Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum
TT

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Avrupa'da Benfica kulübünü örnek aldığını söyleyerek, "Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde" dedi.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, yayıncı kuruluşta "Ali Koç Özel" programında gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Koç'un açıklamalarından satır başları şöyle:
"Zor bir seneyi geride bıraktık"
"Yoğun bir seçim kampanyası sonrası, Fenerbahçe kongre üyelerinin teveccühü ile büyük bir farkla seçildik. Büyük bir beklentiyle geldik. Değişiklik bekleyen bir kitle vardı. Seçildiğimiz gün sorsaydınız, 'En kötü senaryoyu çiz' deseydiniz, bu kadarını çizemezdik. Yapısal reformlar yapmak için yola çıkmıştık ama kriz yönetmekten reform süreci yavaşlamış oldu. Tamamen durmadı tabii ki, yaptığımız güzel işler de var. Zor bir seneyi geride bıraktık. Çıktığımız yolda orta ve uzun vadeli hedeflerimiz vardı. Bunların hiçbiri değişmedi. Temel hedeflerimiz, ana unsurlarımız hala devam etmekte."
"Her sene 1.2 milyar TL nakte ihtiyacımız var"
"Mali konuları aylardır anlatıyoruz. Bence camia olarak içinde bulunduğumuz finansal sorunların pek farkında değiller. Bizim miras aldığımız yük, diğer kulüplere göre kat be kat fazla. 120-130 milyon Euro kadar bir girdimiz oldu. Gelirlerimiz \%80-90'ı borçlara gidiyor. Her sene 1.2 milyar lira nakde ihtiyacımız var."
"Belli bir müddet finansal Fair-Play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı"
"Fenerbahçe'nin her sene aşağı yukarı oluşturduğu nakit, 800 milyon lira ile 1 milyar arasında değişiyor. Fenerbahçe olarak yeniden yapılandırmaya imza atmadık değil, atamadık, atmaya ihtiyacımız var. Devletimize ve bankalara, bu sorunu giderme adımı attıkları ve kulüplerin kendi imkanlarıyla dönemeyeceğini gördükleri ve yapılandırmaya girdikleri için teşekkür ediyorum. Mevcut düzende herkese aynı şartlar uygulanıyor. Büyük kulüplerimizden 1 tanesinin sorununu çözüyor mevcut şartlar. 5, 20, 60 yaşında insanlara aynı elbiseyi dikmek gibi. 2 yıl faiz ödemesi, 2 yıldan sonra ana para ödemesi yapılıyor. Bizim ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu borç yapılandırmasından çok borç tasviyesi. Vade ne yazık ki bu borçların ödenmesini sağlamıyor. Bütün kulüplerin farklı dinamikleri, sorunları var. Tek model herkese uymuyor. Belirli bir müddet finansal fair-play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı."
"Fener Ol kampanyasından kulübe 150 milyon TL geldi
"Fener Ol kampanyasına tekrar başlayacağız. Şu ana kadar 150 milyon lira kadar bir imkan sağladık. Hedefimiz 200 milyon liraydı. İhtiyacımız olana baktığımız zaman bu çok da fazla değil. 'Çorbada tuzum olsun' mantığını hayata geçirmek her kulübe nasip olmaz. Bizim ihtiyaçlarımız 4 ayaklı. Sıcak para bulmak, kısa vadede. Orta vadede Avrupa'ya gitmek, Şampiyonlar Ligi mümkünse. Genç oyuncu yetiştirip satabilmek, scouting. Bu oyunculardan faydalanabilip ileride nakde çevirebilmek."
"Elimizde bazı mega projeler var"
