Mustafa Cengiz: Kulüpler Birliği bizim için yok hükmündedir

Mustafa Cengiz: Kulüpler Birliği bizim için yok hükmündedir
TT

Mustafa Cengiz: Kulüpler Birliği bizim için yok hükmündedir

Mustafa Cengiz: Kulüpler Birliği bizim için yok hükmündedir

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, "Galatasaray'ın önünün kesilmek istendiğine yönelik bir eğilim seziyoruz. Biri çıkıyor 'son iki şampiyonluk şaibelidir' diyor, iki hakemi gösteriyor. Bu ara zaten Kulüpler Birliği'ne birlik demeye dilim varmıyor, içerisinde bir takımın olmadığı yer birlik olmaz. Bizim için yok hükmündedir" dedi.
Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, sarı-kırmızılı kulübün yeni imzaladığı sponsorluk anlaşmasının töreninde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Her kulübün hakem eleştirisi yaparken objektif olması gerektiğini ifade eden Cengiz, "Türk futbolunun en büyük rahatlama noktası, futboldur. Lütfen toplumun dinamikleriyle oynamayın. Biz rakiplerimize değerli diyoruz. Kendimize duyduğumuz saygıdan bunu diyoruz. Bazı rakiplerimiz şampiyonluklarımıza ‘lekeli şampiyonluk' diyor. Bütün yöneticiler, kendi takımlarının formalarını bir kenara bırakıp hakemlere direktif vermeliler" diye konuştu.
"Kulüpler Birliği bizim için yok hükmündedir"
Cengiz, "Biz herkese 10 numara ile başlarız, TFF ve kurumları da dahil. Biz geçen sezon yarışı kaybeden rakiplerimizin kendi taraftarlarına şirin gözükmek için yaptığı açıklamaları gördük. Biz geçen sezon şerefli bir şampiyonluk kazandık. TFF ve kurullarının bu sezonki tavırları bizi müthiş derecede rahatsız ediyor. Biz, burada Galatasaray'ın önünün kesilmek istendiğine yönelik bir eğilim seziyoruz. Biri çıkıyor 'son iki şampiyonluk şaibelidir' diyor, iki hakemi gösteriyor. Bu ara zaten Kulüpler Birliği'ne birlik demeye dilim varmıyor, içerisinde bir takımın olmadığı yer birlik olmaz. Bizim için yok hükmündedir" şeklinde konuştu.
"41 bin dolayında kombine sattık"
Yeni sezon kombine ve loca satışlarına ilişkin de bilgi paylaşan Cengiz, "Kombinelerde sayısal olarak neredeyse doyma noktasındayız. Rakamsal olarak ihtiyaçlar tabi ki bitmez. 41 bin dolayında bir satış gerçekleştirdik. Biz göreve geldiğimizde 75 loca boştu şu anda 30'a düşmüş durumda. Bizi son transferlerden sonra taraftarlarımızın desteği memnun ediyor. Biz bu desteğin maddi mecralara dönmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Burada özellikle localar için ben bir yarış öneriyorum. Sadece forma almakla yetmez, forma yetiştiremiyoruz. Forma temin eden sponsorumuzla bir sorunumuz oldu.
Geçmiş yönetimlerin maddi sorunları karşılayamamasını sebep göstererek forma temini konusunda bize sorun çıkardılar. Salt ticari açıdan haklı olabilirler ama bizim 1 aydan bu yana, ana forma sponsorumuza tek kuruş borcumuz yok, teminatı da yolladık. Nakit olarak peşin çalışıyoruz. T-shirt yaptırıyoruz, taraftarımızdan bu konuda şikayet alıyoruz. 90'a yakın mağazamız var, tek tek bütün sorunlarla ilgileniyoruz. Sahte forma satan numaraları deklare ediyoruz, web sitemizde ilan edilen numaralar dışındaki numaralara itibar etmesinler. Sadece forma satarak bir takımı finanse edemeyiz. Hedefimiz, yabancı takımları yenip zirveye olan yürüyüşümüzü devam ettirmektir" ifadelerini kullandı.
"Galatasaray'ı cezalandırma eğilimi seziyoruz"
Cengiz, sarı-kırmızılı takıma karşı cephe alındığını dile getirerek, "Sezon başında yeni bir federasyona beyaz sayfa açmamız gerekiyordu. Geçen yıldan kalan bir takım rahatsızlıkları kör gözüne tekrar sahaya sürülmesi, hakemlerin Galatasaray'a faul, sarı, kırmızı kart gösterme cesareti, bizi rahatsız ediyor. Biz burada, sanki Galatasaray'ı cezalandırmak ister gibi, durdurmak ister gibi bir eğilim seziyoruz" dedi.
"Şenol Hoca'yı gördüğümde serzenişte bulunabilirim"
A Milli Takım'da Galatasaraylı futbolcu bulunmamasına yönelik bir soruya cevap veren Cengiz, "Biz milli olan her şeye sahip çıkarız, ister bizde oynasın, ister oynamasın. Şenol hocayı görünce; Emre Mor, Adem Büyük ve Şener Özbayraklı'yı Mili Takım'a neden almadığı konusunda serzenişte bulunabilirim. Ben olsam alırım, benim görüşüm" şeklinde konuştu.
Yusuf Günay: 10 bin kapasite arttırımı olacak
Galatasaray İkinci Başkanı Yusuf Günay ise Türk Telekom Stadı'nda kapasite artırımı için başvuru yapıldığını ifade ederek, "Bildiğiniz gibi son bir kanun değişikliği yapıldı. Burada ayakta seyirci alınmasına, bakanlık izniyle imkan tanındı. Biz de bakanlığa başvurduk, 10 bin küsur ilave bir kapasite artırımı olacak. İzin bekliyoruz, koltuk siparişlerini vereceğiz. En kısa sürede bu arttırımı gerçekleştireceğiz. Şampiyonlar Ligi maçları portatif koltuklarla izlenebilecek. Statta 4 bin civarında VIP koltuğu da yeniliyoruz" bilgisini paylaştı.



