Suudi Arabistan: İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için uluslararası anlaşma yapılmalı

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ediyor (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ediyor (SPA)
TT

Suudi Arabistan: İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için uluslararası anlaşma yapılmalı

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ediyor (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ediyor (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığında Riyad’daki Yemame Sarayı’nda toplandı.
Bakanlar Kurulu toplantısında, İran'ın nükleer silah edinmesinin yanı sıra bölgede yürütülen düşmanca ve terörist faaliyetleri finanse etmek için nükleer anlaşmanın ekonomik getirisinin kullanılmasını önlemek için kapsamlı bir uluslararası anlaşma yapılmasının önemi vurgulandı.
Toplantıda, İsrail’in Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na (NPT) katılmayı reddetmeye devam etmesi kınandı.
Buna ek olarak Suriye'de kimyasal silah kullanımı da kınanarak tüm uluslararası yasalar ile etik ve insani ilkeleri ihlal eden bu suçlar karşısında hesap verebilirlik çağrısında bulunuldu.
Kral Selman, toplantının başında Pakistan Başbakanı İmran Han ve Filistin Devleti Başkanı Mahmud Abbas ile yaptığı görüşmeler hakkında bilgi verdi.
Bakanlar Kurulu toplantısında, Kral Selman ve Veliaht Prens Selman’ın Mahmud Abbas ile yaptığı görüşmelerin neticesinde alınan Suudi Arabistan-Filistin Ortak Ekonomi Komitesi ve İş Konseyi kararına övgüde bulunuldu. Bu adımın, Suudi Arabistan liderliğinin Filistin’e siyasi ve finansal olarak verdiği desteğin bir uzantısı olduğuna dikkat çekildi.
Enformasyon Bakanı Turki bin Abdullah eş-Şebane, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’ya açıklamalarda bulundu.
Eş-Şebane toplantıda, Umman'ın başkenti Maskat'ta düzenlenen Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) 36. İçişleri Bakanları Toplantı’sında, geçen ay Saudi Aramco’nun Abkayk (Abqaiq) ve Hurays (Khurais) petrol tesislerine yapılan saldırının kınanması ve bu bariz saldırganlık karşısında Suudi Arabistan tarafından alınan tüm önlemlerin takdir edilmesinden duyulan memnuniyetin ifade edildiği bilgini verdi.
Toplantıda ayrıca ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Mısır, Ürdün, Pakistan, Güney Kore, Hollanda, Yeni Zelanda ve Yunanistan'dan genelkurmay başkanlarının da katılımıyla dün Riyad’da düzenlenen KİK Genelkurmay Başkanları Güvenlik ve Savunma Konferansı’nın nihai bildirgesi ele alındı.
Söz konusu konferansın nihai bildirgesinde geçen eylül ayında Suudi Arabistan’ın petrol tesislerine gerçekleştirilen saldırı da dahil olmak üzere Suudi Arabistan’ın ekonomik ve enerji altyapısına yönelik saldırılar şiddetle kınanmıştı.
Konferansa katılan ülkeler Suudi Arabistan'a yönelik düzenlenen saldırılara karşı tek bir vücut olduklarını ve bu tür saldırıların önlenmesi karşısındaki kararlılıklarını vurgulamıştı.
Ayrıca Suudi Arabistan'ın ekonomik ve enerji altyapısına yapılan bu saldırıların küresel ekonomiye ve hatta uluslararası topluma doğrudan bir meydan okuma olduğuna dikkat çekilmişti.
Suudi Arabistan'ın söz konusu saldırılar karşısında gösterdiği çabaya tam destek verdiklerini ve Suudi Arabistan ile ortaklarının kendilerini savunma ve saldırıları uluslararası hukuka uygun olarak engelleme hakkına sahip olduğu belirtilmişti.
Toplantıda, Tokyo’da İmparatorluk Sarayı'nda düzenlenen törenle tahta çıkan 126. Japon İmparatoru Naruhito tebrik edildi.
Eş-Şebane’nin verdiği bilgiye göre toplantıda ayrıca Afganistan’ın Nangarhar vilayetinde bir camiye Cuma Namazı sırasında düzenlenen ve 63 kişinin ölmesine neden olan saldırı da kınandı. Ölenlerin ailelerine ve Afganistan hükümetine taziye dileklerinde bulunuldu.
Bakanlar Kurulu toplatışında ayıca Suudi Arabistan’ın içişlerine ilişkin bir dizi karar alındı.



