Fenerbahçe: Türkiye Cumhuriyeti'nin savcılarını göreve davet ediyoruz

Fenerbahçe: Türkiye Cumhuriyeti'nin savcılarını göreve davet ediyoruz
TT

Fenerbahçe: Türkiye Cumhuriyeti'nin savcılarını göreve davet ediyoruz

Fenerbahçe: Türkiye Cumhuriyeti'nin savcılarını göreve davet ediyoruz

Fenerbahçe Kulübü, basında çıkan haberler sonrası, "Hakemler üzerinde baskı oluşturmayı hedefleyen şahıs ve kurumlara karşı Türkiye Cumhuriyeti’nin savcılarını ivedilikle 6222 Sayılı Kanun kapsamında göreve davet ediyoruz" açıklamasında bulundu.
Fenerbahçe Kulübü, basında ve sosyal medyada yer alan bazı haberler sonrası yaptığı yazılı açıklama ile; çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığı ve Türkiye Cumhuriyeti savcılarını göreve çağırdığını açıkladı.
Kulüp tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Fenerbahçe Spor Kulübü olarak Türk futboluna ve tüm paydaşlarına olan saygımız ve sorumluluğumuz dolayısıyla oynanan her maçın, yaşanan her olayın ardından sıcağı sıcağına açıklama yapmama, kanal kanal gezmeme konusunda kararlı bir duruş sergilemeye özen gösteriyoruz.
Biz bu duruşumuzu kararlı ve duyarlı şekilde koruma noktasındayken futbolun bazı paydaşlarının ise ne yazık ki bu sorumluluktan giderek artan bir şekilde uzaklaşarak hareket ettiğini görmekteyiz.
Bu noktada özellikle basında görev yapan bazı spor yorumcuları ve medya mensuplarının, sezonun ilk haftası itibariyle başlattıkları; 10. hafta itibariyle ise artık başka bir boyuta getirdikleri 'ligde operasyon var, kurgu var, örgüt var' şeklindeki söylem, açıklama ve iftiralarının, 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanuna göre açıkça suç teşkil ettiği ortadadır.
Medya mecralarında yapılan ilgili spekülatif ve manipülatif yorumlarla futbolu etkileri altına almaya çalışan; camiaları ve taraftarları birbirine düşman eden, futbol dünyamızda ayrıştırma ve kutuplaştırmalara neden olan, hakemler üzerinde baskı oluşturmayı hedefleyen şahıs ve kurumlara karşı Türkiye Cumhuriyeti'nin savcılarını ivedilikle 6222 Sayılı Kanun kapsamında göreve davet ediyoruz.
Fenerbahçemizin, dün deplasmanda Kayserispor ile oynadığı maçın ardından gün gibi ortaya çıkan ve iyi niyetle açıklanamayacak bazı durumlara dair kamuoyunun gündemine getirmek istediğimiz noktalar ise şu şekildedir:
Sezon başından itibaren Futbol Takımımızın maçlarını yöneten orta hakemler, takımımızın kazandığı maçları takip eden haftalarda ne tesadüftür ki hiçbir müsabakada orta hakem olarak görevlendirilmemişlerdir.
Bu durum, kazandığımız 5 farklı maçın ardından da istisnasız aynı şekilde gerçekleşmiştir.
Bununla birlikte Takımımızın lehine ilk hafta Gazişehir Takımı ile oynadığımız maçın üzerinden geçen 9 haftada, özellikle Trabzonspor ve Antalyaspor ile oynadığımız ve rakiplerimizin maçlarında benzer pozisyonlarda penaltı kararı verilen pozisyonlar da dahil olmak üzere hiçbir müsabakada penaltı kararına hükmedilmemiştir.
Son olarak dün akşam da Kayserispor'la oynadığımız maçın 12. dakikasında futbolcumuz Vedat Muriqi'ye yapılan, hemen hemen tüm futbol otoriteleri tarafından istisnasız şekilde penaltı olarak kabul gören, sonuca ve maçın akışına etki edebilecek kritik pozisyon başta olmak üzere, lehimize penaltı verilmesi gereken hiçbir pozisyonda VAR'a dahi gidilmemiş, pozisyonlar adeta görmezden gelinmiştir.
Alanyaspor ile oynadığımız karşılaşmada yaşanan kural hatası pozisyonlarının, Merkez Hakem Kurulu Başkanı Zekeriya Alp tarafından daha ilk günden medyaya demeçler verilerek ele alınış şekline de baktığımızda, şayet ortada sezon başından itibaren bazılarının iddia ettiği gibi bir operasyon varsa operasyonun Fenerbahçe'mize karşı yapılmak istendiği bu somut durumlar eşliğinde akla ilk gelendir.
En büyük kumpas ve saldırılara boyun eğmeyen Fenerbahçe Spor Kulübü, ortadaki bu tabloya rağmen, sağduyulu adımlar atmaya kararlılıkla devam edecektir.
Ancak her zaman ifade ettiğimiz gibi Türk futbolunun tepeden tırnağa bir temizliğe ihtiyacı olduğu da artık çok açıktır.
Bu noktada Fenerbahçe Spor Kulübü olarak; insani hata olarak yorumlanması zor bu kararlar ve devam etmesi halinde Türk futbolunu çok ciddi bir kaosa sürükleyebilecek ilgili söylemler hakkında, Türk futbolunu yöneten TFF Başkanı Sayın Nihat Özdemir ve yönetim kurulu ile Türk sporunun aydınlık yarınları için çok önemli bir yer teşkil eden Türkiye Cumhuriyeti'nin değerli savcılarını göreve davet ediyoruz!
Milyonlarca vatandaşımızın artık özlenen adil, imtiyazsız düzene kavuşmasının bir hak olduğunu bir kez daha belirterek bir an önce bu konular hakkında incelemeler başlatılmasını talep ediyoruz."

