Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum
TT

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Avrupa'da Benfica kulübünü örnek aldığını söyleyerek, "Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde" dedi.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, yayıncı kuruluşta "Ali Koç Özel" programında gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Koç'un açıklamalarından satır başları şöyle:
"Zor bir seneyi geride bıraktık"
"Yoğun bir seçim kampanyası sonrası, Fenerbahçe kongre üyelerinin teveccühü ile büyük bir farkla seçildik. Büyük bir beklentiyle geldik. Değişiklik bekleyen bir kitle vardı. Seçildiğimiz gün sorsaydınız, 'En kötü senaryoyu çiz' deseydiniz, bu kadarını çizemezdik. Yapısal reformlar yapmak için yola çıkmıştık ama kriz yönetmekten reform süreci yavaşlamış oldu. Tamamen durmadı tabii ki, yaptığımız güzel işler de var. Zor bir seneyi geride bıraktık. Çıktığımız yolda orta ve uzun vadeli hedeflerimiz vardı. Bunların hiçbiri değişmedi. Temel hedeflerimiz, ana unsurlarımız hala devam etmekte."
"Her sene 1.2 milyar TL nakte ihtiyacımız var"
"Mali konuları aylardır anlatıyoruz. Bence camia olarak içinde bulunduğumuz finansal sorunların pek farkında değiller. Bizim miras aldığımız yük, diğer kulüplere göre kat be kat fazla. 120-130 milyon Euro kadar bir girdimiz oldu. Gelirlerimiz \%80-90'ı borçlara gidiyor. Her sene 1.2 milyar lira nakde ihtiyacımız var."
"Belli bir müddet finansal Fair-Play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı"
"Fenerbahçe'nin her sene aşağı yukarı oluşturduğu nakit, 800 milyon lira ile 1 milyar arasında değişiyor. Fenerbahçe olarak yeniden yapılandırmaya imza atmadık değil, atamadık, atmaya ihtiyacımız var. Devletimize ve bankalara, bu sorunu giderme adımı attıkları ve kulüplerin kendi imkanlarıyla dönemeyeceğini gördükleri ve yapılandırmaya girdikleri için teşekkür ediyorum. Mevcut düzende herkese aynı şartlar uygulanıyor. Büyük kulüplerimizden 1 tanesinin sorununu çözüyor mevcut şartlar. 5, 20, 60 yaşında insanlara aynı elbiseyi dikmek gibi. 2 yıl faiz ödemesi, 2 yıldan sonra ana para ödemesi yapılıyor. Bizim ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu borç yapılandırmasından çok borç tasviyesi. Vade ne yazık ki bu borçların ödenmesini sağlamıyor. Bütün kulüplerin farklı dinamikleri, sorunları var. Tek model herkese uymuyor. Belirli bir müddet finansal fair-play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı."
"Fener Ol kampanyasından kulübe 150 milyon TL geldi
"Fener Ol kampanyasına tekrar başlayacağız. Şu ana kadar 150 milyon lira kadar bir imkan sağladık. Hedefimiz 200 milyon liraydı. İhtiyacımız olana baktığımız zaman bu çok da fazla değil. 'Çorbada tuzum olsun' mantığını hayata geçirmek her kulübe nasip olmaz. Bizim ihtiyaçlarımız 4 ayaklı. Sıcak para bulmak, kısa vadede. Orta vadede Avrupa'ya gitmek, Şampiyonlar Ligi mümkünse. Genç oyuncu yetiştirip satabilmek, scouting. Bu oyunculardan faydalanabilip ileride nakde çevirebilmek."
"Elimizde bazı mega projeler var"
