Şemhani: Körfez ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinden biz sorumluyuz

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani (IRNA)
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani (IRNA)
TT

Şemhani: Körfez ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinden biz sorumluyuz

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani (IRNA)
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani (IRNA)

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, Tahran’ın Körfez ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinden sorumlu olduğunu söyleyerek, ABD güçlerine bölgeyi terk etme çağrısında bulundu.
İran devlet televizyonunda yer alan habere göre Şemhani, “Körfez ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini garanti ettiğimizi her zaman söyledik. Konumumuz hala aynı. Kriz ve istikrarsızlığın ana kaynağı oldukları için ABD kuvvetlerine bölgedeki varlıklarına son verme çağrısında bulunuyoruz” diye konuştu.
"İran Hürmüz Boğazı'nı kapatmak isterse bunu açıkça ilan eder"
İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri ise ülkesinin Hürmüz Boğazı'nı kapatmak istemesi durumunda bunu açıkça ilan edeceğini söyledi.
İran Fars haber ajansında yer alan haberde, Bakıri’nin "İran, Hürmüz Boğazı'ndan petrol ihracatını durdurmaya karar verirse, ordusu bunu tamamen halka açık yapacak kadar güçlüdür" dediği aktarıldı.
İran’ın başkenti Tahran’da askeri bir törende konuşan Bakıri, "Bölgede meydana gelen bir iki olayın bizimle ilişkilendirilmesini kabul etmiyoruz. Bunlar, düşmanların şüphe arz eden komplolarıdır" diyerek kendilerine yöneltilen suçlamaları reddetti.
Umman Körfezi'nde seyreden Front Altair ve Kokuka Courageous adlı iki tankere geçtiğimiz Perşembe günü saldırı düzenlenmiş ve ABD söz konusu saldırılardan İran'ı sorumlu tutmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, saldırının ertesi günü Fox News’e verdiği demeçte, İran için ‘terör devleti’ ifadesini kullanarak, saldırıyı İran’ın yaptığını dile getirmişti.
Trump bu iddiasına kanıt olarak, ABD ordusu tarafından yayınlanan, Devrim Muhafızları botunun saldırıya uğrayan tankerin gövdesinden patlamamış mayınları topladığını iddia eden videoyu göstermişti.
Kendisine yöneltilen ‘İran’ı nasıl durduracaksınız’ sorusuna ‘Göreceğiz’ diyerek yanıt veren Trump, Hürmüz Boğazı’nın kapanmayacağını, kapansa bile bunun uzun sürmeyeceğini savunmuştu.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise, söz konusu saldırılardan İran’ın sorumlu olduğuna kanaat getirdiklerini söylemişti.
Pompeo, “Bu değerlendirme, istihbarat, kullanılan silahlar, operasyonu uygulamak etmek için gereken uzmanlık düzeyi, İran’ın deniz ulaşım yollarını hedef aldığı benzer saldırılar ve bölgede faaliyet gösteren böylesine karmaşık bir seviyede hareket edebilecek kaynaklar ve donanıma sahip başka bir vekil grubun olmadığı gerçeğine dayanıyor” demişti.



Devrim Muhafızları, İran'daki enerji santrallerinin hedef alınması halinde misilleme yapma tehdidinde bulundu

ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan, İran'a ait bir hedefe düzenlenen İHA saldırısı sonucu meydana gelen patlamanın görüntüsü (Reuters)
ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan, İran'a ait bir hedefe düzenlenen İHA saldırısı sonucu meydana gelen patlamanın görüntüsü (Reuters)
TT

Devrim Muhafızları, İran'daki enerji santrallerinin hedef alınması halinde misilleme yapma tehdidinde bulundu

ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan, İran'a ait bir hedefe düzenlenen İHA saldırısı sonucu meydana gelen patlamanın görüntüsü (Reuters)
ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan, İran'a ait bir hedefe düzenlenen İHA saldırısı sonucu meydana gelen patlamanın görüntüsü (Reuters)

İran Devrim Muhafızları bugün yaptığı açıklamada, elektrik sektörünü hedef alan herhangi bir saldırıya, İsrail'deki elektrik santrallerinin yanı sıra bölge ülkelerinde bulunan ABD üslerine elektrik sağlayan santralleri de hedef alarak karşılık vereceğini belirtti.

Açıklama, Körfez ülkelerine içme suyu sağlama açısından hayati önem taşıyan bölgedeki tuz arıtma tesislerine yönelik önceki tehditlerden geri adım atmış gibi görünüyor. Devlet medyası tarafından yayınlanan açıklamada, "Yalancı ABD Başkanı, Devrim Muhafızlarının tuz arıtma tesislerine saldırmayı ve bölge halkına zarar vermeyi planladığını iddia etti" denildi.

ABD Başkanı Donald Trump cumartesi günü, Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı 48 saat içinde tüm gemi trafiğine tamamen açmaması halinde, İran'ın enerji santrallerini hedef alacağı tehdidinde bulundu. Devrim Muhafızları ise şu yanıtı verdi: "Herhangi bir tehdide aynı caydırıcılık seviyesiyle karşılık vermeye kararlıyız... Eğer elektrik şebekemizi bombalarsanız, biz de elektrik şebekemizi bombalayacağız."


