günü gönderilmesi planlanıyor.

NABEP günde yaklaşık 220 bin varil üretimle Chevron'un ardından Venezuela'nın en büyük ikinci özel petrol üreticisi. Şirketin, Chevron'un yaklaşık 280 bin varillik günlük üretimini bu yıl sonu veya gelecek yılın başında aşması bekleniyor. NABEP, 2028'in sonuna kadar üretimini günlük 500 bin varile çıkarmayı hedefliyor.

Pentagon ayrıca şirketin üretiminin yüzde 20'sini maliyetine satın almakta öncelikli hakka sahip olacak.

Şirket sözcüsü, "NABEP, vaat ettiğimiz gibi Batı Yarımküre için petrol üretimini artırıyor. Biz yalnızca kendimizle yarışıyoruz" dedi.

Diğer yandan analizde, anlaşmanın açıklanmasının ardından Chevron, ExxonMobil ve ConocoPhillips yöneticilerinin, ABD hükümetiyle bağlantılı bir firmayla rekabete girme ihtimalinden duyduğu rahatsızlığı sektör temsilcilerine aktardığı belirtiliyor.

Sektörden kişilere göre bu, rekabet ortamını zayıflatabileceği gibi diğer firmalara yatırımları da azaltabilir. ExxonMobil ve ConocoPhillips, Venezuela'da faaliyet göstermese de ülkedeki fırsatları değerlendiriyor.

ABD'deki Rice Üniversitesi'nden Francisco Monaldi, "Bu anlaşmanın, Venezuela'ya girecek tüm uluslararası petrol şirketleri açısından siyasi riskleri azaltmak yerine artırma ihtimali endişe verici. Oysa amaç bunun tam tersiydi" diyor.

Trump, Venezuela'yla imzalanan sözleşmeyi "dünya tarihinin en büyük petrol anlaşması" diye nitelemiş, ABD'nin özel sektörle kurulan ortaklık aracılığıyla Venezuela'daki 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin büyük bölümü üzerinde kontrol sağladığını açıklamıştı.

Venezuela'da solcular anlaşmaya karşı protestolar düzenlerken, ABD'nin askeri operasyonla ocak ayında Nicolas Maduro'yu ülkeden kaçırmasının ardından göreve gelen geçici devlet başkanı Delcy Rodriguez sözleşmeyi savunmuştu.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, TeleSUR


EBRD, 41 ekonomi için büyüme tahminini yüzde 2,5’e düşürdü

Irak’taki ez-Zubeyr petrol sahasında çalışan bir işçi (AP)
Irak’taki ez-Zubeyr petrol sahasında çalışan bir işçi (AP)
TT

EBRD, 41 ekonomi için büyüme tahminini yüzde 2,5’e düşürdü

Irak’taki ez-Zubeyr petrol sahasında çalışan bir işçi (AP)
Irak’taki ez-Zubeyr petrol sahasında çalışan bir işçi (AP)

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), 41 ülkenin ekonomilerine ilişkin 2026 büyüme beklentisini 0,6 puan düşürerek yüzde 2,5’e çekti. Banka, enerji ve gıda fiyatlarındaki artış, borçlanma maliyetlerindeki yükseliş ve çatışmaların Irak, Lübnan, Ukrayna ve Türkiye ekonomileri üzerindeki etkileri nedeniyle büyüme tahminini üst üste ikinci kez aşağı yönlü revize etti.

Revizyon, bankanın haziran ayında söz konusu ekonomiler için daha güçlü bir büyüme öngörmesinin ardından geldi. Bu ekonomiler 2025’te yüzde 3,4 büyümüştü.

Banka, ekonomik faaliyet üzerinde birden fazla baskı kaynağının bulunması nedeniyle tahminlerine yönelik risklerin hâlâ aşağı yönlü olduğunu belirtti.

EBRD Baş Ekonomisti Beata Javorcik, “Dizelden buğdayın maliyetine ve borçlanma maliyetlerine kadar çok sayıda baskı noktası bulunuyor” dedi. Javorcik, baskıların giderek biriktiğini ve büyüme beklentileri açısından önemli aşağı yönlü risklerin bulunduğunu ifade etti.

