ABD, saldırılardan İran'ın sorumlu olduğunu kanıtlayan fotoğrafları yayınlamaya hazırlanıyor

Saudi Aramco şirketine ait petrol tesisine gerçekleştirilen saldırının ardından yükselen dumanlar (AFP)
Saudi Aramco şirketine ait petrol tesisine gerçekleştirilen saldırının ardından yükselen dumanlar (AFP)
TT

ABD, saldırılardan İran'ın sorumlu olduğunu kanıtlayan fotoğrafları yayınlamaya hazırlanıyor

Saudi Aramco şirketine ait petrol tesisine gerçekleştirilen saldırının ardından yükselen dumanlar (AFP)
Saudi Aramco şirketine ait petrol tesisine gerçekleştirilen saldırının ardından yükselen dumanlar (AFP)

Saudi Aramco şirketinin saldırın neden olduğu şoku gidermek için petrol rezervlerini kullanmak amacıyla acil durum planlarını devreye soktu. Bunun neticesinde Suudi Arabistan, dün dünya ve Krallık için petrol endüstrisinin kalbi konumundaki iki tesisi hedef alan saldırıların etkilerini ciddi oranda gidermeyi başardı. Öte yandan Suudi yetkililer söz konusu terör eylemlerinin planlanması ve yürütülmesinden sorumlu olanların tespiti için soruşturmalara devam ediyor.
Wall Street Journal gazetesinin dünkü haberine göre ABD yönetimi, iki tesisi hedef alan saldırıların arkasında İran’ın olduğunun kanıtlayan uydu görüntülerinin yayınlanması üzerinde çalışıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran’ı Suudi Arabistan’da gerçekleştirilen saldırıların arkasında olmakla suçlamıştı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi ise dün sabah yaptığı açıklamada söz konusu suçlamayı reddederek ABD’nin suçlamalarını ‘boş’ olarak niteledi. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de Washington’ı Yemen’deki savaştan bölge ülkelerini sorumlu tutmakla suçlamıştı.
AFP’nin haberine göre Ruhani, Rusya ve Türkiye ile Suriye konulu toplantıya katılmak üzere Ankara’ya gitmeden önce yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bugün bizler, Yemen’de her gün masum insanların öldüğünü görüyoruz. ABD’liler ise kendilerini suçlamak ve bölgedeki varlıklarının sorun yarattığını kabul etmek yerine bölgedeki ülkeleri veya Yemen halkını suçluyorlar.”
Ruhani, bölgedeki gerçek güvenliğinin çözümünün ABD’nin saldırganlığını durdurmasında olduğuna dikkat çekerek, “Bölgedeki krizlerin çözümünün yalnızca Yemen'deki görüşmeler ve Yemenliler arasında kendi kaderlerine karar vermesi gereken müzakereler yoluyla sağlanacağına inanıyoruz” dedi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan (DMO) üst düzey bir komutan, İran’ın kapsamlı bir savaşa hazır olduğu konusunda uyarılarda bulundu. ABD üretimi askeri bölgelerinden birinin İran füzelerinin menzili içerisinde yer aldığına dikkat çekti.
Tesnim haber ajansına göre DMO Hava Kuvvetleri Komutanı Emir Ali Hacızade, “Herkes bilmelidir ki tüm ABD üsleri ve uçak gemileri İran’dan yalnızca 2 bin kilometre uzaklıkta bulunuyor. Bu mesafe de füzelerimizin menzili içerisinde bulunuyor” diye konuştu.
Suudi petrol tesislerine gerçekleştirilen saldırı ABD Başkanı Donald Trump ve İranlı mevkidaşı Hasan Ruhani arasında yakın zamanda yapılması planlanan görüşmeye de gölge düşürdü. Beyaz Saray’dan dün yapılan açıklamada Washington’ın Tahran’ı Suudi petrol tesislerini hedef alan saldırının arkasında olmakla suçlamasına rağmen ABD Başkanı’nın ve İranlı mevkidaşı ile görüşebileceğine işarette bulunulmuştu. ABD Başkanı’nın danışmanlarından Kellyanne Conway, iki liderin bir televizyon programında bir araya gelmelerinin uzak bir ihtimal olmadığını söyledi. Conway, geçen cumartesi günü gerçekleşen saldırının iki lider arasında bu ay düzenlenmesi beklenen BM Genel Kurul toplantılarında bir görüşme gerçekleştirilmesi fırsatına ‘yardımcı olmadığını’ belirtmesine rağmen görüşmenin olabileceğini ima etmişti. Conway Fox News kanalına verdiği demeçte, “Siz İranlılar, Suudi Arabistan'a, şehir alanlarına ve küresel enerji piyasalarını etkileyen hayati altyapıya saldırarak davanıza gerçekten yardımcı olmuyorsunuz” dedi.
Pompeo, saldırıların Yemen’den gerçekleştirildiğine dair bir kanıt bulunmadığını söylemişti. Ancak bazı Irak medya kuruluşları saldırının Irak’tan gerçekleştirildiğini aktardı. Zira İran destekli gruplar giderek Irak’ta daha etkili hale geldi. Ancak Bağdat dün bu iddiaları reddederek bölgeye saldırılar başlatmak için Irak topraklarını kullanmaya çalışan herkesi cezalandırma sözü verdi.
Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif dün Twitter hesabından yaptığı açıklamada Washington ve müttefiklerinin Yemen’de sıkışıp kaldıklarını söyleyerek İran’ı suçlamanın felakete son vermeyeceğini belirtti. Zarif açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Dışişleri Bakanı Pompeo’nun mümkün olan en fazla baskıyı uygulama konusunda başarısızlığa uğramasının ardından ABD ve ajanları, silahlanmadaki üstünlüğün askeri bir zafere yol açacağı yanılsaması nedeniyle Yemen’de sıkışıp kaldı. İran’ı suçlamak felaketi sonlandırmayacak.”
Bağdat’tan yalanlama
Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’nin ofisine göre Irak, Saudi Aramco şirketine ait iki petrol tesisine saldırı düzenleyen silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) Irak topraklarından gönderildiğine ilişkin iddiaları yalanladı.
Söz konusu açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Irak, bazı medya organları ve sosyal medya hesaplarında öne sürülen, Suudi Arabistan’daki iki petrol tesisine saldırı düzenleyen SİHA’ların Irak topraklarından gönderildiğine ilişkin iddiaları reddediyor. Irak, komşularına ve dostlarına saldırganlık için topraklarının kullanılmasını önleme konusundaki anayasal taahhüdünü ve Irak hükümetinin anayasaya aykırı davranmaya çalışan herkese sert bir şekilde karşı çıkacağını vurguluyor.”
Açıklamada ayrıca iddiaları araştırmak ve Riyad’a yardımcı olmak için bir komite kurulduğu ifade edildi.
Irak hükümetinden yapılan açıklamada gelişmelerin yakından takip edildiği de vurgulanırken bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit eden konularda dost ve müttefik ülkelerle dayanışma içinde olunduğu kaydedildi.
Iraklı Milletvekili Muhammed Kerbuli, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada son yıllarda Irak ve Suudi Arabistan arasında sağlam ve barışçıl temeller üzerine bir ilişki bina edildiğine dikkat çekerek her iki tarafın da bu ilişkileri güçlendirme ve geliştirme konusunda kararlı olduğuna işaret etti. Bu nedenle iki ülke arasındaki bu ilişkinin bazı tarafları rahatsız ettiğini söyledi.
Güvenlik uzmanı Fadıl Ebu Rağif, Şarku'l Avsat’a verdiği demeçte Irak tarafından yapılan yalanlamanın Suudi Arabistan’a güvence vermek amacı taşıdığını söyledi. Ancak Irak tarafının Suudi Arabistan ile olan ilişkisine vermiş olduğu önem dikkate alınarak ülkesinin saldırılar için bir sıçrama tahtası olmayacağını vurguladı.
Suudi Arabistan-Kuveyt güvenlik koordinasyonu
Kuveyt de ülkedeki hayati bölgeleri korumak için güvenlik önlemleri aldı. Kuveyt Başbakanı ayrıca askeri komutanlara Emir Şeyh Sabah Ahmed Cabir es-Sabah’ın sarayı üzerinde uçan bir İHA’yı gözlemleyerek duruma dair soruşturma gerçekleştirilmesi talimatı verdi.
Kuveyt İçişleri ve Kabine İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Vekili Enes Halid es- Salih, güvenlik birimlerinin Kuveyt’in kıyı bölgelerindeki bir İHA ile ilgili gerekli soruşturmaları yapmaya başladığını vurguladı. Gerekli önlemlerin alındığının altını çizdi.
Suudi Arabistan’ın dünya piyasalarını sakinleştirmedeki başarısı
 Dünyanın en büyük petrol tesisindeki ağır hasara rağmen Suudi Arabistan yaklaşık 5,7 milyon varil petrolü piyasaya sürerek terör olayının ilk şokunu ortadan kaldırmayı başardı. Bu, Suudi petrol üretiminin yaklaşık yarısına tekabül ediyor. Bunun yanı sıra günde yaklaşık 2 milyar küp gaz üretimi de durduruldu. Enerji kaynaklarını telafi etmek için ülkenin içinde ve dışında bulunan büyük petrol rezervlerinin kullanımına dayanan acil durum planları devreye girdi.
Saldırılar ayrıca küresel petrol arzını yüzde 6 oranında azalttı. Bu, piyasalar bugün açıldığında fiyatların çarpıcı şekilde artması ihtimalini de artırdı. Ancak Saudi Aramco, piyasalara güven vermek için büyük çaba sarf etti. Üretim eksikliklerini telafi etmek için rezervlerini kullanacağını açıkladı.
Saudi Aramco İcra Kurulu Başkanı Emin Nasır, bir üretimi tam kapasite ile sürdürmek için çalışmalar devam ederken diğer yandan da ABD petrol piyasalarındaki rahatsızlıkları gidermek için ülkenin petrol rezervlerinin kullanımına ilişkin çalışmalar yürütüldüğünü duyurdu.
HAYIR KUYUSU'NDAN DÜNYANIN EN BÜYÜK PETROL ŞİRKETİNE GİDEN YOL: SAUDİ ARAMCO
KÖRFEZ SAVAŞI'NDAN BU YANA PETROL FİYATLARINDA EN SERT YÜKSELİŞ YAŞANDI
TRUMP, ARAMCO'YA YAPILAN SALDIRIYA KARŞILIK VERECEĞİZ
ABD, ARAMCO TESİSLERİNE YAPILAN SALDIRILARIN UYDU GÖRÜNTÜLERİNİ PAYLAŞTI



