Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum
TT

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Ali Koç: Benfica kulübünü örnek alıyorum

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Avrupa'da Benfica kulübünü örnek aldığını söyleyerek, "Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde" dedi.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, yayıncı kuruluşta "Ali Koç Özel" programında gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Koç'un açıklamalarından satır başları şöyle:
"Zor bir seneyi geride bıraktık"
"Yoğun bir seçim kampanyası sonrası, Fenerbahçe kongre üyelerinin teveccühü ile büyük bir farkla seçildik. Büyük bir beklentiyle geldik. Değişiklik bekleyen bir kitle vardı. Seçildiğimiz gün sorsaydınız, 'En kötü senaryoyu çiz' deseydiniz, bu kadarını çizemezdik. Yapısal reformlar yapmak için yola çıkmıştık ama kriz yönetmekten reform süreci yavaşlamış oldu. Tamamen durmadı tabii ki, yaptığımız güzel işler de var. Zor bir seneyi geride bıraktık. Çıktığımız yolda orta ve uzun vadeli hedeflerimiz vardı. Bunların hiçbiri değişmedi. Temel hedeflerimiz, ana unsurlarımız hala devam etmekte."
"Her sene 1.2 milyar TL nakte ihtiyacımız var"
"Mali konuları aylardır anlatıyoruz. Bence camia olarak içinde bulunduğumuz finansal sorunların pek farkında değiller. Bizim miras aldığımız yük, diğer kulüplere göre kat be kat fazla. 120-130 milyon Euro kadar bir girdimiz oldu. Gelirlerimiz \%80-90'ı borçlara gidiyor. Her sene 1.2 milyar lira nakde ihtiyacımız var."
"Belli bir müddet finansal Fair-Play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı"
"Fenerbahçe'nin her sene aşağı yukarı oluşturduğu nakit, 800 milyon lira ile 1 milyar arasında değişiyor. Fenerbahçe olarak yeniden yapılandırmaya imza atmadık değil, atamadık, atmaya ihtiyacımız var. Devletimize ve bankalara, bu sorunu giderme adımı attıkları ve kulüplerin kendi imkanlarıyla dönemeyeceğini gördükleri ve yapılandırmaya girdikleri için teşekkür ediyorum. Mevcut düzende herkese aynı şartlar uygulanıyor. Büyük kulüplerimizden 1 tanesinin sorununu çözüyor mevcut şartlar. 5, 20, 60 yaşında insanlara aynı elbiseyi dikmek gibi. 2 yıl faiz ödemesi, 2 yıldan sonra ana para ödemesi yapılıyor. Bizim ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu borç yapılandırmasından çok borç tasviyesi. Vade ne yazık ki bu borçların ödenmesini sağlamıyor. Bütün kulüplerin farklı dinamikleri, sorunları var. Tek model herkese uymuyor. Belirli bir müddet finansal fair-play'den dolayı elimiz kolumuz bağlı."
"Fener Ol kampanyasından kulübe 150 milyon TL geldi
"Fener Ol kampanyasına tekrar başlayacağız. Şu ana kadar 150 milyon lira kadar bir imkan sağladık. Hedefimiz 200 milyon liraydı. İhtiyacımız olana baktığımız zaman bu çok da fazla değil. 'Çorbada tuzum olsun' mantığını hayata geçirmek her kulübe nasip olmaz. Bizim ihtiyaçlarımız 4 ayaklı. Sıcak para bulmak, kısa vadede. Orta vadede Avrupa'ya gitmek, Şampiyonlar Ligi mümkünse. Genç oyuncu yetiştirip satabilmek, scouting. Bu oyunculardan faydalanabilip ileride nakde çevirebilmek."
"Elimizde bazı mega projeler var"
