Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum
TT

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Avrupa'da Benfica kulübünü örnek aldığını söyleyerek, "Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde" dedi.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, yayıncı kuruluşta "Ali Koç Özel" programında gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Koç'un açıklamalarından satır başları şöyle:
"Zor bir seneyi geride bıraktık"
"Yoğun bir seçim kampanyası sonrası, Fenerbahçe kongre üyelerinin teveccühü ile büyük bir farkla seçildik. Büyük bir beklentiyle geldik. Değişiklik bekleyen bir kitle vardı. Seçildiğimiz gün sorsaydınız, 'En kötü senaryoyu çiz' deseydiniz, bu kadarını çizemezdik. Yapısal reformlar yapmak için yola çıkmıştık ama kriz yönetmekten reform süreci yavaşlamış oldu. Tamamen durmadı tabii ki, yaptığımız güzel işler de var. Zor bir seneyi geride bıraktık. Çıktığımız yolda orta ve uzun vadeli hedeflerimiz vardı. Bunların hiçbiri değişmedi. Temel hedeflerimiz, ana unsurlarımız hala devam etmekte."
"Her sene 1.2 milyar TL nakte ihtiyacımız var"
"Mali konuları aylardır anlatıyoruz. Bence camia olarak içinde bulunduğumuz finansal sorunların pek farkında değiller. Bizim miras aldığımız yük, diğer kulüplere göre kat be kat fazla. 120-130 milyon Euro kadar bir girdimiz oldu. Gelirlerimiz \%80-90'ı borçlara gidiyor. Her sene 1.2 milyar lira nakde ihtiyacımız var."
"Belli bir müddet finansal Fair-Play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı"
"Fenerbahçe'nin her sene aşağı yukarı oluşturduğu nakit, 800 milyon lira ile 1 milyar arasında değişiyor. Fenerbahçe olarak yeniden yapılandırmaya imza atmadık değil, atamadık, atmaya ihtiyacımız var. Devletimize ve bankalara, bu sorunu giderme adımı attıkları ve kulüplerin kendi imkanlarıyla dönemeyeceğini gördükleri ve yapılandırmaya girdikleri için teşekkür ediyorum. Mevcut düzende herkese aynı şartlar uygulanıyor. Büyük kulüplerimizden 1 tanesinin sorununu çözüyor mevcut şartlar. 5, 20, 60 yaşında insanlara aynı elbiseyi dikmek gibi. 2 yıl faiz ödemesi, 2 yıldan sonra ana para ödemesi yapılıyor. Bizim ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu borç yapılandırmasından çok borç tasviyesi. Vade ne yazık ki bu borçların ödenmesini sağlamıyor. Bütün kulüplerin farklı dinamikleri, sorunları var. Tek model herkese uymuyor. Belirli bir müddet finansal fair-play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı."
"Fener Ol kampanyasından kulübe 150 milyon TL geldi
"Fener Ol kampanyasına tekrar başlayacağız. Şu ana kadar 150 milyon lira kadar bir imkan sağladık. Hedefimiz 200 milyon liraydı. İhtiyacımız olana baktığımız zaman bu çok da fazla değil. 'Çorbada tuzum olsun' mantığını hayata geçirmek her kulübe nasip olmaz. Bizim ihtiyaçlarımız 4 ayaklı. Sıcak para bulmak, kısa vadede. Orta vadede Avrupa'ya gitmek, Şampiyonlar Ligi mümkünse. Genç oyuncu yetiştirip satabilmek, scouting. Bu oyunculardan faydalanabilip ileride nakde çevirebilmek."
"Elimizde bazı mega projeler var"