 


UFC'de Dövüş Gecesi: Türkiye'yi temsil eden Abdul Rakhman Yakhyaev buraya nasıl geldi?

Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)
Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)
TT

UFC'de Dövüş Gecesi: Türkiye'yi temsil eden Abdul Rakhman Yakhyaev buraya nasıl geldi?

Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)
Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta UFC'de Türkiye'yi temsil eden Abdul Rakhman Yakhyaev'i inceliyoruz.

UFC'de bazı dövüşçüler yavaş yavaş yükselir, bazılarıysa kapıyı tekmeyle açar. Abdul Rakhman Yakhyaev ikinci gruba giriyor. Hafif ağırsıklette alışılmışın dışında bir hızla zirveye yürüyen genç dövüşçü, daha kariyerinin başında olmasına rağmen şimdiden dikkatleri üzerine çekiyor.

Çeçenistan doğumlu, Türkiye adına dövüşen Yakhyaev'in hikayesi klasik bir "gelecek vaat eden dövüşçü" anlatısından farklı ilerliyor. Çünkü o sadece potansiyel göstermiyor, bunu çok kısa sürede sonuçlara çeviriyor.

8 maçlık yenilgisiz kariyeri, büyük sahnede gelen hızlı bitirişler ve UFC istatistiklerine giren performanslar, onu bir anda radarın merkezine taşıyor.

2001 doğumlu dövüşçü, 1.88 boyunda ve hafif ağırsıklette mücadele ediyor. "Avcı" lakabını taşıyor ve Almanya'daki MMA Nürnberg ekibiyle çalışıyor.

UFC'ye gelmeden önce hem Khan Fight hem de ARES FC organizasyonlarında kemer kazandı. Asıl sıçramayıysa Dana White's Contender Series'te yaptı. Alik Lorenz'i yaklaşık 30 saniyede nakavt etti ve tek gecede UFC kontratını kaptı.

UFC kariyeri de aynı hızla başladı. 22 Kasım 2025'te Rafael Cerqueira'yı sadece 33 saniyede pes ettirdi Bu performans, hafif ağırsıklet tarihinin en hızlı pes ettirmesi olarak kayıtlara geçti.

Toplam kariyerine bakıldığında 8 galibiyetin 7'si bitirişle geliyor ve bunların büyük kısmı ilk rauntta.

Yakhyaev'in asıl "ben geldim" dediği an Contender Series sahnesi oluyor.

UFC CEO'su Dana White, Yakhyaev'in performansı karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor ve kontrat açıklamasında Yakhyaev için "Onu UFC'de görmek için sabırsızlanıyorum" sözlerini kullanıyor.

Bu an, onun kariyerinde bir kırılma noktası oluyor.

Bir dövüşçünün UFC kariyerine nasıl başladığı çok şey anlatır. Yakhyaev için bu süre sadece 33 saniye.

