Umman Denizi’nde tankerlere yönelik saldırıya dünyadan tepki

Umman Denizi’nde saldırıdan etkilenen tankerlerden biri (AFP)
Umman Denizi’nde saldırıdan etkilenen tankerlerden biri (AFP)
TT

Umman Denizi’nde tankerlere yönelik saldırıya dünyadan tepki

Umman Denizi’nde saldırıdan etkilenen tankerlerden biri (AFP)
Umman Denizi’nde saldırıdan etkilenen tankerlerden biri (AFP)

ABD Donanması tarafından bugün yapılan açıklamada, Umman Denizi’nde seyir halindeki iki tankerin saldırıya uğradığı belirtilirken, çok sayıda ülkeden saldırılara tepki geldi.
ABD 5. Filosu, Umman Denizi’nde saldırıya uğrayan iki tankere olayın hemen ardından yardım edildiğini açıklarken, 5. Filo sözcüsü, bölgedeki ABD güçlerinin bu sabah erken saatlerde iki ayrı tehlikeli mesaj aldığını söyledi.
Reuters haber ajansı, Umman Denizi’nde saldırıya uğrayan bir petrol tankerinin hasar gördüğünü belirtirken, tankerde görev yapan personelin tahliye edildiğini aktardı.
Bloomberg’in haberine göre, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Fuceyre Limanı’ndan bir yetkili, saldırının tankerlerin petrol ile doldurulmasının ardından Abu Dabi’den yola çıktıktan sonra gerçekleştiğini belirtti.
Haberde ayrıca, tankerlerin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) denize açıldığı belirtildi. Kokuka Courageous tankerinde Suudi Arabistan'dan Singapur'a methanol taşınırken, Front Altair ise 75 bin tonluk petrokimya hammaddesini Katar'dan Tayvan'a taşıyordu.
Mürettebat gemiden tahliye edildi
Bernhard Schulte Shipmanagement şirketi, saldırı sonucu geminin gövdesinden hasar aldığını ve 21 kişilik Filipinli gemi mürettebatından bir kişinin hafif yaralandığını belirtti.
Yine aynı habere göre Frontline firmasına kayıtlı Marşal Adaları bandıralı Front Altair isimli diğer tanker ise Fuceyra Limanı’na tehlike sinyali gönderdi.
Front Altair gemisini kiralayan Tayvan devlet petrol rafinerisi CPC Corp şirketinden üst düzey bir yetkili, Ortadoğu’dan yakıt getirmek için kiraladıkları tankerin bugün erken saatlerde saldırıya uğradığı bilgisini verdi.
Şirketin petrokimya departmanı Bakanı Wu Ay Fang, Reuters’a yaptığı açıklamada, Front Altair gemisinin 75 bin ton petrol taşıdığına değinerek, saldırının hemen ardından gemideki tüm mürettebatın kurtarıldığını ifade etti.
Reventive Akon verilerine göre, Front Altair son olarak BAE’nin el Ruvais bölgesinden yük alarak Umman Körfezi’ndeki İran sahillerinde görüldü.
Japonya’dan saldırı açıklaması
Ayrıca, Japon hükümeti tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda Japonya ile bağlantısı olan iki petrol tankerinin de saldırıya uğradığı aktarıldı.
Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanı Hiroshige Seko gazetecilere yaptığı açıklamada, tüm ekibin güvende olduğunu belirterek tahliyenin gerçekleştiğini ve Tokyo’nun olay ile ilgili geniş çaplı bilgi topladığına dikkat çekti.
Londra ise Hürmüz Boğazı’nda gemilere yapılan saldırı konusunda endişeli olduklarını açıkladı. İngiltere Hükümet Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, “Hürmüz Boğazı’nda gemilerde meydana gelen patlama ve yangın raporları konusunda endişe duyuyoruz. Bölgedeki yerel yetkili ve ortaklar ile temas halindeyiz” ifadeleri kullanıldı.
Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Sorumlusu Federica Mogherini yaşanan olay sonrası provokasyondan kaçınılması gerektiği çağrısında bulundu.
Mogherini açıklamasında, bölgenin yeni istikrarsızlaştırıcı sebeplere ihtiyaç duymadığını belirterek, provokasyondan kaçınılması gerektiğini belirtti.
Hürmüz Boğazı dünya petrolünün yüzde 40’ının deniz yolu ile taşındığı ticari bir su yolu olarak büyük öneme sahip.



Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
TT

Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)

İran'ın Körfez ülkelerini bombalamasıyla Ortadoğu'daki çatışmaların tırmanmasının ardından Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki diplomatik personelinin aile üyeleri ve refakatçilerinden ülkeyi terk etmelerini istedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, küresel enerji fiyatlarının yükselmesine, iş dünyasının aksamasına ve hava trafiğinin engellenmesine yol açan ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarını sona erdirmek için müzakere arayışında olmadığını söyledi.

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, bölgedeki güvenlik durumunun kötüleştiğini belirtti. X platformunda yaptığı paylaşımda, "Seyahat tavsiyelerimiz bu eğilimi yansıtacak şekilde güncellendi. Avustralyalılara BAE'ye seyahat etmemelerini tavsiye etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Wong, şu ana kadar bin 700'den fazla Avustralyalının BAE'den ticari uçuşlarla eve döndüğünü belirtti.

