Fazla mimik kullanmaya dikkat

Fazla mimik kullanmaya dikkat
TT

Fazla mimik kullanmaya dikkat

Fazla mimik kullanmaya dikkat

Dr. Nüket Eroğlu, çok fazla mimik kullanmaktan dolayı yüz ifadenin kontrol edilemediği durumlarda botoksun yapılabildiğini söyledi.
Dr. Nüket Eroğlu, "En güzel botoks bakınca anlaşılmayandır. Botoks deneyimini daha önce hiç yaşamamış olanların korkulu rüyası doğallıklarını kaybetmek. Her zaman doğallıktan yanayız. Donuk bir ifadeden uzak durulması gerekir ve botoks, yanlış mimiklerin kullanımını önleyerek doğallığı korur Belki bu deneyimi daha önce hiç yaşamadınız ancak bu uygulamayı yaptırdıktan sonra hem kendinizdeki değişimin farkına varacak hem de çevrenizdekilerden aldığınız olumlu tepkilerle kendinizi daha mutlu hissedeceksiniz. Bu tepkiler 'Sen ne yaptırdın değil sen de bir değişiklik var, çok güzel görünüyorsun' gibi pozitif dönüşler olacak" dedi.
Botoksun çok iyi bir kas eğitmeni ve doğru bir öğretmen olduğunu ifade eden Dr. Eroğlu, "Yanlış kas hareketlerinden kaynaklı ifade bozukluklarının geri dönülmez bir hal alıp doğal ifadeyi bozmaması için kullanılır. Yüzdeki mimik kaslarının yanlış ya da gereğinden fazla çalışması sebebi ile alın ve göz çevresinde bıçak kesiği ince çizgiler oluşmaktadır. Botoks uygulamasının amacı doğal görüntüyü ve doğal mimikleri korumaktır. Çok genç ve yumuşak karakterli bir genç kız, kaşlarını kontrolsüz çattığı için çok sert ve sinirli görünebilir. Erken yaşta Botoks yaptırarak konsantrasyon anında yanlış bir alışkanlık olarak kızgınlık mimiklerini kullanması önlenir ve doğal görüntüsü korunmuş olur. Alındaki gittikçe derinleşen akordiyon çizgileri denilen aslında sadece hayret ve şaşkınlık anında kullanılması gereken mimikler, yanlış ve fazla kullanımları sonucu kişiyi hep şaşkın, korkmuş, tedirgin gösterir. Özellikle gazeteci, avukat, psikiyatr gibi insanları uzun süre dinleyen meslek gruplarında bazen yüz felci geçirmiş gibi tek kaş havada olabilmektedir hatta bazıları bunun kendi doğal görüntüsü olduğunu bile düşünmektedir. Botoks ile yüz normale döndürüldüğünde kaş göz mesafesi simetrik bir hal alırken ifade daha aydınlık görünmektedir. Bir Akdeniz ülkesinde yaşadığımız düşünülürse mimiklerin dışında her güneşe maruz kaldığınızda, konuşup güldüğünüzde istemsiz olarak gözler kısıldığından kaz ayakları çok hızlı ilerler hatta bazen orta yaşları bulmadan elmacık kemikleri üzerine doğru ilerler. Botoks yardımı ile oluşan çizgiler giderilir, yeni çizgiler oluşması önlenir. Botoks uygulaması yapılmaz ise ne mi olur? Yanlış mimik hareketleri devam eder, böylelikle kırışıklık dediğimiz görüntü yerini çok daha derin bıçak kesiği diye tanımlanan derin çukurluklara bırakır. Bu evrede müdahale etmek imkansız değildir, ancak istenilen görüntüye ulaşmak oldukça zorlaşır, süreç çok daha uzun soluklu olmak zorunda kalabilir" diye konuştu.
Dr. Nüket Eroğlu, Botoks'un masseter kasına uygulandığında diş sıkma sorununu çözerek dişleri koruduğunu, çene eklemini rahatlattığını, boyun ve sırt ağrılarını önlediğini, gece uykusunun kalitesinin arttırdığını belirterek, çene Botoksunun aynı zamanda yüz ovalini çıkardığı ve yüzü daha ince uzun gösterdiği için yüzü yuvarlaklaşan kişiler tarafından tercih edildiğini söyledi. İlerleyen yaşla beraber dudakların incelip, ağız köşelerinin aşağı düşmesinden dolayı oluşan kederli ifadeyi botoksun ağız çevresindeki depresör kasları gevşeterek engelleyebildiğini kaydeden Dr. Eroğlu, özellikle kadınların dudaklarını daha biçimli ve ifadelerini daha optimist göstermek için dudak kenarları ve burun ucuna sıklıkla Botoks yaptırdığını vurguladı.



Yalnızlığı tercih ettiği sanılan boğa köpekbalıklarının yakın arkadaşları varmış

Araştırmacılar, köpekbalıklarının sosyalleşme sayesinde yeni beceriler öğrenme veya eş bulma gibi faydalardan yararlandığını düşünüyor (Natasha D. Marosi)
Araştırmacılar, köpekbalıklarının sosyalleşme sayesinde yeni beceriler öğrenme veya eş bulma gibi faydalardan yararlandığını düşünüyor (Natasha D. Marosi)
TT

Yalnızlığı tercih ettiği sanılan boğa köpekbalıklarının yakın arkadaşları varmış

Araştırmacılar, köpekbalıklarının sosyalleşme sayesinde yeni beceriler öğrenme veya eş bulma gibi faydalardan yararlandığını düşünüyor (Natasha D. Marosi)
Araştırmacılar, köpekbalıklarının sosyalleşme sayesinde yeni beceriler öğrenme veya eş bulma gibi faydalardan yararlandığını düşünüyor (Natasha D. Marosi)

Yalnız vakit geçirmeyi tercih ettiği sanılan boğa köpekbalıklarının güçlü sosyal bağlar kurduğu keşfedildi.

Dünyanın dört bir yanındaki tropikal ve ılıman sularda görülebilen boğa köpekbalıkları (Carcharhinus leucas), IUCN Kırmızı Listesi'nde "hassas" türler sınıfında yer alıyor.

Fiji'de kurulan Köpekbalığı Resifi Deniz  Koruma Alanı, hem çeşitli türlerin korunmasına hizmet ediyor hem de bilim insanlarına köpekbalıklarını inceleme imkanı sunuyor.

Exeter Üniversitesi'nden Natasha D. Marosi ve ekibi, buradaki boğa köpekbalığı popülasyonunu 6 yıl boyunca takip ederek sosyal ilişkilerini inceledi.

Yaklaşık yüzde 85'i dişilerden oluşan popülasyonun 184 üyesini tanımlayıp izlemeyi başaran araştırmacılar, toplamda 8 bin 192 dakikalık görüntü elde etti.

Bilim insanları, hayvanların birbirini takip etme, paralel yüzme ve geri dönüp yeniden yaklaşma gibi davranışlarına dayanarak sosyalleşme alışkanlıklarını anlamaya çalıştı.

Bulguları hakemli dergi Animal Behaviour'da bugün (17 Mart) yayımlanan çalışmaya göre boğa köpekbalıkları, gruptaki rastgele bireylerle ilişki kurmak yerine belirli kişileri "aktif bir şekilde" tercih ediyor.

Çalışmanın yazarlarından Darren Croft "Yaygın kanının aksine, köpekbalıklarının nispeten zengin ve karmaşık sosyal yaşamları olduğunu görüyoruz" diyor.

Hatta bilim insanları, köpekbalıklarının popülasyondaki bazı bireylerden de özellikle kaçındığını ifade ediyor.

Marosi "Biz insanlar, sıradan tanıdıklardan en iyi arkadaşlarımıza kadar değişen çeşitli sosyal ilişkiler kurarız ancak aynı zamanda belirli kişilerden de özellikle uzak dururuz" diyerek ekliyor: 

Bu boğa köpekbalıkları da benzer şeyler yapıyor.

Çalışmada hem dişilerin hem de erkeklerin diğer dişilerle sosyalleşmeyi tercih ettiği gözlemlendi. Ayrıca erkeklerin daha fazla arkadaşlık kurduğu da saptandı.

Bu durum, dişilerin erkeklerden daha büyük olmasından kaynaklanabilir. Marosi "Topluluktaki daha büyük ve baskın dişilerle sosyal bağ kurmak, gruptaki yerlerini güvence altına alabilir ve bölgedeki besin kaynaklarına erişmelerini sağlayabilir" diye açıklıyor.

Ekip ayrıca boğa köpekbalıklarının en çok yetişkinlik döneminde sosyalleştiğini tespit etti. Yavruların, av olma riski nedeniyle bu ilişkilerden uzak durduğu düşünülüyor. Öte yandan bazıları, muhtemelen sosyal ağa girmelerini kolaylaştırdığı için yetişkin bireylerle yakınlaşıyor.

Yaşlı köpekbalıkları da yetişkinler kadar sosyalleşmiyor. Marosi "Bu bireyler, avlanma, gezinme, kaynak bulma ve eş seçmede uzun yıllara dayanan deneyime sahip. Bu nedenle sosyal ilişkilerden ziyade kendi deneyimlerine güvenmeleri daha olası" diyerek ekliyor:

Buna karşılık yetişkin köpekbalıkları sosyal ağın çekirdeğini oluşturuyor gibi görünüyor. Onlar için diğerleriyle sosyalleşmek, besin kaynaklarıyla bilgilere erişme, beceriler geliştirme veya potansiyel eşlerle tanışma gibi faydalar sunabilir.

Boğa köpekbalıkları gibi türlerin güçlü sosyal bağlar kurduğunun ortaya çıkması, türü koruma çalışmalarında bilim insanlarına yol gösterme açısından önem arz ediyor.

Independent Türkçe, IFLScience, BBC Discover Wildlife, Animal Behaviour


900 milyon dolarlık korku serisi dönüyor: Dev kadro genişliyor

46 yaşındaki Amerikalı aktör ve yönetmen John Krasinski, komedi klasiği The Office'teki Jim Halpert karakteriyle de tanınıyor (Paramount Pictures)
46 yaşındaki Amerikalı aktör ve yönetmen John Krasinski, komedi klasiği The Office'teki Jim Halpert karakteriyle de tanınıyor (Paramount Pictures)
TT

900 milyon dolarlık korku serisi dönüyor: Dev kadro genişliyor

46 yaşındaki Amerikalı aktör ve yönetmen John Krasinski, komedi klasiği The Office'teki Jim Halpert karakteriyle de tanınıyor (Paramount Pictures)
46 yaşındaki Amerikalı aktör ve yönetmen John Krasinski, komedi klasiği The Office'teki Jim Halpert karakteriyle de tanınıyor (Paramount Pictures)

Sessiz Bir Yer (A Quiet Place) serisinin yönetmeni John Krasinski; Emily Blunt, Cillian Murphy, Millicent Simmonds ve Noah Jupe'un yer aldığı ana kadroya Jack O'Connell, Jason Clarke ve Katy O'Brian'ın katıldığını duyurdu.

Krasinski, sosyal medya hesabından her oyuncunun isminin yazılı olduğu senaryo kopyalarını paylaşarak, "Sessiz Bir Yer ailesinin eski ve yeni üyeleriyle bir arada olmaktan gurur duyuyorum... İşte başlıyoruz!" notunu düştü. 

Ünlü yönetmenin paylaşımına Hamilton müzikalinden One Last Time (Son Bir Kez) şarkısını eklemesi, uzaylıların istila ettiği dünyada hayatta kalmaya çalışan ailenin hikayesinin, bu filmle son bulacağı şeklinde yorumlandı.

Çekimler baharda, vizyon 2027'de

Paramount Pictures, Sessiz Bir Yer 3'ü (A Quiet Place: Part III) 30 Temmuz 2027'de sinemalarda izleyiciyle buluşturmaya hazırlanıyor. 

Krasinski'nin kendi kaleme aldığı senaryoyu yöneteceği yapımın çekimleri bu bahar New York'ta başlayacak. Filmin yapımcılığını ise Michael Bay'in şirketi Platinum Dunes'la Krasinski'nin Sunday Night şirketi üstleniyor.

Serinin ilk iki filmini yöneten ve ilk halkada başrolü üstlenen Krasinski, korku türünde yeni bir dönem başlatmıştı. 2024'te Michael Sarnoski yönetmenliğinde vizyona giren ve başrollerini Lupita Nyong'o ve Joseph Quinn'in paylaştığı Sessiz Bir Yer: Birinci Gün (A Quiet Place: Day One) dahil olmak üzere seri, bugüne kadar dünya çapında toplam 900 milyon dolar hasılat elde etti.

Kadronun yeni yıldızları göz dolduruyor

Seriye yeni katılan isimler, son dönemin en dikkat çeken projelerinden geliyor.