Rafael Cerqueira karşısında maça çok agresif giriyor. İlk saniyelerde dönen tekme deniyor, ardından kombinasyonlarla rakibini sarsıyor. Yüksek tekmeyle Cerqueira'yı yere düşürüyor.

Devamında yere alınan rakip bu kez pes ettirilme tehdidiyle karşılaşıyor. Boyun kilidi kapanıyor ve maç kısa sürede bitiyor.

Maçtan sonra Michael Bisping'e verdiği röportajda Yakhyaev, planının baştan beri bu olduğunu söyledi.

Contender Series'le birlikte düşünüldüğünde, UFC platformunda geçirdiği toplam süre sadece 63 saniye. Bu kadar kısa sürede bu kadar büyük etki bırakmak nadir görülen bir durum.

Yakhyaev'in kariyeri tek bir coğrafyaya bağlı kalmıyor. Çeçenistan, Türkiye ve Almanya arasında şekillenen bir gelişim süreci var. Avrupa'daki farklı organizasyonlarda dövüşerek hem deneyim kazanıyor hem de stilini oturtuyor.

Bu yüzden kafese çıktığında plansız değil, sistemli bir dövüş ortaya koyuyor.

"Avcı", rastgele seçilmiş bir lakap değil. Yakhyaev bunu basit bir şekilde açıklıyor: Kemerleri avlamak istiyor.

Bu bakış açısı dövüş stiline de yansıyor.

Ayakta baskıyla başlıyor, mesafeyi hızlı kapatıyor. İlk fırsatta rakibini yere indiriyor. Sonrası kontrol ve bitiriş.

İstatistikler de bunu doğruluyor. 8 galibiyetin 4'ü pes ettirme, 3'ü nakavt. 6 maç ilk rauntta bitiyor, üçüyse 1 dakikanın altında tamamlanıyor.

Yani rakiplerine adapte olma şansı tanımıyor.

Profesyonel kariyerine 2021'de başlayan Yakhyaev, ACA Young Eagles'ta iki galibiyet alıyor.

Khan Fight organizasyonunda Nikolay Kovalenko'yu 5 raunt sonunda yenerek kemeri kazanıyor. Bu maç, onun sadece hızlı bitiren değil, gerektiğinde uzun dövüşebilen bir isim olduğunu gösteriyor.

2024'te ARES FC sahnesinde Paulin Begai'yi pes ettirip kemeri alıyor, ardından Jacky Jeanne'i yine pes ettirerek kemerini koruyor.

Bu süreç, UFC'ye çağrılmasının temelini oluşturuyor.

Yakhyaev şimdi kariyerinin ilk ciddi sınavlarından birine çıkıyor.

4 Nisan 2026'da Las Vegas'taki UFC Apex'te Brendson Ribeiro'yla karşı karşıya geliyor.

Ribeiro, Contender Series'ten gelen bir başka isim ve UFC'de daha fazla maç tecrübesine sahip. Caio Machado ve Diyar Nurgozhay karşısında aldığı galibiyetlerle dikkat çekiyor.

Bu eşleşme, Yakhyaev'in gerçek seviyesini ölçmek için önemli bir test.

Artık soru şu: Hızlı bitirişler devam edecek mi, yoksa ilk kez uzun bir savaş mı izleyeceğiz?

S Sport'tan yayımlanan UFC Dövüş Gecesi'nde Yakhyaev'in de bulunduğu ana kart dövüşleri 5 Nisan sabahı 03.00'te başlayacak.

Kaynaklar, UFC, Fightomic, ESPN


Taraftarların yüzde 75'i VAR'ı istemiyor

Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)
Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)
TT

Taraftarların yüzde 75'i VAR'ı istemiyor

Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)
Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)

Futbol Taraftarları Derneği'nin (FSA) yeni anketine göre taraftarların yüzde 75'inden fazlası futbolda VAR kullanımına karşı ve yüzde 90'dan fazlası, Premier Lig'de 2019 - 2020 sezonunda kullanılmaya başlanmasından bu yana maç izleme deneyimini kötüleştirdiğini düşünüyor. Yetkililer için daha da önemlisi, taraftarlar sistemdeki çeşitli değişikliklerin aslında kayda değer bir iyileşme getirmediği görüşünde.