Çatışmanın on gün önce başladığında Ortadoğu'da yaklaşık 115 bin Avustralyalı bulunuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin yakın müttefiki olan Avustralya, çatışmanın tırmanması durumunda Ortadoğu'ya asker göndermeyeceğini, ancak İran'ın insansız hava araçları (İHA) ve füzelerinden ülkeleri koruma konusunda yardım taleplerini değerlendirdiğini ifade etti.


Suudi Arabistan: El-Harc, el-Cevf ve Çöl bölgesinde 3 balistik füze ve 4 İHA imha edildi

Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)
Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)
TT

Suudi Arabistan: El-Harc, el-Cevf ve Çöl bölgesinde 3 balistik füze ve 4 İHA imha edildi

Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)
Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, Riyad'ın 80 kilometre güneydoğusundaki el-Harc Valiliği'nde bulunan Prens Sultan Hava Üssü'ne doğru fırlatılan 2 balistik füzenin, ülkenin güneydoğusundaki Şeybe petrol sahasına doğru ilerleyen üç insansız hava aracının (İHA) ve Krallığın kuzeyindeki el-Cevf bölgesinin doğusunda bulunan dördüncü bir İHA’nın engellenerek imha edildiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Sivil Savunma Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, dün el-Harc'da bir bakım ve temizlik şirketine ait konut alanına mermi düşmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, Hint ve Bangladeş uyruklu 12 kişi ise yaralandı. Olayda ayrıca maddi hasar meydana geldi.

Sivil Savunma, sivilleri hedef alan saldırı girişimlerinin uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğunu vurgulayarak, bu tür durumlarda benimsenen prosedürlerin uygulandığını belirtti.

Savunma Bakanlığı sözcüsü dün akşam yaptığı açıklamada, Şeybe petrol sahasına doğru ilerleyen iki İHA’nın ve Prens Sultan Hava Üssü'ne doğru fırlatılan bir balistik füzenin imha edildiğini, ayrıca Riyad'ın kuzeyinde düşürülen iki İHA'nın hedef alma girişiminin de engellendiğini duyurdu.


Bahreyn: İran saldırılarının başlangıcından bu yana 243 füze ve İHA imha edildi

Bahreyn, İran'ın ayrım gözetmeyen saldırılarının bölgesel barış ve güvenliğe doğrudan tehdit oluşturduğunu teyit etti (BNA)
Bahreyn, İran'ın ayrım gözetmeyen saldırılarının bölgesel barış ve güvenliğe doğrudan tehdit oluşturduğunu teyit etti (BNA)
TT

Bahreyn: İran saldırılarının başlangıcından bu yana 243 füze ve İHA imha edildi

Bahreyn, İran'ın ayrım gözetmeyen saldırılarının bölgesel barış ve güvenliğe doğrudan tehdit oluşturduğunu teyit etti (BNA)
Bahreyn, İran'ın ayrım gözetmeyen saldırılarının bölgesel barış ve güvenliğe doğrudan tehdit oluşturduğunu teyit etti (BNA)

Bahreyn Savunma Kuvvetleri Genel Komutanlığı dün akşam yaptığı açıklamada, İran'ın ülkeyi hedef alan vahşi terör saldırılarının başlangıcından bu yana savunma sistemlerinin 92 füze ve 151 insansız hava aracını (İHA) etkisiz hale getirip imha ettiğini duyurdu.

Genel Komutanlık yaptığı açıklamada, balistik füzelerin ve İHA’ların sivilleri ve özel mülkiyeti hedef almak için kullanılmasını uluslararası insancıl hukukun ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın açık bir ihlali olarak değerlendirdi ve hava savunma sistemlerinin, bölgesel barış ve güvenliğe doğrudan tehdit oluşturan İran terörist saldırılarının ardı ardına gelen dalgalarını püskürtmeye devam ettiğini vurguladı.

Açıklamada, herkesin evde kalması, gerekli olmadıkça kesinlikle dışarı çıkmaması, kendi güvenliklerini sağlamak için en üst düzeyde dikkat ve teyakkuz halinde olması, hasarlı bölgelerden ve şüpheli nesnelerden tamamen uzak durulması, askeri operasyonları ve enkaz alanlarını fotoğraflamaması veya söylenti yaymaması, ayrıca resmi kaynaklardan bilgi, uyarı ve ikaz alma konusunda dikkatli olması gerektiği ifade edildi.

Bahreyn Sivil Savunma Konseyi, halkın güvenliğini korumak ve sivil savunma önlemlerini güçlendirmek amacıyla cuma akşamı sokak ve meydanlarda toplanmaları yasakladığını duyurdu.

Bahreyn Haber Ajansı, İran'ın füze ve insansız hava araçları kullanarak ülkeye karşı sergilediği açık saldırganlık ve bunun vatandaşların ve sakinlerin güvenliği için oluşturduğu büyük tehlike karşısında, kamu güvenliği sorumluluklarına bağlılığı sürdürme kararı alındığını belirtti.