​Huawei’yi ‘boğan’ savaşın ‘lojistik, üretim ve sipariş’ eksenleri

Huawei’yi ‘boğan’ savaşın ‘lojistik, üretim ve sipariş’ eksenleri ve Çinli şirketin kararlı duruşu (Reuters)
Huawei’yi ‘boğan’ savaşın ‘lojistik, üretim ve sipariş’ eksenleri ve Çinli şirketin kararlı duruşu (Reuters)
TT

​Huawei’yi ‘boğan’ savaşın ‘lojistik, üretim ve sipariş’ eksenleri

Huawei’yi ‘boğan’ savaşın ‘lojistik, üretim ve sipariş’ eksenleri ve Çinli şirketin kararlı duruşu (Reuters)
Huawei’yi ‘boğan’ savaşın ‘lojistik, üretim ve sipariş’ eksenleri ve Çinli şirketin kararlı duruşu (Reuters)

Lojistik kaynaklarının azalması, çalışma eklemlerinin felç olması ve üretimin düşmesi... Bu üç ana eksen, ABD’nin ÇİN devi Huawei’ye karşı başlattığı savaşın ölümcül darbeleri... Bu savaş, bir yandan gayri resmi bir şekilde dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında yaşanıyor gibi görünürken diğer yandan hali hazırda dünyayı kontrolü altına alan geleceğin teknoloji savaşını gözler önüne seriyor.
Çok sayıda uluslararası büyük şirketin cep telefonları ve iletişim ağları için gerekli çipler ve yarı iletkenlerin tedarikiyle ilgili olarak Çin devi Huawei ile işbirliğini askıya aldıklarını açıklamasından ve Google’ın Çinli şirketin ürettiği akıllı telefonların çalışma eklemlerini felç eden bir hamleyle Huawei’yi Andorid programından çıkarma kararından günler sonra uluslararası dev telekomünikasyon şirketleri dün, Huawei'ye verilen telefon siparişlerinin ve 5G ağlarının kurulmasıyla ilgili işbirliğinin askıya alındığını açıklayarak şirketin ürünlerini doğrudan boykot etmeye başladı.
İngiltere Merkezli telekomünikasyon şirketi Vodafone dün, Çin devinin ürünleriyle ilgili güvenlik standartlarına ilişkin tartışmaların yaşandığı bir dönemde beşinci nesil (5G) Huawei telefonlarının ön siparişlerini askıya alacağını açıkladı.
Şirketin sözcüsü yaptığı açıklamada, “İngiltere'deki Huawei Mate 20x siparişlerini geçici olarak durdurduk. Bu, Huawei’nin yeni 5G cihazlarıyla ilgili belirsizliğe ilişkin alınmış geçici bir önlemdir” ifadeleri kullandı.
İlgili bağlamda, büyük bir Japon telefon şirketi, ABD yönetiminin Amerikan şirketlerine çalışma yasağı koyduğu Huawei’ye ait ürünlerin satışını durdurmayı planlıyor. Japonya'nın en büyük telekomünikasyon şirketi olan “NTT DoCoMo”, Huawei’nin yeni ürünlerine yönelik siparişlerini durdurmayı düşündüklerini belirtti.
NTT DoCoMo şirketinin rakibi “KDDI Cop.” ise yeni “P30” model Huawei telefonun tanıtımını erteleyeceğini açıkladı. Dev telekomünikasyon devi Softbank'ın iştiraki olan Wye Mobile da benzer bir adım attı.
Bloomberg’in yayınladığı haberde, bu adımların, ABD merkezli “Apple”ı geçerek dünyanın satış rakamları açısından en büyük ikinci akıllı telefon üreticisi haline gelen ve Güney Kore merkezli Samsung’u geçme yolunda ilerleyen Huawei’nin karşılaştığı zorluklara işaret edildi.
Huawei’siz 5G mümkün mü?
Huawei'nin 5G operatörü olarak, küresel üstünlüğüne karşı İngiltere'nin en büyük mobil operatörü olan EE dün yaptığı açıklamada, İngiltere'de Huawei teknolojisi olmadan 5G ağını uygulamaya koyulacağını duyurdu. EE, bunu yapan ilk operatör olacak. EE daha önce 5G destekli “Huawei Mate 20 X 5G” modelini İngiltere’ye getireceğini duyurmuştu. Ancak bu durum Çin’in İngiltere’deki telekomünikasyon sektörüne katılımıyla ilgili siyasi tartışmaları da beraberinde getirmişti.
Financial Times gazetesinin aktardığı açıklamalarında EE CEO’su Marc Allera, şirketin, Huawei'nin 5G destekli telefonlarının lansmanını “askıya aldığını” ve uzun vadeli sözleşmeler yapmak için gereken “hizmet garantisi” kapsamında bulunmadığını söyledi. Allera açıklamasında, “Google’ın Huawei ile bağları koparma kararından sonra, telefonların Android platformu olmadan çalışmaya devam edebilme olasılığına ilişkin tartışmalar nedeniyle söz konusu modelin lansmanını askıya almak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.
British Telecom Group (BT) iştiraki olan EE tarafından dün yapılan açıklamada, yeni yüksek hızlı mobil ağının 30 Mayıs'ta Birleşik Kırallık'ın Londra, Cardiff, Belfast, Edinburgh, Birmingham ve Manchester gibi toplam 6 şehrinde kullanılmaya başlanacağı ve 5G ağının 2019 sonunda bin 500 noktaya ulaştırılmasının planlandığı belirtildi. Allera, 5G ağının başlatılmasının “İngiltere'yi dijital cephede tutmaya” yardımcı olacağına işaret etti.
Öte yandan Huawei'nin kurucusu Ren Zhengfei, Washington’ın kendilerini fazla “hafife aldığını” belirterek ABD'nin şirkete yönelik attığı adımlara karşı uyardı.
Çin basınına konuşan Ren Zhengfei, şirketin ABD’nin uygulamalarından etkilenmeyeceğini belirterek 5G teknolojisi açısından Huawei’nin en yakın rakiplerine iki ya da üç yıllık fark attığını söyledi.
Çözüm ortaklarıyla iletişim
Bununla birlikte Huawei'ye bir darbe de ARM'den geldi. BBC’nin ARM şirketinin iç kaynaklarına dayandırdığı haberine göre İngiltere merkezli çip tasarımcısı ABD’nin yaptırımları çerçevesinde Huawei ile olan işleri askıya aldı. BBC haberine göre şirket, çalışanlarına Huawei ve bağlı kuruluşları ile “tüm aktif sözleşmeleri, desteği ve bekleyen sözleşmeleri” durdurma talimatı verdi. Japonya merkezli Softbank’ın satın aldığı ARM’nin tasarladığı çipler, ABD menşeli teknolojiyle üretiliyor. Ancak Huawei tarafından dün yapılan açıklamada çözüm ortağı olan ARM ile işbirliğinin askıya alınması sorununun çözülebileceğine inanılıyor. Huawei sözcüsü yaptığı açıklamada, “Ortaklarımızla olan yakın ilişkilerimize değer veriyoruz. Ancak bununla birlikte siyasi olarak alınmış kararlar sonucunda karşılaştıkları baskıları anlıyoruz. Bu talihsiz durumun çözülebileceğine inanıyoruz. Önceliğimiz, dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimiz için dünya standartlarında teknoloji ve ürünler üretmeye devam etmeyi sürdürmek” ifadelerini kullandı.
Google’ın elinden kurtulmak
İkinci eksen çerçevesinde ise dünyanın en büyük ikinci akıllı telefon üreticisi için büyük önem arz eden işletim sistemi geliyor. Huawei’den yetkili bir isim şirketin en geç ilkbaharda kendi işletim sistemini kullanıcılarına sunacağını belirtti.
Android İşletim Sistemi’nin sağlayıcısı Google, ABD’nin Çinli şirkete uyguladığı kısıtlamalar sonucunda Huawei’nin Android lisansının iptal edileceğini duyurdu.
Huawei CEO'su Yu Chengdong, Salı akşamı, akıllı telefonlar, bilgisayarlar, tabletler, televizyonlar ve arabalarda kullanılmak üzere geliştirmeye başladıkları işletim sisteminin yakında hazır olacağını söyledi. Yu, Çin merkezli “Phoenix ifeng Tech” adlı internet sitesinde yer alan bir makalede, Huawei'nin kendi işletim sistemini ilkbahar veya yaz mevsiminde duyuracağını söyledi. Yu, Mart ayında Alman Deutsche Welle (DW) gazetesine verdiği demeçte, Huawei'nin ABD teknoloji şirketlerinin kendisiyle çalışmasının engellenmesine karşın kendi işletim sistemini geliştirdiğini belirtmişti. Yu, “alternatif bir plan olarak”  temel bir işletim sistemi üzerinde çalıştıklarını, ancak Huawei’nin Google ve Microsoft’un sistemlerini kullanmayı tercih ettiğini kaydetmişti.
ABD Ticaret Bakanlığı, son haftalarda Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşının artmasıyla birlikte ABD’li şirketlerin onay almadan Huawei ile çalışmasını yasakladı. Ancak Bakanlık daha sonra kara listeye soktuğu Huawei'ye uygulanan ticari kısıtlamaların bir kısmını 90 günlüğüne askıya aldığını açıkladı.
Huawei, 2012'den bu yana 7 yıldır geliştirilmekte olduğu düşünülen “Project Z” adlı kendi işletim sistemini kullanmaya başlayacak. Kaynaklar, yeni işletim sisteminin, şirketin sorununu ne kadar çözeceğinin henüz belli olmadığını, ancak bununla birlikte Android sisteminin desteklediği geniş uygulama yelpazesine ulaşması için yeni sistemin güçlü bir giriş yapabilmesi adına tanıtımının yaza kalabileceğini söylüyorlar.
İki ucu keskin bıçak
Washington, Çinli şirketi, Pekin’in diğer ülkelerde casusluk yapmasına yardım etmekle suçluyor. Ancak şuana kadar söz konusu suçlamayı destekleyen herhangi bir kanıt sunamayan Washington, Avrupa ülkelerine Huawei’nin 5G destekli cep telefonlarının kullanımının bu ülkelerin ulusal güvenliği için tehlike arz ettiğini öne sürerek Huawei ürünlerinin kullanımını yasaklamaları için baskı yapıyor.
Ancak savaşın harareti ve Huawei’nin karşısında çok sayıda cephenin olmasına rağmen ABD merkezli “Tech Radar” internet sitesi, Başkan Trump’ın Huawei Technologies Şirketi’ni yasaklama kararının iki ucu keskin bir bıçak olduğunu ve bu durumun küresel ekonomilerde teknoloji endüstrisini etkileyeceğini düşünüyor.
Site, haberinde şirketin 5G çözümlerinin rakipleri karşısında düşük maliyetli ve rekabetçi bir hizmet sunması sebebiyle ABD’nin - büyük olasılıkla - Avrupa ülkelerini Çinli şirketi yasaklamaya zorlayamayacağını söyledi.
Site ayrıca ABD yönetiminin aldığı kararın - kesinlikle -ABD'deki çip üreticilerinin satışlarına ve Çin'deki satıcıların satış hacimlerine yansıyacağını belirtti. Ardından şunu ekledi;
“Washington, küresel olarak bazı ülkelerin kararlarını etkileyecek yeterli nüfuza sahip. Bu nedenle söz konusu nüfuz, Trump yönetimi tarafından Çinli şirkete uygulanan kuşatmanın genişletilmesinde kullanılabilir.”



