Süveyde'de güvenlik kaosu

Süveyde’deki Baas Partisi törenlerine giden yol El-Fahd güçleri tarafından geçen perşembe günü kesildi (Suwayda 24)
Süveyde’deki Baas Partisi törenlerine giden yol El-Fahd güçleri tarafından geçen perşembe günü kesildi (Suwayda 24)
TT

Süveyde'de güvenlik kaosu

Süveyde’deki Baas Partisi törenlerine giden yol El-Fahd güçleri tarafından geçen perşembe günü kesildi (Suwayda 24)
Süveyde’deki Baas Partisi törenlerine giden yol El-Fahd güçleri tarafından geçen perşembe günü kesildi (Suwayda 24)

Suriye’nin Süveyde ili tam bir gergilim ve güvenlik kaosu içerisinde. Sivillerin kaçırılmalarının yanı sıra Süveyde'nin doğu kırsalındaki Tarba köyünde bir mayının patlaması sonucu çok sayıda asker öldü ve yaralandı. Şarku’l Avsat’a konuşan Süveyde sakinlerinden kaynaklar, mayının yeni konulmuş olduğunu, çünkü rejim güçlerinin 4 ay önce tüm mayınları bölgeden temizlediğini ve bölgenin güvenli hale geldiğini aktardı.
Suriye rejimine yakınlığıyla bilinen yerel gazeteler, Süveyde’nin doğusundaki Tarba köyündeki mayın arama çalışmaları sırasında terör örgütlerinden kalan el yapımı bir patlayıcının infilak ettiğini bildirdi. Yerel radyo kanalı “Şam FM” ise patlamanın mayın arama çalışmaları sırasında gerçekleştiğini askerlerden ölüler ve yaralılar olduğunu kaydetti.
Patlama, Rusya tarafından kurulan ve denetlenen, rejim kuvvetlerinden oluşan 5’inci Kolordu’nun kontrol ettiği ilde süren güven eksikliğiyle eş zamanlı meydana geldi. Süveyde’deki Suriye Emlak Bankası’na ait bir araç da gündüz vakti yol ortasında silahlı kişilerce soyuldu. Görgü tanıkları, silahlı şahısların yüzlerinin açık olduğunu, kimliklerini gizlemeye çalışmadıklarını ve zorla durdukları sürücüyü aracı başka bir yere götürmeye zorladıklarını belirttiler. Aracın 35 milyon Suriye lirası taşıdığı tahmin ediliyor.
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA) Süveyde’deki patlamaya ve ölen askerlere değinmediği haberinde “Bu sabah Süveyde’de Emlak Bankası’na ait bir araca iki kişi tarafından silahlı soygun gerçekleştirildi. Araçta 35 milyon lira bulunuyordu”  ifadelerine yer verdi.
Öte yandan “Suwayda 24” adlı haber sitesi, siyah renkte bir pikapa binen 3 silahlı adamın, Suriye Emlak Bankası’na ait aracın sürücüsünü havaya ateş açarak durmaya zorladıklarını aktardı.
Yine yerel kaynaklara göre Süveyde’de geçtiğimiz yıl boyunca fidye için adam kaçırma olayları yaşandığı hatırlatılarak bu yıl da 15’ten fazla benzer vakanın gerçekleştiği aktarıldı. Rejim yetkililerinin ise söz konusu suç çetelerine yönelik henüz harekete geçmediği bildirildi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre yaşanan güvenlik kaosu yerel silahlı gruplar ile rejim güçleri ve ona bağlı gruplar arasındaki gerilimi daha da artırdı. Yerel gruplardan biri olan “El-Fahd Güçleri” 25 Temmuz 2018’de 260’dan fazla Süveydeliyi katleden “DEAŞ’a karşı bölge halkının kazandığı zaferin” yıl dönümü nedeniyle Baas yetkilileri tarafından düzenlenmek istenen törenleri engellemeye çalıştı.
El-Fahd, rejimi DEAŞ unsurlarını il dışına taşıyarak doğu kırsalını korumasız bırakmak ve 25 Temmuz olaylarına neden olmakla suçladı. El-Fahd güçleri yayınladıkları bildiriyle ilk kez olarak herhangi bir saldırı gerçekleştirmeleri halinde DEAŞ’a misilleme yapacaklarına dair uyarıda bulundu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Şehitlerimizin kanı yerdeyken kutlama yapmamız ve eğlenmemiz çok tehlikeli. El-Fahd güçleri, 25 Temmuz münasebetiyle Süveyde’de yapılacak herhangi bir kutlamayı engellemek için ilin farklı yerlerine ve kanlı anılara tanık olan doğu kırsalına giden yollara konuşlandırılmıştır.”
Geçen haziran ayı boyunca Süveyde’deki siyasi ve askeri güvenlik merkezlerini hedef alan füzeli saldırılarının kaynağının açıklanmaması ise oldukça dikkat çekiciydi. Siyasi güvenlik merkezini hedef alan füzeli saldırıda can kaybı yaşanırken askeri güvenlik merkezine düzenlenen füzeli saldırıda da yalnızca maddi hasar meydana geldi. Daha önce de Süveyde’de bir sivil savunma kontrol noktasına saldırı yapılmış, ulusal savunmadan iki unsur ölmüştü.
Bir diğer gelişmede de cumartesi günü Süveyde’nin güneyindeki el-Huya köyünde gözaltına alınan bir vatandaşın ölüm cezasına çarptırıldığı haberi yayıldı. Ardından söz konusu köylünün yakınları, silahlı yerel gruplara çağrıda gözaltına alınan akrabalarının kurtarılması için çağrıda bulundu. Bölgede tansiyon yükseldi.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan bölgedeki kaynaklar, rejimin kontrolündeki Sednaya Cezaevi’nde 5 yıldır tutuklu bulunan ve ölüm cezasına çarptırılan, ayrıca gördüğü işkenceler nedeniyle sağlık durumunun iyi olmadığına dair çelişkili haberlerin yayıldığı Şadi Barbur’un yakınları ve ailesinin çağrısı üzerine silahlı yerel grupların köye geldiğini aktardı.
Silahlı gruplar ve tutuklunun yakınlarının bölgedeki askeri geçiş yolunu birkaç saat boyunca kapattıklarını belirten kaynaklar, böylece rejim subaylarının tutuklunun infazı için güvenlik güçlerine baskı yapmalarının engellendiğini ve halkın Süveyde Devlet Güvenlik Şube Başkanı’nın taleplerini karşılama sözü vermesinin ardından yolu yeniden açtıklarını bildirdi.
Kaynaklar, 39 yaşındaki Şadi'nin yıllarca yaşadığı bir Arap ülkesinden Suriye’ye geldikten bir ay sonra silah kaçakçılığı yaptığı suçlamasıyla tutuklandığı, ailesinin ise suçlamaları reddettiği bilgisini verdi. Kaynaklar ayrıca Şadi’nin mahkemeye çıkarılmadığını, avukat veya ailesi ile görüşmesine izin verilmediğini de aktardı.



