New York Times: Erdoğan nükleer silaha sahip olmak istiyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AP)
TT

New York Times: Erdoğan nükleer silaha sahip olmak istiyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AP)

New York Times gazetesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sınır boyunca Suriye topraklarının geniş kesimini kontrol etmenin çok daha ötesinde nükleer bomba sahibi olmayı istediğini iddia etti.
Gazetede bugün yer alan haberde, Erdoğan’ın, Eylül ayında AK Parti üyeleriyle yaptığı bir toplantıda kullandığı, “Birilerinin elinde nükleer başlıklı füzeler var. Bir tane iki tane değil. Ama benim elimde nükleer başlıklı füze olmasın istiyorlar. Ben bunu kabul etmiyorum. Şu anda gelişmiş ülkeler arasında neredeyse nükleer başlıklı füzesi olmayan ülke yok” ifadelerine yer verildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, nükleer silah geliştirme planı olup olmadığına ilişkin bir detay vermediği belirtilen haberde, Türkiye’nin Suriye'nin kuzeyine yönelik Barış Pınarı Harekatı'nın ardından Erdoğan'ın bu açıklamalarının yeni bir anlam kazandığına dikkat çekildi.
Haberde, “Türkiye’nin NATO müttefikleri ile açık bir çatışmaya girmesi, Suriye’de askeri bir operasyon yürütme kabiliyetini kazanması ve bu operasyonun sonuçlarından kurtulması Erdoğan'ın tehditlerini daha ciddi hale getiriyor” denildi.
New York Times’ın haberinde, ‘ABD, Türkiye liderinin Kürt müttefiklerini bozguna uğratmasını önleyemiyorsa, nükleer bomba üretmesini nasıl önleyebilir?’ sorusu da yöneltildi.
California eyaletinin Monterey şehrinde bulunan James Martin Silahsızlanma Çalışmaları Merkezi'nde Türkiye uzmanı olarak görev yapan Jessica Varnum, “Erdoğan nükleer söylemle ülke içindeki ABD karşıtı kitleye oynuyor ancak nükleer silah elde etme olasılığı oldukça düşük. Bunun Türkiye'ye ekonomi ve itibar açısından maliyeti çok büyük olur” yorumunda bulundu.
Türkiye, 1980’de Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı (NPT) imzaladı. 1999 yılında ise Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Antlaşması’na (CTBT) imza attı.
Ancak Erdoğan, bu antlaşmalar çerçevesinde kendisine getirilen kısıtlamalardan kurtulabileceğini birkaç kez ima etti.
Washington'daki Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi Başkanı ve eski Savunma Bakan Vekili olan John Hamre ise, “Türkler yıllardır İran ile aynı şeyi yapacaklarını söylüyor. Ancak durum bu sefer farklı. Erdoğan ABD’nin bölgeden çekilmesini gerçekleştirdi. Erdoğan, belki İranlılar gibi her an nükleer silah elde edebileceğini gösterme ihtiyacı duyuyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin bir nükleer silah programına sahip olduğu iddia edilen haberde, dünyanın en ünlü nükleer karaborsacısı sayılan, İran ve Kuzey Kore’nin uranyum zenginleştirmesi için kullandığı santrifüj tedariki ile bağlantısı olduğu iddia edilen Pakistanlı Abdulkadir Han ile gizemli ilişkilere sahip olduğu öne sürüldü.
