Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum
TT

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Avrupa'da Benfica kulübünü örnek aldığını söyleyerek, "Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde" dedi.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, yayıncı kuruluşta "Ali Koç Özel" programında gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Koç'un açıklamalarından satır başları şöyle:
"Zor bir seneyi geride bıraktık"
"Yoğun bir seçim kampanyası sonrası, Fenerbahçe kongre üyelerinin teveccühü ile büyük bir farkla seçildik. Büyük bir beklentiyle geldik. Değişiklik bekleyen bir kitle vardı. Seçildiğimiz gün sorsaydınız, 'En kötü senaryoyu çiz' deseydiniz, bu kadarını çizemezdik. Yapısal reformlar yapmak için yola çıkmıştık ama kriz yönetmekten reform süreci yavaşlamış oldu. Tamamen durmadı tabii ki, yaptığımız güzel işler de var. Zor bir seneyi geride bıraktık. Çıktığımız yolda orta ve uzun vadeli hedeflerimiz vardı. Bunların hiçbiri değişmedi. Temel hedeflerimiz, ana unsurlarımız hala devam etmekte."
"Her sene 1.2 milyar TL nakte ihtiyacımız var"
"Mali konuları aylardır anlatıyoruz. Bence camia olarak içinde bulunduğumuz finansal sorunların pek farkında değiller. Bizim miras aldığımız yük, diğer kulüplere göre kat be kat fazla. 120-130 milyon Euro kadar bir girdimiz oldu. Gelirlerimiz \%80-90'ı borçlara gidiyor. Her sene 1.2 milyar lira nakde ihtiyacımız var."
"Belli bir müddet finansal Fair-Play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı"
"Fenerbahçe'nin her sene aşağı yukarı oluşturduğu nakit, 800 milyon lira ile 1 milyar arasında değişiyor. Fenerbahçe olarak yeniden yapılandırmaya imza atmadık değil, atamadık, atmaya ihtiyacımız var. Devletimize ve bankalara, bu sorunu giderme adımı attıkları ve kulüplerin kendi imkanlarıyla dönemeyeceğini gördükleri ve yapılandırmaya girdikleri için teşekkür ediyorum. Mevcut düzende herkese aynı şartlar uygulanıyor. Büyük kulüplerimizden 1 tanesinin sorununu çözüyor mevcut şartlar. 5, 20, 60 yaşında insanlara aynı elbiseyi dikmek gibi. 2 yıl faiz ödemesi, 2 yıldan sonra ana para ödemesi yapılıyor. Bizim ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu borç yapılandırmasından çok borç tasviyesi. Vade ne yazık ki bu borçların ödenmesini sağlamıyor. Bütün kulüplerin farklı dinamikleri, sorunları var. Tek model herkese uymuyor. Belirli bir müddet finansal fair-play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı."
"Fener Ol kampanyasından kulübe 150 milyon TL geldi
"Fener Ol kampanyasına tekrar başlayacağız. Şu ana kadar 150 milyon lira kadar bir imkan sağladık. Hedefimiz 200 milyon liraydı. İhtiyacımız olana baktığımız zaman bu çok da fazla değil. 'Çorbada tuzum olsun' mantığını hayata geçirmek her kulübe nasip olmaz. Bizim ihtiyaçlarımız 4 ayaklı. Sıcak para bulmak, kısa vadede. Orta vadede Avrupa'ya gitmek, Şampiyonlar Ligi mümkünse. Genç oyuncu yetiştirip satabilmek, scouting. Bu oyunculardan faydalanabilip ileride nakde çevirebilmek."
"Elimizde bazı mega projeler var"