Ukrayna'daki 23 milyar dolarlık Starlink sözleşmesinin süresi doluyor

Ukrayna, Rus ordusunun da Starlink kullandığını öne sürmüş fakat Elon Musk ve Kremlin iddiaları yalanlamıştı (Reuters)
Ukrayna, Rus ordusunun da Starlink kullandığını öne sürmüş fakat Elon Musk ve Kremlin iddiaları yalanlamıştı (Reuters)
TT

Ukrayna'daki 23 milyar dolarlık Starlink sözleşmesinin süresi doluyor

Ukrayna, Rus ordusunun da Starlink kullandığını öne sürmüş fakat Elon Musk ve Kremlin iddiaları yalanlamıştı (Reuters)
Ukrayna, Rus ordusunun da Starlink kullandığını öne sürmüş fakat Elon Musk ve Kremlin iddiaları yalanlamıştı (Reuters)

Pentagon'un Ukrayna'ya konuşlandırdığı Starlink uydularına dair sözleşmenin süresinin gelecek ay dolacağı bildirildi. 

Kimliğinin paylaşılmasını istemeyen bir ABD'li yetkili, ülkenin önde gelen medya kuruluşlarından Bloomberg'e yaptığı açıklamada, Starlink uydularıyla ilgili sözleşmenin haziranda yapıldığını ve mayısta süresinin dolacağını söyledi.

Elon Musk'ın SpaceX firmasına ait uyduların ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı askeri desteğin önemli bir parçasını oluşturduğunu belirten yetkili, Pentagon'un anlaşma kapsamında şirkete 23 milyar dolar ödediğini ifade etti.

Bloomberg, geçen yıl Pentagon'un Musk'la anlaşma yaptığını duyurduğunda Washington uyduların tedariki için ne kadar ödendiğini açıklamayı reddetmişti. Pentagon'un Starlink'ler için ne kadar masraf yaptığı da ilk kez ortaya çıkmış oldu.

