Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum
TT

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Avrupa'da Benfica kulübünü örnek aldığını söyleyerek, "Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde" dedi.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, yayıncı kuruluşta "Ali Koç Özel" programında gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Koç'un açıklamalarından satır başları şöyle:
"Zor bir seneyi geride bıraktık"
"Yoğun bir seçim kampanyası sonrası, Fenerbahçe kongre üyelerinin teveccühü ile büyük bir farkla seçildik. Büyük bir beklentiyle geldik. Değişiklik bekleyen bir kitle vardı. Seçildiğimiz gün sorsaydınız, 'En kötü senaryoyu çiz' deseydiniz, bu kadarını çizemezdik. Yapısal reformlar yapmak için yola çıkmıştık ama kriz yönetmekten reform süreci yavaşlamış oldu. Tamamen durmadı tabii ki, yaptığımız güzel işler de var. Zor bir seneyi geride bıraktık. Çıktığımız yolda orta ve uzun vadeli hedeflerimiz vardı. Bunların hiçbiri değişmedi. Temel hedeflerimiz, ana unsurlarımız hala devam etmekte."
"Her sene 1.2 milyar TL nakte ihtiyacımız var"
"Mali konuları aylardır anlatıyoruz. Bence camia olarak içinde bulunduğumuz finansal sorunların pek farkında değiller. Bizim miras aldığımız yük, diğer kulüplere göre kat be kat fazla. 120-130 milyon Euro kadar bir girdimiz oldu. Gelirlerimiz \%80-90'ı borçlara gidiyor. Her sene 1.2 milyar lira nakde ihtiyacımız var."
"Belli bir müddet finansal Fair-Play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı"
"Fenerbahçe'nin her sene aşağı yukarı oluşturduğu nakit, 800 milyon lira ile 1 milyar arasında değişiyor. Fenerbahçe olarak yeniden yapılandırmaya imza atmadık değil, atamadık, atmaya ihtiyacımız var. Devletimize ve bankalara, bu sorunu giderme adımı attıkları ve kulüplerin kendi imkanlarıyla dönemeyeceğini gördükleri ve yapılandırmaya girdikleri için teşekkür ediyorum. Mevcut düzende herkese aynı şartlar uygulanıyor. Büyük kulüplerimizden 1 tanesinin sorununu çözüyor mevcut şartlar. 5, 20, 60 yaşında insanlara aynı elbiseyi dikmek gibi. 2 yıl faiz ödemesi, 2 yıldan sonra ana para ödemesi yapılıyor. Bizim ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu borç yapılandırmasından çok borç tasviyesi. Vade ne yazık ki bu borçların ödenmesini sağlamıyor. Bütün kulüplerin farklı dinamikleri, sorunları var. Tek model herkese uymuyor. Belirli bir müddet finansal fair-play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı."
"Fener Ol kampanyasından kulübe 150 milyon TL geldi
"Fener Ol kampanyasına tekrar başlayacağız. Şu ana kadar 150 milyon lira kadar bir imkan sağladık. Hedefimiz 200 milyon liraydı. İhtiyacımız olana baktığımız zaman bu çok da fazla değil. 'Çorbada tuzum olsun' mantığını hayata geçirmek her kulübe nasip olmaz. Bizim ihtiyaçlarımız 4 ayaklı. Sıcak para bulmak, kısa vadede. Orta vadede Avrupa'ya gitmek, Şampiyonlar Ligi mümkünse. Genç oyuncu yetiştirip satabilmek, scouting. Bu oyunculardan faydalanabilip ileride nakde çevirebilmek."
"Elimizde bazı mega projeler var"
"Elimizde bazı mega projeler var. Kenan Evren arazisi konusunda Sayın Cumhurbaşkanımız bizi ziyaret etti. Kendisi bizi kırmadı, geldi, şereflendirdi. Tekrar teşekkür ediyorum. Fenerbahçe kayrılıyor meselesine gelince, Fenerbahçe en son kayrılan takımdır. Biz hakkımızı aldık. 3784 öğrenci için 106 derslik yapmışız, bunun üstüne bize yükümlülükleriniz yerine getirmedi dendi. Fenerbahçe, Kenan Evren Lisesi arazisini alabilmek için çok fedakarlık yaptı."
"Stadı taşımamız söz konusu değil"
"Uzun vadede kulüplerin mali sıkıntılarını gidermek için gayrimenkul projelerine ihtiyaç vardır. 2012 yılında Ülker Sports Arena'yı inşa ettik fakat iskan izni alınamamıştı. 6.5 sene sonra, özverili çalışmalarla Fenerbahçe Spor Kulübü buranın iskanını çıkardı. Fenerbahçe SK faizlerin çok yüksek olduğu bir dönemde, 0 devlet katkısıyla, kendi imkanlarıyla 85 milyon dolar harcayarak bu stadı, hiçbir sezon stadından ayrılmadan tamamladı. Stadı taşımamız söz konusu bile değil. "Biz bu stada her sene 1 milyon dolar kira ödüyorduk. 85 milyon dolar yatırdığımız stada her yıl 1 milyon dolar ödedik. Geçen sene kur sabitlendi, 4 milyon lira ödedik. Anadolu kulüplerinin ödediği kiralar ise komik rakamlar. Rekabet olarak baktığımızda çok adil bir rekabet ortamı değil statlara baktığımızda. Stadımızın her bir metrekaresinde Fenerbahçe yönetimlerinin, başkanlarının emeği vardır."