İngiltere Savunma Bakanı Healey, Şarku’l Avsat’a konuştu: Londra, bölgede son 15 yılın en büyük hava görevini gerçekleştirdi

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Başbakanlık konutuna gelişi sırasında, 24 Mart 2026 (EPA)
İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Başbakanlık konutuna gelişi sırasında, 24 Mart 2026 (EPA)
TT

İngiltere Savunma Bakanı Healey, Şarku’l Avsat’a konuştu: Londra, bölgede son 15 yılın en büyük hava görevini gerçekleştirdi

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Başbakanlık konutuna gelişi sırasında, 24 Mart 2026 (EPA)
İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Başbakanlık konutuna gelişi sırasında, 24 Mart 2026 (EPA)

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, İran ile savaşın başlamasından bu yana İngiliz pilotların Ortadoğu bölgesinde savunma görevleri kapsamında bin 200 saatten fazla uçuş gerçekleştirdiğini doğruladı. Healey, Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden birliklerle iş birliği içinde 80'den fazla önleme operasyonu gerçekleştirildiğini belirtti.

Suudi Arabistan ziyaretinin ertesi günü Şarku’l Avsat gazetesine verdiği röportajda, ülkesinin Ortadoğu'da bin askerin yanı sıra Kıbrıs Adası’nda 500 ek personeli bulunduğunu söyleyen Healey, ülkesinin ‘ek destek yolları belirlemek için bölgedeki ortaklarla yakın iş birliği içinde çalışmaya devam ettiğini’ vurguladı. Ayrıca ‘ortak güvenlik çıkarları ve endüstriyel iş birliğine dayanan’ İngiltere-Suudi Arabistan savunma ortaklığına övgüde bulunan İngiliz Bakan, bu ortaklığın ‘günümüzün zorluklarına yanıt veren modern bir ortaklığa dönüştüğünü’ belirtti.

