Küresel mobil büyüme haritası yayımlandı

Küresel mobil büyüme haritası yayımlandı
TT

Küresel mobil büyüme haritası yayımlandı

Küresel mobil büyüme haritası yayımlandı

Adjust, ilk mobil büyüme haritasını yayımladığını bildirdi. Verilere göre; Vietnam, Tayland ve Myanmar en hızlı büyüyen üç ülke olurken; LATAM ülkeleri, Brezilya ve Kolombiya ile ikinci sırada yer aldı.
Mobil ölçüm, sahtekarlık önleme ve siber güvenlik alanında endüstri liderlerinden Adjust, ilk mobil büyüme haritasını yayımladığını açıkladı. Verilerini 2018'de piyasaya sürülen yaklaşık 3 bin 500 app'ten alan rapor, büyüme, kullanıcıları elinde tutma ve diğer anahtar metrikleri haritalandırdı. Ayrıca 31 ülkedeki ve dört dikeydeki (e-ticaret, eğlence, oyun ve araçlar) verileri ülkelere göre ayırdı ve app'lerin ne kadar iyi performans gösterdiğini sundu. Mobil büyüme haritası, küresel pazarda app'lerin yükselişlerini haritalandırmak için Adjust tarafından geliştirilen yeni bir metrik olan 'büyüme puanı'nı kullanıldı. Bu ölçüm, her bir dikey ve ülke için aylık toplam app kurulumu sayısının, aylık aktif kullanıcı (MAU) sayısına bölünmesiyle hesaplandı ve büyüme oranını MAU tabanına göreli olarak gerçekleşen kurulumlarla ortaya koyuldu.

Açıklanan verilere göre; APAC ülkeleri en hızlı büyüyen pazarlardan ve büyüme liderliğini elinden bırakmadı. Vietnam, Tayland ve Myanmar en hızlı büyüyen üç ülke olurken; LATAM ülkeleri, Brezilya ve Kolombiya ile ikinci sırada yer aldı.
LATAM ülkelerinde en çok talebi oyun ve e-ticaret uygulamaları gördü. Hatta ilk beş ülkenin dördü LATAM bölgesinde bulunduğu kaydedildi. Genel olarak, oyunlar kurulumların yüzde 33'ünü oluşturarak ilk sırada yer aldı. Kullanıcıların app'i kullanma süreleri yüzde 10 ve reklam harcamaları yüzde 74 olduğu kaydedildi. LATAM bölgesi e-ticaret uygulamalarına olan talepte ilk sırada yer aldığı açıklanırken. Meksika, Şili ve Kolombiya sektördeki en yüksek büyüme oranına sahip olduğu belirtildi.
Endonezya'da en hızlı büyüyen dikey, üretkenlik ve araçlar kategorisindeki app'ler oldu. Endonezya, streaming servisleri ve video uygulamalarının çok popüler olduğu güçlü bir pazar olduğu gözlenirken, Mayıs'ta yayımlanan Adjust Global App trendleri 2019 raporunda da belirtildiği gibi en hızlı büyüyen pazar Endonezya oldu. Eğlence ve oyunların yanında, üretkenlik ve araçlar kategorisi bu ülkedeki çok hızlı büyüyen bir dikey oldu (Hava durumu app'lerinin bu kategorinin büyümesindeki etki çok büyük).
Retention faktörü
Ayrıca Adjust; büyüme puanı'nın yanında, kullanıcı tutmanın (retention) etkisini ölçmek için kendi geliştirdiği bir metrik olan Retention Factor'ı kullandığını belirtti. Retention faktörü, organik retention'ın ücretli retention'a bölünmesiyle hesaplanıyor ve okuyucuya iki tür kullanıcı grubunun arasındaki gerçek ayrımı sunuyor.
Verilere göre; dikeylerin içinde en yüksek retention olan oyunların ortalaması ilk günde yüzde 34 iken, yedinci günde yüzde 15'e düştüğü bildirildi. Oyunların kullanıcı kitlesi ilk gün ve yedinci gün arasında yüzde 19 azalıyor (Dikeyler içinde en yüksek düşüş oranı). Bu düşüş çok fazla gibi dursa da bu durum gündelik, stressiz hyper-casual oyunların bir etkisi olabileceği kaydediliyor. Bu hızlı yükselen alt-kategorideki oyunların indirilme yüzdesi büyük ama oyuncular arasında uzun süre bağlılık oranı çok az. Ayrıca Kuzey Amerika'daki oyuncular, ölçülen ülkeler arasında en yüksek 1'inci gün retention'ını sergiliyorlar.
Adjust CTO'su ve kurucu ortağı Paul H. Müller, konu ile ilgili değerlendirmesinde, "App'inizin kullanıcı tabanını büyütmek, büyüme denkleminin kritik bir parçasıdır ama çoğu app'in kurulumdan sonra sadece 24 saat sonra tarih olduğu bir pazarda, pazarlamacıların odağı kullanıcılara ulaşmak, onları tabanınıza katmak ve onları orada tutabilmektir. Daha çok kullanıcıya ulaşmak ve app'in ömrünü uzatmak için, pazarlamacılar verilerle birlikte hareket eden teknikler geliştirmek ve müşteri olmak isteyen kullanıcıları, retention oranları kaçınılmaz olarak azalmaya başlamadan kritik zamanlarda hedeflemek zorunda" dedi.



 Trump’ın Apple ve Samsung’a meydan okuyan telefonu gecikmeye takıldı: Altın renkli T1 hâlâ ortada yok

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

 Trump’ın Apple ve Samsung’a meydan okuyan telefonu gecikmeye takıldı: Altın renkli T1 hâlâ ortada yok

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

İngiliz Financial Times gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın grubuna bağlı Trump Mobile şirketinin, altın renkli akıllı telefonunu bu yılın sonuna kadar piyasaya sürme planını ertelediğini yazdı.

Gazeteye göre bu gelişme, ABD’de üretilmiş bir cihazı 499 dolar fiyatla satışa sunarak Apple ve Samsung gibi amiral gemisi markalarla rekabet etmeyi hedefleyen proje için yeni bir gerileme anlamına geliyor. Ancak söz konusu hedefler daha sonra aşağı çekildi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times’’tan aktardığı habere göre Trump Mobile müşteri hizmetleri ekibinin kendilerine yaptığı açıklamada, son dönemdeki hükümetin kapanmasının telefonun lansmanında gecikmeye yol açtığını ve cihazın bu ay piyasaya sürülmeme ihtimalinin “yüksek” olduğunu belirtti.

Haziran ayında duyurulan T1 adlı cihaz, aylık 47,45 dolar ücretli bir mobil hat paketiyle birlikte tanıtılmış ve Trump ailesinin Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünden faydalanmaya yönelik girişimlerinden biri olarak öne çıkmıştı.

Tanıtım süreci, Trump’ın Apple’ın Çinli üreticilere aşırı bağımlı olduğu yönündeki eleştirileri ve iPhone’ların ABD’de üretilmesi çağrılarıyla aynı döneme denk geldi. Trump, bu taleplerin karşılanmaması hâlinde Apple ve Samsung’a yüzde 25 gümrük vergisi uygulanabileceğini söylemişti.

dfgth
Trump markalı akıllı telefon... (AFP)

Trump Mobile, başlangıçta T1 telefonunun Ağustos ayında piyasaya sürüleceğini, ABD’de üretileceğini ve ön sipariş için 100 dolar depozito alınacağını açıklamıştı. Ancak bu iddia, tedarik zinciri analistleri ve sektör uzmanları tarafından şüpheyle karşılandı. Uzmanlar, günümüz koşullarında yalnızca ABD menşeli bileşenlerle geniş kitlelere hitap eden bir akıllı telefon üretmenin neredeyse imkânsız olduğunu vurguladı.

Araştırma şirketi IDC verilerine göre, iPhone’larda kullanılan bileşenlerin yüzde 5’inden azı hâlen ABD’de üretiliyor.

Duyurudan haftalar sonra Trump Mobile, “ABD’de üretim” iddiasından geri adım atarak tanıtım materyallerini güncelledi ve T1’in çıkış tarihini Ağustos 2025’ten yıl sonuna erteledi.

Son dönemde şirket, kendi telefonu yerine Apple ve Samsung markalarına ait ikinci el cihazları satışa sunmaya başladı. Trump Mobile, 2023’te çıkan iPhone 15’i 629 dolardan satarken, sitesinde bu cihazların “makul fiyatlı” olduğu belirtiliyor. Apple’ın geçen yıl piyasaya sürdüğü iPhone 16’nın sıfır fiyatı ise Apple’ın resmî sitesinde 699 dolar. Şirket ayrıca, 2024 başında çıkan Samsung Galaxy S24’ün ikinci el versiyonunu 459 dolardan satışa sunuyor; bu fiyat, Samsung’un kendi sitesindeki ikinci el fiyatı olan 489 doların biraz altında.