Arap ve İslam dünyası İsrail'in Kudüs'teki ibadet özgürlüğüne getirdiği kısıtlamaları reddetti

Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü'l-Sahrâ'nın avlusu (AFP)
Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü'l-Sahrâ'nın avlusu (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası İsrail'in Kudüs'teki ibadet özgürlüğüne getirdiği kısıtlamaları reddetti

Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü'l-Sahrâ'nın avlusu (AFP)
Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü'l-Sahrâ'nın avlusu (AFP)

Arap ve İslam ülkeleri dün, İsrail'in işgal altındaki Kudüs'te Müslüman ve Hıristiyanların ibadet özgürlüğüne uyguladığı sürekli kısıtlamaları en sert ifadelerle reddettiler. Bu kısıtlamalar arasında Müslüman ibadetçilerin el-Aksa Camii'ne erişiminin engellenmesi ve Kudüs'teki Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı'nın Palmiye Pazarı ayinini kutlamak üzere Diriliş Kilisesi'ne girmesinin engellenmesi de yer alıyor.

Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Pakistan, Endonezya, Türkiye, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları, yaptıkları açıklamada, Kudüs'teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlarda mevcut tarihi ve hukuki durumu değiştirmeye yönelik İsrail'in her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelediler.

Bakanlar, İsrail’in devam eden uygulamalarının, uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuka açık bir ihlal teşkil ettiğini, mevcut tarihsel ve hukuki durumu ihlal ettiğini ve ibadet yerlerine erişim konusundaki sınırsız hakkı ihlal ettiğini vurguladılar. Bakanlar, Kudüs'teki Müslümanlara ve Hıristiyanlara yönelik İsrail'in yasadışı ve kısıtlayıcı önlemlerini, Hıristiyanların dini ibadetlerini yerine getirmek üzere Diriliş Kilisesi'ne serbestçe erişiminin engellenmesi de dahil olmak üzere, kesin bir şekilde reddettiklerini vurguladılar.

Bakanlar, Kudüs'teki mevcut tarihi ve hukuki durumu ve buradaki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladılar; işgalci güç olarak İsrail'in işgal altındaki Kudüs üzerinde egemenliği olmadığını yeniden teyit ettiler ve Kudüs'teki ibadet yerlerine ulaşan inananların önünü tıkayan tüm önlemlerin durdurulması gerektiğini ifade ettiler.

Bakanlar, İsrail’in Ramazan ayı da dahil olmak üzere 30 gün boyunca el-Aksa Camii’nin kapılarını ibadet edenlere kapatmasını ve ibadet özgürlüğüne kısıtlamalar getirmesini bir kez daha kınadılar. Bu durum, uluslararası hukuka, mevcut tarihsel ve hukuki duruma ve işgalci güç olarak İsrail’in yükümlülüklerine yönelik ciddi bir ihlal teşkil etmektedir. Bakanlar, bu gerilimi artırma eğilimli adımların bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehlikelerine karşı uyarıda bulundular. Ayrıca, 144 dönümlük alanın tamamıyla kutsal el-Aksa Camii'nin münhasıran Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Vakıflar ve İslami Kutsal Yerler Bakanlığı'na bağlı Kudüs Vakıfları ve el-Aksa Camii İşleri İdaresi'nin, Kudüs'teki kutsal alanın işlerini yönetme ve buraya girişi düzenleme konusunda münhasır yetkiye sahip yasal makam olduğunu vurguladılar.

Bakanlar, işgalci güç olarak İsrail’i, el-Aksa Camii’nin kapılarını kapatmayı derhal durdurmaya, Kudüs’ün Eski Şehir’ine erişim üzerindeki kısıtlamaları kaldırmaya ve Müslüman ibadetçilerin oraya ulaşmasını engellemekten kaçınmaya çağırdı. Ayrıca, uluslararası toplumu, İsrail'i Kudüs'teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlara yönelik sürekli ihlallerini ve yasadışı uygulamalarını durdurmaya ve bu kutsal mekanların dokunulmazlığını ihlal etmemesini zorunlu kılacak kararlı bir tutum sergilemeye çağırdılar.