Türkiye, 1979’dan itibaren birkaç küçük araştırma reaktörü işletmeye başladı. 1986’da ise İstanbul’daki bir pilot tesiste reaktör yakıtı üretildi. Bu tesis aynı zamanda kullanılmış yakıt ve yüksek oranda radyoaktif atıklarla da ilgileniyordu.
ABD, şimdiye kadar açıkça varlığını kabul etmese de, ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye topraklarında ABD’ye ait yaklaşık 50 nükleer silah olduğunu geçtiğimiz Çarşamba gecesi teyit etmiş oldu.
Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere açıklama yaptığı esnada, Türkiye'deki İncirlik üssünde bulunan yaklaşık 50 nükleer silahı tahliye etme planları olup olmadığına ilişkin gelen soruya, “Türkiye’deki nükleer silahlarımızın güvenliğinden eminim. İncirlik büyük ve güçlü bir hava üssü” şeklinde yanıt vermişti.
Ancak Trump'ın sözleri Senato'da endişe ve tepkilere neden oldu. Hava üssünün Türk hükümetine ait olması nedeniyle Türkiye ile ilişkilerin kötüye gitmesi halinde ABD'nin bu üsse erişimi güvence altına almak için bu silahların başka bir bölgeye devredilmesi önerildi.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) eski Genel Sekreteri Olli Heinonen, Ankara’nın dört ya da beş yıl içinde nükleer bomba geliştirebileceğini söyleyerek,  büyük bir dış yardım alması halinde bu sürenin daha da kısalabileceğini dile getirdi.
Heinonen, Moskova'nın Türk nükleer projelerinde ve uzun vadeli planlamasında giderek daha önemli bir rol oynadığını da belirtti.
Rusya, Türkiye'de dört nükleer reaktör inşa etmeyi kabul etti ancak süreç, ilk reaktörün bu yıl yerine 2023’te faaliyete geçmesiyle programın çok gerisinde kaldı.
Nükleer uzmanlar, nükleer bomba edinmenin en zor kısmının yakıt almak olduğunu söylüyor.
Türkiye'de ana hammadde olan uranyum yatakları var ve geçtiğimiz on yıllar boyunca, uranyumun arındırılması ve atom bombası için ana yakıt olan plütonyuma dönüştürülmesi için gereken muazzam becerileri öğrenmeye büyük ilgi gösterdi.
Almanya Savunma Bakanlığı Planlama Dairesi’nin 2015 tarihli raporunda, “Batı istihbarat topluluğu şimdi Türkiye'nin nükleer silah sistemleri üzerinde çalıştığını kabul ediyor” ifadeleri kullanıldı.
Washington’daki Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü ise 2017 tarihli çalışmasında, Erdoğan'ın otoritesini güçlendirmeye ve Türkiye'nin bölgesel duruşunu yükseltmeye yönelik çabalarının nükleer silah arayışı riskini arttırdığı sonucuna vardı.
Birçok uzman, Erdoğan'ın gizlice nükleer silah elde etme ihtimaline şüpheyle yaklaşıyor.
Bu adımı atmanın, Türkiye’yi NPT’den çıkan ve nükleer silah elde eden ilk NATO üyesi konumuna düşüreceğine dikkat çeken uzmanlar, NATO ile yeni bir kriz yaşanabileceğine işaret ediyor.
Uzmanlar ayrıca, satın almadığı takdirde, Türkiye'nin nükleer silah yapmasının birkaç yıl alacağını da düşünüyor.