"Benfica'yı örnek alıyorum"
"Mali açıdan batak durumdayız. Avrupa'nın en yaşlı 3. ligiyiz. Yaşlı futbolculara sahip olduğunuz için 3 günde 1 maç yapmakta zorlanıyorsunuz, dolayısıyla Avrupa'da başarı zor oluyor. Alt yapıdan en az oyuncu çıkaran ülkeyiz, gençlere en az süre veren ligiz. Herhalde en yavaş liglerden biriyiz. Neredesinden bakarsanız gerideyiz. O yüzden iyi yönetildiğimizi söyleyemeyiz. Kafamızda bir vizyon, bir hayal var. Altyapısı, akademisi, tesisleşmesi, teknoloji kullanımı olsun... Ama bunlar zaman alacak. Bugünden yarına olacak şeyler değil. Bu konuda doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Avrupa'da Benfica kulübünü örnek alıyorum. Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde."
"Aziz Yıldırım ile seçimden sonra görüşmedim"
"Aziz Başkan'la ilişkim, tek taraflı bakarsak mükemmel. En son 3 Haziran Pazar sabahı oylama sürecinde el sıkıştık, ondan sonra hiç görüşemedik, konuşamadık. Bu süre zarfında kongre bitti, biz kazandık. Devir teslim sürecinde başkanımız katılmadı. Ondan sonra kendisine 2 kez ulaşmaya çalıştım, hem cep telefonundan hem ofisinden. Bir tanesi rahmetli Can Bartu'nun cenaze töreni içindi. Çok istedim gelsin bir konuşma yapsın. İkincisi de divan kurulu toplantısıydı."
"Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır"
"Allah her kulübe böyle bir taraftar kitlesi nasip etsin. Geçen sene bizi 1 dk yalnız bırakmadılar. Çok üzüldüler, kızanlar oldu. Ben ve yönetici arkadaşlarım onlara müteşekkiriz, mahcubuz. Bu mahcubiyeti gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır. Taraftar ruhum beni buraya getirdi. Onları anlayabiliyorum."
"Spor medyası Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir"
"Spor medyası benim için sıkıntılı. Spor medyası, Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir. Spor medyası yapıcı mıdır, yıkıcı mıdır? Bunu çok iyi analiz etmek lazım. Spor medyasının yıkıcı olduğunu görüyorum. Bu hakemler için de geçerli. Hakemlerin kendini ifade etme imkanı yok. Her türlü insan hatasına açığız ama bazen niyetten dolayı hatalar oluyor, bu bizi çok rahatsız ediyor.Hakemlik çok zor bir meslek ama sabahtan akşama kadar hakemler baskı altındalar. Türkiye'de belli başlı insanlar var. Bu insanlar istediklerini parlatıp, istediklerini yerden yere vuruyorlar. Belli hocaları takımın başına getirmeye kadar her işin peşindeler. Bizi en çok eleştiren FB TV olmuştur. Hiçbir şekilde sansürlemedim. Ben tenkit görüyordum. Ben sansüre karşıt bir insanım."
Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar"
"Futbolun paydaşları var, en önemlilerinden bir tanesi de yayıncı kuruluş. En önemli gelir kaynağımız sizden gelen yatırımlar. Yayıncı kuruluşa yüklenmek, boykot edin çağrısında bulunmak, bindiğiniz dalı kesmek demektir. Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar. Yayıncı kuruluşun başarısı, dönüp bize katkı sağlayacaktır. Bunu tartışmak bile abesle iştigal. Biz Fenerbahçe olarak bu konuda beIN SPORTS'a her türlü desteği vermeye hazırız. 4 hafta önce bunu konuştuk, fikirler bize geldi. Biz de bunun üstüne çalışacağız."
"Galatasaray ile pozitif ilişkiler kurmalıyız"
"Ezeli rakip, ebedi dost kavramı 3 Temmuz sürecinden sonra çok büyük darbe yedi. Biz Anadolu'ya indiğimiz zaman çok iyi karşılanıyoruz. Yöneticilerle çok iyi ilişkilerimiz var. Trabzon da dahil, kadın yöneticilerimiz de dahil. Tam kadro maça gittik çok iyi ağırlandık. Bu ortamı tesis edebilmemiz lazım. Galatasaray dışındaki kulüplerle ilişkimiz çok çok iyi. Türkiye'nin 2 en büyük kulübünün gerginlik içinde olmaması, toplumu germemesi, ayrıştırmaması lazım. Daha da önemlisi hep beraber pastayı büyüteceksek, hep beraber sorunları çözeceksek bu iki kulübün bilhassa aynı masa etrafında oturabilmesi lazım. Galatasaray'la pozitif ilişkiler kurmalıyız."
"Türkiye son durak olmamalı"
"Büyük ve güçlü bir devlet olacaksak, sportif anlamda da güçlü olmamız gerekiyor. Yabancı sınırını hep değiştirmişiz. Dönüp bakmak lazım hangisi katkı sağladı, hangisi sağlamadı diye. Türk futbolu baştan aşağı yeniden dizayn edilmeli. Biz olalım olmayalım. Buraya bir devlet stratejisi de gerekiyor. Azaltmak kadar, sayı kadar önemli bir şey var. Yabancı futbolcuların niteliği. Burası son durak olmamalı. 800 bin Euro maaş alan oyuncunun burada 2-3 milyon Euro maaş almaması lazım. İleriye dönük adımlarımızı attık, ancak Türkiye için en iyi olan neyse, onu yapmaya hazırız."
