Trablusşam kitlesel gösterilerde ulusal birliği sağladı

21 Ekim’de eylemcilerin arasında bulunan Lübnanlı kadınlar (AFP)
21 Ekim’de eylemcilerin arasında bulunan Lübnanlı kadınlar (AFP)
TT

Trablusşam kitlesel gösterilerde ulusal birliği sağladı

21 Ekim’de eylemcilerin arasında bulunan Lübnanlı kadınlar (AFP)
21 Ekim’de eylemcilerin arasında bulunan Lübnanlı kadınlar (AFP)

Trablusşam’taki kitlesel gösteriler, son 6 gündür Lübnan’da devam eden halk ayaklanmasında dönüm noktası oldu. Trablusşam’daki protesto gösterilerinde Müslümanlar ile Hristiyanlar arasında ortak yaşam temelinde şehrin ulusal kimliğini onarmanın yanı sıra yalnızca vaatler veren hükümet ve parlamentodaki temsilcilere karşı devrim yapma yönünde iki mesaj ortaya koyuldu.
Trablusşam’daki görüntüler, 21 Ekim’de de değişmedi. Öyle ki binlerce genç, en-Nur Meydanı’na akın etti. Geniş protesto gösterileri kapsamında binlerce kişi, Müslümanlar ve Hristiyanlar arasındaki birliği göstermek için Zağarta, Başri ve el-Kura gibi Hristiyan çoğunluğa sahip bölgelerde toplandı.
Ayaklanma, eylemcilerin güvenliğini sağlamak için ordu ve iç güvenlik güçleri tarafından uygulanan güvenlik önlemleri arasında gerçekleşti. Yerel kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, güvenlik güçlerinin ‘araç ve motosikletlerin meydana gelişini önlemek amacıyla en-Nur Meydanı’ndaki toplanma alanına giden yollara beton bariyerler’ koyduklarını belirtti.
Trablusşam’dan bakan ve milletvekilleri sessizliklerini korurken, bazıları da halk ayaklanmasına destek vererek, yandaşlarına gösterilere katılma çağrısı yaptı. Milletvekili Faysal Kerami, Trablusşam ve Lübnan’daki tüm bölgelerde yaşanan gösterilere destek verdiğini duyurdu. Kerami, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Trablusşam’daki sahnenin iki anlamı var. Birincisi, Trablusşam hakkındaki söylentileri çürütmek. İkincisi ise şehir halkının onlarca yıldır çektiği acıları, dışlanmışlıkları ve mahrumiyetleri ifade etmektir” değerlendirmesinde bulundu. Faysal Kerami, “İnsanların ayaklanması kendiliğinden oldu, bir iç veya dış müdahaleyle değil. Bu temelde halkın ve taleplerinin yanındayız. Ailemden, destekçilerimden ve dostlarımdan halkın arasında olmalarını ve acılarıyla dayanışma sergilemesini istedim” dedi.
“Trablusşam, ‘başkent olma’ rolünü yeniden sağlamayı başardı”
Halk ayaklanmasının ve Trablusşam halkının siyasi liderlerinin eteklerinden ayrılmasının farklı siyasi yorumları olmasına rağmen eski Bakan Raşid Derbas, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Trablusşam, kuzeyde bulunan tüm bölgelerdeki ‘başkent olma’ rolünü yeniden sağlamayı başardı. Geçtiğimiz yıllarda yaşadığı baskı, mahrumiyet ve ihmallere rağmen canlılığını ve çeşitliliğini yeniden kazandı” ifadelerini kullandı. Ayaklanmanın bir kısmının Trablusşam’daki gelenekselci liderlere ve iktidar temsilcilerine yönelik olduğunu söyleyen Derbas, “Tüm gençler, kalabalığın ortasındaki Trablusşam halkının ve tüm Lübnanlıların görüşlerini ortaya koyan Hristiyan din adamlarının yaptığı konuşmalara olumlu bir tepki gösterdi” dedi.
Aynı şekilde Milletvekili Faysal Kerami, “Kuzeyin başkentindeki ayaklanma, Lübnan’ı ve tüm dünyayı şaşırttı” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu gençlerin çabalarını boşa çıkartmayın. Bu gösterilerden fayda sağlamak ve mesajını çarpıtmak için hiçbir siyasi tarafa dahil olmayın.”
Yetkilileri de halkın sesini duymaya çağıran Kerami, tüm Lübnanlıların omuzlarında yük olan hükümete istifa çağrısında bulundu. Faysal Kerami, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın hükümetin istifasını reddetmesine ilişkin ifadelerine dair, “1992 yılından bu yana İsrail’e karşı direnişin başında duruyor. Ancak ben, partinin iç meselelere dair bazı tezleri karşısında ikna olmadım” dedi.
“Hedef Hizbullah’ı ortadan kaldırmaktır”
Öte yandan eski bakan Eşref Rifi, “Trablusşam, bugün gerçek ve ulusal yüzünü, bir arada yaşayan bir şehir olduğunu ve yasadışı olduğu söylentilerini çürüttüğünü gösteriyor” ifadelerini kullandı. Şarku’l Avsat’a konuşan Rifi, “On binlerce Trablusşamlı genç, meydanlara akın etti. Şehir halkının önderlik ettiği, samimi bir halk hareketini temsil ediyorlar. Liderlerin ve politikacıların faaliyetlerinden ne kadar bıktıklarını gösteriyorlar. Trablusşam’ı inşa etmek için tüm gereken, gerçek bir devlet kurmak, Hizbullah devletini kırmak ve ortadan kaldırmaktır. Bu ayaklanma, hedefine ulaşana kadar büyük bir güçle devam edecek. Plastik çözümler kabul edilmeyecek. Lübnan’da radikal ve nihai bir çözüme ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.



