​Huawei’yi ‘boğan’ savaşın ‘lojistik, üretim ve sipariş’ eksenleri

Huawei’yi ‘boğan’ savaşın ‘lojistik, üretim ve sipariş’ eksenleri ve Çinli şirketin kararlı duruşu (Reuters)
Huawei’yi ‘boğan’ savaşın ‘lojistik, üretim ve sipariş’ eksenleri ve Çinli şirketin kararlı duruşu (Reuters)
TT

​Huawei’yi ‘boğan’ savaşın ‘lojistik, üretim ve sipariş’ eksenleri

Huawei’yi ‘boğan’ savaşın ‘lojistik, üretim ve sipariş’ eksenleri ve Çinli şirketin kararlı duruşu (Reuters)
Huawei’yi ‘boğan’ savaşın ‘lojistik, üretim ve sipariş’ eksenleri ve Çinli şirketin kararlı duruşu (Reuters)

Lojistik kaynaklarının azalması, çalışma eklemlerinin felç olması ve üretimin düşmesi... Bu üç ana eksen, ABD’nin ÇİN devi Huawei’ye karşı başlattığı savaşın ölümcül darbeleri... Bu savaş, bir yandan gayri resmi bir şekilde dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında yaşanıyor gibi görünürken diğer yandan hali hazırda dünyayı kontrolü altına alan geleceğin teknoloji savaşını gözler önüne seriyor.
Çok sayıda uluslararası büyük şirketin cep telefonları ve iletişim ağları için gerekli çipler ve yarı iletkenlerin tedarikiyle ilgili olarak Çin devi Huawei ile işbirliğini askıya aldıklarını açıklamasından ve Google’ın Çinli şirketin ürettiği akıllı telefonların çalışma eklemlerini felç eden bir hamleyle Huawei’yi Andorid programından çıkarma kararından günler sonra uluslararası dev telekomünikasyon şirketleri dün, Huawei'ye verilen telefon siparişlerinin ve 5G ağlarının kurulmasıyla ilgili işbirliğinin askıya alındığını açıklayarak şirketin ürünlerini doğrudan boykot etmeye başladı.
İngiltere Merkezli telekomünikasyon şirketi Vodafone dün, Çin devinin ürünleriyle ilgili güvenlik standartlarına ilişkin tartışmaların yaşandığı bir dönemde beşinci nesil (5G) Huawei telefonlarının ön siparişlerini askıya alacağını açıkladı.
Şirketin sözcüsü yaptığı açıklamada, “İngiltere'deki Huawei Mate 20x siparişlerini geçici olarak durdurduk. Bu, Huawei’nin yeni 5G cihazlarıyla ilgili belirsizliğe ilişkin alınmış geçici bir önlemdir” ifadeleri kullandı.
İlgili bağlamda, büyük bir Japon telefon şirketi, ABD yönetiminin Amerikan şirketlerine çalışma yasağı koyduğu Huawei’ye ait ürünlerin satışını durdurmayı planlıyor. Japonya'nın en büyük telekomünikasyon şirketi olan “NTT DoCoMo”, Huawei’nin yeni ürünlerine yönelik siparişlerini durdurmayı düşündüklerini belirtti.
NTT DoCoMo şirketinin rakibi “KDDI Cop.” ise yeni “P30” model Huawei telefonun tanıtımını erteleyeceğini açıkladı. Dev telekomünikasyon devi Softbank'ın iştiraki olan Wye Mobile da benzer bir adım attı.
Bloomberg’in yayınladığı haberde, bu adımların, ABD merkezli “Apple”ı geçerek dünyanın satış rakamları açısından en büyük ikinci akıllı telefon üreticisi haline gelen ve Güney Kore merkezli Samsung’u geçme yolunda ilerleyen Huawei’nin karşılaştığı zorluklara işaret edildi.
Huawei’siz 5G mümkün mü?