Gazze'de Ramazan... Yıkıntılar ve çadırlar arasında, zorlu yaşam koşulları altında yapılan süslemeler

 Ramazan ayının başlamasına saatler kala Gazze'nin Han Yunus bölgesinde ışıklar parıldıyor ve çocuklar oyun oynuyor (EPA)
Ramazan ayının başlamasına saatler kala Gazze'nin Han Yunus bölgesinde ışıklar parıldıyor ve çocuklar oyun oynuyor (EPA)
TT

Gazze'de Ramazan... Yıkıntılar ve çadırlar arasında, zorlu yaşam koşulları altında yapılan süslemeler

 Ramazan ayının başlamasına saatler kala Gazze'nin Han Yunus bölgesinde ışıklar parıldıyor ve çocuklar oyun oynuyor (EPA)
Ramazan ayının başlamasına saatler kala Gazze'nin Han Yunus bölgesinde ışıklar parıldıyor ve çocuklar oyun oynuyor (EPA)

Gazze Şeridi'nin merkezinde Deyr el-Belah'taki bir çadırda, aileler günlük hayatın zorluklarına rağmen Ramazan'ın neşesini korumaya çalışıyor. 11 yaşındaki Cuana ve kız kardeşi Tima, anneleri Safa el-Hasanat'ın yardımıyla, gıda yardımı kutularından kurtardıkları kartonlardan Ramazan süsleri ve kartondan bir hilalin etrafına ince kağıttan beyaz güller yaptılar.

Dört çocuk annesi el-Hasanat, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, "Gazze'de Ramazan ayını karşılamak ve atmosferini yaşamak, zorlu insani ve yaşam koşulları göz önüne alındığında ulaşılması zor bir lüks. Özellikle kışın soğuğundan veya yazın sıcağından koruyamayan harap çadırlarda yaşayan binlerce insan için fenerler, ışık vermeyen karanlık kağıt parçalarına dönüştü" ifadelerini kullandı.

