Filistin kütüphaneleri ziyaretçiden yoksun

Bazı kütüphaneler, okuma seviyelerindeki korkunç düşüş sebebiyle kapanmaya mecbur oldu (Independent Arabia)
Bazı kütüphaneler, okuma seviyelerindeki korkunç düşüş sebebiyle kapanmaya mecbur oldu (Independent Arabia)
TT

Filistin kütüphaneleri ziyaretçiden yoksun

Bazı kütüphaneler, okuma seviyelerindeki korkunç düşüş sebebiyle kapanmaya mecbur oldu (Independent Arabia)
Bazı kütüphaneler, okuma seviyelerindeki korkunç düşüş sebebiyle kapanmaya mecbur oldu (Independent Arabia)

Filistin Merkezî İstatistik Bürosu’nun önceki verilerine göre 18 yaşın üstündeki erkekler, vakitlerinin yalnızca yüzde 2,7’sini farklı şekillerde okuyarak geçirirken yüzde 4,2 ile bu oranlar kadınlarda daha yüksek.
Kütüphanede yalnız
Independent Arabia'dan Ragda Ateme'nin haberine göre 70 yaşlarındaki Nidal Nureddin, elinde bir fincan kahve ve kitapla Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus Belediye Kütüphanesi'nin evrakları arasında oturuyor. Tıpkı 50 yıl önce yaptığı gibi. Ama o zamanlar hep, birinin gözde koltuğuna oturmasından korkarmış. Öyle ya kütüphane geçmişte yüzlerce öğrenci, öğretmen ve entelektüel ile dolu olurdu. Bugün Filistin’in 1960 yılında kurulmuş olan bu en eski kütüphanesinin raflarındaki binlerce değerli kitap gibi Nureddin de yapayalnız oturuyor. Zira nadir zamanlar dışında ne bir ziyaretçi kapıyı açıyor ne de bir okuyucu. Nablus Halk Kütüphanesi de Filistin’in diğer kütüphaneleri gibi gelen-gidenin yokluğundan şikâyetçi. Independent Arabia’ya konuşan Nureddin’e göre teknoloji, televizyon ve internet dünyasına açılan zamanımızda kitap, artık en iyi sohbet arkadaşı değil. Kitabın yele kapıldığı bir durumda eğer varsa, aklın ve ruhun gıdası artık kitap dışında bir kaynak haline geldi.
Nureddin sözlerine şöyle devam ediyor: “Hayatım boyunca yaklaşık 10 bin kitap okudum. Biz gençliğimizde aramızdan en çok kim kitap okuyor diye yarışır, kitapların kalitesine çok dikkat ederdik. Dolaşımda en çok edebiyat, felsefe ve siyaset kitapları olurdu. Okuma sonrasında ise kitabın içeriğine dair tartışma oturumları düzenlenirdi. Ben cep telefonlarına dalıp kitabın değerini, zamanın önemini bilmeyen günümüz gençleri için çok üzülüyorum. Endişe verici bir gerileme söz konusu. Kitap okumayı teşvik edip kitap sevgisi aşılayan etkinlikler yapılmıyor. Orada burada duyurusu yapılan yarışmalar, para kazanma hevesinden öteye geçmiyor bence.”
Şok edici rakamlar ve acı gerçeklik
Batı Şeria’daki özel ve halk kütüphaneleri, kritik bir durgunluk aşamasından geçiyor. O kadar ki bazı kütüphaneler, Filistinlilerin okuma seviyelerindeki korkunç düşüş sebebiyle kapanmak durumunda kaldı. Filistin Merkezî İstatistik Kurumu’nun 2014 yılında yayınladığı rakamlara göre 18 yaşın üstündeki erkekler vakitlerinin sadece yüzde 2,7’sini farklı şekillerde okumak için geçirirken kadınlar yüzde 4,2 oranında okumaya vakit ayırıyor. Uzmanlara göre bugün bu oranlar çok daha düşük.
Batı Şeria’nın merkezindeki Ramallah’ta yer alan Daru’ş-Şuruk Yayın ve Dağıtım Merkezi Müdürü Hudar el-Bess, Independent Arabia ile yaptığı görüşmesinde şu ifadeleri dile getirdi: “Çok günler oluyor ki kitabevine kimse girmiyor. Aylık olarak kitap müşterilerinin sayısı 5-10 civarında.
Bu durum, Filistinlilerin okuma seviyesinde büyük bir düşüşün yaşandığını gösteriyor. 1997 yılında açılan Daru’ş-Şuruk kitabevi, şu an tamamen kapanma tehlikesi ile karşı karşıya. Satışlar, çalışanların aylık ücretlerini ve maaşlarını karşılamaya yetmiyor. Birçok zorluğa rağmen Batı Şeria’da okumayı teşvik etmek için topluluk girişimlerinde bulunduk. Ne yazık ki çağrılara cevap yok. 2009 yılında Okur Kulübü adını verdiğimiz bir etkinlik başlattık. Bu kulüp, kitabevini ziyaret edip bedava kitap okumak üzere istisnasız herkese kapılarını açtı. Kulübe o dönemde sadece üç kişi kayıt yaptırdı. 2010 yılında sayı sadece tek katılımcıya düştü. Kitaba ve okumaya tam olarak önem verilmediği için kampanyayı bitirmek zorunda kaldık. Az sayıda da olsa da satılan kitaplar, Arapça ve tercüme romanları gibi edebiyat türünde. İkinci sırada ise düşünce ve felsefe kitapları geliyor. Akademik amaçlı kitap satın alan öğrenci sayısı ise çok az.”
Yasadışı kitaplar
