Marvel dizi ve filmlerini hangi sıralamayla izlemeliyiz?

Dr. Strange (Marvel Studios)
Dr. Strange (Marvel Studios)
TT

Marvel dizi ve filmlerini hangi sıralamayla izlemeliyiz?

Dr. Strange (Marvel Studios)
Dr. Strange (Marvel Studios)

Marvel Sinematik Evreni; Yenilmezler: Sonsuzluk Savaşı, Galaksinin Koruyucuları ve Kaptan Marvel gibi filmlerle birlikte 10 yıldan uzun süredir üretime devam ediyor. Bünyesindeki filmler birbirine daha da bağlı hale geldi. Düzenli roller, referanslar ve başka kült filmlere gönderme yapan “sürpriz yumurtalar” ortaya çıktı.
Süper kahraman filmlerine yeni başlayanlar için izleyecek çok fazla şey olabilir. Ancak azimli olanlar için iki tane izleme düzeni var.
Independent Türkçe'nin haberine göre filmleri gösterim tarihlerine göre sıralayabilir, yolculuğa Demir Adam’la başlayıp Hulk’la, sonrasında Demir Adam 2, Thor, İlk Yenilmez: Kaptan Amerika ve Yenilmezler’le birinci aşamayı tamamlayabilir.
Bu düzen, bir sonraki filmi şekillendiren jenerik sonrası sahneler açısından iyi sonuç veriyor. Bu da seriye yapımcı Kevin Feige’nin tasarladığı ritmi katıyor.
Ancak pek çok Marvel hayranı, filmlerdeki olayların kronolojik sıralamasını takip ediyor. Bu biraz alengirli bir yol olabilir ama sizi korkutmasın.
Aşağıda Marvel Sinematik Evreni’nin filmleri, Netflix’teki dizileri, plan sekans (DVD ekstralarında bulabileceğiniz kısa filmler) ve TV dizileri dahil her bir parçası kronolojik sıraya göre dizildi. Parantez içlerinde de Marvel’ın onayladığı üzere, olayların yaşandığı tarihler yer alıyor.
Birinci evre
İlk Yenilmez: Kaptan Amerika (Captain America: The First Avenger, 1943 -1945)
Agent Carter (birinci ve ikinci sezon)
Agent Carter (Demir Adam 3 DVD ekstrası)
Kaptan Marvel (Captain Marvel, 1995)
Demir Adam (Iron Man, 2010)
Demir Adam 2 (Iron Man 2, 2011)
The Incredible Hulk (2011)
The Consultant (Thor DVD ekstrası)
A Funny Thing Happened On The Way To Thor’s Hammer (İlk Yenilmez: Kaptan Amerika DVD ekstrası)
Thor (2011)
Yenilmezler (Avengers, 2012)
Item 47 (Yenilmezler DVD ekstrası)
Özet: Marvel Sinematik Evreni’nin başladığı yer. Demir Adam yayımlanan ilk filmken, İkinci Dünya Savaşı’nda geçen Kaptan Amerika zaman çizelgesinde daha önce geliyor. Kalanıysa çoğunlukla gösterim tarihleriyle paralel. Tabii Brie Larsonlı Kaptan Marvel hariç. Film aslında üçüncü evreye ait olsa da 90’ların ortasında (Nick Fury hala iki göze sahip) geçiyor. Bu nedenle aslında birinci evreye ait.
İkinci evre
Demir Adam 3 (Iron Man 3, 2012)
Agents of Shield (Birinci sezon, 1-7. bölümler)
Thor: Karanlık Dünya (Thor: The Dark World, 2013)
Agents of Shield (Birinci sezon, 8- 16. bölümler)
Kaptan Amerika: Kış Askeri (Captain America: The Winter Soldier, 2014)
Agents of Shield (Birinci sezon, 17-22. bölümler)
Galaksinin Koruyucuları (Guardians of the Galaxy, 2014)
Galaksinin Koruyucuları 2 (Guardians of the Galaxy Vol. 2, 2014)
Daredevil (Birinci sezon)
Agents of Shield (İkinci sezon: 1-19. bölümler)