"Elimizde bazı mega projeler var. Kenan Evren arazisi konusunda Sayın Cumhurbaşkanımız bizi ziyaret etti. Kendisi bizi kırmadı, geldi, şereflendirdi. Tekrar teşekkür ediyorum. Fenerbahçe kayrılıyor meselesine gelince, Fenerbahçe en son kayrılan takımdır. Biz hakkımızı aldık. 3784 öğrenci için 106 derslik yapmışız, bunun üstüne bize yükümlülükleriniz yerine getirmedi dendi. Fenerbahçe, Kenan Evren Lisesi arazisini alabilmek için çok fedakarlık yaptı."
"Stadı taşımamız söz konusu değil"
"Uzun vadede kulüplerin mali sıkıntılarını gidermek için gayrimenkul projelerine ihtiyaç vardır. 2012 yılında Ülker Sports Arena'yı inşa ettik fakat iskan izni alınamamıştı. 6.5 sene sonra, özverili çalışmalarla Fenerbahçe Spor Kulübü buranın iskanını çıkardı. Fenerbahçe SK faizlerin çok yüksek olduğu bir dönemde, 0 devlet katkısıyla, kendi imkanlarıyla 85 milyon dolar harcayarak bu stadı, hiçbir sezon stadından ayrılmadan tamamladı. Stadı taşımamız söz konusu bile değil. "Biz bu stada her sene 1 milyon dolar kira ödüyorduk. 85 milyon dolar yatırdığımız stada her yıl 1 milyon dolar ödedik. Geçen sene kur sabitlendi, 4 milyon lira ödedik. Anadolu kulüplerinin ödediği kiralar ise komik rakamlar. Rekabet olarak baktığımızda çok adil bir rekabet ortamı değil statlara baktığımızda. Stadımızın her bir metrekaresinde Fenerbahçe yönetimlerinin, başkanlarının emeği vardır."
"Benfica'yı örnek alıyorum"
"Mali açıdan batak durumdayız. Avrupa'nın en yaşlı 3. ligiyiz. Yaşlı futbolculara sahip olduğunuz için 3 günde 1 maç yapmakta zorlanıyorsunuz, dolayısıyla Avrupa'da başarı zor oluyor. Alt yapıdan en az oyuncu çıkaran ülkeyiz, gençlere en az süre veren ligiz. Herhalde en yavaş liglerden biriyiz. Neredesinden bakarsanız gerideyiz. O yüzden iyi yönetildiğimizi söyleyemeyiz. Kafamızda bir vizyon, bir hayal var. Altyapısı, akademisi, tesisleşmesi, teknoloji kullanımı olsun... Ama bunlar zaman alacak. Bugünden yarına olacak şeyler değil. Bu konuda doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Avrupa'da Benfica kulübünü örnek alıyorum. Benfica'nın yapısı Fenerbahçe'ye çok benziyor. Dernek, 100 bini aşkın üyesi var. Birden çok spor branşı var. Çok borcu vardı, batak durumdaydı. Şimdi inanılmaz bir akademisi olan, sattığı oyuncularıyla tüm borçlarını ödemiş, çok iyi işleyen bir kulüp halinde."
"Aziz Yıldırım ile seçimden sonra görüşmedim"
"Aziz Başkan'la ilişkim, tek taraflı bakarsak mükemmel. En son 3 Haziran Pazar sabahı oylama sürecinde el sıkıştık, ondan sonra hiç görüşemedik, konuşamadık. Bu süre zarfında kongre bitti, biz kazandık. Devir teslim sürecinde başkanımız katılmadı. Ondan sonra kendisine 2 kez ulaşmaya çalıştım, hem cep telefonundan hem ofisinden. Bir tanesi rahmetli Can Bartu'nun cenaze töreni içindi. Çok istedim gelsin bir konuşma yapsın. İkincisi de divan kurulu toplantısıydı."
"Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır"
"Allah her kulübe böyle bir taraftar kitlesi nasip etsin. Geçen sene bizi 1 dk yalnız bırakmadılar. Çok üzüldüler, kızanlar oldu. Ben ve yönetici arkadaşlarım onlara müteşekkiriz, mahcubuz. Bu mahcubiyeti gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Fenerbahçe taraftarına ne kadar teşekkür etsek azdır. Taraftar ruhum beni buraya getirdi. Onları anlayabiliyorum."
"Spor medyası Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir"