Barış Kurulu alay konusu oldu: Neredeyse yarısı ABD'ye giremiyor

Birleşmiş Milletler'e alternatif oluşturmayı amaçlayan Barış Kurulu'nun açılışında en az 18 ülke sahnede temsil edildi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'e alternatif oluşturmayı amaçlayan Barış Kurulu'nun açılışında en az 18 ülke sahnede temsil edildi (Reuters)
TT

Barış Kurulu alay konusu oldu: Neredeyse yarısı ABD'ye giremiyor

Birleşmiş Milletler'e alternatif oluşturmayı amaçlayan Barış Kurulu'nun açılışında en az 18 ülke sahnede temsil edildi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'e alternatif oluşturmayı amaçlayan Barış Kurulu'nun açılışında en az 18 ülke sahnede temsil edildi (Reuters)

Maira Butt 

ABD Başkanı Donald Trump'ın "Barış Kurulu"ndaki ülkelerin neredeyse yarısının, Trump'ın seyahat yasağı kapsamında ABD'ye girişinin yasaklandığı ortaya çıktıktan sonra kurul yine alay konusu oldu.

Trump, İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nda perşembe günü düzenlenen büyük bir törenle Birleşmiş Milletler alternatifini açıklamıştı.

Çeşitli ülkelerin temsilcilerini sahneye davet ederek hepsiyle "arkadaş" olduğunu söylemişti.

Bu ülkeler arasında Arjantin, Ermenistan, Azerbaycan, Bahreyn, Bulgaristan, Macaristan, Endonezya, Ürdün, Kosova, Moğolistan, Fas, Pakistan, Paraguay, Katar, Suudi Arabistan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Özbekistan vardı.

Hiçbir Avrupa ülkesinin yer almaması dikkat çekerken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in davet edildiği haberleri dolaşıyordu.

Diğer yandan Amerikalı lider göçü ve ABD'ye girişi kısıtlamak için bu yılın başlarında daha da sıkı bir seyahat yasağı getirmişti. Yönetim, 75 ülkeden gelen kişiler için göçmen vizesi işlemlerini süresiz askıya almıştı ve bunların çoğu Barış Kurulu'nda.

Ermenistan, Azerbaycan, Ürdün, Kosova, Moğolistan, Fas, Pakistan ve Özbekistan'ın göçmen vizelerine ilişkin kısıtlamalara tabi tutulması, Trump'ın "şimdiye kadar oluşturulmuş en önemli organlardan biri olma şansına sahip" dediği girişimin etkinliği hakkında soru işaretleri doğuruyor.

Trump'ın, ABD arabuluculuğunda İsrail'le Hamas arasında yapılan ateşkes anlaşmasına dahil olmasıyla ortaya çıkan kurulun müstakbel üyelerinin, katılmak için 1 milyar dolar katkı sunması bekleniyor.

Damat Jared Kushner, Yeni Gazze'nin veri merkezi, lüks daireler ve "kıyı turizmi" içeren tuhaf yeni resimlerini kurulun açılış töreninde gözler önüne sermişti.

Sunumda, lüks daireler ve veri merkezlerinin CGI'yla oluşturulmuş görüntüleri ve 100 binden fazla konut ve 75 tıbbi tesis inşa etme planları vardı.

Eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair'in, Trump'ın başkanlık edeceği kurulun üyesi olması tartışmalara yol açtı.

ABD Başkanı toplantıda "Amerika büyüdüğünde, tüm dünya büyür" demişti. 

Bu kurul, şimdiye kadar oluşturulmuş en önemli organlardan biri olma şansına sahip ve onun başkanlığını yapmak benim için büyük bir onur.

(AFP)(AFP)

Trump şöyle açıklamıştı: 

Barış kurulu aslında dünyanın en üst düzey liderlerinden oluşuyor. Geçen ekimde Gazze'deki çatışmanın kalıcı olarak sonlandırılmasına yönelik bir plan yayımladık ve vizyonumuzun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından oybirliğiyle kabul edildiğini memnuniyetle belirtmek isterim.

Amerikalı lider, barış kurulunun Gazze'nin askerden arındırılmasını sağlayacağını söylemişti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bunun aynı zamanda bir "eylem kurulu" olacağını eklemişti.

Yeni planlar, savaşla harap olan bölgenin bir "riviera"ya dönüştürüldüğünü gösteren, Trump ve Tesla milyarderi Elon Musk'ın da yer aldığı ve yapay zekayla üretilerek geçen yıl yayımlanan videoyu yansıtıyor gibi görünüyordu.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


Venezuela'da Maduro'nun serbest bırakılması çağrısında bulunan büyük bir gösteri düzenlendi

Devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, Maduro'nun fotoğraflarını ve serbest bırakılmasını talep eden pankartlar taşıdı (AFP)
Devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, Maduro'nun fotoğraflarını ve serbest bırakılmasını talep eden pankartlar taşıdı (AFP)
TT

Venezuela'da Maduro'nun serbest bırakılması çağrısında bulunan büyük bir gösteri düzenlendi

Devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, Maduro'nun fotoğraflarını ve serbest bırakılmasını talep eden pankartlar taşıdı (AFP)
Devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, Maduro'nun fotoğraflarını ve serbest bırakılmasını talep eden pankartlar taşıdı (AFP)

Venezuela’nın devrik Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun binlerce destekçisi, 1958'deki askeri diktatörlüğün yıkılışının yıldönümü olan dün, ABD askeri operasyonu sonucu 3 Ocak'ta Karakas'ta tutuklanmasının ardından serbest bırakılmasını talep eden gösteri düzenledi.