"Elimizde bazı mega projeler var. Kenan Evren arazisi konusunda Sayın Cumhurbaşkanımız bizi ziyaret etti. Kendisi bizi kırmadı, geldi, şereflendirdi. Tekrar teşekkür ediyorum. Fenerbahçe kayrılıyor meselesine gelince, Fenerbahçe en son kayrılan takımdır. Biz hakkımızı aldık. 3784 öğrenci için 106 derslik yapmışız, bunun üstüne bize yükümlülükleriniz yerine getirmedi dendi. Fenerbahçe, Kenan Evren Lisesi arazisini alabilmek için çok fedakarlık yaptı."
"Stadı taşımamız söz konusu değil"
"Uzun vadede kulüplerin mali sıkıntılarını gidermek için gayrimenkul projelerine ihtiyaç vardır. 2012 yılında Ülker Sports Arena'yı inşa ettik fakat iskan izni alınamamıştı. 6.5 sene sonra, özverili çalışmalarla Fenerbahçe Spor Kulübü buranın iskanını çıkardı. Fenerbahçe SK faizlerin çok yüksek olduğu bir dönemde, 0 devlet katkısıyla, kendi imkanlarıyla 85 milyon dolar harcayarak bu stadı, hiçbir sezon stadından ayrılmadan tamamladı. Stadı taşımamız söz konusu bile değil. "Biz bu stada her sene 1 milyon dolar kira ödüyorduk. 85 milyon dolar yatırdığımız stada her yıl 1 milyon dolar ödedik. Geçen sene kur sabitlendi, 4 milyon lira ödedik. Anadolu kulüplerinin ödediği kiralar ise komik rakamlar. Rekabet olarak baktığımızda çok adil bir rekabet ortamı değil statlara baktığımızda. Stadımızın her bir metrekaresinde Fenerbahçe yönetimlerinin, başkanlarının emeği vardır."
"Benfica'yı örnek alıyorum"
"Mali açıdan batak durumdayız. Avrupa'nın en yaşlı 3. ligiyiz. Yaşlı futbolculara sahip olduğunuz için 3 günde 1 maç yapmakta zorlanıyorsunuz, dolayısıyla Avrupa'da başarı zor oluyor. Alt yapıdan en az oyuncu çıkaran ülkeyiz, gençlere en az süre veren ligiz. Herhalde en yavaş liglerden biriyiz. Neredesinden bakarsanız gerideyiz. O yüzden iyi yönetildiğimizi söyleyemeyiz. Kafamızda bir vizyon, bir hayal var. Altyapısı, akademisi, tesisleşmesi, teknoloji kullanımı olsun... Ama bunlar zaman alacak. Bugünden yarına olacak şeyler değil. Bu konuda doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Avrupa'da Benfica kulübünü örnek alıyorum. Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde."
"Aziz Yıldırım ile seçimden sonra görüşmedim"
"Aziz Başkan'la ilişkim, tek taraflı bakarsak mükemmel. En son 3 Haziran Pazar sabahı oylama sürecinde el sıkıştık, ondan sonra hiç görüşemedik, konuşamadık. Bu süre zarfında kongre bitti, biz kazandık. Devir teslim sürecinde başkanımız katılmadı. Ondan sonra kendisine 2 kez ulaşmaya çalıştım, hem cep telefonundan hem ofisinden. Bir tanesi rahmetli Can Bartu'nun cenaze töreni içindi. Çok istedim gelsin bir konuşma yapsın. İkincisi de divan kurulu toplantısıydı."
"Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır"
"Allah her kulübe böyle bir taraftar kitlesi nasip etsin. Geçen sene bizi 1 dk yalnız bırakmadılar. Çok üzüldüler, kızanlar oldu. Ben ve yönetici arkadaşlarım onlara müteşekkiriz, mahcubuz. Bu mahcubiyeti gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır. Taraftar ruhum beni buraya getirdi. Onları anlayabiliyorum."
"Spor medyası Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir"