Hizbullah İran ile dayanışma içinde... Caca: Lübnan krizinin sona ermesi, İran tarafından verilen desteğin sona ermesiyle başlar

 Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
TT

Hizbullah İran ile dayanışma içinde... Caca: Lübnan krizinin sona ermesi, İran tarafından verilen desteğin sona ermesiyle başlar

 Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)

Bölgenin yaşadığı bekleyiş atmosferi içinde Lübnan’daki tutumlar, özellikle İran’ın rolü başta olmak üzere bölgesel dosyalara yaklaşımda mevcut çelişkiyi yansıtıyor. Bu durum, Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca’nın, “İran, Hizbullah’a verdiği desteği kestiği zaman Lübnan’daki sorun çözülür” sözlerinde açıkça görülürken, Hizbullah’ın meclis grubu ise Genel Sekreter Naim Kasım’ın tarafsız kalınmayacağını vurgulamasının ardından Tahran ile ‘dayanışma’ ifade etmekle yetindi.

Bu gelişmeler, İsrail’in Lübnan’ın güneyi ve doğusuna yönelik hava saldırılarına yeniden başladığı bir dönemde yaşandı. Dün öğleden sonra güneyde Mahmudiye beldesi ve Vadi Burguz’u hedef alan saldırılar, daha sonra güneyde Cebel er-Reyhan’daki el-Vaziyye bölgesi ile doğuda Hermel-Zegrin tepelerine yöneldi.

İsrail Ordu Sözcüsü Ella Waweya, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “İsrail ordusu, Lübnan’ın çeşitli bölgelerinde Hizbullah terör örgütüne ait hedeflere saldırılar düzenliyor” ifadesini kullandı.

 İsrail’in Lübnan’ın doğusundaki Hermel bölgesini hedef alan hava saldırılarının ardından yükselen duman (Sosyal medya)İsrail’in Lübnan’ın doğusundaki Hermel bölgesini hedef alan hava saldırılarının ardından yükselen duman (Sosyal medya)

Hizbullah, İran’la dayanışma içinde olduğunu ifade etti

Hizbullah’ın meclis grubu yayımladığı açıklamada, “ABD’nin saldırgan tehditleri karşısında İran İslam Cumhuriyeti ile liderliği, hükümeti ve halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu” ifade ederken, ‘İran’ın liderliği ve halkıyla sergilediği kararlı ve dirençli tutumun, olası bir saldırıyı püskürtebileceğini’ belirtti.