Bölgenin güvenliğini güçlendirmek için Suudi Arabistan, Ürdün ve Katar arasında iş birliği

Prens Muhammed bin Selman, Kral Abdullah II bin Hüseyin ve Şeyh Tamim bin Hamad arasında dün Cidde'de üçlü bir görüşme gerçekleşti (SPA)
Prens Muhammed bin Selman, Kral Abdullah II bin Hüseyin ve Şeyh Tamim bin Hamad arasında dün Cidde'de üçlü bir görüşme gerçekleşti (SPA)
TT

Bölgenin güvenliğini güçlendirmek için Suudi Arabistan, Ürdün ve Katar arasında iş birliği

Prens Muhammed bin Selman, Kral Abdullah II bin Hüseyin ve Şeyh Tamim bin Hamad arasında dün Cidde'de üçlü bir görüşme gerçekleşti (SPA)
Prens Muhammed bin Selman, Kral Abdullah II bin Hüseyin ve Şeyh Tamim bin Hamad arasında dün Cidde'de üçlü bir görüşme gerçekleşti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Ürdün Kralı II. Abdullah bin Hüseyin ve Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad, dün Cidde'de düzenlenen üçlü görüşmede, bölgesel durumdaki son gelişmeleri, bölgede yaşanan askeri gerginliğin etkilerini, bunun uluslararası seyrüsefer özgürlüğü ve enerji arzı güvenliği üzerindeki etkilerini, dünya ekonomisine yansımalarını ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını güçlendirecek ortak çabaların koordinasyonunu ele aldılar.

Toplantıda, İran'ın Körfez ülkelerine ve Ürdün'e yönelik tekrarlanan düşmanca saldırılarının ve hayati öneme sahip sivil tesisleri hedef almasının, bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden tehlikeli bir tırmanış teşkil ettiği vurgulandı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre sahada, Suudi hava savunma güçleri dün İran'dan gelen 5 balistik füze, 1 seyir füzesi ve 7 insansız hava aracını (İHA) başarıyla önledi. Bahreyn savunma güçleri ise 8 balistik füzeyi ve 7 İHA’yı önleyerek imha etti. Birleşik Arap Emirlikleri hava savunma güçleri ise 11 balistik füze ve 27 İHA ile mücadele etti.


Bahreyn, Hizbullah'la bağlantılı terör hücresi kuran 3 kişiyi yakaladı

Yakalanan terör hücresi üyeleri (BNA)
Yakalanan terör hücresi üyeleri (BNA)
TT

Bahreyn, Hizbullah'la bağlantılı terör hücresi kuran 3 kişiyi yakaladı

Yakalanan terör hücresi üyeleri (BNA)
Yakalanan terör hücresi üyeleri (BNA)

Bahreyn dün, Lübnanlı terör örgütü “Hizbullah”a bağlı bir hücre kurdukları gerekçesiyle üç kişinin gözaltına alındığını duyurdu ve gerekli yasal işlemlerin başlatılarak bu kişilerin savcılığa sevk edildiğini belirtti.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, yakalananların yurt dışındaki terörist unsurlarla koordinasyon kurduklarını ve onlarla iletişim kurmaya çalıştıklarını, devletin egemenliğini zedelemek, vatandaşlar ve ikamet edenler arasında korku ve dehşet yaymak, ülkenin güvenliğini ve emniyetini tehlikeye atmak amacıyla hareket ettiklerini belirtti.

Bakanlık, gözaltına alınanların Ahmed Ahmed Hüseyin Madan (24), Hasan Abdülemir Aşur (22) ve Muntazir Abdülmuhsin Ali Madan (29) olduğunu ve ifadelerinin, Lübnan'a yaptıkları seyahat sırasında terörist örgütün üyeleriyle buluştuktan sonra silah eğitimi aldıklarını gösterdiğini belirtti.

Açıklamada, bu kişilerin Bahreyn'in maruz kaldığı İran saldırısının etkilerine ilişkin fotoğraf ve bilgiler gönderdikleri, hayır işi kisvesi altında para topladıkları ve bu parayı “Hizbullah”ın faaliyetleri için aktardıkları, böylece liderlerinden ülkede terör planları ve eylemleri gerçekleştirmeleri için görevlendirilmeye hazırlandıkları ifade edildi.