Yetkili, sözleşmenin yenilenip yenilenmeyeceğine dair detay paylaşmayı reddetti.

Ukrayna Dijital Dönüşüm Bakanı Mihaylo Fedorov, Mayıs 2022'deki açıklamasında, kendilerine ilk etapta 10 bin Starlink uydusunun gönderildiğini belirtmiş, bunların savaşta iletişimin kopmaması açısından hayati önem taşıdığını ifade etmişti.

Diğer yandan Musk, şubatta Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, uyduların "Ukrayna'da iletişimin belkemiğini oluşturduğunu" belirtse de askeri amaçlarla kullanılmasından rahatsızlık duyduğunu söylemişti. Musk, gönderisinde "Çatışmaların, III. Dünya Savaşı'nın çıkmasına neden olabilecek şekilde artmasına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullanmıştı. 

SpaceX'in baş işletme görevlisi Gwynne Shotwell de Ukrayna'nın uyduları drone sistemlerini yönetmek için kullandığını savunarak, "Starlink'lerin asla silah haline getirilmemesi gerekiyordu" demişti

Musk, buna ek olarak Starlink'lerin firma için ciddi masraf yarattığını ve desteği sonlandırabileceklerini söylemişti. 

Twitter CEO'su Ekim 2022'de yaptığı açıklamada, Ukrayna'ya gönderdikleri Starlink sayısının 20 bine ulaştığına işaret ederek, bunun firmaya iki yıl içinde toplamda 400 milyon dolara yakın maliyeti olabileceğini belirtmişti.

Independent Türkçe, Bloomberg, RT


Google yeni yapay zeka özelliklerini tanıttı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Google yeni yapay zeka özelliklerini tanıttı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Google, kullanıcıları daha üretken hale getirmeyi amaçlayan yapay zeka destekli ve iş odaklı bir dizi yeni özelliği piyasaya sürdü. 

Google'ın "Cloud Next" etkinliğinde tanıtılan yeni araçlar, şirketin profesyonel araçlar paketi olan Google Workspace'e geliyor. Bu pakete, Google Docs ve Sheets'in yanı sıra Gmail'in iş sürümü de dahil.

Yeni araçlar arasında e-posta gönderme zahmetini azaltmayı amaçlayan bir "anında düzeltme" aracı da yer alıyor. Şirket, kullanıcıların bir taslağa yazdığı karışık notların yapay zeka tarafından düzgün yazılmış bir mesaj haline gelebileceğini söyledi.

Sistemin çalışma şekline örnek olarak bir kişinin kısaltmalarla hatalı satır sonları içeren yarım yazılmış e-postası gösterildi. Daha sonra sistem; bu kelimeleri düzenledi, kısaltmaları açtı ve imzayla selamlama gibi bir e-postada bulunan alışılmış formaliteleri ekledi.

Google daha önce Gmail'de kullanıcıların yapay zekadan e-postalarını yazmasını isteyebilecekleri "Yazmama yardım et" adlı özelliğini tanıtmıştı. Örneğin kullanıcılar, yapay zekadan birini kahve içmeye davet eden bir mesaj yazmasını isteyerek sistemin bunu kendi adlarına yapmasını sağlayabiliyor. 

Bu araçlar, yapay zeka sistemini e-posta istemcisine taşıyan "Gemini in Gmail"in bir parçası. Bu araçlara Gemini'ın işletme sürümlerinin abonelerinin yanı sıra Gmail'in özelliklerine ayrıcalıklı erişim sağlayan "Google One AI Premium" paketine sahip olanlar da erişebilecek.

Diğer yeni özellikler arasında haziranda gelecek olan bir "Vids" uygulaması yer alıyor. Bu uygulama, daha sonra stok videolar ve seslendirme eklenerek hızlı bir şekilde videoya dönüştürülebilen bir resimli taslak hazırlayarak iş için video oluşturmayı kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Google ayrıca yeni yapay zeka güvenlik araçları, Google Meet'te daha fazla dil için otomatik transkripsiyon, Sheets ve Docs'ta bilgileri düzenlemenin otomatik yollarını tanıttı. 
Independent Türkçe


Apple'ın Kudüs için Filistin bayrağı önermesi tartışma yarattı

İsrail ordusu, Ramazan Bayramı'nda da Gazze Şeridi'ne saldırılarını sürdürüyor (Reuters)
İsrail ordusu, Ramazan Bayramı'nda da Gazze Şeridi'ne saldırılarını sürdürüyor (Reuters)
TT

Apple'ın Kudüs için Filistin bayrağı önermesi tartışma yarattı

İsrail ordusu, Ramazan Bayramı'nda da Gazze Şeridi'ne saldırılarını sürdürüyor (Reuters)
İsrail ordusu, Ramazan Bayramı'nda da Gazze Şeridi'ne saldırılarını sürdürüyor (Reuters)

Apple'ın iPhone kullanıcılarına "Kudüs" yazdığında emoji olarak Filistin bayrağını önermesi tartışma yarattı. 

Yahudi kökenli Britanyalı televizyon sunucusu Rachel Riley, Twitter hesabından dün yaptığı paylaşımda, olayın iPhone'unu iOS 17.4.1'e güncelledikten sonra yaşandığını belirtti.

Riley, paylaşımında "İsrail'in başkenti Kudüs'ün adını yazınca İsrail bayrağı yerine Filistin bayrağı emojisi çıkıyor" dedi.

Sunucu, Apple'ın CEO'su Tim Cook'u da etiketlediği gönderisinde firmayı eleştirerek "İsrail'e karşı çifte standart göstermek bir tür Yahudi düşmanlığıdır, Yahudi halkına karşı ırkçılıktır" ifadelerini kullandı.

Bir başka iPhone kullanıcısıysa bu sorunun sadece klavye yazım dilinin Birleşik Krallık (BK) İngilizcesi olarak seçildiğinde yaşandığını, ABD İngilizcesi seçiminde sorun olmadığını belirtti.

Diğer bir Twitter kullanıcısı "iPhone bile Kudüs'ün Filistin'e ait olduğunu biliyor!" yorumunu yaptı. 

Apple, BK'nin kamu yayıncısı BBC'ye yaptığı açıklamada sorunun yeni yazılım güncellemesindeki bir hatadan kaynaklandığını bildirdi.

"Yahudi düşmanlığı" suçlamaları karşısında geri adım atmak zorunda kalan teknoloji devi, bunun bir sonraki iOS güncellemesinde düzeltileceğini aktardı.

İsrail, Kudüs'ün tamamını başkenti olarak görürken, Filistin ise Doğu Kudüs'ü kendi toprağı kabul ediyor. Birleşmiş Milletler de Doğu Kudüs'e ek olarak Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ni İsrail işgali altındaki topraklar olarak görüyor ve Tel Aviv yönetiminin başkent iddiasını reddediyor.