Ülkenin en büyük taraftar grubu olan FSA, 7 bin 981 taraftarla anket yaptı. Öne çıkan bulgulara ek olarak, katılımcıların yüzde 85'ten fazlası VAR'ın futbolu daha az keyifli hale getirdiğini ve yüzde 75'ten fazlası stadyumda kullanım nedenlerinin hâlâ net olmadığını düşünüyor.

FSA, bulguları Premier Lig ve Profesyonel Maç Hakemleri Limited Şirketi'yle (PGMO) görüşmeyi umuyor.

Taraftar grubunun Premier Lig ağ yöneticisi Thomas Concannon şunları söyledi:

Bu bulgular, taraftarların VAR'ın uygulamaya konmasına dair endişelerini dile getirdiği, FSA'nın 2021'deki önceki anketini destekliyor. Büyük çoğunluk 5 yıl sonra da aynı endişeleri dile getiriyor; gol kutlamalarındaki spontanlığın kaybı ve genel olarak maç izleme deneyiminin kötüleşmesi. Anket sonuçlarını Premier Lig ve PGMO'yla paylaştık ve bulguları onlarla görüşmeyi dört gözle bekliyoruz.

Taraftarlar arasında uzun süredir devam eden hayal kırıklığına rağmen neredeyse tüm büyük futbol kuruluşlarındaki üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olacağında ısrar ediyor. Doğruluktaki iyileşme düşünüldüğünde, faydalarının olumsuzluklara ağır bastığına inanıyorlar ancak mevcut sorunları kademeli olarak ele almayı planlıyorlar.

Anketin diğer dikkat çekici sonuçları arasında, taraftarların yüzde 50'den fazlası golle sonuçlanan ofsayt kararlarının yeniden incelenmesinden vazgeçilmesini isterken, yüzde 60'tan fazlası gol öncesindeki faul veya elle oynama kararlarının yeniden incelenmesinin sonlandırılmasını tercih ediyor.

Taraftarların biraz daha büyük bir kısmı (yüzde 47'ye karşı yüzde 43), VAR'da değişiklik yapılacaksa bir tür itiraz sisteminin getirilmesini tercih ediyor.

Independent Türkçe


Formula 1 Japonya Grand Prix'si hakkında her şey

Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
TT

Formula 1 Japonya Grand Prix'si hakkında her şey

Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Formula 1 Japonya Grand Prix'sini inceliyoruz.

Formula 1'de 2026 sezonu hızla ilerlerken Japonya Grand Prix'si takvimin en kritik duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Suzuka her zaman önemliydi ama bu yıl durum biraz farklı.

Yeni teknik kuralların ardından takımların gerçek performansı ilk kez bu kadar net ortaya çıkacak. Üstelik takvimde yaşanan beklenmedik gelişmeler nedeniyle bu yarış, sezonun erken bir dönüm noktası haline geldi.

Japonya yarışı bu sezon sadece sportif açıdan değil, takvim açısından da farklı bir anlam taşıyor. Ortadoğu'daki gelişmeler nedeniyle bazı yarışlar iptal edildi ve Suzuka'nın ardından Formula 1 takımları 5 haftalık zorunlu bir ara verecek.

Bu durum Japonya GP'yi adeta iki sezonu ayıran bir çizgiye dönüştürüyor. Burada iyi performans gösteren takımlar araya avantajlı bir şekilde girerken, sorun yaşayan ekipler uzun bir geliştirme süreci fırsatı yakalayacak.

Suzuka hâlâ Formula 1'in en tekniğe dayalı pistlerinden biri. 5 bin 807 metrelik uzunluğu, 8 çizen benzersiz yapısı ve yüksek hızlı virajlarıyla pilotlardan maksimum konsantrasyon istiyor.

vbfbf
Suzuka'daki en iyi derece 1:30.983'le Lewis Hamilton'a ait (F1)

Özellikle S şeklindeki dönüşleri ve 130R gibi virajları, araç dengesini ve sürücünün ritmini test ediyor. Bu pistte hızlı olmak için sadece motor gücü yetmiyor; aerodinamik verimlilik ve sürüş hassasiyeti belirleyici rol oluyor.

Yarış öncesi yapılan asfalt yenileme çalışmaları da dikkat çekiyor. Yeni yüzeyin ilk etapta daha düşük yol tutuşu sunması, özellikle antrenman seanslarında takımları zorlayabilir.

2026 sezonunun en büyük hikayesi yeni teknik kurallar ve bu konuda ilk ciddi sınav Japonya'da verilecek.

