Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum
TT

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Avrupa'da Benfica kulübünü örnek aldığını söyleyerek, "Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde" dedi.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, yayıncı kuruluşta "Ali Koç Özel" programında gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Koç'un açıklamalarından satır başları şöyle:
"Zor bir seneyi geride bıraktık"
"Yoğun bir seçim kampanyası sonrası, Fenerbahçe kongre üyelerinin teveccühü ile büyük bir farkla seçildik. Büyük bir beklentiyle geldik. Değişiklik bekleyen bir kitle vardı. Seçildiğimiz gün sorsaydınız, 'En kötü senaryoyu çiz' deseydiniz, bu kadarını çizemezdik. Yapısal reformlar yapmak için yola çıkmıştık ama kriz yönetmekten reform süreci yavaşlamış oldu. Tamamen durmadı tabii ki, yaptığımız güzel işler de var. Zor bir seneyi geride bıraktık. Çıktığımız yolda orta ve uzun vadeli hedeflerimiz vardı. Bunların hiçbiri değişmedi. Temel hedeflerimiz, ana unsurlarımız hala devam etmekte."
"Her sene 1.2 milyar TL nakte ihtiyacımız var"
"Mali konuları aylardır anlatıyoruz. Bence camia olarak içinde bulunduğumuz finansal sorunların pek farkında değiller. Bizim miras aldığımız yük, diğer kulüplere göre kat be kat fazla. 120-130 milyon Euro kadar bir girdimiz oldu. Gelirlerimiz \%80-90'ı borçlara gidiyor. Her sene 1.2 milyar lira nakde ihtiyacımız var."
"Belli bir müddet finansal Fair-Play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı"
"Fenerbahçe'nin her sene aşağı yukarı oluşturduğu nakit, 800 milyon lira ile 1 milyar arasında değişiyor. Fenerbahçe olarak yeniden yapılandırmaya imza atmadık değil, atamadık, atmaya ihtiyacımız var. Devletimize ve bankalara, bu sorunu giderme adımı attıkları ve kulüplerin kendi imkanlarıyla dönemeyeceğini gördükleri ve yapılandırmaya girdikleri için teşekkür ediyorum. Mevcut düzende herkese aynı şartlar uygulanıyor. Büyük kulüplerimizden 1 tanesinin sorununu çözüyor mevcut şartlar. 5, 20, 60 yaşında insanlara aynı elbiseyi dikmek gibi. 2 yıl faiz ödemesi, 2 yıldan sonra ana para ödemesi yapılıyor. Bizim ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu borç yapılandırmasından çok borç tasviyesi. Vade ne yazık ki bu borçların ödenmesini sağlamıyor. Bütün kulüplerin farklı dinamikleri, sorunları var. Tek model herkese uymuyor. Belirli bir müddet finansal fair-play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı."
"Fener Ol kampanyasından kulübe 150 milyon TL geldi
"Fener Ol kampanyasına tekrar başlayacağız. Şu ana kadar 150 milyon lira kadar bir imkan sağladık. Hedefimiz 200 milyon liraydı. İhtiyacımız olana baktığımız zaman bu çok da fazla değil. 'Çorbada tuzum olsun' mantığını hayata geçirmek her kulübe nasip olmaz. Bizim ihtiyaçlarımız 4 ayaklı. Sıcak para bulmak, kısa vadede. Orta vadede Avrupa'ya gitmek, Şampiyonlar Ligi mümkünse. Genç oyuncu yetiştirip satabilmek, scouting. Bu oyunculardan faydalanabilip ileride nakde çevirebilmek."
"Elimizde bazı mega projeler var"
"Elimizde bazı mega projeler var. Kenan Evren arazisi konusunda Sayın Cumhurbaşkanımız bizi ziyaret etti. Kendisi bizi kırmadı, geldi, şereflendirdi. Tekrar teşekkür ediyorum. Fenerbahçe kayrılıyor meselesine gelince, Fenerbahçe en son kayrılan takımdır. Biz hakkımızı aldık. 3784 öğrenci için 106 derslik yapmışız, bunun üstüne bize yükümlülükleriniz yerine getirmedi dendi. Fenerbahçe, Kenan Evren Lisesi arazisini alabilmek için çok fedakarlık yaptı."
"Stadı taşımamız söz konusu değil"
"Uzun vadede kulüplerin mali sıkıntılarını gidermek için gayrimenkul projelerine ihtiyaç vardır. 2012 yılında Ülker Sports Arena'yı inşa ettik fakat iskan izni alınamamıştı. 6.5 sene sonra, özverili çalışmalarla Fenerbahçe Spor Kulübü buranın iskanını çıkardı. Fenerbahçe SK faizlerin çok yüksek olduğu bir dönemde, 0 devlet katkısıyla, kendi imkanlarıyla 85 milyon dolar harcayarak bu stadı, hiçbir sezon stadından ayrılmadan tamamladı. Stadı taşımamız söz konusu bile değil. "Biz bu stada her sene 1 milyon dolar kira ödüyorduk. 85 milyon dolar yatırdığımız stada her yıl 1 milyon dolar ödedik. Geçen sene kur sabitlendi, 4 milyon lira ödedik. Anadolu kulüplerinin ödediği kiralar ise komik rakamlar. Rekabet olarak baktığımızda çok adil bir rekabet ortamı değil statlara baktığımızda. Stadımızın her bir metrekaresinde Fenerbahçe yönetimlerinin, başkanlarının emeği vardır."
"Benfica'yı örnek alıyorum"
"Mali açıdan batak durumdayız. Avrupa'nın en yaşlı 3. ligiyiz. Yaşlı futbolculara sahip olduğunuz için 3 günde 1 maç yapmakta zorlanıyorsunuz, dolayısıyla Avrupa'da başarı zor oluyor. Alt yapıdan en az oyuncu çıkaran ülkeyiz, gençlere en az süre veren ligiz. Herhalde en yavaş liglerden biriyiz. Neredesinden bakarsanız gerideyiz. O yüzden iyi yönetildiğimizi söyleyemeyiz. Kafamızda bir vizyon, bir hayal var. Altyapısı, akademisi, tesisleşmesi, teknoloji kullanımı olsun... Ama bunlar zaman alacak. Bugünden yarına olacak şeyler değil. Bu konuda doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Avrupa'da Benfica kulübünü örnek alıyorum. Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde."
"Aziz Yıldırım ile seçimden sonra görüşmedim"
"Aziz Başkan'la ilişkim, tek taraflı bakarsak mükemmel. En son 3 Haziran Pazar sabahı oylama sürecinde el sıkıştık, ondan sonra hiç görüşemedik, konuşamadık. Bu süre zarfında kongre bitti, biz kazandık. Devir teslim sürecinde başkanımız katılmadı. Ondan sonra kendisine 2 kez ulaşmaya çalıştım, hem cep telefonundan hem ofisinden. Bir tanesi rahmetli Can Bartu'nun cenaze töreni içindi. Çok istedim gelsin bir konuşma yapsın. İkincisi de divan kurulu toplantısıydı."
"Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır"
"Allah her kulübe böyle bir taraftar kitlesi nasip etsin. Geçen sene bizi 1 dk yalnız bırakmadılar. Çok üzüldüler, kızanlar oldu. Ben ve yönetici arkadaşlarım onlara müteşekkiriz, mahcubuz. Bu mahcubiyeti gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır. Taraftar ruhum beni buraya getirdi. Onları anlayabiliyorum."
"Spor medyası Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir"
