Zarif'ten Trump'a Netanyahu'nun savaş çağrılarına karşı uyarı

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Yönetim Kurulu Pazartesi günü İran’ın nükleer dosyasıyla ilgili son gelişmeler hakkında bilgi verdi (AP)
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Yönetim Kurulu Pazartesi günü İran’ın nükleer dosyasıyla ilgili son gelişmeler hakkında bilgi verdi (AP)
TT

Zarif'ten Trump'a Netanyahu'nun savaş çağrılarına karşı uyarı

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Yönetim Kurulu Pazartesi günü İran’ın nükleer dosyasıyla ilgili son gelişmeler hakkında bilgi verdi (AP)
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Yönetim Kurulu Pazartesi günü İran’ın nükleer dosyasıyla ilgili son gelişmeler hakkında bilgi verdi (AP)

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İran'ın gizli nükleer tesisi olduğunu iddia eden İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun ‘son Amerikan askerine kadar savaşın’ ifadesine dikkat çekerek ABD Başkanı Donald Trump’ı uyardı.
Zarif, önceki gün Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Donald Trump, Netanyahu'nun ABD'yi Afganistan bataklığına itenlerden biri olduğunu biliyor muydun? Senin kaçıp kurtulamadığın bataklık. 1986'dan beri 'son Amerikan askerine kadar savaşın' onun sloganı oldu” diye yazdı.
Zarif’in açıklamaları, Netenyahu’nun İran’ın Fars Eyaleti'ne bağlı Abade şehrinde gizli bir tesiste nükleer silah geliştirdiğini ancak İsrail tarafından açığa çıkarıldıktan sonra imha edildiğini duyurmasının ardından geldi.
Zarif, açıklamasının devamında, “Tel Aviv bölgede savaş ateşini tutuşturmak istiyor. Ancak böyle bir durumda güvende olmayacağını bilmeli” ifadelerini kullandı.
İsrail'e ait olduğunu ileri sürdüğü nükleer cephaneliğe işaret eden Zarif, “Nükleer silahlara gerçekten sahip olanlar bizi (nükleer silah edinme konusunda) yalanlarla suçluyor” dedi.
DPA’nın haberine göre Zarif, mesajında ayrıca Netanyahu'nun 2002'de ABD Kongresinde yaptığı ve ABD'nin Afganistan işgaline övgüde bulunarak, Irak'ın da işgal edilmesini istediği konuşmanın görüntülerini paylaştı.
İsrail Başbakanı Netanyahu, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran’ın Fars Eyaleti'ne bağlı Abade şehrinde gizli bir tesiste nükleer silah geliştirdiğini ancak ülkesi tarafından açığa çıkarıldıktan sonra Tahran’ın tesisi imha ettiğini söyledi. Netenyahu ayrıca iddia ettiği tesisin imha edilmesinden önce ve sonrasına ait uydu fotoğraflarını paylaştı. Netenyahu’nun bu bilgileri açıkladığı dakikalarda Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Yönetim Kurulu da İran’ın nükleer dosyasıyla ilgili son gelişmeler hakkında bilgilendirme yapıyordu.
Tahran’dan Washington’a silahlanma suçlaması
İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mecid Taht Revançı daha önceki açıklamasında ABD’yi Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı ihlal etmekle suçlamıştı.
Revançı, ABD’nin anlaşmayı yenilemek istemediği hatta yeniden nükleer tecrübelere başlama niyetinin bulunduğunu öne sürdü.
ABD’nin son olarak Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’ndan (INF) çekildiğini hatırlatan Revançı, Washington’un bu politikasını ‘sorumsuzca’ diye niteledi.
Reuters’ın diplomatik kaynaklara dayandırarak verdiği haberine göre, uluslararası denetçilerden oluşan bir grup Tahran’ın batısında uranyum izine rastladı. Haberde ayrıca IAEA denetçilerinin de geçen yıl İran’a ait gizli bir depoda BM tarafından tehlikeli kategorisine alınan nükleer malzeme ele geçirdiği belirtildi.
Netenyahu, daha önce yaptığı açıklamalarda İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceklerini söylemişti.
İran’dan Almanya’ya cevap
Öte yandan İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Haşmetullah Felahetpişe, dünkü açıklamasında, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın İran'ın nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azaltma yönünde atacağı üçüncü adımla ilgili eleştirilerine yanıt verdi.
İran'ın yarı resmi ISNA haber ajansına göre, Felahatpişe, “Nükleer anlaşmayı destekleyen temsilcilerden biri ‘Avrupa anlaşmayı koruyamadı’ diyor. Çözüm, bu meseleyi çözecek kimsenin elindedir. Avrupalılar bu güce sahip olmadığı gibi bu konumda da değiller” dedi.
Maas, Funke Medya Grubuna ait gazetelere yaptığı açıklamada, İran’ın anlaşmadaki taahhütlerini azaltmasının tamamen yanlış olduğunu belirterek Tahran’a yükümlülüklerine bağlı kalması halinde ancak çözüme ulaşılabileceğini söyledi.
Maas, “Diğerleri riski artırırken, biz Avrupalılar tek başımıza çözüme ulaşamayız” dedi.
“Anlaşmanın korunması mümkün olabilirdi”
Maas’ın açıklamasına yanıt olarak, Avrupalıların nükleer anlaşmayı korumak için hiçbir adım atmadığını söyleyen Felahatpişe, “Anlaşmanı ödeme mekanizmasına (INSTEX) veya çok zaman alan başka bir mekanizmaya ihtiyacı yok. Avrupalılar normal olarak anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirmiş ve İran ile Avrupa arasında nükleer anlaşma sonrası sözleşmeleri (70 milyar dolar) uygulamış olsalardı, anlaşmanın korunması mümkün olabilirdi” dedi.
Felahatpişe, anlaşma sonrası sözleşmelerle, İran ile ticari anlaşmalar imzalayan Avrupalı şirketlerin, Başkan Trump’ın 2018’de tek taraflı çekilme kararı sonrasında İran piyasasından çekilmesine işaret ediyor.
Felahatpişe, anlaşmanın Avrupalı muhataplarını ‘kenardaki oyuncular’ diye nitelerken, ‘İran ve ABD’nin anlaşmadaki asıl oyuncular’ olduğunu söyledi.