Gazze savaşı 

İsrail, Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları'nın 7 Ekim'de başlattığı Aksa Tufanı operasyonuna, Demir Kılıçlar operasyonuyla yanıt vermişti. 

Filistin Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı rakamlara göre, İsrail ordusunun bombardımanlarında Gazze'de 14 bin 500'ü çocuk, 9 bin 560'ı kadın en az 33 bin 482 kişi öldürülürken, 76 bin 49 kişi de yaralandı. 

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de İsrail askerleriyle yasadışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 460 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ise Gazze'den düzenlenen saldırılarda 604'ü asker en az 1200 kişinin öldürüldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını duyurdu.

Independent Türkçe, BBC, USA Today


İnsanlı uzay seyahatleri 1961'den bu yana uzaya ışık tutuyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İnsanlı uzay seyahatleri 1961'den bu yana uzaya ışık tutuyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İlk yapay uydunun 1957'de uzaya fırlatılması ve 1961'de uzaya ilk insanın gitmesinden bu yana başta ABD ve Rusya olmak üzere ülkeler, birçok insanlı uzay seyahati yaptı. Bu insanlı uzay uçuşları, yeni keşiflere ışık tutarken tarihteki yerlerini aldı.

AA muhabiri, ilk insanlı uzay seyahatinden bu yana yapılan insanlı uzay misyonlarından bir kısmını derledi.

İlk yapay uydunun 1957'de uzaya fırlatılmasından sonra astronotlar uzaya seyahat etti, bu sayede bugüne kadar binlerce gezegen ve yıldız keşfedildi.

İnsanlı uzay uçuşları da özellikle ABD ve Rusya tarafından düzenli şekilde sürdürülüyor.

- Uzaya giden ilk insan Sovyet kozmonot Gagarin'di

Eski Sovyetler Birliği, 12 Nisan 1961'de uzaya ilk insanı göndererek tarihi bir başarıya imza attı. Uzaya ilk giden Sovyet kozmonot Yuri Gagarin, dünyanın etrafında bir yörünge boyunca 108 dakika uçan kişi oldu.

Gagarin'in 1961'deki uçuşunun ardından Sovyetler Birliği'nin 6-7 Ağustos 1961'de Vostok 2 göreviyle uzaya gönderdiği Gherman Titov, bir günden fazla uzayda kalan ilk insan oldu.

Sovyetler Birliği tarafından Vostok 6 göreviyle 14-19 Haziran 1963'te Valentina Tereshkova, ilk kadın kozmonot olarak uzaya gönderildi. Aynı tarihlerde Valery Bykovsky, en uzun süreli bireysel uçuşu gerçekleştirdi.

- İlk uzay yürüyüşü Leonov tarafından yapıldı

Pavel Belyayev ve Aleksey Leonov'un 18-19 Mart 1965'te yaptıkları uçuşta Leonov, uzay yürüyüşü yapan ilk insan oldu.

Vladimir Dzhanibekov ve Oleg Makarov da 10-16 Ocak 1978'de uzaya gitti ancak uzaya gittiklerinden farklı bir araçla Dünya'ya dönen ilk insanlar oldu.

19-27 Ağustos 1982'de uzaya giden ikinci kadın olan Svetlana Savitskaya, 17-29 Temmuz 1984'te uzay yürüyüşü yapan ilk kadın olarak da tarihe geçti.

Eski Sovyetler Birliği'nin 26 Aralık 1991'de dağılmasının ardından Rusya ismiyle ilk uzay uçuşu, 17 Mart 1992'de yapıldı.

Rusya'nın 4 Ekim 1994 ile 22 Mart 1995 arasında yaptığı uzay uçuşunda Yelena Kondakova, uzayda en uzun süre kalan kadın olarak kayıtlarda yerini aldı.

- Uzaya giden ilk ABD'li astronot Shepard oldu

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) programları Mercury, Gemini ve Apollo ile uzaya ve Ay'a astronotlarını yollayan ABD, Merkür Projesi ile uzaya 25 uçuş yaptı. Bunların 6'sı, 1961-1963 yıllarında yapıldı.

NASA'nın 5 Mayıs 1961'deki, "Freedom 7" misyonuyla astronot Alan Shepard'ı uzaya gönderildi. Uzaya giden ilk Amerikalı Shepard, alt yörüngede 15 dakika 28 saniye uçtu.

"Friendship 7 Mercury" uzay aracıyla 20 Şubat 1962'de dünyanın yörüngesine girebilen John Glenn, bunu yapan ilk ABD'li astronot oldu.

Walter Schirra Jr, 3 Ekim 1962'de 9 saat 13 dakika ile ABD'nin en uzun uçuşunu gerçekleştirdi. 15-16 Mayıs 1963'te ise L. Gordon Cooper Jr, bir günden fazla uzayda kaldı.

Joseph Walker 19 Temmuz 1963'te, uzay aracıyla yörünge ötesine, uzaya uçan ilk insan olurken Gemini IV kapsamında NASA astronotu Edward White 3 Haziran 1965'te uzay yürüyüşü yapan ilk Amerikalı olarak kayıtlara geçti.

- Neil Armstrong, Ay'a ayak basan ilk insan oldu

ABD'nin Apollo 11 misyonu kapsamında 20 Temmuz 1969'da Neil Armstrong, Edwin Aldrin ve Michael Collins'i Ay'a gönderildi. Armstrong Ay'a ilk ayak basan insan oldu, ardından Aldrin geldi.

Sally Ride, 18-24 Haziran 1983'te uzaya giden ilk Amerikalı kadın oldu.

Ulf Merbold, 28 Kasım-8 Aralık 1983'te uzaya giden ilk Avrupa Uzay Ajansı (ESA) astronotu olarak tarihe geçti.

Bruce McCandless, 3-11 Şubat 1984'te güvenli şekilde kendini araca bağlamadan ilk uzay yürüyüşünü yaptı.

5-13 Ekim 1984'te Marc Garneau, ilk Kanadalı astronot, Kathryn Sullivan ise uzay yürüyüşü yapan ilk Amerikalı kadın oldu.

- Çin

Yang Liwei, Shenzhou 5 göreviyle 14 Ekim 2003'te uzaya giden ilk Çinli astronot olarak tarihe geçti.

Shenzhou 6 ile Fei Junlong ve Nie Haisheng, 12-16 Ekim 2005'te uzaya gitti ve Çin'in uzaya ilk iki kişilik uçuşu gerçekleşti.

Zhai Zigang, Shenzhou 7 ile, 25-28 Eylül 2008'de uzayda yürüyen ilk Çinli astronot oldu.

Liu Yang, 16-20 Haziran 2012'de uzaya giden ilk Çinli kadın astronot olarak tarihte yerini aldı.

17 Haziran-17 Eylül 2021'de Nie Haisheng, Liu Boming ve Tang Hongbo Çin'in Tiangong Uzay İstasyonu'nun ilk mürettebatı oldu.