Huawei'nin 5G operatörü olarak, küresel üstünlüğüne karşı İngiltere'nin en büyük mobil operatörü olan EE dün yaptığı açıklamada, İngiltere'de Huawei teknolojisi olmadan 5G ağını uygulamaya koyulacağını duyurdu. EE, bunu yapan ilk operatör olacak. EE daha önce 5G destekli “Huawei Mate 20 X 5G” modelini İngiltere’ye getireceğini duyurmuştu. Ancak bu durum Çin’in İngiltere’deki telekomünikasyon sektörüne katılımıyla ilgili siyasi tartışmaları da beraberinde getirmişti.
Financial Times gazetesinin aktardığı açıklamalarında EE CEO’su Marc Allera, şirketin, Huawei'nin 5G destekli telefonlarının lansmanını “askıya aldığını” ve uzun vadeli sözleşmeler yapmak için gereken “hizmet garantisi” kapsamında bulunmadığını söyledi. Allera açıklamasında, “Google’ın Huawei ile bağları koparma kararından sonra, telefonların Android platformu olmadan çalışmaya devam edebilme olasılığına ilişkin tartışmalar nedeniyle söz konusu modelin lansmanını askıya almak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.
British Telecom Group (BT) iştiraki olan EE tarafından dün yapılan açıklamada, yeni yüksek hızlı mobil ağının 30 Mayıs'ta Birleşik Kırallık'ın Londra, Cardiff, Belfast, Edinburgh, Birmingham ve Manchester gibi toplam 6 şehrinde kullanılmaya başlanacağı ve 5G ağının 2019 sonunda bin 500 noktaya ulaştırılmasının planlandığı belirtildi. Allera, 5G ağının başlatılmasının “İngiltere'yi dijital cephede tutmaya” yardımcı olacağına işaret etti.
Öte yandan Huawei'nin kurucusu Ren Zhengfei, Washington’ın kendilerini fazla “hafife aldığını” belirterek ABD'nin şirkete yönelik attığı adımlara karşı uyardı.
Çin basınına konuşan Ren Zhengfei, şirketin ABD’nin uygulamalarından etkilenmeyeceğini belirterek 5G teknolojisi açısından Huawei’nin en yakın rakiplerine iki ya da üç yıllık fark attığını söyledi.
Çözüm ortaklarıyla iletişim
Bununla birlikte Huawei'ye bir darbe de ARM'den geldi. BBC’nin ARM şirketinin iç kaynaklarına dayandırdığı haberine göre İngiltere merkezli çip tasarımcısı ABD’nin yaptırımları çerçevesinde Huawei ile olan işleri askıya aldı. BBC haberine göre şirket, çalışanlarına Huawei ve bağlı kuruluşları ile “tüm aktif sözleşmeleri, desteği ve bekleyen sözleşmeleri” durdurma talimatı verdi. Japonya merkezli Softbank’ın satın aldığı ARM’nin tasarladığı çipler, ABD menşeli teknolojiyle üretiliyor. Ancak Huawei tarafından dün yapılan açıklamada çözüm ortağı olan ARM ile işbirliğinin askıya alınması sorununun çözülebileceğine inanılıyor. Huawei sözcüsü yaptığı açıklamada, “Ortaklarımızla olan yakın ilişkilerimize değer veriyoruz. Ancak bununla birlikte siyasi olarak alınmış kararlar sonucunda karşılaştıkları baskıları anlıyoruz. Bu talihsiz durumun çözülebileceğine inanıyoruz. Önceliğimiz, dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimiz için dünya standartlarında teknoloji ve ürünler üretmeye devam etmeyi sürdürmek” ifadelerini kullandı.
Google’ın elinden kurtulmak
İkinci eksen çerçevesinde ise dünyanın en büyük ikinci akıllı telefon üreticisi için büyük önem arz eden işletim sistemi geliyor. Huawei’den yetkili bir isim şirketin en geç ilkbaharda kendi işletim sistemini kullanıcılarına sunacağını belirtti.