"Elimizde bazı mega projeler var. Kenan Evren arazisi konusunda Sayın Cumhurbaşkanımız bizi ziyaret etti. Kendisi bizi kırmadı, geldi, şereflendirdi. Tekrar teşekkür ediyorum. Fenerbahçe kayrılıyor meselesine gelince, Fenerbahçe en son kayrılan takımdır. Biz hakkımızı aldık. 3784 öğrenci için 106 derslik yapmışız, bunun üstüne bize yükümlülükleriniz yerine getirmedi dendi. Fenerbahçe, Kenan Evren Lisesi arazisini alabilmek için çok fedakarlık yaptı."
"Stadı taşımamız söz konusu değil"
"Uzun vadede kulüplerin mali sıkıntılarını gidermek için gayrimenkul projelerine ihtiyaç vardır. 2012 yılında Ülker Sports Arena'yı inşa ettik fakat iskan izni alınamamıştı. 6.5 sene sonra, özverili çalışmalarla Fenerbahçe Spor Kulübü buranın iskanını çıkardı. Fenerbahçe SK faizlerin çok yüksek olduğu bir dönemde, 0 devlet katkısıyla, kendi imkanlarıyla 85 milyon dolar harcayarak bu stadı, hiçbir sezon stadından ayrılmadan tamamladı. Stadı taşımamız söz konusu bile değil. "Biz bu stada her sene 1 milyon dolar kira ödüyorduk. 85 milyon dolar yatırdığımız stada her yıl 1 milyon dolar ödedik. Geçen sene kur sabitlendi, 4 milyon lira ödedik. Anadolu kulüplerinin ödediği kiralar ise komik rakamlar. Rekabet olarak baktığımızda çok adil bir rekabet ortamı değil statlara baktığımızda. Stadımızın her bir metrekaresinde Fenerbahçe yönetimlerinin, başkanlarının emeği vardır."
"Benfica'yı örnek alıyorum"
"Mali açıdan batak durumdayız. Avrupa'nın en yaşlı 3. ligiyiz. Yaşlı futbolculara sahip olduğunuz için 3 günde 1 maç yapmakta zorlanıyorsunuz, dolayısıyla Avrupa'da başarı zor oluyor. Alt yapıdan en az oyuncu çıkaran ülkeyiz, gençlere en az süre veren ligiz. Herhalde en yavaş liglerden biriyiz. Neredesinden bakarsanız gerideyiz. O yüzden iyi yönetildiğimizi söyleyemeyiz. Kafamızda bir vizyon, bir hayal var. Altyapısı, akademisi, tesisleşmesi, teknoloji kullanımı olsun... Ama bunlar zaman alacak. Bugünden yarına olacak şeyler değil. Bu konuda doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Avrupa'da Benfica kulübünü örnek alıyorum. Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde."
"Aziz Yıldırım ile seçimden sonra görüşmedim"
"Aziz Başkan'la ilişkim, tek taraflı bakarsak mükemmel. En son 3 Haziran Pazar sabahı oylama sürecinde el sıkıştık, ondan sonra hiç görüşemedik, konuşamadık. Bu süre zarfında kongre bitti, biz kazandık. Devir teslim sürecinde başkanımız katılmadı. Ondan sonra kendisine 2 kez ulaşmaya çalıştım, hem cep telefonundan hem ofisinden. Bir tanesi rahmetli Can Bartu'nun cenaze töreni içindi. Çok istedim gelsin bir konuşma yapsın. İkincisi de divan kurulu toplantısıydı."
"Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır"
"Allah her kulübe böyle bir taraftar kitlesi nasip etsin. Geçen sene bizi 1 dk yalnız bırakmadılar. Çok üzüldüler, kızanlar oldu. Ben ve yönetici arkadaşlarım onlara müteşekkiriz, mahcubuz. Bu mahcubiyeti gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır. Taraftar ruhum beni buraya getirdi. Onları anlayabiliyorum."
"Spor medyası Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir"
