Huawei yaptırımlara karşı koymaya çalışıyor

Huawei grubunun üst düzey stratejistlerinden Shao Yang Şangay’da düzenlenen CES fuarında açıklamalarda bulundu. (Reuters)
Huawei grubunun üst düzey stratejistlerinden Shao Yang Şangay’da düzenlenen CES fuarında açıklamalarda bulundu. (Reuters)
TT

Huawei yaptırımlara karşı koymaya çalışıyor

Huawei grubunun üst düzey stratejistlerinden Shao Yang Şangay’da düzenlenen CES fuarında açıklamalarda bulundu. (Reuters)
Huawei grubunun üst düzey stratejistlerinden Shao Yang Şangay’da düzenlenen CES fuarında açıklamalarda bulundu. (Reuters)

Çin teknoloji devi Huawei, ABD’nin kendisine açtığı savaşa karşılık vermeye hazırlanıyor.
Washington, ulusal güvenliği için tehdit gördüğü Huawei şirketine yönelik girişimlerine hız vermiş ve başta Avrupalı ortakları olmak üzere tüm uluslararası alanı Huawei konusunda uyarmıştı. Huawei ürünlerine 5G ağı lisansı verilmemesi konusunda uyarıda bulunan ABD, kara listeye eklediği şirket ile ticari ilişkilerde bulunulmaması konusunda sert çıkmıştı. ABD, uyarısını dikkate almayan uluslararası şirketleri de yaptırım uygulamakla tehdit etmişti.
Söz konusu gelişmelerin ardından birçok teknoloji şirketi Huawei ile ilişkilerini kesmek için harekete geçti. Google, Huawei ile çalışmaya devam etmeyeceğini ve bundan sonra Huawei ürünlerine Android lisansı verilmeyeceğini açıkladı. Bu, Huawei telefonlarının adeta ‘ruhsuz bir ceset’ haline gelmesi demekti. Ardından telefonlar için vazgeçilmez derecede önemli olan programları geliştiren diğer bazı özel şirketler de Huawei ile çalışmayacağını duyurdu. Huawei ürünlerini kullananların sosyal medyanın önde gelen uygulamaları olan Facebook, Messenger, WhatsApp ve Instagram uygulamalarını kullanamayacakları bildirildi.
Söz konusu gelişmelerin ardından yaşadığı işletim sistemi krizini aşmak isteyen Huawei birçok ülkede HongMeng işletim sistemi için başvuruda bulundu. Bu adım, Huawei’nin ABD tarafından kendisine uygulanan yaptırımlara karşı B planını devreye soktuğuna işaret ediyor.
Uluslararası alanın en büyük teknoloji şirketlerinden olan Huawei, Donald Trump yönetiminin kendisini geçen ay kara listeye eklemesinden bu yana Kamboçya, Kanada, Güney Kore ve Yeni Zelanda gibi ülkelerde kullanılan HongMeng sistemi için başvurularına hız verdi.
Şirket, geçen 27 Mayıs’ta Peru’ya HongMeng ismi için marka başvurusunda bulundu. Peru makamları Huawei’den daha detaylı bilgi istedi. Talep edilen dosyaları temin etmesi için şirkete 9 ay mühlet verdi. Peru, Huawei’nin en önemli pazarları arasında yer alıyor. Huawei’nin Peru’da 5,5 milyon kullanıcısı bulunuyor.
Huawei şirketinin ticari tüketici grubu CEO'su Richard Yu, bu senenin başında Die Welt gazetesine yaptığı açıklamada Huawei’nin ABD merkezli program şirketlerinin yasaklanması durumunda kullanabileceği yedek işletim sistemi bulunduğunu belirtmişti.
Dünya genelindeki en büyük ikinci telefon şirketi olan Huawei henüz yeni işletim sisteminin detaylarını açıklamış değil.
Huawei yerel pazarda da HongMeng için marka başvurusu yapmış ve marka hakkını almıştı.
Teknoloji şirketlerinin bir kısmına göre Huawei artık savunmadan çıkıp saldırıya geçmek istiyor. Aktarılan bilgilere göre Oppo ve Xiaomi gibi bazı telefon şirketleri Huawei’nin alternatif olarak getirdiği işletim sistemini deniyor. Söz konusu gelişmeler, ABD merkezli şirketlerin işletim sistemi konusundaki hegemonyasını sona erdirebilir. Sızdırılan bilgilere göre HongMeng işletim sistemi Android’ten yüzde 60 daha hızlı.
HongMeng işletim sistemi, akıllı telefonlar, bilgisayarlar, tabletler, televizyonlar ve arabalarda kullanılacak. Kişisel bilgilerin korunması noktasında Android’ten daha güçlü bir güvenlik sistemine sahip olduğu belirtilen HongMeng’in Android üzerinden çalışan tüm uygulamalarla uyumlu olacağı kaydediliyor.
Uyumluluk özelliği önemli bir adım. Ancak büyük popülariteye sahip uygulamaların sahipleri resmi ve kanuni haklarını kullanarak uygulamalarının Huawei’ye ait yeni işletim sisteminde yer almasını engelleyebilir. Yine de kullanıcılar resmi olmayan yollardan bu uygulamaları kullanabilir. Huawei’de kanuni sorumluluklardan kaçmak için söz konusu korsan uygulamaların kullanımı için belirli boşluklar bırakabilir.
Huawei bu yılın ortalarında Apple şirketini geçerek akıllı telefon alanında uluslararası alanın en büyük ikinci şirketi olmuştu. Huawei dünya birincisi Samsung’un da önüne geçmeyi hedefliyor.
Ancak yaşanan son gelişmelerin ardından Huawei akıllı telefon alanında birinci olma planında gecikme yaşandığını ve planın uygulanması için daha uzun bir süreye ihtiyaç duyulduğunu duyurdu. Huawei’nin baş stratejistlerinden Shao Yang, Çin’in Şangay kentinde düzenlenen CES fuarından yaptığı açıklamalarda “Bu yılın son çeyreğinde dünyanın en büyük telefon şirketi olmak istiyoruz. Ancak bunun için daha uzun süreye ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Medya’da çıkan haberlere göre Huawei, ABD yaptırımlarından dolayı dizüstü bilgisayar pazarından çekilebilir.