Android İşletim Sistemi’nin sağlayıcısı Google, ABD’nin Çinli şirkete uyguladığı kısıtlamalar sonucunda Huawei’nin Android lisansının iptal edileceğini duyurdu.
Huawei CEO'su Yu Chengdong, Salı akşamı, akıllı telefonlar, bilgisayarlar, tabletler, televizyonlar ve arabalarda kullanılmak üzere geliştirmeye başladıkları işletim sisteminin yakında hazır olacağını söyledi. Yu, Çin merkezli “Phoenix ifeng Tech” adlı internet sitesinde yer alan bir makalede, Huawei'nin kendi işletim sistemini ilkbahar veya yaz mevsiminde duyuracağını söyledi. Yu, Mart ayında Alman Deutsche Welle (DW) gazetesine verdiği demeçte, Huawei'nin ABD teknoloji şirketlerinin kendisiyle çalışmasının engellenmesine karşın kendi işletim sistemini geliştirdiğini belirtmişti. Yu, “alternatif bir plan olarak”  temel bir işletim sistemi üzerinde çalıştıklarını, ancak Huawei’nin Google ve Microsoft’un sistemlerini kullanmayı tercih ettiğini kaydetmişti.
ABD Ticaret Bakanlığı, son haftalarda Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşının artmasıyla birlikte ABD’li şirketlerin onay almadan Huawei ile çalışmasını yasakladı. Ancak Bakanlık daha sonra kara listeye soktuğu Huawei'ye uygulanan ticari kısıtlamaların bir kısmını 90 günlüğüne askıya aldığını açıkladı.
Huawei, 2012'den bu yana 7 yıldır geliştirilmekte olduğu düşünülen “Project Z” adlı kendi işletim sistemini kullanmaya başlayacak. Kaynaklar, yeni işletim sisteminin, şirketin sorununu ne kadar çözeceğinin henüz belli olmadığını, ancak bununla birlikte Android sisteminin desteklediği geniş uygulama yelpazesine ulaşması için yeni sistemin güçlü bir giriş yapabilmesi adına tanıtımının yaza kalabileceğini söylüyorlar.
İki ucu keskin bıçak
Washington, Çinli şirketi, Pekin’in diğer ülkelerde casusluk yapmasına yardım etmekle suçluyor. Ancak şuana kadar söz konusu suçlamayı destekleyen herhangi bir kanıt sunamayan Washington, Avrupa ülkelerine Huawei’nin 5G destekli cep telefonlarının kullanımının bu ülkelerin ulusal güvenliği için tehlike arz ettiğini öne sürerek Huawei ürünlerinin kullanımını yasaklamaları için baskı yapıyor.
Ancak savaşın harareti ve Huawei’nin karşısında çok sayıda cephenin olmasına rağmen ABD merkezli “Tech Radar” internet sitesi, Başkan Trump’ın Huawei Technologies Şirketi’ni yasaklama kararının iki ucu keskin bir bıçak olduğunu ve bu durumun küresel ekonomilerde teknoloji endüstrisini etkileyeceğini düşünüyor.
Site, haberinde şirketin 5G çözümlerinin rakipleri karşısında düşük maliyetli ve rekabetçi bir hizmet sunması sebebiyle ABD’nin - büyük olasılıkla - Avrupa ülkelerini Çinli şirketi yasaklamaya zorlayamayacağını söyledi.
Site ayrıca ABD yönetiminin aldığı kararın - kesinlikle -ABD'deki çip üreticilerinin satışlarına ve Çin'deki satıcıların satış hacimlerine yansıyacağını belirtti. Ardından şunu ekledi;
“Washington, küresel olarak bazı ülkelerin kararlarını etkileyecek yeterli nüfuza sahip. Bu nedenle söz konusu nüfuz, Trump yönetimi tarafından Çinli şirkete uygulanan kuşatmanın genişletilmesinde kullanılabilir.”



