Türkiye ve Hamas arasında ipler kopuyor mu?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AFP)
TT

Türkiye ve Hamas arasında ipler kopuyor mu?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AFP)

Çok sayıda Hamas lideri ve yetkilisini toprakları içinde barındıran ve hareketin faaliyetlerini ve fonlarını buradan yönetmesine imkân sağlayan Türkiye, Hamas Hareketi ile olan ilişkisini gözden geçirerek değerlendirmeye tabi tutuyor.
Independent Arabia’dan Emced Said’e açıklama yapan Hamaslı bir kaynak, bu yeni gelişmenin, gerek tamamen Türk tarafı ile ilgili gerekse uluslararası boyutta pek çok ve çeşitli sebepleri olduğunu ve bir kısmı Hareket ile alakalı olmak üzere Türkiye’nin genel ve dış politikası bağlamında yaşandığını belirtti.
Türkiye’nin zorlu ekonomik koşullardan geçtiğine, ülkenin bir finans krizi yaşadığına ve bu sebepten enflasyonun artarak Türk lirasının dolar ve diğer para birimleri karşısında değer kaybettiğine dikkat çeken kaynak, bunların yanı sıra Türk sokaklarında göçmenlere veya mültecilere yönelik bir öfkenin de dışa vurulduğunu ifade etti. Kaynak bu duruma, Türkler ile Suriyeliler ve diğer mülteciler arasında zaman zaman yaşanan çatışmaları örnek olarak sundu.  
Rahatsızlık Erdoğan’a iletildi
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre ismini açıklamak istemeyen kaynak, Türkiye ile Hamas arasındaki yeni aşamanın, Hamas’ın Hizbullah’a, Beşşar Esed rejimine ve İran’a yakınlaşmasının ardından yaşandığına da vurgu yaptı. Görünüşe bakılırsa bu yakınlaşma, Türk liderler ile iktidardaki AK Parti yöneticilerinin pek de hoşuna gitmiyor. Nitekim Hamas’ın Esed rejimine muhalif tavrının son dönemde rejimi ve destekçileri olan Hizbullah, Devrim Muhafızları vd. hareketleri desteklemeye doğru yöneldiğini dikkate alan parti liderlerinden birkaçı, Hamas’ın Türkiye’deki varlığının devletin milli ve dış çıkarlarına zarar verdiği yönündeki düşüncelerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iletti.
Kaynağın açıklamasına göre Hamas’ın Türkiye’de bulunan bazı lider ve yetkilisi, kendilerine yönelik bir baskı, denetim yoğunluğu ve Türkiye topraklarındaki hareketlerinde bir kısıtlanma hissetmeye başladı. Nitekim yetkililer, bilhassa Türk yetkililerin harekete sunduğu paralar olmak üzere Hamas’ın finans hareketlerini yoğun bir şekilde gözetliyor. Bununla beraber Türkiye, ABD’nin terör listesinde yer alan Hamas’ı destekleyen kişi, kurum ve şirketlere yaptırım uygulaması konusunda Washington’dan da uyarı aldı.
Kaynak, tüm bunların yanı sıra Hamas Hareketi’nin, faaliyetlerini yürütmek üzere Suriye’den başka gidecek yer bulamama ihtimaline de değindi. Bu seçeneğin pahalıya mal olmasından çekinilirken, şu an uzak olmakla birlikte bir diğer ihtimalse tüm liderlerin, çalışanların ve yetkililerin Gazze Şeridi’ne taşınmasıdır. Böyle bir şey tüm liderleri İsrail’in gözetimi altına sokarak Hareket ve faaliyetleri için büyük bir tehlike oluşturacaktır.



Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yayımlanan bir röportajda, önümüzdeki on yıl içinde İsrail’in Amerikan askeri yardımlarına olan bağımlılığını ‘kademeli olarak azaltmayı’ umduğunu söyledi.

Netanyahu, İsrail’in yabancı askeri yardımlara bağımlı olmamasının gerekli olduğunu vurguladı, ancak ülkenin ABD’den tamamen bağımsız hale gelmesi için kesin bir takvim vermedi.

Economist dergisine konuşan Netanyahu, “On yıl içinde askeri yardımları kademeli olarak azaltmak istiyorum” dedi. Bunun ‘zamanla sıfıra indirilmesi’ anlamına gelip gelmediği sorulduğunda ise “Evet” yanıtını verdi.