Batı Şeria çarşısında sokaklara açılan tezgâhlarda korsan ve kopyalanmış kitaplar yasadışı bir şekilde açıktan açığa satılıyor. Okuyucu, orijinal baskı ile korsan kitap arasında bir ayrım gözetmiyor. Öte yandan ucuz fiyatlara rağmen müşteri, bunları denk gelirse satın alıyor.
El-Bess, konuşmasını şu sözlerle sürdürüyor: “Basın Yayın Yasası, Batı Şeria’da 1995 yılından bu yana, yani 24 yıldır yürürlükte. Korsan yayınların sorgulanmasında da yazarlar ve yayınevlerine yönelik herhangi bir koruma içermiyor. Filistin Yasama Meclisi’nin olmadığı, yasa yapımı için toplanmadığı ve Filistin hükümetinin böyle bir kanuna gereken önemi vermediği bir durumda fikri mülkiyetin ve telif hakkının korunması, bir sonraki duyuruya kadar ertelenmiş kalacak”.
Gerçek ve vitrin arasındaki uçurum
Resmî istatistikler, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki okuma oranlarında bir düşüşün yaşandığını teyit ederken Filistinliler, yıllık olarak uluslararası yarışmalardan ödül topluyor. Filistinli öğrenci İfaf eş-Şerif, 2017 yılında BAE’de düzenlenen Okuma Mücadelesi yarışmasında Arap dünyasından toplam yedi milyon katılımcıya karşı zafer kazandı. 2018 yılında ise bir başka Filistinli Kasım Sabih de aynı yarışmada üçüncülük elde etti.
Daha önce Tamir Toplum Eğitimi Vakfı’nda okumayı teşvik etmek için bir kampanya yürüten Abdusselam Haddaş, Independent Arabia ile yaptığı görüşmede, “Bu yarışmalar ve ödüller, bir öğrenciyi mahvedebilecek en kötü şeydir. Zira bunlar sadece para için okumayı teşvik ediyor. Yarışmalar olmadan kitap taşıyan bir kişi bulamazsınız. Bu tür yarışmalara katılan öğrencinin rekabete konu olan kitabı okuyacağının hiçbir garantisi de yoktur. Nitekim ondan basit bir özet isteniyor. Batı Şeria’da özel ve devlet olmak üzere Filistinli resmî eğitim kurumlarında ciddi bir sorun var. Buralarda ne kültür için gerçek anlamda bir alan açılıyor ne de kitap için güvenli ve serbest bir ortam oluşturuluyor. Bu bilgi kurumları sadece adıyla ve güzel binaları ile var ve bir eğitim ortamı yaratmak için de kurulmuyor. Eğitim-Öğretim Bakanlığı, birinci sınıftan liseye kadarki eğitim süresince öğrenciye ezber ve damga metodu uyguluyor. Öğrencileri okumaya teşvik eden okul kütüphanesinin bile etkisi kalmadı. Okul kütüphanelerindeki kitapların çoğu toza bulanmış halde” ifadelerini dile getirdi.
Filistin’deki en eski kütüphane
Nablus Belediye Kütüphanesi, Filistin’deki en eski kütüphane olarak kabul ediliyor. O dönemde Kral Hüseyin tarafından çıkarılan Krallık kararıyla kurulan bu kütüphanenin açılışında Kral bizzat bulundu. Filistin ve Ürdün’deki ilk halk kütüphanesi olarak bu, birçokları tarafından kentte kültürel ve medeni bir devrim hareketi olarak kabul edildi. Kurulduktan sonra 1963 yılında Ürdün Kütüphaneler Birliği faaliyete başlayarak o dönemde Nekbe (İsrail'in kurulduğu Filistinliler için felâket günü) öncesine ait onlarca arşiv yazması topladı.
Nablus Belediye Kütüphanesi Müdürü Dırar Tavkan, Independent Arabia’ya, “Kütüphane 125 bin kitap barındırıyor. Bunların arasında 800 yılı aşmış olanlar da mevcut. Ayrıca İngilizce kitaplar da var. Bunun yanı sıra çoğu Osmanlı dönemine ait 1 milyon 300 kadar belge bulunuyor. Kütüphanedeki belgeler ve yazmalar, sadece burada var. Bunlarla birlikte İngiliz mandası, İsrail işgali, Ürdün iktidarı ve Filistin yönetimi dönemlerine dair bir arşiv de yer alıyor. Tüm bu hazinelere rağmen kütüphane, az sayıda okuyucu ve kitapsever ile buluşuyor. Geçmişte karar alıcıların merkezi, tüm Arap dünyasında bilgi kaynağı ve kültür öncülerinin sığınağı olan kütüphane bugün yoğun bir şekilde ziyaretçi eksikliği ile yüz yüze” şeklinde konuştu.
İsrailli okuyor
İsrail’deki Hayfa Üniversitesi’nin 2014 yılında teknolojinin okuma alışkanlıkları üzerindeki etkisine dair yaptığı bir araştırmaya göre İsrailliler, bilgisayar ve akıllı telefon gibi modern teknolojik aygıtların varlığından etkilenmeyerek kitap okumayı bırakmadı. İsraillilerin yüzde 25’i her gün kitap okuyor. İsrailli kütüphaneler ağı Steimatzky, kitap edinen İsraillilerin oranının yüzde 90’ın üzerinde olduğuna işaret ediyor. Bunların yüzde 33’ü her sene beşten fazla kitap alıyor. İsrailli yayınevleri 2015 yılında 78 binden fazla kitabın yanı sıra basılmamış elektronik yayınlar da çıkardı ve bununla önceki yıla oranla yüzde 17’lik bir artış gösterdi.



