İtalya, meydana gelen ölümlere rağmen göçmenleri ülkeye sokmuyor

Salvini, geçen perşembe günü basın toplantısı düzenledi (Reuters)
Salvini, geçen perşembe günü basın toplantısı düzenledi (Reuters)
TT

İtalya, meydana gelen ölümlere rağmen göçmenleri ülkeye sokmuyor

Salvini, geçen perşembe günü basın toplantısı düzenledi (Reuters)
Salvini, geçen perşembe günü basın toplantısı düzenledi (Reuters)

İki İtalyan balıkçı teknesinin geçen çarşamba akşam saatlerinde Akdeniz’de 135 göçmeni kurtarmasına ve perşembe günü 150 göçmenin Libya kıyılarında boğulmasına rağmen Roma hükümeti, mültecilerin ülkeye girişine izin vermeme konusunda ısrarcı. İtalya, göçmenleri ülkeye kabul etmek için Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden dağıtım ve kabul konusunda yazılı taahhütte bulunmasını şart koşuyor.
İtalya’da mültecilerin kendileri ile işbirliği yapmak isteyen AB’li ortaklarına sığınmalarını reddetme orkestrasını, hayranları ile plajda yaz tatilinin tadını çıkaran İtalya İçişleri Bakanı ‘Maestro’ Matteo Salvini yönetiyor.
İtalya Savunma Bakanı ise şu ana kadar sessizliğini korudu. Mülteciler, halen İtalya sahillerindeki bir gemide beklerken Ulaştırma Bakanı operasyonun İçişleri Bakanlığı’nın iş birliği içerisinde gerçekleştiğini açıklamakla yetindi.
AB aceleye gerek görmüyor
Avrupa Komisyonu, İtalyan yetkililerin talebinin değerlendirmeye alındığı ve göçmenlerin dağıtımı için üye devletler ile temas halinde olduğunu vurguladı. Ancak talebin üzerinden 4 gün geçmesine rağmen Roma henüz yanıt alamadı. Komisyonun dün Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a yönelik harekete geçen İçişleri Bakanı’nın talebini yerine getirmek için acele etmeye ihtiyaç duymadığı açık. Salvini, son Avrupa Zirvesi'nde üye devletler arasında yük paylaşımı ve dağıtımı yoluyla yasa dışı göçmenlerin akışını ele almak için bir anlaşma öneren Macron olmasına rağmen dün Fransa Cumhurbaşkanı için Napolyon Bonapart benzetmesi yapmıştı. Salvini, ‘uzatma’ olarak nitelediği Brüksel’in bu tavrı hakkında şunları söyledi:
 “Göçmenlerin gemiden inmelerinin ardından karşılanacakları AB ülkeleri ile ilgili bir isim, künye veya adres elde etmeden kesinlikle inişe izin vermeyeceğim. Hiç kimseye güvenmiyorum.”
Geçtiğimiz hafta sonu 112 göçmen daha Lampedusa sahiline ulaştı. Libya Sahil Güvenlik Görevlileri ise geçen perşembe günü ülke kıyılarında boğulan göçmenlerin cesetlerini topladı. Malta hükümeti de önümüzdeki haftalarda büyük bir göçmen akını beklediklerini ve gece-gündüz çalışan birimlerinin ‘kapılarında büyük bir krizi’ kaldıramayacağını açıkladı.
“Nefret Bakanı”na karşı protesto hazırlıkları
İtalya’daki muhalifler bu hafta ‘Nefret Bakanı’nın’ izlediği politikaya karşı birçok büyük şehirde protestolar düzenlemeye hazırlanıyor. Başsavcılık ise Salvini’nin geçen yıl bugünlerde yaptığı gibi ‘şahısları alıkoyma’ suçundan yargılanmasını talep ediyor. Salvini, geçen yıl da İtalyan bir savaş gemisindeki 190 göçmene iniş izni vermemişti. 10 gün sonra ise yeşil ışık yakarak geri adım atmıştı. Ancak Senato, koalisyon hükümetindeki Beş Yıldız Hareketi’nden müttefiklerin desteği ile İçişleri Bakanı’nın dokunulmazlığını kaldırmayı reddetmişti.
İtalyan medyasında dün yayınlanan anket, Salvini’nin popülaritesinin göçmen dosyasına yönelik takındığı sert tavırdan etkilenmediğini ortaya koydu. Ancak Salvini’nin bu tavrı, İtalya’nın AB çevrelerindeki yalnızlığını artırdı. İçişleri Bakanı’nın politikasına karşı çıkan siyasi ve popüler çevreler daha organize ve aktif olmaya başladı. Yurtiçinde ve yurt dışında kalabalık katılımlı protestolar ve yasal bir yargılama yapılabilmesi için hazırlıklar sürüyor. 
“Yardım eli uzatmaktan vazgeçmeyeceğiz”
Çok sayıda göçmeni kurtaran balıkçı teknesinin sahibi ve kaptanı olan Carlo Giarratano yaşananlara dair şunları söyledi:
“Yasalardan istediklerini çıkarabiliyor ve mümkün olan tüm para cezalarını kesebiliyorlar. Teknelerimizi alıkoyuyorlar. Bizler zengin değiliz. Balıkçıyız. İşimizi ve yaşamımızı onurlu bir şekilde sürdürüyoruz. Deniz yasası dışında herhangi bir yasa bilmiyoruz. Yardım isteyenleri asla yalnız bırakmayacağız. Ancak ben, 15 yaşındaki oğlumu kaybettikten sonra hayatımı denizde boğulmak üzere olanları kurtarmaya adadım. Şunu soruyorum; acaba Salvini ve diğer politikacılar karanlıktaki yardım seslerini duyuyorlar mı?”



