Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum
TT

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Avrupa'da Benfica kulübünü örnek aldığını söyleyerek, "Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde" dedi.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, yayıncı kuruluşta "Ali Koç Özel" programında gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Koç'un açıklamalarından satır başları şöyle:
"Zor bir seneyi geride bıraktık"
"Yoğun bir seçim kampanyası sonrası, Fenerbahçe kongre üyelerinin teveccühü ile büyük bir farkla seçildik. Büyük bir beklentiyle geldik. Değişiklik bekleyen bir kitle vardı. Seçildiğimiz gün sorsaydınız, 'En kötü senaryoyu çiz' deseydiniz, bu kadarını çizemezdik. Yapısal reformlar yapmak için yola çıkmıştık ama kriz yönetmekten reform süreci yavaşlamış oldu. Tamamen durmadı tabii ki, yaptığımız güzel işler de var. Zor bir seneyi geride bıraktık. Çıktığımız yolda orta ve uzun vadeli hedeflerimiz vardı. Bunların hiçbiri değişmedi. Temel hedeflerimiz, ana unsurlarımız hala devam etmekte."
"Her sene 1.2 milyar TL nakte ihtiyacımız var"
"Mali konuları aylardır anlatıyoruz. Bence camia olarak içinde bulunduğumuz finansal sorunların pek farkında değiller. Bizim miras aldığımız yük, diğer kulüplere göre kat be kat fazla. 120-130 milyon Euro kadar bir girdimiz oldu. Gelirlerimiz \%80-90'ı borçlara gidiyor. Her sene 1.2 milyar lira nakde ihtiyacımız var."
"Belli bir müddet finansal Fair-Play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı"
"Fenerbahçe'nin her sene aşağı yukarı oluşturduğu nakit, 800 milyon lira ile 1 milyar arasında değişiyor. Fenerbahçe olarak yeniden yapılandırmaya imza atmadık değil, atamadık, atmaya ihtiyacımız var. Devletimize ve bankalara, bu sorunu giderme adımı attıkları ve kulüplerin kendi imkanlarıyla dönemeyeceğini gördükleri ve yapılandırmaya girdikleri için teşekkür ediyorum. Mevcut düzende herkese aynı şartlar uygulanıyor. Büyük kulüplerimizden 1 tanesinin sorununu çözüyor mevcut şartlar. 5, 20, 60 yaşında insanlara aynı elbiseyi dikmek gibi. 2 yıl faiz ödemesi, 2 yıldan sonra ana para ödemesi yapılıyor. Bizim ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu borç yapılandırmasından çok borç tasviyesi. Vade ne yazık ki bu borçların ödenmesini sağlamıyor. Bütün kulüplerin farklı dinamikleri, sorunları var. Tek model herkese uymuyor. Belirli bir müddet finansal fair-play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı."
"Fener Ol kampanyasından kulübe 150 milyon TL geldi
"Fener Ol kampanyasına tekrar başlayacağız. Şu ana kadar 150 milyon lira kadar bir imkan sağladık. Hedefimiz 200 milyon liraydı. İhtiyacımız olana baktığımız zaman bu çok da fazla değil. 'Çorbada tuzum olsun' mantığını hayata geçirmek her kulübe nasip olmaz. Bizim ihtiyaçlarımız 4 ayaklı. Sıcak para bulmak, kısa vadede. Orta vadede Avrupa'ya gitmek, Şampiyonlar Ligi mümkünse. Genç oyuncu yetiştirip satabilmek, scouting. Bu oyunculardan faydalanabilip ileride nakde çevirebilmek."
"Elimizde bazı mega projeler var"
"Elimizde bazı mega projeler var. Kenan Evren arazisi konusunda Sayın Cumhurbaşkanımız bizi ziyaret etti. Kendisi bizi kırmadı, geldi, şereflendirdi. Tekrar teşekkür ediyorum. Fenerbahçe kayrılıyor meselesine gelince, Fenerbahçe en son kayrılan takımdır. Biz hakkımızı aldık. 3784 öğrenci için 106 derslik yapmışız, bunun üstüne bize yükümlülükleriniz yerine getirmedi dendi. Fenerbahçe, Kenan Evren Lisesi arazisini alabilmek için çok fedakarlık yaptı."
"Stadı taşımamız söz konusu değil"
"Uzun vadede kulüplerin mali sıkıntılarını gidermek için gayrimenkul projelerine ihtiyaç vardır. 2012 yılında Ülker Sports Arena'yı inşa ettik fakat iskan izni alınamamıştı. 6.5 sene sonra, özverili çalışmalarla Fenerbahçe Spor Kulübü buranın iskanını çıkardı. Fenerbahçe SK faizlerin çok yüksek olduğu bir dönemde, 0 devlet katkısıyla, kendi imkanlarıyla 85 milyon dolar harcayarak bu stadı, hiçbir sezon stadından ayrılmadan tamamladı. Stadı taşımamız söz konusu bile değil. "Biz bu stada her sene 1 milyon dolar kira ödüyorduk. 85 milyon dolar yatırdığımız stada her yıl 1 milyon dolar ödedik. Geçen sene kur sabitlendi, 4 milyon lira ödedik. Anadolu kulüplerinin ödediği kiralar ise komik rakamlar. Rekabet olarak baktığımızda çok adil bir rekabet ortamı değil statlara baktığımızda. Stadımızın her bir metrekaresinde Fenerbahçe yönetimlerinin, başkanlarının emeği vardır."