"Spor medyası benim için sıkıntılı. Spor medyası, Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir. Spor medyası yapıcı mıdır, yıkıcı mıdır? Bunu çok iyi analiz etmek lazım. Spor medyasının yıkıcı olduğunu görüyorum. Bu hakemler için de geçerli. Hakemlerin kendini ifade etme imkanı yok. Her türlü insan hatasına açığız ama bazen niyetten dolayı hatalar oluyor, bu bizi çok rahatsız ediyor.Hakemlik çok zor bir meslek ama sabahtan akşama kadar hakemler baskı altındalar. Türkiye'de belli başlı insanlar var. Bu insanlar istediklerini parlatıp, istediklerini yerden yere vuruyorlar. Belli hocaları takımın başına getirmeye kadar her işin peşindeler. Bizi en çok eleştiren FB TV olmuştur. Hiçbir şekilde sansürlemedim. Ben tenkit görüyordum. Ben sansüre karşıt bir insanım."
Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar"
"Futbolun paydaşları var, en önemlilerinden bir tanesi de yayıncı kuruluş. En önemli gelir kaynağımız sizden gelen yatırımlar. Yayıncı kuruluşa yüklenmek, boykot edin çağrısında bulunmak, bindiğiniz dalı kesmek demektir. Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar. Yayıncı kuruluşun başarısı, dönüp bize katkı sağlayacaktır. Bunu tartışmak bile abesle iştigal. Biz Fenerbahçe olarak bu konuda beIN SPORTS'a her türlü desteği vermeye hazırız. 4 hafta önce bunu konuştuk, fikirler bize geldi. Biz de bunun üstüne çalışacağız."
"Galatasaray ile pozitif ilişkiler kurmalıyız"
"Ezeli rakip, ebedi dost kavramı 3 Temmuz sürecinden sonra çok büyük darbe yedi. Biz Anadolu'ya indiğimiz zaman çok iyi karşılanıyoruz. Yöneticilerle çok iyi ilişkilerimiz var. Trabzon da dahil, kadın yöneticilerimiz de dahil. Tam kadro maça gittik çok iyi ağırlandık. Bu ortamı tesis edebilmemiz lazım. Galatasaray dışındaki kulüplerle ilişkimiz çok çok iyi. Türkiye'nin 2 en büyük kulübünün gerginlik içinde olmaması, toplumu germemesi, ayrıştırmaması lazım. Daha da önemlisi hep beraber pastayı büyüteceksek, hep beraber sorunları çözeceksek bu iki kulübün bilhassa aynı masa etrafında oturabilmesi lazım. Galatasaray'la pozitif ilişkiler kurmalıyız."
"Türkiye son durak olmamalı"
"Büyük ve güçlü bir devlet olacaksak, sportif anlamda da güçlü olmamız gerekiyor. Yabancı sınırını hep değiştirmişiz. Dönüp bakmak lazım hangisi katkı sağladı, hangisi sağlamadı diye. Türk futbolu baştan aşağı yeniden dizayn edilmeli. Biz olalım olmayalım. Buraya bir devlet stratejisi de gerekiyor. Azaltmak kadar, sayı kadar önemli bir şey var. Yabancı futbolcuların niteliği. Burası son durak olmamalı. 800 bin Euro maaş alan oyuncunun burada 2-3 milyon Euro maaş almaması lazım. İleriye dönük adımlarımızı attık, ancak Türkiye için en iyi olan neyse, onu yapmaya hazırız."
"VAR'ın sonuna kadar destekçisiyiz. Teknolojiden bahsediyoruz sonuçta. Alıştık, alışmaya devam ediyoruz. Teniste var, voleybolda var, basketbolda var. Belki de İFAB bunu getirecektir. Her takımın her devre 2 kere itiraz hakkı olmalı. Bazı pozisyonlar var, anlaşılır gibi değil."
"TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum"
"Federasyon çok yeni, daha yarım sezonu bile doldurmadı. Bugünkü TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum çünkü artık son duraktayız. Ne yazık ki federasyonlarımız futbola vermeleri gereken katma değeri bugüne kadar veremedi. Biz 1 kişiyi ne Futbol Federasyonu Kurulu'na, ne de başka bir kurula önerdik. Lobi yapmadık çünkü bu felsefeye karşıyız. 3 o takımın, 3 şu takımın, 3 bu takımın temsilcisi olmamalı. TFF liyakat bazlı, futbolun değişik kademelerinde hizmet edecek kalifiye insanlardan oluşmalı. Büyük kulüplerin temsilcileri olacak, diğer kulüplerin olmayacak. Çok saçma geliyor bana bu sistem. TFF'de görev yapan kişiler, formalarını üzerlerinden çıkartamıyorlar. Böyle olduğu sürece futbolumuz kesinlikle kalkınmaz. Hem Nihat Bey'in hem de ekibinin başarılı olmasını çok istiyorum."