15 Ekim 2021-16 Nisan 2022 tarihlerinde Zhai Zhigang, Wang Yaping ve Ye Guangfu, Shenzhou 13/Tiangong'la Çin'in, 182 günle en uzun uzay uçuşunu gerçekleştirdi.

- Uluslararası Uzay İstasyonu mürettebatı

NASA, yıllardır düzenli olarak Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) mürettebat yollayarak uzaydaki araştırmalarını sürdürüyor.

Halen ISS'de NASA'nın "Expedition 71" mürettebatı görevlerini sürdürüyor. Genellikle misyonlar ortalama 6 ay sürüyor ve ekipler 6-7 kişi olabiliyor.

Ayrıca "Artemis Programı" kapsamında da ilk aşama "Artemis I", Orion uzay aracının Ay yörüngesinde bir turu tamamlayıp Pasifik Okyanusu'na başarıyla inmesiyle toplam 25 gün sürerek Aralık 2022'de sona erdi.

Eylül 2025'te Orion uzay aracının ilk mürettebatlı misyonu "Artemis II" görevinde de astronotların Ay'a iniş yapmadan Dünya'ya dönmesi planlanıyor.

Her şey planlandığı şekilde ilerlerse insanların ilk defa Ay'ın güney kutbunu inceleyeceği programın son aşaması "Artemis III" misyonunun da önü açılacak.

Bu bağlamda insanlı uzay seyahatinin artık düzenli şekilde farklı misyonlarla sürdürüldüğü görülüyor.

- Özel uzay şirketlerinin misyonları

Ülkeler dışında artık özel uzay şirketleri de uzay ajanslarıyla işbirliği halinde özellikle ISS'e astronotları gönderiyor.

Örneğin, Axiom Space şirketi, bugüne kadar 3 misyona imza attı. Axiom-1, Axiom-2 ve Axiom-3 misyonları kapsamında farklı milletlerden uzaya astronotları gönderen şirket, bu kişilere ve ülkelerine araştırma fırsatı da sağlıyor.

18 Ocak'ta başlayan ve dönüşü 9 Şubat'ta sağlanan Ax-3 kapsamında ISS'e giden mürettebat içinde Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı da yer aldı.

Özel şirketlerin bu girişimleriyle insanlı uzay seyahatlerinin alanının genişlediği, ülkelerin ve uzay ajanslarının ötesinde artık şirketler aracılığıyla uzaya giden kişi sayısının arttığı görülüyor.


Güneş tutulması bilimin hangi sorularına cevap sunabilir?

2017'deki tutulmada çekilen bu fotoğraftaki siyah disk Ay'ın kendisi; bugünkü tam Güneş tutulmasında uydunun Dünya'ya daha yakın olması daha geniş bir alanda tutulmanın gözlemlenmesini sağlayacak (AFP)
2017'deki tutulmada çekilen bu fotoğraftaki siyah disk Ay'ın kendisi; bugünkü tam Güneş tutulmasında uydunun Dünya'ya daha yakın olması daha geniş bir alanda tutulmanın gözlemlenmesini sağlayacak (AFP)
TT

Güneş tutulması bilimin hangi sorularına cevap sunabilir?

2017'deki tutulmada çekilen bu fotoğraftaki siyah disk Ay'ın kendisi; bugünkü tam Güneş tutulmasında uydunun Dünya'ya daha yakın olması daha geniş bir alanda tutulmanın gözlemlenmesini sağlayacak (AFP)
2017'deki tutulmada çekilen bu fotoğraftaki siyah disk Ay'ın kendisi; bugünkü tam Güneş tutulmasında uydunun Dünya'ya daha yakın olması daha geniş bir alanda tutulmanın gözlemlenmesini sağlayacak (AFP)

Ay bugün Güneş'in ışığını örterken bilim insanları da çeşitli gizemlere ışık tutmayı umuyor.

Kuzey Amerika'da gözlemlenecek tam Güneş tutulması, TSİ 21.07'de başlayacak ve ilk durağı Meksika'nın Pasifik kıyısı olacak. Ay'ın Güneş'i tamamen kapattığı tam Güneş tutulması ABD'nin 10'dan fazla eyaletinde görülebilecek fakat kısmi tutulmanın neredeyse bütün eyaletlerden gözlemlenmesi bekleniyor. 

Kanadalıların da izleyebileceği tam Güneş tutulması, Atlantik kıyısında TSİ 10.46'da sona erecek.

Dünya genelinde 2021, ABD'de de 2017'den beri ilk kez gözlemlenecek tam Güneş tutulması, iki yıl daha gerçekleşmeyecek.

Kuzey Amerika'da yaşayanlar bu nadir olayı izlemek için hazırlıklarını yaparken bilim dünyası da farklı bir hazırlık içinde. Araştırmacılar Güneş'in atmosferinden, değişen hayvan davranışlarına kadar çeşitli sorulara cevap bulmayı bekliyor.

Güneş'in dış atmosferini izlemek için eşsiz bir fırsat

Ay, Güneş'in önünden geçip onu tamamen kapattığı sırada yıldızın dış atmosferi korona daha net bir şekilde görünecek. Normalde Güneş'in çok parlak olmasından dolayı gözlemlenemeyen korona, Güneş rüzgarına ısı ve enerji aktardığı için önem arz ediyor.

Güneş rüzgarının zaman zaman uzaya fırlattığı güçlü Güneş patlamaları Dünya'yı vurarak radyo sinyali kesintilerine ve elektrik şebekelerinin devre dışı kalmasına yol açabiliyor. 

NASA, yüksek irtifa araştırma uçağı WB-57'yi kullanarak Dünya yüzeyinden 15 bin 240 metre yükseklikten tutulmanın görüntülerini yakalamayı planlıyor. Southwest Araştırma Enstitüsü'nden Güneş fizikçisi Amir Caspi'nin liderliğindeki proje, koronaya dair yeni detayların yanı sıra Güneş'e yakın yörüngelerdeki asteroitlerin aranmasına da katkı sağlayabilir.

Caspi, Güneş'in ışığını kapatan ve koronagraf denen özel teleskoplar bile yetersiz kaldığı için tutulmanın altın bir fırsat sunduğunu söylüyor:

Güneş'le aramıza giren Ay, gökyüzünde Güneş'in diskini engellemek için tam olarak doğru boyutta ve fazla büyük değil.

Tutulma sırasında Güneş rüzgarının temeline inmeye çalışacak olan Caspi, koronanın Güneş'in yüzeyinden neden milyonlarca derece daha sıcak olduğu sorusunu cevaplamaya fayda sağlayacak ipuçları toplamayı da umuyor. 