"Benfica'yı örnek alıyorum"
"Mali açıdan batak durumdayız. Avrupa'nın en yaşlı 3. ligiyiz. Yaşlı futbolculara sahip olduğunuz için 3 günde 1 maç yapmakta zorlanıyorsunuz, dolayısıyla Avrupa'da başarı zor oluyor. Alt yapıdan en az oyuncu çıkaran ülkeyiz, gençlere en az süre veren ligiz. Herhalde en yavaş liglerden biriyiz. Neredesinden bakarsanız gerideyiz. O yüzden iyi yönetildiğimizi söyleyemeyiz. Kafamızda bir vizyon, bir hayal var. Altyapısı, akademisi, tesisleşmesi, teknoloji kullanımı olsun... Ama bunlar zaman alacak. Bugünden yarına olacak şeyler değil. Bu konuda doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Avrupa'da Benfica kulübünü örnek alıyorum. Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde."
"Aziz Yıldırım ile seçimden sonra görüşmedim"
"Aziz Başkan'la ilişkim, tek taraflı bakarsak mükemmel. En son 3 Haziran Pazar sabahı oylama sürecinde el sıkıştık, ondan sonra hiç görüşemedik, konuşamadık. Bu süre zarfında kongre bitti, biz kazandık. Devir teslim sürecinde başkanımız katılmadı. Ondan sonra kendisine 2 kez ulaşmaya çalıştım, hem cep telefonundan hem ofisinden. Bir tanesi rahmetli Can Bartu'nun cenaze töreni içindi. Çok istedim gelsin bir konuşma yapsın. İkincisi de divan kurulu toplantısıydı."
"Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır"
"Allah her kulübe böyle bir taraftar kitlesi nasip etsin. Geçen sene bizi 1 dk yalnız bırakmadılar. Çok üzüldüler, kızanlar oldu. Ben ve yönetici arkadaşlarım onlara müteşekkiriz, mahcubuz. Bu mahcubiyeti gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır. Taraftar ruhum beni buraya getirdi. Onları anlayabiliyorum."
"Spor medyası Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir"
"Spor medyası benim için sıkıntılı. Spor medyası, Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir. Spor medyası yapıcı mıdır, yıkıcı mıdır? Bunu çok iyi analiz etmek lazım. Spor medyasının yıkıcı olduğunu görüyorum. Bu hakemler için de geçerli. Hakemlerin kendini ifade etme imkanı yok. Her türlü insan hatasına açığız ama bazen niyetten dolayı hatalar oluyor, bu bizi çok rahatsız ediyor.Hakemlik çok zor bir meslek ama sabahtan akşama kadar hakemler baskı altındalar. Türkiye'de belli başlı insanlar var. Bu insanlar istediklerini parlatıp, istediklerini yerden yere vuruyorlar. Belli hocaları takımın başına getirmeye kadar her işin peşindeler. Bizi en çok eleştiren FB TV olmuştur. Hiçbir şekilde sansürlemedim. Ben tenkit görüyordum. Ben sansüre karşıt bir insanım."
Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar"
"Futbolun paydaşları var, en önemlilerinden bir tanesi de yayıncı kuruluş. En önemli gelir kaynağımız sizden gelen yatırımlar. Yayıncı kuruluşa yüklenmek, boykot edin çağrısında bulunmak, bindiğiniz dalı kesmek demektir. Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar. Yayıncı kuruluşun başarısı, dönüp bize katkı sağlayacaktır. Bunu tartışmak bile abesle iştigal. Biz Fenerbahçe olarak bu konuda beIN SPORTS'a her türlü desteği vermeye hazırız. 4 hafta önce bunu konuştuk, fikirler bize geldi. Biz de bunun üstüne çalışacağız."
"Galatasaray ile pozitif ilişkiler kurmalıyız"
"Ezeli rakip, ebedi dost kavramı 3 Temmuz sürecinden sonra çok büyük darbe yedi. Biz Anadolu'ya indiğimiz zaman çok iyi karşılanıyoruz. Yöneticilerle çok iyi ilişkilerimiz var. Trabzon da dahil, kadın yöneticilerimiz de dahil. Tam kadro maça gittik çok iyi ağırlandık. Bu ortamı tesis edebilmemiz lazım. Galatasaray dışındaki kulüplerle ilişkimiz çok çok iyi. Türkiye'nin 2 en büyük kulübünün gerginlik içinde olmaması, toplumu germemesi, ayrıştırmaması lazım. Daha da önemlisi hep beraber pastayı büyüteceksek, hep beraber sorunları çözeceksek bu iki kulübün bilhassa aynı masa etrafında oturabilmesi lazım. Galatasaray'la pozitif ilişkiler kurmalıyız."
"Türkiye son durak olmamalı"
"Büyük ve güçlü bir devlet olacaksak, sportif anlamda da güçlü olmamız gerekiyor. Yabancı sınırını hep değiştirmişiz. Dönüp bakmak lazım hangisi katkı sağladı, hangisi sağlamadı diye. Türk futbolu baştan aşağı yeniden dizayn edilmeli. Biz olalım olmayalım. Buraya bir devlet stratejisi de gerekiyor. Azaltmak kadar, sayı kadar önemli bir şey var. Yabancı futbolcuların niteliği. Burası son durak olmamalı. 800 bin Euro maaş alan oyuncunun burada 2-3 milyon Euro maaş almaması lazım. İleriye dönük adımlarımızı attık, ancak Türkiye için en iyi olan neyse, onu yapmaya hazırız."