"İnşallah şampiyon olacağız"
"Futbol takımımızdan memnunuz ama daha gidecek çok yolumuz var. Bugüne kadar Luiz Gustavo'nun kalitesinde bir oyuncu, o mevkiye ya gelmemiştir ya da çok az gelmiştir. Transfer yaparken bas bas bağırmıyoruz. Luiz Gustavo gibi bir oyuncuyu getirdik, imzalattık. Bizim mütevazi bir duruşumuz var. En memnun olduğum şeylerden biri, Damien ile Ersun hocanın ilişkisi. İnşallah şampiyon olacağız."
"Son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz"
"Ersun hoca bir rapor yolladı, son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz. En fazla yerli oyuncunun oynadığı takım Fenerbahçe. 9 hafta itibariyle, oynanan 810 dk ve uzatmalarla, ilk 11'de oynayan ve sonradan oyuna giren oyuncularla ligin en genç 4. takımıyız. Saha dışında müthiş bir takım ruhu, sahiplenme ve kenetlenme var. Geçen sene en çok bunu arıyorduk. O aidiyet duygusu, o sahiplenme, o taraftarı anlama hususunda Türk oyuncuların çok önemli olduğunu geçen sene tespit etmiştik. Emre'yi getirmemizin sebeplerinden biri de buydu. Taraftarımızın beklediği tarzda futbol oynuyoruz. Takımımıza Luiz Gustavo gibi bir lideri kattık. Vedat, başka takıma gitsek yazık olurdu. Fenerbahçe onun kalbinde. Hata yaptıktan sonra Altay'ı arıyorum, geleceğimizin kalecisi. Tolga Ciğerci... Hangi takım böyle bir oyuncuya sabır gösterir? Sabır gösterdik çünkü karakterine inandık, sağlık ekibimiz iyi işler gerçekleştirdi. Mükemmel bir sağlık ekibimiz var."
"Alex ve Volkan'a jübile yapmak istiyorum"
"Volkan Demirel, Fenerbahçe'nin çok önemli bir değeridir. Volkan'ın uzun yıllar boyunca Fenerbahçe'ye katkı vermesini bekliyorum. Benim hayalimde hem Alex'e hem Volkan'a jubile yapmak var. Alex'le son dönemde çok görüştük. Alex'in Fenerbahçe dünyasının bir yerinde, yörüngesinde değil, içinde olması gerekiyor. "Bu elçi olarak mı olur, bizi temsil mi eder, ileride Fenerbahçe teknik direktörü mü olur, sportif direktör mü olur bilemiyorum ama Alex, Fenerbahçe dünyasında olacaktır. Anelka, Roberto Carlos, Van Hooijdonk, Appiah gibi oyuncular, Fenerbahçe'nin yurt dışındaki elçisi olmalı."
"İlk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır"
"3 Temmuz sürecinde yaşadığımız manevi kayıplarımızı hiçbir zaman tazmin edemeyeceğiz. O gün yaşadıklarımızı bir biz biliriz bir de Allah, yapayalnızdık. Bu alçak örgüt bize saldırdı, biz boyun eğmedik. Devleti, Başbakanı, Cumhurbaşkanını hedef alan bu örgüte karşı ilk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır. Zaman geldi, Fenerbahçe'nin haklılığı ortaya çıktı. 'Fenerbahçe'ye helal olsun' diyenler oldu. Durumumuzdan faydalananlar oldu. Objektif bakan ve vicdanı olan hiçbir kimse Fenerbahçe'nin hakkı yenmedi diyemez. Bundan faydalananlar oldu. Bugün bu örgüt aleyhinde konuşanlar, o gün bize yapılanları öve öve bitiremiyorlardı. Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak her zaman hukukun ve adaletin üstünlüğüne inandık, inanıyoruz."