"Spor medyası benim için sıkıntılı. Spor medyası, Türk futbolunun içinde bulunduğu olumsuz tablonun sebeplerinden biridir. Spor medyası yapıcı mıdır, yıkıcı mıdır? Bunu çok iyi analiz etmek lazım. Spor medyasının yıkıcı olduğunu görüyorum. Bu hakemler için de geçerli. Hakemlerin kendini ifade etme imkanı yok. Her türlü insan hatasına açığız ama bazen niyetten dolayı hatalar oluyor, bu bizi çok rahatsız ediyor.Hakemlik çok zor bir meslek ama sabahtan akşama kadar hakemler baskı altındalar. Türkiye'de belli başlı insanlar var. Bu insanlar istediklerini parlatıp, istediklerini yerden yere vuruyorlar. Belli hocaları takımın başına getirmeye kadar her işin peşindeler. Bizi en çok eleştiren FB TV olmuştur. Hiçbir şekilde sansürlemedim. Ben tenkit görüyordum. Ben sansüre karşıt bir insanım."
Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar"
"Futbolun paydaşları var, en önemlilerinden bir tanesi de yayıncı kuruluş. En önemli gelir kaynağımız sizden gelen yatırımlar. Yayıncı kuruluşa yüklenmek, boykot edin çağrısında bulunmak, bindiğiniz dalı kesmek demektir. Yayıncı kuruluşun başarılı olması, Türk futboluna katkı sağlar. Yayıncı kuruluşun başarısı, dönüp bize katkı sağlayacaktır. Bunu tartışmak bile abesle iştigal. Biz Fenerbahçe olarak bu konuda beIN SPORTS'a her türlü desteği vermeye hazırız. 4 hafta önce bunu konuştuk, fikirler bize geldi. Biz de bunun üstüne çalışacağız."
"Galatasaray ile pozitif ilişkiler kurmalıyız"
"Ezeli rakip, ebedi dost kavramı 3 Temmuz sürecinden sonra çok büyük darbe yedi. Biz Anadolu'ya indiğimiz zaman çok iyi karşılanıyoruz. Yöneticilerle çok iyi ilişkilerimiz var. Trabzon da dahil, kadın yöneticilerimiz de dahil. Tam kadro maça gittik çok iyi ağırlandık. Bu ortamı tesis edebilmemiz lazım. Galatasaray dışındaki kulüplerle ilişkimiz çok çok iyi. Türkiye'nin 2 en büyük kulübünün gerginlik içinde olmaması, toplumu germemesi, ayrıştırmaması lazım. Daha da önemlisi hep beraber pastayı büyüteceksek, hep beraber sorunları çözeceksek bu iki kulübün bilhassa aynı masa etrafında oturabilmesi lazım. Galatasaray'la pozitif ilişkiler kurmalıyız."
"Türkiye son durak olmamalı"
"Büyük ve güçlü bir devlet olacaksak, sportif anlamda da güçlü olmamız gerekiyor. Yabancı sınırını hep değiştirmişiz. Dönüp bakmak lazım hangisi katkı sağladı, hangisi sağlamadı diye. Türk futbolu baştan aşağı yeniden dizayn edilmeli. Biz olalım olmayalım. Buraya bir devlet stratejisi de gerekiyor. Azaltmak kadar, sayı kadar önemli bir şey var. Yabancı futbolcuların niteliği. Burası son durak olmamalı. 800 bin Euro maaş alan oyuncunun burada 2-3 milyon Euro maaş almaması lazım. İleriye dönük adımlarımızı attık, ancak Türkiye için en iyi olan neyse, onu yapmaya hazırız."
"VAR'ın sonuna kadar destekçisiyiz. Teknolojiden bahsediyoruz sonuçta. Alıştık, alışmaya devam ediyoruz. Teniste var, voleybolda var, basketbolda var. Belki de İFAB bunu getirecektir. Her takımın her devre 2 kere itiraz hakkı olmalı. Bazı pozisyonlar var, anlaşılır gibi değil."
"TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum"