"Spor medyası benim için sıkıntılı. Spor medyası, Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir. Spor medyası yapıcı mıdır, yıkıcı mıdır? Bunu çok iyi analiz etmek lazım. Spor medyasının yıkıcı olduğunu görüyorum. Bu hakemler için de geçerli. Hakemlerin kendini ifade etme imkanı yok. Her türlü insan hatasına açığız ama bazen niyetten dolayı hatalar oluyor, bu bizi çok rahatsız ediyor.Hakemlik çok zor bir meslek ama sabahtan akşama kadar hakemler baskı altındalar. Türkiye'de belli başlı insanlar var. Bu insanlar istediklerini parlatıp, istediklerini yerden yere vuruyorlar. Belli hocaları takımın başına getirmeye kadar her işin peşindeler. Bizi en çok eleştiren FB TV olmuştur. Hiçbir şekilde sansürlemedim. Ben tenkit görüyordum. Ben sansüre karşıt bir insanım."
Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar"
"Futbolun paydaşları var, en önemlilerinden bir tanesi de yayıncı kuruluş. En önemli gelir kaynağımız sizden gelen yatırımlar. Yayıncı kuruluşa yüklenmek, boykot edin çağrısında bulunmak, bindiğiniz dalı kesmek demektir. Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar. Yayıncı kuruluşun başarısı, dönüp bize katkı sağlayacaktır. Bunu tartışmak bile abesle iştigal. Biz Fenerbahçe olarak bu konuda beIN SPORTS'a her türlü desteği vermeye hazırız. 4 hafta önce bunu konuştuk, fikirler bize geldi. Biz de bunun üstüne çalışacağız."
"Galatasaray ile pozitif ilişkiler kurmalıyız"
"Ezeli rakip, ebedi dost kavramı 3 Temmuz sürecinden sonra çok büyük darbe yedi. Biz Anadolu'ya indiğimiz zaman çok iyi karşılanıyoruz. Yöneticilerle çok iyi ilişkilerimiz var. Trabzon da dahil, kadın yöneticilerimiz de dahil. Tam kadro maça gittik çok iyi ağırlandık. Bu ortamı tesis edebilmemiz lazım. Galatasaray dışındaki kulüplerle ilişkimiz çok çok iyi. Türkiye'nin 2 en büyük kulübünün gerginlik içinde olmaması, toplumu germemesi, ayrıştırmaması lazım. Daha da önemlisi hep beraber pastayı büyüteceksek, hep beraber sorunları çözeceksek bu iki kulübün bilhassa aynı masa etrafında oturabilmesi lazım. Galatasaray'la pozitif ilişkiler kurmalıyız."
"Türkiye son durak olmamalı"
"Büyük ve güçlü bir devlet olacaksak, sportif anlamda da güçlü olmamız gerekiyor. Yabancı sınırını hep değiştirmişiz. Dönüp bakmak lazım hangisi katkı sağladı, hangisi sağlamadı diye. Türk futbolu baştan aşağı yeniden dizayn edilmeli. Biz olalım olmayalım. Buraya bir devlet stratejisi de gerekiyor. Azaltmak kadar, sayı kadar önemli bir şey var. Yabancı futbolcuların niteliği. Burası son durak olmamalı. 800 bin Euro maaş alan oyuncunun burada 2-3 milyon Euro maaş almaması lazım. İleriye dönük adımlarımızı attık, ancak Türkiye için en iyi olan neyse, onu yapmaya hazırız."
"VAR'ın sonuna kadar destekçisiyiz. Teknolojiden bahsediyoruz sonuçta. Alıştık, alışmaya devam ediyoruz. Teniste var, voleybolda var, basketbolda var. Belki de İFAB bunu getirecektir. Her takımın her devre 2 kere itiraz hakkı olmalı. Bazı pozisyonlar var, anlaşılır gibi değil."
"TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum"
"Federasyon çok yeni, daha yarım sezonu bile doldurmadı. Bugünkü TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum çünkü artık son duraktayız. Ne yazık ki federasyonlarımız futbola vermeleri gereken katma değeri bugüne kadar veremedi. Biz 1 kişiyi ne Futbol Federasyonu Kurulu'na, ne de başka bir kurula önerdik. Lobi yapmadık çünkü bu felsefeye karşıyız. 3 o takımın, 3 şu takımın, 3 bu takımın temsilcisi olmamalı. TFF liyakat bazlı, futbolun değişik kademelerinde hizmet edecek kalifiye insanlardan oluşmalı. Büyük kulüplerin temsilcileri olacak, diğer kulüplerin olmayacak. Çok saçma geliyor bana bu sistem. TFF'de görev yapan kişiler, formalarını üzerlerinden çıkartamıyorlar. Böyle olduğu sürece futbolumuz kesinlikle kalkınmaz. Hem Nihat Bey'in hem de ekibinin başarılı olmasını çok istiyorum."