Safa el-Hasanat’ın Deyr el-Belah'taki çadırında, kağıttan yapılmış hilal ve mendillerden yapılmış süslemeler.Safa el-Hasanat’ın Deyr el-Belah'taki çadırında, kağıttan yapılmış hilal ve mendillerden yapılmış süslemeler.

Gazze Şeridi'ndeki savaş, haftalarca süren bombardıman ve yıkımın ardından 11 Ekim'de yürürlüğe giren ateşkesle birlikte duraklama dönemine girdi. Göreceli sakinlik, bölge sakinlerine nefes alma fırsatı verse de Şerit ciddi zorluklarla karşı karşıya olmaya devam ediyor. İnsanlar temel ihtiyaç maddelerinde ciddi kıtlık, sık sık yaşanan elektrik kesintileri ve temiz içme suyu kriziyle boğuşuyor. Bütün bunların yanı sıra, evlerin ve altyapının yıkımı günlük yaşamın zorluklarını daha da artırıyor.

Han Yunus'ta elindeki fenerle Ramazan ayını karşılamaya hazırlanan bir kız çocuğu (EPA)Han Yunus'ta elindeki fenerle Ramazan ayını karşılamaya hazırlanan bir kız çocuğu (EPA)

Gazze'de elektrik sınırlı olduğundan, çocuklar Ramazan süslemelerini çalıştırmak için küçük bir bataryaya ihtiyaç duyarken, aileler de ekonomik krizi hafifletmek için kağıt süslemeler ve mevcut malzemelerle çocuklara biraz neşe getirmeye çalışıyor.

Temel ihtiyaç maddelerinde kıtlık ve yüksek fiyatlar

El-Hasanat şöyle diyor: “Maalesef Gazze Şeridi halkı Ramazan ayını acı, kayıp ve zorluklarla karşılıyor… İsrail işgali, halka yardımın ulaşmasını engelliyor. Hayat şartları felaket durumda. Binlerce kişi işini kaybetti, işsizlik oranları arttı ve nüfusun yüzde 90'ından fazlası temel ihtiyaçlarını karşılamak için uluslararası kuruluşlara bağımlı hale geldi.”

Filistinliler, Han Yunus'ta Ramazan ayını karşılamaya hazırlanırken yıkılan evlerinin kalıntıları üzerine süsler asıyor, (EPA)Filistinliler, Han Yunus'ta Ramazan ayını karşılamaya hazırlanırken yıkılan evlerinin kalıntıları üzerine süsler asıyor, (EPA)

Anne ayrıca Gazze'deki temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarındaki sürekli artıştan da şikayetçi. El-Hasanat şöyle diyor: “Maalesef fiyatlar hala yüksek, özellikle de halkın temel ihtiyaçları söz konusu olduğunda, hatta bu ihtiyaçlar karşılanamıyorsa bile, çünkü işgal yönetimi kasıtlı olarak şeker, yağ ve karbonhidrat gibi lüks ürünleri halkın ihtiyaç ve gereksinimlerinden uzaklaştırıp, et, sebze, önemli meyveler ve yemeklik gaz gibi temel ihtiyaç maddelerini azaltıyor. Bu nedenle, mevcut olanlar, halkın ekonomik koşulları ve sınırlı gelir kaynaklarıyla karşılaştırıldığında pahalı.”

Savaş sona erdi, ancak acılar devam ediyor

Kırklı yaşlarındaki anne, önceki yıllara kıyasla mübarek ay için yapılan hazırlıklardaki değişikliklerle ilgili olarak şunları söylüyor: “Elbette farklı. Ateşkes ilanına rağmen devam eden bombardımanlar nedeniyle çadırlar, sakinlerin güvensiz bir şekilde yaşadığı sığınak haline geldi ve ev sahiplerinin ayrılmasıyla ailelerin sofraları hüzünlendi; ayrıca sakinler, savaştan önceki her yıl olduğu gibi Ramazan'ın yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar.”