 


Supergirl yıldızına taş atan eski Superman'e eleştiri yağdı

Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
TT

Supergirl yıldızına taş atan eski Superman'e eleştiri yağdı

Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)

Bir kuş mu? Bir uçak mı? Yoksa kötü niyetli iğnelemelerde bulunan eski bir aktör mü? Eskiden Süperman'i canlandıran oyuncu Dean Cain, Supergirl'ün başrolü Milly Alcock hakkındaki yorumları nedeniyle eleştiriliyor.

House of the Dragon'ın eski yıldızı, James Gunn'ın 2025 yapımı hit filmi Superman'de kısa süre görünmesinden bir yıl sonra, kendi bağımsız filminde David Coronswet'in hayat verdiği Çelik Adam'ın süper güçlere sahip genç kuzenini canlandırıyor.

Ancak 1990'ların klasik dizisi Lois & Clark: The New Adventures of Superman'deki rolüyle tanınan Cain, yeni projeye pek de ikna olmuş görünmüyor. 26 yaşındaki oyuncunun bir fotoğrafını paylaşan Cain, "Bir dakika... Supergirl'ün derisi kurşun geçirmezse, kulaklarında nasıl piercing var?" diye sordu.

Cain'in bir takipçisi, Alcock'un görünüşünü eleştirip onu Kayıp Ada (Land of the Lost) karakteri Cha-Ka'ya benzettiğinde Cain, "Kahretsin. Güldüm" diye cevap verdi.

Birçok kişi Alcock'u savunmaya koşarak Cain'in yorumunu sertçe eleştirdi. Bir Reddit kullanıcısı "Bir kadın süper kahraman filminde başrol oynadığında erkekler gerçekten bu linç işine girişmek zorunda mı?" diye sorarken bir diğeriyse şu ifadeleri kullandı: 

40 yaşını geçmiş süper maço alfa erkeklerin, Disney prenses filmleri hakkında sızlanmak dışında yapacak bir şeyleri olması önemli.

Başka biri de "Kadın birinci sınıf işler yapıyor ve bu işte başarılı. Peki onun elinde ne var?" diye ekledi.

59 yaşındaki Cain, Superman'i canlandırmanın yanı sıra 6 sezon süren CW dizisi Supergirl'de, Superman'in kuzeni Supergirl/Kara Danvers'ın (Melissa Benoist) üvey babası Dr. Jeremiah Danvers rolünü üstlenmişti.

O zamandan beri oyunculuğu bırakan aktör, dikkatini kolluk kuvvetleri ve siyasi savunuculuğa yönelterek Trump yönetimini destekliyor. Ocak 2026'da Cain, Trump'ın yasadışı göçle mücadele çabalarını desteklemek için ICE'a (ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) katıldığını duyurmuştu.

Oyuncu geçen yıl, ABD Başkanı Trump'ın meşhur kırmızı pelerin ve taytı giydiği internet mimini paylaşan Beyaz Saray'ı takdir etmişti. Öte yandan bu paylaşıma yorum yapanlar, Superman'in kendisinin de Dünya'ya gelen bir göçmen olduğunu belirterek görseli alaya almıştı.

Supergirl, Alcock'un ilk ana akım başrolü olacak ve Associated Press'e konuşan oyuncu bunu "insanın dengesini bozan bir deneyim" diye tanımlamıştı.

Alcock, "Bu işi yapıyorum çünkü bana ortadan kaybolma imkanı veriyor" demişti. 

Bu yüzden birdenbire bu kadar görünür ve açıkta olmak çok savunmasız bir deneyim. Ben sadece bu durumla nasıl başa çıkacağımı öğrenmeye çalışıyorum. Ama yani, heyecan verici. Elbette heyecan verici. Ama her heyecan verici şey gibi, aynı zamanda korkutucu da.

Supergirl, 26 Haziran'da sinemalarda gösterime girecek.

Independent Türkçe


Meksika, 2026 Dünya Kupası yolculuğuna Güney Afrika karşısında aldığı iki gollü galibiyetle başladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Meksika, 2026 Dünya Kupası yolculuğuna Güney Afrika karşısında aldığı iki gollü galibiyetle başladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

2026 Futbol Dünya Kupası’nın üç ev sahibinden biri olan Meksika, Güney Afrika’yı 2-0 mağlup ederek turnuvaya rahat bir başlangıç yaptı. Meksiko'daki tarihi Azteca Stadyumu'nda 80 bin seyirci önünde oynanan maçta, Güney Afrika karşılaşmayı 9 kişi ile tamamladı.