"VAR'ın sonuna kadar destekçisiyiz. Teknolojiden bahsediyoruz sonuçta. Alıştık, alışmaya devam ediyoruz. Teniste var, voleybolda var, basketbolda var. Belki de İFAB bunu getirecektir. Her takımın her devre 2 kere itiraz hakkı olmalı. Bazı pozisyonlar var, anlaşılır gibi değil."
"TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum"
"Federasyon çok yeni, daha yarım sezonu bile doldurmadı. Bugünkü TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum çünkü artık son duraktayız. Ne yazık ki federasyonlarımız futbola vermeleri gereken katma değeri bugüne kadar veremedi. Biz 1 kişiyi ne Futbol Federasyonu Kurulu'na, ne de başka bir kurula önerdik. Lobi yapmadık çünkü bu felsefeye karşıyız. 3 o takımın, 3 şu takımın, 3 bu takımın temsilcisi olmamalı. TFF liyakat bazlı, futbolun değişik kademelerinde hizmet edecek kalifiye insanlardan oluşmalı. Büyük kulüplerin temsilcileri olacak, diğer kulüplerin olmayacak. Çok saçma geliyor bana bu sistem. TFF'de görev yapan kişiler, formalarını üzerlerinden çıkartamıyorlar. Böyle olduğu sürece futbolumuz kesinlikle kalkınmaz. Hem Nihat Bey'in hem de ekibinin başarılı olmasını çok istiyorum."
"İnşallah şampiyon olacağız"
"Futbol takımımızdan memnunuz ama daha gidecek çok yolumuz var. Bugüne kadar Luiz Gustavo'nun kalitesinde bir oyuncu, o mevkiye ya gelmemiştir ya da çok az gelmiştir. Transfer yaparken bas bas bağırmıyoruz. Luiz Gustavo gibi bir oyuncuyu getirdik, imzalattık. Bizim mütevazi bir duruşumuz var. En memnun olduğum şeylerden biri, Damien ile Ersun hocanın ilişkisi. İnşallah şampiyon olacağız."
"Son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz"
"Ersun hoca bir rapor yolladı, son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz. En fazla yerli oyuncunun oynadığı takım Fenerbahçe. 9 hafta itibariyle, oynanan 810 dk ve uzatmalarla, ilk 11'de oynayan ve sonradan oyuna giren oyuncularla ligin en genç 4. takımıyız. Saha dışında müthiş bir takım ruhu, sahiplenme ve kenetlenme var. Geçen sene en çok bunu arıyorduk. O aidiyet duygusu, o sahiplenme, o taraftarı anlama hususunda Türk oyuncuların çok önemli olduğunu geçen sene tespit etmiştik. Emre'yi getirmemizin sebeplerinden biri de buydu. Taraftarımızın beklediği tarzda futbol oynuyoruz. Takımımıza Luiz Gustavo gibi bir lideri kattık. Vedat, başka takıma gitsek yazık olurdu. Fenerbahçe onun kalbinde. Hata yaptıktan sonra Altay'ı arıyorum, geleceğimizin kalecisi. Tolga Ciğerci... Hangi takım böyle bir oyuncuya sabır gösterir? Sabır gösterdik çünkü karakterine inandık, sağlık ekibimiz iyi işler gerçekleştirdi. Mükemmel bir sağlık ekibimiz var."
"Alex ve Volkan'a jübile yapmak istiyorum"
"Volkan Demirel, Fenerbahçe'nin çok önemli bir değeridir. Volkan'ın uzun yıllar boyunca Fenerbahçe'ye katkı vermesini bekliyorum. Benim hayalimde hem Alex'e hem Volkan'a jubile yapmak var. Alex'le son dönemde çok görüştük. Alex'in Fenerbahçe dünyasının bir yerinde, yörüngesinde değil, içinde olması gerekiyor. "Bu elçi olarak mı olur, bizi temsil mi eder, ileride Fenerbahçe teknik direktörü mü olur, sportif direktör mü olur bilemiyorum ama Alex, Fenerbahçe dünyasında olacaktır. Anelka, Roberto Carlos, Van Hooijdonk, Appiah gibi oyuncular, Fenerbahçe'nin yurt dışındaki elçisi olmalı."
"İlk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır"
"3 Temmuz sürecinde yaşadığımız manevi kayıplarımızı hiçbir zaman tazmin edemeyeceğiz. O gün yaşadıklarımızı bir biz biliriz bir de Allah, yapayalnızdık. Bu alçak örgüt bize saldırdı, biz boyun eğmedik. Devleti, Başbakanı, Cumhurbaşkanını hedef alan bu örgüte karşı ilk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır. Zaman geldi, Fenerbahçe'nin haklılığı ortaya çıktı. 'Fenerbahçe'ye helal olsun' diyenler oldu. Durumumuzdan faydalananlar oldu. Objektif bakan ve vicdanı olan hiçbir kimse Fenerbahçe'nin hakkı yenmedi diyemez. Bundan faydalananlar oldu. Bugün bu örgüt aleyhinde konuşanlar, o gün bize yapılanları öve öve bitiremiyorlardı. Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak her zaman hukukun ve adaletin üstünlüğüne inandık, inanıyoruz."