"Elimizde bazı mega projeler var. Kenan Evren arazisi konusunda Sayın Cumhurbaşkanımız bizi ziyaret etti. Kendisi bizi kırmadı, geldi, şereflendirdi. Tekrar teşekkür ediyorum. Fenerbahçe kayrılıyor meselesine gelince, Fenerbahçe en son kayrılan takımdır. Biz hakkımızı aldık. 3784 öğrenci için 106 derslik yapmışız, bunun üstüne bize yükümlülükleriniz yerine getirmedi dendi. Fenerbahçe, Kenan Evren Lisesi arazisini alabilmek için çok fedakarlık yaptı."
"Stadı taşımamız söz konusu değil"
"Uzun vadede kulüplerin mali sıkıntılarını gidermek için gayrimenkul projelerine ihtiyaç vardır. 2012 yılında Ülker Sports Arena'yı inşa ettik fakat iskan izni alınamamıştı. 6.5 sene sonra, özverili çalışmalarla Fenerbahçe Spor Kulübü buranın iskanını çıkardı. Fenerbahçe SK faizlerin çok yüksek olduğu bir dönemde, 0 devlet katkısıyla, kendi imkanlarıyla 85 milyon dolar harcayarak bu stadı, hiçbir sezon stadından ayrılmadan tamamladı. Stadı taşımamız söz konusu bile değil. "Biz bu stada her sene 1 milyon dolar kira ödüyorduk. 85 milyon dolar yatırdığımız stada her yıl 1 milyon dolar ödedik. Geçen sene kur sabitlendi, 4 milyon lira ödedik. Anadolu kulüplerinin ödediği kiralar ise komik rakamlar. Rekabet olarak baktığımızda çok adil bir rekabet ortamı değil statlara baktığımızda. Stadımızın her bir metrekaresinde Fenerbahçe yönetimlerinin, başkanlarının emeği vardır."
"Benfica'yı örnek alıyorum"
"Mali açıdan batak durumdayız. Avrupa'nın en yaşlı 3. ligiyiz. Yaşlı futbolculara sahip olduğunuz için 3 günde 1 maç yapmakta zorlanıyorsunuz, dolayısıyla Avrupa'da başarı zor oluyor. Alt yapıdan en az oyuncu çıkaran ülkeyiz, gençlere en az süre veren ligiz. Herhalde en yavaş liglerden biriyiz. Neredesinden bakarsanız gerideyiz. O yüzden iyi yönetildiğimizi söyleyemeyiz. Kafamızda bir vizyon, bir hayal var. Altyapısı, akademisi, tesisleşmesi, teknoloji kullanımı olsun... Ama bunlar zaman alacak. Bugünden yarına olacak şeyler değil. Bu konuda doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Avrupa'da Benfica kulübünü örnek alıyorum. Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde."
"Aziz Yıldırım ile seçimden sonra görüşmedim"
"Aziz Başkan'la ilişkim, tek taraflı bakarsak mükemmel. En son 3 Haziran Pazar sabahı oylama sürecinde el sıkıştık, ondan sonra hiç görüşemedik, konuşamadık. Bu süre zarfında kongre bitti, biz kazandık. Devir teslim sürecinde başkanımız katılmadı. Ondan sonra kendisine 2 kez ulaşmaya çalıştım, hem cep telefonundan hem ofisinden. Bir tanesi rahmetli Can Bartu'nun cenaze töreni içindi. Çok istedim gelsin bir konuşma yapsın. İkincisi de divan kurulu toplantısıydı."
"Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır"
"Allah her kulübe böyle bir taraftar kitlesi nasip etsin. Geçen sene bizi 1 dk yalnız bırakmadılar. Çok üzüldüler, kızanlar oldu. Ben ve yönetici arkadaşlarım onlara müteşekkiriz, mahcubuz. Bu mahcubiyeti gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır. Taraftar ruhum beni buraya getirdi. Onları anlayabiliyorum."
"Spor medyası Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir"