Gazze'nin Han Yunus kentinde Ramazan hazırlıkları (EPA)Gazze'nin Han Yunus kentinde Ramazan hazırlıkları (EPA)

Al-Hasanat, Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanın bu yıl azaldığını ancak durmadığını söylüyor. Sözlerine şöyle devam ediyor: "Geçen Ramazan, İsrail'in savaşını yeniden başlatmasıyla başladı; bu savaş, öncekinden daha da yoğundu ve geçiş noktaları tamamen kapatılmıştı. Ziyaret edilebilecek mezar sayısı da farklıydı; sayılar hayal edilemezdi."

Serbest çalışan fotoğrafçı Attia Darwish (38 yaşında) da onunla aynı fikirde olduğunu belirterek şunları söylüyor: “Ramazan, duygular ve koşullar açısından farklı. Savaştan önce, kuşatmaya rağmen hayat nispeten daha istikrarlıydı. Bugün Ramazan, kayıp ve sabır duygularının hakim olduğu daha derin bir insani karaktere sahip.”

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yıkılan evlerin arasına süsler asıyor (EPA)Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yıkılan evlerin arasına süsler asıyor (EPA)

Darwish, Gazze Şeridi'ndeki Ramazan geleneklerinin savaş sonrasında değiştiğini, önceliğin temel ihtiyaçların karşılanması haline geldiğini, süslemelerin ve büyük ziyafetlerin azaldığını ve konut koşulları ve yerinden edilme nedeniyle aile toplantılarının daha seyrek hale geldiğini belirtiyor.

İnsani yardıma bağımlılık

Darwish, Gazze halkının Ramazan ayını temkinli bir rahatlama ve acı karışımıyla karşıladığını gözlemliyor. Ateşkes insanlara nefes alma fırsatı verdi, ancak savaşın izleri yıkılmış evlerde, sevdiklerinin kaybında ve zor yaşam koşullarında hala mevcut. Buna rağmen, birçok kişi ayın ruhunu güçlü bir inanç ve dayanışma duygusuyla yaşamak istiyor.

Darwish şöyle devam ediyor: “Durum hâlâ zor; ailelerin büyük bir yüzdesi gelir kaybı veya gelir azalması yaşıyor. Elektrik, su ve hizmetlerle ilgili sürekli sorunlarla karşılaşıyor. Yeniden yapılanma süreci de yavaş ilerliyor ve bu durum ailelerin günlük yaşantısına da yansıyor.”

Gazze Şeridi'ndeki zorlu yaşam koşulları, sakinlerinin Ramazan ayını karşılamaya hazırlanmalarına engel olmadı (EPA)Gazze Şeridi'ndeki zorlu yaşam koşulları, sakinlerinin Ramazan ayını karşılamaya hazırlanmalarına engel olmadı (EPA)

Temel ihtiyaç maddelerinin bulunabilirliği konusunda Darwish şunları söylüyor: “Malların büyük bir kısmı mevcut, ancak her zaman yeterli miktarda veya herkesin karşılayabileceği fiyatlarda değil. Özellikle et ve bazı ithal ürünlerde geçici kıtlıklar yaşanabilirken, sebze ve diğer temel ihtiyaç maddeleri nispeten daha kolay bulunabiliyor. Bazı temel ihtiyaç maddelerinde, ulaşım maliyetleri ve belirli zamanlardaki sınırlı arz nedeniyle önceki yıllara kıyasla belirgin bir fiyat artışı görüldü.” Darwish, Gazze'deki ailelerin, eğer bulabilirlerse, temel ihtiyaç maddelerine odaklandığını, çünkü birçok ailenin insani yardıma bağımlı olduğunu belirterek sözlerini tamamlıyor.

Gazze Sağlık Bakanlığı'na göre, 11 Ekim'de yürürlüğe giren ateşkesin ardından Gazze Şeridi'nde İsrail bombardımanı sonucu 601 kişi öldü ve bin 607 kişi yaralandı.


Mısır parlamentosu askerlikten kaçanlara yönelik cezaları ağırlaştırdı

Mısır ordusuna yeni katılan askerler tatbikat sırasında (Mısır askeri sözcüsü)
Mısır ordusuna yeni katılan askerler tatbikat sırasında (Mısır askeri sözcüsü)
TT

Mısır parlamentosu askerlikten kaçanlara yönelik cezaları ağırlaştırdı

Mısır ordusuna yeni katılan askerler tatbikat sırasında (Mısır askeri sözcüsü)
Mısır ordusuna yeni katılan askerler tatbikat sırasında (Mısır askeri sözcüsü)

Mısır Temsilciler Meclisi, dün, Mısır hükümeti tarafından sunulan ve "Askerlik ve Milli Hizmet" mevzuatının bazı maddelerini değiştirmeyi öngören yasa tasarısını nihai olarak onayladı. Bu değişiklikler arasında, "geçerli bir mazeret olmaksızın askere alınmaktan veya çağrıdan kaçmanın cezasının artırılması" da yer alıyor. Askeri personel bu adımı, askerlik sürecini sosyal ve ekonomik değişikliklere uygun hale getirmek için gerekli görüyor.