"Elimizde bazı mega projeler var. Kenan Evren arazisi konusunda Sayın Cumhurbaşkanımız bizi ziyaret etti. Kendisi bizi kırmadı, geldi, şereflendirdi. Tekrar teşekkür ediyorum. Fenerbahçe kayrılıyor meselesine gelince, Fenerbahçe en son kayrılan takımdır. Biz hakkımızı aldık. 3784 öğrenci için 106 derslik yapmışız, bunun üstüne bize yükümlülükleriniz yerine getirmedi dendi. Fenerbahçe, Kenan Evren Lisesi arazisini alabilmek için çok fedakarlık yaptı."
"Stadı taşımamız söz konusu değil"
"Uzun vadede kulüplerin mali sıkıntılarını gidermek için gayrimenkul projelerine ihtiyaç vardır. 2012 yılında Ülker Sports Arena'yı inşa ettik fakat iskan izni alınamamıştı. 6.5 sene sonra, özverili çalışmalarla Fenerbahçe Spor Kulübü buranın iskanını çıkardı. Fenerbahçe SK faizlerin çok yüksek olduğu bir dönemde, 0 devlet katkısıyla, kendi imkanlarıyla 85 milyon dolar harcayarak bu stadı, hiçbir sezon stadından ayrılmadan tamamladı. Stadı taşımamız söz konusu bile değil. "Biz bu stada her sene 1 milyon dolar kira ödüyorduk. 85 milyon dolar yatırdığımız stada her yıl 1 milyon dolar ödedik. Geçen sene kur sabitlendi, 4 milyon lira ödedik. Anadolu kulüplerinin ödediği kiralar ise komik rakamlar. Rekabet olarak baktığımızda çok adil bir rekabet ortamı değil statlara baktığımızda. Stadımızın her bir metrekaresinde Fenerbahçe yönetimlerinin, başkanlarının emeği vardır."
"Benfica'yı örnek alıyorum"
"Mali açıdan batak durumdayız. Avrupa'nın en yaşlı 3. ligiyiz. Yaşlı futbolculara sahip olduğunuz için 3 günde 1 maç yapmakta zorlanıyorsunuz, dolayısıyla Avrupa'da başarı zor oluyor. Alt yapıdan en az oyuncu çıkaran ülkeyiz, gençlere en az süre veren ligiz. Herhalde en yavaş liglerden biriyiz. Neredesinden bakarsanız gerideyiz. O yüzden iyi yönetildiğimizi söyleyemeyiz. Kafamızda bir vizyon, bir hayal var. Altyapısı, akademisi, tesisleşmesi, teknoloji kullanımı olsun... Ama bunlar zaman alacak. Bugünden yarına olacak şeyler değil. Bu konuda doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Avrupa'da Benfica kulübünü örnek alıyorum. Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde."
"Aziz Yıldırım ile seçimden sonra görüşmedim"
"Aziz Başkan'la ilişkim, tek taraflı bakarsak mükemmel. En son 3 Haziran Pazar sabahı oylama sürecinde el sıkıştık, ondan sonra hiç görüşemedik, konuşamadık. Bu süre zarfında kongre bitti, biz kazandık. Devir teslim sürecinde başkanımız katılmadı. Ondan sonra kendisine 2 kez ulaşmaya çalıştım, hem cep telefonundan hem ofisinden. Bir tanesi rahmetli Can Bartu'nun cenaze töreni içindi. Çok istedim gelsin bir konuşma yapsın. İkincisi de divan kurulu toplantısıydı."
"Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır"
"Allah her kulübe böyle bir taraftar kitlesi nasip etsin. Geçen sene bizi 1 dk yalnız bırakmadılar. Çok üzüldüler, kızanlar oldu. Ben ve yönetici arkadaşlarım onlara müteşekkiriz, mahcubuz. Bu mahcubiyeti gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır. Taraftar ruhum beni buraya getirdi. Onları anlayabiliyorum."
"Spor medyası Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir"
