Hama ve İdlib’e hava saldırısı: 11 ölü

Urim el- Cuz köyünde enkaz altında arama kurtarma çalışmalar yürüten Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) ekibi (AFP)
Urim el- Cuz köyünde enkaz altında arama kurtarma çalışmalar yürüten Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) ekibi (AFP)
TT

Hama ve İdlib’e hava saldırısı: 11 ölü

Urim el- Cuz köyünde enkaz altında arama kurtarma çalışmalar yürüten Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) ekibi (AFP)
Urim el- Cuz köyünde enkaz altında arama kurtarma çalışmalar yürüten Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) ekibi (AFP)

Suriye rejimi ve Rusya'ya ait savaş uçaklarının önceki gün İdlib ve Hama’da muhalif güçlerin kontrolündeki bölgelere gerçekleştirdiği yoğun hava saldırılarında 11 kişi hayatını kaybetti.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) açıklamasına göre İdlib gerginliği azaltma bölgesine düzenlenen hava saldırılarında 6’sı kadın ve çocuk 11 kişi yaşamını yitirdi. Açıklamada, hava saldırılarının düzenlendiği bölgelerden İdlib’in batısında bulunan Urim el- Cuz köyünde, aralarında kadın ve çocukların da olduğu 6 kişi, güneydeki Keferruma beldesinde 2’si çocuk 4 kişi ve Han Şeyhun’da Beyaz Baretliler’de görevli 1 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
SOHR’un açıklamasında, aralarında kadın ve çocukların bulunduğu, 45 kişinin yaralandığı ve enkaz altında arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği belirtildi.
Anadolu Ajansı’na (AA) konuşan Beyaz Baretliler’den bir kaynak, saldırı sonucu Urim el- Cuz köyünde 6 sivilin yaşamını yitirdiği ve Serakib ilçesinde 10 kişinin de yaralandığını bildirdi.
Samarrat haber sitesine bilgi veren yerel kaynaklara göre savaş uçaklarının Serakib’e düzenlediği saldırılarda, aralarında kadın ve çocukların da olduğu 9 kişi yaralandı, ağır yaralanan 2 çocuk tedavi için şehir dışındaki bir hastaneye sevk edildi.
Sitenin haberine göre Hama’nın kuzeyinde konuşlu rejim güçlerinin, İdlib’in güneyindeki Kefrenbil ilçesine füzelerle düzenlediği saldırıda da çok sayıda sivil yaralandı.
Askeri muhaliflere ait uçak gözlemevi de Han Şeyhun, Serakib, Kefer Zita, Kefrenbil ilçeleri ile Hiş köylerine yapılan saldırıların, Rusya'ya ait savaş uçaklarınca düzenlendiğini bildirdi.
Rus savaş uçaklarının sabah saatlerinde Han Şeyhun’a düzenlediği saldırıda, Beyaz Baretliler’in basın çalışmalarını yürüten Enes Diyab hayatını kaybetti.
Suriye rejimi ve Rusya’nın İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ne 30 Nisan-21 Temmuz'da düzenlediği saldırılarda 176'sı çocuk, 134’ü kadın 684 sivil yaşamını yitirdi. Rejimin İdlib ve Hama’ya karadan düzenlediği saldırılarda, 24’ü çocuk, 22’si kadın, 4’ü sivil savunma ekiplerinden 82 kişi; varil bombası kullanılan saldırılarda, 10’u çocuk, 14’ü kadın 58 kişi; rejime ait savaş uçakları tarafından hedef alınan bölgelerde 106’sı çocuk, 71’i kadın, 4’ü de kurtarma ekiplerinden 403 kişi; rejimin karadan gerçekleştirdiği saldırılarda ise 13’ü çocuk, 16’sı kadın 88 kişi; rejimin Halep kırsalında muhaliflere ait bölgelere düzenlediği saldırılarda, 20’si çocuk, 10’u kadın 53 kişi hayatını kaybetti.
Öte yandan Rejim ve muhalif güçler arasında çıkan çatışmalarda, muhalif saflarda 610’u radikal güçlere bağlı 970, rejim tarafında ise 918 savaşçı öldü.



Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.


SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
TT

SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın duyurduğu ve Suriye'nin kuzeyinde kontrol ettikleri bölgelerde hükümet güçlerinin ilerlemesinin ardından Kürtlere ‘dayatıldığını’ söylediği savaşı sona erdirmek için anlaşmayı kabul ettiğini söyledi. Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke ilinde ‘katliamlar’ yapıldığına dair haberleri takip ettiğini açıkladı.

Abdi, Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonunda yayınlanan açıklamada, kendilerine bu savaşı dayatmak için açık bir kararlılık olduğunu söyledi. Bu savaşın iç savaşa dönüşmesini önlemek için Deyrizor ve Rakka bölgelerinden Haseke’ye çekilmeyi kabul ettiklerini belirtti. Bugün Şam’da Şara ile görüşmesi beklenen SDG lideri, döndükten sonra Kürtlere anlaşmanın şartlarını açıklayacağına söz verdi.

Bir diğer gelişmede Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke’de ‘katliam’ olarak nitelendirilen olaylarla ilgili haberleri takip ettiğini ve bunların doğruluğunu teyit etmeye çalıştığını açıkladı.

Görsel kaldırıldı.Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke’deki SDG üyeleri (Reuters - Arşiv)

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “İçişleri Bakanlığı, Haseke’deki katliam haberlerini büyük endişe ve ciddiyetle takip ediyor ve ilgili kurumlarının alınan bilgileri doğrulamak için gerekli soruşturmaları derhal başlattığını teyit ediyor” denildi.

Ancak Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Ilham Ahmed bu iddiaları yalanlayarak, “Haseke'deki katliam haberlerinin tamamı tamamen uydurma olup, ateşkesi bozmak, aşiretler arasındaki gerginlikleri körüklemek ve Haseke ve Kobani'ye saldırıları yeniden başlatmak isteyen taraflarla bağlantılı kaynaklar tarafından yayılıyor” dedi.

Şarku'l Avsat'ın Rudaw'dan aktardığına göre Ahmed Kürt haber sitesine yaptığı açıklamada, “Şam ile ateşkes anlaşmasına ve tam entegrasyona bağlıyız” ifadelerini kullandı.


Volker Türk: Sudan halkı cehennemde yaşıyor

Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
TT

Volker Türk: Sudan halkı cehennemde yaşıyor

Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk dün, Sudan'daki çatışmada her iki tarafın da toplumu giderek daha fazla militarize ettiğine dair uyarıda bulunarak, Kordofan şehirlerinde el Faşir senaryosunun tekrarlanmasından endişe duyduğunu ve Sudan halkının "dehşet ve cehennem" içinde yaşadığını belirtti.

Türk, savaşın başlamasından bu yana ilk kez Sudan'ın çeşitli şehirlerini ziyaret ettikten sonra hükümetin geçici karargahı olan Port Sudan'da düzenlediği basın toplantısında, "Özellikle insansız hava araçları (İHA) olmak üzere gelişmiş askeri teçhizatın yaygınlaşması, hem Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK) hem de ordunun askeri yeteneklerini artırdı; bu da çatışmaları uzatarak siviller için krizi derinleştirdi" ifadelerini kullandı.

BM yetkilisi, savaş suçlarının faillerinin hangi örgüte bağlı olduklarına bakılmaksızın adalete teslim edilmesinin sağlanması çağrısında bulundu. Türk, Sudan'daki ofisinin hesap verebilirliğin yolunu açmak için bu ihlalleri ve suistimalleri belgelemek ve raporlamak üzere çalıştığını ifade etti.