Healey, ülkesinin, Moskova ile Tahran arasında istihbarat, insansız hava aracı teknolojisi ve siber savaş alanlarında eğitim konusunda iş birliğinin ‘halen devam ettiği’ yönündeki değerlendirmesine dayanarak İran'ın bölgedeki saldırıları kapsamında uyguladığı bazı taktiklerin arkasında ‘gizli bir Rus parmağı’ olabileceğini ifade etti.

İşte röportajın öne çıkan noktaları:

80 önleme operasyonu

İngiltere, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın başlangıcından bu yana bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi ve Irak, Katar ve Bahreyn hava sahalarında insansız hava araçlarının önlenmesine katkıda bulundu. Healey, “Pilotlar ve uçak mürettebatı, bölge genelinde savunma görevleri kapsamında 1200 saatten fazla uçuş gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin topçuları ile iş birliği içinde, çatışmanın başlamasından bu yana 80'den fazla önleme operasyonu gerçekleştirildiğini ekledi.

İngiltere Silahlı Kuvvetleri'nin Körfez'deki ortaklarıyla birlikte bölgedeki insanların güvenliğini korumaya yönelik yürüttüğü çalışmalardan gurur duyduğunu ifade eden Healey, “İran'ın Körfez'deki ülkeleri rastgele hedef aldığı bir dönemde, onların özverisi ve profesyonelliği hayat kurtarmaya katkıda bulunuyor” diye vurguladı.

Askeri varlıkların geniş yayılımı

Bölgede konuşlu askerlerin sayısına ilişkin olarak Kıbrıs Adası’nda bulunan personel dışında İngiltere’nin bölgede yaklaşık bin askeri personeli bulunduğunu doğrulayan Healey, ‘bölgedeki İngiliz üslerinde kuvvetlerin korunmasına yönelik önlemlerin en üst düzeyde olduğunu’ belirtti.

vsvs
HMS Dragon destroyerinin Doğu Akdeniz'e gelişinden bir kare (İngiltere Savunma Bakanlığı)

Bölgede görev yapan İngiliz savaş uçaklarının sayısının son 15 yılın en yüksek seviyesinde olduğunu söyleyen Healey, Bahreyn, Ürdün, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Kıbrıs Adası üzerinde hava savunma operasyonları yürütüldüğünü belirtti.

Ocak ayından bu yana bölgeye ek ekipman ve personel konuşlandırıldığını belirten İngiltere Savunma Bakanı, aynı zamanda Typhoon ve F35 avcı uçakları, insansız hava araçlarına (İHA) karşı Martlet füzeleriyle donatılmış Wildcat helikopterleri, hava gözetimi ve kontrolü sağlayan Merlin Crusader helikopterlerinin yanı sıra radar sistemleri, hava savunma sistemleri ve İHA’larla mücadele birimleri de konuşlandırıldığını açıkladı.

Kıbrıs Adası’na hava savunma güçlerinden 500 ek personelin konuşlandırılmasına ve HMS Dragon destroyerinin Doğu Akdeniz'e sevk edilmesine değinen Healey, “Geminin müttefikler ve ortaklarla birlikte çok katmanlı bir hava savunma sistemi içine tamamen entegre olduğunu” belirtti.

Körfez'i desteklemek için savunma sistemleri

Olası takviyelerle ilgili olarak Healey, ek destek yollarını belirlemek için bölgedeki ortaklarla yakın iş birliği içinde çalışmaya devam ettiğini vurguladı. Pazartesi günü Riyad'a yaptığı ziyaretin amacının bu olduğunu belirten Healey, “Suudi Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bin Abdulaziz ile görüşmemde, Suudi Arabistan'da (Sky Saber) sistemini konuşlandıracağımızı teyit ettim. Bu hava savunma sistemi, İran'ın saldırılarına karşı koyma çabalarını desteklemek üzere Suudi savunma sistemine entegre edilecek” dedi.

Kuveyt'te de bir radar ve füze fırlatıcısından oluşan Rapid Sentry sistemi ile Bahreyn'de çok sayıda hafif fırlatma platformu konuşlandırıldığını açıklayan Healey, her gece savunma görevleri yürüten İngiliz savaş uçaklarının Katar'daki operasyonları gerçekleştirdiğini belirtti. Bakan ayrıca, “Sabre Çalışma Grubu, İngiliz sanayi sektörünün katkısını da garanti altına alıyor. Hava savunması ve insansız hava araçlarıyla mücadele yetenekleri sunan şirketleri, Körfez'deki ortaklar da dahil olmak üzere hükümetlerle bir araya getirerek, onlara gerekli ekipmanları hızlı bir şekilde sağlıyor” şeklinde konuştu.