 


Salah, Türkiye Süper Ligi'nin en çok kazanan dördüncü futbolcusu oldu

Muhammed Salah (Reuters)
Muhammed Salah (Reuters)
TT

Salah, Türkiye Süper Ligi'nin en çok kazanan dördüncü futbolcusu oldu

Muhammed Salah (Reuters)
Muhammed Salah (Reuters)

Trabzonspor'a transfer olan Mısırlı yıldız Muhammed Salah, Türkiye Süper Ligi'nin en yüksek maaş alan futbolcuları listesinde dördüncü sırada yer aldı.

Transfermarkt verilerine göre Salah, Trabzonspor'dan yıllık 10 milyon avro maaş alacak.

Listenin zirvesinde yıllık 15 milyon avro kazanan Nijeryalı golcü Victor Osimhen bulunurken, Fenerbahçe'nin Brezilyalı kalecisi Ederson ile Fransız orta saha oyuncusu N'Golo Kanté yıllık 11'er milyon avroluk maaşlarıyla ikinci sırayı paylaştı.

Salah 10 milyon avroluk yıllık geliriyle dördüncü sırada yer alırken, Galatasaray'ın Alman oyuncusu Leroy Sané ise yıllık 9 milyon avro maaşıyla beşinci sırada yer  alıyor.