Meksika'ya galibiyeti getiren golleri 9. dakikada Dünya Kupası'nın açılış golüne imza atan Julián Quiñones ve 67. dakikada Raúl Jiménez kaydetti. Maçta Güney Afrika'dan Sphephelo Sithole (49') ve yedekten giren Themba Zwane (84') kırmızı kartla oyun dışı kalırken, Meksika'dan César Montes de uzatma dakikalarında (90+2') kırmızı kart gördü.

drgthy
Meksika milli takımı oyuncusu Raúl Jiménez, takımının ikinci golünü attıktan sonra sevinç yaşıyor (AP)

Meksika Teknik Direktörü Javier Aguirre ile Güney Afrika Teknik Direktörü Belçikalı Hugo Broos arasındaki taktik savaşı, Aguirre’nin üstünlüğüyle sonuçlandı. İkili, 1986 Dünya Kupası'nın yine aynı stadyumda yapılan açılış maçında futbolcu olarak karşı karşıya gelmiş ve o müsabakayı da Meksika 2-1 kazanmıştı.

Maçtan önemli anlar

Baskılı başlangıç: Maça baskılı başlayan Meksika, henüz 5. dakikada Raúl Jiménez ile gole çok yaklaştı ancak kaleci Ronwen Williams refleksleriyle gole izin vermedi.

Açılış golü: Meksika’nın aradığı gol gecikmedi. 9. dakikada Sphephelo Sithole’nin savunmadaki hatasını iyi değerlendiren Quiñones, sert bir vuruşla topu kalecinin bacaklarının arasından ağlara göndererek turnuvanın ilk golünü kaydetti.

Quiñones'in performansı: Geçtiğimiz sezon Suudi Arabistan Ligi'nde İngiliz Ivan Toney ve Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo'yu geride bırakarak 33 golle gol kralı olan Al-Qadsiah kanat oyuncusu Quiñones, ilk yarıda iki net fırsattan daha yararlanamadı; bu pozisyonlardan birinde top direkten döndü.

Güney Afrika'nın direnci: Maçın başlarında oyun kurmakta zorlanan Güney Afrika, ilk yarının son dakikalarında baskısını artırdı ve Mbekezeli Mbokazi'nin şutuyla kaleci Raúl Rangel'i test etti.

İkinci yarı ve kırmızı kartlar

İkinci yarının hemen başında Güney Afrika ağır bir darbe aldı. Brian Gutiérrez’in kaleye doğru tek başına çıktığı kontratakta, Sithole rakibini durdurarak 49. dakikada kırmızı kart gördü.

Rakibinin eksilmesini iyi değerlendiren Meksika, skor avantajını çiftledi. 67. dakikada Raúl Jiménez, Dünya Kupası kariyerinde ilk kez ilk 11'de başladığı maçta, yakın mesafeden yaptığı kafa vuruşuyla turnuvadaki ilk golünü attı.

gthy
Meksikalı César Montes'in, hakem Wilton Pereira tarafından kırmızı kartla cezalandırılmasının ardından verdiği tepki (Reuters)

Maçın son bölümünde Güney Afrika adeta yıkıldı ve sahada 9 kişi kaldı. 84. dakikada Alvarado, oyuna sonradan dahil olan Zwane’nin yolunu kesti; pozisyon ilk bakışta çok sert görünmese de Zwane'nin geçmeye çalışırken rakibinin yüzüne müdahalede bulunduğu gerekçesiyle hakem kırmızı kartına başvurdu.

Brezilyalı hakem Wilton Sampaio, maçtaki üçüncü kırmızı kartını ise uzatma dakikalarında Meksikalı savunma oyuncusu César Montes'e gösterdi.


Suudi Arabistan Milli Takımı, ABD'de 1994 hikâyesini yeniden yazabilir mi?

Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
TT

Suudi Arabistan Milli Takımı, ABD'de 1994 hikâyesini yeniden yazabilir mi?

Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

32 yıl önce ABD’de elde edilen tarihi başarının hatıraları ile Salem El-Dawsari ve Muhammed Kanno’nun liderliğindeki 2026 Dünya Kupası kadrosunun hedefleri arasında, Suudi Arabistan Milli Takımı Austin’den Miami’ye uzanan yolculuğuna grup aşamasını geçme ve gelecek nesillerin konuşacağı yeni bir başarı hikâyesi yazma hayaliyle başladı.