MMA'i milyonlara sevdiren Conor McGregor yeniden sahnede

McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)
McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)
TT

MMA'i milyonlara sevdiren Conor McGregor yeniden sahnede

McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)
McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Conor McGregor'ın oktagona dönüşünü ve karma dövüş sanatları (MMA) dünyasında bıraktığı etkiyi inceliyoruz.

12 Temmuz'da gerçekleşecek UFC 329, klasik bir dövüş gecesinden çok daha fazla anlam taşıyor. 5 yıl aradan sonra oktagona dönen Conor McGregor, bu kez sadece Max Holloway karşısında kazanmak için değil, kendi hikayesinin yeni bir bölümünü yazmak için kafese girecek.

Kazandığı kemerler, nakavtları ve kaybettiği maçlar McGregor'ın hikayesini anlatmaya yetmez. İrlandalı yıldız, MMA tarihinin en tartışmalı, en büyük ve en etkili figürlerinden biri olarak bu sporu değiştiren isimlerin başında geliyor.

Bugün UFC milyarlarca dolarlık küresel bir organizasyon. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişi MMA takip ediyor, dövüşçüler daha yüksek gelirler elde ediyor ve UFC artık ana akım spor dünyasının önemli parçalarından biri.

Bu dönüşümün tek sebebi elbette McGregor değildi ancak onun yarattığı etki, organizasyonun büyüme hikayesinin merkezinde yer alıyor.

McGregor'ın UFC kariyeri 2013'te başladı. Dublin'den çıkan eski bir tesisatçı çırağı, kısa sürede sadece yeteneğiyle değil, kişiliğiyle de tüm dünyanın dikkatini çekti.

2015'te Jose Aldo'yu yalnızca 13 saniyede nakavt ederek tüysıklet şampiyonu olduğunda artık sadece bir dövüşçü değildi. O gece McGregor, UFC'nin yeni yüzü haline geldi.

Bir yıl sonra Eddie Alvarez'i yenerek hafifsıklet kemerini de kazandı ve UFC tarihinde aynı anda iki farklı sıklette şampiyon olan ilk dövüşçü oldu.

Ancak McGregor'ın asıl farkı kazandığı kemerlerden çok, dövüşleri birer spor müsabakasından büyük olaylara dönüştürme yeteneğiydi.

Eski UFC şampiyonu Georges St-Pierre, McGregor'ın bu özelliğini şöyle anlatıyor:

Conor McGregor gibi biri yoktu. Bir dövüşün etrafında duygu yaratma konusunda en iyisiydi. İnsanlar onu ya sevip kazanmasını istiyor ya da ondan nefret edip kaybetmesini bekliyordu.