Çin, Silikon Vadisi’yle arayı kapatıyor

Yarı iletken çipler üzerinden yürüyen yapay zeka yarışı, yeni dil modelleriyle kızışıyor (AP)
Yarı iletken çipler üzerinden yürüyen yapay zeka yarışı, yeni dil modelleriyle kızışıyor (AP)
TT

Çin, Silikon Vadisi’yle arayı kapatıyor

Yarı iletken çipler üzerinden yürüyen yapay zeka yarışı, yeni dil modelleriyle kızışıyor (AP)
Yarı iletken çipler üzerinden yürüyen yapay zeka yarışı, yeni dil modelleriyle kızışıyor (AP)

Çinli yapay zeka şirketleri düşük maliyetli ve yüksek performanslı modellerle OpenAI, Anthropic ve Google'ın teknolojik üstünlüğüne meydan okuyor.

New York Times'ın (NYT) analizine göre özellikle Çinli girişim Z.ai'nin geliştirdiği yeni GLM-5.2 modeli, ABD'li rakiplerine kıyasla çok daha düşük maliyetle benzer seviyede performans sunarak küresel yapay zeka yarışında dengeleri değiştiriyor.

Donald Trump yönetimi ulusal güvenlik ve siber güvenlik endişelerini gerekçe göstererek, ABD vatandaşı olmayanların Anthropic'in Fable 5 ve Mythos 5 yapay zeka modellerine erişimini yasaklamıştı.

Pentagon'la yaşadığı tartışmalarla gündem olan şirketten 12 Haziran'da yapılan açıklamada, sözkonusu modellere erişimin küresel olarak kaldırıldığı duyurulmuştu.

Analize göre bu hamle bazı şirketleri alternatif yapay zeka modelleri aramaya itti.