Değişiklikler ayrıca, "şehitlerin ve terör operasyonlarında yaralananların" ailelerinin askerlik hizmetinden muaf tutulmasını da içeriyordu; bu, "insani boyut" taşıyan bir adımdı.

Değişiklikler, 7. Maddeyi "hem kalıcı hem de geçici zorunlu askerlik hizmetinden muafiyet için kriter olarak, askeri ve terör operasyonları arasında eşitlik" öngörecek şekilde değiştirmeyi de içeriyordu.

Parlamento oturumu sırasında, Temsilciler Meclisi Savunma ve Milli Güvenlik Komitesi Başkanı Korgeneral Abbas Hilmi, “Askerlik hizmetine ilişkin değişiklik, silahlı kuvvetler ve polis mensuplarının askeri veya terörist operasyonlardaki fedakarlıklarını ve masum sivillere verilen zararları takdir etmek amacıyla, terörist operasyonları da askerlik hizmetinden muafiyet için ek bir kriter olarak eklemeyi amaçlamaktadır; bu değişiklik, halkın insani ve sosyal boyutlarını dikkate almaktadır” dedi.

dsvdsv
Mısır Temsilciler Meclisi'nin bir oturumu (Arşiv-Mısır Kabinesi)

Değişiklikler, askerlikten kaçma veya geçerli bir mazeret olmaksızın askerlik hizmetine katılmama suçlarına yönelik cezaların da artırılmasını içeriyordu. Parlamento oturumu sırasında Hilmi, 49. maddenin "30 yaşından sonra askerlik hizmetine katılmayan herkesin hapis cezası ve en az 20 bin Mısır lirası ve en fazla 100 bin Mısır lirası para cezası veya bu iki cezadan biriyle cezalandırılacağı" şeklinde değiştirildiğini belirtti. (Bir ABD doları yaklaşık 47 Mısır lirasına eşittir.)

1980 tarihli 127 sayılı Kanun hükümlerine göre, yasa değişikliğinden önce askerlik hizmetine katılmamanın cezası iki yıl hapis ve en az 2 bin pound para cezası veya bu iki cezadan biriydi.

Mısır Parlamentosu tarafından onaylanan değişiklikler arasında, “yedek askerlik görevine çağrılan ve geçerli bir mazereti olmaksızın göreve gelmeyen herkesin hapis cezası ve en az 10 bin, en fazla 20 bin Mısır lirası para cezası veya bu iki cezadan biriyle cezalandırılacağı” hükmünü getiren “52” numaralı maddenin değiştirilmesi de yer almaktadır.

Parlamento ve Hukuk İşleri Bakanlığı, Askerlik Hizmeti Kanunu'ndaki değişikliklerin "askerlikten kaçma veya göreve gelmeme durumunda uygulanan mali cezaları artırmayı ve mali cezalarla ilgili ekonomik değişikliklerin etkilerini ele almayı amaçladığını" belirtti. Bakanlık dün yaptığı açıklamada, cezaların "hem genel hem de özel caydırıcılığı yeniden sağladığını ve ceza adaletini gerçekleştirdiğini" belirtti.

Mısır askeri uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, askerlikten kaçmaya yönelik cezaların artırılmasının genel caydırıcılığı sağlamak ve "ülke içindeki süreci daha da düzenlemek" için gerekli olduğuna inanıyor. Ferec, "Önceki cezalar mevcut gerçekliğe artık uygun değildi ve güncel değişikliklere ayak uydurmak için askerlikten kaçmanın şiddetinin artırılması gerekiyordu" değerlendirmesinde bulundu.

 Ferec Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamalarda Askerlik Hizmeti Kanunu'ndaki yeni değişikliklerin "hem insani hem de sosyal boyutları dikkate alarak terör operasyonu mağdurlarının muaf tutulmasına yönelik yasal hükümler getirdiğini" belirtti.