Antik Mısır'dan kalma mumya tozunun gribe karşı koruma sağlayabildiği bulundu

"Pulv. Mumiae Ver." etiketli eczacı kabı, Mısır mumyalarından elde edilen tarihi bir ilaç olan Mumia vera tozu için kullanılıyor (Claudia Sachße/Eurekalert)
"Pulv. Mumiae Ver." etiketli eczacı kabı, Mısır mumyalarından elde edilen tarihi bir ilaç olan Mumia vera tozu için kullanılıyor (Claudia Sachße/Eurekalert)
TT

Antik Mısır'dan kalma mumya tozunun gribe karşı koruma sağlayabildiği bulundu

"Pulv. Mumiae Ver." etiketli eczacı kabı, Mısır mumyalarından elde edilen tarihi bir ilaç olan Mumia vera tozu için kullanılıyor (Claudia Sachße/Eurekalert)
"Pulv. Mumiae Ver." etiketli eczacı kabı, Mısır mumyalarından elde edilen tarihi bir ilaç olan Mumia vera tozu için kullanılıyor (Claudia Sachße/Eurekalert)

Ortaçağ'da tıbbi nitelik taşıdığı düşünülen bir Antik Mısır mumyalama maddesinin, gribe karşı koruyan özelliklere sahip olabileceği ortaya çıktı.

Mısır mumyaları, bilhassa içerdikleri reçineli ve aromatik maddeler nedeniyle değer gördükleri için Ortaçağ'dan 18. yüzyılın  başlarına kadar alınıp satıldı.

Mısır mumyalarından elde edilen Mumia vera aegyptiaca adlı madde, bu dönemde hem Arap hem de Avrupa bölgelerinde geniş çapta kullanılmaya başlandı.