"Spor medyası benim için sıkıntılı. Spor medyası, Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir. Spor medyası yapıcı mıdır, yıkıcı mıdır? Bunu çok iyi analiz etmek lazım. Spor medyasının yıkıcı olduğunu görüyorum. Bu hakemler için de geçerli. Hakemlerin kendini ifade etme imkanı yok. Her türlü insan hatasına açığız ama bazen niyetten dolayı hatalar oluyor, bu bizi çok rahatsız ediyor.Hakemlik çok zor bir meslek ama sabahtan akşama kadar hakemler baskı altındalar. Türkiye'de belli başlı insanlar var. Bu insanlar istediklerini parlatıp, istediklerini yerden yere vuruyorlar. Belli hocaları takımın başına getirmeye kadar her işin peşindeler. Bizi en çok eleştiren FB TV olmuştur. Hiçbir şekilde sansürlemedim. Ben tenkit görüyordum. Ben sansüre karşıt bir insanım."
Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar"
"Futbolun paydaşları var, en önemlilerinden bir tanesi de yayıncı kuruluş. En önemli gelir kaynağımız sizden gelen yatırımlar. Yayıncı kuruluşa yüklenmek, boykot edin çağrısında bulunmak, bindiğiniz dalı kesmek demektir. Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar. Yayıncı kuruluşun başarısı, dönüp bize katkı sağlayacaktır. Bunu tartışmak bile abesle iştigal. Biz Fenerbahçe olarak bu konuda beIN SPORTS'a her türlü desteği vermeye hazırız. 4 hafta önce bunu konuştuk, fikirler bize geldi. Biz de bunun üstüne çalışacağız."
"Galatasaray ile pozitif ilişkiler kurmalıyız"
"Ezeli rakip, ebedi dost kavramı 3 Temmuz sürecinden sonra çok büyük darbe yedi. Biz Anadolu'ya indiğimiz zaman çok iyi karşılanıyoruz. Yöneticilerle çok iyi ilişkilerimiz var. Trabzon da dahil, kadın yöneticilerimiz de dahil. Tam kadro maça gittik çok iyi ağırlandık. Bu ortamı tesis edebilmemiz lazım. Galatasaray dışındaki kulüplerle ilişkimiz çok çok iyi. Türkiye'nin 2 en büyük kulübünün gerginlik içinde olmaması, toplumu germemesi, ayrıştırmaması lazım. Daha da önemlisi hep beraber pastayı büyüteceksek, hep beraber sorunları çözeceksek bu iki kulübün bilhassa aynı masa etrafında oturabilmesi lazım. Galatasaray'la pozitif ilişkiler kurmalıyız."
"Türkiye son durak olmamalı"
"Büyük ve güçlü bir devlet olacaksak, sportif anlamda da güçlü olmamız gerekiyor. Yabancı sınırını hep değiştirmişiz. Dönüp bakmak lazım hangisi katkı sağladı, hangisi sağlamadı diye. Türk futbolu baştan aşağı yeniden dizayn edilmeli. Biz olalım olmayalım. Buraya bir devlet stratejisi de gerekiyor. Azaltmak kadar, sayı kadar önemli bir şey var. Yabancı futbolcuların niteliği. Burası son durak olmamalı. 800 bin Euro maaş alan oyuncunun burada 2-3 milyon Euro maaş almaması lazım. İleriye dönük adımlarımızı attık, ancak Türkiye için en iyi olan neyse, onu yapmaya hazırız."
"VAR'ın sonuna kadar destekçisiyiz. Teknolojiden bahsediyoruz sonuçta. Alıştık, alışmaya devam ediyoruz. Teniste var, voleybolda var, basketbolda var. Belki de İFAB bunu getirecektir. Her takımın her devre 2 kere itiraz hakkı olmalı. Bazı pozisyonlar var, anlaşılır gibi değil."
"TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum"
"Federasyon çok yeni, daha yarım sezonu bile doldurmadı. Bugünkü TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum çünkü artık son duraktayız. Ne yazık ki federasyonlarımız futbola vermeleri gereken katma değeri bugüne kadar veremedi. Biz 1 kişiyi ne Futbol Federasyonu Kurulu'na, ne de başka bir kurula önerdik. Lobi yapmadık çünkü bu felsefeye karşıyız. 3 o takımın, 3 şu takımın, 3 bu takımın temsilcisi olmamalı. TFF liyakat bazlı, futbolun değişik kademelerinde hizmet edecek kalifiye insanlardan oluşmalı. Büyük kulüplerin temsilcileri olacak, diğer kulüplerin olmayacak. Çok saçma geliyor bana bu sistem. TFF'de görev yapan kişiler, formalarını üzerlerinden çıkartamıyorlar. Böyle olduğu sürece futbolumuz kesinlikle kalkınmaz. Hem Nihat Bey'in hem de ekibinin başarılı olmasını çok istiyorum."