"Federasyon çok yeni, daha yarım sezonu bile doldurmadı. Bugünkü TFF'nin başarılı olmasını çok önemsiyorum çünkü artık son duraktayız. Ne yazık ki federasyonlarımız futbola vermeleri gereken katma değeri bugüne kadar veremedi. Biz 1 kişiyi ne Futbol Federasyonu Kurulu'na, ne de başka bir kurula önerdik. Lobi yapmadık çünkü bu felsefeye karşıyız. 3 o takımın, 3 şu takımın, 3 bu takımın temsilcisi olmamalı. TFF liyakat bazlı, futbolun değişik kademelerinde hizmet edecek kalifiye insanlardan oluşmalı. Büyük kulüplerin temsilcileri olacak, diğer kulüplerin olmayacak. Çok saçma geliyor bana bu sistem. TFF'de görev yapan kişiler, formalarını üzerlerinden çıkartamıyorlar. Böyle olduğu sürece futbolumuz kesinlikle kalkınmaz. Hem Nihat Bey'in hem de ekibinin başarılı olmasını çok istiyorum."
"İnşallah şampiyon olacağız"
"Futbol takımımızdan memnunuz ama daha gidecek çok yolumuz var. Bugüne kadar Luiz Gustavo'nun kalitesinde bir oyuncu, o mevkiye ya gelmemiştir ya da çok az gelmiştir. Transfer yaparken bas bas bağırmıyoruz. Luiz Gustavo gibi bir oyuncuyu getirdik, imzalattık. Bizim mütevazi bir duruşumuz var. En memnun olduğum şeylerden biri, Damien ile Ersun hocanın ilişkisi. İnşallah şampiyon olacağız."
"Son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz"
"Ersun hoca bir rapor yolladı, son 7 sezonun en genç takımıyla oynuyormuşuz. En fazla yerli oyuncunun oynadığı takım Fenerbahçe. 9 hafta itibariyle, oynanan 810 dk ve uzatmalarla, ilk 11'de oynayan ve sonradan oyuna giren oyuncularla ligin en genç 4. takımıyız. Saha dışında müthiş bir takım ruhu, sahiplenme ve kenetlenme var. Geçen sene en çok bunu arıyorduk. O aidiyet duygusu, o sahiplenme, o taraftarı anlama hususunda Türk oyuncuların çok önemli olduğunu geçen sene tespit etmiştik. Emre'yi getirmemizin sebeplerinden biri de buydu. Taraftarımızın beklediği tarzda futbol oynuyoruz. Takımımıza Luiz Gustavo gibi bir lideri kattık. Vedat, başka takıma gitsek yazık olurdu. Fenerbahçe onun kalbinde. Hata yaptıktan sonra Altay'ı arıyorum, geleceğimizin kalecisi. Tolga Ciğerci... Hangi takım böyle bir oyuncuya sabır gösterir? Sabır gösterdik çünkü karakterine inandık, sağlık ekibimiz iyi işler gerçekleştirdi. Mükemmel bir sağlık ekibimiz var."
"Alex ve Volkan'a jübile yapmak istiyorum"
"Volkan Demirel, Fenerbahçe'nin çok önemli bir değeridir. Volkan'ın uzun yıllar boyunca Fenerbahçe'ye katkı vermesini bekliyorum. Benim hayalimde hem Alex'e hem Volkan'a jubile yapmak var. Alex'le son dönemde çok görüştük. Alex'in Fenerbahçe dünyasının bir yerinde, yörüngesinde değil, içinde olması gerekiyor. "Bu elçi olarak mı olur, bizi temsil mi eder, ileride Fenerbahçe teknik direktörü mü olur, sportif direktör mü olur bilemiyorum ama Alex, Fenerbahçe dünyasında olacaktır. Anelka, Roberto Carlos, Van Hooijdonk, Appiah gibi oyuncular, Fenerbahçe'nin yurt dışındaki elçisi olmalı."
"İlk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır"
"3 Temmuz sürecinde yaşadığımız manevi kayıplarımızı hiçbir zaman tazmin edemeyeceğiz. O gün yaşadıklarımızı bir biz biliriz bir de Allah, yapayalnızdık. Bu alçak örgüt bize saldırdı, biz boyun eğmedik. Devleti, Başbakanı, Cumhurbaşkanını hedef alan bu örgüte karşı ilk direnişi Fenerbahçe başlatmıştır. Zaman geldi, Fenerbahçe'nin haklılığı ortaya çıktı. 'Fenerbahçe'ye helal olsun' diyenler oldu. Durumumuzdan faydalananlar oldu. Objektif bakan ve vicdanı olan hiçbir kimse Fenerbahçe'nin hakkı yenmedi diyemez. Bundan faydalananlar oldu. Bugün bu örgüt aleyhinde konuşanlar, o gün bize yapılanları öve öve bitiremiyorlardı. Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak her zaman hukukun ve adaletin üstünlüğüne inandık, inanıyoruz."