Muhammed Salah, İngiltere Premier Lig ekibi Liverpool'da geçirdiği dokuz sezonun ardından Trabzonspor'a transfer oldu. Liverpool formasıyla çıktığı 442 maçta 257 gol kaydeden Mısırlı yıldız, kulübün birçok yerel ve uluslararası şampiyonluk kazanmasında önemli rol oynadı.


Arjantin Futbol Federasyonu, İngiltere galibiyetini özel gün ilan etti

Arjantin Futbol Federasyonu, İngiltere galibiyetini özel gün ilan etti
TT

Arjantin Futbol Federasyonu, İngiltere galibiyetini özel gün ilan etti

Arjantin Futbol Federasyonu, İngiltere galibiyetini özel gün ilan etti

Arjantin Futbol Federasyonu (AFA), ülkenin 2026 Dünya Kupası yarı finalinde İngiltere'yi 2-1 yendiği tarihi, her yıl kutlanacak özel bir gün ilan etti.

AFA, Arjantin'in Atlanta'da 2-1'lik zafer kazandığı 15 Temmuz'un "Milli Futbol Takımları Günü" olacağını duyurdu.

Köklü rekabetlerinin son perdesinde İngiltere, Anthony Gordon'ın ikinci yarıda attığı golle öne geçmesine rağmen büyük bir yıkım yaşadı. Son şampiyon Arjantin'in son dakikalardaki geri dönüşü, İngiltere'yi 1966'dan bu yana ilk kez Dünya Kupası finaline çıkma fırsatından mahrum bırakmıştı.

Thomas Tuchel'in takımı savunmada geriye yaslanırken, Arjantin baskıyı artırmış ve 85. dakikada Enzo Fernandez'in golüyle eşitliği sağlamıştı. Ardından Lautaro Martinez'in uzatma dakikalarında galibiyeti getiren golü atmış ve Arjantin, finalde İspanya'nın rakibi olmuştu.

Arjantin finali uzatma devrelerinde kaybetmiş ve Lionel Scaloni'nin oyuncularının maç bitiminde utanç verici bir kavgaya tutuşmasıyla bu maç kötü bir şöhret kazanmıştı.

Yine de AFA, Falkland Adaları hakkındaki gerilim nedeniyle siyasi bir boyut taşıyan İngiltere maçındaki galibiyetlerine odaklanmayı tercih etti.

Arjantinli oyuncular maç bitiminde "Los Malvinas son Argentinas" (Falkland Adaları Arjantin'e aittir) yazılı bir pankart açmıştı. FIFA halihazırda bu olayı soruşturuyor.

İspanyolcada Malvinas olarak bilinen Falkland Adaları meselesi, Arjantin kültüründe, hele ki futbolda, her zaman canlılığını koruyor. Zira ülke, Arjantin kıyılarının yaklaşık 485 km açığında bulunan Britanya Denizaşırı Toprağı'nın kendi egemenliği altında olması gerektiğini kararlılıkla savunuyor.

Bu durum, Arjantin'de dönemin askeri diktatörlüğünün 1982'de Güney Atlantik'teki takımadaları istila etmesine yol açmıştı. 74 gün süren savaşta 649 Arjantin askeri, 255 Britanyalı ve üç Falkland Adalı olmak üzere toplam 907 kişi hayatını kaybetmişti.

Yaklaşık 3 bin 700 kişinin yaşadığı Falkland Adaları sakinleri, Birleşik Krallık (BK) ana karasına yaklaşık 13 bin kilometre uzaklıktaki bir noktada yaşamalarına rağmen ezici çoğunlukla kendilerini Britanyalı olarak tanımlıyor.

İngilizce konuşuyorlar ve kültürleri temelde Britanya'nın kırsal veya kıyı kesimleriyle aynı. 2013 referandumunda Falkland Adalıları'nın yüzde 99,8'i BK toprağı olarak kalmak için oy kullandı.

Ancak Arjantin'in adaların egemenliği konusundaki süregelen itirazı, ülkedeki milliyetçi duyguların en güçlü simgelerinden biri. Bu durum futbola da yansıyor ve İngiltere'yle yapılacak herhangi bir karşılaşmayı daha önemli kılıyor.

Arjantin taraftarları İngiltere'nin "God Save The King" marşını yüksek sesle yuhalamış, ardından İngiliz taraftarlar da Arjantin milli marşına aynı şekilde karşılık vermişti. Her iki marş da televizyon yayınında tribünlerin gürültüsü içinde tamamen duyulmaz hale gelmişti.

Yarı final zaferi, Diego Maradona'nın 1986 Meksika Dünya Kupası'nda tartışmalı bir çeyrek final zaferinde "Tanrı'nın Eli" golünü attığı bir diğer ünlü Arjantin zaferinden 40 yıl sonra geldi.

Independent Türkçe


Drogba'dan Salah'a Türk futbolunun transfer kültürü: Yıldızlar neden kahraman gibi karşılanıyor?

Muhammed Salah, Trabzonspor'a transferini tamamlamak üzere Trabzon Havalimanı'na vardığında (AFP)
Muhammed Salah, Trabzonspor'a transferini tamamlamak üzere Trabzon Havalimanı'na vardığında (AFP)
TT

Drogba'dan Salah'a Türk futbolunun transfer kültürü: Yıldızlar neden kahraman gibi karşılanıyor?

Muhammed Salah, Trabzonspor'a transferini tamamlamak üzere Trabzon Havalimanı'na vardığında (AFP)
Muhammed Salah, Trabzonspor'a transferini tamamlamak üzere Trabzon Havalimanı'na vardığında (AFP)

Mısırlı yıldız Muhammed Salah'ın Trabzonspor'a transferi için Türkiye'ye gelişi, yalnızca önemli bir futbolcunun yeni kulübüne katılım sürecini değil, Türk futbolunun yıllar içinde oluşturduğu benzersiz transfer kültürünü de bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye'de yıldız futbolcuların karşılanması, çoğu zaman resmi imza töreni kadar ilgi görüyor, hatta kimi zaman transferin kendisinin önüne geçiyor.

Trabzonspor'un Mısır Milli Takımı kaptanı Muhammed Salah ile son görüşmelere başlandığını duyurmasının ardından yüzlerce taraftar, yıldız futbolcuyu karşılamak için havalimanlarına akın etti. Türk kulüplerinin taraftarları için futbolcuyla kurulan bağ, ilk maçta değil, Türkiye'ye adım attığı ilk anda başlıyor.

scdfvgthyj
Trabzonspor taraftarları, Muhammed Salah'ı havalimanı önünde tezahüratlarla karşıladı. (AFP)

Salah ilk olarak İstanbul'a ulaştığında yüzlerce taraftar tarafından karşılandı. Aracının etrafını saran taraftarlar tezahüratlar yaparken, otomobil ve motosiklet konvoyları korna sesleri eşliğinde yıldız futbolcuya eşlik etti. Şarku’l Avsat’ın The Athletic'ten aktardığı habere göre Salah, taraftarı selamlamakla yetinmeyerek tezahüratlara da katıldı ve kendisini karşılayan coşkuya kısa sürede ortak oldu.

Trabzon'a geçişi ise çok daha görkemli görüntülere sahne oldu. Kulübün meşale kullanılmaması ve düzenin korunması yönündeki çağrısına rağmen havalimanı çevresi havai fişeklerle aydınlandı, tezahüratlar yükseldi. Salah, resmi tanıtım töreni öncesinde 10 numaralı formayı giyerek taraftarlarla birlikte tezahürat yaptı.

gthyjukı
Trabzonspor taraftarları, Muhammed Salah'ı havalimanı önünde havai fişek gösterileriyle karşıladı. (AP)

Son yılların en dikkat çekici Süper Lig transferlerinden biri olarak görülen Salah'ın karşılanması, Türkiye'de ilk kez yaşanan bir olay değil. Aksine, dünya futbolunun önemli isimlerinin Türkiye'ye transferlerinde benzer görüntüler artık köklü bir geleneğe dönüşmüş durumda.

Bu geleneğin en dikkat çekici örneklerinden biri, Didier Drogba'nın 2013 yılında Galatasaray'a transferinde yaşandı. Chelsea ile UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşayan Fildişi Sahilli yıldız, İstanbul'a geldiğinde binlerce taraftar tarafından karşılandı. Daha sonra düzenlenen tanıtım töreni için tribünler tamamen doldu ve transfer, başlı başına bir kutlamaya dönüştü.

hyjuık8l
Muhammed Salah, Trabzon'a varışında Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan ile birlikte görüntülendi. (Reuters)

2015 yazında Robin van Persie'nin Manchester United'dan Fenerbahçe'ye transferi sırasında da benzer görüntüler yaşandı. Hollandalı futbolcu, güvenlik önlemlerine rağmen kendisine ulaşmaya çalışan taraftarların oluşturduğu koridorun arasından ilerledi. Van Persie daha sonra yaptığı açıklamada, kariyeri boyunca birçok şey gördüğünü ancak İstanbul'daki karşılamaya benzer bir atmosferle daha önce hiç karşılaşmadığını söyledi.