Google, AI üretimli kritik güvenlik açığını tespit etti

Google Tehdit İstihbarat Grubu, yeni ve endişe verici yeni bir yapay zeka trendi tespit etti (Reuters)
Google Tehdit İstihbarat Grubu, yeni ve endişe verici yeni bir yapay zeka trendi tespit etti (Reuters)
TT

Google, AI üretimli kritik güvenlik açığını tespit etti

Google Tehdit İstihbarat Grubu, yeni ve endişe verici yeni bir yapay zeka trendi tespit etti (Reuters)
Google Tehdit İstihbarat Grubu, yeni ve endişe verici yeni bir yapay zeka trendi tespit etti (Reuters)

Google'daki araştırmacılar, siber suçluların yapay zeka kullanarak en ciddi türdeki siber güvenlik açığını yarattığına dair ilk kanıtı bulduklarını açıkladı.

Google Tehdit İstihbarat Grubu'ndan (GTIG) bir ekip, siber suçluların sıfır-gün açığı diye bilinen bir güvenlik açığını keşfetmek için yapay zeka kullandığını bildirdi.

Yazılım geliştiricilerinin varlığından haberdar olmadığı, yani ona karşı korunma yolu bulmak için ellerinde sıfır gün olduğu bu tür açıklar bilhassa endişe veriyor.

Araştırmacılar pazartesi günü yayımlanan raporda, "GTIG, yapay zekayla geliştirildiğine inandığımız bir sıfır-gün istismarını kullanan bir tehdit aktörünü ilk kez tespit etti" diye yazdı.

Suçlu tehdit aktörü bunu kitlesel bir istismar olayında kullanmayı planlıyordu ancak proaktif karşı-keşfimiz bunun kullanımını önlemiş olabilir.

Araştırmacılar, Çin ve Kuzey Kore'yle bağlantılı hackerların sıfır-gün açıklarını bulmak için yapay zeka geliştirmeye "ciddi bir ilgi" gösterdiğini belirtti.

Siber suçluları cesaretlendiren yeni yapay zeka araçlarının ortaya çıkması, 2026'da rekor düzeyde siber saldırı gerçekleştirilmesine katkı sağladı.

Yakın zamanda yayımlanan bir raporda, yapay zeka bot saldırılarının son bir yılda 10 kattan fazla artarak küresel çapta 2 milyondan 25 milyona çıktığı tespit edilmişti.

Olaylardaki artış, Anthropic ve OpenAI gibi önde gelen yapay zeka şirketlerinin, güvenlik açıklarını herhangi bir insandan daha etkili bir şekilde tespit edebilen araçlar geliştirdiği dönemde yaşanıyor.

sdvdsfvf

Anthropic'in kısa süre önce tanıttığı Mythos modeli, dünyanın tüm büyük işletim sistemleri ve internet tarayıcılarındaki yazılım açıklarını ortaya çıkardığı için "korkutucu bir süper hacker" diye tanımlanıyor.

Anthropic, yalnızca sınırlı sayıda teknoloji ve finans kuruluşuna sunulan modelin, bu kurumların siber savunmalarını güçlendirmeye katkı sağlayabileceğini iddia ediyor.

Google araştırmacıları, bu yeni modellerin potansiyel saldırılara karşı savunmaya yardımcı olabileceğini ancak siber suçluların bunları endişe verici ölçekte saldırılar gerçekleştirmek için suiistimal ettiğini belirtti.

Araştırmacılar son raporda, "Tehdit aktörleri kullanım sınırlarını yasadışı bir şekilde aşmak için artık profesyonelleştirilmiş ara yazılımlar ve otomatik kayıt işlem hatları aracılığıyla modellere anonim ve üst düzey erişim sağlamaya çalışıyor" uyarısında bulundu.

Bu altyapı, deneme sürümlerinin suiistimal edilmesi ve programlı hesap döngüleri yoluyla operasyonları finanse ederken, hizmetlerin büyük ölçekte kötüye kullanılmasını mümkün kılıyor.

Independent Türkçe


Lazer silahları... Geliştirme konusunda küresel bir yarış

Lazer sistemleri giderek daha karmaşık hale geliyor
Lazer sistemleri giderek daha karmaşık hale geliyor
TT

Lazer silahları... Geliştirme konusunda küresel bir yarış

Lazer sistemleri giderek daha karmaşık hale geliyor
Lazer sistemleri giderek daha karmaşık hale geliyor