Mısır Milletvekili Mecdi Murşid'e göre yasa değişikliklerinin "önemli bir insani boyutu" da bulunuyor. Muşid, "yasa, silahlı kuvvetler ve polis mensuplarının askeri veya terörle mücadele operasyonlarındaki fedakarlıklarını dikkate alarak, oğullarını askerlik hizmetinden muaf tutuyor" dedi ve bunu "devletin, kendisi için fedakarlık yapanlara bir takdir mesajı" olarak değerlendirdi.

Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamalarda Murşid, yasanın öneminin "askerlikten kaçma cezalarının artırılmasının yanı sıra, insani muafiyet meselesini de kanunlaştırmasında" yattığını belirterek, "bu tür düzenlemelerin askerlik hizmetinin ve askerlik yapmanın değerini pekiştirdiğini" kaydetti.


Lübnan: Hükümet, orduya görevini tamamlaması için dört aylık, uzatılabilir bir süre verdi

İsrail sınırındaki güney kasabası Kfarkela'da Lübnan askeri araçları ve askerleri (AFP)
İsrail sınırındaki güney kasabası Kfarkela'da Lübnan askeri araçları ve askerleri (AFP)
TT

Lübnan: Hükümet, orduya görevini tamamlaması için dört aylık, uzatılabilir bir süre verdi

İsrail sınırındaki güney kasabası Kfarkela'da Lübnan askeri araçları ve askerleri (AFP)
İsrail sınırındaki güney kasabası Kfarkela'da Lübnan askeri araçları ve askerleri (AFP)

Fransız haber ajansı AFP’nin haberine göre Lübnan hükümeti dün yaptığı açıklamada, ordunun Güney Lübnan'daki Hizbullah'ı silahsızlandırma planının ikinci aşamasını uygulamak için en az dört aya ihtiyacı olacağını belirtti.

Hizbullah, İsrail ile bir yıldan fazla süren ve Kasım 2024'te ateşkesle sona eren bir savaş yürüttü; ancak bu ateşkes, anlaşmada tamamen çekilmesi öngörülmesine rağmen, Yahudi devletinin güney Lübnan'daki beş stratejik tepede güçlerini tutarak kanlı saldırılar düzenlemeye devam etmesini engelleyemedi.

Parti, İsrail ile olan savaştan zayıflamış bir şekilde çıktı. Ağustos ayında Lübnan hükümeti Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını onayladı ve Lübnan ordusuna kendi hazırladığı bir planı uygulama görevini verdi; bu plan ertesi ay yürürlüğe girmeye başladı.

Ordu, ocak ayının başında, Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeyi (İbrani devletiyle olan güney sınırından yaklaşık 30 km uzaklıkta) kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını duyurdu.

Ancak İsrail bu adıma şüpheyle yaklaştı ve yetersiz buldu. İsrail, silahsızlanmayı reddeden grubun askeri kapasitesini yeniden inşa etmesini engellemeyi amaçladığını söylediği ölümcül saldırılara devam ediyor.

Lübnan Enformasyon Bakanı Paul Morcos, kabine toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, kabinenin "Hizbullah'ı silahsızlandırma kararı doğrultusunda Lübnan'ın tüm bölgelerinde silahlanmayı kısıtlama planına ilişkin ordunun liderliğinin aylık raporunu dikkate aldığını" söyledi.

Şöyle devam etti: "Aynı etkenler mevcutsa, dört aylık bir süre söz konusudur ve bu süre, mevcut imkanlara, İsrail saldırılarına ve sahadaki engellere bağlı olarak uzatılabilir."

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Lübnan ordusunun planı beş aşamadan oluşuyor. İkinci aşama, Litani Nehri'nin kuzeyinden, Sayda’nın (Sidon) kuzeyinden geçen ve sınıra yaklaşık altmış kilometre, Beyrut'un ise yaklaşık kırk kilometre güneyinde bulunan Awali Nehri'ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, dün bir parti töreninde yaptığı konuşmada, "Lübnan hükümetinin silahsızlanmaya odaklanması büyük bir günahtır çünkü bu konu İsrail'in saldırganlığının hedeflerine hizmet etmektedir" ifadelerini kullandı.

Kasım sözlerine şöyle devam etti: "Silahlanmayı kısıtlamayı amaçlayan her türlü girişime son verin," çünkü "Lübnanlı yetkililerin ardı ardına verdikleri tavizler ve baskılara verdikleri yanıtlar nedeniyle hükümetin performansı, bir ölçüde bu düşmanın açgözlülüğünün devam etmesinden sorumludur."