Ayrıca koronayı gözlemlemek üzere tasarlanan iki uzay aracının tutulma sırasında faydalı gözlemler yapması bekleniyor. NASA'nın Parker Solar Probe'u ve Avrupa Uzay Ajansı'yla NASA'nın beraber geliştirdiği Solar Orbiter beraber çalışarak Güneş rüzgarı ve atmosferiyle ilgili bilgi toplayacak.

Araştırmacılar ayrıca Güneş'in 11 yıllık döngüsünün sonuna yaklaşmasından dolayı da beklenti içinde. Güneş'in manyetik kutuplarının 11 yılda bir yer değiştirmesini ifade eden Güneş döngüsü sırasında Güneş patlamaları ve kütle atımı aktivitelerinin sıklığı değişiyor.

NASA Başkan Yardımcısı Pam Melroy "İnanılmaz bir şey görme şansımız çok yüksek" diyor.

NASA üç roketle iyonosferi izleyecek

Tam Güneş tutulması Dünya atmosferinin üst kısmında yer alan iyonosferdeki değişimleri gözlemleme fırsatı sunuyor. Tutulma sırasında bu katmanda bozulmalar yaşanmasını bekleyen NASA, tutulma öncesinde, esnasında ve sonrasında fırlattığı sondaj roketleriyle bunları gözlemlemeyi planlıyor. 

NASA Genel Merkezi Tutulma Programı Yöneticisi Kelly Korreck şu ifadeleri kullandı: 

Bu katmandaki bozulmalar GPS ve iletişimde sorunlara yol açabiliyor.

Tutulma sonucu Güneş ışığının büyük ölçüde azalması, araştırmacıların ışığın iyonosferi nasıl etkilediği hakkında daha fazla bilgi edinerek potansiyel arızaları daha iyi öngörmesini sağlayacak. 

Kuşlar göç edebilir

Tutulmalar sırasında hayvanlar sıradışı davranışlar sergileyebiliyor. Zürafaların dörtnala koştuğu ve horozlarla cırcır böceklerinin ötmeye başladığı önceki tutulmalarda gözlemlenmişti.

Güneş tutulması sırasında, hayvanların hassasiyet gösterdiği sıcaklık ve rüzgar gibi etmenler kayda değer derecede azalabiliyor.

Tutumaların kuşları nasıl etkilediğini araştıran Andrew Farnsworth, Ağustos 2017'deki tutulma sırasında gökyüzünde uçan kuşların sayısında azalma olduğunu ifade ediyor. 

Cornell Üniversitesi'nde çalışan ornitolog, ABD'den izlenen son Güneş tutulmasının böcek ve kuşların günlük faaliyetlerini kesintiye uğrattığını fakat hayvanların gece sergilediği davranışları (kuşların göç etmesi, yarasaların ortaya çıkması gibi) tetiklemediğini söylüyor. 

Farnsworth, tutulmanın bu sefer nisanda gerçekleşmesinden dolayı kuşların göç etmeye daha yatkın olabileceğini düşünüyor.

Independent Türkçe, Phys.org, NBC News, CNN, Tübitak


Microsoft, Londra'da yeni yapay zeka merkezi açıyor

Microsoft, yapay zeka ürünleri üzerinde çalışmak ve bu teknolojiyi araştırmak için Londra'da yeni bir yapay zeka merkezi açıyor (Reuters)
Microsoft, yapay zeka ürünleri üzerinde çalışmak ve bu teknolojiyi araştırmak için Londra'da yeni bir yapay zeka merkezi açıyor (Reuters)
TT

Microsoft, Londra'da yeni yapay zeka merkezi açıyor

Microsoft, yapay zeka ürünleri üzerinde çalışmak ve bu teknolojiyi araştırmak için Londra'da yeni bir yapay zeka merkezi açıyor (Reuters)
Microsoft, yapay zeka ürünleri üzerinde çalışmak ve bu teknolojiyi araştırmak için Londra'da yeni bir yapay zeka merkezi açıyor (Reuters)

Microsoft, Londra'da yapay zekaya adanmış yeni bir merkez açıyor.

Yeni ofis, bu teknolojiyi araştırmanın yanı sıra yapay zeka ürünleri üzerindeki çalışmalarına da odaklanacak. Bu gelişme, ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI'nin ABD dışındaki ilk ofisinin açılması da dahil başkent Londra'da yapay zeka şirketlerinin giderek arttığı bir dönemde gerçekleşti.

Microsoft artık Google'a ait olan yapay zeka devi DeepMind'ın Britanyalı kurucu ortağı Mustafa Süleyman liderliğinde, şirket bünyesinde yapay zeka çalışmalarına odaklanacak yeni bir ekip olan Microsoft AI'ın kurulduğunu kısa bir süre önce duyurdu.

Süleyman, Microsoft'un Paddington'daki ofislerinde kurulacak yeni yapay zeka merkezinin "son teknoloji dil modelleriyle bunları destekleyen altyapıyı geliştirmek için öncü çalışmalar yürüteceğini ve temel modellerde kullanılmak üzere dünya standartlarında araçlar oluşturacağını" söyledi.

Süleyman, yeni merkezi duyuran blog yazısında şöyle dedi:

Bu, hem Microsoft AI hem de Birleşik Krallık (BK) için harika bir haber. Londra'da doğup büyüyen bir Britanya yurttaşı olarak, burada son teknoloji bir yapay zeka şirketinin kurucu ortağı olup onu geliştirmekten gurur duyuyorum. Birleşik Krallık'taki olağanüstü yetenek havuzunun ve yapay zeka ekosisteminin son derece farkındayım ve Microsoft AI adına BK'ye bu taahhüdü vermekten heyecan duyuyorum. Birleşik Krallık hükümeti, iş dünyası ve akademi dünyasındaki fikir liderleriyle yaptığım yakın çalışmalar sayesinde, ülkenin yapay zekayı sorumlu bir şekilde ilerletmenin yanı sıra güvenlik odaklı bir yaklaşımla yatırıma, inovasyona ve ekonomik büyümeye kendini adamış olduğunu biliyorum. Bu merkezi Birleşik Krallık'ta açma kararımız, tutkumuzu yansıtıyor.

Süleyman, merkezin istihdam yaratacağını ve Microsoft AI'ın "zamanımızın en ilginç ve zorlu yapay zeka soruları üzerinde çalışmak isteyen sıradışı bireyleri aktif olarak işe alacağını" da sözlerine ekledi.

Yapay zeka merkezinin kurulması, Microsoft'un Cambridge'deki Microsoft Research laboratuvarını da içeren Birleşik Krallık'taki varlığını daha da genişletiyor ve şirketin yapay zeka planlarının bir parçası olarak geçen yılın sonlarında açıkladığı Birleşik Krallık'a 2,5 milyar sterlin (yaklaşık 102 milyar TL) yatırım yapma taahhüdüne dayanıyor.

