BAE, Uluslararası Deniz Güvenliği Koalisyonu'na katılan 3. Körfez ülkesi oldu

BAE, Uluslararası Deniz Güvenliği Koalisyonu'na katılan 3. Körfez ülkesi oldu
TT

BAE, Uluslararası Deniz Güvenliği Koalisyonu'na katılan 3. Körfez ülkesi oldu

BAE, Uluslararası Deniz Güvenliği Koalisyonu'na katılan 3. Körfez ülkesi oldu

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dün, Suudi Arabistan, Bahreyn, Avustralya, İngiltere ve İsrail’in ardından ABD liderliğindeki “Uluslararası Deniz Güvenliği Koalisyonu”na katılma kararı aldı.
BAE Uluslararası İşbirliği Bakanlığı’na bağlı Uluslararası Güvenlik İşbirliği Direktörü Salim ez-Zaabi, ülkesinin uluslararası Deniz Güvenliği Koalisyonu’na katılımının güvenlik ve küresel ticaretin tehditlerini ele almak için oluşturulan bölgesel ve uluslararası çabaların desteklenmesi amacı ile gerçekleştiğini belirtti. Ez-Zaabi, amaçlarının küresel enerji akışını korumak, dünya ekonomisine verilebilecek zararın etkilerini azaltmak, uluslararası barış ve güvenliğe katkı sağlamak olduğunu belirtti.
Suudi Arabistan tarafından önceki gün yapılan açıklamada, seyrüsefer özürlüğünü sağlamak için Uluslararası Deniz Güvenliği Koalisyonu’na katılma kararı alındığı duyuruldu. Uluslararası Deniz Güvenliği Koalisyonu, ticari gemiler başta olmak üzere uluslararası ticaret için güvenliğin temin edilerek müttefik ülkelerin çıkarlarını korumayı amaçlıyor.
Suudi Arabistan’ın bu duyurusu, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Abkayk (Abqaiq) ve Hurays (Khurais) petrol tesislerine düzenlenen saldırıdan İran’ı sorumlu tutmasının ardından geldi.
Independent Arabia’nın kaynaklardan edindiği habere göre, Uluslararası Deniz Güvenliği Koalisyonu’nun oluşumu hakkında tüm detaylar, önümüzdeki ay Manama’da düzenlenecek olan deniz güvenliği konferansı sırasında açıklanacak.
Körfez ülkelerinin bölgesel ve uluslararası çıkarları korumak adına Uluslararası Deniz Güvenliği Koalisyonu’na katıldığı ifade edildi. Seyrüsefer özgürlüğü, tehditlere karşı koymak, küresel enerji güvenliğini sağlamak, enerji arzının dünya ekonomisine akışını sağlamak, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına katkı sağlamak amacıyla bu adımın atıldığı aktarıldı.
Son aylarda Basra Körfezi’nde yaşanan terör saldırılarında çok sayıda petrol tankeri hedef alındı yâda alıkonuldu. ABD, saldırılardan İran’ı sorumlu tuttu.
Bahreyn, 21 ila 22 Ekim tarihleri arasında başkent Manama’da düzenlenecek olan deniz ve hava güvenliği konferansına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bölge, İran’ın Basra Körfezi’ndeki deniz seyrine yönelik tehditleri ile gerilime tanık olurken, ABD, bu tarz terör eylemlerine karşı koymak için uluslararası acil eylem hazırlığı çağrısında bulundu. Suudi Arabistan, Bahreyn, İngiltere, İsrail ve Avustralya, ABD liderliğindeki Körfez ittifakına katıldığını duyurdu. Washington yönetimi iki ay önce, İran’ı, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol tankerlerine saldırmakla suçlamasının ardında Körfez’in deniz güvenliğini arttırmak adına uluslararası koalisyon kurmayı önerdi.



