Netanyahu, İsrail’in kurucusu David Ben Gurion’un iktidarından daha uzun süre koltuğunda kalarak rekora imza attı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in kurucusu David Ben Gurion’un iktidarından daha uzun süre koltuğunda kalarak bir rekora imza attı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in kurucusu David Ben Gurion’un iktidarından daha uzun süre koltuğunda kalarak bir rekora imza attı
TT

Netanyahu, İsrail’in kurucusu David Ben Gurion’un iktidarından daha uzun süre koltuğunda kalarak rekora imza attı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in kurucusu David Ben Gurion’un iktidarından daha uzun süre koltuğunda kalarak bir rekora imza attı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in kurucusu David Ben Gurion’un iktidarından daha uzun süre koltuğunda kalarak bir rekora imza attı

İsrail’in şu an iktidarda bulunan başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in kurucusu David Ben Gurion’un iktidarından daha uzun süre kalarak bir rekora imza attı.
Netanyahu’nun iktidarda kalma süresi dün itibariyle 4 bin 876 güne ulaştı. Bu süre İsrail’in ilk başbakanı Ben Gurion’dan bir gün fazla iktidarda kaldığı gün sayısı.
Başbakan Netanyahu beşinci dönem seçimleri de kazandı ancak hükümet kurulamadığından yeni seçim çağrısı yapıldı. Netanyahu,katıldığı ilk seçimlerde 1996 yılında İsrail’in en genç başbakanı olarak 46 yaşında başbakanlık koltuğuna oturdu. Yine O, İsrail devletinin kurulduğu tarih olan 1948 yılından sonra doğan ilk başbakan.
Netanyahu partisinde popüler figür olmasına rağmen muhalifleri onu yozlaşmış ve demokratik olmamakla suçluyor.
Netanyahu eski başbakan Ehud Barak ve eski genelkurmay başkanı Benny Gantz da dahil olmak üzere 17 Eylül’de yapılacak seçimlerde onu devirmek isteyen siyasi muhaliflerce büyük bir tehditle karşı karşıya.
İsrail’deki bir seçim anketinin Makor Rishon gazetesi tarafından yayınlanan son seçim sonuçlarına göre, Netanyahu’nun önderliğindeki sağcı partilerin, Avigdor Liberman’ın başkanlık ettiği “İsrail Evimiz Partisi”ne ihtiyaç duymadan en az 61 sandalyelik bir hükümet oluşturmak için gerekli çoğunluğu elde edemiyor.
Anket sonuçlarına göre, eğer bugün Knesset seçimleri yapılsa Likud partisi Benny Gantz liderliğindeki Mavi-Beyaz koalisyondan küçük bir farkla üstün olacak. "Beyaz Mavi"nin 29 sandalye kazanması karşılığında Likud’un 32 sandalye kazanması bekleniyor.
Yapılan ankete göre, eğer ortak Arap listesi oluşturulursa, bu İsrail parlamentosunun üçüncü büyük partisi olarak 11 sandalye kazanması beklenirken, İsrail Evimiz Partisi 8 sandalye alacak.
Radikal dini partilere gelince, Yahudi-Tevrat Partisi 8 sandalyesini korurken, 7 sandalye ile Şas Partisi gücünü bir dereceye kadar koruyor.
Amir Peretz liderliğindeki İşçi Partisi 6 sandalye, “Yeni Sağ”, “İsrail Demokrasi” ve “Meretz” Partisi beş sandalye alacak görünüyor.
Rafi Peretz liderliğindeki "Yahudi Evi" ve Betzeliel Smutrich liderliğindeki "Ulusal Birlik" ten oluşan Sağ Partiler Birliği sadece dört sandalyede kalacak. Moşe Feiglin’in partisi Zeud ultra-Ortodoks Yahudi fraksiyonu, seçim barajını aşamayacaklarından meclis dışında kalacak gibi görünüyor.
Sandalyelerin meclisteki bloglara göre dağılımı şöyle olacak; Netanyahu liderliğindeki sağ partiler ile aşırı dinci partilerin edindiği sandalye sayısı 56 olurken; siyasi haritanın orta ve solunda kalan partiler de 56 sandalyeye ulaşıyor. Bunların dışında İsrail Evimiz Partisi 8 sandalye kazanıyor. Bu da Liberman’ın hükümet kurma çalışmalarında hangi kefeye giderse orayı ağır bastıracak olan önemli konumunu gösteriyor.



Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ı askeri saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yoğun diplomatik çabalar sürdürülürken, İran'ın ABD ile "görüşmelerde" bulunduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapıp yapamayacağımıza bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in düşmanlığı ve husumeti artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini belirtti.

Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın sorunlara diplomatik çözümlere savaştan daha fazla öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" ifade etti.

İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "diplomasi yoluyla sorunları çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, ABD ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, "Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç kullanarak müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya tahribatın kararlı ve güçlü bir karşılık bulacağını anlar" ifadelerini kullandı.


Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
TT

Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)

Bilgili kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın ekim ayında Irak özel temsilcisi olarak atadığı Mark Savaya'nın artık bu görevde olmadığını bildirdi.

Bu değişiklik, Washington'un Irak siyasetinde İran etkisini sınırlama çabaları nedeniyle Washington ve Bağdat arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleşti.

Görsel kaldırıldı.Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD elçisi Mark Savaya, (Arşiv-Irak Haber Ajansı)

Irak asıllı Amerikalı Hristiyan iş adamı Savaya, Trump tarafından üst düzey görevlere atanan az sayıdaki Arap Amerikalıdan biriydi. Trump, 2024 başkanlık seçimleri sırasında Detroit'te ve ülke genelinde Arapların ve Müslümanların oylarını kazanmak için kampanyasını yoğunlaştırmıştı.

Savaya'nın neden ayrıldığı veya yerine birinin atanıp atanmayacağı henüz belli değil.

Bir kaynak, Savaya'nın önemli durumlardaki "yanlış yönetimini" işaret etti; bunlar arasında, Trump'ın Bağdat'ı açıkça uyardığı bir hamle olan, eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin bir sonraki başbakanlık için aday gösterilmesini engelleyememesi de yer alıyordu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kaynak ve üst düzey bir Iraklı yetkili, bu hafta başlarında Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile görüşmek üzere Erbil'e giden ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Dışişleri Bakanlığı'nda Irak portföyünün başına geçeceğine inanıldığını söyledi.

Detroit'te kenevir işi yürüten ve Trump ile yakın ilişkileri olan Savaya'nın diplomatik deneyiminin olmaması nedeniyle elçi olarak seçilmesi şaşırtıcı olmuştu.

İki kaynak, atanmasından bu yana Irak'a giderek resmi olarak göreve başlamadığını bildirdi.

İki Iraklı yetkili, geçen cuma günü Irak'ı ziyaret edip üst düzey yetkililerle görüşmeler yapmasının planlandığını, ancak bu görüşmeleri aniden iptal ettiğini ifade etti.

Bu olay, Trump'ın Irak'ı Maliki'yi başbakan olarak yeniden seçmesi halinde Washington'un petrol zengini ve ABD'nin yakın müttefiki olan bu ülkeye tüm desteğini keseceği konusunda uyarmasından günler sonra gerçekleşti.

ABD'nin görev süresi boyunca mezhep çatışmalarını körüklemek ve DEAŞ'ın yükselişine izin vermekle suçladığı Maliki, Irak'ın en büyük parlamento bloğu tarafından birkaç gün önce bu göreve aday gösterildi.

Trump'ın açıklamaları, Irak'ta İran bağlantılı grupların etkisini sınırlama kampanyasının şimdiye kadarki en açık örneği oldu; Irak ise en büyük iki müttefiki olan Washington ve Tahran ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.


Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
TT

Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)

Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin bugüne kadarki en kapsamlı belge açıklaması, “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında kamuoyuyla paylaşıldı. Ancak bu adım, dosyayı kapatmaktan ziyade, meseleyi siyasi ve ahlaki boyutlarıyla yeniden tartışmaya açtı. Hükümet, sansür ve yasal istisnalar çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunurken; aralarında hayatta kalan mağdurlar ile Demokrat ve Cumhuriyetçi milletvekillerinin de bulunduğu eleştirmenler, belge sayısının artmasının gerçek anlamda şeffaflık sağlamadığı görüşünde. Eleştirilerde, gecikmeler, seçici açıklamalar ve bilgi karartmalarının, en etkili isimleri koruma altında tutabileceği, buna karşılık mağdurların kamusal teşhire maruz kalma riskini daha da artırabileceği vurgulanıyor.

E-postalar, o dönemde Ticaret Bakanı olarak görev yapan Howard Lutnick'in, Epstein'in adasında Aralık 2012'de yapılacak bir toplantı/öğle yemeğinin ayrıntılarını, varış düzenlemelerini, zamanlamayı ve Epstein'in asistanıyla yapılan yazışmaları koordine ettiğini ortaya koyuyor.

En çok konuşulan başlıklardan biri olan Prens Andrew'un yeni belgelerde yer alması, "ilgi çeken isimlerden" biri olarak öne çıktı.