"İnşallah şampiyon olacağız"
"Futbol takımımızdan memnunuz ama daha gidecek çok yolumuz var. Bugüne kadar Luiz Gustavo'nun kalitesinde bir oyuncu, o mevkiye ya gelmemiştir ya da çok az gelmiştir. Transfer yaparken bas bas bağırmıyoruz. Luiz Gustavo gibi bir oyuncuyu getirdik, imzalattık. Bizim mütevazi bir duruşumuz var. En memnun olduğum şeylerden biri, Damien ile Ersun hocanın ilişkisi. İnşallah şampiyon olacağız."
"Son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz"
"Ersun hoca bir rapor yolladı, son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz. En fazla yerli oyuncunun oynadığı takım Fenerbahçe. 9 hafta itibariyle, oynanan 810 dk ve uzatmalarla, ilk 11'de oynayan ve sonradan oyuna giren oyuncularla ligin en genç 4. takımıyız. Saha dışında müthiş bir takım ruhu, sahiplenme ve kenetlenme var. Geçen sene en çok bunu arıyorduk. O aidiyet duygusu, o sahiplenme, o taraftarı anlama hususunda Türk oyuncuların çok önemli olduğunu geçen sene tespit etmiştik. Emre'yi getirmemizin sebeplerinden biri de buydu. Taraftarımızın beklediği tarzda futbol oynuyoruz. Takımımıza Luiz Gustavo gibi bir lideri kattık. Vedat, başka takıma gitsek yazık olurdu. Fenerbahçe onun kalbinde. Hata yaptıktan sonra Altay'ı arıyorum, geleceğimizin kalecisi. Tolga Ciğerci... Hangi takım böyle bir oyuncuya sabır gösterir? Sabır gösterdik çünkü karakterine inandık, sağlık ekibimiz iyi işler gerçekleştirdi. Mükemmel bir sağlık ekibimiz var."
"Alex ve Volkan'a jübile yapmak istiyorum"
"Volkan Demirel, Fenerbahçe'nin çok önemli bir değeridir. Volkan'ın uzun yıllar boyunca Fenerbahçe'ye katkı vermesini bekliyorum. Benim hayalimde hem Alex'e hem Volkan'a jubile yapmak var. Alex'le son dönemde çok görüştük. Alex'in Fenerbahçe dünyasının bir yerinde, yörüngesinde değil, içinde olması gerekiyor. "Bu elçi olarak mı olur, bizi temsil mi eder, ileride Fenerbahçe teknik direktörü mü olur, sportif direktör mü olur bilemiyorum ama Alex, Fenerbahçe dünyasında olacaktır. Anelka, Roberto Carlos, Van Hooijdonk, Appiah gibi oyuncular, Fenerbahçe'nin yurt dışındaki elçisi olmalı."
"İlk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır"
"3 Temmuz sürecinde yaşadığımız manevi kayıplarımızı hiçbir zaman tazmin edemeyeceğiz. O gün yaşadıklarımızı bir biz biliriz bir de Allah, yapayalnızdık. Bu alçak örgüt bize saldırdı, biz boyun eğmedik. Devleti, Başbakanı, Cumhurbaşkanını hedef alan bu örgüte karşı ilk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır. Zaman geldi, Fenerbahçe'nin haklılığı ortaya çıktı. 'Fenerbahçe'ye helal olsun' diyenler oldu. Durumumuzdan faydalananlar oldu. Objektif bakan ve vicdanı olan hiçbir kimse Fenerbahçe'nin hakkı yenmedi diyemez. Bundan faydalananlar oldu. Bugün bu örgüt aleyhinde konuşanlar, o gün bize yapılanları öve öve bitiremiyorlardı. Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak her zaman hukukun ve adaletin üstünlüğüne inandık, inanıyoruz."

 


Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
TT

Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta rotamızı hava sporlarına çevirip Dünya Kanopi Formasyonu ve Wingsuit Uçuşu Şampiyonaları'nı inceliyoruz.

Paraşütçülerin gökyüzünde birbirlerinin paraşütlerine tutunarak oluşturduğu şekiller, ilk bakışta havada sergilenen tehlikeli bir gösteriyi andırabilir.

Oysa bu hareketlerin arkasında sıkı bir takım çalışması, hassas zamanlama ve ileri düzey paraşüt kontrolü var. Gökyüzünde hızla ilerleyen sporcuların birbirleriyle kurduğu bağlantılar, saniyeler içinde tamamlanması gereken bir yarışın parçası.

Hava sporlarının bir başka dalında ise sporcular, kolları ve bacakları arasındaki özel kumaş yüzeyler sayesinde düşüşlerini kontrollü bir süzülüşe dönüştürüyor. 

Paraşüt formasyonu ve wingsuit uçuşu, insanın gökyüzündeki hareket kabiliyetini farklı biçimlerde sınayan iki ayrı disiplin.

Her iki sporun en iyi isimleri, 8-14 Ekim'de ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Lake Elsinore kentinde düzenlenen 22. FAI Dünya Paraşüt Formasyonu Şampiyonası ve 6. FAI Dünya Wingsuit Uçuşu Şampiyonası'nda bir araya geliyor. 

Şampiyonaların son günü olan 14 Ekim, Uluslararası Hava Sporları Günü kutlamalarına da denk geliyor. FAI'nin resmi programı, iki disiplinde toplam 5 yarışma kategorisi bulunduğunu gösteriyor.

Paraşütler birbirine nasıl bağlanıyor?

İngilizcede Canopy Formation adı verilen paraşüt formasyonu, geçmişte Canopy Relative Work veya kısaca CRW olarak da biliniyordu. 

Bu disiplinde sporcular, uçaktan atladıktan hemen sonra paraşütlerini açıyor ve havada birbirlerine yaklaşarak paraşütleriyle bağlantı kuruyor. 

Sporun 1980'lerde gelişmeye başladığını belirten Dünya Hava Sporları Federasyonu (FAI), zamanla bu becerilerin resmi yarışma disiplinine dönüştüğünü aktarıyor. 

Formasyon oluşturmanın temelinde, sporcuların birbirlerinin paraşüt iplerine veya bağlantı noktalarına tutunarak kontrollü bir düzen kurması yatıyor. 

Örneğin dikey bir dizilimde bir paraşütçü, ayaklarıyla altındaki sporcunun paraşütünün üst bölümüne tutunabiliyor. Böylece paraşütler üst üste sıralanarak gökyüzünde hareket eden bir kule görünümü ortaya çıkıyor.

Ancak formasyonu kurmak tek başına yeterli değil. Sporcuların bağlantıları doğru sırayla oluşturması, hareketlerini takım arkadaşlarının hızına göre ayarlaması ve dizilimi bozmadan manevra yapması gerekiyor. 

Hatalı bir hareket, hem takımın puan kaybetmesine hem de tehlikeli bir duruma yol açabiliyor.

Zamana karşı yarış

Paraşüt formasyonunda üç temel yarışma türü var: İkili sıralı formasyon, dörtlü sıralı formasyon ve dörtlü rotasyon.

İkili sıralı formasyonda iki sporcu, önceden belirlenen şekilleri bir dakika içinde tamamlamaya çalışıyor. Dörtlü sıralı formasyonda ise 4 kişilik ekipler, önceden belirlenen formasyon dizisini 2 dakika içinde mümkün olduğunca çok kez doğru biçimde tamamlayarak puan topluyor.

Her iki kategoride de takımın performansı, iniş sonrasında hakemlere sunulan video kayıtları üzerinden değerlendiriliyor.

Dörtlü rotasyonda amaç, paraşütçülerin oluşturduğu dikey dizilimi sürekli hareket halinde tutmak. 4 kişilik ekip başlangıç formasyonunu kurduktan sonra en üstteki sporcu bağlantıyı bırakıp dizilimin altına geçiyor. 

Ardından sıradaki sporcu aynı hareketi tekrarlıyor. Her başarılı rotasyon takıma puan kazandırıyor. Bu kategoride ekiplerin başlangıç formasyonunu kurmak için 30 saniyesi, puan toplamak için de 90 saniyesi bulunuyor.

Bu nedenle paraşüt formasyonu yalnızca cesaretle ilgili değil. Sporcuların birbirlerinin hareketlerini okuyabilmesi, doğru anda bağlantı kurması ve formasyonun devamını önceden planlaması gerekiyor. Gökyüzünde birkaç saniye süren bir hareketin arkasında uzun bir eğitim ve tekrar süreci bulunuyor.

Bir kıyafet insanı nasıl süzülür hale getiriyor?

Wingsuit uçuşu, paraşüt formasyonundan farklı bir beceriye dayanıyor. İngilizcede "kanat kıyafeti" anlamına gelen wingsuit, kollarla gövde ve bacaklar arasında gerilen özel kumaş yüzeylerden oluşuyor. 

Bu yüzeyler hava akımıyla dolarak vücudun havayla temas eden alanını artırıyor ve kaldırma kuvveti oluşturuyor.

Böylece sporcu, geleneksel paraşüt atlayışındaki gibi büyük ölçüde dikey düşmek yerine ileri doğru hareket ederek daha yavaş irtifa kaybediyor. Bu, bir uçağın yaptığı gibi yukarı doğru uçmak anlamına gelmiyor; kontrollü bir süzülüşten söz ediliyor. 

Uygun koşullarda deneyimli bir wingsuit sporcusu, dikey yönde 1 metre alçalırken yatayda yaklaşık 3 metre ilerleyebiliyor. Bu oran, uçuş tekniğine ve koşullara göre değişebiliyor.

Wingsuit uçuşunun kökleri 20. yüzyılın başlarına uzanıyor. Avusturya doğumlu terzi Franz Reichelt, 1912'de kendi tasarladığı paraşüt benzeri bir kıyafetle Eyfel Kulesi'nden atlayarak insanın süzülmesini sağlayacak bir tasarımı denedi. 

Deneme başarısız oldu. Sonraki yıllarda farklı kumaş ve kanat tasarımları geliştirildi ancak ilk örneklerin kontrol edilmesi son derece zordu.

1990'larda Fransız paraşütçü Patrick de Gayardon'un geliştirdiği tasarımlar daha kontrollü uçuşun önünü açtı. 1999'da Fin Jari Kuosma'yla Hırvat tasarımcı Robert Pečnik'in ticari wingsuit modellerini piyasaya sürmesi ve eğitmenlik programlarının gelişmesiyle spor daha geniş bir çevreye yayıldı.

Hız, mesafe ve akrobasi

Wingsuit yarışmalarında iki ana kategori bulunuyor: Performans uçuşu ve akrobatik uçuş. 

FAI, performans kategorisinde sporcuların havada kalma süresini, yatayda katettikleri mesafe ve hızlarını ayrı ayrı ölçüyor. GPS kayıtlarıyla yapılan bu ölçümler bir araya getirilerek genel performans değerlendiriliyor.

Süre kategorisinde belirlenen irtifa aralığında daha uzun süre kalmak, mesafe kategorisinde daha fazla yatay mesafe katetmek, hız kategorisinde ise mümkün olan en yüksek ortalama yatay hıza ulaşmak hedefleniyor. 

Böylece yalnızca hızlı uçmak değil, hava akımını kullanarak verimli bir süzülüş gerçekleştirmek de önem kazanıyor.

Akrobatik uçuşta ise iki kişilik ekiplerin performansları, kendilerine eşlik eden bir kamera pilotunun çektiği görüntüler üzerinden hakemler tarafından değerlendiriliyor.

Takımlar belirli hareketleri tamamlamanın yanı sıra dönüşler, taklalar, birbirlerine yaklaşma ve kontrollü bağlantılar gibi manevralarda da becerilerini gösteriyor. Hareketlerin düzgünlüğü, yaratıcılık ve ekip üyelerinin birbirleriyle uyumu puanlamada rol oynuyor.

Wingsuit uçuşunda mesafe ve hız rekorları dikkat çekse de bu rakamlar tek başına başarıyı açıklamıyor. Hava koşullarının, uçuş rotasının ve irtifanın doğru değerlendirilmesi gerekiyor.

Sporcular uçuş öncesinde rüzgarı, araziyi, atlayış yüksekliğini ve paraşütün hangi noktada açılacağını planlıyor. Wingsuit kıyafeti, güvenli iniş için yeterli yavaşlamayı sağlayamadığından sporcular yere ulaşmadan önce ayrıca paraşüt açmak zorunda.

Gökyüzünde iki farklı mücadele

Paraşüt formasyonuyla wingsuit uçuşu, dışarıdan benzer görünse de farklı beceriler üzerine kurulu. İlkinde başarı, sporcuların birbirleriyle doğru bağlantıları kurmasına ve takım halinde hareket etmesine bağlı.

İkincisinde ise vücut pozisyonu, hava akımını kullanma, hız ve mesafe kontrolü ön plana çıkıyor.

İki disiplinde de hata payı sınırlı. Paraşüt formasyonunda sporcuların birbirine çok yakın hareket etmesi, wingsuit uçuşunda ise yüksek hızlarda araziye ve diğer sporculara göre konum belirlenmesi ciddi dikkat gerektiriyor.

Bu nedenle her iki dal da ileri düzey eğitim, planlama ve güvenlik prosedürlerine dayanıyor.

Lake Elsinore'deki dünya şampiyonaları, hava sporlarının yalnızca yükseklikten atlamakla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Bir tarafta açılmış paraşütlerle havada kurulan ve saniyeler içinde değişen geometrik şekiller, diğer tarafta kumaş kanatlarla gerçekleştirilen kontrollü uçuşlar var. İkisinin ortak noktası ise gökyüzünde hareket etmenin, cesaretin ötesinde teknik bilgi ve kusursuz zamanlama gerektirmesi.

Kaynaklar: FAI, Red Bull, USPA


TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
TT

TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)

Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA Uluslar Ligi’nde alınan üst üste mağlubiyetlerin ardından İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella ile yollarını ayırdı. Son dönemde taraftarların ve yerel medyanın Montella’ya yönelik tepkilerinin artması da ayrılık kararında etkili oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu, cuma günü X platformundan yaptığı açıklamada, “Teknik direktörümüzle yola devam etmeme kararı alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Eski milli futbolcu Montella, Eylül 2023’te göreve getirilmişti. İtalyan teknik adam, Türkiye’yi Avrupa’nın önde gelen milli takımlarıyla birlikte UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesine taşıyarak önemli başarılara imza atmıştı.

Türkiye, 2024 yılında Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale yükselerek tarihinin en önemli başarılarından birine imza atmış.  Çeyrek finalde Hollanda’ya 2-1 mağlup olarak turnuvaya veda etmişti.

Ancak son aylarda sonuçlar kötüleşmeye devam etti. Türkiye, bu yaz ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’nda beklentilerin altında bir performans sergileyerek üç maçta yalnızca bir galibiyet alabildi ve grubunu son sırada tamamladı.