Jack O'Connell, 4 Oscar kazanan Günahkarlar (Sinners) ve 28 Yıl Sonra (28 Years Later) serisinin yeni filmleriyle korku türündeki yükselişini sürdürüyor.

Jason Clarke ise son olarak Kathryn Bigelow imzalı Netflix filmi House of Dynamite'ta ve Hulu'nun suç draması Murdaugh: Death in the Family'de rol almıştı.

Katy O'Brian, Love Lies Bleeding'le yaptığı çıkışın ardından Kasırgalar (Twisters), Mission: Impossible - Son Hesaplaşma (Mission Impossible: The Final Reckoning) ve Ölüme Koşan Adam (The Running Man) gibi dev bütçeli yapımlarda boy göstermişti.

Independent Türkçe, Deadline, Variety


100 tam puanlı belgesel ilk haftasında 10 milyon izleyiciye ulaştı

Belgesel dizisi, ilk dinozorlardan sonuncusuna kadar uzanarak onların Dünya üzerindeki yaklaşık 170 milyon yıllık varlığını ve evrimlerini şekillendiren güçleri inceliyor (Netflix)
Belgesel dizisi, ilk dinozorlardan sonuncusuna kadar uzanarak onların Dünya üzerindeki yaklaşık 170 milyon yıllık varlığını ve evrimlerini şekillendiren güçleri inceliyor (Netflix)
TT

100 tam puanlı belgesel ilk haftasında 10 milyon izleyiciye ulaştı

Belgesel dizisi, ilk dinozorlardan sonuncusuna kadar uzanarak onların Dünya üzerindeki yaklaşık 170 milyon yıllık varlığını ve evrimlerini şekillendiren güçleri inceliyor (Netflix)
Belgesel dizisi, ilk dinozorlardan sonuncusuna kadar uzanarak onların Dünya üzerindeki yaklaşık 170 milyon yıllık varlığını ve evrimlerini şekillendiren güçleri inceliyor (Netflix)

Doğa belgeselleri denince akla yıllardır David Attenborough geliyor. Ancak Netflix bu kez, dinozorları merkezine alan büyük ölçekli bir yapım ve farklı bir yıldız kadrosuyla izleyicinin karşısına çıktı.

Netflix'in insanlıktan milyonlarca yıl önce hüküm süren devasa canlıları konu alan 4 bölümlük yeni dizisi Dinozorlar (The Dinosaurs), yayımlanmasının üzerinden henüz birkaç gün geçmesine rağmen izleyicileri büyülemeyi başardı.

10 milyon izleyiciye bir haftada ulaştı

11 Mart Çarşamba günü platforma eklenen dizi, dinozorların yükselişini ve hazin sonunu modern teknolojinin sınırlarını zorlayan görsellerle ekrana taşıyor. 

Yayına girdiği ilk günlerden itibaren yoğun ilgi gören yapım, şimdiden 10 milyondan fazla seyirciye ve toplamda 32 milyon saatlik izlenme süresine ulaştı.

Belgeselin başarısının ardında sinema dünyasının iki devi yer alıyor. Jurassic Park serisiyle bu alandaki ustalığını kanıtlayan yönetmen Steven Spielberg projenin yönetici yapımcılığını üstlenirken, anlatımı ise Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) gibi kült filmlerle tanınan 88 yaşındaki efsanevi aktör Morgan Freeman yapıyor. 

Freeman'ın huzur veren ve belgesele derinlik katan sesi, izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı.

Eleştirmenlerden tam not

Dinozorlar, Rotten Tomatoes'da 100 tam puan alarak nadir görülen bir başarıya imza attı. IMDb ve sosyal medya platformlarında da izleyiciler yapımı "başyapıt" diye nitelendiriyor. 

"Tamamen büyüleyici bir dizi" ifadelerini kullanan bir izleyici, sözlerini şöyle sürdürdü: 

Sinematografi, görseller, her şey harika. Şimdiye kadar yapılmış en iyi dinozor belgeseli.

Başka bir izleyici ise "Görseller nefes kesici, sizi her sahnede dünyanın içine çekiyor" diyerek ekledi: 

Morgan Freeman ise diziye derinlik ve ağırlık katan inanılmaz bir performans sergilemiş.

Bir diğer Netflix kullanıcısı çok iddialı bir yorumla Dinozorlar'ı övdü: 

Tarihe, gelmiş geçmiş en iyi belgesel olarak geçecek.

Independent Türkçe, Express, Mirror