Yenilmezler: Ultron Çağı (Avengers: Age of Ultron, 2015)
Agents of Shield (İkinci sezon: 20-22. bölümler)
Ant-Man (2015)
Jessica Jones (Birinci sezon)
Daredevil (İkinci sezon)
Agents of Shield (Üçüncü sezon: 1-19. bölümler)
Özet: İkinci evre de neredeyse gösterim tarihleriyle paralel ilerliyor. Bu sıralamayı yalnızca birinci filmden hemen sonra gördüğünüz Galaksinin Koruyucuları 2 bozuyor. Bu film de tıpkı Kaptan Marvel gibi üçüncü evreye ait. Ancak olaylar bu evreden önce yaşanıyor. Ayrıca Netflix dizilerinin ve Agents of Shield’ın başlamasıyla birlikte, ikinci aşamada DVD ekstraları durduruldu. Agents of Shield’ı izlemeye girişenler için de (ikinci ve üçüncü sezon harika) şu söylenebilir: Kesinlikle bir yandan da sinema filmlerini izleyin. Beyaz perdedeki arkadaşların dizideki hikayenin gelişiminde büyük etkileri var.
Üçüncü aşama
Kaptan Amerika: Kahramanların Savaşı (Captain America: Civil War, 2016)
Agents of Shield (Üçüncü sezon: 20-22. bölümler)
Luke Cage (Birinci sezon)
Agents of Shield (Dördüncü sezon: 1-8. bölümler)
Agents of Shield: Slingshot (Mini dizi)
Agents of Shield (Dördüncü sezon: 2-22. bölümler)
Iron Fist (Birinci sezon)
The Defenders (Birinci sezon)
Örümcek-Adam: Eve Dönüş (Spider-Man: Homecoming, 2016)
Doctor Strange (2016-2017)
The Punisher (Birinci sezon)
Runaways (Birinci sezon)
Black Panther (2017)
Agents of Shield (5. sezon 1-19. bölümler)
Cloak and Dagger (Birinci sezon)
Jessica Jones (İkinci sezon)
Inhumans (Birinci sezon)
Luke Cage (İkinci sezon)
Iron Fist (İkinci sezon)
Daredevil (Üçüncü sezon)
Runaways (İkinci sezon)
The Punisher (İkinci sezon)
Cloak and Dagger (İkinci sezon)
Thor: Ragnarok (2017)
Ant-Man and The Wasp (2017)
Avengers: Sonsuzluk Savaşı (Avengers Infinity War, 2017)
Agents of Shield (5. sezon, 20-22. bölümler)
Avengers: Endgame (2019)
Örümcek-Adam: Evden Uzakta (Spider-Man: Far From Home, 2019)
Özet: Buraya kadar tamam mı? Harika Marvel külliyatını bitirdin! Üçüncü evre, Marvel Sinematik Evreni’nin en iyi filmlerini içeriyor. Ancak bu filmler kronolojik açıdan biraz zorlu. Örneğin, Dr. Strange Kahramanlık Savaşı’ndan önce başlıyor ve sonra bitiyor. Slingshot ise çok fazla flashbackten oluşuyor. Agents of Shield’ın beşinci sezonunda da çok sayıda muğlak zaman yolculuğu bulunuyor.
Ayrıca ilk Örümcek-Adam’daki olaylar da Kahramanlık Savaşı’ndan sonra gerçekleşiyor. Ragnarok, Black Panther ve Ant-Man and The Wasp ise doğrudan Sonsuzluk Savaşı ve Endgame’e yönlendiriyor. Shield’ın sonraki kısımları da Sonsuzluk Savaşı’yla eşzamanlı. Yukarıdakiler yayın sırasına göre izlemek isteyenler için de elverişli bir yol gösteriyor.
Tebrikler. Yukarıdakilerin hepsini izlediyseniz tam 9 gün Marvel filmi ve dizisini işlemiş oldunuz. 9 gün! Üstelik hala gelmesini beklediklerimiz var. Black Widow, The Eternals, Doctor Strange 2, Shang-Chi ve Black Panther 2 gibi… Oh ayrıca Disney yayın servisinin daha gösterecekleri var: Loki, Scarlett Witch and Vision, Hawkeye, and Falcon veThe Winter Soldier gibi…