"İnşallah şampiyon olacağız"
"Futbol takımımızdan memnunuz ama daha gidecek çok yolumuz var. Bugüne kadar Luiz Gustavo'nun kalitesinde bir oyuncu, o mevkiye ya gelmemiştir ya da çok az gelmiştir. Transfer yaparken bas bas bağırmıyoruz. Luiz Gustavo gibi bir oyuncuyu getirdik, imzalattık. Bizim mütevazi bir duruşumuz var. En memnun olduğum şeylerden biri, Damien ile Ersun hocanın ilişkisi. İnşallah şampiyon olacağız."
"Son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz"
"Ersun hoca bir rapor yolladı, son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz. En fazla yerli oyuncunun oynadığı takım Fenerbahçe. 9 hafta itibariyle, oynanan 810 dk ve uzatmalarla, ilk 11'de oynayan ve sonradan oyuna giren oyuncularla ligin en genç 4. takımıyız. Saha dışında müthiş bir takım ruhu, sahiplenme ve kenetlenme var. Geçen sene en çok bunu arıyorduk. O aidiyet duygusu, o sahiplenme, o taraftarı anlama hususunda Türk oyuncuların çok önemli olduğunu geçen sene tespit etmiştik. Emre'yi getirmemizin sebeplerinden biri de buydu. Taraftarımızın beklediği tarzda futbol oynuyoruz. Takımımıza Luiz Gustavo gibi bir lideri kattık. Vedat, başka takıma gitsek yazık olurdu. Fenerbahçe onun kalbinde. Hata yaptıktan sonra Altay'ı arıyorum, geleceğimizin kalecisi. Tolga Ciğerci... Hangi takım böyle bir oyuncuya sabır gösterir? Sabır gösterdik çünkü karakterine inandık, sağlık ekibimiz iyi işler gerçekleştirdi. Mükemmel bir sağlık ekibimiz var."
"Alex ve Volkan'a jübile yapmak istiyorum"
"Volkan Demirel, Fenerbahçe'nin çok önemli bir değeridir. Volkan'ın uzun yıllar boyunca Fenerbahçe'ye katkı vermesini bekliyorum. Benim hayalimde hem Alex'e hem Volkan'a jubile yapmak var. Alex'le son dönemde çok görüştük. Alex'in Fenerbahçe dünyasının bir yerinde, yörüngesinde değil, içinde olması gerekiyor. "Bu elçi olarak mı olur, bizi temsil mi eder, ileride Fenerbahçe teknik direktörü mü olur, sportif direktör mü olur bilemiyorum ama Alex, Fenerbahçe dünyasında olacaktır. Anelka, Roberto Carlos, Van Hooijdonk, Appiah gibi oyuncular, Fenerbahçe'nin yurt dışındaki elçisi olmalı."
"İlk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır"
"3 Temmuz sürecinde yaşadığımız manevi kayıplarımızı hiçbir zaman tazmin edemeyeceğiz. O gün yaşadıklarımızı bir biz biliriz bir de Allah, yapayalnızdık. Bu alçak örgüt bize saldırdı, biz boyun eğmedik. Devleti, Başbakanı, Cumhurbaşkanını hedef alan bu örgüte karşı ilk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır. Zaman geldi, Fenerbahçe'nin haklılığı ortaya çıktı. 'Fenerbahçe'ye helal olsun' diyenler oldu. Durumumuzdan faydalananlar oldu. Objektif bakan ve vicdanı olan hiçbir kimse Fenerbahçe'nin hakkı yenmedi diyemez. Bundan faydalananlar oldu. Bugün bu örgüt aleyhinde konuşanlar, o gün bize yapılanları öve öve bitiremiyorlardı. Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak her zaman hukukun ve adaletin üstünlüğüne inandık, inanıyoruz."