"Spor medyası benim için sıkıntılı. Spor medyası, Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir. Spor medyası yapıcı mıdır, yıkıcı mıdır? Bunu çok iyi analiz etmek lazım. Spor medyasının yıkıcı olduğunu görüyorum. Bu hakemler için de geçerli. Hakemlerin kendini ifade etme imkanı yok. Her türlü insan hatasına açığız ama bazen niyetten dolayı hatalar oluyor, bu bizi çok rahatsız ediyor.Hakemlik çok zor bir meslek ama sabahtan akşama kadar hakemler baskı altındalar. Türkiye'de belli başlı insanlar var. Bu insanlar istediklerini parlatıp, istediklerini yerden yere vuruyorlar. Belli hocaları takımın başına getirmeye kadar her işin peşindeler. Bizi en çok eleştiren FB TV olmuştur. Hiçbir şekilde sansürlemedim. Ben tenkit görüyordum. Ben sansüre karşıt bir insanım."
Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar"
"Futbolun paydaşları var, en önemlilerinden bir tanesi de yayıncı kuruluş. En önemli gelir kaynağımız sizden gelen yatırımlar. Yayıncı kuruluşa yüklenmek, boykot edin çağrısında bulunmak, bindiğiniz dalı kesmek demektir. Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar. Yayıncı kuruluşun başarısı, dönüp bize katkı sağlayacaktır. Bunu tartışmak bile abesle iştigal. Biz Fenerbahçe olarak bu konuda beIN SPORTS'a her türlü desteği vermeye hazırız. 4 hafta önce bunu konuştuk, fikirler bize geldi. Biz de bunun üstüne çalışacağız."
"Galatasaray ile pozitif ilişkiler kurmalıyız"
"Ezeli rakip, ebedi dost kavramı 3 Temmuz sürecinden sonra çok büyük darbe yedi. Biz Anadolu'ya indiğimiz zaman çok iyi karşılanıyoruz. Yöneticilerle çok iyi ilişkilerimiz var. Trabzon da dahil, kadın yöneticilerimiz de dahil. Tam kadro maça gittik çok iyi ağırlandık. Bu ortamı tesis edebilmemiz lazım. Galatasaray dışındaki kulüplerle ilişkimiz çok çok iyi. Türkiye'nin 2 en büyük kulübünün gerginlik içinde olmaması, toplumu germemesi, ayrıştırmaması lazım. Daha da önemlisi hep beraber pastayı büyüteceksek, hep beraber sorunları çözeceksek bu iki kulübün bilhassa aynı masa etrafında oturabilmesi lazım. Galatasaray'la pozitif ilişkiler kurmalıyız."
"Türkiye son durak olmamalı"
"Büyük ve güçlü bir devlet olacaksak, sportif anlamda da güçlü olmamız gerekiyor. Yabancı sınırını hep değiştirmişiz. Dönüp bakmak lazım hangisi katkı sağladı, hangisi sağlamadı diye. Türk futbolu baştan aşağı yeniden dizayn edilmeli. Biz olalım olmayalım. Buraya bir devlet stratejisi de gerekiyor. Azaltmak kadar, sayı kadar önemli bir şey var. Yabancı futbolcuların niteliği. Burası son durak olmamalı. 800 bin Euro maaş alan oyuncunun burada 2-3 milyon Euro maaş almaması lazım. İleriye dönük adımlarımızı attık, ancak Türkiye için en iyi olan neyse, onu yapmaya hazırız."
"VAR'ın sonuna kadar destekçisiyiz. Teknolojiden bahsediyoruz sonuçta. Alıştık, alışmaya devam ediyoruz. Teniste var, voleybolda var, basketbolda var. Belki de İFAB bunu getirecektir. Her takımın her devre 2 kere itiraz hakkı olmalı. Bazı pozisyonlar var, anlaşılır gibi değil."
"TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum"
"Federasyon çok yeni, daha yarım sezonu bile doldurmadı. Bugünkü TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum çünkü artık son duraktayız. Ne yazık ki federasyonlarımız futbola vermeleri gereken katma değeri bugüne kadar veremedi. Biz 1 kişiyi ne Futbol Federasyonu Kurulu'na, ne de başka bir kurula önerdik. Lobi yapmadık çünkü bu felsefeye karşıyız. 3 o takımın, 3 şu takımın, 3 bu takımın temsilcisi olmamalı. TFF liyakat bazlı, futbolun değişik kademelerinde hizmet edecek kalifiye insanlardan oluşmalı. Büyük kulüplerin temsilcileri olacak, diğer kulüplerin olmayacak. Çok saçma geliyor bana bu sistem. TFF'de görev yapan kişiler, formalarını üzerlerinden çıkartamıyorlar. Böyle olduğu sürece futbolumuz kesinlikle kalkınmaz. Hem Nihat Bey'in hem de ekibinin başarılı olmasını çok istiyorum."
"İnşallah şampiyon olacağız"
"Futbol takımımızdan memnunuz ama daha gidecek çok yolumuz var. Bugüne kadar Luiz Gustavo'nun kalitesinde bir oyuncu, o mevkiye ya gelmemiştir ya da çok az gelmiştir. Transfer yaparken bas bas bağırmıyoruz. Luiz Gustavo gibi bir oyuncuyu getirdik, imzalattık. Bizim mütevazi bir duruşumuz var. En memnun olduğum şeylerden biri, Damien ile Ersun hocanın ilişkisi. İnşallah şampiyon olacağız."
"Son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz"
"Ersun hoca bir rapor yolladı, son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz. En fazla yerli oyuncunun oynadığı takım Fenerbahçe. 9 hafta itibariyle, oynanan 810 dk ve uzatmalarla, ilk 11'de oynayan ve sonradan oyuna giren oyuncularla ligin en genç 4. takımıyız. Saha dışında müthiş bir takım ruhu, sahiplenme ve kenetlenme var. Geçen sene en çok bunu arıyorduk. O aidiyet duygusu, o sahiplenme, o taraftarı anlama hususunda Türk oyuncuların çok önemli olduğunu geçen sene tespit etmiştik. Emre'yi getirmemizin sebeplerinden biri de buydu. Taraftarımızın beklediği tarzda futbol oynuyoruz. Takımımıza Luiz Gustavo gibi bir lideri kattık. Vedat, başka takıma gitsek yazık olurdu. Fenerbahçe onun kalbinde. Hata yaptıktan sonra Altay'ı arıyorum, geleceğimizin kalecisi. Tolga Ciğerci... Hangi takım böyle bir oyuncuya sabır gösterir? Sabır gösterdik çünkü karakterine inandık, sağlık ekibimiz iyi işler gerçekleştirdi. Mükemmel bir sağlık ekibimiz var."
"Alex ve Volkan'a jübile yapmak istiyorum"
"Volkan Demirel, Fenerbahçe'nin çok önemli bir değeridir. Volkan'ın uzun yıllar boyunca Fenerbahçe'ye katkı vermesini bekliyorum. Benim hayalimde hem Alex'e hem Volkan'a jubile yapmak var. Alex'le son dönemde çok görüştük. Alex'in Fenerbahçe dünyasının bir yerinde, yörüngesinde değil, içinde olması gerekiyor. "Bu elçi olarak mı olur, bizi temsil mi eder, ileride Fenerbahçe teknik direktörü mü olur, sportif direktör mü olur bilemiyorum ama Alex, Fenerbahçe dünyasında olacaktır. Anelka, Roberto Carlos, Van Hooijdonk, Appiah gibi oyuncular, Fenerbahçe'nin yurt dışındaki elçisi olmalı."
"İlk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır"
"3 Temmuz sürecinde yaşadığımız manevi kayıplarımızı hiçbir zaman tazmin edemeyeceğiz. O gün yaşadıklarımızı bir biz biliriz bir de Allah, yapayalnızdık. Bu alçak örgüt bize saldırdı, biz boyun eğmedik. Devleti, Başbakanı, Cumhurbaşkanını hedef alan bu örgüte karşı ilk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır. Zaman geldi, Fenerbahçe'nin haklılığı ortaya çıktı. 'Fenerbahçe'ye helal olsun' diyenler oldu. Durumumuzdan faydalananlar oldu. Objektif bakan ve vicdanı olan hiçbir kimse Fenerbahçe'nin hakkı yenmedi diyemez. Bundan faydalananlar oldu. Bugün bu örgüt aleyhinde konuşanlar, o gün bize yapılanları öve öve bitiremiyorlardı. Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak her zaman hukukun ve adaletin üstünlüğüne inandık, inanıyoruz."

