Kuzey Kore 'süper-büyük çoklu roketatar' testi gerçekleştirdi

Pyongyang tarafından gerçekleştirilen yeni füze testi (Reuters)
Pyongyang tarafından gerçekleştirilen yeni füze testi (Reuters)
TT

Kuzey Kore 'süper-büyük çoklu roketatar' testi gerçekleştirdi

Pyongyang tarafından gerçekleştirilen yeni füze testi (Reuters)
Pyongyang tarafından gerçekleştirilen yeni füze testi (Reuters)

Kuzey Kore, Kim Jong-un'un denetiminde, dün, 'süper-büyük çoklu roketatar' testi gerçekleştirildiğini duyurdu.
Kuzey Kore resmi haber ajansı KCNA’nın haberine göre Kim, roket fırlatıcıyı yerleştirmek için gereken zamanı ölçmeyi hedefleyen füze testini bizzat denetledi. Ayrıca Kim, çoklu füze fırlatıcısının gücünü en net şekilde ortaya koyacak başka bir test gerçekleştireceklerini dile getirdi.
Güney Kore, dün, Kuzey Kore’nin ABD’ye ikili müzakerelerin Eylül ayı sonunda devam etmesini önerdikten kısa bir süre sonra bir füze testi yaptığını açıklamıştı.
Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Kuzey Kore'nin dün, başkent Pyongyang'ın 80 kilometre kuzeyinde yer alan Güney Pyongan bölgesindeki Kaeçon şehri yakınlarından iki kısa menzilli füze fırlattığını ve her iki füzenin de 330 kilometre kadar yol aldıktan sonra Doğu Denizi'nde düştüğünü bildirmişti.
Bu yeni füze testi, Pyongyang'ın bu ayın sonunda ABD-Kuzey Kore müzakerelerine devam etme isteğini ifade etmesi ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından memnuniyetle karşılanmasından kısa bir süre sonra geldi.
Kuzey Kore Dışişleri Bakan Yardımcısı Choe Son Hui, "ABD ile Eylül sonunda kararlaştırılacak yer ve zamanda karşılıklı oturmaya ve şimdiye kadar müzakere ettiğimiz meseleleri kapsamlı şekilde ele almaya istekliyiz" ifadeleri ile teklifi dile getirmişti.
Başkan Trump, bu teklifi memnuniyetle karşılayarak,  “Her zaman görüşmenin iyi olduğunu söylüyorum. Ne olacağını bekleyip görelim” şeklinde konuşmuştu.
Trump ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un arasında ilk görüşme, Haziran 2018’de Singapur’da yapılan tarihi bir zirve ile gerçekleşmişti. Bu görüşmeyi, Şubat ayında Vietnam’ın başkenti Hanoi'de düzenlenen ve başarısızlıkla sonuçlanan ikinci zirve izlemişti.
Bunun ardından, iki lider Haziran ayında, Kuzey ve Güney Kore arasındaki silahsızlandırılmış bölgede bir araya gelerek, diyaloğu sürdürmeyi kabul etmişti. Ancak bu görüşmeler şu ana kadar başlamadı.
Son haftalar da ise Kuzey Kore, ABD yetkililerinin ‘provokasyon’ olduğunu düşündüğü bazı kısa menzilli füze testlerini gerçekleştirdi. Ancak Trump bu adımı eleştirmekten kaçındı.



Carney, Trump'ın tehdidine karşılık "Kanada ürünleri satın alma" çağrısında bulundu

Kanada Başbakanı Mark Carney (AP)
Kanada Başbakanı Mark Carney (AP)
TT

Carney, Trump'ın tehdidine karşılık "Kanada ürünleri satın alma" çağrısında bulundu

Kanada Başbakanı Mark Carney (AP)
Kanada Başbakanı Mark Carney (AP)

Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni gümrük vergisi tehdidine karşılık olarak dün insanları "Kanada malı satın almaya ve Kanada'yı inşa etmeye" çağırdı.

Kanada Yayın Kurumu'na (CBC) göre Carney, diğer ülkelerden gelen ekonomik tehditlere karşı koymak için her şeyi Kanada malı olarak satın alıp inşa etme hakkında kişisel sosyal medya hesabında bir video yayınladı.

Carney videonun başında, "Ekonomimiz yurt dışından gelen tehditler altındayken, Kanadalılar bir karar aldılar: Kontrol edebileceğimiz şeylere odaklanmak," dedi.