Hürmüz Boğazı'ndaki çatışma enerji santrallerini tehdit ediyor

Netanyahu, İran füzesinin isabet ettiği bölgeyi incelerken
Netanyahu, İran füzesinin isabet ettiği bölgeyi incelerken
TT

Hürmüz Boğazı'ndaki çatışma enerji santrallerini tehdit ediyor

Netanyahu, İran füzesinin isabet ettiği bölgeyi incelerken
Netanyahu, İran füzesinin isabet ettiği bölgeyi incelerken

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için verdiği sürenin sona ermek üzere olmasıyla birlikte, Hürmüz Boğazı ve enerji santralleri çevresinde çatışma riski artarken İran, elektrik tesisleri ve hayati altyapı tesislerine bir saldırı olması halinde anında misilleme yapacağı uyarısında bulundu. Bu gerginlik, İsrail'in güneyindeki Dimona’daki reaktörün çevresinin hedef alındığı sarsıntıyla aynı zamana denk gelirken enerji ve nükleer dosyalarını çatışmanın ön saflarına taşıdı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı bir paylaşımda, Hürmüz Boğazı'nın 48 saat içinde tamamen açılmaması halinde ABD'nin İran'daki elektrik santrallerini ‘en büyüğünden başlayarak’ vurup yok edeceği tehdidinde bulundu. Buna karşın İranlı yetkililer, boğazın tamamen kapatılmadığını, ancak ‘akıllı kontrol’ altına alındığını ve İran’daki enerji tesislerine yönelik herhangi bir saldırının, Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapatılması ve bölgedeki ABD ve İsrail ile bağlantılı enerji, elektrik ve hayati altyapı tesislerinin hedef alınması gibi cezai önlemlerle karşılanacağını açıkladılar.

Tahran, Birleşmiş Milletlere (BM) gönderdiği mektuplarda nükleer tesislerin ve sivil altyapının hedef alınmaması konusunda uyararak, saldırıları durdurmak için uluslararası bir harekete geçilmesini talep etti. Bu uyarıların ardından İran’ın cumartesi akşamı Dimona ve Arad’a yönelik saldırıları, bölgenin hassasiyeti ve Dimona Nükleer Tesisi’nin varlığı nedeniyle İsrail’de büyük yankı uyandırdı.

Basında yer alan haberlere göre onlarcası Arad ve Dimona'dan olmak üzere saldırılarda 140'tan fazla kişi yaralandı. İsrail yetkilileri binalarda geniş çaplı hasar ve yangınların çıktığını bildirdi. Saldırılar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ordu komutanlarını bölgeye gitmeye sevk etti.

Öte yandan İran'a düzenlenen saldırıların kapsamı genişleyerek Tahran ve çevresini de kapsadı. ABD’li ve İsrailli kaynaklar, İran’da askeri üslerin ve füze tesislerinin hedef alındığını bildirdi.


Moskova, savaşın dördüncü haftasında "daha da kötü bir bozulma" bekliyor

Rusya Devlet Başkanı, 23 Şubat'ta Moskova'da düzenlenen "Vatan Savunucuları" günü etkinliklerine katılımı sırasında (AP)
Rusya Devlet Başkanı, 23 Şubat'ta Moskova'da düzenlenen "Vatan Savunucuları" günü etkinliklerine katılımı sırasında (AP)
TT

Moskova, savaşın dördüncü haftasında "daha da kötü bir bozulma" bekliyor

Rusya Devlet Başkanı, 23 Şubat'ta Moskova'da düzenlenen "Vatan Savunucuları" günü etkinliklerine katılımı sırasında (AP)
Rusya Devlet Başkanı, 23 Şubat'ta Moskova'da düzenlenen "Vatan Savunucuları" günü etkinliklerine katılımı sırasında (AP)

İran savaşının dördüncü haftasında Kremlin'in bakış açısı son derece karamsar görünüyordu. Moskova'nın çatışmanın gidişatını etkileme şansının ve bunun kilit ortaklarından biri üzerindeki potansiyel sonuçlarının azaldığına dair artan inançla birlikte, Kremlin'in seçenekleri, devam eden çatışmaya daha fazla karışmaktan kaçınmak ve yakın çevredeki etkilerini izlemekle sınırlı görünüyordu.

Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitry Peskov, "Ortadoğu'daki durumun nasıl gelişeceğini aklı başında hiç kimse tahmin edemez, ancak işlerin kötüye gittiği açık" değerlendirmesinde bulundu.

Karamsar beklentilere rağmen, Moskova hâlâ Tahran'ın şu ana kadar çok güçlü ilk darbeyi savuşturmayı başardığına ve savaşı, Washington ve Tel Aviv kamplarındaki olası iç gelişmelere güvenerek, saldırganların enerjilerini tüketen bir çatışmaya dönüştürdüğüne inanıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, savaşı sona erdirmek için hızlı bir arabuluculuk önererek, müzakere pozisyonunu güçlendirmeye çalışmıştı. Ancak bu teklif, İran'ın yeteneklerini zayıflatmak için askeri seçenekte ısrar eden Tel Aviv'de veya Washington'da pek ilgi görmedi.