Netanyahu, son ABD ziyaretinde Başkan Donald Trump’a, İsrail’in Washington’dan yıllar boyunca aldığı askeri yardımları büyük bir takdirle karşıladığını, ancak artık güçlü hale geldiklerini ve olağanüstü yetenekler geliştirdiklerini söylediğini aktardı.

Geçtiğimiz aralık ayında Netanyahu, İsrail’in diğer ülkelere bağımlılığı azaltmak amacıyla bağımsız bir silah sanayii geliştirmek için 350 milyar şekel (110 milyar dolar) harcayacağını açıklamıştı.

2016 yılında ABD ve İsrail hükümetleri, Eylül 2028’e kadar geçerli olacak on yıllık bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Buna göre İsrail’e 38 milyar dolarlık askeri yardım sağlanacaktı. 33 milyar dolar ekipman alımları için, 5 milyar dolar ise füze savunma sistemleri için ayrılmıştı.

Geçen yıl İsrail’in savunma sanayii ihracatı yüzde 13 arttı. Bu artış, çok katmanlı gelişmiş hava savunma sistemleri de dahil olmak üzere İsrail savunma teknolojisinin büyük satın alma sözleşmeleri ile desteklendi.


Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
TT

Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)

Çin, Rusya ve İran bugün Güney Afrika sularında bir haftalık ortak deniz tatbikatına başladı. Ev sahibi ülke bu tatbikatı “deniz taşımacılığı ve denizcilik ekonomik faaliyetlerinin güvenliğini sağlamak” amacıyla gerçekleştirilen bir “BRICS Plus” operasyonu olarak nitelendirdi.

BRICS Plus, başlangıçta Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'yı içeren jeopolitik bloğun genişletilmiş halidir ve üyeleri tarafından Amerika ve Batı'nın ekonomik hakimiyetine karşı bir denge unsuru olarak görülmektedir. BRICS Plus içinde altı ülke daha bulunmaktadır.

Güney Afrika, Çin ve Rusya ile düzenli olarak deniz tatbikatları düzenlemektedir, ancak bu tatbikatlar, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile Çin, İran, Güney Afrika ve Brezilya gibi birçok BRICS Plus ülkesi arasında gerginliğin arttığı bir dönemde gerçekleşmektedir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre genişletilmiş BRICS grubu Suudi Arabistan, Mısır, Endonezya, Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni de içermektedir.

Açılış törenini yöneten Çinli askeri yetkililer, Brezilya, Mısır ve Etiyopya'nın gözlemci olarak katıldığını belirtti.

Güney Afrika Ordusu yaptığı açıklamada, "Barış İradesi 2026 tatbikatları, BRICS Plus ülkelerinin deniz kuvvetlerini, ortak deniz güvenliği operasyonları ve birlikte çalışabilirlik eğitimi için bir araya getiriyor" ifadelerini kullandı. Ortak operasyonların sözcüsü Yarbay Mbo Matipula ise Reuters'a, tüm üyelerin davet edildiğini ifade etti.

Trump, BRICS ülkelerini “anti-Amerikan” politikalar izlemekle suçluyor ve ocak ayında tüm üyelere yüzde 10'luk ek gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti.


Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
TT

Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)

Danimarkalı bir hükümet yetkilisinin Reuters’a verdiği bilgiye göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın yardımcıları perşembe günü Beyaz Saray’da Danimarka ve Grönland’dan gelen temsilcilerle görüştü. Toplantı, Trump’ın ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırma çabalarıyla paralel gerçekleşti.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkili, Danimarka'nın Washington Büyükelçisi Jesper Moller Sorensen ile Grönland’ın Washington’daki kıdemli temsilcisi Jakob Ipsboethsen’in Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilileriyle görüştüğünü belirtti.

Görüşmeler, ABD’nin son dönemde Grönland ile ilgili açıklamaları hakkında daha fazla netlik sağlama amacıyla yapıldı.

Beyaz Saray salı günü, ABD’nin Grönland’ı ele geçirme seçeneklerini değerlendirdiğini, bunun arasında Amerikan askeri gücünün de bulunduğunu açıklamıştı.

ABD’li yetkililer, bölgenin satın alınmasının da gündemde olduğunu belirtti. Trump, ABD’nin ulusal güvenliği için Grönland’a ihtiyaç duyduğunu söylüyor.

Önümüzdeki hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Washington’da Danimarkalı yetkililerle bir araya gelmesi bekleniyor.

ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırması, Trump ile Avrupa liderleri arasındaki ayrışmayı derinleştirebilir ve NATO içinde de çatlaklara yol açabilir.