Amerika abluka uygulamasını sıkılaştırıyor...İran Kuveyt ve Bahreyn'i hedef alıyor

Kuveyt Başbakanı Şeyh Ahmed Al-Abdullah Al-Sabah (sağdan ikinci), İran saldırısının ardından hasar gören havaalanını inceliyor (KUNA)
Kuveyt Başbakanı Şeyh Ahmed Al-Abdullah Al-Sabah (sağdan ikinci), İran saldırısının ardından hasar gören havaalanını inceliyor (KUNA)
TT

Amerika abluka uygulamasını sıkılaştırıyor...İran Kuveyt ve Bahreyn'i hedef alıyor

Kuveyt Başbakanı Şeyh Ahmed Al-Abdullah Al-Sabah (sağdan ikinci), İran saldırısının ardından hasar gören havaalanını inceliyor (KUNA)
Kuveyt Başbakanı Şeyh Ahmed Al-Abdullah Al-Sabah (sağdan ikinci), İran saldırısının ardından hasar gören havaalanını inceliyor (KUNA)

ABD, dün İran limanlarına yönelik baskısını artırırken, Tahran ise Hürmüz Boğazı yakınındaki Keşm ve Hark Adası civarındaki bir tankere yönelik Amerikan saldırılarına füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) karşılık verdi. Gelişme, ateşkes anlaşmasının şimdiye kadarki en ciddi sınaması olarak değerlendirildi.

İran’ın Kuveyt’e yönelik 13 balistik füze ve 17 İHA ile gerçekleştirdiği saldırıda bir Hindistan vatandaşı hayatını kaybetti, 63 kişi yaralandı. Saldırılar sonucunda Kuveyt Havalimanı, kritik altyapı tesisleri ve diplomatik misyonlarda hasar meydana geldi. Kuveyt yönetimi, İranlı diplomatların 24 saat içinde ülkeyi terk etmelerini istedi. Bahreyn ise sivil hedeflere yönelen üç füze ve çok sayıda İHA’nın hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini açıkladı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), kuvvetlerinin Keşm Adası’ndaki bir askeri hedefi vurduğunu ve İran’a ait füze ile İHA’ları etkisiz hale getirdiğini duyurdu. Açıklamada, Amerikan hedeflerinin zarar görmediği belirtildi. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın nükleer silah sahibi olmamayı kabul ettiğini öne sürerek, anlaşmaya varılması halinde İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney ile görüşmeye açık olduğunu söyledi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu ise Hürmüz Boğazı yakınındaki saldırılara misilleme olarak Amerikan mevzilerini hedef aldığını açıkladı. Kurumdan yapılan açıklamada, “Düşman, özellikle Hürmüz Boğazı’nın akıllı yönetimi ve kontrolü konusunda yeni kuralları kabul etmek zorunda kalacaktır” ifadelerine yer verildi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, olası yeni saldırılara karşı “derhal” ve “kararlı” yanıt verileceği uyarısında bulundu.

İranlı kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Tahran’ın son günlerde ABD ile olası uzlaşıya ilişkin önerilen metne yanıt vermediğini ve arabulucular üzerinden yürütülen mesaj trafiğinin fiilen askıya alındığını bildirdi.


Bahreyn "İran ajanlarıyla" bağlantılı 15 kişinin gözaltına alındığını duyurdu

Bahreyn'de "İran ajanlarının" kışkırtma direktiflerini yerine getirdikleri gerekçesiyle gözaltına alınan saha görevlileri (BNA)
Bahreyn'de "İran ajanlarının" kışkırtma direktiflerini yerine getirdikleri gerekçesiyle gözaltına alınan saha görevlileri (BNA)
TT

Bahreyn "İran ajanlarıyla" bağlantılı 15 kişinin gözaltına alındığını duyurdu

Bahreyn'de "İran ajanlarının" kışkırtma direktiflerini yerine getirdikleri gerekçesiyle gözaltına alınan saha görevlileri (BNA)
Bahreyn'de "İran ajanlarının" kışkırtma direktiflerini yerine getirdikleri gerekçesiyle gözaltına alınan saha görevlileri (BNA)

Bahreyn, dün yaptığı açıklamada, ülkedeki “İran ajanları” davasında sahadaki uygulayıcılar olarak nitelendirilen 15 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Şüphelilerin, İran'da bulunan ve İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı unsurlarla ilişkili olduğu belirtildi.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu adımın ülkenin güvenliğini ve toplumsal istikrarını koruma sorumluluğu kapsamında atıldığı ifade edildi. Açıklamada, daha önce “ajanlar davası” kapsamında gözaltına alınan kişiler hakkında yürütülen güvenlik soruşturmaları ve elde edilen istihbarat raporlarının, İran'daki Devrim Muhafızları bağlantılı unsurlarla ilişkileri ortaya koyduğu kaydedildi.