 


Kan görmek istemeyenlere: Yastık Savaşı Şampiyonası

Bu yastıklar yatmak için değil, dövüşmek için tasarlandı (PFC)
Bu yastıklar yatmak için değil, dövüşmek için tasarlandı (PFC)
TT

Kan görmek istemeyenlere: Yastık Savaşı Şampiyonası

Bu yastıklar yatmak için değil, dövüşmek için tasarlandı (PFC)
Bu yastıklar yatmak için değil, dövüşmek için tasarlandı (PFC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Sıradışı sporlar serimizin bu bölümünde Yastık Savaşı Şampiyonası'nı inceliyoruz.

Çocukken neredeyse hepimiz yastığı kapıp kardeşimize veya arkadaşımıza saldırmışızdır. Ancak bazıları bu işi çocukluk anısı olarak bırakmadı.

Yastık savaşı, bugün profesyonel sporcuların şampiyonluk kemeri için mücadele ettiği, hakemlerin puan verdiği ve televizyonlardan yayımlanan bir dövüş sporuna dönüşmüş durumda.

Pillow Fight Championship, kısaca PFC, kulağa bir şaka gibi gelse de ringe çıkıldığında işin rengi değişiyor. Sporcular özel olarak tasarlanmış yastıkları ellerine alıyor, 90 saniyelik raundlarda rakiplerinin kafasına ve vücuduna tüm güçleriyle vuruyor, darbelerden kaçıyor ve puan toplamaya çalışıyor.

Üstelik organizasyonun profesyonel kadrosunda eski UFC dövüşçüleri, ABD'deki üniversite sporlarının en üst seviyesinde yarışmış atletler ve farklı dövüş disiplinlerinden gelen sporcular bulunuyor.

Fikrin ortaya çıkışı da epey sıradışı. Pillow Fight Championship konsepti Kovid-19 pandemisi sırasında Paul Williams tarafından geliştirildi. Steve Williams başlangıçta fikre sıcak bakmasa da geleneksel dövüş sporlarında artan rekabet, karma dövüş sanatları pazarındaki yoğunluk ve sponsorluk sorunları onu ikna etti.

Hedef, dövüş sporlarının heyecanını koruyan ancak kan ve ağır şiddet görüntülerinden uzak, ailelerin de izleyebileceği yeni bir format yaratmaktı.

İlk PFC etkinliği Ağustos 2021'de düzenlendi. İlk büyük şampiyona ise Ocak 2022'de ABD'nin Florida eyaletinde gerçekleştirildi.

16 erkek ve 8 kadın sporcunun katıldığı turnuvada yaklaşık 900 gram ağırlığındaki özel yastıklar kullanıldı. Kadınlarda Istela Nunes, erkeklerde ise Hauley Tillman ilk şampiyonlar olarak tarihe geçti.

Tillman'ın finalde eski UFC dövüşçüsü Marcus Brimage'ı yenmesi, PFC'nin profesyonel dövüş dünyasıyla bağını da ortaya koydu.

Peki bir yastıkla nasıl profesyonel dövüş yapılabilir?

Öncelikle kullanılan ekipman, evde yatağımızın üzerinde duran yastıklardan son derece farklı. PFC yastıkları, daha güçlü vuruşlar yapabilmek için özel tutacaklara ve kayışlara sahip.