Bilim insanları uzaylıları bulmanın yeni bir yolunu keşfetti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Bilim insanları uzaylıları bulmanın yeni bir yolunu keşfetti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Bilim insanları, diğer gezegenlerde yaşamı tespit etmenin yeni bir yolunu bulmuş olabilir.

Bilim insanları yıllardır Dünya'dan yaptıkları taramalarla diğer dünyalarda yaşam belirtisi olabilecek belirli molekülleri arıyor. Ancak yeni araştırma, onları daha kolay ortaya çıkaracak bir yöntem olabileceğini öne sürüyor: Moleküllerin kendisini değil, bilim insanlarının onları birbirine bağladığını düşündüğü gizli düzeni aramak.

Bu araştırma, bilim insanlarının özel cihazlara ihtiyaç duymadan diğer gezegenlerde istatistiksel bir yaklaşımla araştırma yapmasına imkan sağlayabilir. Hatta halihazırda uzaya gönderilmiş aletlerden elde edilen verilerde bu düzeni bulmak mümkün olabilir.

Araştırmacılar çalışmada, ekolojinin biyoçeşitliliği mevcut tür sayısına (zenginlik) ve bu türlerin ne kadar düzgün dağıldığına (eşitlik) göre ölçen yaklaşımdan yararlandı. Daha sonra bunu Dünya dışı kimyaya uygulayarak uygulayarak asteroit ve fosiller gibi yerlerden alınan amino asitleri ve yağ asitlerini incelediler. 

Biyolojik örneklerin cansız kimyasal yapılardan belirgin biçimde farklı olduğunu ve biyolojik örneklerin açık düzen örüntüleri sergilediğini saptadılar. Bu sayede iki farklı örnek türünü tutarlı ve güvenilir biçimde ayırabildiler, ayrıca yaşam izlerinin nasıl korunduğunu da inceleyebildiler.

Fosilleşmiş dinozor yumurtası kabukları gibi ileri derecede bozulmuş örneklerde bile uzaylı yaşamın tespit edilebilir istatistiksel izleri görüldü.

Araştırmacılar, yeni yöntem de dahil hiçbir yöntemin muhtemelen tek başına uzaylı yaşamın varlığını kanıtlayamayacağını belirtiyor. Ancak bu yöntemin, uzaylı yaşam arayışına önemli bir katkı sağlayabileceğini umuyorlar.

Yeni çalışmanın ortak yazarı Fabian Klenner, "Yaklaşımımız, bir yerde geçmişte yaşam bulunup bulunmadığını değerlendirmenin yollarından biri" diyor. 

Ve farklı tekniklerin hepsi aynı yöne işaret ediyorsa, bu çok güçlü bir kanıt haline gelir.

Çalışma, Nature Astronomy'de yayımlanan "Molecular diversity as a biosignature" (Biyolojik imza olarak moleküler çeşitlilik) başlıklı makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe


Hayden Panettiere, 18 yaşındayken ünlü bir aktörün yatağına zorla sokulduğunu anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Hayden Panettiere, 18 yaşındayken ünlü bir aktörün yatağına zorla sokulduğunu anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yıllar önce yaşadığı rahatsız edici bir olay hakkında içini döken Hayden Panettiere, "güven beslediği" biri tarafından çıplak bir aktörle yatağa girmeye zorlandığını iddia etti.

O zamanlar 18 yaşında olan Nashville oyuncusu, yaşadıklarını yakın zamanda Jay Shetty'nin On Purpose podcast'inde anlattı. Panettiere'nin, iddialarını daha detaylı anlattığı This is Me: A Reckoning adlı anı kitabı yakında çıkıyor.

Artık 36 yaşında olan Panettiere, olay hakkında şunları söyledi:

[O yaşta] sağlıklı ve güvenli kararlar alabileceğimi düşünsem de etrafımda olup bitenlerin tamamen farkında değildim. Kendimi zor durumlarda bulana kadar bakış açımın tamamen değiştiğini ve tehlikede olduğumu fark etmedim. Tehlikede olduğumu fark ettiğimdeyse kelimenin tam anlamıyla denizin ortasındaydım.

Teknede "harika vakit geçiren" Panettiere şöyle devam etti:

Böyle bir şeyin olacağına dair hiçbir ipucu yoktu, bu yüzden şoke oldum. Beni hazırlıksız yakaladı. Güven beslediğim, koruyucum olarak gördüğüm ve arkamda duran biri tarafından yönlendiriliyordum... Merdivenlerden aşağı indik. Küçük bir odaydı. Beni, çok ünlü olan ve yatakta çıplak yatan bu adamın yanına fiziksel olarak yatırdı. Bu, adam için değişik bir şey değildi ve bu tür şeyler her zaman oluyordu.

Arkadaşı gittikten sonra, Gençlik Ateşi (Bring It On) yıldızı içindeki aslanın ortaya çıkmasına izin verdiğini söyledi. Panettiere, "Tüylerim diken diken oldu ve vahşileştim. Kendi kendime 'Bu yaşanmayacak' dedim" diye devam etti.

Ama saklanacak hiçbir yerim yoktu. Kaçtım. Teknede saklanabileceğim her yere saklandım. Atlayıp yüzerek uzaklaşma şansım yoktu. Ve durumumu anlayacak kimsenin olmadığını, bunun onlar için yeni bir şey olmadığını fark ettim.

Kariyerine çocuk oyuncu olarak başlayan Panettiere'nin yer aldığı ilk yapımlar arasında One Life to Live ve Guiding Light gibi pembe diziler, Disney'in 1998 yapımı animasyon filmi Bir Böceğin Yaşamı (A Bug's Life) ve 2000 yapımı futbol filmi Unutulmaz Titanlar (Remember The Titans) yer alıyor. Ancak, 2006-201'0'da yayımlanan 4 sezonluk bilim kurgu dizisi Heroes'daki çıkış rolüyle dünya çapında tanınırlık kazandı. Daha yakın zamanlardaysa Çığlık 6 (Scream VI, 2023), Amber Alert (2024) ve A Breed Apart (2005) gibi birkaç korku filminde rol aldı.

Bugünlerdeyse aslında 12 Mayıs'ta çıkması beklenen ancak 19 Mayıs'ta piyasaya sürülecek anı kitabı This Is Me: A Reckoning'i tanıtmak için basın turunda.

İfşa niteliğindeki kitap, Panettiere'nin hayatı ve kariyerinin yanı sıra doğum sonrası depresyon, bağımlılık ve iyileşme, travma, aile içi şiddet ve kayıplarla ilgili mücadelelerini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Independent Türkçe


Kahvenin dokunma algısını değiştirebildiği ortaya çıktı

Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
TT

Kahvenin dokunma algısını değiştirebildiği ortaya çıktı

Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)

Küçük çaplı yeni bir araştırmaya göre kahve, beynin dokunmaya ve kişinin kendi vücut hareketlerine verdiği tepkiyi yavaş yavaş değiştiriyor olabilir.

Dünya çapında milyonlarca insan, uyanıklığı artırmak, yorgunluğu hafifletmek ve konsantrasyonla odağını geliştirmek için sabahları bir fincan kahve içiyor.

Günlük yaklaşık bir veya iki fincan kahve gibi normal dozlarda, 50 ila 400 mg aktif bileşen kafein yer alıyor.

Daha yüksek dozlarda kahvenin beynin dokunma algısını tam olarak nasıl etkilediği ise henüz yeterince araştırılmayan bir konu.

Yeni bir çalışma ise normal ve yüksek dozlarda kafeinin, beynin spesifik bir sürecini nasıl etkilediğini inceledi.

Bu beyin süreci, bileğe hafif bir elektrik şoku verildikten kısa süre sonra beyne manyetik bir darbe gönderilmesini içeren ve kısa gecikmeli afferent inhibisyon (SAI) adı verilen bir yöntem kullanılarak değerlendiriliyor.

Bilekteki duyusal sinyal kol boyunca yukarı doğru ilerleyerek beynin somatosensoriyel bölgesine giriyor ve birkaç milisaniye sonra manyetik darbe yakındaki motor korteksi vurarak başparmağın seğirmesini tetikliyor.

Kas seğirmesini bastırmak için beyin, genellikle beyindeki belirli kimyasal haberciler arasında koordineli bir çabaya ihtiyaç duyuyor.

Hareketleri yumuşak ve kontrol altında tutmak için genellikle filtreleme sistemi görevi gören bu beyin süreci, beynin her dokunuşa aşırı tepki vermesini önlüyor.

Araştırmacılar son çalışmada 20 sağlıklı yetişkine 200 mg kafein ya da plasebo vererek bu filtreleme sürecini inceledi.

Bilim insanları, invaziv olmayan bir yöntem kullanarak manyetik darbelerle deneklerin motor korteksini uyarıp beyinlerinin nasıl tepki verdiğini ölçtü.

Kafeinin, dokunma sonrasında beynin kas tepkisini sınırlama yeteneğini artırdığını tespit ettiler ve bu da kahvenin "SAI'ı güçlendirebileceğine" işaret ediyor.

Bilim insanları, kafeinin beyindeki adenozin reseptör proteinlerini engelleyerek etki ettiğini düşünüyor.

Reseptörlerin engellenmesi, duyularımızla kas hareketlerimizin birlikte çalışmasını kontrol etmeye katkı sağlayan kimyasal haberci asetilkolinin artmasına yol açıyor olabilir.

Araştırmacılar şöyle yazıyor:

Bu bulgu, donepezil gibi kolinerjik güçlendirici ilaçların da SAI'ı güçlendirdiği bulgularıyla uyumlu.

Bilim insanları, "Kafeinin etkisi, kolinerjik sistemi düzenlemesinden kaynaklanıyor olabilir" diye yazarak bu bulguların, ilacın fizyolojik etkisine ve bunun Alzheimer ve Parkinson gibi rahatsızlıklarla nasıl bağlantılı olabileceğine dair fikir sunduğunu ekliyor.

Bilim insanları 400 mg'dan fazla kafein kullanarak daha fazla katılımcıyla başka çalışmalar yürütmeyi umuyor.

Araştırmacılar "Şimdiye kadar tartışılan sonuçlar ışığında, bireyler SAI muayenelerinden önce kafeinden uzak durmaya devam etmeli" sonucuna varıyor.

Independent Türkçe