Geçtiğimiz eylül ayında, lazer silahları alanında dünyanın bir dönüm noktasına yaklaştığını yazmıştım. Bu değerlendirme, Çin’in Pekin’de düzenlenen bir askerî geçit töreninde LY-1 adlı deniz konuşlu lazer silahını tanıtmasının, ABD’nin lazerle donatılmış ilk muharebe araçlarını Amerikan ordusuna teslim etmesinin, Fransa’nın insansız hava araçlarına (İHA) karşı kullanılmak üzere yeni bir lazer prototipi talep etmesinin ve Hindistan’ın yönlendirilmiş enerji bileşeni içeren entegre hava savunma sistemini test etmesinin ardından gelmişti. Bu gelişmeleri Jared Keller da kaleme almıştı. Sonuç olarak şu nötr değerlendirmeye varmıştım: Küresel lazer silahları yarışının kazananı, teknolojik üstünlüğe kimin sahip olduğuyla değil, yönlendirilmiş enerji alanındaki hedeflerini gerçeğe dönüştürmek için gerekli siyasi iradeyi kimin göstereceğiyle belirlenecek.

Askeri lazer sistemleri

Askerî alanda lazer sistemlerinin kullanımına ilişkin çok sayıda rapor da giderek artıyor. Bunlar arasında İsrail’in yüksek enerjili lazer silahı Demir Işın (Iron Beam) öne çıkıyor; söz konusu sistemin 100 kilowatt güce sahip olduğu belirtiliyor. Diğer yandan The Defence Blog adlı internet sitesinde yer alan haberde, Çin yapımı bir lazer silahının havaalanı savunması amacıyla bir araca entegre edilmiş şekilde tespit edildiği bildirildi. Bu sistemin, ilk kez 2022 yılında Zhuhai kentinde gerçekleşen Çin Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı’nda tanıtılan Guangjian-21A sistemiyle büyük ölçüde örtüştüğü ifade edildi.

sxd vcdv
Askeri gemide bulunan bir lazer silah sistemi

ABD ise düşük hızda, sabit konuşlu ve küçük boyutlu İHA’lara karşı geliştirilen lazer karşıtı sistemleri pazarlıyor. ABD Savunma Bakanlığı tarafından kullanılan bu sistemler Entegre İnsansız Hava Aracı İmha Sistemleri (FS-LIDS) olarak biliniyor. Böylece bugün lazer silahları alanındaki küresel yarış, giderek büyüyen rekabetçi bir pazara dönüşmüş durumda. Bu pazarda, rakip güçlere ait sistemler giderek aynı envanterlerde ve hatta aynı operasyon sahalarında birlikte varlık gösteriyor.

Hızlanan geliştirme süreci

Nisan ve mayıs ayları boyunca, lazer silahlarının küresel ölçekte gelişim hızı, o dönüm noktasına ilişkin analizimde görmediğim bir seviyeye ulaştı; hatta bu hızın artık daha da artmış olabileceği değerlendiriliyor.

Almanya ve Avustralya

* Geliştirme süreçleri – Almanya: Geçtiğimiz 10 Nisan’da Alman ordusu Bundeswehr, WTD 91 test sahasında (Meppen) yürütülen lazer silahı testlerine ilişkin bir rapor yayımladı. Raporda, farklı olgunluk seviyelerinde dört ayrı sistem detaylandırıldı. Bunlar arasında, Almanya-Hollanda ortak yapımı Jupiter sistemi de yer aldı; bu sistem Boxer muharebe aracına entegre edilmiş durumda. Ayrıca, 2029 yılına kadar operasyonel olarak konuşlandırılması planlanan Sachsen firkateyni üzerinde test edilen deneysel bir deniz platformu da raporda yer aldı.

* Avustralya planları: 21 Nisan’da Avustralya hükümeti, İHA’larla mücadele kabiliyetlerini güçlendirmek için yatırımlarını önümüzdeki on yılda 7 milyar dolara çıkarma planını açıkladı. Bu kapsamda, AIM Defence şirketine ait yüksek enerjili taşınabilir Fractl sisteminin geliştirilmesi için 21,3 milyon dolarlık başlangıç sözleşmesi imzalandı. Bir hafta sonra Avustralya Savunma Sanayii Bakanı Pat Conroy, Avustralya ordusunun 300 adet Bushmaster aracının yeni üretim partisinde lazer silahları entegre etmeyi planladığını duyurdu.

