Suriye'deki yangınlarda 10 kişi hayatını kaybetti

Suriye'deki yangınlarda 10 kişi hayatını kaybetti
TT

Suriye'deki yangınlarda 10 kişi hayatını kaybetti

Suriye'deki yangınlarda 10 kişi hayatını kaybetti

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Suriye'nin kuzeyindeki Kamışlı’da buğday tarlalarında çıkan yangınlar nedeniyle son iki günde 10 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
SOHR’a göre Kamışlı’nın doğusundan Haseke kırsalına kadar yayılan yangınları söndürme çalışmalarında yarısı sivil 10 kişi hayatını kaybetti.
Cumartesi günü çıkan yangınlar, rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüdü. Yangınlar hala devam ederken, Kürt yetkililer yangınların ‘kundaklama’ sonucu ortaya çıktığını öne sürdü.
AFP’ye konuşan Kürt Kızılayı Sözcüsü Kemal Derbas, insanların tarlalardaki yangını söndürmeye çalışırken ateş kapanına kısıldıklarını ve boğularak hayatını kaybettikleri bilgisini verdi.
Derbas, ayrıca değişik derecelerde yanıklara maruz kalan 5 kişinin de yaralandığını söyledi.
Son haftalarda, özellikle ülkenin kuzeydoğusunda olmak üzere Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından kontrol edilen bölgelerde yangınlar patlak verdi.
DEAŞ söz konusu yangınların bir kısmını üstlendi.
Kürt yetkililer, ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon’a kuyulara ve petrol istasyonlarına yaklaşan yangınları kontrol etmelerine yardımcı olmaları yönünde çağrıda bulundu.
Suriye'nin kuzeydoğusunda Kürt yönetimi altında bulunan Ekonomi ve Tarım Komitesi Eşbaşkanı Selman Barudo, AFP'ye verdiği demeçte, Haseke’de yangın nedeniyle  350 bin hektarlık alanın yok olduğunu dile getirdi.
Barudo, bu yangınların Suriye’nin kuzeydoğusundaki öz yönetim ile mücadele etmek ve insanlar arasında fitne yaratmak isteyen tarafların kundaklanması sonucu çıktığını da ima etti.
Suriye resmi haber ajansı SANA ise SDG’yi Haseke’deki tarlalara yapılan kundakçılığın arkasında olmakla suçlayarak, çiftçilerin hükümete bağlı tahıl merkezlerine ekinlerini teslim etmelerini engellemek için tarlaların kasten ateşe verildiğini belirtti.
Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetimi ile Suriye rejimi, bu hasat mevsiminde Haseke’deki çiftçilerden bol miktarda buğday mahsulü alımı üzerine rekabet ediyor.
Analistlere göre her iki taraf da kendi kontrol ettiği alanlardaki nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak ve ülke genelinde barışı korumak için buğdaya büyük önem veriyor.
Çiftçiler, Kürt ve hükümet yetkililerinin kaynaklarını kontrol etmek istemesinden şikayet ederken, bazıları yangınların çıkış nedeninin düşük kaliteli yakıt ve ihmal dışında ‘misilleme’ olduğunu söylüyor.
SANA’da geçtiğimiz Cumartesi günü yer alan haberde, Hama’nın kuzeybatı kırsalında yer alan birçok köydeki tarım alanlarında çıkan yangınların teröristlerin roket saldırıları sonucu patlak verdiği öne sürüldü.
Yıllardır süren savaş ve kuraklıktan sonra Suriye, özellikle kuzeydoğuda yılın başında görülen şiddetli yağışlar nedeniyle bereketli bir hasat bekliyor. Ancak bu hasat haftalardır birçok yerde çıkan yangınlardan dolayı tehdit altında.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.