"Spor medyası benim için sıkıntılı. Spor medyası, Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir. Spor medyası yapıcı mıdır, yıkıcı mıdır? Bunu çok iyi analiz etmek lazım. Spor medyasının yıkıcı olduğunu görüyorum. Bu hakemler için de geçerli. Hakemlerin kendini ifade etme imkanı yok. Her türlü insan hatasına açığız ama bazen niyetten dolayı hatalar oluyor, bu bizi çok rahatsız ediyor.Hakemlik çok zor bir meslek ama sabahtan akşama kadar hakemler baskı altındalar. Türkiye'de belli başlı insanlar var. Bu insanlar istediklerini parlatıp, istediklerini yerden yere vuruyorlar. Belli hocaları takımın başına getirmeye kadar her işin peşindeler. Bizi en çok eleştiren FB TV olmuştur. Hiçbir şekilde sansürlemedim. Ben tenkit görüyordum. Ben sansüre karşıt bir insanım."
Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar"
"Futbolun paydaşları var, en önemlilerinden bir tanesi de yayıncı kuruluş. En önemli gelir kaynağımız sizden gelen yatırımlar. Yayıncı kuruluşa yüklenmek, boykot edin çağrısında bulunmak, bindiğiniz dalı kesmek demektir. Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar. Yayıncı kuruluşun başarısı, dönüp bize katkı sağlayacaktır. Bunu tartışmak bile abesle iştigal. Biz Fenerbahçe olarak bu konuda beIN SPORTS'a her türlü desteği vermeye hazırız. 4 hafta önce bunu konuştuk, fikirler bize geldi. Biz de bunun üstüne çalışacağız."
"Galatasaray ile pozitif ilişkiler kurmalıyız"
"Ezeli rakip, ebedi dost kavramı 3 Temmuz sürecinden sonra çok büyük darbe yedi. Biz Anadolu'ya indiğimiz zaman çok iyi karşılanıyoruz. Yöneticilerle çok iyi ilişkilerimiz var. Trabzon da dahil, kadın yöneticilerimiz de dahil. Tam kadro maça gittik çok iyi ağırlandık. Bu ortamı tesis edebilmemiz lazım. Galatasaray dışındaki kulüplerle ilişkimiz çok çok iyi. Türkiye'nin 2 en büyük kulübünün gerginlik içinde olmaması, toplumu germemesi, ayrıştırmaması lazım. Daha da önemlisi hep beraber pastayı büyüteceksek, hep beraber sorunları çözeceksek bu iki kulübün bilhassa aynı masa etrafında oturabilmesi lazım. Galatasaray'la pozitif ilişkiler kurmalıyız."
"Türkiye son durak olmamalı"
"Büyük ve güçlü bir devlet olacaksak, sportif anlamda da güçlü olmamız gerekiyor. Yabancı sınırını hep değiştirmişiz. Dönüp bakmak lazım hangisi katkı sağladı, hangisi sağlamadı diye. Türk futbolu baştan aşağı yeniden dizayn edilmeli. Biz olalım olmayalım. Buraya bir devlet stratejisi de gerekiyor. Azaltmak kadar, sayı kadar önemli bir şey var. Yabancı futbolcuların niteliği. Burası son durak olmamalı. 800 bin Euro maaş alan oyuncunun burada 2-3 milyon Euro maaş almaması lazım. İleriye dönük adımlarımızı attık, ancak Türkiye için en iyi olan neyse, onu yapmaya hazırız."
"VAR'ın sonuna kadar destekçisiyiz. Teknolojiden bahsediyoruz sonuçta. Alıştık, alışmaya devam ediyoruz. Teniste var, voleybolda var, basketbolda var. Belki de İFAB bunu getirecektir. Her takımın her devre 2 kere itiraz hakkı olmalı. Bazı pozisyonlar var, anlaşılır gibi değil."
"TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum"
"Federasyon çok yeni, daha yarım sezonu bile doldurmadı. Bugünkü TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum çünkü artık son duraktayız. Ne yazık ki federasyonlarımız futbola vermeleri gereken katma değeri bugüne kadar veremedi. Biz 1 kişiyi ne Futbol Federasyonu Kurulu'na, ne de başka bir kurula önerdik. Lobi yapmadık çünkü bu felsefeye karşıyız. 3 o takımın, 3 şu takımın, 3 bu takımın temsilcisi olmamalı. TFF liyakat bazlı, futbolun değişik kademelerinde hizmet edecek kalifiye insanlardan oluşmalı. Büyük kulüplerin temsilcileri olacak, diğer kulüplerin olmayacak. Çok saçma geliyor bana bu sistem. TFF'de görev yapan kişiler, formalarını üzerlerinden çıkartamıyorlar. Böyle olduğu sürece futbolumuz kesinlikle kalkınmaz. Hem Nihat Bey'in hem de ekibinin başarılı olmasını çok istiyorum."
"İnşallah şampiyon olacağız"
"Futbol takımımızdan memnunuz ama daha gidecek çok yolumuz var. Bugüne kadar Luiz Gustavo'nun kalitesinde bir oyuncu, o mevkiye ya gelmemiştir ya da çok az gelmiştir. Transfer yaparken bas bas bağırmıyoruz. Luiz Gustavo gibi bir oyuncuyu getirdik, imzalattık. Bizim mütevazi bir duruşumuz var. En memnun olduğum şeylerden biri, Damien ile Ersun hocanın ilişkisi. İnşallah şampiyon olacağız."
"Son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz"
"Ersun hoca bir rapor yolladı, son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz. En fazla yerli oyuncunun oynadığı takım Fenerbahçe. 9 hafta itibariyle, oynanan 810 dk ve uzatmalarla, ilk 11'de oynayan ve sonradan oyuna giren oyuncularla ligin en genç 4. takımıyız. Saha dışında müthiş bir takım ruhu, sahiplenme ve kenetlenme var. Geçen sene en çok bunu arıyorduk. O aidiyet duygusu, o sahiplenme, o taraftarı anlama hususunda Türk oyuncuların çok önemli olduğunu geçen sene tespit etmiştik. Emre'yi getirmemizin sebeplerinden biri de buydu. Taraftarımızın beklediği tarzda futbol oynuyoruz. Takımımıza Luiz Gustavo gibi bir lideri kattık. Vedat, başka takıma gitsek yazık olurdu. Fenerbahçe onun kalbinde. Hata yaptıktan sonra Altay'ı arıyorum, geleceğimizin kalecisi. Tolga Ciğerci... Hangi takım böyle bir oyuncuya sabır gösterir? Sabır gösterdik çünkü karakterine inandık, sağlık ekibimiz iyi işler gerçekleştirdi. Mükemmel bir sağlık ekibimiz var."
"Alex ve Volkan'a jübile yapmak istiyorum"
"Volkan Demirel, Fenerbahçe'nin çok önemli bir değeridir. Volkan'ın uzun yıllar boyunca Fenerbahçe'ye katkı vermesini bekliyorum. Benim hayalimde hem Alex'e hem Volkan'a jubile yapmak var. Alex'le son dönemde çok görüştük. Alex'in Fenerbahçe dünyasının bir yerinde, yörüngesinde değil, içinde olması gerekiyor. "Bu elçi olarak mı olur, bizi temsil mi eder, ileride Fenerbahçe teknik direktörü mü olur, sportif direktör mü olur bilemiyorum ama Alex, Fenerbahçe dünyasında olacaktır. Anelka, Roberto Carlos, Van Hooijdonk, Appiah gibi oyuncular, Fenerbahçe'nin yurt dışındaki elçisi olmalı."
"İlk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır"
"3 Temmuz sürecinde yaşadığımız manevi kayıplarımızı hiçbir zaman tazmin edemeyeceğiz. O gün yaşadıklarımızı bir biz biliriz bir de Allah, yapayalnızdık. Bu alçak örgüt bize saldırdı, biz boyun eğmedik. Devleti, Başbakanı, Cumhurbaşkanını hedef alan bu örgüte karşı ilk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır. Zaman geldi, Fenerbahçe'nin haklılığı ortaya çıktı. 'Fenerbahçe'ye helal olsun' diyenler oldu. Durumumuzdan faydalananlar oldu. Objektif bakan ve vicdanı olan hiçbir kimse Fenerbahçe'nin hakkı yenmedi diyemez. Bundan faydalananlar oldu. Bugün bu örgüt aleyhinde konuşanlar, o gün bize yapılanları öve öve bitiremiyorlardı. Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak her zaman hukukun ve adaletin üstünlüğüne inandık, inanıyoruz."

 


Türkiye’nin yeni jenerasyonu Dünya Kupası’nda İz Bırakmak İstiyor

Arda Güler, Türkiye'nin Dünya Kupası umutlarının merkezindeki isimlerden biri. (DPA)
Arda Güler, Türkiye'nin Dünya Kupası umutlarının merkezindeki isimlerden biri. (DPA)
TT

Türkiye’nin yeni jenerasyonu Dünya Kupası’nda İz Bırakmak İstiyor

Arda Güler, Türkiye'nin Dünya Kupası umutlarının merkezindeki isimlerden biri. (DPA)
Arda Güler, Türkiye'nin Dünya Kupası umutlarının merkezindeki isimlerden biri. (DPA)

Türkiye, 24 yıl aradan sonra yeniden Dünya Kupası sahnesine çıkarken, kadrosundaki genç ve yetenekli oyuncularla dikkat çekiyor. Bu yeni neslin başında, Real Madrid’in genç yıldızı Arda Güler yer alırken, takım 2002 Dünya Kupası’nda elde edilen tarihi yarı final başarısının izinden gitmeyi hedefliyor. Ancak istikrarsız performans ve büyük maçlarda yaşanan zorluklar hâlâ soru işaretleri yaratıyor.

Teknik direktör Vincenzo Montella yönetimindeki Türkiye, elemelerde elde ettiği zorlu galibiyetlerle yeniden umut verdi. EURO 2024’te sergilenen etkileyici performansın ardından yükselen beklentilerde, Arda Güler takımın en önemli yüzlerinden biri olarak öne çıktı. Türk futbolseverlerin önemli bir bölümü, mevcut kadronun son yılların en güçlü milli takım jenerasyonu olduğuna inanıyor.

Kadronun dikkat çeken isimleri arasında Juventus forması giyen Kenan Yıldız ve Avrupa’nın çeşitli liglerinde oynayan birçok oyuncu bulunuyor. Bu tablo, Türkiye’nin Şenol Güneş yönetiminde 2002 Dünya Kupası’nda elde ettiği üçüncülük başarısının üzerine yeni bir hikâye inşa edebileceği yönündeki beklentileri artırıyor.

Bununla birlikte, eleme süreci takımın bazı kronik sorunlarını da ortaya koydu. Türkiye’nin geçen eylül ayında Konya’da Avrupa şampiyonu İspanya’ya 6-0 mağlup olması, dünya futbolunun elit ekipleriyle arasındaki farkı gözler önüne seren önemli bir uyarı niteliği taşıdı. Hücum hattındaki yeteneklere rağmen, bu sonuç takımın üst düzey rakipler karşısındaki kırılganlığını bir kez daha gündeme getirdi.

Bu ağır yenilgi, Türk Milli Takımı’nın yıllardır taşıdığı bir algıyı da güçlendirdi. Ay-yıldızlı ekip, en iyi gününde güçlü rakipleri mağlup edebilse de, zaman zaman moral çöküntüsü ve savunma zaafları nedeniyle beklenmedik düşüşler yaşayabiliyor.

Montella ise son dönemde takıma daha fazla taktik disiplin ve oyun istikrarı kazandırmaya çalışıyor. Türkiye, EURO 2024’te zaman zaman yüksek tempolu baskısı ve teknik kalitesiyle taraftarları etkilerken, bazı maçlarda bireysel yeteneklerin belirleyici rolü ve şans faktörünün de etkisi hissedildi.

2026 Dünya Kupası’nda D Grubu’nda mücadele edecek Türkiye; ev sahibi ülkelerden ABD’nin yanı sıra Paraguay ve Avustralya ile karşı karşıya gelecek. Milli takım turnuva boyunca Arizona eyaletindeki Mesa kentinde kamp yapacak.

Türkiye’nin turnuvadaki umutları büyük ölçüde Arda Güler’in yaratıcılığına bağlı olacak. Real Madrid’deki hızlı yükselişiyle ülkenin en önemli spor yeteneklerinden biri hâline gelen genç yıldızın, milli takım için yeni bir dönemin lideri olması bekleniyor.

Arda Güler ve takım arkadaşlarının büyük bölümü, Türkiye’nin 2002’de Dünya Kupası yarı finaline yükseldiği dönemde henüz dünyaya gelmemişti. Ancak bu yeni jenerasyonun kendi tarihini yazıp yazamayacağı, Türk futbolunun uzun yıllardır mücadele ettiği istikrarsızlık sorununu ne ölçüde aşabileceğine bağlı olacak.


Suudi Arabistan Milli Takımı'nın 2026 Dünya Kupası kadrosu açıklandı

Yeşil-Fırtınalar'ın nihai kadrosunda Saleh Abu Al-Şamat ve Abdullah Al Salem'e yer verilmedi. (Suudi Arabistan Millî Takımı)
Yeşil-Fırtınalar'ın nihai kadrosunda Saleh Abu Al-Şamat ve Abdullah Al Salem'e yer verilmedi. (Suudi Arabistan Millî Takımı)
TT

Suudi Arabistan Milli Takımı'nın 2026 Dünya Kupası kadrosu açıklandı

Yeşil-Fırtınalar'ın nihai kadrosunda Saleh Abu Al-Şamat ve Abdullah Al Salem'e yer verilmedi. (Suudi Arabistan Millî Takımı)
Yeşil-Fırtınalar'ın nihai kadrosunda Saleh Abu Al-Şamat ve Abdullah Al Salem'e yer verilmedi. (Suudi Arabistan Millî Takımı)

Yunan teknik direktör Georgios Donis, 2026 FIFA Dünya Kupası için Suudi Arabistan Millî Futbol Takımı'nın nihai kadrosunu açıkladı.