Çin ve Güney Kore

* Çin silahları: 22 Nisan’da Army Recognition adlı internet sitesi, Çinli Novasky Technology şirketinin 3 kilowatt gücündeki NI-L3K adlı lazer silahını Malezya’da düzenlenen Defence Services Asia 2026 savunma fuarında tanıttığını bildirdi. Kamyona monte edilen sistemin, özellikle İHA’lara karşı son savunma hattı olarak tasarlandığı ve ihracat amacıyla geliştirildiği belirtildi. Bu gelişme, Pekin’in yönlendirilmiş enerji silahları ticaretine artan şekilde dahil olmasıyla birlikte son haftalarda görülen ikinci benzer sistem oldu.

* Güney Kore planları: 24 Nisan’da Seoul Economic Daily, kaynaklara dayandırdığı haberinde Güney Kore’nin Cheongwang adlı 20 kilowatt gücündeki ikinci lazer silahını Seul yakınlarında konuşlandırmayı planladığını yazdı. Sistem, Kuzey Kore’ye ait İHA’ları düşürmeyi hedefliyor. Ayrıca yetkililerin, 2027 yılına kadar nükleer santraller, havaalanları ve limanlar gibi kritik altyapıyı kapsayacak şekilde savunma ağının genişletilmesini hızlandırmayı planladığı aktarıldı.

Rusya ve Türkiye

* Rusya hava savunma sistemleri: 1 Mayıs’ta Rusya’nın resmi haber ajansı TASS, hükümetin İHA’lara karşı lazer silahlarını ülkenin hava sahası sınırlarını koruyan operasyonel sistemler arasına dahil eden bir kararname yayımladığını bildirdi. Rus lazer silahlarının kapasitesine ilişkin doğrulanmış veriler ile propaganda iddiaları arasındaki belirsizlik sürerken, söz konusu kararın Moskova’nın bu sistemleri ‘deneysel’ aşamadan ‘aktif kullanım’ kategorisine taşıdığına işaret ettiği değerlendiriliyor.

* Türk lazer silahları: 5 Mayıs’ta Türkiye, yeni lazer silahlarını İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 savunma fuarında tanıttı. ASELSAN tarafından geliştirilen 10 kilowatt gücündeki GÖKBERK 10 ile TÜBİTAK üretimi 20 kilowatt gücündeki YGLS sistemleri (80 kilowatta kadar ölçeklenebilir olduğu belirtiliyor) öne çıktı. Her iki sistemin de ülkenin Çelik Kubbe konseptine katkı sağladığı, bu konseptin ise füze sistemleri, radar, elektronik harp ve yönlendirilmiş enerji unsurlarını tek bir ulusal hava savunma ağı altında birleştirmeyi hedefleyen entegre bir komuta-kontrol yapısı öngördüğü ifade edildi.

Amerikan lazer kubbesi

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere 6 Mayıs’ta ABD, Savunma Bakanlığı’na (Pentagon) bağlı Ortak Kurumlar Arası Görev Gücü 401’in İHA’larına karşı yönlendirilmiş enerji kullanımıyla mücadeleye yönelik bir pilot program için beş askerî tesis seçtiğini açıkladı. Bu adım, stratejik varlıklar ve kritik altyapının korunmasına yönelik ‘lazer kalkanı’ benzeri bir ulusal savunma konseptinin oluşturulması yolunda önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor. Operasyonların, tesis komutanlarıyla birlikte yürütülecek konuşlanma planlarının 180 gün içinde tamamlanmasının ardından, yılın ilerleyen dönemlerinde başlaması bekleniyor.

Ukrayna’nın lazer kompleksi

7 Mayıs’ta Ukraynalı şirket Celera Tech, Tryzub adlı lazer kompleksinin mobil bir platforma, römorka monte edilecek şekilde entegre edildiğini ve nihai testlerin ardından kamuoyuna tanıtılmak üzere hazırlandığını açıkladı. Sistem ilk kez 2024 yılında Ukrayna’nın İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı tarafından kamuoyuna duyurulmuş, 2025 yılında ise sergilenmişti. Şirketin açıklamasına göre sistemin etkin menzili keşif amaçlı İHA’lara karşı bin 500 metreye (0,9 mil), FPV tipi İHA’lara karşı ise 800 ila 900 metreye (0,5 mil) ulaşıyor. Ayrıca sistemin, Şahid tipi İHA’lara karşı 5 kilometreye (3,1 mil) kadar etkili olduğu iddia ediliyor. En son geliştirme aşamasında ise yapay zekâ destekli hedefleme ve radar entegrasyonunun sisteme dahil edildiği belirtildi.