Irak başı çekiyor

Irak, büyüme tahminlerinde en büyük aşağı yönlü revizyonun yapıldığı ülke oldu. Banka, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması nedeniyle petrol ihracatında yaşanan aksaklıkların etkisiyle Irak ekonomisinin bu yıl yüzde 12 daralmasını bekliyor. İhracattaki kesintilerin yıl sonuna kadar sürmesi halinde ekonomideki daralmanın daha da derinleşebileceği belirtiliyor.

Javorcik, “Irak’taki sorun ihracatın sekteye uğraması” ifadesini kullanırken, ülke ekonomisinin büyük ölçüde petrole dayandığına dikkat çekti. Petrol, Irak bütçe gelirlerinin yaklaşık yüzde 90’ını oluşturuyor.

Hürmüz Boğazı üzerinden deniz taşımacılığında yaşanan aksaklıkların bölgedeki bazı üreticilerin petrol ihracatı yapma kapasitesini sınırladığı bir dönemde Irak ekonomisi üzerindeki baskılar artıyor. Bu durum, ham petrol gelirlerine daha fazla bağımlı ekonomilere doğrudan yansıyor.

Bankanın tahminleri, petrol fiyatlarının varil başına 80 ila 100 dolar aralığında kalacağı varsayımına dayanıyor. Ancak banka, fiyatların bu aralığın üzerine çıkmasının kapsadığı ekonomilerde büyümenin daha da yavaşlamasına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Ukrayna, Lübnan ve Türkiye

Banka, Rusya’nın özellikle enerji altyapısı ve ulaşım güzergâhlarına yönelik saldırılarının yoğunlaşması nedeniyle Ukrayna ekonomisine ilişkin 2026 büyüme tahminini de 0,7 puan düşürerek yüzde 1,5’e çekti. 2027 yılı büyüme beklentisi ise 1,5 puanlık düşüşle yüzde 2,5’e indirildi.

Banka, Karadeniz bölgesindeki saldırıların Ukrayna’nın ihracatını azalttığını, Tuna Nehri’ndeki su seviyesinin düşmesi ve demiryolu hatlarının zarar görmesinin ise ülkenin ürünlerini ihraç etmek için alternatif güzergâhlardan yararlanma kapasitesini sınırladığını belirtti.

Javorcik, bu gelişmelerin 2026’da Ukrayna’nın buğday, yağlı tohumlar ve maden ihracatını 5,5 milyar dolara kadar azaltabileceğini tahmin ediyor. Bu tutarın ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 2,5’ine denk geldiği belirtiliyor.

Javorcik ayrıca, tarım ürünlerinin ihracatındaki güçlüklerin gelecek tarım sezonunu da olumsuz etkileyebileceğini belirterek, çiftçilerin gübre alımı için gerekli finansmanı sağlamakta zorlanabileceğine dikkat çekti.

Lübnan’da ise banka, İsrail’le yaşanan çatışmaların etkisiyle ekonominin 2026’da yüzde 5 daralmasını bekliyor. Lübnan ekonomisinin 2027’de ise yüzde 4 büyümeye dönmesi öngörülüyor.

Türkiye için de 2026 büyüme tahminini 0,5 puan düşüren banka, beklentisini yüzde 3’e çekti. Revizyonun, enflasyon baskılarının devam etmesi ve finansman koşullarının sıkı seyretmesiyle bağlantılı olduğu belirtildi.

Gıda ve enerji

Banka büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize ederken, fiyat baskılarının beklenenden daha sınırlı olduğuna dikkat çekti. Bankanın faaliyet gösterdiği bölgelerde ortalama enflasyon yaklaşık yüzde 6 seviyesinde sabit kalırken, enerji fiyatları genel fiyat düzeyindeki artışın yaklaşık dörtte birine katkıda bulundu.