Trump Mobile ekibi, tanıtım etkinliğinden bu yana kamuoyuna ayrıntılı açıklama yapmadı. Başkanın oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump, şirketin cep telefonu sektöründeki “mütevazı performansı” iyileştirmek amacıyla alanın önde gelen isimleriyle iş birliği yaptıklarını söyledi.

Şirkette üst düzey yönetici olarak Pat O’Brien, Eric Thomas ve Don Hendrickson tanıtıldı; ancak bu isimlerin geçmişleri hakkında başlangıçta sınırlı bilgi paylaşıldı. Trump Mobile, Financial Times’a yaptığı açıklamada, cihazlardan sorumlu başkan Eric Thomas’ın Utah eyaletinde Olympus Constructors adlı bir gayrimenkul şirketine sahip olduğunu, Pat O’Brien’ın ise Missouri merkezli bir sigorta şirketi olan InSurety Ventures’ın başkanı olduğunu ve Trump Mobile’ın müşteri hizmetleri hattını yönettiğini doğruladı.

th
T1 telefon (TrumpMobile.com)

Don Hendrickson’ın ise Florida merkezli, nispeten az bilinen bir sanal mobil ağ operatörü olan Liberty Mobile Wireless’ta başkan yardımcısı olarak görev yaptığı ve Trump Mobile paketinin bu şirket tarafından, Miami’deki Trump Tower’dan yönetildiği belirtildi. Haziran ayındaki tanıtım etkinliğinde O’Brien, Hendrickson’ın çağrı cihazları alanında deneyime sahip olduğunu ifade etmişti.


Çinli bilim insanları acıyı algılayabilen elektronik deri geliştirdi

Robotların insanlara teması giderek arttığı için çevrelerini algılama becerilerinin gelişmesi kritik önem taşıyor (Temsili/Unsplash)
Robotların insanlara teması giderek arttığı için çevrelerini algılama becerilerinin gelişmesi kritik önem taşıyor (Temsili/Unsplash)
TT

Çinli bilim insanları acıyı algılayabilen elektronik deri geliştirdi

Robotların insanlara teması giderek arttığı için çevrelerini algılama becerilerinin gelişmesi kritik önem taşıyor (Temsili/Unsplash)
Robotların insanlara teması giderek arttığı için çevrelerini algılama becerilerinin gelişmesi kritik önem taşıyor (Temsili/Unsplash)

Çinli araştırmacılar, insan sinir sisteminden ilham alan bir tasarımla acıyı hissedip tepki verebilen elektronik deri icat etti.

İnsanlar çok sıcak veya keskin bir şeye dokunduğunda duyusal sinirler doğrudan omuriliğe sinyaller gönderiyor ve beyin acıyı tam işlemeden önce, neredeyse anlık bir tepkiyle elin geri çekilmesini sağlıyor. Bu refleks, ciddi yaralanmaları önlediği için kritik rol oynuyor.

Öte yandan insansı robotlar genellikle merkezi işlem birimlerine bağlı çalışıyor. Sensör verileri merkezi işlem birimine iletilip analiz edildikten sonra motor komutlarına dönüştürülüyor. Bu gecikmeler, robotun mekanik aksamında ciddi hasarlara yol açabiliyor.

Robotların özellikle ev ve hastane gibi insanların bulunduğu ortamlarda daha çok faaliyet göstermesi nedeniyle çevreleriyle etkileşiminin iyileştirilmesi amaçlanıyor.

Hong Kong Şehir Üniversitesi'nden bilim insanları, nöromorfik robotik e-deri veya NRE-deri adını verdikleri yeni bir tasarımla robotların tehlikeyi algılama becerilerinde önemli bir gelişme kaydetti. Nöromorfik terimi, yapay sistemlerin insan sinir sisteminin çalışma biçimini taklit etmesini ifade ediyor.

Mevcut elektronik derilerin çoğu, teması algılayabilmesine karşın bunun hasar bırakabilecek bir şey olup olmadığını anlayamıyor.