"VAR'ın sonuna kadar destekçisiyiz. Teknolojiden bahsediyoruz sonuçta. Alıştık, alışmaya devam ediyoruz. Teniste var, voleybolda var, basketbolda var. Belki de İFAB bunu getirecektir. Her takımın her devre 2 kere itiraz hakkı olmalı. Bazı pozisyonlar var, anlaşılır gibi değil."
"TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum"
"Federasyon çok yeni, daha yarım sezonu bile doldurmadı. Bugünkü TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum çünkü artık son duraktayız. Ne yazık ki federasyonlarımız futbola vermeleri gereken katma değeri bugüne kadar veremedi. Biz 1 kişiyi ne Futbol Federasyonu Kurulu'na, ne de başka bir kurula önerdik. Lobi yapmadık çünkü bu felsefeye karşıyız. 3 o takımın, 3 şu takımın, 3 bu takımın temsilcisi olmamalı. TFF liyakat bazlı, futbolun değişik kademelerinde hizmet edecek kalifiye insanlardan oluşmalı. Büyük kulüplerin temsilcileri olacak, diğer kulüplerin olmayacak. Çok saçma geliyor bana bu sistem. TFF'de görev yapan kişiler, formalarını üzerlerinden çıkartamıyorlar. Böyle olduğu sürece futbolumuz kesinlikle kalkınmaz. Hem Nihat Bey'in hem de ekibinin başarılı olmasını çok istiyorum."
"İnşallah şampiyon olacağız"
"Futbol takımımızdan memnunuz ama daha gidecek çok yolumuz var. Bugüne kadar Luiz Gustavo'nun kalitesinde bir oyuncu, o mevkiye ya gelmemiştir ya da çok az gelmiştir. Transfer yaparken bas bas bağırmıyoruz. Luiz Gustavo gibi bir oyuncuyu getirdik, imzalattık. Bizim mütevazi bir duruşumuz var. En memnun olduğum şeylerden biri, Damien ile Ersun hocanın ilişkisi. İnşallah şampiyon olacağız."
"Son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz"
"Ersun hoca bir rapor yolladı, son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz. En fazla yerli oyuncunun oynadığı takım Fenerbahçe. 9 hafta itibariyle, oynanan 810 dk ve uzatmalarla, ilk 11'de oynayan ve sonradan oyuna giren oyuncularla ligin en genç 4. takımıyız. Saha dışında müthiş bir takım ruhu, sahiplenme ve kenetlenme var. Geçen sene en çok bunu arıyorduk. O aidiyet duygusu, o sahiplenme, o taraftarı anlama hususunda Türk oyuncuların çok önemli olduğunu geçen sene tespit etmiştik. Emre'yi getirmemizin sebeplerinden biri de buydu. Taraftarımızın beklediği tarzda futbol oynuyoruz. Takımımıza Luiz Gustavo gibi bir lideri kattık. Vedat, başka takıma gitsek yazık olurdu. Fenerbahçe onun kalbinde. Hata yaptıktan sonra Altay'ı arıyorum, geleceğimizin kalecisi. Tolga Ciğerci... Hangi takım böyle bir oyuncuya sabır gösterir? Sabır gösterdik çünkü karakterine inandık, sağlık ekibimiz iyi işler gerçekleştirdi. Mükemmel bir sağlık ekibimiz var."
"Alex ve Volkan'a jübile yapmak istiyorum"
"Volkan Demirel, Fenerbahçe'nin çok önemli bir değeridir. Volkan'ın uzun yıllar boyunca Fenerbahçe'ye katkı vermesini bekliyorum. Benim hayalimde hem Alex'e hem Volkan'a jubile yapmak var. Alex'le son dönemde çok görüştük. Alex'in Fenerbahçe dünyasının bir yerinde, yörüngesinde değil, içinde olması gerekiyor. "Bu elçi olarak mı olur, bizi temsil mi eder, ileride Fenerbahçe teknik direktörü mü olur, sportif direktör mü olur bilemiyorum ama Alex, Fenerbahçe dünyasında olacaktır. Anelka, Roberto Carlos, Van Hooijdonk, Appiah gibi oyuncular, Fenerbahçe'nin yurt dışındaki elçisi olmalı."
"İlk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır"
"3 Temmuz sürecinde yaşadığımız manevi kayıplarımızı hiçbir zaman tazmin edemeyeceğiz. O gün yaşadıklarımızı bir biz biliriz bir de Allah, yapayalnızdık. Bu alçak örgüt bize saldırdı, biz boyun eğmedik. Devleti, Başbakanı, Cumhurbaşkanını hedef alan bu örgüte karşı ilk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır. Zaman geldi, Fenerbahçe'nin haklılığı ortaya çıktı. 'Fenerbahçe'ye helal olsun' diyenler oldu. Durumumuzdan faydalananlar oldu. Objektif bakan ve vicdanı olan hiçbir kimse Fenerbahçe'nin hakkı yenmedi diyemez. Bundan faydalananlar oldu. Bugün bu örgüt aleyhinde konuşanlar, o gün bize yapılanları öve öve bitiremiyorlardı. Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak her zaman hukukun ve adaletin üstünlüğüne inandık, inanıyoruz."