St-Pierre'in dikkat çektiği nokta, McGregor'ın sadece iyi bir dövüşçü olmadığıydı. O, insanların ilgisini mücadele başlamadan önce toplamayı başaran bir spor yıldızıydı.

McGregor'ın mirasının en önemli kısmı belki de bu.

Ondan önce UFC'nin büyük yıldızları vardı. Georges St-Pierre, Anderson Silva ve Brock Lesnar organizasyonun büyümesinde önemli roller oynadı. Ancak McGregor dönemiyle birlikte UFC'nin finansal ölçekte ulaştığı seviyeler değişti.

McGregor'ın Jose Aldo'yla karşılaştığı UFC 194, organizasyonun düzenli şekilde milyonlarca izleyiciye ulaşabildiği yeni dönemin başlangıcı oldu. İrlandalı yıldızın yer aldığı dövüşler arka arkaya devasa izlenme rakamlarına ulaştı.

Khabib Nurmagomedov'la yaptığı UFC 229 karşılaşması ise 2,4 milyon öde ve izle satışıyla organizasyon tarihinin en büyük etkinliği oldu.

McGregor'ın etkisi sadece televizyon gelirleriyle sınırlı kalmadı. Büyük arenalar, yüksek bilet satışları ve küresel sponsorluklar da bu dönemde büyüdü.

UFC'nin 2016'da WME-IMG tarafından yaklaşık 4 milyar dolar karşılığında satın alınması da bu yükseliş döneminin en önemli sonuçlarından biriydi.

McGregor'ın popülerliği, UFC'nin yalnızca bir dövüş organizasyonu değil, küresel bir spor markası olarak görülmesine büyük katkı sağladı.

McGregor'ın etkisini anlatan en önemli noktalardan biri de rakiplerinin ve diğer şampiyonların bile onun yarattığı değişimi kabul etmesi.

Jon Jones, McGregor'ın UFC'ye katkısı hakkında şunları söyledi:

Conor McGregor bu spor için çok şey yaptı. Sporu ana akıma taşıdı ve hepimizin daha fazla para kazanmasını sağladı. Bazen insanların onun tüm dövüşçüler için yaptıklarını unuttuğunu düşünüyorum. Herkese nelerin mümkün olduğunu gösterdi.

Yani McGregor yalnızca kendi kazancını artıran bir sporcu olmadı. Dövüşçülerin marka oluşturabileceğini, sosyal medyanın kullanılabileceğini ve bir MMA sporcusunun geleneksel spor yıldızlarıyla aynı seviyede tanınabileceğini gösterdi.

2017'de Floyd Mayweather'la yaptığı boks maçı bunun en büyük örneğiydi. Profesyonel boksta hiç mücadele etmemiş bir MMA dövüşçüsü, dünyanın en büyük boks yıldızlarından biriyle karşılaşarak milyarlarca dolarlık bir etkinliğin parçası oldu.

Elbette McGregor'ın kariyeri yalnızca başarı hikayesinden oluşmuyor.

2018'de Khabib Nurmagomedov karşısında aldığı mağlubiyet, kariyerinin en önemli kırılma noktalarından biriydi. Sonrasında gelen uzun aralar, sakatlıklar ve kafes dışındaki tartışmalar nedeniyle eski üstünlüğünü yeniden kurup kuramayacağı sürekli tartışıldı.

Üstelik istatistiklere bakıldığında McGregor, UFC tarihinin en başarılı şampiyonu değil. İki farklı sıklette kemer kazanmasına rağmen hiçbir kemerini savunmadı. Uzun şampiyonluk dönemleri yaşayan Jon Jones, Georges St-Pierre veya Anderson Silva gibi isimlerle kıyaslandığında sportif başarı açısından tartışmalar devam ediyor.

Ancak McGregor'ın hikayesi zaten sadece sportif başarı üzerinden değerlendirilemez.

Bazı sporcular kupalarıyla, bazıları rekorlarıyla, bazıları ise değiştirdikleri kültürle hatırlanır. McGregor üçüncü kategoriye giren isimlerden biri.

Max Holloway karşılaşması bu yüzden yalnızca bir geri dönüş maçı değil.