Mumia vera'nın yaralar, kırıklar, kanamalar ve diğer yaralanmaların tedavisinde kullanıldığına dair anlatımlar kaynaklarda geniş yer buldu. 

Almanya'daki Marburg Üniversitesi'nden isimlerin de aralarında yer aldığı araştırmacılar, bu kadar yaygın bir kullanıma rağmen Mumia vera aegyptiaca'nın kimyasal bileşimi ve potansiyel farmasötik özelliklerinin hâlâ yeterince anlaşılmadığını söylüyor.

Bilim insanları yeni çalışmada, moleküler analiz yöntemlerine başvururak Mumia vera aegyptiaca'nın yanı sıra Antik Mısır mumyalama sürecinde kullanılan diğer tahnit malzemelerinin bileşimini ve işlevini ortaya çıkardı.

Araştırmacılar, bir karışımdaki farklı bileşikleri fiziksel olarak ayıran ve ardından molekülleri kütlelerine göre tek tek tanımlayan sıvı kromatografi-kütle spektrometrisi (LC-MS) adlı bir yöntem kullandı.

Bilim insanları, hakemli dergi PNAS'te yayımlanan çalışmada, "Metinlere dayanan kanıtlar, malzemelerin kesin bileşimini tek başına belirleyemez veya gerçek mumya kaynaklı maddeleri, değiştirilmiş ya da ikame edilmiş işlemlerden ayıramaz" diye yazıyor.

Bu nedenle, Mumia vera aegyptiaca diye tanımlanan tarihi örneklere ve Antik Mısırlıların mumyalanmış kalıntılarından elde edilen tahnit balsamlarına karşılaştırmalı LC-MS uyguladık.

Çalışmada, müze ve üniversite koleksiyonlarından alınan ve Mumia vera ürünlerinin yanı sıra mumyalanmış kalıntılarla sargılardan elde edilen tahnit malzemesi kalıntılarını içeren toplam 24 ayrı Antik Mısır tahnit örneği incelendi.

Bulgular, Ortaçağ'a ait Mumia vera ürünlerinin bileşiminin büyük ölçüde farklılık gösterdiğini ancak hepsinin kozalaklı ağaç reçineleri içerdiğini ortaya koydu.

Bazı müze örneklerinde, tahnit malzemelerinde bulunduğu daha önce saptanmamış olan Aloe kaynaklı kalıntılar bulundu.

csdvfgbhyj
Üzerinde "Mumia" yazan eczacı kabı, Mumia vera tozu için kullanılıyor (Claudia Sachße/Eurekalert)

Bu numunelerde Aloe kaynaklı kalıntıların ortaya çıkması, Mısır metinlerinde henüz bilinmeyen bir kelimenin Aloe'ye karşılık gelebileceğine işaret ediyor.

Bilim insanları, "Mısırca nh-imy terimi, Aloe kaynaklı bir ürünü ifade ediyor olabilir" diyerek bunun Aloe vera veya yakın bir türden gelmiş olabileceğini ekliyor.

Ekip, "'Nh-imy' ifadesinin birebir karşılığı 'içinde hayat var'" diye yazıyor.

Ancak bilim insanları, mevcut bulguların bu bağlantıyı "kesin olarak" kanıtlamadığını belirtiyor.

Araştırmacılar, muhtemelen mumyalanmış bir baştan elde edilmiş toz halindeki Mumia vera aegyptiaca örneğinin tedavi potansiyelini de test etti.

Mumia vera özütünün, köpek hücrelerini grip virüsünün yol açtığı hasara karşı bir dereceye kadar koruyabildiğini saptadılar.

Öte yandan çalışmada, özütün ana bileşeni 7-oksodehidroabietik asidin görünüşe göre tek başına etki göstermediği belirtiliyor.

Bilim insanları çalışmada "Bu bulgular, Antik Mısır'daki tahnit uygulamaları, müze eserleri ve tarihi ilaçlara ilişkin yorumları daha da netleştiriyor" diye yazıyor.

Araştırmacılar, çalışmanın tarihi ilaçları ve mumyalanmış kalıntıları incelemek için bir çerçeve de sunduğu sonucuna varıyor.