 


2026 Dünya Kupası sırasında en çok hangi takım seyahat etti?

Dünya Kupası çeyrek finalistleri arasında en az deplasman yapan ülke Fransa oldu (AFP)
Dünya Kupası çeyrek finalistleri arasında en az deplasman yapan ülke Fransa oldu (AFP)
TT

2026 Dünya Kupası sırasında en çok hangi takım seyahat etti?

Dünya Kupası çeyrek finalistleri arasında en az deplasman yapan ülke Fransa oldu (AFP)
Dünya Kupası çeyrek finalistleri arasında en az deplasman yapan ülke Fransa oldu (AFP)

2026 FIFA Dünya Kupası çeyrek finaline yükselen takımlar, sahadaki mücadele kadar saha dışındaki zorlu seyahat programlarıyla da dikkat çekiyor. Turnuvanın ilk kez 48 takımla düzenlenmesi, Kuzey Amerika genelinde takımların binlerce kilometre yol kat etmesine neden olurken, bazı ekipler daha avantajlı bir fikstürden yararlandı.

The Athletic'in verilerine göre İngiltere, turnuva boyunca yaklaşık 10 bin 900 mil yol kat ederek çeyrek finale kalan ekipler arasında zirvede yer aldı. İngilizler, Kansas City'deki kamp merkezinden Dallas, Boston, New York, Atlanta, Mexico City ve Miami'ye yaptığı yolculukların ardından çeyrek finalde Norveç ile karşılaşacak.

