Irak ordusundan Bağdat Kuşağı’na geniş kapsamlı operasyon

Bağdat’ın kuzeyindeki Tarmiya ilçesinde DEAŞ operasyonuna katılan Haşdi Şabi güçleri (EPA)
Bağdat’ın kuzeyindeki Tarmiya ilçesinde DEAŞ operasyonuna katılan Haşdi Şabi güçleri (EPA)
TT

Irak ordusundan Bağdat Kuşağı’na geniş kapsamlı operasyon

Bağdat’ın kuzeyindeki Tarmiya ilçesinde DEAŞ operasyonuna katılan Haşdi Şabi güçleri (EPA)
Bağdat’ın kuzeyindeki Tarmiya ilçesinde DEAŞ operasyonuna katılan Haşdi Şabi güçleri (EPA)

Irak ordusu ve Haşdi Şabi güçleri, dün sabah saatlerinde Tarmiya başta olmak üzere “Bağdat Kuşağı” içinde yer alan bölgelerde DEAŞ hücrelerine geniş kapsamlı operasyon başlattı.
Irak’ın başkenti Bağdat’ı kuzey, batı ve güneybatıdan çevreleyen ve “Bağdat Kuşağı” olarak bilinen mevki, Sünni aşiretlerin çoğunlukta olduğu altı bölgeden oluşuyor. Bunlar Latifiye, Taci, El Müşahide, El Tarmiya, Arap Cibur ve El Madain bölgeleri olarak biliniyor.
2014 yılında DEAŞ’ın Bağdat kapılarına dayanmasıyla söz konusu bölgelerde yaşayan halk, direniş başlatarak örgütü püskürtmeyi başarmıştı. 2014’te Musul ve Selahaddin illerini işgal eden DEAŞ, 2015’te de Anbar’ın büyük bir kısmını ele geçirmişti. Eski Irak Başbakanı Haydar el-İbadi 2017’nin sonlarında örgüte karşı zafer ilan etmişti.
Dünkü operasyon, 7 Temmuz’da Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’nin talimatıyla başlatılan “Zafer İradesi” adlı operasyonun ikinci aşamasını oluşturuyor.
Abdulmehdi, 7 Temmuz’da yaptığı açıklamada, “Bu operasyon, kaydettiğimiz zaferlere altın harflerle yeni zaferler ekleyecek. Kahraman güçlerimizle kenetleniyoruz ve kahramanların kararlılığıyla DEAŞ terör çetelerine karşı kesin zafer kazanacağız” ifadelerini kullanmıştı
Irak Ortak Operasyonlar Komutanı Korgeneral Abdulemir Reşid Yarallah da, Zafer İradesi’nin ilk aşamasını şu sözlerle duyurmuştu;
 “'Zafer İradesi' adlı operasyonun ilk aşaması başladı. Bu operasyon, Salahaddin, Musul ve Anbar arasındaki bölgelerle Irak- Suriye sınırına kadarki geniş alanların temizlenmesini kapsayacak.”
"Operasyon, DEAŞ hücrelerinin takibini hedefliyor"
Irak Meclisi Savunma ve Güvenlik Komisyonu üyesi ve Anbar Milletvekili Muhammed Kerbuli, Bağdat Kuşağı’ndaki bölgelerde düzenlenen operasyonla ilgili Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulundu.
Kerbuli, “Bu operasyon, acil istikrar ve hizmet isteyen söz konusu bölgelerde güvenlik ihlallerine neden olan terör örgütü DEAŞ hücrelerinin takibini hedefliyor. Operasyon çokça zulüm gören Tarmiya bölgesi başta olmak üzere Bağdat’ın kuzeyindeki bölgelerde istikrarın güçlenmesine imkan sağlayacak” diye konuştu. 
Operasyonun son yıllarda kamusal hizmetlerden mahrum kalan bölgelere hizmet ulaştırmanın önünü açacağını belirten Kerbuli, “Bu operasyon, Tarmiya ilçesi ve Bağdat’ın kuzeyindeki aşiret güçleri ile Silahlı Kuvvetler Komutanı (Abdulmehdi) arasında kurulan koordinasyonun bir ürünüdür” dedi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Silahlı Örgütler Uzmanı Hişam Haşimi de ‘geniş kapsamlı operasyonun düşmanın söz konusu bölgelerden temizlenmesini hedeflediğini’ söyledi.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.