Venezuela'da 24 siyasi tutuklu serbest bırakıldı

Venezuela Başsavcısı Tarek William Saab basın toplantısında (Reuters)
Venezuela Başsavcısı Tarek William Saab basın toplantısında (Reuters)
TT

Venezuela'da 24 siyasi tutuklu serbest bırakıldı

Venezuela Başsavcısı Tarek William Saab basın toplantısında (Reuters)
Venezuela Başsavcısı Tarek William Saab basın toplantısında (Reuters)

Venezuela hükümeti, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yapılan oylamada, İnsan Hakları Konseyi’ne 3 yıllık üye seçilmesinin ardından 24 siyasi tutuklunun serbest bırakıldığını açıkladı.
Venezuela Başsavcısı Tarek William Saab,  başkent Karakas’ta düzenlediği basın toplantısında, 2014 ve 2017 yıllarında hükümet karşıtı gösterilere katılan 24 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.
Başsavcı, bu kararın, hükümetin muhalefet partileri ile girdiği diyaloğunun bir parçası olduğunu dile getirerek, bu kararın ülkede barış içinde yaşam çerçevesinde atılan bir ARIL olduğunu söyledi.
Öte yandan Venezuela, BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamada, İnsan Hakları Konseyi’ne 3 yıllığına seçilen yeni ülkeler arasında yer aldı.
Seçilen yeni ülkeler, 47 üyeli Konsey’de 1 Ocak 2020 itibariyle 3 yıl görev yapacak.
Devlet Başkanı Nicolas Maduro liderliğindeki hükümetin, işkence, yargısız infaz ve iktidarı sürdürmek için korkutma gibi insan hakları ihlalleriyle suçlanması nedeniyle Konsey’e seçilmesi, bazı kesimler tarafından tepkiyle karşılandı.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun konuya dair yaptığı açıklamada şu ifadeler yer aldı;
“Bu, sadece Venezuela rejiminin kurbanlarına karşı değil, aynı zamanda dünyadaki insan hakları konusuna karşı da sert bir darbedir.”
Pompeo, Venezuela’nın İnsan Hakları Konseyi’ne seçilmesinin, konseyin hali hazırda kırılgan olan güvenini zedelediğini dile getirdi.
Bakan Pompeo, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin (OHCHR) Temmuz ayında yayınladığı, Venezuela hükümetinin ciddi insan hakları ihlallerine değinen raporuna atıfta bulunarak, “Maduro’nun, Venezuela halkı üzerindeki baskıcı kontrolüne yönelik herhangi bir kısıtlamayı önlemek amacıyla BM İnsan Hakları Konseyi’ne oturmak istemesi şaşırtıcı değil” dedi.
Pompeo, ayrıca diğer ülkelerin Maduro'ya BM İnsan Hakları Konseyi'nde yer açmak için oy vermesini trajik bulduğunu da ifade etti.
ABD, 2018 yılında İnsan Hakları Konseyi üyeliğinden çekilmişti.



Washington, 32 Afrika ülkesinden gelen malları gümrük vergilerinden muaf tutan ticaret anlaşmasını yeniledi

Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
TT

Washington, 32 Afrika ülkesinden gelen malları gümrük vergilerinden muaf tutan ticaret anlaşmasını yeniledi

Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)

Amerika Birleşik Devletleri dün, Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası'nın (AGOA) yıl sonuna kadar uzatıldığını duyurdu. Bu program, çeşitli Afrika ülkelerinden ABD'ye yapılan ihracatı gümrük vergilerinden muaf tutuyor.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump'ın, Afrika ülkeleriyle olan ticaret tercih programının 31 Aralık 2026'ya kadar yürürlükte kalmasını sağlayan ve programın sona ermesi planlanan 30 Eylül 2025 tarihine kadar geriye dönük olarak geçerli olacak yasayı imzaladığını belirtti.

Greer ayrıca, "21. yüzyılda AGOA, ticaret ortaklarımızdan daha fazlasını talep etmeli ve Amerikan işletmeleri, çiftçileri ve hayvancılıkla uğraşanları için daha fazla pazar açmalıdır" ifadesini kullandı.

Trump, "en sevdiği kelime" olarak adlandırdığı gümrük vergilerini, uluslararası ilişkileri yeniden şekillendirmek için bir teşvik ve caydırıcı araç olarak kullandı.