 


2026 Dünya Kupası: Ancelotti, Japonya karşısında alınan zaferin ardından Brezilya'nın yıldızlarını övdü

Brezilya milli takımının teknik direktörü İtalyan Carlo Ancelotti (Reuters)
Brezilya milli takımının teknik direktörü İtalyan Carlo Ancelotti (Reuters)
TT

2026 Dünya Kupası: Ancelotti, Japonya karşısında alınan zaferin ardından Brezilya'nın yıldızlarını övdü

Brezilya milli takımının teknik direktörü İtalyan Carlo Ancelotti (Reuters)
Brezilya milli takımının teknik direktörü İtalyan Carlo Ancelotti (Reuters)

Brezilya Milli Takımı Teknik Direktörü İtalyan Carlo Ancelotti, ABD, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliğinde düzenlenen Dünya Kupası'nda Japonya'ya karşı son anlarda gelen galibiyetin ardından oyuncularını övdü ve son 16 turuna yükselmelerini değerlendirdi.

Son 32 turunda 1-0 geriye düşmesine rağmen Japonya karşısında 2-1'lik galibiyete uzanan Brezilya, son 16 turunda Norveç ile Fildişi Sahili arasındaki maçın galibiyle karşılaşacak.

Maçın ardından FIFA'nın resmi internet sitesinde yer alan açıklamalarda Ancelotti, "Sabrımızı hiç kaybetmedik; sahada ve yedek kulübesinde birçok üst düzey oyuncuya sahibiz" ifadelerini kullandı.

Ancelotti sözlerini şöyle sürdürdü: "Japonya kolay bir rakip değil; son derece organize bir takım. Neymar'ı uzatmalara kadar tutmak istiyordum. Eğer ikinci golü bulamasaydık 105. dakikada oyuna girecekti. Takımın oyun düzenini bozmak istemedim çünkü iyi oynuyorlardı."


2026 Dünya Kupası grup aşaması, futbol oyun tarzında yeni trendleri ortaya koyuyor

Daha az hata, daha az top sürme ve daha az şut, ama daha yüksek verimlilik (Reuters)
Daha az hata, daha az top sürme ve daha az şut, ama daha yüksek verimlilik (Reuters)
TT

2026 Dünya Kupası grup aşaması, futbol oyun tarzında yeni trendleri ortaya koyuyor

Daha az hata, daha az top sürme ve daha az şut, ama daha yüksek verimlilik (Reuters)
Daha az hata, daha az top sürme ve daha az şut, ama daha yüksek verimlilik (Reuters)

Daha az faul, daha az çalım, daha az şut, ancak çok daha yüksek verimlilik: 2026 Dünya Kupası grup aşamasındaki 72 maçtan elde edilen istatistikler, futbol oyun tarzında yeni bir dönemin başladığını ortaya koyuyor.

Arjantinli Lionel Messi ve diğer golcülerin rekor kırma yarışından ziyade, istatistik platformu "Opta" tarafından öne çıkarılan bir veri oldukça çarpıcı: Yeşil Burun Adaları (Cape Verde), 1966 yılından bu yana (istatistiksel verilerin tam olarak tutulmaya başlandığı ilk turnuva) bir Dünya Kupası maçında en az faul yapan takım unvanını elde etti.