İçlerinde şeklini koruyan özel köpük bulunuyor, dış yüzeylerinde ise dayanıklı malzemeler kullanılıyor. İlk dönemlerde 1,6 kilogramlık kuş tüyü yastıklar denenmiş ancak sporcular iki dakikalık üç raundu tamamlamakta zorlanınca daha hafif bir tasarıma geçilmiş. Yaklaşık 100 farklı numunenin denenmesinin ardından 900 gramlık yastık üzerinde karar kılınmış ve raund süresi de 90 saniyeye indirilmiş.

Kurallar da en az ekipman kadar ilginç.

Sporcular yastığı tam güçle savurabiliyor ancak rakibe vücudun herhangi bir bölümüyle vurmak, rakibi itmek veya rakibin yastığını tutmak yasak. İki elle yapılan baş üstü vuruşlarına izin verilmiyor. Dövüşçüler birbirlerine fazla yaklaşamıyor ve üç saniyeden uzun süre hareketsiz kalamıyor.

Puan sistemi ise gösterişli hareketleri ödüllendiriyor. Rakibin kafasına yapılan bir vuruş 1 puan. Tam 360 derecelik dönüşün ardından gelen kafa vuruşu 3 puan. Rakibi yere düşürmek ise 5 puan değerinde. Rakibin bacağına vurup dengesini bozmak da 1 puan getiriyor.

Yani sadece sert vurmak yetmiyor. Ayakta kalmak, doğru zamanda saldırmak, rakibin hamlesinden kaçmak ve mümkün olduğunca gösterişli hareketler yapmak gerekiyor.

Bu gösteri unsuru PFC'nin en belirgin özelliklerinden biri. Akrobatik hareketler, dönüşler, havadan yapılan vuruşlar ve rakibin arka arkaya gelen saldırılarından ustaca kaçışlar seyircinin de işin içine çekilmesini sağlıyor.

Zaten organizasyonun kendisi de PFC'yi yalnızca bir dövüş müsabakası değil, spor eğlencesi olarak konumlandırıyor.

PFC'nin televizyon macerası da bu noktada önem kazanıyor. Organizasyon, ESPN8: The Ocho gibi sıradışı sporları ekranlara taşıyan platformlarda kendisine yer buldu.

The Ocho, kurmaca bir televizyon kanalı olarak ortaya çıkan ve sonradan gerçek hayatta alışılmadık sporları yayımlayan bir marka haline geldi. The Ocho, taş sektirmeden kaygan merdivenleri tırmanmaya kadar birbirinden tuhaf yarışmaların arasında yastık dövüşüne de yer verdi.

Yayınlarda eski karma dövüş sanatları yıldızlarının da ringe çıkması, bu tuhaf sporun ciddiyetini bir başka seviyeye taşıdı.

Eski UFC ve Bellator dövüşçüleri Hector Lombard ve Cheick Kongo'nun karşılaşması, yastıkların gerçekten de deneyimli dövüşçülerin elinde ne kadar farklı bir ekipmana dönüşebildiğini gösterdi.

Elbette çoğu kişinin aklında aynı soru var: Yastık dövüşü gerçekten bir spor mu?

Bunun cevabı biraz da spora nasıl baktığınıza bağlı. Rekabet var, fiziksel hazırlık var, kurallar var, hakemler var, puanlama sistemi var, şampiyonluk kemerleri ve profesyonel sporculardan oluşan bir kadro var. Üstelik sporcuların ellerindeki yastıklar da sıradan yastıklar değil.

Ama PFC'nin asıl başarısı belki de burada yatıyor. Yastık savaşı gibi herkesin tanıdığı, çocuklukla özdeşleşmiş bir aktiviteyi alıp profesyonel sporun bütün unsurlarıyla yeniden paketliyor. Sonuçta ortaya hem absürt hem de şaşırtıcı derecede atletik bir gösteri çıkıyor.

Çünkü bazen yeni bir spor icat etmek için yeni bir hareket bulmanıza gerek yok. Çocukken yaptığınız bir şeyi biraz daha ciddi yapmanız, bir ring kurmanız, üç hakem çağırmanız ve elinize 900 gramlık bir yastık vermeniz yeterli.

Kaynaklar: PFC, Patch


Futbol yıldızlarının estetik operasyonları... Yeni yüzlerin ardındaki zorbalık ve reklam hikâyeleri

Brezilyalı futbol yıldızı Vinicius Junior’ın estetik operasyon sonrası Facebook hesabından paylaştığı fotoğraf (solda), Amerikalı oyuncu ve sunucu Terry Crews ile birlikte (sağda).
Brezilyalı futbol yıldızı Vinicius Junior’ın estetik operasyon sonrası Facebook hesabından paylaştığı fotoğraf (solda), Amerikalı oyuncu ve sunucu Terry Crews ile birlikte (sağda).
TT

Futbol yıldızlarının estetik operasyonları... Yeni yüzlerin ardındaki zorbalık ve reklam hikâyeleri

Brezilyalı futbol yıldızı Vinicius Junior’ın estetik operasyon sonrası Facebook hesabından paylaştığı fotoğraf (solda), Amerikalı oyuncu ve sunucu Terry Crews ile birlikte (sağda).
Brezilyalı futbol yıldızı Vinicius Junior’ın estetik operasyon sonrası Facebook hesabından paylaştığı fotoğraf (solda), Amerikalı oyuncu ve sunucu Terry Crews ile birlikte (sağda).

Modern futbol sahaları artık yalnızca fiziksel ve taktik rekabetin yaşandığı alanlar olmaktan çıkarak,   yıldız imajı ile reklamcılığın kesiştiği küresel vitrinlere dönüştü. Bu dünyada sosyal medya platformlarının algoritmaları ile ulusötesi şirketlerin beklentileri de belirleyici hale geldi.

Günümüz futbol yıldızının artık yalnızca ayaklarıyla büyüleyici olması yetmiyor; yüzünün de modern dijital güzellik standartlarının dayattığı kusursuz uyuma sahip olması bekleniyor. Pasların ve gülümsemelerin izlenme sayılarıyla ölçüldüğü bir çağda, bir futbolcunun yeşil sahadan ayrılıp estetik cerrahın neşteri veya estetik doktorunun iğneleri altına girmesi şaşırtıcı değil. Oyuncular kimi zaman “daha çekici” yüz hatlarına kavuşmak, kimi zaman da ekranların ardındaki zorbalık ve aşağılık duygusundan kaçmak için bu yola başvuruyor.