Buna karşın Fransa, yaklaşık 2 bin millik yolculukla en az seyahat eden takım oldu. Boston'da sabit bir kamp kuran Fransızlar, maçlarının neredeyse tamamını ABD'nin doğu kıyısında oynayarak yarı finale yükselmeden önce fiziksel açıdan önemli bir avantaj elde etti.

İsviçre de turnuvada en fazla yol kat eden ekiplerden biri oldu. San Diego, San Francisco, Los Angeles ve Vancouver arasında seyahat eden İsviçre, çeyrek finalde Arjantin ile karşılaşmak üzere Kansas City'ye geçerken toplamda yaklaşık 6 bin 87 mil yol yaptı.

İspanya ise turnuvaya Tennessee eyaletindeki Chattanooga'da başladı. Ardından Long Beach, Los Angeles ve Dallas'a giden İspanyol ekibi daha sonra yeniden batı kıyısına döndü. Yoğun seyahat programına rağmen performansından ödün vermeyen İspanya, Avusturya ve Portekiz'i eleyerek çeyrek finale yükseldi.

Belçika ise Seattle yakınlarındaki Renton'da kurduğu kamp sayesinde en istikrarlı seyahat programlarından birine sahip oldu. Şarku’l Avsat’ın The Athletic'ten aktardığına göre maçlarının büyük bölümünü Seattle ve Vancouver'da oynayan Belçikalılar, İspanya ile oynayacakları çeyrek final karşılaşması için Los Angeles'a geçti.

Fas, Arjantin ve Norveç de sabit kamp merkezlerini tercih eden takımlar arasında yer aldı. Ancak maç takvimi nedeniyle bu ekipler de özellikle her karşılaşmanın ardından kamplarına geri dönmeleri sebebiyle görece uzun yolculuklar yapmak zorunda kaldı.

Oyuncular sahada finale uzanma mücadelesi verirken, kat edilen mesafeler de turnuvanın kritik aşamalarında performansı etkileyebilecek önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. 2026 Dünya Kupası hem katılımcı sayısı hem de coğrafi genişliği bakımından organizasyon tarihinin en büyük turnuvası olma özelliğini taşıyor.


Harry Kane: Haaland bir "canavar" ve gol makinesi ama hepimizin kendine özgü bir tarzı var

Harry Kane, maç öncesi düzenlenen basın toplantısında (AFP)
Harry Kane, maç öncesi düzenlenen basın toplantısında (AFP)
TT

Harry Kane: Haaland bir "canavar" ve gol makinesi ama hepimizin kendine özgü bir tarzı var

Harry Kane, maç öncesi düzenlenen basın toplantısında (AFP)
Harry Kane, maç öncesi düzenlenen basın toplantısında (AFP)

İngiltere Milli Takımı kaptanı Harry Kane, Kuzey Amerika’da düzenlenen Dünya Kupası’nın çeyrek finalinde Norveç ile oynayacakları kritik karşılaşma öncesinde, rakibi Erling Haaland’a övgüler yağdırdı. Miami’deki mücadele öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan Kane, Norveçli yıldızı "bir gol makinesi" ve "canavar" olarak nitelendirdi.

Haaland'ın ilk büyük turnuvasında çıktığı 4 maçta 7 gol atarak gösterdiği performansa dikkat çeken Kane, şunları söyledi:

"İkimiz de forvet olsak da tamamen farklı oyun tarzlarına sahibiz. Erling inanılmaz bir oyuncu, fiziksel olarak bir makine gibi; tam bir canavar. Bitiriciliği en üst seviyede. Ancak ben oyuna biraz daha fazla dahil olmayı, topla daha fazla buluşmayı seviyorum. İkimizi kıyaslamanın doğru olduğunu düşünmüyorum."

Önceliğim Altın Ayakkabı değil, Dünya Kupası

Turnuva genelinde Messi ve Mbappe ile birlikte gol krallığı yarışında olan Kane, kişisel başarıdan ziyade takım hedeflerine odaklandığını vurguladı:

"Gol atmak bir forvet olarak görevim ve gol attıkça takımımın kazanmasına yardımcı oluyorum. Ancak ana hedefim, tekrar Altın Ayakkabı kazanmaktan ziyade Dünya Kupası’nı evimize götürmek. İngiltere olarak 60 yıllık kupa hasretine son vermeye çok yaklaştık."