Independent Türkçe


ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth hakkında şaşırtıcı anket

Pentagon'un başındaki ismin Savunma Bakanlığı'nı erkekliğin timsali haline getirmeye çalıştığı bir dönemde yapılan küçük düşürücü bir anket, Amerikalıların ne kadar azının Pete Hegseth'i güçlü bir rol model olarak gördüğünü ortaya koydu (Reuters)
Pentagon'un başındaki ismin Savunma Bakanlığı'nı erkekliğin timsali haline getirmeye çalıştığı bir dönemde yapılan küçük düşürücü bir anket, Amerikalıların ne kadar azının Pete Hegseth'i güçlü bir rol model olarak gördüğünü ortaya koydu (Reuters)
TT

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth hakkında şaşırtıcı anket

Pentagon'un başındaki ismin Savunma Bakanlığı'nı erkekliğin timsali haline getirmeye çalıştığı bir dönemde yapılan küçük düşürücü bir anket, Amerikalıların ne kadar azının Pete Hegseth'i güçlü bir rol model olarak gördüğünü ortaya koydu (Reuters)
Pentagon'un başındaki ismin Savunma Bakanlığı'nı erkekliğin timsali haline getirmeye çalıştığı bir dönemde yapılan küçük düşürücü bir anket, Amerikalıların ne kadar azının Pete Hegseth'i güçlü bir rol model olarak gördüğünü ortaya koydu (Reuters)

Pentagon'un maço lideri Pete Hegseth, Savunma Bakanlığı'nı erkekliğin zirvesi haline getirmeye çalışırken, yapılan küçük düşürücü bir anket, Amerikalıların çok azının onu güçlü bir rol model olarak gördüğünü ortaya koydu.

YouGov'un Trump karşıtı haber platformu The Bulwark ve spor-kültür programı Pablo Torre Finds Out için yaptığı yeni ankete göre, Amerikalıların yalnızca yüzde 28'i Hegseth'i erkekler için güçlü bir rol model olarak görürken, yüzde 39'u onu böyle görmediğini belirtti.

Hegseth, genç nesiller arasında ise daha da kötü bir tabloyla karşı karşıya. 18-29 yaş grubundakilerin sadece yüzde 18'i onu güçlü bir rol model diye nitelendirirken, yüzde 34'ü aksi görüşte olduğunu ifade etti. Hegseth'in savunma bakanlığına atanması onaylanmadan önce bile, kadınların ordudaki görevlerine bakışı endişe yaratmıştı.

Irak ve Afganistan'da görev yapmış bir gazi olan, ardından Fox News'ta hafta sonu sunuculuğu yapan ve sonrasında Pentagon'un başına getirilen Hegseth, Kasım 2024'te Shawn Ryan'ın podcast programında şunları söylemişti:

Açıkça söylüyorum, kadınların muharip rollerde yer almaması gerektiğini düşünüyorum. Bu bizi daha etkili kılmadı, daha ölümcül yapmadı. Aksine savaşı daha karmaşık hale getirdi.

Temmuzda Hegseth, 30 yaş ve üzeri erkek askeri personelin her yıl testosteron eksikliği taramasından geçmesi talimatını vermişti. Pentagon'a göre testosteron eksikliği tespit edilen personele hormon replasman tedavisi veya diğer hormonal tedavi seçenekleri sunulacak.

Hegseth, geçen ay yaptığı bir basın açıklamasında, "Bu girişim... Yapay bir güçlendirmeyle ilgili değil, doğal kapasitenizi geri kazanmak ve optimize etmek, uzun ömürlülüğünüzü korumak ve mücadeleyi sürdürebilmeniz için gereken biyolojik temele sahip olmanızı sağlamakla ilgili" demişti.

Eylül sonlarında "Silahlı Kuvvetlere Sesleniş" adlı bir konuşma yapan Hegseth, Pentagon bünyesindeki çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık girişimlerinin kökünün kazınmasından övgüyle bahsetmişti.

Hegseth, Virginia'nın Quantico kentindeki Deniz Piyadeleri Üssü'nde görevli personele hitaben, "Artık duyarcı ya da zayıf bir bakanlık değiliz. Basitçe ifade etmek gerekirse: Şişmanlar yok, translar yok, sakallılar yok, ucubeler yok, pısırıklar yok, radikaller yok. Sadece savaşçılar var" demişti.

Görsel kaldırıldı.
Yeni bir ankete göre Amerikalıların sadece yüzde 28'i Hegseth'i erkekler için güçlü bir rol model olarak görürken, yüzde 39'u böyle düşünmüyor. Anketin kapsadığı siyaset, spor ve Hollywood dünyasından 9 erkek arasında Hegseth, Başkan Donald Trump'ın ardından en kötü ikinci rol model oldu (AFP)

Hegseth, yeni ankette yer alan siyaset, spor ve Hollywood dünyasından 9 erkek arasında en kötü ikinci rol model olarak belirlendi.