 


Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
TT

Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü ve daha önce İstanbul Park'ta yapılan yarışları inceliyoruz.

Uzun süredir beklenen açıklama bugün resmiyet kazandı ve Türkiye Grand Prix'sinin 2027 itibarıyla 5 yıl boyunca Formula 1 takviminde yer alacağı duyuruldu.

Böylece İstanbul Park, 2005-2011'le 2020-2021 dönemlerinin ardından Formula 1'e 10. kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 6 yıllık aranın ardından yarışseverlerin bekleyişi de sona ermiş olacak.

İstanbul'daki 5,3 kilometrelik pist, ilk kez 2005'te Formula 1 takvimine dahil edilmiş ve 2011 sezonuna kadar aralıksız olarak yarışlara ev sahipliği yapmıştı.

Daha sonra pandemi döneminde takvimde yaşanan değişiklikler nedeniyle Türkiye Grand Prix'si yeniden programa alınmıştı. Yarış, 2020'de seyircisiz olarak, 2021'de ise yarı kapasiteyle düzenlenmişti.

2027'de yapılacak etapla birlikte İstanbul Park, yeniden dünya motor sporlarının en önemli organizasyonlarından birine kapılarını açacak.

Türkiye Grand Prix'si en son 2020 ve 2021'de üst üste düzenlenmişti. 2020'de Mercedes pilotu Lewis Hamilton, İstanbul Park'ta kazandığı yarışla kariyerinin 7. dünya şampiyonluğunu ilan etmiş ve Michael Schumacher'in rekoruna ortak olmuştu. Pistteki son galibiyetse 2021'de yine Mercedes adına yarışan Valtteri Bottas'a ait.

Bugüne kadar İstanbul Park'ta toplam 9 yarış düzenlendi. Bu yarışların ilki 2005 yılında gerçekleştirildi ve McLaren-Mercedes pilotu Kimi Raikkonen, 1 saat 24 dakika 34.454 saniyelik derecesiyle Türkiye Grand Prix'sinin ilk galibi oldu.

Pistin en başarılı ismiyse Felipe Massa. Eski Ferrari pilotu, 2006, 2007 ve 2008'de üst üste üç kez damalı bayrağı ilk sırada görerek İstanbul Park tarihinin en çok kazanan pilotu unvanını elde etti.

Massa'nın 2006'daki zaferi aynı zamanda Formula 1 kariyerindeki ilk yarış galibiyetiydi. Brezilyalı pilot, sonraki iki sezonda da birinciliğini koruyarak İstanbul'daki üstünlüğünü sürdürdü.

2009'da Brawn GP adına yarışan Jenson Button, 1.26.24.848'lik derecesiyle zafere ulaştı. 2010'da Lewis Hamilton, McLaren-Mercedes'le 1.28.47.620'lik zamanıyla birinciliği elde etti.

2011'de ise Red Bull-Renault pilotu Sebastian Vettel, 1.30.17.558'lik derecesiyle İstanbul Park'taki yarışı kazandı. Vettel, aynı sezon dünya şampiyonluğuna da ulaşmıştı.

Bugün gerçekleştirilen tanıtım etkinliğinin ardından Formula 1 CEO'su Stefano Domenicali, İstanbul'un Formula 1 için taşıdığı öneme dikkat çekti.

Domenicali, 2027'den itibaren İstanbul'un atmosferine yeniden dönecek olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, taraftarları Formula 1'in en heyecan verici ve en zorlu pistlerinden birinde yeniden buluşturacaklarını ifade etti.

İstanbul'un Avrupa'yla Asya arasında kültürel bir köprü olduğunu vurgulayan Domenicali, şehrin tarih ve geleneği modern spor, iş dünyası ve eğlence yaklaşımıyla birleştirdiğini söyledi.

FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem de Türkiye'nin dönüşünü Formula 1'in küresel büyümesinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi.