Açıklanan son kadroda kaleciler Abdulquddus Atiyah ve Abdurrahman Al-Sanbi ile birlikte Zakaria Hawsawi, Saleh Abu Al-Şamat ve Abdullah Al Salem kadro dışında kaldı.

26 kişilik nihai kadroda şu oyuncular yer aldı:

Kaleciler: Muhammed Al-Owais, Nevvaf Al-Akidi, Ahmed Al-Kassar.

Savunma: Abdulilah Al-Amri, Hassan Al-Tambakti, Cihad Zikri, Ali Lajami, Hassan Kadesh, Suud Abdulhamid, Muhammed Abu Al-Shamat, Ali Majraşi, Mutab Al-Harbi, Nevvaf Buşel.

Orta saha: Muhammed Kanno, Abdullah Al-Khaibari, Ziyad Al-Juhani, Nasır Al-Dawsari, Musab Al-Cuwayr, Ala Al-Hajji.

Hücum: Salim Al-Dawsari, Halid Al-Ghannam, Eymen Yahya, Sultan Mandash, Firas Al-Buraikan, Salih Al-Şehri ve Abdullah Al-Hamdan.

Öte yandan teknik direktör Donis’in talebi doğrultusunda Abdullah Al Salem, Abdurrahman Al-Sanbi ve Abdulquddus Atiyah, milli takım kampındaki çalışmalarını sürdürmeye devam edecek.

Bu uygulama, turnuva talimatlarında yer alan ve milli takımın ilk maçından 24 saat öncesine kadar sakatlığı nedeniyle turnuvada forma giyemeyecek durumda olan bir oyuncunun kadrodan çıkarılarak yerine başka bir oyuncunun dahil edilmesine izin veren maddeye dayanıyor. Ayrıca kurallar, sakatlanan bir kalecinin turnuva süresince herhangi bir zamanda değiştirilmesine de olanak tanıyor.

Suudi Arabistan Milli Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda H Grubu'nda mücadele edecek. Grupta İspanya Millî Futbol Takımı, Uruguay Millî Futbol Takımı ve Yeşil Burun Adaları Millî Futbol Takımı da yer alıyor.


Klopp'un yeni adresi Suudi Arabistan'ın Al-İttihad takımı mı?

Alman teknik direktör Jürgen Klopp (DPA)
Alman teknik direktör Jürgen Klopp (DPA)
TT

Klopp'un yeni adresi Suudi Arabistan'ın Al-İttihad takımı mı?

Alman teknik direktör Jürgen Klopp (DPA)
Alman teknik direktör Jürgen Klopp (DPA)

Alman teknik direktör Jürgen Klopp’un adı, son saatlerde Al-İttihad taraftarlarının bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Portekizli çalıştırıcı Sergio Conceiçao’nun geleceğini çevreleyen belirsizlik ve karşılıklı anlaşarak takımdan ayrılmaya yaklaşması üzerine, sosyal medya platformlarında Liverpool’un eski menajeri ile sözleşme imzalanması için yönetim kuruluna çağrıda bulunan geniş çaplı bir kampanya başlatıldı. Kulübün taraftarları, X platformunda ‘Klopp ile işi bitirin’ etiketiyle bir kampanya başlattı. Bu etiket birçok ülkede trend listelerinin üst sıralarına yerleşirken, modern futbol tarihinin en seçkin teknik adamlarından birini Suudi Arabistan Pro Ligi’ne getirme fikri taraftarlar arasında büyük bir coşku dalgası yarattı.

Bu talepler, Al-İttihad’ın, Alman teknik adamın geçmişteki büyük başarılarını göz önünde bulundurarak, önümüzdeki dönemde kulübün teknik projesine liderlik edecek ideal isimler listesine Klopp’u da dahil ettiğini belirten İngiliz medyasındaki haberlerle eş zamanlı olarak geldi. Ancak taraftarlar Klopp’u Al-İttihad yedek kulübesinde görmenin hayalini kurarken, Avrupa’dan gelen sinyaller bu anlaşmanın tamamlanmasının önünde pek çok engel bulunduğuna işaret etti.

İngiliz gazeteci Ben Jacobs, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Al-İttihad’ın Klopp’u takıma liderlik edecek en ideal seçenek olarak gördüğünü doğruladı; ancak kulüp yetkililerinin aynı zamanda Alman teknik adamı şu aşamada günlük antrenörlük rutinlerine geri dönmeye ikna etmenin son derece zor olduğunun farkında olduklarını belirtti. Jacobs, bu durumun arkasında iki ana faktörün yattığını açı: İlki, Klopp’un, aralarında Almanya’dan Leipzig, Avusturya’dan Salzburg ve ABD’den New York Red Bulls’un da bulunduğu dünya genelindeki birkaç kulübü denetleyen Red Bull grubu bünyesindeki mevcut Küresel Futbol Direktörlüğü görevinde kendisini oldukça rahat hissetmesi ve bu sözleşmenin 2029 yılına kadar sürmesi. İkinci faktör ise projenin mali ve kurumsal yönleriyle ilgili. Raporlar, Al-İttihad’ın şu anda Klopp çapındaki bir teknik direktörün kendi teknik projesini tamamen inşa etmek için talep edebileceği tüm şartları ve gereksinimleri karşılayacak gerekli imkanlara sahip olmadığını gösteriyor. Olası müzakerelere dair söylentiler devam ederken, ünlü İtalyan gazeteci Fabrizio Romano birçok spekülasyona son noktayı koydu. Romano, Jürgen Klopp’un menajeri Marc Kosicke’nin ‘WinWin’ sitesinde yayınlanan doğrudan açıklamasını aktardı. Kosicke açıklamada net bir şekilde, “Klopp’un bu yıl Al-İttihad takımını çalıştırma ihtimali bulunmuyor" dedi. Bu açıklama, birçok kişi tarafından Alman teknik direktör dosyasının Suudi kulübü için geçici olarak kapatılması şeklinde yorumlandı. Bu kesin yalanlamaya rağmen, Al-İttihad’ın adının Klopp ile anılması bile, son yıllarda dünyanın en seçkin yıldızlarını ve teknik direktörlerini çekmeyi başaran Suudi Arabistan Pro Ligi kulüplerinin ulaştığı hırsın boyutunu yansıtıyor.

Klopp, kendi jenerasyonunun en başarılı teknik direktörlerinden biri olarak kabul ediliyor. Teknik direktörlük kariyeri boyunca Mainz’ı tarihinde ilk kez Bundesliga’ya taşıyan Alman çalıştırıcı, ardından Borussia Dortmund ile iki kez üst üste Bundesliga şampiyonluğu ve Almanya Kupası kazanarak sıra dışı bir döneme imza attı; ayrıca takımı 2013 yılında UEFA Şampiyonlar Ligi finaline taşıdı. En ünlü dönemi ise 2015 ile 2024 yılları arasında tarihi dokuz yıl geçirdiği ve İngiliz kulübünü Avrupa ile dünya futbolunun zirvesine yeniden çıkardığı Liverpool’da gerçekleşti. Onun yönetiminde Liverpool; 2019 Şampiyonlar Ligi, 2020 Premier Lig, FIFA Kulüpler Dünya Kupası, UEFA Süper Kupası, FA Cup ve iki kez İngiltere Lig Kupası şampiyonlukları yaşadı.

Profesyonel kariyeri boyunca teknik direktör olarak 1000’den fazla maça çıkan Klopp, yüzlerce galibiyet elde ederken, kendisini modern futbolun en etkili teknik adamlarından biri haline getiren ‘Gegenpressing’ olarak bilinen hücum tarzı ve yüksek pres anlayışıyla ün kazandı. Al-İttihad taraftarının bu yoğun isteği ve yönetimin Alman çalıştırıcının kabiliyetlerine duyduğu hayranlığa rağmen, menajerinin kesin açıklamaları göz önünde bulundurulduğunda, Jürgen Klopp’u Cidde’de görme hayali, adı taraftarların dilinde ve dünya teknik direktörlük piyasasında güçlü bir şekilde yer almaya devam etse bile en azından şimdilik ertelenmiş gibi görünüyor.