McGregor artık eski dönemindeki yenilmez görüntüyle kafese çıkmayacak. 5 yıllık aranın ardından, yaşının ilerlediği ve kariyerinin son bölümüne girdiği bir dönemde yeniden kendisini kanıtlama fırsatı yakalayacak.

Kazansa da kaybetse de Conor McGregor'ın UFC tarihindeki yeri değişmeyecek.

Çünkü o, sadece kemer kazanan bir dövüşçü olmadı. Bir dönemin yüzü oldu, UFC'nin ekonomik sınırlarını genişletti ve MMA'in dünya çapında daha büyük bir kitleye ulaşmasında en önemli rollerden birini oynadı.

UFC 329 gecesinde oktagona çıkacak kişi sadece eski bir şampiyon olmayacak. Aynı zamanda bu sporun nasıl değiştiğinin yaşayan sembollerinden biri olacak.

Kaynaklar: ESPN, LA Times, UFC


İspanya, Belçika'yı son dakikada yıkarak yarı finale yükseldi

Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)
Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)
TT

İspanya, Belçika'yı son dakikada yıkarak yarı finale yükseldi

Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)
Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)

İspanya, 2026 FIFA Dünya Kupası çeyrek finalinde Belçika'yı son dakikalarda bulduğu golle 2-1 mağlup ederek yarı finale yükseldi.

Los Angeles'taki SoFi Stadyumu'nda 70 bin taraftarın önünde oynanan karşılaşmada Avrupa şampiyonu İspanya'nın gollerini 30. dakikada Fabian Ruiz ve oyuna sonradan giren Mikel Merino 88. dakikada kaydetti. Belçika'nın tek golü ise 41. dakikada Charles De Ketelaere'den geldi.

Bu sonuçla İspanya, yarı finalde salı günü Dallas'ta Fas'ı 2-0 mağlup ederek adını son dört takım arasına yazdıran Fransa ile karşı karşıya gelecek.

İspanya, böylece 2010 yılında tarihinde ilk ve tek Dünya Kupası şampiyonluğunu kazandığı turnuvadan bu yana ilk kez Dünya Kupası'nda yarı finale yükselme başarısı gösterdi.

Çeyrek final turu, cumartesi günü oynanacak İngiltere-Norveç ve son şampiyon Arjantin-İsviçre karşılaşmalarıyla tamamlanacak.

İspanya, son 16 turunda da komşusu Portekiz'i uzatma dakikalarında eleyebilmişti. Yedek kulübesinden oyuna giren Mikel Merino, ikinci yarının uzatma bölümünde attığı golle takımını çeyrek finale taşımıştı.

Merino, Belçika karşısında da benzer bir performans sergileyerek oyuna girdikten yalnızca iki dakika sonra fileleri havalandırdı ve İspanya'ya yarı final biletini getiren golü kaydetti.


Bono'nun eldivenleri yarı finale yetmedi... Mbappe ve Dembele ikilisi Fas’ın hayalini söndürdü

El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)
El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)
TT

Bono'nun eldivenleri yarı finale yetmedi... Mbappe ve Dembele ikilisi Fas’ın hayalini söndürdü

El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)
El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)

Fas Dünya Kupası'nda Fransa'yla oynadığı karşılaşmanın ikinci yarısında kalesinde gördüğü iki golle kupaya çeyrek finalde veda etti.

Fas, bir önceki Dünya Kupası'nda yarı finale yükselen ilk Arap ve Afrika ülkesi olarak tarihe geçmiş, turnuvayı ise dördüncü sırada tamamlamıştı. Ancak bu kez aynı başarıyı tekrarlayamadı.

Karşılaşmanın 28. dakikasında Yasin Bounou, Kylian Mbappe'nin kullandığı penaltıyı kurtardı. Ancak Fas kalecisi, ikinci yarının 60. dakikasında Fransa kaptanının şutuna engel olamadı ve Fransa 1-0 öne geçti.

Bu golden altı dakika sonra Mbappe'nin pasında topla buluşan Ousmane Dembele, yerden yaptığı vuruşla fileleri havalandırarak farkı ikiye çıkardı.

Fransa, salı günü Dallas'ta oynanacak yarı finalde İspanya-Belçika karşılaşmasının galibi mücadele edecek.