Özellikle enerji yönetimi konusu, Suzuka gibi akıcı pistlerde büyük önem kazanıyor. FIA, sıralama turlarında enerji kullanımını azaltarak sürücülerin daha fazla "tam gaz" sürmesini sağlamak için özel bir düzenleme getiriyor.
 

Yeni hibrit sistemde elektrik gücünün artmasıyla birlikte pilotlar artık sadece hızlı sürmüyor, aynı zamanda enerjiyi doğru kullanmak zorunda kalıyor. Bu durum bazı sürücüler tarafından eleştiriliyor çünkü sıralama turları bile artık saf hızdan çok enerji yönetimine dönüşmüş durumda.

Japonya hafta sonunun ilk verileri, sezonun düşündüğümüzden daha dengeli geçebileceğini gösteriyor.

McLaren pilotu Oscar Piastri ikinci antrenman seansında en hızlı zamanı yaparken Mercedes pilotları hemen arkasında yer alıyor. Ferrari ikilisi Leclerc ve Hamilton istikrarlı bir şekilde üst sıralarda kalıyor.

En dikkat çekici noktaysa Red Bull'un beklenenden geride görünmesi. Max Verstappen'in seanslarda orta sıralarda kalması, takımın yeni kurallara tam adapte olamadığı yorumlarını beraberinde getirdi.

Sezonun ilk yarışlarında Mercedes'in güçlü bir başlangıç yaptığı görülüyor. George Russell ve genç yıldız Kimi Antonelli hem yarışları kazandı hem de şampiyonada ilk iki sıraya yerleşti.

Japonya'da da takımın formunu sürdürmesi bekleniyor. Eğer Suzuka'da da güçlü kalırlarsa, Mercedes yeni teknik çağın en iyi başlangıç yapan takımı olabilir.

Son yıllarda Suzuka'nın en dominant ismi Max Verstappen. Hollandalı pilot 4 dört Japonya yarışını kazanmış durumda.

Ancak bu yıl tablo biraz farklı. Red Bull'un yeni güç ünitesi projesi hâlâ tam oturmuş görünmüyor. Performans dalgalanmaları ve denge sorunları, Verstappen'in alıştığı rahatlığı ortadan kaldırıyor.

Yine de Suzuka gibi teknik pistlerde Verstappen'in sürüş farkı yaratma ihtimali her zaman var. Bu yüzden onu tamamen denklem dışı bırakmak mümkün değil.

Ferrari cephesinde Leclerc ve Hamilton ikilisi istikrarlı bir görüntü çiziyor. Özellikle sıralama temposu güçlü görünüyor. Eğer yarış temposunu koruyabilirlerse Japonya'da podyum hatta galibiyet mümkün.

McLaren ise hâlâ potansiyelini tam göstermiş değil. Ancak antrenman performansı, takımın doğru yönde ilerlediğini gösteriyor. Suzuka gibi aerodinamik verimliliğin önemli olduğu bir pist, McLaren için fırsata dönüşebilir.

Yeni takım Cadillac için Japonya yarışı gelişim sürecinin önemli bir adımı. Takım ikinci yarışta daha stabil bir performans gösterdi ve iki aracı da finişe getirmeyi başardı.

Orta gruptaysa Haas, Alpine ve Racing Bulls gibi takımlar epey yakın performanslar sergiliyor. Bu da Suzuka'da küçük hataların bile büyük sıralama değişikliklerine yol açabileceği anlamına geliyor.

Suzuka'da tarih bize önemli bir şey söylüyor: Yarışı genelde önden başlayan kazanıyor. Bu da sıralama turlarının Japonya'da her zamankinden daha kritik olduğu anlamına geliyor.

Japonya Grand Prix'si bu sezon için sıradan bir yarış değil. Yeni kuralların ilk gerçek testi burada yapılıyor. Takımların güçlü ve zayıf yönleri artık saklanamıyor. Üstelik hemen ardından gelen uzun ara, bu yarışın etkisini daha da büyütüyor.

Kim gerçekten hızlı, kim hâlâ çözüm arıyor, kim yeni çağa hazır? Tüm bu soruların cevabı, Suzuka'nın hızlı virajlarında netleşecek.

BeIN Sports'ta yayımlanacak Formula 1 Japonya Grand Prix'sinde program şöyle: 

Sıralama turları: 28 Mart 09.00

Yarış: 29 Mart 08.00
Kaynaklar: F1, Motorsport, Reuters