Milli takım, son haftalarda UEFA Uluslar Ligi’nde çıktığı tüm maçları kaybetti. Bu karşılaşmalar arasında Fransa ve Belçika’ya karşı alınan mağlubiyetlerin yanı sıra İtalya karşısında yaşanan iki yenilgi de yer aldı. Kendi sahasında oynadığı iki maçı da kaybeden Türkiye, hayal kırıklığı yaratan kampanyada puan alamadı. Takım, bazı karşılaşmalarda rakibine karşılık vermekte zorlanan ve saha içinde uyum sorunu yaşayan bir görüntü ortaya koydu.

Bazı gözlemciler, Hakan Çalhanoğlu (Inter), Arda Güler (Real Madrid) ve Kenan Yıldız’ın (Juventus) önderliğindeki mevcut kadroyu, 2000’li yılların ilk dönemindeki jenerasyondan bu yana Türkiye’nin yetiştirdiği en umut verici nesillerden biri olarak değerlendiriyor.

Montella’nın, takımın UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesinde rekabet edebilmesi için aşması gereken engellere ilişkin açıklamaları ise eleştirileri dindirmeye yetmedi. İtalyan teknik adam, İtalya’ya 3-1 kaybedilen ikinci maçın ardından yaptığı açıklamada, “Birlikte mücadele eden bir takımımız var. Birliğimiz mümkün olan en iyi şekilde devam ediyor” demişti.

Türkiye, Uluslar Ligi’ndeki son iki maçında sahasında Belçika’yı ağırlayacak ve ardından Fransa’ya konuk olacak.

Montella, teknik direktörlük kariyerinde İtalya’da Fiorentina, Sampdoria ve Milan’ın yanı sıra İspanya’da Sevilla’yı da çalıştırdı.

İtalyan teknik adam, 2021-2023 yılları arasında iki sezon boyunca Adana Demirspor’un başında görev yaptı ve takımı Süper Lig’de dördüncü sıraya taşıdı. Montella, Alman teknik direktör Stefan Kuntz’un görevden alınmasının ardından Türkiye Milli Takımı’nın başına getirilmişti.


Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
TT

Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)

Cristiano Ronaldo’nun liderliğindeki Al Nassr, millî maç arasının ardından sahalara güçlü bir dönüş yaptı. Suudi Arabistan Pro Ligi’nin sekizinci haftasında Al Diriyah’ı Al-Awwal Park’ta konuk eden Al Nassr, sahadan 3-0’lık net bir galibiyetle ayrıldı.

Bu sonuçla puanını 19’a yükselten Al Nassr, maç fazlasıyla  lider olan Al Qadsiah ile aynı puana ulaşarak ikinci sıradaki yerini korudu. Al Diriyah ise 11 puanda kalarak dokuzuncu sırada yer aldı.

Al Nassr’ın gollerini 23. dakikada takım kaptanı Cristiano Ronaldo, 35. dakikada Samu Costa ve 77. dakikada Kingsley Coman kaydetti.

Ronaldo, bu golle profesyonel kariyerindeki gol sayısını 980’e çıkardı ve 1000 gol barajına ulaşmasına yalnızca 20 gol kaldı.

Portekizli yıldızın kariyerindeki 980’inci golü, Portekiz Millî Takımı Teknik Direktörü Roberto Martínez ile yaşadığı gerilimin ardından geldi. İkili arasındaki anlaşmazlık, Ronaldo’nun son millî maç arasında millî takım kampından ayrılmasıyla sonuçlanmıştı.

Bu gelişmenin ardından Al Nassr taraftarları, Portekizli yıldızın dönüşünü görkemli bir gösteriyle kutladı. Tribünlerde Ronaldo için dev bir pankart açılırken binlerce taraftar da oyuncunun fotoğraflarını ve özel sloganlarını taşıdı. Ronaldo, karşılaşmanın bitiminde taraftarlarını selamlayarak onların coşkusuna ortak oldu.