Tarih yazmaya hazırız

İngiltere’nin son yıllarda katıldığı turnuvalarda elde ettiği istikrarlı başarıya dikkat çeken Kane, önlerindeki 8 günlük sürecin İngiliz futbol tarihi için bir dönüm noktası olabileceğini belirtti:

"Hazırlık kampımızdan bu yana tam olarak istediğimiz noktadayız. Birçok zorlu maçı geride bıraktık. Şimdi final sprintine giriyoruz. Hayallerimizi gerçekleştirmek için herkesin en yüksek seviyede oynaması gerekiyor."

Dünya Kupası'nda bu yıl forvet oyuncularının form grafiğinin oldukça yüksek olduğuna değinen Kane, bu rekabetin kendisini daha iyi olmaya zorladığını ifade etti. Norveç’i eleyerek yarı finale yükselmek isteyen İngiltere, yarınki maçta galibiyet için sahaya çıkacak.


Scaloni: Arjantin'in "asla pes etmeyen" bir takım olmasını istiyorum

Lionel Scaloni, Arjantin Teknik Direktörü (AFP)
Lionel Scaloni, Arjantin Teknik Direktörü (AFP)
TT

Scaloni: Arjantin'in "asla pes etmeyen" bir takım olmasını istiyorum

Lionel Scaloni, Arjantin Teknik Direktörü (AFP)
Lionel Scaloni, Arjantin Teknik Direktörü (AFP)

Dünya Kupası'nın son şampiyonu Arjantin, Kuzey Amerika'da düzenlenen turnuvanın çeyrek finalinde yarın İsviçre ile kozlarını paylaşıyor. Kansas City'deki Arrowhead Stadyumu'nda oynanacak karşılaşma öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Arjantin Teknik Direktörü Lionel Scaloni, takımının saha içi kimliği ve hedefleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Bırakmak istediğim miras  

Arjantin halkının futbola olan "tutkusuna" vurgu yapan Scaloni, takımının taraftarlar nezdindeki yerini şu sözlerle tarif etti:

"Sadece kupa kazanmak için oynamıyoruz. 10 yaşındaki bir çocuğun o tutkuyla 'Arjantin' diye bağırdığını görmek gerçekten çok etkileyici. Teknik ekip ve oyuncular olarak bu duygular için oynuyoruz. Bu takımın 'asla pes etmeyen' bir ekip olarak hatırlanmasını istiyorum; benim bırakmak istediğim miras budur."

Messi’ye övgü: İstediği sürece en iyisi

Kuzey Amerika'daki turnuvaya Cezayir'e karşı yaptığı hat-trick ile fırtına gibi başlayan ve şu an 8 golle Altın Ayakkabı yarışının zirvesinde bulunan Lionel Messi hakkında da konuşan Scaloni, süper yıldızın performansına hayranlığını dile getirdi:

"39 yaşındaki Messi için bazen sınırları zorlayamayacağı düşünülüyor, ancak ben her zaman söyledim: İstediği sürece o dünyanın en iyisi olmaya devam edecek. Onun antrenmanlardaki halini gördükten sonra, Barcelona'da 23 yaşındaki halinin nasıl olduğunu hayal bile edemiyorum."

İsviçre tehlikesi

Çeyrek finaldeki rakipleri İsviçre'yi yakından tanıdıklarını belirten Scaloni, Granit Xhaka liderliğindeki İsviçre'nin disiplinli ve fiziksel gücü yüksek bir takım olduğunu hatırlatarak uyarıda bulundu:

"İsviçre'nin Dünya Kupası geçmişi oldukça köklü. Kolombiya gibi turnuvanın formda takımlarından birini eleyerek buraya geldiler. Fiziksel olarak çok güçlüler ve bizi zorlu bir maç bekliyor. Bütün rakiplerimize duyduğumuz gibi onlara da büyük saygı duyuyoruz."

Arjantin, 11 maçlık yenilmezlik serisini sürdürerek, 1962'deki Brezilya'dan sonra unvanını koruyan ilk takım olmayı hedefliyor. Arjantin'in İsviçre'yi elemesi durumunda yarı finalde İngiltere-Norveç maçının galibiyle karşılaşması bekleniyor.