Giderek yaygınlaşan bu olgu, futbolcunun psikolojisindeki derin dönüşümü de ortaya koyuyor. Oyuncu artık aynada yalnızca bir sporcu görmüyor; kendisini düzenli bakıma ihtiyaç duyan hareketli bir marka olarak görüyor.

Saç ekiminden çene şekillendirmeye, burun estetiğinden diş beyazlatmaya kadar birçok işlem, Madrid, Rio de Janeiro ve Londra'daki lüks klinikleri oyuncuların yaz tatillerindeki başlıca duraklardan biri haline getirdi. Bunun arkasında bol paranın beslediği kusursuzluk arayışı ve lüks saat ile haute couture kampanyalarında bakımlı yüzleri tercih eden büyük reklam makineleri bulunuyor.

Vinicius Junior: Zorbalık çeneyi şekillendirmeye dönüştüğünde

Real Madrid'in Brezilyalı yıldızı Vinicius Junior, Brezilya Milli Takımı'nın 2026 ABD, Meksika ve Kanada Dünya Kupası'ndan elenmesinin hemen ardından, temmuz ayında tamamen farklı yüz hatlarıyla ortaya çıkınca spor kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. 26 yaşındaki hızlı kanat oyuncusu, tatilini memleketinde geçirirken Brezilya'nın Goiânia kentindeki ünlü Dr. Alessandro Alarcão'nun kliniğini ziyaret etti.

trhyj67kı8
Brezilya Milli Takımı oyuncusu ve Real Madrid’in yıldızı Vinicius Junior, ameliyat öncesinde (Reuters)

Oyuncu, “yüz ve çene harmonizasyonu” olarak bilinen cerrahi olmayan bir işlem geçirdi. Doktor, çene hattını belirginleştirmek ve çeneyi öne çıkarmak amacıyla dolgu maddeleri ile biyostimülatörlerden yararlanarak daha keskin ve orantılı bir görünüm oluşturdu.

İşlemin perde arkası ise sıradan değildi. Madrid ekibinin yıldızı için kliniğin güvenlik önlemleri artırıldı ve mutlak gizliliğin sağlanması amacıyla kliniğin kapıları halka kapatıldı.

Gizlilik çabalarına rağmen fotoğraf ve videolar değişimi gözler önüne serdi ve işlemin psikolojik nedenleri konusunda tartışma başlattı.

cdfgthy
Real Madrid’in Brezilyalı yıldızı Vinicius Junior’ın ameliyat sonrası fotoğrafı (Facebook hesabı)

Raporlar, bu karar ile oyuncunun sosyal medya platformlarında ve son Dünya Kupası sırasında doğal yüz hatları üzerinden maruz kaldığı ağır alay ve zorbalık kampanyaları arasında bağlantı kurdu. Vinicius'un eski takım arkadaşlarından bazılarının da geçmiş röportajlarında görünüşüyle alay ettiği belirtiliyordu.

Vinicius, sahalardaki ırkçılık ve zorbalıkla mücadele etmekle yetinmek yerine, alaycı yorumların takibinden kurtulmak ve küresel sponsorlar karşısındaki imajını geliştirmek amacıyla yüz hatlarını yeniden şekillendirmeyi tercih etti.

Neymar: Microneedling ve yaşlanma belirtilerine karşı erken önlem

Brezilyalı yıldız Neymar da vatandaşlarının dış görünüşe yönelik takıntısını sürdürüyor ancak daha çok cilt sağlığına ve erken kırışıklıklarla mücadeleye odaklanıyor.

Neymar'ın kendisine düzenli olarak eşlik eden özel bir dermatoloğu bulunuyor. Yıldız futbolcunun, gelişmiş “cilt yeniden yapılandırma” uygulamalarının yanı sıra kolajen ve biyostimülatör enjeksiyonlarından (Radiesse) yararlandığı belirtiliyor. Bu işlemlerle çene hattının belirginleştirilmesi ve yüzün her gün çekilen reklam fotoğraflarına uygun, daha gergin ve yuvarlak bir görünüme kavuşturulması hedefleniyor.

cdfvgh
Neymar (Al Hilal Kulübü)

Neymar açısından yüz, büyük bir ticari imparatorluğun vitrini niteliğinde. Genç ve temiz bir cilde sahip olmak, küresel moda ve kozmetik şirketleriyle yaptığı sponsorluk anlaşmalarını koruyabilmesi açısından hayati önem taşıyor.

Cristiano Ronaldo: Kusursuzluk takıntısı ve insanın “markaya” dönüşmesi

Portekizli Cristiano Ronaldo, futbolcunun kusursuz bir pazarlama ürününe dönüştürülmesi fikrinin en önemli temsilcilerinden biri.

2003 yılında Manchester United'a ilk adım attığı dönemlere dönüldüğünde, genç ve zayıf futbolcunun dişlerinde düzensizlik ve cildinde belirgin sorunlar görülüyordu.

cdfgthyj
Cristiano Ronaldo, 23 Haziran 2026'da Houston Stadyumu'nda oynanan 2026 Dünya Kupası Portekiz-Özbekistan futbol maçında (AFP)

Ancak şöhret ve servetin artmasıyla Ronaldo yıllar içinde bir dizi estetik işlem geçirdi. Bunlar arasında diş teli tedavisi, kapsamlı diş beyazlatma, göz çevresi ve alındaki kırışıklıkları gizlemek amacıyla botoks uygulamaları ve yüz kemiklerini belirginleştirmek ile burun hattını şekillendirmek için küçük çaplı dolgu işlemleri yer aldı.

Ronaldo için bu süreç yalnızca görünüşe ilişkin bir kompleksi gidermekten ibaret değildi; aynı zamanda “CR7” markasına yapılan akıllı bir yatırımdı. İç giyim, parfüm ve kol saati anlaşmalarından yüz milyonlarca gelir elde eden bu marka, yaşlanmayı reddeden, kusursuz ve ikonik bir yüz gerektiriyordu.

Wayne Rooney: Genç yaşta kellikle mücadele için saç ektirdiğini açıklama cesareti

İngiliz futbolunun altın çocuğu Wayne Rooney, 2011 yılında sessizliği bozarak yalnızca 25 yaşındayken Londra'daki lüks kliniklerden birinde saç ekimi yaptırdığını X hesabından açıkça duyurdu.

Rooney o dönemde cesur ve esprili bir ifadeyle, genç yaşta kel kalacağını ve bu nedenle neden saç ektirmemesi gerektiğini sordu.

