Lavrov: Körfez'deki durum sadece diyalogla çözülebilir

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 2+2 formatındaki görüşmeler için Moskova’da bulunan Mısırlı mevkidaşı Samih Şukri ile bir araya geldi (AP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 2+2 formatındaki görüşmeler için Moskova’da bulunan Mısırlı mevkidaşı Samih Şukri ile bir araya geldi (AP)
TT

Lavrov: Körfez'deki durum sadece diyalogla çözülebilir

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 2+2 formatındaki görüşmeler için Moskova’da bulunan Mısırlı mevkidaşı Samih Şukri ile bir araya geldi (AP)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 2+2 formatındaki görüşmeler için Moskova’da bulunan Mısırlı mevkidaşı Samih Şukri ile bir araya geldi (AP)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin İran’a karşı izlediği yöntemi yapıcı bulmadıklarını belirterek, Körfez’deki mevcut krizin diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Lavrov, Rusya’nın başkenti Moskova’da 5’incisi düzenlenen 2+2 formatındaki görüşmeler kapsamında Mısırlı mevkidaşı Samih Şukri ile bir araya geldi.
Mısır Savunma Bakanlığı Sözcüsü Albay Tamer Rıfai, önceki gün yaptığı açıklamada, Mısır Savunma Bakanı Muhammed Zeki ve Şukri’nin beraberindeki heyetle birlikte, Moskova’da düzenlenecek 2+2 görüşmelere katılmak üzere Rusya’ya resmi ziyaret gerçekleştirdiklerini duyurmuştu.
Lavrov’dan önemli açıklama
Mısır Dışişleri Bakanı Şukri ile görüşmesi sonrası açıklama yapan Lavrov, “Bugün bölgedeki durum, toplantılarımızın sıklığını haklı çıkarıyor. Bütün alanlarda ve çok etkili bir şekilde gelişen ikili ilişkilerimizi detaylı bir şekilde ele alacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Lavrov, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, “İran konusunun, sadece Suriye'deki durum açısından değil, bölgenin tümünde ABD ve İsrail'i endişelendirdiği gerçeğinden hareket ediyoruz. Bunu yapıcı bir yöntem olarak görmüyoruz. ABD'nin tüm siyasi imkânlarını bir ülkeyle mücadeleye yöneltmesini, bu ülkeye karşı tecrit politikası izlemesini, ilgili olayları soruşturmadan tüm hatalar için bu ülkeyi suçlamasını yapıcı bulmuyoruz” dedi.
Lavrov ayrıca ülkesinin, Suriye Anayasa Komisyonu çalışmalarını en kısa zamanda tamamlamak için Birleşmiş Milletler (BM) ile ortak çalışma yürüttüğünü söyledi.
Mısır tarafından yapılan açıklamada ise görüşmede, Rusya’dan Mısır turizm merkezlerine yönelik uçak seferlerinin yeniden başlaması talebinin dile getirildiği aktarıldı.
Rusya’dan yapılacak seferlerin güvenliği noktasında gereken tüm tedbirleri aldıklarını belirten Şukri, “Her iki tarafın da güvencesine çok yakın olduğumuzu düşünüyorum” dedi.
2015’in Ekim ayında, Kogalymavia şirketine bağlı Airbus A321 model Rus uçağı, Şarm eş-Şeyh Havalimanı’ndan kalkışından 4 saat sonra Mısır Sina Yarımadası’nın üzerinde iken düşürülmüş; o tarihten beri de, Rusya-Mısır arasındaki hava trafiği de kesintiye uğramıştı. 224 kişinin ölümüne yol açan uçağın düşürülmesi olayını DEAŞ üstlenirken, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) Başkanı Aleksandr Bortnikov, uçağa bomba konduğunu tespit ettiklerini söylemişti.
Rusya’dan önemli adım
Rusya, iki ülke arasındaki uçak seferleri konusunda geçtiğimiz yılın Nisan ayında sınırlı da olsa bir adım atmış ve sadece Kahire-Moskova hattında uçuş seferlerinin yeniden başlamasına yeşil ışık yakmıştı.
Mısır Dışişleri Bakanı Şukri, görüşmeler öncesinde Rusya'nın RT kanalına verdiği demeçte, uçuş seferlerinin yeniden başlamasıyla ilgili doğrudan bir müzakere yürütmediklerini ancak Rusya ve Mısır arasında ortak çabaların sürdüğünü kaydetti.
Filistin meselesi
Şukri, Filistin ile ilgili bir soruya da, Mısır’ın Filistin davasına destek verme hususunda Rusya ile benzer bir tutuma sahip olduğunu, 1967 sınırları üzerinde başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devleti kurulması planına sadık kaldığını ifade etti.
Şukri, Bahreyn’in başkenti Manama’da düzenlenecek “Refah için Barış” adlı ekonomik çalıştayla ilgili soruya, ülkesinin sadece çalıştayda söylenenleri dinlemek ve değerlendirmek için katılacağını, karar verme konumunda olan tarafın ise Filistin yönetimi olduğunu söyledi.



Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.


Trump'ın "Barış Konseyi" teklifini kim kabul etti, kim reddetti ve kim inceliyor?

 ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)
TT

Trump'ın "Barış Konseyi" teklifini kim kabul etti, kim reddetti ve kim inceliyor?

 ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'da konuşma yapıyor (AFP)

ABD Başkanı, Donald Trump'ın başkanlığını yaptığı ve dünya genelindeki çatışmaların çözümüne katkıda bulunacak olan "Barış Konseyi"ne dünya liderlerini katılmaya çağırdı; bu konseyin kurulması, Birleşmiş Milletler'e rakip bir kuruluşun oluşmasına yol açabilir ve bu kuruluşta daimi üyelik elde etmek, bir milyar dolar ödenmesi şartıyla mümkün olabilir.