Lübnan’ın güneyindeki sınır kasabası Ayta eş-Şaab’da İsrail güçleri tarafından havaya uçurulan bir evin enkazı (Lübnan Ulusal Haber Ajansı – NNA)Lübnan’ın güneyindeki sınır kasabası Ayta eş-Şaab’da İsrail güçleri tarafından havaya uçurulan bir evin enkazı (Lübnan Ulusal Haber Ajansı – NNA)

Lübnan iç siyasetine ilişkin olarak da açıklamalarda bulunan blok, ‘günlük suikastlardan sivil tesislerin yoğun şekilde hedef alınmasına kadar uzanan suç niteliğindeki saldırıları’ kınadığını belirtti. Açıklamada, ‘ekili alanlara ve tarım arazilerine zehirli maddeler atılması ve Lübnanlıların sağlığının tedavisi zor hastalıklar riskiyle karşı karşıya bırakılmasına’ dikkat çekilerek, bunun ‘ön cephe bölgelerini çölleştirerek halkından arındırmayı amaçladığı’ ifade edildi. Blok, ‘uluslararası sessizliği’ ve ‘bu açık terör suçları karşısındaki ihmali’ de kınarken, uluslararası toplum kuruluşlarını bu ihlallerin sürmesinden tamamen sorumlu tuttu.

Caca: İran Hizbullah’a desteğini keserse sorun çözülecek

Buna karşılık Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, “İran, Hizbullah’a verdiği desteği kestiğinde tüm sorun çözülecek” görüşünü dile getirdi.

Bir radyo programında konuşan Caca, “Dünyadaki tüm ülkeler cuma günü (bugün) Umman’da yapılacak toplantıyı bekliyor” diyerek, ‘ihtilaf noktalarının son derece büyük olduğunu’ vurguladı. Sorunun müzakereler yoluyla çözülmesini temenni ettiğini belirten Caca, “Ancak bunun bir sonuca ulaşacağını görmüyorum” ifadesini kullandı.

Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, (Arşiv)Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, (Arşiv)

Umman’da yaşanacak gelişmelerin Lübnan’a yansımalarına da değinen Caca, “Ne yazık ki Lübnan ve İran dosyaları arasında bir bağlantı var” değerlendirmesinde bulundu. Caca sözlerini şöyle sürdürdü: “İran, son kırk yıl içinde Lübnan devletinin tüm işleyişini sekteye uğratan bir nüfuz alanı oluşturmayı başardı. İran, Hizbullah’a verdiği desteği durdurduğunda tüm sorun çözülecek.”

Caca, ‘ateşkes anlaşmasının Lübnan’da belirli bir bölgeyi değil, ülkenin tamamını kapsadığını’ vurgulayarak, 1559 sayılı kararın ‘Lübnan topraklarının tamamında tüm gayrimeşru silahlı örgütlerin tasfiye edilmesini talep ettiğini’ hatırlattı. Meclis seçimlerine ilişkin olarak ise ‘seçimlerin zamanında yapılacağını’ ve ‘tüm sürecin yüzde 100 anayasal ve yasal çerçevede ilerlediğini’ ifade etti.


ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
TT

ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Keane, Pentagon'da Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel ile görüştükten sonra, ABD'nin Ortadoğu'daki savunma ilişkilerinin önemini vurguladı.