Bakanlık, gözaltına alınan saha görevlilerinin, kışkırtıcı talimatları uygulayarak vatandaşları etkilemeye çalıştığını, özellikle gençleri ve çocukları yasa dışı faaliyetlere yönlendirmeyi hedeflediğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın açıklamadan aktardığına göre, bu kişiler toplumsal ilişkiler ve sosyal nüfuz yöntemlerini kullanarak, yasa dışı oluşumların gündemlerini hayata geçirmek amacıyla hücre yapılanmaları oluşturduklar.

İçişleri Bakanlığı, söz konusu kişilerin faaliyetlerinin güvenlik birimleri tarafından uzun süredir takip edildiğini aktarırken, gözaltına alınanlar hakkında yasal işlemlerin sürdüğünü bildirdi. Ayrıca, bu yapılanmayla bağlantısı olduğu tespit edilen diğer kişiler hakkında da gerekli hukuki adımların atılması amacıyla soruşturma ve araştırmaların devam ettiği ifade edildi.

Bakanlık, alınan tedbirlerin toplumun tüm kesimlerinin güvenliğini korumayı amaçladığını vurgulayarak, toplumsal barışı hedef alan, fitne ve ayrılık çıkarmaya çalışan her türlü girişime karşı mücadeleyi sürdüreceğini kaydetti.

Öte yandan Bahreyn Savcılığı, geçen pazar günü Devrim Muhafızları ile bağlantılı olduğu belirtilen ana yapılanmaya ilişkin soruşturmada elde edilen bazı bulguları kamuoyuyla paylaşmıştı. Savcılık, gözaltına alınan 41 şüphelinin sorgusuna başlandığını, bazı zanlıların avukatlarının hazır bulunduğunu ve tüm şüphelilere yasal güvencelerin sağlandığını açıklamıştı. Ayrıca, soruşturmanın selameti açısından şüphelilerin tutuklu yargılanmasına karar verildiği bildirilmişti.


Kuveyt hava savunması füze ve İHA saldırılarını önledi

Kuveyt (KUNA)
Kuveyt (KUNA)
TT

Kuveyt hava savunması füze ve İHA saldırılarını önledi

Kuveyt (KUNA)
Kuveyt (KUNA)

Kuveyt ordusu, hava savunmasının füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) yapılan düşman saldırılarını püskürttüğünü açıkladı ve vatandaşları yetkili makamlar tarafından verilen güvenlik ve emniyet talimatlarına uymaya çağırdı.

Ordu ayrıca, duyulan patlama seslerinin hava savunma unsurlarının gerçekleştirdiği önleme faaliyetlerinden kaynaklandığını bildirdi.

Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud el-Atvan yaptığı açıklamada, Genelkurmay Başkanlığı'nın vatandaşlar ve ülkede yaşayan yabancılara çağrıda bulunduğunu belirterek, “Düşman hava hedeflerine yönelik önleme operasyonları sonucu ortaya çıkmış olabilecek enkaz parçaları, şarapneller veya kimliği belirsiz cisimlere yaklaşılmaması ve bunlara dokunulmaması önemle rica edilmektedir. Söz konusu materyaller kamu güvenliği açısından risk oluşturabilir” dedi.

El-Atvan, bu tür kalıntılarla karşılaşılması halinde 112 Acil Yardım Hattı veya ilgili yetkili kurumlara derhal bilgi verilmesi gerektiğini vurguladı. Sözcü ayrıca, güvenlik ve emniyet talimatlarına uyulması ve bilgilerin yalnızca resmî kaynaklardan takip edilmesi çağrısında bulundu.