Fas Dışişleri Bakanlığı dün, Kral VI. Muhammed'in konseye "kurucu üye" olarak katılacağını duyurdu.

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın ABD'nin konseye katılma davetini kabul ettiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan'ın "Birleşik Arap Emirlikleri'nin kararının, Filistin halkının meşru haklarının elde edilmesi için gerekli olan, Başkan Donald Trump tarafından Gazze ile ilgili olarak sunulan 20 maddelik barış planının tam olarak uygulanmasının önemini yansıttığını" teyit ettiği ifade edildi.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı da Kral Hamad bin İsa el Halife'nin Trump'ın davetini kabul ettiğini açıkladı. Bakanlık, "Bahreyn Krallığı'nın bu kararı, Sayın Başkan Donald Trump'ın Gazze Şeridi ile ilgili önerdiği barış planının tam olarak uygulanmasına yönelik istekliliğinden kaynaklanmaktadır (...) çünkü bu plan, kardeş Filistin halkının meşru haklarının korunması ve muhafaza edilmesi açısından büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.

Macaristan'da Başbakan Viktor Orbán pazar günü yaptığı açıklamada, Trump'ın kendisini konseyin "kurucu üyesi" olmaya davet etmesinin "onur verici" olduğunu söyledi.

Ermenistan'da Başbakan Nikol Paşinyan dün Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, Amerikan davetini kabul ettiğini duyurdu.

Belarus'ta Dışişleri Bakanlığı X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ülkenin "Barış Konseyi'ne katılmaya hazır" olduğunu belirterek, konseyin görev alanının girişimin önerdiğinden "çok daha geniş" olmasını umduğunu ifade etti.

Buna karşılık, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron pazartesi günü Fransa'nın bu aşamada talebi "karşılayamayacağını" söyledi.

Trump ise "Fransız şarap ve şampanyasına yüzde 200 gümrük vergisi uygulayacağım. O da bana katılacak" diye karşılık verdi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ise dün yaptığı açıklamada, davet aldığını ancak Rusya ile birlikte katılmayı "hayal bile edemediğini" söyledi.

Trump pazartesi günü Rus mevkidaşı Vladimir Putin'i konseye katılmaya davet ettiğini doğrularken, Moskova karar vermeden önce Washington ile "tüm ayrıntıları netleştirmeye" çalıştığını ifade etti.

Brüksel'deki bir sözcüye göre Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen daveti aldığını ve cevabını saklı tuttuğunu belirtirken, Alman hükümeti ortaklarıyla "koordinasyon" ihtiyacının altını çizdi.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise Pekin'in "Amerikan tarafından bir davet aldığını" açıkladı, ancak pozisyonunu belirtmedi.

Kanada'da Dışişleri Bakanı Anita Anand, "Durumu inceliyoruz. Ancak bir milyar dolar ödemeyeceğiz" dedi.

İsviçre Dışişleri Bakanlığı, ülkenin teklifi "dikkatlice analiz edeceğini" ve pozisyonunu belirlemeden önce istişarelerde bulunacağını belirtti.

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, hükümetinin talebi "incelemek için zamanı olmadığını" belirtirken, Singapur "daveti değerlendirdiğini" ifade etti.

Davetiyeyi aldığını teyit eden ülkeler arasında Hindistan ve Güney Kore'nin yanı sıra İtalya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Arnavutluk, Arjantin, Brezilya, Paraguay, Mısır, Ürdün, Türkiye, Yunanistan, Slovenya ve Polonya yer alıyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Barış Konseyi Şartı, Konseyin çalışmalarına yalnızca üç ülke Şartı imzaladıktan sonra başlayacağını öngörmektedir.


Amerika Birleşik Devletleri Karayipler'de bir petrol tankerine el koyduğunu duyurdu

Venezuela petrolü taşıyan "Nav Foton" tankeri, 16 Ocak 2026'da ABD'nin Teksas eyaletindeki Freeport limanına yanaştı (Arşiv-AFP)
Venezuela petrolü taşıyan "Nav Foton" tankeri, 16 Ocak 2026'da ABD'nin Teksas eyaletindeki Freeport limanına yanaştı (Arşiv-AFP)
TT

Amerika Birleşik Devletleri Karayipler'de bir petrol tankerine el koyduğunu duyurdu

Venezuela petrolü taşıyan "Nav Foton" tankeri, 16 Ocak 2026'da ABD'nin Teksas eyaletindeki Freeport limanına yanaştı (Arşiv-AFP)
Venezuela petrolü taşıyan "Nav Foton" tankeri, 16 Ocak 2026'da ABD'nin Teksas eyaletindeki Freeport limanına yanaştı (Arşiv-AFP)

Amerika Birleşik Devletleri dün, güçlerinin Karayipler'de bir petrol tankerine el koyduğunu duyurdu. Bu, ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptırım uygulanan gemilerin Venezuela'ya girişini veya çıkışını engellemek için ilan ettiği abluka sonrasında alıkonulan 7. gemi oldu.

ABD Güney Komutanlığı'nın X platformunda yaptığı paylaşımda, "Sagita" gemisinin "Başkan Trump'ın yaptırıma tabi gemilere uyguladığı ablukaya meydan okuduğu" ve "herhangi bir olay yaşanmadan" alıkonulduğu belirtildi.