Genelkurmay Başkanlığı sözcüsü Joseph Holstead, Keane'in salı günü Lübnan ordu komutanı ve bir önceki gün Katarlı bir savunma yetkilisiyle yaptığı görüşmenin ardından "ABD'nin Ortadoğu'daki kalıcı savunma ilişkilerinin önemini yeniden teyit ettiğini" söyledi. Heykel'in Kasım 2025'te Washington'u ziyaret etmesi planlanmıştı, ancak o dönemdeki bir askeri kaynağa göre, ABD'li siyasi ve askeri yetkililer Lübnan'dan ayrılmadan saatler önce onunla yapacakları görüşmeleri iptal etmeleri nedeniyle ziyaret iptal edilmişti.

Ziyareti iptal edenler arasında önde gelen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da vardı. Graham o dönemde yaptığı açıklamada, Heykel'in "Hizbullah'ı silahsızlandırmak için neredeyse hiçbir çaba göstermemesini" eleştirmişti. Graham, dün X.com'da yaptığı paylaşımda, Heykel'e Lübnan ordusunun Hizbullah'ı "terör örgütü" olarak görüp görmediğini sorduktan sonra onunla yaptığı görüşmeyi aniden sonlandırdığını söyledi. Graham, Heykel'in "Hayır, Lübnan bağlamında değil" diye yanıt verdiğini ifade etti.

Lübnan ordusu ocak ayında, Hizbullah'ı silahsızlandırma planının ilk aşamasını tamamladığını ve bu aşamanın Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri ile İsrail sınırı arasındaki bölgeyi kapsadığını duyurdu. İsrail ile Hizbullah arasında yaklaşık bir yıl süren çatışmaların ardından Kasım 2025'in sonlarında varılan ateşkes anlaşmasına göre, İran destekli grubun Litani Nehri'nin kuzeyindeki güçlerini geri çekmesi ve boşaltılan bölgelerdeki askeri altyapısını ortadan kaldırması, İsrail güçlerinin ise Lübnan'dan çekilmesi gerekiyor.

Ancak Hizbullah silahlarını teslim etme çağrılarını reddederken, İsrail Hizbullah üyelerini ve tesislerini hedef aldığını söylediği düzenli Lübnan baskınlarına devam etti ve stratejik olarak gördüğü Lübnan toprakları içindeki ve sınırlarına yakın beş noktada güçlerini konuşlandırdı.

Lübnan ordusunun planı beş aşamadan oluşuyor. İkinci aşama, Litani Nehri'nin kuzeyinden, Sayda’nın (Sidon) kuzeyinden geçen ve sınırdan yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Avali Nehri'ne kadar olan bölgeyi kapsıyor. Hükümetin, uygulamaya geçmeden önce şubat ayında bu ikinci aşamayı görüşmesi bekleniyor.


İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
TT

İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)

İsrail, 7 Ekim 2023 saldırısına katılan ve Filistinliler tarafından intikam eylemi olarak nitelendirilen operasyonlarda İsrailli rehinelerin (canlı veya ölü) ele geçirilmesinde rol oynayan Gazze Şeridi'ndeki önde gelen aktivistleri takip etmeye devam ediyor. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre bu durum, daha önce birkaç kez olduğu gibi, olaya karışanların ailelerine karşı da gerçekleşti.

İsrail ordusu çarşamba günü, Hamas ve İslami Cihad'ın silahlı kanatlarındaki önde gelen aktivistleri hedef aldığını ve saldırıya karışmakla suçladığını açıklayan bir dizi bildiri yayınladı.

Öte yandan, İsrail Savcılığı, Tel Aviv Bölge Mahkemesi'ne bazı savunma tanıklarını sorgulamaktan vazgeçtiğini ve böylece İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun üç yolsuzluk davasındaki yargılama süresinin kısaltıldığını bildirdi. Bu durum, savcılığın artık onu mahkum etmek için yeterli kanıta sahip olduğu anlamına mı geldiği, yoksa affın bir öncüsü mü olduğu konusunda soruları gündeme getirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Savcılık, sorgulamayı on dört oturum yerine dört veya beş oturumda tamamlayacağını vurguladı; bu da davanın yıl sonundan önce bitebileceği anlamına geliyor.