Ajanslardan da yararlanılmıştır. 
Independent Türkçe


Malezya, Meta ve TikTok'tan zararlı içerik denetiminin artırılmasını istedi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Malezya, Meta ve TikTok'tan zararlı içerik denetiminin artırılmasını istedi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Malezya, Facebook'un çatı şirketi Meta ve TikTok'a zararlı içeriklerin denetlenmesinin artırılması çağrısı yaptı.

Bernama'nın haberine göre, Malezya polisi ile Malezya İletişim ve Multimedya Komisyonu'ndan (MCMC) ortak açıklama yapıldı.

Ortak açıklamada, TikTok ve Meta yetkilileriyle dün yapılan toplantıda zararlı içeriklerin denetimi konusunda anlaşmaya varıldığı bildirildi.

Açıklamada, "TikTok ve Meta, koordineli gerçek dışı davranışları engellemeye, dolandırıcılık ve yasa dışı çevrim içi kumar gibi zararlı içerikler konusunda derhal harekete geçmeye çağırılıyor." ifadesi kullanıldı.

MCMC'nin açıkladığı istatistiklere göre, sosyal medyada zararlı içerikler artış gösterdi ve 2024'ün ilk üç ayında 51 bin 638 münferit vaka, işleme alınması için çevrim içi platform sağlayıcılarına yönlendirildi.

Bu sayının 2023'ün tamamında 42 bin 904 olduğu belirtildi.

Açıklamada, TikTok ve Meta'dan toplantıda kararlaştırıldığı üzere kapsamlı bir iyileştirme planı ve stratejisi sunmaları istendiği aktarıldı.


ULAK Haberleşme 5G yatırımlarını hızlandırdı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

ULAK Haberleşme 5G yatırımlarını hızlandırdı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Türkiye'de 4,5G altyapısının temelleri üzerine inşa edilerek ilerleyen 5G yatırımlarını hızlandıran ULAK Haberleşme'nin, 5G saha denemeleriyle ülkenin iletişim altyapısında "yeni çağın kapılarını" aralaması bekleniyor.

AA muhabirinin, ULAK Haberleşme AŞ'den aldığı bilgiye göre, Türkiye'nin önde gelen iletişim şirketleri, mobil internet hızını, bant genişliğini ve erişilebilirliğini artırmak için yaptıkları yatırımlarla ülkenin dijital dönüşümüne önemli katkıda bulunuyor.

Ülke genelinde 4,5G ağının yaygınlaşması, kullanıcıların daha hızlı veri indirme ve yükleme, kesintisiz video akışı, yüksek kaliteli görüntülü görüşme gibi pek çok avantajdan faydalanmasını sağlarken, aynı zamanda ekonomik büyümeye ve dijitalleşmeye de ivme kazandırıyor.

Operatörlerin altyapı yatırımları, 4,5G hizmetinin yaygınlaşmasını ve kalitesini artırırken yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesine de olanak tanıyor.

Haberleşme ve telekomünikasyon alanında yerli ve milli firma olan ULAK Haberleşme, Evrensel Faz 1-2-3 projeleri kapsamında özellikle kırsal alanlarda kapsama alanı oluşturarak Türkiye'nin dijital dönüşümüne önemli katkılar sağlıyor. Bu projelerle Türkiye'nin en büyük 3 operatörüne de hizmet sağlayarak ülkenin her köşesinde kesintisiz iletişim imkanı sunuyor. ULAK Haberleşme, 3 bine yakın baz istasyonuyla hizmet vermeyi sürdürürken teknoloji odaklı yaklaşımı ve sürekli yenilikçi çözümleriyle de ülkenin uluslararası alanda rekabet gücünün artırılmasına katkı sunuyor.

- ULAK mobil istasyonları

Afet ve acil durum senaryolarına yönelik geliştirilen ULAK Taşınabilir Baz İstasyonu çözümüyle farklı araçlarla entegrasyon sağlanarak normal zamanlarda sabit direklere kurulan baz istasyonu taşınabilir hale getiriliyor ve ihtiyaç olan bölgelerde hızlı bir şekilde kuruluyor. Böylece bina üstünde yer alan ve doğal afetler sebebiyle çöken binalar nedeniyle çalışamaz hale gelen baz istasyonları yerine ULAK mobil istasyonları hizmet veriyor.

Bir diğer 4,5G özel çözümü olan İHA POD sistemine entegre ULAK baz istasyonu ve çekirdek şebekesiyle kapalı devre haberleşme şebekesi kuruluyor.

İHA POD ile sahadaki personel ve merkez arasında anlık, geniş bantta veri, görüntü ve ses aktarımı sağlanan özel ağ yapısı kuruluyor. İHA'ların kanat altına entegre edilen ULAK POD baz istasyonları, sivil, kamu ve askeri tüm ihtiyaçlara cevap verebilecek nitelikte tasarlandı.

- 4,5G deneyimi 5G'ye aktarılıyor

5G yatırımlarını hızlandıran ULAK Haberleşme, 5G teknolojisine geçiş sürecinde 4,5G altyapısının temelleri üzerine inşa edilen bir yapıyla ilerliyor.

ULAK Haberleşme bünyesinde devam eden 5G geliştirme çalışmaları kapsamında, mevcut 4,5G altyapısının geliştirme süreçlerinden elde edilen bilgi birikiminin en verimli şekilde 5G'ye aktarılması hedefleniyor.

Türkiye'nin 5G yatırımları, uluslararası standartlara uygun altyapı ve teknolojik gelişmelere dayanarak kullanıcıların daha hızlı ve güvenilir iletişim deneyimleri yaşamasını hedefliyor. Bu sayede Türkiye, dijital dönüşüm sürecinde önemli bir adım atarak endüstriyel ve ekonomik açıdan da rekabet gücünü artıracak.

Aynı zamanda patent çalışmaları da sürdürülerek, inovasyon ve teknoloji alanındaki gelişmeler hız kesmeden devam ediyor. Böylece 5G'de saha kurulumlarına yönelik geliştirme çalışmaları sürdürülürken eş zamanlı olarak 6G'ye yönelik temel teknolojilerin geliştirilmesi ve patentlerle koruma altına alınması amaçlanıyor.


"Gökyüzündeki süperyat" sürdürülebilir seyahati değiştirmeye geliyor

Hibrit hava aracı Akdeniz'e doğru yola çıkacak (Hybrid Air Vehicles)
Hibrit hava aracı Akdeniz'e doğru yola çıkacak (Hybrid Air Vehicles)
TT

"Gökyüzündeki süperyat" sürdürülebilir seyahati değiştirmeye geliyor

Hibrit hava aracı Akdeniz'e doğru yola çıkacak (Hybrid Air Vehicles)
Hibrit hava aracı Akdeniz'e doğru yola çıkacak (Hybrid Air Vehicles)

Birleşik Krallık'ın Doncaster kentinde kurulacak yeni hava gemisi üretim tesisi, Hybrid Air Vehicles'ın (HAV) 2028'de havalanması planlanan "yeşil" hava aracı filosunun oluşturulmasına katkı sunacak.