Geçen hafta tanıtılan GLM-5.2 özellikle yazılım geliştirme ve yapay zeka ajanları alanında öne çıkıyor. Bazı görevlerde Anthropic'in Claude Opus 4.8 modelinin yaklaşık sekizde biri maliyetle çalışabiliyor.

Teknoloji analiz şirketleri Graphistry ve Semgrep tarafından yapılan iki ayrı güvenlik değerlendirmesinde, GLM-5.2'nin siber güvenlik ve güvenlik açığı tespiti testlerinde önde gelen ABD modelleriyle aynı seviyede performans gösterdiği ortaya kondu.

ABD Ticaret Bakanlığı'nın geçen yıl kara listeye aldığı Z.ai'nin modelinin açık kaynak olarak yayımlanması da geliştiricilerin bunu ücretsiz biçimde kullanıp özelleştirebilmesini sağlıyor. Öte yandan aynı özellik, kullanıcıların güvenlik kontrollerini kaldırmasını da mümkün kılıyor. Bu da bilgisayar korsanlarının modeli siber saldırılarda kullanmasının önünü açıyor.

Anthropic ve ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI, Çinli şirketleri kendi modellerinden izinsiz veri toplamakla suçluyor. Anthropic'in ABD'li senatörler Tim Scott ve Elizabeth Warren'a 10 Haziran'da gönderdiği mektupta, şirketin Claude modelinin bazı özelliklerinin Çinli teknoloji devi Alibaba tarafından kopyalandığı öne sürülmüştü. Şirketten suçlamalara henüz yanıt gelmedi.

Yapay zeka şirketi Baseten'dan Charles O'Neill ise Çinli yapay zeka modellerinin başarısının sadece bununla açıklanamayacağına dikkat çekiyor:

Bu modellerin tüm kapasitesinin Anthropic'ten geldiğine yönelik anlatı tam olarak gerçeği yansıtmıyor.

Independent Türkçe, New York Times, Axios


Apple, bellek çiplerinin maliyetindeki artış nedeniyle MacBook ve iPad fiyatlarını yükseltti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Apple, bellek çiplerinin maliyetindeki artış nedeniyle MacBook ve iPad fiyatlarını yükseltti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Apple, iPad ve MacBook fiyatlarını yükseltti.

Şirket, yapay zekâ sektörünün veri merkezi yatırımları sebebiyle artan bellek ve depolama çipi maliyetlerini artık tüketicilere yansıtmama seçeneklerinin kalmadığını belirtti.

Fakat bu zam, Apple'ın en büyük gelir kaynağı olan iPhone'u etkilemiyor.

Öte yandan şirketin bütçe dostu Windows ve Chromebook modellerinden pazar payı kapmak amacıyla piyasaya sürdüğü en ucuz dizüstü bilgisayarı olan Neo'nun başlangıç fiyatı, lansmanından sadece birkaç ay sonra 599 dolardan 699 dolara çıkacak.

Apple'ın fiyatları yükseltmesi, sektörde gıpta edilen tedarik ilişkilerine sahip, dünyanın en değerli elektronik şirketlerinin bile bellek çiplerinin fiyatlarındaki artıştan etkilendiğini gösteriyor.

Micron gibi bellek üreticileri, son aylarda Nvidia gibi yapay zekâ çip üreticilerinin siparişlerine öncelik vererek, bu şirketlerin büyük kâr elde etmesine yardımcı oldu.

Apple yaptığı açıklamada, "Bir bileşen fiyatının bu kadar hızlı ve bu kadar fazla arttığını daha önce hiç görmedik. Şimdiye kadar müşterilerimizi bu artıştan koruduk fakat artık iPad ve Mac için bugün uyguladığımız zamlar da dâhil olmak üzere, birçok üründe fiyatları artırmaya başlamamız gereken bir noktaya geldik" dedi.

Apple'ın internet sitesinde yer alan güncel fiyatlara göre, 512 gigabayt depolama alanına sahip MacBook Air'in fiyatı 1,099 dolardan 1,299 dolara yükselirken, 1 terabayt depolama alanına sahip MacBook Pro'nun fiyatı ise 1,699 dolardan 1,999 dolara çıktı. 128 gigabaytlık iPad Air'in fiyatı ise 599 dolardan 749 dolara çıktı.