Suudi Arabistan ile gelişmiş bir savunma ortaklığı

Suudi Arabistan ziyaretiyle ilgili olarak Healey, bu ziyaretin amacının, İran’ın sürekli ve rastgele saldırılarının yaşandığı bu dönemde İngiltere’nin Suudi Arabistan’ın yanında olduğunu teyit etmek ve halkları ve ortak çıkarları korumak için işbirliğini güçlendirme yollarını görüşmek olduğunu açıkladı. Healey ayrıca, “Prens Halid bin Salman ile bölgedeki son gelişmeleri görüşmekten memnuniyet duyduğunu” belirtti.

dcd
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'da İngiltere Dışişleri Bakanı John Healey'i kabul ederken (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Öte yandan İngiltere ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkinin sıkı ve uzun soluklu olduğunu, on yıllardır süren bir savunma ortaklığına dayandığını ve ortak güvenlik çıkarları ile endüstriyel iş birliğine dayandığını vurgulayan Healey, bu ilişkinin ‘günümüzün zorluklarına cevap veren modern bir ortaklığa dönüştüğünü’ belirtti. Bu ilişkinin bu tür koşullarda özel bir önem kazandığını, çünkü bir güven ortamı ve hızlı ve kararlı hareket etmeyi sağlayan ortak bir anlayış sağladığını söyleyen Healey, bu temelin, Suudi Arabistan'da Sky Saber sisteminin konuşlandırılması gibi adımların atılmasını mümkün kıldığını vurguladı.

Healey, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Vladimir Putin’in ‘gizli elinin’ İran’ın kullandığı bazı taktiklerin ve belki de bazı yeteneklerin arkasında olması ihtimaller dahilinde. Rusya ve İran’ı içeren bir saldırı ekseni görüyoruz. Bu iki ülke komşularını tehdit ediyor ve hepimiz için daha geniş bir tehlike oluşturuyor.”

Avrupa'nın hedef alınacağına dair bir işaret yok

Tahran, birkaç gün önce Hint Okyanusu'ndaki İngiltere ve ABD ortak üssü Diego Garcia'yı iki balistik füzeyle hedef aldı. Bu girişim başarısızlıkla sonuçlandı, ancak İran'ın Avrupa hedeflerini vurabilme kabiliyeti konusunda soru işaretleri uyandırdı.

Bu endişelere yanıt olarak, İran'ın Avrupa'yı füzelerle hedef almaya çalıştığına dair hiçbir değerlendirme bulunmadığını söyleyen Healey, “Böyle bir durum olsa bile, Birleşik Krallık topraklarını ve müttefiklerini korumak için gerekli kaynaklara ve ittifaklara sahiptir” diye ekledi. Ülkesinin kendini savunmak için 24 saat boyunca hazır beklediğini belirten Healey, bölgedeki üslerdeki birliklerin korunmasına yönelik önlemlerin en üst düzeyde olduğunu teyit etti.


BAE, İran savaşına katılmaya mı hazırlanıyor?

İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)
İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)
TT

BAE, İran savaşına katılmaya mı hazırlanıyor?

İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)
İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)

İran'ın misillemeleriyle hedef aldığı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Hürmüz Boğazı'nın açılması için savaşa katılmayı planlıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan yetkililer, BAE'nin Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasını kınayan bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı çıkarılması için lobicilik yaptığını söylüyor.

Ayrıca BM'ye bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün de benzer yönde bir karar açıklamasının istendiği aktarılıyor.

WSJ analizine göre bu hamlelerle BAE, ABD ve diğer müttefiklerin yanında savaşa katılmak için daha meşru bir zemin yaratmayı hedefliyor.

Arap yetkililer, BAE'nin Hürmüz Boğazı'ndaki adaların ABD tarafından işgal edilmesini istediğini de savunuyor. Bu adalar arasında İran'ın kontrolünde olan ve BAE'nin uzun süredir üzerinde hak iddia ettiği Ebu Musa Adası da var.