Minnesota'da bir yargıç, göçmenlik uygulamalarına yönelik operasyonların askıya alınması talebini reddetti

Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
TT

Minnesota'da bir yargıç, göçmenlik uygulamalarına yönelik operasyonların askıya alınması talebini reddetti

Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)

Bir ABD yargıcı dün, Minnesota'nın Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nı (ICE) eyaletteki göçmenlerin gözaltına alınmasını ve sınır dışı edilmesini durdurmaya zorlama girişimini reddetti.

Bu arada başka bir yargıç, Minneapolis'te göçmenlik polisi tarafından gözaltına alınan ve mavi şapka takarken çekilmiş fotoğrafı viral olan bir çocuğun serbest bırakılması kararı verdi. Yargıç kararında, "mutlak iktidara duyulan kötü niyetli açlığı" kınadı.

Trump yönetimi, Minnesota'da yasadışı göçmenleri aramak için geniş çaplı bir kampanya başlattı ve görevlendirdiği federal güçler operasyonlar sırasında binlerce kişiyi gözaltına aldı ve iki Amerikan vatandaşı öldürüldü; bu durum kamuoyunda ve siyasi çevrelerde geniş çaplı öfkeye yol açtı.

Federal Yargıç Katherine Menendez, eyaletin geçici tedbir kararı talebine ilişkin kararında şunları belirtti: "Mahkeme, zararların dengesinin ihtiyati tedbiri ezici bir şekilde desteklemediğini tespit etmiştir."

Minnesota, bir ay süren federal güvenlik operasyonunun eyalet egemenliğini ihlal ettiğini savundu. Menendez, ihtiyati tedbir kararı vermeme kararının, eyaletin genel davası hakkında nihai bir karar olmadığını açıkladı. Ayrıca, Minnesota'nın yasadışı göçmenliğe karşı yürüttüğü operasyonun yasayı ihlal edip etmediği konusunda da bir karara varmadı. Bu karar, cuma günü on binlerce Minnesota sakininin operasyona karşı katıldığı büyük bir protestonun ardından geldi.

Minnesota'nın en büyük şehri ve güvenlik operasyonunun ana merkezi olan Minneapolis'in belediye başkanı, yargıcın kararına ilişkin yaptığı yorumda, "Elbette hayal kırıklığına uğradık" dedi. Jacob Frey açıklamasında, "Bu karar, buradaki insanların yaşadıklarını değiştirmiyor: korku, kargaşa ve Minneapolis'te yeri olmayan federal operasyonun neden olduğu zarar"ifadesini kullandı. Buna karşılık, Adalet Bakanı Pam Bondi kararı "muazzam" bir hukuki zafer olarak nitelendirdi.