Independent Türkçe

 


Uzmanlar, tıbbi yapay zekanın beklenmedik risklerine karşı uyardı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Uzmanlar, tıbbi yapay zekanın beklenmedik risklerine karşı uyardı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Uzmanlar, tıpta kullanılan yapay zekanın insanların mahremiyetini beklenmedik şekillerde tehlikeye atabileceğini tespit etti.

Pek çok kişi, çeşitli kullanım alanları olan bu tür tıbbi yapay zeka sistemlerinin sağlık hizmetlerinde çarpıcı bir iyileşme yaratabileceğini iddia ediyor. Bu sistemler, özellikle tıbbi uzmanlık bilgisinin nadir olduğu bölgelerde fayda sağlayabiliyor ve böylece insanlar, örneğin tıbbi görüntüler üzerinden sorunları teşhis etmek için yapay zekaya başvurabiliyor.

Ancak yeni çalışma aynı teknolojinin, sistemin eğitilmesi için haberleri bile olmadan verileri kullanılan kişilerin mahremiyetini tehlikeye atabileceği uyarısında bulunuyor. Bu, devrim yarabilecek bu yeni teknolojide ortaya çıkabilecek çeşitli güvenlik açıklarından biri.

Yeni araştırma, kötü niyetli kullanıcıların tıbbi yapay zeka sistemlerine gizlilik saldırıları düzenleyebileceği ve hackerların bu sayede, örneğin bir kişinin belirli bir hastalık için tedavi görüp görmediğini öğrenebileceğine dair uyarıyor.

Diğer yapay zeka sistemlerine benzer şekilde tıbbi yapay zeka araçları da hasta görüntüleri gibi çeşitli verileri bilgisayara yükleyip hangi görüntülerin belirli bir sonuca işaret ettiğini bildirerek çalışıyor. Sistem daha sonra bu kalıpları aramayı öğrenerek bu sayede potansiyel semptomları tespit edebiliyor.

Verileri bu şekilde kullanılan kişilerin kimliklerinin gizli tutulması gerekiyor. Ancak yeni araştırma, belirli bir hastanın verilerinin o modeli eğitmek için kullanılıp kullanılmadığının saptanabileceğini öne sürüyor.

Bu bilgi daha sonra sözkonusu hasta hakkında hassas tıbbi bilgileri elde etmek için kullanılabilir. Örneğin yeni çalışmada araştırmacılar, birinin kanser olup olmadığını öğrenmek için kullanılabilecek bir tür saldırı yöntemini tanımlıyor.

Araştırmada, "üyelik çıkarım saldırısı" diye bilinen ve hackerların belirli bir hastanın verilerinin belirli bir modeli eğitmek için kullanılıp kullanılmadığını tespit etmelerine olanak tanıyan spesifik bir saldırı yöntemi incelendi. Bilim insanları bu tür bir saldırının bazı hastalarda "neredeyse kusursuz başarı oranları" elde edebildiğini ve bu riskin yeterince temsil edilmeyen gruplarda daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılar, siber suçluların bu bilgiyi insanların mahremiyetini ihlal etmek ve ele geçirdikleri verilerden başka tür saldırılarda yararlanmak için kullanabileceği uyarısında bulunuyor.

Araştırmacılar, "Bu güvenlik açığı göz önüne alındığında, tıbbi yapay zeka modelleri ve bunların kullanıldığı bağlamlar, saldırganların eğitim veri kümesi üyeliğini başarıyla çıkararak elde edebilecekleri hassas bilgiler açısından değerlendirilmeli" diye uyarıyor. Bu çalışma da tıbbi yapay zeka sistemlerinin bu tür saldırılara karşı korunması gerektiğini gösteren önemli bir kanıt niteliğinde.

Çalışma, hakemli dergi Nature'da yayımlanan "Disparate privacy risks from medical AI" (Tıbbi yapay zekadan kaynaklanan farklı gizlilik riskleri) başlıklı yeni makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe