ABD Stratejik Petrol Rezervleri'ni neden yer altında saklıyor?

Teksas’taki Bryan Mound bölgesinde petrol boru hatları (AP)
Teksas’taki Bryan Mound bölgesinde petrol boru hatları (AP)
TT

ABD Stratejik Petrol Rezervleri'ni neden yer altında saklıyor?

Teksas’taki Bryan Mound bölgesinde petrol boru hatları (AP)
Teksas’taki Bryan Mound bölgesinde petrol boru hatları (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Saudi Aramco’nun Abkayk (Abqaiq) ve Hurays (Khurais) petrol tesislerine düzenlenen terör saldırının ardından ham petrol üretiminin azalmasıyla Stratejik Petrol Rezervleri'nin kullanımına izin verdi.
Trump, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, "Petrol fiyatlarına etki edebilecek olan Suudi Arabistan'a yapılan saldırıya dayanarak, Stratejik Petrol Rezervi’nden belirlenmiş miktarda petrol tahliyesine izin verdim” ifadelerini kullanmıştı.
ABD Başkanı’nın bahsettiği Stratejik Petrol Rezervi, Teksas ve Louisiana'daki tuz mağaralarında depolanan 640 milyon varilden fazla petrole işaret ediyor. Bu ‘stratejik rezervleri’ tutma fikri 1970'lere dayanıyor.
BBC’nin haberine göre Uluslararası Enerji Ajansı'nın (UEA) tüm üyeleri, 90 günlük petrol ithalatının eşdeğerini elinde bulundurmak zorunda ancak ABD’nin stokları dünyanın en büyük acil durum deposu olarak kabul ediliyor.
Neden kuruldu?
ABD'li politikacılar, 1970'lerin başında Ortadoğu ülkelerinin dayattığı petrol ambargosu nedeniyle dünyadaki petrol fiyatları artırmasının ardından petrol stoklama fikrini ortaya attı.
Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Örgütü (OAPEC) üyeleri, 1973 Arap-İsrail Savaşı’nda İsrail’i desteklediği için ABD’ye petrol ihraç etmeyi reddetti.
1973 savaşı, Ekim ayı içerisinde sadece üç hafta sürmesine rağmen, ambargo İsrail dışındaki diğer ülkeleri de hedef aldı ve 1974 yılının Mart ayına kadar sürdü. Bu nedenle, dünya çapında petrol fiyatları dört katına çıkarak, varil başına yaklaşık 3 dolardan 12 dolara yükseldi.
Bundan etkilenen ülkelerde benzin pompaları önünde sıraya giren otomobillerin fotoğrafları krizi yansıtan en belirgin görüntü oldu.
ABD Kongresi, 1975’te Enerji Politikası ve Koruma Yasası’nı kabul etti. Petrole ilişkin büyük arz sorunu durumuna karşı Stratejik Petrol Rezervi de kuruldu.
Stratejik Petrol Rezervi nedir?
Şu anda söz konusu petrol, Teksas'ta Freeport ve Winnie yakınında, Louisiana'da ise Charles Gölü ve Baton Rouge bölgesi olmak üzere dört noktada depolanıyor.
Petrolün depolandığı her saha, bir kilometreye kadar ulaşan yapay tuz mağarasından oluşuyor.
Tuzun kimyasal bileşimi ve jeolojik basıncın herhangi bir sızıntıyı engellemesi nedeniyle petrolü burada depolamak, yerin üstündeki rezervuarlarda tutmaktan çok daha ucuz ve daha güvenli oluyor.
Freeport yakınlarındaki Bryan Mound'da bulunan en büyük saha 254 milyon varil petrole eşdeğer depolama kapasitesine sahip.
AP’nin haberine göre Bryan bölgesindeki rezervuarlar 30 yıl önce dolduruldu. Bu da, ABD gelecekte herhangi bir tedarik kesintisi durumunda güvende olduğunu gösteriyor.
Stratejik Petrol Rezervi’nin resmi internet sitesinde, 13 Eylül itibariyle bu mağaralarda tutulan ABD rezervlerinin 644.8 milyon varil olduğu belirtiliyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi'ne (EIA) göre, ABD’liler 2018'de günde ortalama 20,5 milyon varil petrol kullandı. Bu da, ülkeyi 31 gün devam ettirecek kadar petrol olduğu anlamına geliyor.
Nasıl çalışıyor?
ABD eski Başkanı Gerald Ford tarafından imzalanan 1975 yasasına göre  başkan yalnızca ciddi bir enerji arzı kesintisi olduğunda petrol rezervlerinin kullanılmasına izin verebilir.
Başkanlık izni olsa bile her gün mağaralardan az miktarda petrolün taşınabilmesi nedeniyle Stratejik Petrol Rezervi’nden çekilen petrol iki haftalık bir işlemden sonra satılıyor.
Ayrıca, bu rezervlerde tamamen rafine edilmemiş petrol bulunması sebebiyle araba, gemi ve uçaklar için kullanılmadan önce yakıt olarak işlenmesi gerekiyor.
Sık kullanıldı mı?
Stratejik Petrol Rezervi’nden, Arap Baharı devriminden kaynaklanan aksamalar nedeniyle UEA üyesi ülkelerin enerji kaynaklarındaki bozulmayı hafifletmek için en son 2011 yılında 60 milyon varil petrol kullanıldı. Ancak ABD, birkaç kez de buradan petrol sattı. 
ABD eski Başkanı George H.W. Bush 1991'de Körfez Savaşı sırasında rezervin kullanımına izin verirken, oğlu George W. Bush, Katrina Kasırgası sonrasında 11 milyon varilin satışına izin verdi.
ABD eski Başkanı Bill Clinton’a göre açığı azaltma hamlesinin bir parçası olarak 1997’de söz konusu rezervlerden 28 milyon varil petrol satıldı.
Ancak, ABD’de enerji üretiminin hızlandığı bir zamanda böylesine büyük bir rezerv tutmanın faydası sorgulanıyor. Washington'daki bazı isimler ondan tamamen kurtulmayı bile önerdi.
Hükümet Sorumluluk Ofisi tarafından hazırlanan 2014 tarihli bir rapora göre ABD'li tüketicilere yönelik petrol fiyatları bu stoğa bağlı olarak düşebilir.
Trump yönetimi, 2017 yılında federal açığın üstesinden gelmeye yardımcı olmak için stoğun yarısını satma fikrini tartıştı.



Starmer, Pekin'den Çin ile "kapsamlı bir stratejik ortaklık" kurulması çağrısında bulundu

Pekin'de Birleşik Krallık ve Çin bayrakları (EPA)
Pekin'de Birleşik Krallık ve Çin bayrakları (EPA)
TT

Starmer, Pekin'den Çin ile "kapsamlı bir stratejik ortaklık" kurulması çağrısında bulundu

Pekin'de Birleşik Krallık ve Çin bayrakları (EPA)
Pekin'de Birleşik Krallık ve Çin bayrakları (EPA)

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, bugün Pekin'de Çin lideri Şi Cinping ile yaptığı görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin "hayati önem taşıdığını" belirterek, "dünya için bu zorlu zamanlarda" Çin ile kapsamlı bir stratejik ortaklık çağrısında bulundu.

Starmer, "Çin uluslararası sahnede kilit bir oyuncu ve sadece iş birliği fırsatlarını belirlememize değil, aynı zamanda anlaşmazlık yaşadığımız konularda anlamlı diyalog kurmamıza da olanak tanıyan daha derin bir ilişki kurmak hayati önem taşıyor" dedi. Şi ise Çin ve İngiltere'nin ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

İngiltere, insan kaçakçıları tarafından kullanılan tedarik zincirlerini hedef alan bir iş birliği anlaşması imzalamayı planlıyor. Downing Street, Starmer'ın Pekin ziyaretine denk gelen bir açıklamada bunu duyurdu. Bu, Starmer'ın yıllarca süren gergin ilişkilerin ardından Asya deviyle "pragmatik" olarak nitelendirdiği ortaklığı güçlendirme çabası kapsamında 2018'den bu yana bir İngiliz başbakanının Pekin'e yaptığı ilk ziyaret.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer çiçeklerle karşılandı (Reuters)İngiltere Başbakanı Keir Starmer çiçeklerle karşılandı (Reuters)

Yasadışı göçmenlik konusu, insan kaçakçılığı şebekelerine karşı sert önlemler almayı ve göçmen akışını durdurmayı taahhüt eden İşçi Partisi lideri için son derece hassas bir konu; öte yandan İngiltere'deki aşırı sağ, bu konuyu destek toplamak için kullanıyor. Geçen yıl, yaklaşık 42 bin göçmen, Kuzey Fransa'dan Manş Denizi üzerinden İngiltere'nin güney kıyılarına ulaştı; bu, tek bir yılda kaydedilen en yüksek ikinci sayı.

Downing Street'ten yapılan açıklamada, "Manş Denizi'ni geçmek için insan kaçakçıları tarafından kullanılan küçük teknelerdeki motorların yarısından fazlasının Çin'de üretildiği" belirtildi. Açıklamada ayrıca, imzalanacak anlaşmanın istihbarat paylaşımını ve "organize suç çeteleri tarafından istismar edilmemelerini sağlamak için Çinli tekne parçası üreticileriyle doğrudan temas kurulmasını" öngördüğü belirtildi.

Starmer dün, kendisine eşlik eden yaklaşık 60 iş insanı ve kültür temsilcisinden oluşan bir heyete, “Çin ile ilişki kurmak ulusal çıkarlarımız doğrultusundadır” dedi. Ziyareti “tarihi” olarak nitelendirerek, Çin'in sunduğu fırsatları değerlendirmeleri çağrısında bulundu.

Downing Street, ziyareti ticaret ve yatırım bağlarını güçlendirmek ve ulusal güvenlik ve insan hakları gibi hassas konuları gündeme getirmek için bir fırsat olarak değerlendirdi.

Starmer'ın ziyareti, son haftalarda ABD'nin giderek istikrarsızlaşan tutumu karşısında Pekin'i ikna etmeye çalışan Batılı liderlerin yoğun ziyaretlerinin ardından gerçekleşti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İngiltere, Başkan Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişimi ve İngiltere ile diğer NATO müttefiklerine gümrük vergisi uygulama tehdidi sonrasında en yakın müttefikiyle bir anlaşmazlık yaşıyor.


Rapor: Rusya ve Ukrayna'daki insan kayıplarının iki milyon asker olarak tahmin edildiği belirtildi

Ukraynalı askerler Donetsk'te 122 mm'lik bir roketatarı yüklüyor (Reuters)
Ukraynalı askerler Donetsk'te 122 mm'lik bir roketatarı yüklüyor (Reuters)
TT

Rapor: Rusya ve Ukrayna'daki insan kayıplarının iki milyon asker olarak tahmin edildiği belirtildi

Ukraynalı askerler Donetsk'te 122 mm'lik bir roketatarı yüklüyor (Reuters)
Ukraynalı askerler Donetsk'te 122 mm'lik bir roketatarı yüklüyor (Reuters)

Rusya'nın Ukrayna'daki savaşında her iki tarafta da ölen, yaralanan veya kayıp asker sayısının bahara kadar iki milyona ulaşabileceği uyarısında bulunuldu. Salı günü yayınlanan bir raporda, Rusya'nın İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana herhangi bir çatışmada büyük güçler arasında en yüksek kayıp sayısına sahip olduğu belirtildi.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi tarafından yayınlanan bu rapor, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşının dördüncü yıldönümünden bir ay önce geldi. Savaş, bir başka dondurucu soğuk kış boyunca devam ederken, dün Rus hava saldırıları Kiev'in banliyölerindeki bir apartman binasına hasar verdi ve iki kişi öldü. Ukrayna'nın Odessa ve Kryvyi Rih şehirleri ile Zaporijya cephe bölgesini hedef alan saldırılarda dokuz kişi de yaralandı.

Şarku’l Avsat’ın edinfiği bilgiye göre merkezin raporunda, Rusya'nın Şubat 2022 ile Aralık 2025 arasında 1,2 milyon kayıp (ölü ve yaralı) verdiği, bunların arasında 325 bine kadar askeri kaybın bulunduğu belirtildi.

Raporda şu ifadeler yer aldı: "Ukrayna'daki savaş alanında ivme kazandığı iddialarına rağmen, veriler Rusya'nın cılız kazanımlar için ağır bir bedel ödediğini ve büyük bir güç olarak gerilediğini gösteriyor. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana hiçbir büyük güç herhangi bir savaşta bu kadar çok kayıp veya ölüm yaşamadı."

Rapora göre, daha küçük ordusu ve nüfusuyla Ukrayna, 500 bin ila 600 bin asker kaybı yaşadı; bunların arasında 140 bine kadar ölü bulunuyor. Ne Moskova ne de Kiev askeri kayıplara ilişkin güncel veriler sağlamıyor ve her iki taraf da diğerinin kayıplarını abartmaya çalışıyor.


Trump, İran'a yönelik yeni saldırıda yönetimi ve kurumları hedef alacak

8 Ocak'ta Hint ve Pasifik Okyanuslarında Yedinci Filo'nun rutin operasyonları sırasında bir SH-60 Seahawk helikopteri, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin yanında uçuyor (ABD Ordusu)
8 Ocak'ta Hint ve Pasifik Okyanuslarında Yedinci Filo'nun rutin operasyonları sırasında bir SH-60 Seahawk helikopteri, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin yanında uçuyor (ABD Ordusu)
TT

Trump, İran'a yönelik yeni saldırıda yönetimi ve kurumları hedef alacak

8 Ocak'ta Hint ve Pasifik Okyanuslarında Yedinci Filo'nun rutin operasyonları sırasında bir SH-60 Seahawk helikopteri, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin yanında uçuyor (ABD Ordusu)
8 Ocak'ta Hint ve Pasifik Okyanuslarında Yedinci Filo'nun rutin operasyonları sırasında bir SH-60 Seahawk helikopteri, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin yanında uçuyor (ABD Ordusu)

CNN'in konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile Tahran arasında Tahran'ın nükleer programını ve balistik füze üretimini kısıtlamaya yönelik ilk görüşmelerin ilerleme kaydedememesinin ardından İran'a karşı büyük bir yeni saldırı düzenlemeyi değerlendiriyor.

Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığına göre İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ABD elçisi Steve Wittkoff arasında doğrudan bir görüşme yapılması konusunda görüşmeler yapıldı, ancak bu görüşme gerçekleşmedi. CNN, Washington ve Tahran'ın yeni bir ABD saldırısını önlemek için bir görüşme olasılığı konusunda Ummanlı aracılar aracılığıyla mesaj alışverişinde bulunduğunu belirtti. CNN, kaynaklara dayandırdığı haberinde, İran'ın yer altı nükleer tesislerini yeniden inşa etmeye çalıştığını bildirdi. Haber ağı, Trump'ın İran'a karşı bir saldırıyı yeniden ciddi olarak değerlendirmesinin, "yönetimin belirttiği hedeflere hızla yeniden odaklanmasını temsil ettiğini" ifade etti.

Trump dün, Truth Social platformu aracılığıyla İran'ı "adil ve hakkaniyetli bir anlaşmaya varmak- nükleer silah olmaması" için müzakere masasına oturmaya çağırdı ve ülkeye yapılacak bir sonraki ABD saldırısının, ABD ordusunun geçen yaz üç İran nükleer tesisine düzenlediği saldırıdan "çok daha kötü" olacağı uyarısında bulundu.

CNN, kaynaklara dayanarak, ABD başkanının şu anda değerlendirdiği seçeneklerin, son protestoların bastırılması sırasında yaşanan ölümlerden sorumlu olduğuna inanılan İranlı liderleri ve güvenlik yetkililerini hedef alan hava saldırıları düzenlemek, ayrıca İran nükleer tesislerine ve hükümet kurumlarına saldırılar düzenlemek olduğunu bildirdi.

Trump'ın nasıl ilerleyeceğine dair nihai bir karar vermediğini, ancak ABD uçak gemisi grubunun bölgeye gelmesinin ardından askeri seçeneklerinin bu ayın başından beri arttığına inandığını belirtti.