Maskeli ve makineli tüfekli federal ajanlar tarafından Renee Goode ve Alex Peretti'nin öldürülmesi ülke çapında büyük bir öfkeye yol açtı ve Başkan Donald Trump'ı Minnesota'daki Gümrük ve Sınır Koruma operasyonlarının başkanı Gregory Bovino'yu görevden alıp yerine kendi yönetimindeki sınır güvenliği başkanı Tom Homan'ı atamaya sevk etti.

Trump dün, protestocuları "isyancı" olarak nitelendirerek, Truth Social platformu aracılığıyla federal güçlerin onlarla mücadelede polise yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade etti.

Polis operasyonları, büyük kuzey şehri Minneapolis'te hayatı altüst etti; bazı sakinler tutuklanma korkusuyla evlerine hapsoldu. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen Ana, "Böyle yaşamak, kendi evinizde bir mahkum olmak insanlık dışı" dedi. Meksikalı ailesi iki aydır evlerine hapsedilmiş durumda.

Bir başka kararda ise Federal Yargıç Fred Bailey dün, yetkililerin 5 yaşındaki Liam Conejo Ramos ve babasını salı gününe kadar serbest bırakmasına hükmetti.

20 Ocak'ta Minneapolis'in karla kaplı sokaklarında gözaltına alınmaları, özellikle "ICE" çetesinin üyeleriyle çevrili, başında tavşan kulaklı şapka takmış ve korkmuş görünen çocuğun fotoğrafının yayılmasının ardından, Amerika Birleşik Devletleri dışında geniş çaplı bir öfkeye yol açtı.

O zamandan beri baba ve oğul, Teksas'taki göçmen aileler için kurulmuş bir gözaltı merkezinde tutuluyor. Yargıç Bailey kararında, "Bu davanın temelinde, hükümetin günlük sınır dışı etme kotalarını kötü planlayıp uygulaması yatıyor; bu durum çocukların travma geçirmesine yol açsa bile" ifadelerini kullandı.


Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...

Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...
TT

Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...

Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...

İran'ın orta ve güney bölgelerinde gizemli patlamalar meydana geldi. Türkiye savaşı önlemek için dolaylı arabuluculuk teklifinde bulunurken, Washington ve Tahran arasındaki karşılıklı tehdit devam etti.

Devlet televizyonuna göre Bender Abbas şehrinde sekiz katlı bir konutta meydana gelen patlama iki katın yıkılmasına neden oldu.

Ülkenin güneybatısındaki Ahvaz'da meydana gelen bir patlamada ise dört kişi hayatını kaybetti. Tahran'ın güneybatısındaki Parand kasabasında kuraklık nedeniyle bir nehrin kıyısında kuruyan sazların yanması sonucu yoğun dumanlar yükseldi. Kum şehrinde ise sosyal medya kullanıcıları, yükselen siyah duman bulutlarını ve patlama seslerini gösteren videolar paylaştı.

Olaylarla ilgili çeşitli söylentiler dolaşırken, Tesnim haber ajansı Devrim Muhafızları deniz kuvvetleri komutanı Ali Reza Tengsiri'nin suikasta uğradığı haberini hemen yalanladı. İki Amerikalı ve İsrailli yetkili de ülkelerinin patlamalarla bağlantısının olmadığını belirtti.

Patlamalar, ABD'nin İran'a karşı bölgede askeri yığınağını sürdürdüğü ve İran askeri yetkililerinin "Tel Aviv'in kalbinde" herhangi bir saldırıya karşılık verecekleri tehdidinde bulunduğu bir dönemde karşılıklı tehditlerin ortasında meydana geldi.

Ankara, bölgede savaşı önlemek ve yeni müzakere turlarını canlandırmak için bölgesel bir iletişim kanalı kurmaya çalışıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, resmi gazetesi aracılığıyla "teslimiyeti" reddettiğini açıklarken, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Amerika Birleşik Devletleri ile müzakerelerde "ilerleme" kaydedildiğinden bahsetti.


Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ı askeri saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yoğun diplomatik çabalar sürdürülürken, İran'ın ABD ile "görüşmelerde" bulunduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapıp yapamayacağımıza bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in düşmanlığı ve husumeti artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini belirtti.

Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın sorunlara diplomatik çözümlere savaştan daha fazla öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" ifade etti.

İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "diplomasi yoluyla sorunları çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, ABD ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, "Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç kullanarak müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya tahribatın kararlı ve güçlü bir karşılık bulacağını anlar" ifadelerini kullandı.