Sulayem, Türkiye Grand Prix'sinin yeniden FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine dahil edilmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, İstanbul Park'ın Formula 1 tarihinde özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Bu geri dönüşün şampiyonayı dinamik pazarlarda genişletme kararlılığını yansıttığını vurgulayan Sulayem, bu iş birliğinin yalnızca Formula 1'in Türkiye'deki uzun vadeli geleceğini güvence altına almakla kalmayıp motor sporlarının gelişimini ve sürdürülebilir büyümesini de desteklediğini kaydetti.

sdvdfv
Red Bull pilotu Yuki Tsunoda'nın kullandığı F1 aracı, Galataport'tan hareketle, Karaköy güzergahını takip ederek Dolmabahçe'ye geldi (Reuters)

İstanbul Park'taki 9 yarış sonunda toplam 12 farklı pilot podyuma çıkma başarısı gösterdi. Felipe Massa, Kimi Raikkonen, Fernando Alonso, Juan Pablo Montoya, Michael Schumacher, Lewis Hamilton, Jenson Button, Mark Webber, Sebastian Vettel, Valtteri Bottas, Max Verstappen ve Sergio Perez, Türkiye Grand Prix'sinde ilk üç içerisinde yer alan isimler oldu.

Pistin dikkat çekici istatistiklerinden biri de en hızlı tur derecesi. Bu alandaki rekor, 2005 yarışının 39. turunda 1.24.770'lik derece elde eden Juan Pablo Montoya'ya ait. Kolombiyalı pilot, McLaren-Mercedes adına yarıştığı dönemde kaydettiği bu zamanla İstanbul Park'ın en hızlı tur sahibi konumunda bulunuyor.

2027'de yeniden takvime dönmesiyle birlikte Türkiye Grand Prix'si, geçmişte oluşan sportif mirası yeni yarışlarla genişletmeye hazırlanıyor. İstanbul Park, Formula 1 tarihindeki yerini yeniden güçlendirirken, Türkiye de dünya motor sporlarının önemli duraklarından biri olarak takvimdeki konumunu tekrar kazanmış olacak.

Kaynaklar: Formula 1, BBC, Motorsport


İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?
TT

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

La Liga’da FC Barcelona’nın Celta Vigo karşısında aldığı 1-0’lık galibiyete, Lamine Yamal’ın sakatlığı gölge düşürdü. Genç oyuncunun durumu, İspanyol medyasında günün en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi.

İspanyol basını, sakatlığın detayları ve olası sonuçlarına geniş yer ayırırken, sezonun geri kalan maçları ve İspanya Milli Takımı’nın Dünya Kupası’nda oynayacağı karşılaşmalara yetişip yetişmeyeceği belirsizliğini koruyor.

Mundo Deportivo, Lamine Yamal’ın kazandırdığı penaltıdan attığı golün ardından maça devam edemediğini yazdı. Haberde, oyuncunun golü kutlamak yerine acı hissederek kendini yere bıraktığı ve değişiklik istediği belirtildi. Sağlık ekibinin müdahalesinin ardından oyuna devam edemeyeceğinin anlaşılması, hem kulüp hem de millî takım cephesinde alarma yol açtı.

AS gazetesi ise “Tam alarm! Lamine arka adale sakatlığı nedeniyle oyundan çıktı” başlığını kullandı. Haberde, oyuncunun penaltıyı kullandıktan hemen sonra elini kaldırarak sağlık görevlilerini çağırdığı ve sol bacağının arka kısmını tuttuğu aktarıldı. Kulüp doktoru Ricard Pruna’nın doğrudan oyuncu değişikliği talebinde bulunduğu ifade edildi.

Şarku'l Avsat'ın AS gazetesinden aktardığı habere göre sakatlığın zamanlamasının da kritik olduğuna dikkat çekti. 2026 FIFA Dünya Kupası’na yaklaşık 50 gün kala yaşanan bu durumun, oyuncunun turnuvaya yetişip yetişemeyeceği konusunda soru işaretleri doğurduğu belirtildi. İlk değerlendirmelere göre hafif bir kas yırtığı ihtimali bulunurken, bu tür bir sakatlığın 2 ila 3 hafta sahalardan uzak kalmaya yol açabileceği ifade edildi.

Ayrıca João Cancelo’nun da aynı maçta sağ bacağındaki kuadriseps kasından sakatlanarak oyundan çıktığı ve yerine Alejandro Balde’nin girdiği, her iki oyuncunun da durumunun yapılacak tetkiklerle netleşeceği aktarıldı.