NRE-deri ise duyusal bilgiyi sinir sistemine benzer şekilde işliyor. 

Bulguları hakemli dergi PNAS'te yayımlanan çalışmaya göre 4 katmandan oluşan derinin en dıştaki katmanı insandaki gibi koruyucu bir yüzey görevi görüyor.

Bunun altında da basıncı, kuvveti ve yapısal bütünlüğü sürekli izleyerek duyusal sinirler gibi davranan sensörler ve devreler var.

Temas gerçekleştiğinde deri, uygulanan basınç hakkında bilgi kodlayan elektriksel sinyaller üretiyor. Normal koşullar altında bu sinyaller merkezi işlemciye yönlendiriliyor.

Ancak basınç, önceden belirlenmiş hasar eşiğine ulaştığında yüksek voltajlı bir sinyal, merkezi işlemciyi atlayarak doğrudan robotun motorlarına gönderiliyor ve örneğin robot kolunu geri çekiyor.  

Bilim insanları, sistemin kolayca onarılabilmesini sağlayacak bir tasarım yaptı. Sistem hasar saptadığı durumlarda operatör bu parçayı çıkarıp yerine yeni donanımı kolayca takabiliyor. 

NRE-deri mevcut haliyle sadece basıncı hissederken, örneğin ısıya aynı tepkileri veremiyor. Ancak sonraki aşamalarda böyle becerilerin de eklenmesi muhtemel.

Araştırma ekibi sistemin hassasiyetini artırarak birden fazla dokunma noktasını işleyebilmesini amaçlıyor. 

Independent Türkçe, Interesting Engineering, Ars Technica, PNAS


OpenAI, tehlikeli yapay zeka için "Hazırlık Şefi" arıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

OpenAI, tehlikeli yapay zeka için "Hazırlık Şefi" arıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI, yapay zekanın tehlikeleriyle başa çıkmak için "hazırlık şefi" pozisyonunda çalışacak birini arıyor.

Şirketin CEO'su Sam Altman, şirketin geliştirdiği teknolojilerin ortaya koyduğu "gerçek zorluklarla" başa çıkmayı hedeflediklerini açıklarken, "Bu stresli bir iş olacak" dedi.

OpenAI, araçlarını tanıtmak ve yatırımı teşvik etmek için teknolojisinin gücünü ve tehlikesini abartmakla zaman zaman suçlanıyor. Ancak son bir yıldır gerçek endişelerin de konusu oluyor.

Bunlar arasında savunmasız kişilerin duygusal kriz zamanlarında yardım almak için ChatGPT gibi yapay zeka sistemlerine yönelmesi ve teknolojinin aslında bu ruh sağlığı sorunlarını daha da kötüleştirebileceği endişeleri yer alıyor.

Altman, yeni pozisyonun duyurusunda bu endişelere işaret etti. X'te, "2025'te, modellerin ruh sağlığı üzerindeki olası etkisinin ön izlemesini gördük. Modellerin kritik güvenlik açıklarını bulmaya başlayacak kadar bilgisayar güvenliğinde iyi hale geldiğini şimdi görüyoruz" diye yazdı.

Gelişen yetenekleri ölçmek için güçlü bir temelimiz var ancak bu yeteneklerin nasıl kötüye kullanılabileceği ve hem ürünlerimizde hem de dünyada bu olumsuzlukları nasıl sınırlayabileceğimiz konusunda daha incelikli bir anlayış ve ölçüme ihtiyaç duyduğumuz bir dünyaya giriyoruz; bu sayede hepimiz muazzam faydalardan yararlanabiliriz. Bu sorular zor ve emsal teşkil eden çok az örnek var; kulağa hoş gelen birçok fikrin bazı gerçek uç vakaları var.

OpenAI, yeni yapay zeka modellerinin tehlikelerinin "giderek karmaşıklaşan güvenlik önlemleri"yle sınırlandırılmasını sağlamayı amaçlayan hazırlık çalışmalarına halihazırda işaret etmişti. OpenAI'ın ilanına göre, yeni iş "güvenlik standartlarımızın geliştirdiğimiz sistemlerin yetenekleriyle denk olması için bu programı genişletecek, güçlendirecek ve yönlendirecek".

Aynı ilana göre işe alınan kişiye 555 bin dolarlık maaşın yanı sıra OpenAI'dan hisse de verilecek.

Independent Türkçe