BAE ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleri, savaştan önce ABD ve İran heyetleri arasında arabuluculuk yapıyordu.

Ancak müzakereler sürerken ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a saldırıları başlatmış, bombardımanda ülkenin dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan birçok üst düzey komutan öldürülmüştü.

Tahran yönetimi ise İsrail'in yanı sıra ABD varlıklarının bulunduğu Körfez ülkelerine misillemeyi sürdürüyor. İran ordusu savaşın başından bu yana BAE'ye en az 2 bin 500 füze ve drone fırlattı.

Dubai merkezli Emirates Havayolları'nın internet sayfasındaki uyarıda, İran pasaportu taşıyan yolcuların Körfez ülkesine girişine veya ülke üzerinden transit geçişine izin verilmeyeceği belirtildi.

Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirmesiyle yaşanan enerji krizi, Körfez ülkelerinin savaş politikalarını değiştirdi.

Analize göre ABD'nin Körfez'deki müttefikleri, İran'ın balistik füze kapasitesi ve nükleer gücü ciddi ölçüde zayıflatılmadan savaşın sonlandırılmamasını istiyor.

Savaşa girmesi halinde BAE, Hürmüz Boğazı'nın girişine yakın konumdaki askeri üslerini kullanabilir. Adaların işgal edilmesi için bu üslerden ABD öncülüğünde bir kara harekatı yürütülebilir.

BAE'nin Amerikan üretimi F-16 uçaklarından oluşan hava kuvvetleri filosuna ek olarak ABD ve İsrail'le paylaşabileceği drone, bomba ve kısa menzilli füze stokları var.

ABD Başkanı Donald Trump, dünkü açıklamasında İran'dan "iki ila üç hafta içinde çekileceklerini" söyledi. İran'ı uzun süre nükleer silah üretemeyecek hale getirdiklerini savunan Trump, Tahran'la anlaşma yapmadan ve Hürmüz Boğazı'nı açmak zorunda kalmadan savaşı sonlandırabileceklerini ifade etti.

Öte yandan Reuters/Ipsos anketine göre Amerikalıların üçte ikisi, savaş hedefleri gerçekleştirilmese bile İran'la çatışmaların en kısa sürede sonlandırılmasını istiyor.

1021 kişinin katıldığı ankette Trump'ı destekleyen Cumhuriyetçilerin yüzde 40'ı ABD'nin hedeflerine ulaşmasa bile savaşı bir an önce sonlandırması gerektiğini söylerken, yüzde 57'si çatışmaların sürmesini destekliyor.

Katılımcıların yüzde 60'ı ABD'nin İran'a saldırılarını onaylamadığını belirtirken, yüzde 35'i bunu desteklediğini ifade etti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Arab News, New York, Times,  Reuters


Fuceyre'de İHA şarapnelinden bir kişi öldü...  Kuveyt Havalimanı'na saldırının ardından yakıt tankında yangın çıktı

 Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)
Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)
TT

Fuceyre'de İHA şarapnelinden bir kişi öldü...  Kuveyt Havalimanı'na saldırının ardından yakıt tankında yangın çıktı

 Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)
Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)

Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri, Fuceyre'deki bir çiftliğe insansız hava aracı (İHA) parçalarının düşmesi sonucu Asyalı bir kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Fuceyre Hükümeti Basın Bürosu bugün yaptığı açıklamada, “Emirlikteki yetkili makamlar, hava savunması tarafından bir İHA’nın başarılı şekilde durdurulmasının ardından, el-Rifa'a bölgesindeki çiftliğe düşen parçalar sonucu meydana gelen kazayla ilgilendi” denildi.

Olayda Bangladeş uyruklu bir kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Kuveyt'te ise resmi Kuveyt Haber Ajansı (KUNA), İran'ın İHA ile bugün Kuveyt Uluslararası Havalimanı'ndaki yakıt depolarını hedef alan saldırı düzenlediğini ve bunun sonucunda yaralanma olmaksızın büyük bir yangın çıktığını bildirdi.

Ajans, Sivil Havacılık Otoritesi sözcüsünün, kurtarma ekiplerinin olay yerine intikal ettiğini, ancak ilk haberlere göre Kuveyt Uçak Yakıt Tedarik Şirketi (KAFCO) tarafından işletilen tesiste sadece maddi hasar meydana geldiğini aktardı.