Doncaster Belediye Meclisi ve HAV, Carcroft Common köyünde amiral gemisi niteliğinde bir Airlander 10 üretim merkezi için planlarını açıkladı.

HAV'ın "ultra düşük emisyonlu" ve "dünyanın en verimli büyük hava aracı" diye tanımladığı Airlander 10, saatte yaklaşık 160 km hıza ulaşabiliyor.

Doncaster North Milletvekili Ed Miliband şunları söyledi: 

Bu, Carcroft ve Doncaster için kesinlikle şahane bir haber. Bu yeni üretim tesisi, bölgede çok ihtiyaç duyulan 1200'den fazla yüksek vasıflı istihdam yaratacak ve yeşil havacılığı bir adım daha yaklaştıracak.

Şirket Carcroft Common tesisinde yılda 24 kadar Airlander 10 hava aracı üretmeyi hedefliyor.

Yanıcı olmayan helyumla havada kalan hibrit araç, 100 yolcu veya 10 tona kadar yük taşıma kapasitesine sahip.

Doncaster Belediye Başkanı Ros Jones, "Doncaster Şehri, büyümeyi desteklemek için yeni teknolojiyi benimsemede ön saflardadır ve önerilen Hybrid Air Vehicles tesisi sadece iddialı büyüme stratejimizin değil, aynı zamanda yeni yeşil gelişmiş üretim ve sürdürülebilir endüstriyel yeniliğe odaklanan öncü iklim değişikliği hedeflerimizin de bir parçası" dedi.

Independent

Hybrid Air Vehicles CEO'su Tom Grundy, yeni üretim merkezinin "yılda 1 milyar sterlinlik (yaklaşık 40,7 milyar TL) bir ihracat" yaratacağına inanıyor.

Grundy, "Temiz uçuşu yeniden düşünme vizyonumuz, Doncaster Belediye Meclisi ve Güney Yorkshire bölgesi tarafından her adımda güçlü bir destekle karşılandı" diye ekledi.

İspanyol bölgesel havayolu şirketi Air Nostrum bu hava taşıtını ilk kullanan şirket olacak ve sadece 4 yıl içinde 20 Airlander 10'den oluşan bir filoyu Akdeniz'e götürmeyi planlıyor.

Projenin geliştirilmesi, Airlander 10'in 2016'daki ikinci uçuş denemesinde düşmesinden 8 yıl sonra gerçekleşti.

Kısmen uçak kısmen hava gemisi olan 98 metre uzunluğundaki araç, ikinci uçuş denemesinin sonunda Cardington Airfield üssüne inerken burun üstü çakıldığında mürettebattan kimse yaralanmamıştı.

HAV'dan bir sözcü şunları söylemişti: 

Airlander 10 prototipi ikinci deneme uçuşunu gerçekleştirip 100 dakika uçtu. Planlanan tüm görevlerini tamamlayıp iniş için Cardington'a döndü. Airlander sert bir iniş gerçekleştirdi ve uçuş güvertesinin ön kısmında halihazırda değerlendirilen bir miktar hasar meydana geldi.

 Independent Türkçe


NASA, Güneş tutulması sırasında neden üç roket fırlatacak?

Gökbilimciler, tutulma sırasında iyonosferdeki manyetik alanların nasıl etkilendiğini gözlemleyecek (NASA)
Gökbilimciler, tutulma sırasında iyonosferdeki manyetik alanların nasıl etkilendiğini gözlemleyecek (NASA)
TT

NASA, Güneş tutulması sırasında neden üç roket fırlatacak?

Gökbilimciler, tutulma sırasında iyonosferdeki manyetik alanların nasıl etkilendiğini gözlemleyecek (NASA)
Gökbilimciler, tutulma sırasında iyonosferdeki manyetik alanların nasıl etkilendiğini gözlemleyecek (NASA)

NASA, 8 Nisan'da gerçekleşecek Güneş tutulması sırasında üç roket fırlatacak. Bilim insanları, atmosferdeki değişimleri incelemeyi hedefliyor. 

NASA'dan pazartesi günü yapılan açıklamada, APEP adlı proje kapsamında tutulma sırasında atmosfere üç sondaj roketi fırlatılacağını duyurdu.

Araştırmacılar, tutulma sırasında Dünya'nın atmosferinde gerçekleşecek değişimleri gözlemlemeyi amaçlıyor. 

Sondaj roketleri, yaklaşık 48 kilometre ila 965 kilometre irtifada yer alan iyonosfer tabakasına gönderilecek. Atmosferin bu bölümünde elektromanyetik dalgaları yansıtacak miktarda iyon ve serbest elektron var. 

Roketler, ABD'nin Atlas Okyanusu sahilindeki Virginia eyaletine bağlı Wallops Adası'nda yer alan Wallops Uçuş Tesisi'nden fırlatılacak. 

Güneş tutulması yerel saatle 14.06-16.33'te gerçekleşecek. Tesisin bulunduğu yerde tutulma surasunda Güneş ışınlarının yaklaşık yüzde 81'inin engelleneceği öngörülüyor. Tutulmanın zirve noktası olarak nitelenen bu an yerel saatle 15.33'te yaşanacak.

NASA, roketleri üç farklı zamanda fırlatacak. Bunlardan ilki tutulma başlamadan 45 dakika önce, ikincisi tutulma sırasında, üçüncüsüyse tutulma bittikten 45 dakika sonra iyonosfere gönderilecek. 

Bilim insanları, Güneş ışınlarının aniden kesilmesinin, iyonosferde yaratacağı etki nedeniyle Dünya'daki telekomünikasyon sistemlerinin geçici olarak arızalanabileceğini düşünüyor.

NASA'nın göndereceği roketler azami 420 kilometreye çıkacak. Sondaj roketleri, iyonosfere ulaştıklarında taşıdıkları cihazlar yardımıyla yüklü ve nötr parçacıkların yoğunluğunun yanı sıra manyetik ve elektrik alanlarının davranışlarını da ölçecek. 

Görevi yönetecek bilim insanı Aroh Barjatya, projeye dair şunları söyledi: 

İyonosfer, radyo sinyallerini yansıtan ve dağıtan bir bölge. Sinyallerin geçişi sırasında uydu iletişimi de etkileniyor. İyonosferi anlamak, burada yaşanacak sorunları öngörmemizi mümkün kılacak modeller geliştirmek ve giderek iletişim sistemlerine bağımlı hale gelen dünyamızda işlerin ters gitmemesini sağlamak açısından için çok önemli.

Independent Türkçe, Forbes, NASA