Sert eleştiriler alan Apple tasarım değişikliğine gidiyor

20 Eylül 2024'te New York'taki Apple Store'da düzenlenen lansman sırasında sergilenen Apple iPhone 16 telefonları (AFP)
20 Eylül 2024'te New York'taki Apple Store'da düzenlenen lansman sırasında sergilenen Apple iPhone 16 telefonları (AFP)
TT

Sert eleştiriler alan Apple tasarım değişikliğine gidiyor

20 Eylül 2024'te New York'taki Apple Store'da düzenlenen lansman sırasında sergilenen Apple iPhone 16 telefonları (AFP)
20 Eylül 2024'te New York'taki Apple Store'da düzenlenen lansman sırasında sergilenen Apple iPhone 16 telefonları (AFP)

Yeni haberlere göre Apple, işletim sisteminin tartışmalı yeni görünümünde bazı küçük değişiklikler yapmaya hazırlanıyor ancak bu tasarımdan tamamen vazgeçmeyecek.

Eylülde yeni iPhone 17 modelleriyle birlikte Apple, cihazlarında çalışan tüm yazılımlar için yeni bir görünüm olan "Sıvı Cam"ı tanıtmıştı.

Apple, bunun cihazlarının tek parça camdan oluştuğu fikrini yansıtmak ve insanların izledikleri içeriğe odaklanmasını sağlamak için tasarlandığını söylemişti. Ancak tasarımı eleştirenler, telefon kullanımını zorlaştırdığı ve önemli bilgileri gizlediği gerekçesiyle değişikliği sert biçimde eleştirmişti.

Apple daha sonra kullanıcılara en çok tartışılan şeffaflık efektlerinden bazılarını kapatma seçeneği sunmak da dahil olmak üzere tasarımda bir dizi küçük değişiklik yaptı. Ayrıca, değişikliğe öncülük eden ve kamuoyuna duyuran tasarımcı Alan Dye da şirketten ayrıldı.

Bu durum şirketin güncellemeyi tamamen terk etmeyi veya görünümünde önemli değişiklikler yapmayı planladığı yönünde bazı spekülasyonlara yol açtı.

Şimdiyse yeni bir habere göre Apple, iPhone'un görünümünde değişiklikler yapacak. Ancak Apple'daki değişiklikleri kamuoyuna açıklanmadan önce haberleştirme konusunda güçlü bir sicili olan Bloomberg'den Mark Gurman'a göre, değişiklikler özellikle yeni görünümün "gölge ve şeffaflıkla" ilgili pürüzlere odaklanacak.

Gurman, değişikliklerin özellikle macOS'ta yeni görünümün uygulanmasına odaklanacağını bildirdi. Bu sorunlar, Mac'lerin daha büyük ekranlarında belirgin olduğu için özellikle eleştirilmişti.

Gurman, bu eleştirilerin bir kısmının, Apple'ın yeni görünümü iPhone ve diğer Apple cihazlarındaki OLED ekranlarda kullanılmak üzere tasarlamış olmasından kaynaklanabileceğini öne sürdü. MacBook'larda henüz bu ekran teknolojisi yok ancak yakında piyasaya sürülmesi bekleniyor.

Gurman, yeni görünümün dışında Apple'ın yazılımının sonraki sürümleri için performans ve pil iyileştirmeleri üzerinde çalıştığını da bildirdi. Ayrıca Apple'ın yıllardır yeni yapay zeka teknolojisiyle geliştirmeyi vaat ettiği ancak henüz piyasaya sürülmemiş olan Siri'nin güncellenmiş bir sürümünü de getirmesi bekleniyor.

Apple'ın, tüm yeni değişiklikleri 8 Haziran'da yapılması planlanan yıllık yazılım etkinliği Dünya Geliştiriciler Konferansı'nda açıklaması bekleniyor.

Independent Türkçe