Kremlin: İran'a yapılacak herhangi bir saldırı Ortadoğu'da "ciddi" istikrarsızlığa yol açacaktır

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
TT

Kremlin: İran'a yapılacak herhangi bir saldırı Ortadoğu'da "ciddi" istikrarsızlığa yol açacaktır

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov bugün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik herhangi bir olası saldırının Ortadoğu'da “ciddi” istikrarsızlığa yol açacağı uyarısında bulundu.

RT televizyonunda yayınlanan açıklamaya göre Peskov, Moskova'nın “tüm tarafların itidalini korumalarını ve barışçıl bir çözüme odaklanmalarını beklediğini” söyledi.

Ukrayna ile savaşla ilgili olarak Peskov, Başkan Vladimir Putin'in gündeminde Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile herhangi bir görüşme bulunmadığını, ancak böyle bir görüşmenin “çok hızlı” olarak gerçekleşebileceğini ifade etti.

Trump geçen perşembe günü, “büyük bir güç”ün şu anda İran'a doğru ilerlediğini ve ABD'nin oradaki durumu yakından izlediğini söyledi.


Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
TT

Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Maine'deki bir havalimanından kalkan ve içinde sekiz kişi bulunan özel bir uçağın düştüğünü ve alev aldığını, ancak yolcuların durumlarının ve kimliklerinin henüz bilinmediğini açıkladı.

FAA, yaptığı açıklamada, çift motorlu Bombardier Challenger 600 uçak kazasının dün saat 19:45 civarında Bangor Uluslararası Havaalanında meydana geldiğini belirtti.

Ayrıntılar resmi olarak açıklanmadı, ancak konuyla ilgili bir hükümet yetkilisi Reuters'e, kazadan sonra büyük bir yangın çıktığını söyledi. Hükümet yetkilisi, uçağın Teksas'tan Maine'e uçtuğunu belirtti.

Federal Havacılık İdaresi kayıtlarına göre, uçak Nisan 2020'de hizmete girmişti.

FAA, Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu ile iş birliği içinde kazayı soruşturacağını duyurdu.


Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
TT

Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)

Minneapolis sokaklarında ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlileri tarafından ikinci bir Amerikan vatandaşının öldürülmesi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasi ve sosyal gerilimleri daha da artırdı.

Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer önderliğindeki Demokrat milletvekilleri, İç Güvenlik Bakanlığı ve ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) teşkilatının sistematik suistimallerini gerekçe göstererek, 2026 bütçe tasarısında bu kurumlara ayrılan fonları kesme tehdidinde bulundular. Milletvekilleri ayrıca, yargı denetimini güçlendirmek ve ICE'nin yetkilerini kısıtlamak da dahil olmak üzere önemli reformlar yaparak, 1,2 trilyon dolarlık hükümet fonlama tasarısının oylanması ve kısmi hükümet kapanmasının önlenmesi için ön koşullar oluşturdular.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, şiddetli bir kış fırtınasının ülkeyi yoğun kar yağışıyla felç etme tehdidi oluşturmasından saatler önce, birçok eyalette olağanüstü hal ilan etti.