Venezuela’nın devrik Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, serbest bırakılmasını talep etmek için gösteri düzenledi (AFP)Venezuela’nın devrik Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, serbest bırakılmasını talep etmek için gösteri düzenledi (AFP)

Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanı, eski başkan yardımcısı Delcy Rodríguez, Washington ile yakınlaşma arayışında iken, hükümet 2013'ten beri ülkeyi yöneten Maduro'nun geri dönmesini talep etmeye devam ediyor.

Karakas şehir merkezindeki Ollier Meydanı yakınlarında, Maduro ve eşi Cilia Flores'i kastederek "Onları geri istiyoruz" yazılı büyük bir pankart asıldı.

Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello dün Karakas'taki gösteride konuşuyor (AFP)Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello dün Karakas'taki gösteride konuşuyor (AFP)

Gösteri sırasında İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, devlet televizyonunda yayınlanan konuşmasında, "Bugünlerdeki en büyük zaferimiz, Başkan Maduro ve Cilia'nın geri dönüşü olacaktır" ifadelerini kullandı.

Geçici cumhurbaşkanının "ilerlemeye devam etmek için iktidar partisinden tam destek aldığını" vurguladı.


NATO, doğu sınırlarına otomatik savunma sistemleri konuşlandırmayı planlıyor

ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)
ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)
TT

NATO, doğu sınırlarına otomatik savunma sistemleri konuşlandırmayı planlıyor

ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)
ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)

NATO'dan üst düzey bir yetkili, ittifakın doğu sınırları boyunca silah ve mühimmat stoklarını önemli ölçüde genişletmeyi ve otomatik teknoloji kullanarak yeni bir savunma bölgesi oluşturmayı planladığını söyledi.

General Thomas Lowen, yarın yayınlanacak olan Alman gazetesi Die Welt'e verdiği demeçte, bu önlemlerin Rusya'ya karşı caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.

Yeni bir "katmanlı" savunma konsepti kapsamında NATO, yüksek teknoloji sistemleri kullanarak saldırganı erken aşamada yavaşlatmayı veya durdurmayı hedefleyecek.

NATO'nun Rusya ve Belarus ile olan sınırlarında, düşmanın ilerlemeden önce aşması gereken uzaktan kumandalı veya yarı otomatik sistemler kullanılarak yoğun bir gözetim bölgesi kurulacak.

İzmir'deki NATO Müttefik Kara Komutanlığı Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Lowen, gazeteye verdiği demeçte, doğu sınırındaki gözetimin, karada, havada, uzayda ve dijital alanda veri toplayan sistemlere dayanacağını söyledi.

Lowen, bilgilerin NATO müttefiklerine gerçek zamanlı olarak sunulacağını ve radar, akustik ve optik sensörler gibi sabit ve mobil sistemlerin yanı sıra uydu, insansız hava araçları (İHA) ve keşif uçaklarından elde edilen verilerin de kullanılabileceğini ifade etti.

NATO, sınır boyunca Lowen'in "sıcak bölge" olarak adlandırdığı, saldırganları erken aşamada durdurmak veya yavaşlatmak için tasarlanmış bir bölge kurmayı planlıyor. Şarku’l Avsat2ın edindiği bilgiye göre bu bölge, silahlı insansız hava araçları (İHA), yarı otonom savaş araçları, otomatik sistemler ve otomatik hava savunma yeteneklerini içerebilir.