Ancak Javorcik’e göre küresel buğday fiyatları şubattan bu yana yaklaşık yüzde 30 arttı. Karadeniz bölgesindeki saldırılar nedeniyle Ukrayna’nın buğday ihracatı da Nisan 2022’den bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Buğday fiyatlarındaki artış, özellikle ekmek ve tahıl fiyatlarını sübvanse eden Mısır gibi gıda ithalatçısı ülkeler üzerinde ek baskı oluşturuyor. Rusya ve Ukrayna, dünya buğday ihracatının yaklaşık dörtte birini gerçekleştiriyor.

Enerji fiyatlarındaki artışın yarattığı riskler ise yalnızca tüketicilerle sınırlı kalmıyor. Akaryakıt maliyetlerindeki yükseliş, üretim ve taşımacılık giderlerini artırırken, bu baskılar finansman maliyetlerindeki artışla aynı döneme denk geliyor.

Kuraklık Avrupa’yı zorluyor

Avrupa’da banka, kuraklık ve Tuna ile Ren nehirlerindeki su seviyelerinin düşmesinin sanayi ürünleri ve enerji taşımacılığını aksattığını, aynı zamanda elektrik üretimini de olumsuz etkilediğini belirtti.

Banka, su seviyelerindeki düşüşün hidroelektrik ve nükleer enerji üretiminin yaklaşık üçte bir oranında gerilemesine yol açtığını bildirdi. Bu durum, hâlihazırda yüksek enerji maliyetleri ve tedarik zincirlerindeki aksaklıklarla karşı karşıya olan ekonomiler üzerindeki baskıyı artırdı.

Banka, petrol fiyatlarının yüksek seyretmeye devam etmesi veya ticaret ve taşımacılıktaki aksaklıkların genişlemesinin büyüme üzerinde ilave baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu. Bu durumun özellikle enerji ihracatına veya gıda ithalatına bağımlı ekonomileri daha fazla etkileyebileceği ve önümüzdeki dönemde toparlanma sürecini daha kırılgan hale getirebileceği belirtildi.


Aramco Başkanı: Operasyonlardaki herhangi bir aksaklık birkaç gün içinde aşılabilir

Aramco CEO’su Amin Nasser, basın toplantısında konuşuyor. (Reuters)
Aramco CEO’su Amin Nasser, basın toplantısında konuşuyor. (Reuters)
TT

Aramco Başkanı: Operasyonlardaki herhangi bir aksaklık birkaç gün içinde aşılabilir

Aramco CEO’su Amin Nasser, basın toplantısında konuşuyor. (Reuters)
Aramco CEO’su Amin Nasser, basın toplantısında konuşuyor. (Reuters)

Suudi Arabistan’ın milli petrol şirketi Aramco’nun CEO’su Amin Nasser, şirketin operasyonlarda meydana gelebilecek aksaklıkları birkaç gün içinde gidererek faaliyetlerini yeniden sürdürebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.

Nikkei Asia’nın aktardığına göre Nasser, şirketin mühendislik ekibinin mevcut altyapının genişletilmesi için çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Nasser ayrıca, petrol ihracatında kullanılabilecek alternatif güzergâhların belirlenmesi üzerinde de çalışıldığını ve bunun tedarik ağının dayanıklılığını artırmayı amaçladığını ifade etti.

Bu adım, bölgedeki geleneksel petrol ihracat güzergâhlarının eş zamanlı olarak aksadığı bir zamanda atıldı. Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin halen kesintiye uğramasının yanı sıra Kızıldeniz ve Babülmendeb Boğazı üzerinden gerçekleştirilen deniz taşımacılığı da çeşitli risklerle karşı karşıya bulunuyor.

Aramco, ham petrol ihracatında üç ana güzergâh kullanıyor: Hürmüz Boğazı, Babülmendeb üzerinden Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı ile SUMED boru hattı üzerinden Akdeniz’e uzanan güzergâh.

Nasser, daha önce yaptığı açıklamalarda şirket ekibinin mevcut seçenekleri genişletmek ve kullanılabilecek alternatif güzergâhlar oluşturmak için çalışmalar yürüttüğünü belirtmişti.