Marca gazetesi, Barcelona’nın şampiyonluğa yaklaşmasına rağmen Yamal’ın yokluğunun hücum hattında ciddi bir eksiklik yaratabileceğini yazdı. Cadena SER ise ilk bulguların arka adalede yırtık ihtimaline işaret ettiğini ve oyuncunun birkaç hafta sahalardan uzak kalabileceğini duyurdu.

Sport gazetesi de sakatlığın galibiyetin önüne geçtiğini vurgulayarak, bunun hem Barcelona hem de millî takım için kritik bir kayıp olabileceğini belirtti.

Bu gelişmeler ışığında, Lamine Yamal’ın 2026 FIFA Dünya Kupası’nda Suudi Arabistan Millî Futbol Takımı’na karşı 21 Haziran’da oynanacak ilk maçta forma giyip giyemeyeceği belirsizliğini koruyor. Atlanta’daki Mercedes-Benz Stadium’da oynanacak karşılaşma öncesinde, oyuncunun durumuna ilişkin nihai kararın sağlık raporlarının ardından verilmesi bekleniyor.


Milyar dolarlık Dammam projesi, Spor Yatırım Forumu’nun ilk meyvesi

Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Milyar dolarlık Dammam projesi, Spor Yatırım Forumu’nun ilk meyvesi

Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Riyad’da düzenlenen Spor Yatırım Forumu ilk gününde, Suudi Arabistan’ın doğusundaki Dammam şehrinin spor altyapısını değiştirebilecek nitelikte tarihi bir gelişmeyi duyurdu. Açıklamada, Dammam Spor Şehri projesinin geliştirilmesine yönelik yaklaşık 1 milyar Suudi riyali değerinde bir yatırım fırsatının başlatıldığı bildirildi. Projenin 2026 yılında hayata geçirilmesi ve spor altyapısının güçlendirilerek nitelikli uluslararası ortaklıklara alan açması hedefleniyor.

Söz konusu adımın, spor sektörünün ekonomik büyümenin önemli itici güçlerinden biri haline geldiğini gösterdiği; uluslararası ortaklıklar ve yatırım fırsatlarıyla Suudi Arabistan’daki spor ekosisteminin olgunlaşmasını ve çeşitlenmesini yansıttığı ifade edildi.

‘Sporun Gençleri Güçlendirmesi’ başlıklı oturumda konuşan Muhammed bin Selman Vakfı (Misk) CEO'su Bedr el-Bedr, sporun gençleri güçlendirmeye yönelik bütüncül bir sistemin temel parçalarından biri olarak görüldüğünü belirtti.

El-Bedr, “Sporu yalnızca yan bir faaliyet ya da eğlence unsuru olarak görmüyoruz; onu toplumda sağlık ve yaşam kalitesiyle doğrudan bağlantılı daha geniş bir sistemin parçası olarak değerlendiriyoruz” ifadesini kullandı.

vfevfev
Spor Yatırım Forumu’nun ilk gününde gerçekleştirilen zengin içeriğe sahip söyleşi oturumlarından (Fotoğraf: Beşir Salih)

Misk Vakfı yetkilileri, genç yeteneklerin gelişim sürecini erken yaşlardan itibaren yapılandırmak için çeşitli kurumlarla iş birliği içinde programlar yürüttüklerini açıkladı. 7 ile 17 yaş arasındaki çocukları hedefleyen bu programların, Riyad’daki okullarda futbol ve yüzme gibi branşlarda profesyonel gelişim yolları oluşturmayı amaçladığı belirtildi.

Açıklamada, Riyad Okulları Futbol Akademisi’nin, ilerleyen dönemde Suudi Arabistan milli takımını 2034 Dünya Kupası’nda temsil edebilecek oyuncular yetiştirmeyi hedeflediği ifade edildi.

Suudi Arabistan E-Spor Federasyonu Başkanı Prens Faysal bin Bender bin Sultan Al Suud, katıldığı oturumda, sporun artık geçmişte olduğu gibi yalnızca bir hobi olmadığını, özel sektörün artan desteğini gerektiren bir yatırım alanına dönüştüğünü söyledi.