2024 yılında Galatasaray taraftarları, Victor Osimhen'i karşılamak için saatlerce havalimanında bekledi. Uçağın gecikmesine rağmen sabaha kadar alanı terk etmeyen taraftarlar, Nijeryalı golcüyü taç takmış şekilde tahtta otururken tasvir eden dev pankartlar hazırladı. Sağlık kontrolü için hastaneye giden Osimhen'e de meşaleler ve çiçekler eşliğinde eşlik edildi.

cdgthyu
Trabzonspor taraftarları, Muhammed Salah'ı karşılamak için havalimanında toplandı. (AFP)

Bu ilgi yalnızca golcülerle sınırlı kalmadı. Kamerunlu kaleci Andre Onana da geçen yıl Trabzonspor'a transfer olduğunda yoğun taraftar ilgisiyle karşılandı. Meşalelerden yükselen yoğun duman nedeniyle zaman zaman yüzünü kapatmak zorunda kalan Onana, daha sonra taraftarlarla birlikte şarkılar söyleyip tezahüratlara katıldı.

Benzer bir tablo teknik direktörler için de geçerli oldu. Portekizli teknik adam Jose Mourinho'nun 2024 yazında Fenerbahçe'ye gelişi, havalimanında başlayan ve tamamen dolu tribünler önünde yaklaşık bir saat süren tanıtım organizasyonuyla büyük bir taraftar şölenine dönüştü.

Gözlemcilere göre bu atmosferin oluşmasında kulüplerin transfer yönetimindeki yaklaşımı önemli rol oynuyor. Türk kulüpleri, resmi işlemler tamamlanmadan önce anlaşmaya varıldığını ya da görüşmelerin başladığını açıklayarak taraftarlara hazırlık yapmaları için zaman tanıyor. Böylece havalimanı karşılamaları da transfer sürecinin planlı bir parçası haline geliyor.

ı9op0ğ
Muhammed Salah, Trabzonspor ile sözleşme imzalamak üzere Trabzon Havalimanı'na geldi. (AP)

Zamanla bu organizasyonlar kulüplerin pazarlama stratejisinin de önemli unsurlarından biri oldu. Taraftar bağlılığını güçlendiren bu karşılamalar, aynı zamanda uluslararası medya ve sosyal medya platformlarında geniş yankı uyandırarak kulübün adını futbolcunun ilk antrenmanından önce dünya spor gündemine taşıyor.

Ancak bu coşkulu atmosfer, beraberinde yüksek beklentileri de getiriyor. Kahramanlar gibi karşılanan yıldızlar, daha ilk günden sonuç üretme baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Büyük umutlarla başlayan taraftar ilişkisi, kısa süre içinde performans beklentisine dönüşebiliyor.

Türk futbolunun en ilginç transfer hikâyelerinden biri ise İngiliz futbolcu Darius Vassell'e ait. Vassell, 2009 yılında Ankaragücü'ne transfer olduğunda gördüğü ilgiyi "bir devlet başkanı gibi karşılandım" sözleriyle anlatmıştı. Ancak sezon öncesi geleneksel bir kulüp ritüeli kapsamında keçi kurban edildiğine tanık olması, kariyerinin en sıra dışı anılarından biri olarak hafızasında yer etti. Otobiyografisinde, kurban edilmeden önce keçinin doğrudan kendisine baktığını hissettiğini yazdı.

Salah'ın Türkiye'ye gelişiyle birlikte bir kez daha görüldü ki, Türk futbolunda transfer yalnızca sözleşme imzalamak veya sağlık kontrolünden geçmekten ibaret değil. Yıldız futbolcuların ülkeye ayak bastığı an, taraftarların katılımıyla büyük bir kutlamaya dönüşüyor ve ilk gol ya da ilk kupadan önce hafızalara kazınan unutulmaz görüntüler ortaya çıkıyor.