Rooney, saç çizgisinin hızla gerilemesi nedeniyle kendisini “yaşlı adam” olarak nitelendiren İngiliz taraftarların ve magazin basınının sürekli alaylarına maruz kalıyordu.

sdfrgt
İngiliz futbolunun altın çocuğu Wayne Rooney (Vikipedi)

Bu adım yalnızca görünüşünü değiştirmek ve kameraların karşısında özgüvenini artırmakla kalmadı; aynı zamanda bir nesil futbolcunun ve sıradan erkeğin saç ekimine utanmadan ve toplumsal damgalanma korkusu yaşamadan yönelmesinin de önünü açtı.

Gareth Bale: “Yarasa kulağından” kurtularak huzur arayışı

Galli yıldız ve eski Real Madrid oyuncusu Gareth Bale, uzun yıllar boyunca belirgin kulakları nedeniyle yapılan alaycı yorumların baskısı altında yaşadı.

Bale, Tottenham'daki ilk dönemlerinde, olumsuz taraftar yorumlarından ve maç yönetmenlerinin kameralarından kaçınmak için saçlarını özellikle uzatıyor ve kulaklarının yanlarını örtecek şekilde şekillendiriyordu.

dfrgthyu
Gareth Bale (AFP)

2012 yılında, Real Madrid'e rekor transferinin öncesinde Galli yıldız kesin bir karar alarak kulaklarını geriye yatırmak amacıyla estetik kulak ameliyatı, yani otoplasti, geçirdi.

Bu basit estetik işlem futbolcunun yüz görünümünü tamamen değiştirdi. Psikolojik durumuna olumlu yansıdığı da açıkça görüldü. Bale kısa süre içinde uzun saç modellerini bıraktı ve basın toplantıları ile reklam kampanyalarında daha önce görülmemiş bir özgüvenle boy göstermeye başladı.

Zlatan Ibrahimovic: “Sultan” imajını korumak için gizli dokunuşlar

İsveçli eski yıldız Zlatan Ibrahimovic, güçlü kişiliği ve kendine özgü kibriyle güzellik standartlarına boyun eğmeyi reddeden bir isim olarak tanınsa da güvenilir tıbbi ve basın kaynaklarında, Avrupa'da futbol oynadığı dönemde gizli bir burun estetiği operasyonu geçirdiğine ilişkin bilgiler yer aldı.

cdfrg
Ibrahimović'in yeteneği her zaman vardı (Getty)

Karikatüristlerin ve rakiplerinin sık sık malzeme olarak kullandığı büyük ve keskin burun yapısına sahip olan Zlatan'ın, burnunun ucunu küçülttüğü ve burun kemerinde çok küçük bir değişiklik yaptığı öne sürüldü. Böylece kimliğini korurken yüz hatlarında daha iyi bir uyum sağladı.

İşlemin, “sultan” olarak tanımlanan saha imajını koruma ve görsel açıdan kusursuz bir görünümün, en sert ve güçlü karakterli futbolcular için bile artık bir gereklilik haline geldiğini gösterme amacı taşıdığı değerlendirildi.

Ronaldinho: Reklam şirketlerini memnun etmek için ikonik gülümsemesini değiştirdi

Brezilyalı futbol sihirbazı Ronaldinho'nun adı uzun yıllar boyunca geniş gülümsemesi ve belirgin dişleriyle özdeşleşti. Bu özellikler onun sahalardaki görsel kimliğinin önemli bir parçasını oluşturuyordu.

Ancak 2013 yılında Barcelona'nın eski yıldızı, memleketinde diş eti ve dişlerine yönelik kapsamlı bir operasyon geçirme kararı aldı.

İşlem kapsamında diş etleri yeniden şekillendirildi, ön dişlerin konumu düzeltildi ve porselen veneerler uygulandı.

fgthy
Brezilyalı sihirbaz Ronaldinho (Vikipedi)

Operasyon yalnızca lüks arayışından kaynaklanmıyordu. Büyük sponsorların ve reklam şirketlerinin dolaylı baskısının da etkili olduğu, şirketlerin Ronaldinho'nun önceki görünümünü bazı lüks pazarlama kampanyaları açısından bir engel olarak gördüğü belirtildi. Operasyonun ardından Ronaldinho, daha önce kapısını çalmayan ürünlerin reklamlarında da daha cazip bir yüz haline geldi.

Sergio Ramos: Kırık burundan yüzün yeniden şekillendirilmesine

İspanyol veteran savunmacı Sergio Ramos, görünümündeki kapsamlı değişimin canlı örneklerinden biri. Süreç, 2007 yılında Real Madrid formasıyla oynadığı bir maçta burnunun ciddi şekilde kırılmasıyla başladı. Yaralanma, solunum yolunun düzeltilmesi için cerrahi müdahaleyi gerektirdi.

fgthy
Eski İspanyol yıldız Sergio Ramos (Reuters)

Ancak Ramos bu ameliyattan yararlanarak burnunu küçülttü ve şeklini önemli ölçüde değiştirdi. Yaş ilerledikçe modern estetik uygulamalara daha fazla yönelen İspanyol yıldızın, kırışıklıkları gidermek ve çene hattını şekillendirmek amacıyla düzenli olarak botoks ve dolgu yaptırdığı, ayrıca dişlerini beyazlattığı ve sakal ekimi gerçekleştirdiği belirtildi.

Keskin yüz hatlarına sahip bir “savaşçıdan” bir “moda ikonuna” dönüşen bu değişim, Ramos'a küresel modaevleri ve markalarla büyük anlaşmalar getirdi.

Héctor Herrera: “Toplumsal uyum” ve profesyonel yaşam için kapsamlı değişim

Meksika Milli Takımı'nın eski oyuncusu ve eski Atletico Madrid futbolcusu Héctor Herrera, spor dünyasındaki estetik müdahalelerin en açık örneklerinden birini oluşturuyor.

Herrera, 2018 yılında Dünya Kupası'nın sona ermesinin ardından yaptığı resmi açıklamayla aynı dönemde iki estetik operasyon geçirdiğini duyurdu: burun estetiği (rinoplasti) ve kulak estetiği (otoplasti).

sdfrgthy
Meksikalı milli futbolcu Hector Herrera (Wikipedia)

Herrera, yıllarca belirgin kulakları ve burun yapısıyla ilgili internet üzerinden ağır ve acımasız zorbalığa maruz kalmıştı.