2026 Dünya Kupası’nın ABD’de düzenlenmesi, Suudi futbol kamuoyu açısından yalnızca bir tesadüf değil. Çünkü aynı ülke, Suudi Arabistan’ın dünya kupaları tarihindeki en büyük başarısına sahne olmuştu. Aradan geçen 32 yılın ardından Yeşiller, yeni bir hikâye yazmak amacıyla yeniden Amerika topraklarında mücadele edecek.

dsfrgthy
Yeşillerin futbolcuları, Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında antrenmanlarını sürdürüyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Teksas eyaletinin Austin kentinde kamp çalışmalarını sürdüren Suudi Arabistan Milli Takımı, 16 Haziran’da Miami’de Uruguay ile oynayacağı H Grubu açılış maçına hazırlanıyor. Grubun diğer takımları ise İspanya ve Yeşil Burun Adaları (Cape Verde).

dfgrthy
Milli takım oyuncuları, Austin’deki ailelerle düzenlenen toplumsal etkinlikte bir araya geldi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

ABD’ye dönüş, Suudi futbolu için özel anlamlar taşıyor. Yeşiller, 1994 Dünya Kupası’nda ilk kez katıldığı turnuvada son 16 turuna yükselerek tarihinin en önemli başarısını elde etmişti. Bu başarı, sonraki beş Dünya Kupası katılımında tekrarlanamadı. Ancak genişletilen yeni turnuva formatı, grup aşamasını geçme konusunda daha fazla fırsat sunuyor. Her grubun ilk iki sırasındaki takımların yanı sıra en iyi üçüncüler de eleme turlarına yükselecek.

Muhammed Kanno: 2022 Dünya Kupası’ndan sonra çok değiştim

Takımın önemli isimlerinden Muhammed Kanno, 1994 başarısının hâlâ milli takım kampında sıkça konuşulduğunu belirtiyor.

El-Hilal’in orta saha oyuncusuna göre son 16 turuna yükselen o nesil yalnızca tarihi bir anı değil, aynı zamanda bugünkü oyuncular için yeni bir başarıya ulaşma konusunda güçlü bir motivasyon kaynağı.

dfgthy
Nevvaf El-Akidi, sakatlığını atlatarak iyileşme sürecinde olumlu bir görüntü verdi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Kanno, mevcut kadronun önceki nesillerden farklı olduğunu düşünüyor. Bu görüşünü de son yıllarda Suudi Arabistan Pro Ligi’nde yaşanan büyük dönüşüme dayandırıyor.

2022 Dünya Kupası’nın ardından Cristiano Ronaldo’nun Al-Nassr’a transferiyle başlayan süreçte; Karim Benzema, N’Golo Kanté, Sadio Mané, Riyad Mahrez, Roberto Firmino ve Neymar gibi dünya yıldızları da Suudi Arabistan’a geldi.

Kanno’ya göre bu değişim, Suudi oyuncuların gelişimine doğrudan katkı sağladı. Dünya çapındaki yıldızlarla her gün birlikte çalışmak ve forma rekabetine girmek, yerli futbolcuların teknik, fiziksel ve zihinsel seviyelerini yükseltti.

dfgrtyh
Abdullah El-Hamdan, yaşadığı sakatlığın ardından hazır durumda olduğunu ortaya koydu. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Tecrübeli oyuncu, bugünkü performansının dört yıl önce Katar’daki Dünya Kupası’nda sergilediği seviyeden çok farklı olduğunu ifade ederken, profesyonel futbol ortamındaki gelişimin bunda önemli rol oynadığını vurguladı.

Ancak milli takım oyuncuları, önlerindeki görevin kolay olmadığının da farkında. H Grubu’nda 2010 Dünya Kupası şampiyonu ve Avrupa Şampiyonu İspanya’nın yanı sıra köklü bir Dünya Kupası geçmişine sahip Uruguay ve son yıllarda dikkat çekici performanslar sergileyen Yeşil Burun Adaları bulunuyor.

dfrgty
Salih El-Şehri ve Ziyad El-Cehni, hazır olduklarını gösterdi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Bu nedenle takım içinde herhangi bir hesap ya da teorik değerlendirme yapılmıyor. Oyuncular, her maçı ayrı bir final olarak gördüklerini ve başarıya ulaşmanın ilk şartının tüm rakiplere saygı göstermek olduğunu belirtiyor.