Başbakan Carney, Amerika Birleşik Devletleri'nden doğrudan bahsetmese de şunları söyledi: "Diğer ülkelerin ne yaptığını kontrol edemeyiz. Kendi kendimizin en iyi müşterisi olabiliriz. Kanada ürünlerini satın alacağız. Kanada'yı inşa edeceğiz."

Trump dün, Kanada'dan ABD'ye giren mallara yüzde 100 gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulundu.


İran'ın üzerinde çatışma tehlikesi artıyor

Haziran 2019'da ABD Merkez Komutanlığı sorumluluk alanında ortak tatbikatlar düzenleyen USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve bir ABD Hava Kuvvetleri B-52 bombardıman uçağı, (Arşiv AP)
Haziran 2019'da ABD Merkez Komutanlığı sorumluluk alanında ortak tatbikatlar düzenleyen USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve bir ABD Hava Kuvvetleri B-52 bombardıman uçağı, (Arşiv AP)
TT

İran'ın üzerinde çatışma tehlikesi artıyor

Haziran 2019'da ABD Merkez Komutanlığı sorumluluk alanında ortak tatbikatlar düzenleyen USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve bir ABD Hava Kuvvetleri B-52 bombardıman uçağı, (Arşiv AP)
Haziran 2019'da ABD Merkez Komutanlığı sorumluluk alanında ortak tatbikatlar düzenleyen USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve bir ABD Hava Kuvvetleri B-52 bombardıman uçağı, (Arşiv AP)

İran, bölgede yeni bir savaşın işaretleriyle çevrili durumda; Ankara ise İsrail'in çatışmayı yeniden alevlendirme konusunda ABD'den daha istekli olacağı görüşünde.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in hâlâ İran'a saldırı düzenlemeye çalıştığına dair "açık işaretler" olduğunu belirterek, herhangi bir çatışmanın "geniş belirsizlik kapıları" açacağını vurguladı.

Bu arada, İsrail'in dün yaptığı değerlendirmeler, Ortadoğu bölgesindeki Amerikan askeri varlığının bu hafta en yüksek seviyesine ulaştığını ve bu konuşlandırmanın İran'ı hedef alan büyük ölçekli bir saldırı için olası bir platform olabileceğini veya Tahran'ı daha sıkı şartlarda nükleer anlaşmaya varmaya zorlamayı amaçlayan bir tehdit olabileceğini gösterdi.

Buna karşılık, İranlı bir yetkili ülkesinin yüksek alarmda olduğunu vurgulayarak, herhangi bir hareketin benzeri görülmemiş bir karşılıkla alacağı ve "topyekün savaş" olarak değerlendirileceği uyarısında bulundu.


Pentagon'un yeni stratejisi: Askeri üniformalı Önce Amerika

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (Arşiv - AFP)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (Arşiv - AFP)
TT

Pentagon'un yeni stratejisi: Askeri üniformalı Önce Amerika

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (Arşiv - AFP)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (Arşiv - AFP)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından yayınlanan yeni Ulusal Savunma Stratejisi, öncelikler, tehditler ve taahhütlerde bilinçli bir siyasi değişimi yansıtıyor. ‘Vatan savunmasını’, yani ‘Önce Amerika’ sloganını öne çıkaran yeni strateji, ABD güçlerinin ‘vatan savunmasına’ ve Hint-Pasifik bölgesine odaklanacağına karar vererek, ittifak felsefesinde bir değişiklik sinyali veriyor. Bu da ‘diğer yerlerdeki müttefikler ve ortakların’ kararlı, ancak daha sınırlı ABD desteği ile kendi savunmaları için birincil sorumluluğu üstlenmeleri gerektiği anlamına geliyor.

Aynı zamanda, bu strateji Çin'i denklemin dışına itmiyor, aksine ona yönelik ‘çatışma değil, güç yoluyla caydırıcılık, stratejik istikrar hedefi ve sürtüşme ya da gerginlik olasılığını azaltmak için askeri iletişim kanallarının genişletilmesi’ şeklindeki yaklaşımını yeniden şekillendiriyor.

Ortadoğu'da, strateji gerektiğinde ABD'nin ‘kararlı ve odaklanmış eylem’ kapasitesini korurken, ana yükü bölgesel müttefiklere kaydırıyor. İsrail'i desteklemeye, Körfez ortaklarıyla iş birliğini derinleştirmeye ve Abraham Anlaşmaları'nın izinden giderek bölgesel entegrasyonu teşvik etmeye vurgu yapıyor. Öte yandan yeni strateji, İran'a karşı zaferci bir anlatı benimsiyor ve belirli bir süreç içinde nükleer programını ‘yok etmekten’ bahsediyor.