Bu durum 15 Haziran’da Atlanta'da gerçekleşti. Avrupa şampiyonu İspanya'ya karşı tarihlerindeki ilk Dünya Kupası maçına çıkan Yeşil Burun Adaları, Ürdünlü hakem Adham Makhadme tarafından çalınan sadece 1 faul ile maçı 0-0 beraberlikle tamamladı. Buna karşılık, Haiti ile İskoçya arasındaki 0-0 biten maçta tam 44 faul yapılmış, bunların 23'ü Haiti aleyhine çalınmıştı.

Opta'nın araştırmalarına göre, Dünya Kupası maçlarında çalınan faul sayısı düşüş eğiliminde. Bu oran 1990 İtalya Dünya Kupası'nda maç başına 39,5 faul ile zirve yapmıştı. 20 yıl sonra, 2010 Güney Afrika'da 31,2'ye, 2022 Katar Dünya Kupası sonunda ise 25'e geriledi. Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliğinde düzenlenen 2026 Dünya Kupası'nda ise bu oran maç başına 22,3 faule düştü.

Hakemlere verilen talimatlar bu düşüşün bir kısmını açıklayabilse de oyun tarzındaki değişimle bağlantılı başka bir faktör, maç başına yapılan çalım sayılarında ortaya çıkıyor. Daha az çalım, daha az ikili mücadele, dolayısıyla savunmacılar ile hücum oyuncuları arasında daha az temas anlamına geliyor.

Opta, 60 yıl önce İngiltere'deki turnuvada maç başına 60 çalım ortalaması olduğunu belirtiyor. Şarku’l Avsat’ın Opta’dan aktardığına 2026 Dünya Kupası'nın başlangıcından bu yana bu ortalama neredeyse yarı yarıya azalarak 32,5'e geriledi. Opta veri analisti Mathias Conde, "Bu sayı, 27,5 olan bir önceki turnuvaya göre biraz yüksek olsa da geçmişe kıyasla oldukça düşük" değerlendirmesinde bulunuyor.

Başarılı çalım sayısı 2022 Katar'da maç başına 11,5 iken, bu yıl 14,8'e yükseldi. Ancak bu rakam hala Brezilyalı efsane Pele döneminin zirvesi olan 1970 Meksika'daki 30,3 başarılı çalım ortalamasının çok uzağında. Conde, "Muhtemelen eskiye oranla çok daha doğrudan bir oyun tarzına geçiş yapıyoruz" diye belirtiyor.

Çalım ve faul sayısındaki bu düşüş, pas trafiğine ve kolektif oyuna odaklanan bir oyun tarzının sonucu olarak da açıklanabilir.

1966'da bir takım topa sahip olduğunda, atağı sonlandırmadan önceki ortalama pas sayısı 3,5 iken, bu yıl bu sayı 5,8'e yükselmiş durumda. Conde, durumu "Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan sorusuna benziyor; pas sayısı arttıkça şut sayısı azalıyor, ancak şutlar çok daha yakın mesafeden atılıyor" diyerek özetliyor.

Dünya Kupası tarihinde hiçbir dönem, 1970 Meksika turnuvasındaki kadar yüksek bir şut ortalaması (maç başına 42,2) görmedi. Buna kıyasla, 2026 turnuvasının ilk turunda maç başına 24,6 şut çekildi (Katar'da bu oran 22,8'di).

Buna rağmen, mevcut turnuva 1950'lerden bu yana gol yollarında en verimli dönemini yaşıyor: 72 maçta 215 gol atıldı ve maç başına 2,99 gol ortalaması yakalandı. Katar 2022'de bu oran grup aşamasından sonra 2,44 (turnuva genelinde 2,69) idi.

Ayrıca şut isabet oranında da iyileşme gözlemleniyor: 1970 Meksika Dünya Kupası'nda atılan şutların yüzde 29'u kaleyi bulurken, bu yıl bu oran yüzde 34'e ulaştı (Katar'da yüzde 36 idi). Oyuncular artık kaleye çok daha yakın mesafeden şut çekiyorlar; 1970'te Pele ve arkadaşlarının ortalamasından yaklaşık 5 metre daha yakın bir mesafeden, yani kaleden ortalama 16,8 metre uzaklıktan şut çekiliyor.


Paraguay, Dünya Kupası'nda Almanya'yı eleyerek büyük bir sürprize imza attı

Paraguay, Dünya Kupası'nda Almanya'yı eleyerek büyük bir sürprize imza attı
TT

Paraguay, Dünya Kupası'nda Almanya'yı eleyerek büyük bir sürprize imza attı

Paraguay, Dünya Kupası'nda Almanya'yı eleyerek büyük bir sürprize imza attı

Paraguay, 2026 FIFA Dünya Kupası son 32 turunda turnuvanın favorileri arasında gösterilen Almanya'yı normal süresi ve uzatma dakikaları 1-1 sona eren karşılaşmanın ardından penaltı atışlarında 4-3 mağlup ederek büyük bir sürprize imza attı.

ABD'nin Boston kenti yakınlarındaki Foxborough'da bulunan Gillette Stadyumu'nda oynanan mücadelede Paraguay, 42. dakikada Julio Enciso'nun golüyle öne geçti. Almanya ise 54. dakikada Kai Havertz'in kaydettiği golle skoru eşitledi. Kalan bölümde başka gol olmayınca maç uzatmalara, uzatmalarda eşitlik bozulmayınca da penaltı atışlarına gitti.

Paraguay, Almanya karşılaşmasından

Penaltı serisinde Almanya adına Kai Havertz, oyuna sonradan giren Nick Woltemade ve Jonathan Tah penaltı atışlarını gole çeviremezken, Paraguay kalecisi Orlando Gil yaptığı kritik kurtarışlarla takımını zafere taşıdı. Paraguay cephesinde ise sonradan oyuna dahil olan Antonio Sanabria ile Fabián Balbuena penaltı kaçırdı.

Serinin kader anında José Canalez, Paraguay'a turu getiren penaltıyı gole çevirdi. İki penaltı kurtaran Orlando Gil, tarihi galibiyetin baş mimarı oldu.

Bu sonuçla Paraguay, son 16 turunda Fransa ile İsveç arasında oynanacak karşılaşmanın galibiyle eşleşecek. Söz konusu mücadele 4 Temmuz'da Philadelphia'da oynanacak. Paraguay bu turu da geçmesi halinde çeyrek final maçını 9 Temmuz'da yeniden Foxborough'da oynayacak.

Karşılaşmaya penaltı atışlarındaki başarılı geçmişiyle çıkan Almanya, büyük turnuvalarda penaltılarla sonuçlanan yedi eşleşmenin altısını kazanmıştı. Almanlar, 1976 Avrupa Şampiyonası finalinde Çekoslovakya'ya kaybettikten sonra çıktıkları altı penaltı serisini de galibiyetle tamamlamıştı.

Paraguay Almanya karşılaşmasından

İki takım daha önce Dünya Kupası'nda yalnızca bir kez karşı karşıya gelmiş, Almanya 2002 Dünya Kupası son 16 turunda Paraguay'ı 1-0 mağlup etmişti. Paraguay, yaklaşık çeyrek asır sonra rakibinden rövanşı almayı başardı.

Paraguay ayrıca eleme turlarındaki olumsuz serisini de sonlandırdı. Güney Afrika'da düzenlenen 2010 Dünya Kupası'nda Japonya'yı penaltılarla eleyerek tarihinde ilk kez çeyrek finale yükselen Güney Amerika temsilcisi, o turnuvada daha sonra şampiyonluğa ulaşacak İspanya'ya elenmişti. Bunun dışında oynadığı beş eleme turu maçında gol atamayan Paraguay, bu galibiyetiyle önemli bir eşiği de aşmış oldu.

Maçın en tartışmalı anlarından biri ise uzatmaların 102. dakikasında yaşandı. Almanya, Jonathan Tah'ın kafa golüyle 2-1 öne geçti, ancak VAR incelemesinin ardından gol iptal edildi. Görüntülerde Waldemar Anton'un korner sırasında Paraguay kalecisi Orlando Gil'e faul yaptığı tespit edilince hakem golü geçersiz saydı. Karşılaşma kalan dakikalarda da eşitlikle tamamlandı ve turu geçen taraf penaltılar sonunda Paraguay oldu.