Oyuncu daha sonraki açıklamalarında, kararının psikolojik açıdan rahatlama sağlamak ve kendisini eksik hissetmeden toplumla ve basınla iletişim kurup uyum sağlamasını kolaylaştırmak olduğunu belirtti. Herrera ayrıca Avrupa'da bir futbolcunun sahip olduğu imajın kişisel ayrıntıların en küçük noktalarına kadar özen gösterilmesini gerektirdiğini vurguladı.

Dani Alves: Barcelona'daki büyük adım öncesinde “yarasa kulağından” kurtuldu

Barcelona'da kupalarla dolu tarihini yazmadan önce Brezilyalı sağ bek Dani Alves'in kulakları belirgin şekilde dışarı doğru uzanıyordu. Bu durum, Sevilla'daki ilk dönemlerinde alay konusu olmasına yol açıyordu.

scdfgthy
Tecrübeli Brezilyalı defans oyuncusu Dani Alves (DPA)

Alves, 2008 yazında Barcelona'ya gerçekleştirdiği tarihi transferle aynı dönemde kulaklarını geriye yatırmak ve kafatasının şekliyle daha uyumlu hale getirmek amacıyla otoplasti operasyonu geçirdi.

Neşeli kişiliğiyle tanınan Alves bu işlemi gizlemedi. Operasyonu, Camp Nou'da dünya kameralarının önünde daha fazla özgüven kazanmak ve Barcelona'nın altın jenerasyonunun en şık ve modern oyuncularından biri olarak imajını oluşturmaya başlamak için gerekli bir adım olarak değerlendirdi.

Estetiği reddeden yıldızlar: Yara izlerini kimliğe dönüştürmek

Buna karşılık bazı yıldızlar, “yaralarını” kimliklerinin, dayanıklılıklarının ve geçmişlerine bağlılıklarının sembolü olarak korumayı tercih etti. Bu oyuncular, sert yüz hatlarını veya kazalardan kalan izlerini izleyicilerin gönlünü kazanmanın önünde bir engel olarak görmedi. Aksine, benzer ve pürüzsüz yüzlerin çoğaldığı dünyada bu izleri kendilerini diğerlerinden ayıran birer marka haline getirdiler.

Franck Ribéry: Çocukluk onurunu korumak için estetik cerrahiyi kesin biçimde reddetti

Fransız futbolunun efsane ismi Franck Ribéry, görünüşü ne kadar ağır olursa olsun doğal yüz hatlarına sahip çıkmanın ve psikolojik dayanıklılığın dünyadaki en belirgin örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.

Ribéry, henüz 2 yaşındayken geçirdiği korkunç bir trafik kazası sonucunda yüzünün sağ tarafında belirgin ve derin yara izleri oluşmasına rağmen, Bayern Münih ve Fransa Milli Takımı ile geçirdiği parlak kariyeri boyunca bu izleri gizlemek için herhangi bir estetik ameliyat geçirmeyi reddetti.

scdvfg
Franck Ribéry (EPA)

Reklam şirketlerinin görünüşünü değiştirmesi karşılığında kendisine milyonlar teklif ettiği dönemde Ribéry'nin tavrı netti. Ona göre bu yara izleri kişiliğini oluşturmuş, hayatta ve sahada mücadele etmesi için güç vermişti ve kimliğinin bir parçasıydı.

Ribéry bu tutumuyla doğuştan gelen veya kazalar nedeniyle oluşan fiziksel farklılıklarla yaşayanlara ilham veren küresel bir simgeye dönüştü. Böylece saf yeteneğin kupa kürsülerine hükmetmek için kusursuz bir yüze ihtiyaç duymadığını gösterdi.

Carlos Tevez: “Apache”nin kimliğini şekillendiren yanık izleri

Arjantinli veteran yıldız Carlos Tevez'in “Apache” lakabıyla da anılan kariyerinde boynuna ve göğsüne kazınmış acı verici bir geçmiş bulunuyor. Tevez, henüz bebekken sıcak su nedeniyle meydana gelen korkunç bir yanık kazası geçirdi ve vücudunda ciddi üçüncü derece yanık izleri kaldı.

Manchester United, Manchester City ve Juventus formalarıyla uzun yıllar profesyonel futbol oynayan ve kazanılabilecek hemen hemen tüm büyük kupaları kaldıran Tevez, reklam ve medya dünyasının derisini düzeltmeye yönelik ameliyat çağrılarına rağmen bu izlerden vazgeçmedi.

sdfrgthy
Arjantinli tecrübeli yıldız Carlos Tevez (AP)

Tevez için bu yaralar, Buenos Aires'in yoksul mahallelerinden çıkıp verdiği mücadeleyi hatırlatan günlük birer simgeydi. Onları estetik cerrahın neşteriyle ortadan kaldırmayı, geçmişine ve hayat hikâyesine ihanet eden bir lüks olarak görüyordu. Parlak dergilerin yapay bir modeli yerine insanların kendisini “gerçek bir savaşçı” olarak hatırlamasını tercih etti.

Joleon Lescott: Premier Lig sahalarında bir imzaya dönüşen alın yarası

Eski İngiliz milli futbolcu Joleon Lescott, Premier Lig'deki uzun kariyeri boyunca saç çizgisini ve yüzünün üst bölümündeki doğal görünümünü değiştiren büyük ve belirgin bir alın yarasıyla sahalarda yer aldı.

Bu yara, Lescott henüz 5 yaşındayken geçirdiği bir trafik kazasından kalmıştı. Bir aracın çarpması ve kendisini birkaç metre sürüklemesi sonucu aylarca yoğun bakımda kalan Lescott, hayatını kurtarmak için geçirdiği ameliyatların ardından kalıcı bir iz taşıdı.

cdfvg
Eski İspanyol ve İngiliz milli takım defans oyuncusu Joleon Lescott (Wikipedia)

Manchester City'deki parlak döneminde büyük bir servet kazanmasına rağmen Lescott, alın bölgesini düzeltmek veya yara izini gizlemek için saç ektirmek amacıyla lüks estetik kliniklerine gitmeyi hiç düşünmedi. Bu izi, kendisine yeni bir hayatın yazıldığının kanıtı olarak gördü. Keskin yüz hatları da ona savunmada rakip forvetlerin çekindiği bir sertlik ve heybet kazandırdı; acı verici bir izi güç ve cesaret kaynağına dönüştürdü.

Angel Di Maria: “Makarna” lakabına rağmen estetik yarışını reddetti

Arjantinli efsane kanat oyuncusu Angel Di Maria, modern futbol dünyasında reklam şirketlerinin dayattığı katı yakışıklılık standartlarına meydan okuyan en önemli yıldızlardan biri.