Peki, listenin en sonunda kim yer aldı? Patronu, yani Başkan Donald Trump.

Amerikalıların yüzde 55 gibi yüksek bir bölümü, Trump'ın güçlü bir erkek rol model olmadığını belirtirken yüzde 37'si aksi görüş bildirdi.

Trump'ın Demokrat rakiplerinden eski Başkan Barack Obama ise ankette en güçlü erkek rol modellerden biri olarak görüldü.

Amerikalıların yüzde 59 gibi dikkat çekici bir bölümü, Obama'nın güçlü bir erkek rol model olduğunu söylerken yüzde 31'i bu görüşe katılmadı.

Independent Türkçe


Saplantı'nın yıldızı Call of Duty filmine talip

25 yaşındaki Inde Navarrette (sağda), Saplantı'daki Nikki performansı ve yüz ifadeleriyle viral bir fenomene dönüştü (Focus Features)
25 yaşındaki Inde Navarrette (sağda), Saplantı'daki Nikki performansı ve yüz ifadeleriyle viral bir fenomene dönüştü (Focus Features)
TT

Saplantı'nın yıldızı Call of Duty filmine talip

25 yaşındaki Inde Navarrette (sağda), Saplantı'daki Nikki performansı ve yüz ifadeleriyle viral bir fenomene dönüştü (Focus Features)
25 yaşındaki Inde Navarrette (sağda), Saplantı'daki Nikki performansı ve yüz ifadeleriyle viral bir fenomene dönüştü (Focus Features)

Saplantı'nın (Obsession) yıldızı Inde Navarrette, Call of Duty filminde rol almak istiyor.

Geçmişte Twitch'te oyun yayınları yapan ve yayınlarını bugün de sürdüren Navarrette, Call of Duty serisinin hayranlarından. Bu nedenle Collider'ın filmde yer almayı kabul etmesi için ne gerektiği sorusuna verdiği hevesli yanıt pek şaşırtıcı olmadı:

Hiçbir şey. Bir telefon ya da mesaj yeter. Arayıp 'Araba dışarıda, hemen gitmen gerekiyor' deseler kesinlikle giderim. Büyük bir hayranıyım. Ortaya nasıl bir şey çıkaracaklarını görmeyi heyecanla bekliyorum. Bir hayran olarak da heyecan duyarım. Büyük bir hayranıyım. Evet, çok heyecanlıyım.

Filmin senaryosunu Yellowstone, Landman, Sicario ve Tulsa King gibi yapımlarla tanınan Taylor Sheridan'la Friday Night Lights'ın yaratıcısı Peter Berg birlikte yazacak. Sheridan ayrıca yapımcılığı, Berg ise yönetmenliği üstlenecek.

62 yaşındaki Berg, kısa süre önce film hakkında konuşurken oyunlardaki karakterlerin ve hikayelerin derinliğine dikkat çekmişti:

Görevleri, hikayeleri ve Captain Price, Soap, Ghost ve Alex gibi karakterleri yakından incelediğinizde, bunların ne kadar karmaşık insanlar olduğunu görüyorsunuz. Kimseye saygısızlık etmek istemem ama bunlar çizgi film ya da çizgi roman karakterleri değil. Bunlar çok katmanlı hikayeler; Modern Warfare evreninin gerçek bir ruhu var.

Navarrette'in Marvel'ın yeni X-Men filminde Rogue'u canlandıracağı da bu yılki D23 etkinliğinde açıklanmıştı. Oyuncu kadrosunda Sadie Sink, Kit Connor, Adam Driver ve Christopher Abbott gibi isimler de yer alıyor.

Emmy ödüllü Beef'le tanınan Lee Sung Jin, Deadline'a verdiği röportajda yeni X-Men filminin nasıl bir yaklaşım benimseyeceğini şöyle anlatmıştı:

Kevin Feige, daha önce çekilen filmlere bağlı kalmadan cesur bir adım atıp sıfırdan başlamak istiyor.

Call of Duty, 30 Haziran 2028'de gösterime girecek.

Independent Türkçe, GamesRadar, Collider, Deadline, ComicBook