Greer açıklamasında, "önümüzdeki yıl boyunca programı mevcut ABD politikasına uygun hale getirmek için Kongre ile birlikte çalışacağına" söz verdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası (AGOA), 25 yıldır, Washington ve Afrika arasındaki ticaret ilişkilerinin temel taşı olmuş ve seçilmiş Afrika ülkelerinin her yıl milyarlarca dolarlık malı ABD'ye gümrüksüz olarak ihraç etmelerini sağlamıştır.

Ancak 32 Afrika ülkesini kapsayan program geçen yıl eylül ayında sona erdi ve bu durum Afrika ülkelerinde binlerce işi etkileyerek, ihracatçıları yüksek gümrük vergilerine katlanmaya zorladı.

ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu'na göre 2024 yılında anlaşma kapsamındaki ihracat toplamı 8,23 milyar doları buldu; bunun yarısı Güney Afrika'dan, çoğunlukla otomobil, değerli metaller ve tarım ürünlerinden, beşte biri ise Nijerya'dan, çoğunlukla petrolden oluşuyordu.

AGOA yasasının askıya alınmasından en çok etkilenen ülkeler küçük ülkeler oldu. Lesotho'daki tekstil sektörü ağır kayıplar yaşadı ve işçiler, yeni ABD gümrük vergileri nedeniyle üretimdeki azalmayı protesto etmek için ekim ayı sonlarında başkent Maseru'da gösteriler düzenledi.

Trump'ın "kimsenin adını bile duymadığı bir yer" olarak tanımladığı Lesotho, 2024 yılında bu anlaşma kapsamında 150 milyon dolarlık mal ihraç etti.


Elon Musk: X ile ilgili Fransız soruşturması siyasi bir saldırıdır

Elon Musk (Reuters)
Elon Musk (Reuters)
TT

Elon Musk: X ile ilgili Fransız soruşturması siyasi bir saldırıdır

Elon Musk (Reuters)
Elon Musk (Reuters)

Elon Musk dün, Fransız yetkililerinin şirketi X'e yönelik soruşturmasının "siyasi bir saldırı" olduğunu iddia ederek, "Fransız yetkililerinin siyasi amaçlı bir ceza soruşturması kapsamında Paris'teki genel merkezimize düzenlediği baskından dolayı hayal kırıklığına uğradık" ifadelerini kullandı.

Paris savcılığı, Fransız polisinin nisan ayında X'in ofislerine baskın düzenlediğini ve Musk'ı platforma yönelik daha geniş bir soruşturmanın parçası olarak sorguya çağırdığını duyurdu.

Baskın ve Musk'ın mahkemeye çağrılması, platform veya yöneticileri tarafından algoritmaların kötüye kullanılması ve kullanıcı verilerinin aldatıcı bir şekilde toplanması şüphesiyle ilgili bir yıllık bir soruşturmayla bağlantılı. Bu durum, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri arasında büyük teknoloji şirketleri ve ifade özgürlüğü konusunda yaşanan gerilimleri daha da artırabilir.


Bu yıl Lübnan'ın güneyinde İsrail'in gerilimi artırması nedeniyle 27 kişi öldü

Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)
TT

Bu yıl Lübnan'ın güneyinde İsrail'in gerilimi artırması nedeniyle 27 kişi öldü

Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)

İsrail'in Güney Lübnan'daki gerilimi artırması, yıl başından bu yana çift yönlü bir seyir izledi; suikastlar ve uyarıların ardından hava saldırıları düzenlendi, neredeyse her gün gerçekleşen bu saldırılar sonucunda 27 kişi öldürüldü. Ayrıca, geçen yıla göre daha yoğun hava saldırıları ve tahliye uyarılarının ardından yerleşim komplekslerinin yıkımı da yaşandı; 2026 yılının başından bu yana 5 dalga tahliye uyarısı verildi.

Bir kişinin öldüğü ve sekiz kişinin yaralandığı iki saldırının ardından, İsrail ordusu dün Kfar Tebnit ve Ain Qana sakinlerine uyarıda bulundu ve iki yerleşim yerini hedef alan hava saldırılarıyla buraları imha etti. Ordu, saldırıların gerekçesi olarak Hizbullah'ın silah depolarını hedef aldığını ve yeniden yapılanma girişimlerini engellemeyi amaçladığını belirtti.