Real Madrid, Paris Saint-Germain, Juventus ve Arjantin Milli Takımı ile geçen başarılı kariyeri boyunca Di Maria, tribünleri aşarak medyaya kadar uzanan ağır alay ve zorbalık kampanyalarının hedefi oldu. Bu kampanyalar özellikle belirgin kulaklarına ve son derece zayıf fiziğine odaklanıyordu. Oyuncuya bu nedenle “Makarna” anlamına gelen “El Fideo” lakabı takılmıştı.

scdfrgt
Arjantinli oyuncu Angel Di Maria, Paris Saint-Germain formasıyla (AFP)

Di Maria, büyük servetine ve Avrupa'nın en seçkin yüz şekillendirme ve kulak estetiği kliniklerine gidebilecek maddi imkânlara sahip olmasına rağmen doğal yüz hatlarına müdahale etmeyi kesin biçimde reddetti.

Arjantinli yıldız için bu özellikler düzeltilmesi gereken kusurlar değildi. Aksine, Rosario'da babasına kömür toplama işinde yardım eden yoksul çocuğa bağlılığının bir simgesiydi.

Di Maria, küresel sponsorlara ve taraftarlara gerçek “sportif yakışıklılığın” estetik kliniklerinin kapısından değil, futbol sahasında yapıldığını gösterdi. Ona göre gerçek değer; kritik asistler, Dünya Kupası ve Copa America finallerindeki tarihi goller ve sahadaki başarılarla ölçülüyordu.


Salah transferi Mısır-Türkiye görüşmelerine damga vurdu

Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)
Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)
TT

Salah transferi Mısır-Türkiye görüşmelerine damga vurdu

Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)
Salah’ın Türkiye’de karşılanması sırasında (Facebook)

Mısır’da futbolun etkisinin ulaştığı boyutu gösteren dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Mısır Milli Takımı’nın kaptanı Muhammed Salah’ın Trabzonspor’a transferi, spor dünyasından siyaset alanına taşındı. Transfer, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Türk mevkidaşı Hakan Fidan’ın perşembe günü Mısır’ın Yeni El-Alameyn kentinde gerçekleştirdiği görüşmede gündeme geldi.

Abdulati, Fidan’la düzenlediği ortak basın toplantısında, “Mısır, değer verdiğimiz yıldız futbolcu Muhammed Salah’ın Türk halkı tarafından büyük bir coşkuyla karşılanmasından dolayı minnettarlığını ifade ediyor” dedi. Abdulati, Salah’ın Türkiye’de gördüğü coşkulu karşılamanın “Mısırlıların kalbini mutlu ettiğini” belirtti.

Türk Dışişleri Bakanı Fidan da konuya ilişkin, “Muhammed Salah’ın transferinden memnuniyet duyuyoruz. Sanki bu vesileyle Mısır ve Türkiye halkları birbirine sarıldı” ifadelerini kullandı. Fidan, transferin “iki halk arasındaki bağların derinliğini yansıttığını ve Kahire ile Ankara arasındaki ilişkilerin gücünü ortaya koyduğunu” söyledi.

Mısırlı yazar ve akademisyen, Mansura Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim görevlisi Muhammed Fethi Yunus ise Salah’ın Türkiye ligine transferini, “Mısır’ın en önemli yumuşak güç unsurlarından birinin harekete geçirilmesi” olarak değerlendirdi. Yunus, Salah’ın “toplumsal etkisi oldukça yüksek küresel bir yıldız” olduğunu belirterek, çeşitli araştırmaların onun İngiltere’de “İslamofobi”nin, yani İslam’a yönelik hastalıklı korku ve önyargının, gerilemesindeki rolünü ortaya koyduğunu ve Liverpool’da forma giydiği dönemde İslam’a ilişkin olumsuz paylaşımların oranının düştüğünü gösterdiğini ifade etti.

crgthy
Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, Muhammed Salah’ın Türkiye’de futbol kariyerine devam etmesini konuştu (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Yunus, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Dünya daha önce de spor yıldızlarının siyasetin ve siyasi çıkarların aşırılıklarını yatıştırmada olumlu roller üstlendiğine tanık oldu” dedi. Buna örnek olarak Fildişi Sahili’nin yıldızı Didier Drogba’yı gösteren Yunus, Drogba’nın ülkesinin 2007’de Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanmasından önce isyancıları ateşkes ve barış ilan etmeye çağırdığını hatırlattı. Fildişi Sahili Milli Takımı’nın ülkenin kuzeyinde isyancıların kontrolündeki bölgelerde maç oynamasının da ülkede barışın önünü açtığını belirtti.

Muhammed Salah, Türk taraftarlardan “destansı” olarak nitelendirilen bir karşılama gördü. Transferin tamamlandığının açıklanmasının ardından Trabzon sokaklarında düzenlenen kutlama konvoylarıyla başlayan coşku, havalimanında Salah’ı karşılamak için toplanan binlerce taraftarla devam etti. Stadı dolduran taraftarlarla, havai fişekler ve yüksek tezahüratlar geceye damgasını vurdu.

Salah, kendisine yönelik coşkulu karşılama hakkında, “Böylesine harika bir atmosferin içinde olduğum için çok mutluyum. Daha önce böyle bir şey gördün mü? Açıkçası hatırlamıyorum. Ancak bu kadar büyük bir sevgi ve ilgi görmek beni gerçekten çok mutlu ediyor” dedi.

Salah ayrıca medya kuruluşlarına yaptığı açıklamalarda, Trabzonspor ile hem yerel hem de Avrupa arenasında başarı elde etmek için “elinden gelenin en iyisini yapacağı” sözünü verdi. Daha önce forma giydiği her kulüpte başarılar elde ettiğini belirten Salah, “Türkiye’de de aynısını yapacağım” dedi.

Fethi Yunus, Muhammed Salah’ın transferinin, geçmişte Çin ile ABD arasında yaşanan ve “ping pong diplomasisi” olarak bilinen süreci yeniden hatırlattığını söyledi. Yunus, 1971’de Japonya’da düzenlenen dünya şampiyonası sırasında sporun iki ülke arasındaki uzlaşmanın önünü açtığını belirtti. Yunus, “Popüler futbol yıldızlarının etkisi zaman zaman kurşunlardan daha güçlü olabilir” ifadelerini kullanarak, Salah’ın Türkiye’de gördüğü olağanüstü ilginin, karşılanma törenlerinden kamuoyuna sunuluş biçimine kadar her aşamada kendisini gösterdiğini kaydetti.