Faysal bin Bender, “Geçmişte spor sadece hobi olarak görülüyordu, ancak bugün nitelikli spor yatırımları için özel sektör desteğine büyük ihtiyaç var” dedi. Faysal bin Bender, e-sporlar alanında federasyon bünyesinde 1,2 milyon profesyonel oyuncu bulunduğunu belirterek, yerelden küresel rekabete geçiş için özel sektör yatırımlarının kritik olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan Deniz Sporları ve Dalış Federasyonu Başkanı Sultan bin Fahd bin Selman Al Suud da özel sektörün rolüne dikkat çekerek, “Onların desteği olmadan spor yatırımlarında büyüme ve gelişme sağlanamaz” ifadesini kullandı.

Fahd bin Selman ayrıca, Suudi vatandaşları için dalış lisansı sayısının engellerin kaldırılması ve teşviklerle birlikte 50 bine ulaştığını kaydetti.

grbgrt
İlk günkü oturumlara spor federasyonlarının başkanları, yöneticiler ve uzmanlar katıldı. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Suudi Arabistan Masa Tenisi Federasyonu Başkanı Muhammed bin Abdurrahman bin Nasır Al Suud, spor yatırımlarının kayda değer bir ilerleme sağladığını belirterek, “Bugün 6 bin profesyonel masa tenisi sporcumuz var. Hedeflerimize yüzde 150 oranında ulaştık. Bu da yatırımın branşın gelişimine etkisini açıkça gösteriyor” dedi.

Spor yatırımlarına odaklanan SURJ Sports Investment CEO’su Danny Townsend, katıldığı ‘Yapay Zekâ ve Spor Yatırımı’ oturumunda Suudi Arabistan’daki fırsatların olağanüstü olduğunu söyledi. Townsend, mevcut yönetişim çerçevesinin benzersiz olduğunu belirterek, spor ve eğlence sektörlerinde dijital dönüşüm sürecinin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti.

Tatimmah Capital şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Ehab Hassoubah, ‘Sporun Geleceğinin Finansmanı ve Yatırım Fonları’ başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, spor sektörünü desteklemede gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesinin kritik bir rol oynadığını söyledi.

Hassoubah, “Gelirlerin çeşitlendirilmesi, belirlenen stratejilerin uygulanmasına katkı sağlar ve sürdürülebilirliği garanti altına alır” ifadesini kullandı.

R Sports CEO’su Rafi el-Gamidi ise spor sektörünün önemli bir yatırım fırsatı sunduğunu belirtti. El-Gamidi, “Fonlar mevcut, ancak asıl zorluk fikirleri sistemli bir şekilde yapılandırmak. Bu başarıldığında sürdürülebilirliğe ulaşmak mümkün” dedi.

El-Gamidi ayrıca, birçok yatırım fırsatının hâlâ hazır uygulama modellerinden yoksun olduğunu, ancak Suudi Arabistan’ın 2030 yılına kadar spor inovasyonunda küresel düzeyde rekabet edebileceğine inandığını ifade etti.

Aramco Stadyum Şirketi CEO’su Matthew Kittle, ‘Spor: Turizm ve Yatırımın Bileti’ başlıklı oturumda, Suudi Arabistan’daki ilgili kurumlar arasındaki güçlü ilişki ağının spor ve turizm projelerini destekleyen temel bir unsur olduğunu söyledi.

Kittle, hükümet kurumları ve turizm otoritesiyle güçlü bağlara sahip olduklarını, ayrıca doğu bölgesinde altyapı ve kültür alanlarında önemli profesyonel ortaklıklar yürüttüklerini belirtti. Bu yapının Suudi Arabistan’ın turizm vizyonuyla uyumlu olduğunu ve ilişkilerin kurulmasını kolaylaştırdığını ifade etti. Ayrıca ekip içindeki deneyimin bu ilişkilerin hızla gelişmesine katkı sağladığını ve başarının en önemli unsurunun etkili iletişim olduğunu vurguladı.