ABD, Suriye konulu toplantıya başkanlık edecek

Suriye’nin kuzeyine giriş yapan Türk devriyeler
Suriye’nin kuzeyine giriş yapan Türk devriyeler
TT

ABD, Suriye konulu toplantıya başkanlık edecek

Suriye’nin kuzeyine giriş yapan Türk devriyeler
Suriye’nin kuzeyine giriş yapan Türk devriyeler

ABD, önümüzdeki hafta, başta Suriye’deki siyasi süreç, İran’ın varlığı ve Fırat’ın doğusu gibi konular olmak üzere, Suriye’de diplomatik ve güvenlikle ilgili son gelişmelerin ele alınacağı bir dizi toplantıya başkanlık edecek.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre kendilerine ‘küçük grup' adını veren ABD, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan ve Ürdün, önümüzdeki Pazartesi Fransa’nın başkenti Paris’te bir araya gelerek, Suriye’deki gelişmeleri masaya yatırmaya hazırlanıyor.
Edinilen bilgiler arasında, BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen ve Suriye Müzakere Komisyonu Başkanı Nasr El-Hariri’nin de Paris’teki toplantıya katılma ihtimalinin bulunduğu belirtiliyor.
Esirlerin durumu da toplantıda görüşülecek
Toplantıya katılacak isimlerden ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’in Suriye’deki siyasi süreçte yaşanan tıkanıklığı ve Pedersen’in anayasa komisyonu isim listelerinin oluşturulmasında karşılaştığı zorlukları gündeme getirmesi bekleniyor. Bunun yanı sıra anayasa komisyonu ilkelerinin belirlenmesi ve esirlerin durumu da görüşülmesi beklenen konular arasında yer alıyor.
Diğer taraftan Moskova da bir sonraki Astana toplantısı için diplomasi trafiğini sıklaştırmış durumda. Bu bağlamda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev, önümüzdeki ay düzenlenecek Astana toplantısına Irak ve Lübnan’ı davet etmek üzere Bağdat ve Beyrut’u ziyaret etti.
Son dönemde Suriye tarafının anayasa komisyonunu kurma sürecini ‘İdlib’deki savaş’ nedeniyle ağırdan aldığı gözlenirken, savaşa katılmayan İran’a bağlı milis gruplar ise hükümet güçlerinin Hama’nın kuzeyindeki saldırılarına eş zamanlı olarak saldırıya geçmek için Halep’in batısına çekildi. Tahran’ın bu taktiği, Batı ile yaşadığı gerilime ek olarak Ankara’nın öfke şimşeklerini üzerine çekmek istemediği şeklinde değerlendiriliyor.
Aynı zamanda Paris’te düzenlenecek toplantıda, ABD’li Temsilci James Jeffrey’in başkanlığında DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyonda yer alan üst düzey komutanlar Salı ve Çarşamba günleri bir araya gelecek. Bu toplantıda Irak’ın batısı ve Suriye’nin doğusunda DEAŞ’tan kurtarılan toprakların geleceğinin görüşülmesi bekleniyor.
Washington, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Amerikan askerlerinin Suriye’de kalmasına yeşil ışık yakmasının ardından, bölgedeki müttefiklerine Fırat’ın doğusuna ve SDG birliklerine en büyük mali desteği sunmaları çağrısında bulunmuştu. ABD’nin müttefiklerinden bir diğer talebi de, Araplar ve Kürtler arasında köprü görevi üstlenmeleriydi.
Buna karşın Arap aşiretlerine yaklaşma stratejisi izleyen Şam yönetimi de son olarak Halep’te aşiret önderlerinin katılımıyla bir konferans düzenledi. Konferansta, zorunlu askerliği yapmayan ve rejim saflarında savaşmamış kişilerden oluşacak bir askeri gücün oluşturulması kararı alındı.
NATO toplantısında Suriye dosyası gündeme gelecek
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Jeffrey’in önümüzdeki Cuma AB üye ülkeleri temsilcilerinin katılımıyla Brüksel’de düzenlenecek NATO toplantısında da Suriye dosyasını gündeme getirmesi bekleniyor.
Paris’teki toplantının yanı sıra, 24-25 Haziran’da Batı Kudüs’te ABD, İsrail ve Rusya temsilcilerini bir araya getirecek toplantıda da başta İran’ın Suriye’deki nüfuzu olmak üzere Suriye’de çözüm meselesi masada olacak. Rusya tarafından yapılan açıklamada, 3’lü toplantının Rusya Güvenlik Konseyi Başkanı Nikolay Patruşev, ABD Başkan Yardımcısı John Bolton ve İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben Şabat’ın katılımıyla gerçekleşeceği belirtildi.
İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Şamhani, Rus mevkidaşı Patruşev ile yaptığı görüşme sonrasında, Batı Kudüs’te yapılması planlanan 3’lü toplantı için ‘aldatmaca’ nitelemesinde bulundu.
Şamhani, İran’ı hiç kimsenin Suriye’den çıkartamayacağını belirterek, “Buradaki yasal varlığımız Suriye hükümetinin talebi üzeredir” dedi. Diğer taraftan Patruşev, İran’ın Ortadoğu’daki stratejik ortağı olması nedeniyle 3’lü toplantıdan çıkacak sonuçları Tahran’a ileteceklerini ifade etti.
Öte yandan 28-29 Haziran'da Japonya'nın Osaka şehrinde düzenlenecek G-20 Zirvesi’ne katılacak olan Türkiye, Rusya ve ABD liderlerinin yapacağı ikili görüşmelerde, Suriye’deki gelişmeleri ele almaları bekleniyor.
Halihazırda ABD ve Türkiye arasında Suriye’de kurulacak güvenli bölgenin akıbeti henüz netleşmiş değil. Diğer taraftan Türkiye-Rusya görüşmelerinde ise İdlib’de tırmanan gerginliğin masada olması bekleniyor.



Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
TT

Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa'yı Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık çıkarmaya çalışmakla suçlayarak, Avrupalı ​​elitlerin Ukrayna rejimini Rusya'ya karşı savaş açmak için kullandığını belirtti.

RT televizyonunun haberine göre Lavrov, "Avrupa, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın politikalarını Avrupa çıkarlarına zararlı gördüğü için Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık yaratmaya çalıştı ve hâlâ çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Rusya Dışişleri Bakanı sözlerine şöyle devam etti: "Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki çıkar ayrışmasının sıcak bir çatışmaya dönüşmesine izin vermek suç olur."

Bu bağlamda, Rusya Devlet Başkanlığı sözcüsü Dmitry Peskov bugün yaptığı açıklamada, Polonya ve Baltık ülkelerinin, "Rusya'ya düşman olanlar" listesinde en üst sıralarda yer aldığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Rus haber ajansı Sputnik'ten aktardığına göre Peskov, Rossiya 1 televizyon kanalından Pavel Zarubin'e, "Rus karşıtı saflarda Baltık ülkeleri ve Polonyalılar muhtemelen en ön sıralarda yer alıyor" dedi. Peskov ayrıca, "Rusya'ya ait her şeye duyulan nefret, Polonya liderliğinin tutumlarına da nüfuz etmiş durumda" ifadesini kullandı.

Peskov daha önce, Polonya ve Baltık yetkililerinin Rusya'ya karşı beslediği yoğun nefreti "ciddi bir hata" olarak nitelendirmiş ve Polonya ile Baltık devletlerinin, nedense Rusya'dan korktuğunu ve onu "şeytanlaştırdığını" belirtmişti. 

Peskov sözlerine şöyle sürdürdü: "Bu bir hata mı? Kesinlikle ciddi bir hata, çünkü bu ülkeler Rus kültüründen çok şey öğrenebilir ve Rusya ile etkileşim kurabilirlerdi."


İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
TT

İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)

İran, Avrupa ordularını “terör örgütü” olarak sınıflandırdı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bugün yaptığı açıklamada, söz konusu kararın Avrupa Birliği’nin (AB) İran Devrim Muhafızları’nı terör örgütleri listesine alma kararına misilleme olarak alındığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Kalibaf, diğer milletvekilleri gibi Devrim Muhafızları üniforması giyerek dayanışma mesajı verdiği meclis binasında yaptığı açıklamada, “İslami Devrim Muhafızları Ordusu’nun terör örgütü ilan edilmesine karşı alınacak tedbirler yasasının yedinci maddesi uyarınca, Avrupa ülkelerinin orduları terörist gruplar olarak kabul edilmektedir” dedi.

Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Devrim Muhafızları’nı bütünüyle terör örgütleri listesine dahil etmişti. Bu adımı, İran’daki üst düzey yetkililer sert tepkilerle karşıladı.

İran düzenli ordusu tarafından yayımlanan resmi bildiride, “Avrupa bugün bölünmüşlük ve felç hali içindedir ve uluslararası sistemde etkili bir rol oynamamaktadır” ifadelerine yer verildi. Bildiride, Avrupa’nın bu kararının “ABD Başkanını memnun etmeye yönelik bir girişim” olduğu savunularak, Ukrayna savaşı, Grönland ve NATO krizi gibi dosyalarda Washington’un desteğini kazanma çabasına işaret edildi.

Açıklamada, Avrupa’nın aldığı karar, “Avrupa sömürgeciliğinin kara sayfalarına eklenen yeni bir utanç lekesi” olarak nitelendirildi. Kararın İran halkının direncini zayıflatmayacağı belirtilirken, silahlı kuvvetlerin “Batı destekli terörizme karşı durmayı sürdüreceği” ifade edildi.

İran ordusu, yayımladığı bildiride Devrim Muhafızları ile aynı safta kalma taahhüdünü vurguladı.

Devrim Muhafızları, İran’da düzenli orduya paralel bir yapı olarak faaliyet gösteriyor ve iki kurum Silahlı Kuvvetler Genelkurmayı tarafından koordine ediliyor. Doğrudan İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olan dini lider Ali Hamaney’e bağlı olan yapı, ekonomi ve medya alanlarında da geniş bir etkiye sahip. 1979 İslam Devrimi’nin ardından, dönemin lideri Ayetullah Humeyni’nin talimatıyla, devrimi korumak ve olası darbe girişimlerini önlemek amacıyla kurulan Devrim Muhafızları, İran-Irak Savaşı’nda faaliyet alanını genişletti.

Devrim Muhafızları’na bağlı Besic gücü, özellikle protesto dönemlerinde polis teşkilatına paralel bir görev yapıyor. Yapı ayrıca, kendi istihbarat ağına da sahip bulunuyor. Kudüs Gücü, sınır ötesi istihbarat ve askeri operasyonlar yürüten dış koldur. Kriz zamanlarında, Devrim Muhafızları'nın özel bir birimi başkent Tahran'ı korumakla görevlidir.


Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
TT

Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, bugün yaptığı açıklamada, ABD'nin ülkesine saldırması durumunda bunun bölgesel bir çatışmaya dönüşeceğini söyledi.

İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Tesnim haber ajansına göre Hamaney sözlerine şöyle devam etti: "Biz hiçbir savaşın başlatıcısı değiliz, hiçbir ülkeye saldırmak da istemiyoruz, ancak İran halkı kendilerine saldıran herkese güçlü bir darbe indirecektir."

“Amerikalılar, savaş da dahil olmak üzere tüm seçeneklerin masada olduğunu iddia ediyorlar,” diye vurgulayan Hameney, “Bize karşı savaş ve askeri seferberlik söylemleri yeni bir şey değil ve İran tarihsel olarak bu tür olaylarla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı.

Son haftalarda İran'da yaşanan protestolara da değinen Hameney, “Son ayaklanma askeri darbeye benziyordu, ancak kesinlikle bastırıldı” dedi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in "düşmanlığı ve gerilimi artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini" iddia etti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah es-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın savaştan ziyade diplomatik çözümlere öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" vurguladı.

Ancak İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "sorunları diplomasi yoluyla çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, Amerika Birleşik Devletleri ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, “Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç yoluyla müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya girişimin kararlı ve güçlü bir şekilde karşılanacağını anlar” ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump ise dün, Tahran'ı askeri bir saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yürütülen yoğun diplomatik çabalar arasında İran'ın ABD ile “görüşmelerde” bulunduğunu söyledi.

 ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapabilir miyiz bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.