Abdullah El-Hamdan’dan olumlu sinyal

Suudi Arabistan Milli Takımı, Austin’de çalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor.

Teknik direktör Georgios Donis yönetimindeki son antrenmanda oyuncular iki gruba ayrıldı. Senegal karşılaşmasında ilk 11’de görev alan futbolcular yenileme çalışmaları yaparken, diğer grup topa sahip olma, hızlı oyun ve dar alanda taktik uygulamalara yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

Antrenmanlarda, Senegal ile oynanan hazırlık maçında sakatlanan forvet Abdullah El-Hamdan’ın durumuna ilişkin olumlu gelişmeler de yaşandı. Oyuncunun çalışmalara rahat bir şekilde katılması teknik heyeti memnun etti.

Austin’de taraftar buluşması

Teknik çalışmaların yanı sıra milli takım, FIFA tarafından teşvik edilen toplumsal etkinlik programlarını da sürdürüyor. Bu kapsamda Austin’de gerçekleştirilen bir antrenman taraftarlara açıldı.

Etkinliğe yerel halkın yanı sıra Austin FC taraftarları ve bölgedeki Suudi öğrenciler katılarak milli takıma destek verdi.

Dikkat çeken isimlerden biri de Suudi Arabistan forması giyen Amerikalı taraftar Roberto oldu.

Yanbu Hatıralarını Taşıyan Amerikalı Taraftar

Roberto, yalnızca bir futbolsever değil. Babasının görevi nedeniyle uzun yıllar Yanbu Endüstri Şehri’nde yaşamış ve Suudi Arabistan’a dair özel anılar biriktirmiş bir isim.

Milli takım antrenmanına oyuncuların imzalarını almak ve fotoğraf çektirmek amacıyla kitap ve fotoğraflarla gelen Roberto, futbolun farklı kültürler arasında nasıl bir köprü kurduğunu gösteren örneklerden biri oldu.

dfrgty
Donis, Suudi Arabistan–Uruguay maçının detayları üzerinde yoğun şekilde çalışıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Antrenmanın ardından takım kaptanı Salem El-Davsari, Salih El-Şehri, Nevvaf El-Akidi, Ali Mecraşi ve Muhammed Ebu Şamat taraftarlarla bir araya gelerek fotoğraf çektirdi ve imza dağıttı.

Donis’in İlk Dünya Kupası basın toplantısı

Suudi Arabistan Milli Takımı önümüzdeki günlerde hazırlıklarının yeni aşamasına geçecek. Kafile, 13 Haziran’da Miami’ye hareket ederek Uruguay maçına kadar Delmar Oteli’nde konaklayacak.

Teknik direktör Georgios Donis, Dünya Kupası kapsamındaki ilk resmi basın toplantısını da Uruguay karşılaşmasına ev sahipliği yapacak olan ünlü Hard Rock Stadyumu’nda düzenleyecek.

1994’ün unutulmaz hatıraları ile 2022 Katar Dünya Kupası’nda Arjantin’e karşı elde edilen tarihi zafer arasında şekillenen yeni yolculukta Suudi Arabistan, yalnızca turnuvaya katılmayı değil, daha büyük hedeflere ulaşmayı amaçlıyor.

Nasıl ki bugün Suudi futbolseverler hâlâ Fuad Enver, Said El-Üveyran ve Sami El-Cabir’in neslini konuşuyorsa, Salem El-Davsari, Muhammed Kanno ve arkadaşları da isimlerini Suudi futbol tarihine altın harflerle yazdırmayı hedefliyor.

Bu nedenle ABD’de başlayan yeni Dünya Kupası serüvenine şu soru eşlik ediyor:

Bu nesil, 1994’ün hikâyesini yeniden yazabilecek mi, yoksa Suudi futbolunun onlarca yıl boyunca anlatılacak bambaşka bir hikâyesini mi oluşturacak?