​Libya’nın Rusya’da basılan banknotları tartışmaya neden oldu

Trablus'taki banka şubelerinden birindeki para sayma makinesi. (Reuters)
Trablus'taki banka şubelerinden birindeki para sayma makinesi. (Reuters)
TT

​Libya’nın Rusya’da basılan banknotları tartışmaya neden oldu

Trablus'taki banka şubelerinden birindeki para sayma makinesi. (Reuters)
Trablus'taki banka şubelerinden birindeki para sayma makinesi. (Reuters)

Kerime Naci
Malta güvenlik güçleri 1 Kasım’da Libya Merkez Bankası’nın ülkenin doğusundaki paralel hükümet Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi’ne (TM) bağlı el-Beyda’daki başkanı Ali el-Hibri’nin talebi üzerine Rusya’da basılmış olan Libya para birimleriyle dolu konteynırlara el koydu. Operasyonun ardından Rusya’da basılan Libya paraları tartışması yeniden alevlendi.
Trablus’taki Merkez Bankası, Başkanlık Konseyi’nin talebinde daha önce Rusya'da basılan para birimlerinin tedavülden kaldırılması veya bu paralarla işlem yapılmasının askıya alınmasına ilişkin tedbirlerin hiçbirinin uygulamadığını doğruladı.
Reuters’ın haberine göre El-Beyda Merkez Bankası, son üç yılda 10,8 milyar Libya dinarı bastırıldığını ve bu banknotların 4,5 milyar dinarlık bir kısmının bu yıl Trablus’un kontrolünü ele geçirmek için yapılan askeri operasyonun öncesinde ve sonrasında taksit taksit teslim edildiğini bildirdi.
Enflasyon
Libya Başkanlık Konseyi, 6 Haziran 2018 tarihinde Tunus'ta, TM Maliye Komisyonu, Libya Devlet Yüksek Konseyi’nin Sosyal ve Ekonomik Projeleri Gelişme ve Kalkındırma Komisyonu ve Libya Merkez Bankası yetkililerinin katıldığı bir toplantıyla ekonomik reformun şemasını çizmeye başladı. Toplantıda 1 Ağustos 2018 itibariyle başlayacak bir ekonomik reform paketinin yürürlüğe konulması kabul edildi. Pakette birkaç önemli noktaya değinildi. Bunların başında döviz satışlarına vergi uygulanması ve Libya Merkez Bankası'nın bankacılık işlemlerini engelleyen herkese karşı yasal işlem başlatılması vardı.
Libya Ticaret, Sanayi ve Tarım Odaları Birliği Ekonomik İşler Direktörü Vahid El-Cebu, Libya mali piyasasında herhangi bir çalışma yapılmadan milyarlarca dinarlık yeni banknotların tedavüle girmesinin ülkedeki enflasyonu büyük ölçüde artırabileceği uyarısında bulundu. Cebu, ABD doları karşısında büyük değer kaybeden Libya dinarının yine 2016 yılındaki 1 doların 9 dinar olduğu değere geri döndüğünü kaydetti.
Dinarda toparlanma
Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan çevirdiği habere göre, Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) uyguladığı ekonomik reformlar dinarın dolar karşısında toparlanmasını sağladı ve 1 dolar 4,15 dinara kadar geriledi. Cebu, Libya Merkez Bankası’nın yönetim kurulu toplantısı yapmadan Rusya’ya para bastırdığını ve bunun da para politikalarının Merkez Bankası Yönetim Kurulu tarafından oy birliğiyle belirlenmesi gerektiğini öngören 2015 tarihli ve 1 nolu kanun uyarınca yasa dışı olduğunu vurguladı. Cebu, El-Beyda Merkez Bankası Başkanı Ali el-Hibri’nin bu kararı tek başına aldığını da sözlerine ekledi.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Trablus Milli Genel Kongre (MGK) üyesi Abdulkadir Huveyli ise konuya dair şunları söyledi:
“Eğer Libya ekonomisi hareket halinde olsaydı daha fazla banknot basma politikası işe yarayabildi. Bu eylem, ekonominin atardamarlarına pompalanan yeni kandır. Böylece temel ihtiyaç ürünlerinin fiyatları düşer, girişimciler yatırım yapmak ister ve ekonominin büyüme çarkı yeniden dönmeye başlar. Ancak bu politika, Libya gibi bir örnekte başarısızlık anlamına gelir. Çünkü ülkenin ekonomisi durgunluk yaşıyor.”
Siyasi örtü
UMH’nin Rusya’da basılan banknotları tedavülden kaldırma kararıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan ekonomi uzmanı Muntasir Şaban, bunun yalnızca Trablus’u almak için operasyon düzenleyen Mareşal Halife Hafter'i geri çekilmek zorunda bırakmak için alınmış siyasi bir karar olduğunu söyledi. Şaban yaptığı değerlendirmede, “ Rusya'da basılan banknotların üç yıldır ticari bankalarda dolaşımda olduğu göz önüne alındığında Fayiz es-Serrac (UMH Başkanlık Konseyi Başkanı), bu kararı niçin şimdi vermiştir?” diye sorguladı. Banknot basılmasının yasal olduğunu söyleyen Şaban, bunun nedenini ise El-Beyda Merkez Bankası Başkanı’nın uluslararası onaylı bir imza yetkisine sahip olmasına bağladı. Şaban, Merkez Bankası’nın Rusya’da basılan ve Merkez Bankası Başkanı tarafından yasallaştırılan banknotların değeri kadar altın rezervine sahip olduğunun altını çizdi.
Karışıklık ve bölünme
Libya’nın finans çevrelerinde yaşanan karışıklık ve bölünmeler sebebiyle yaşabilecek mali durgunluğa karşı uyaran Şaban, UMH Başkanlık Konseyi Başkanı es-Serrac’ın bu kararla ülke ekonomisine karşı suç işlendiğini öne sürdü.
Libya Merkez Bankası 2015 yılında biri UMH'ye, diğeri TM'ye bağlı olmak üzere ikiye ayrıldı. UMH'ye bağlı Trablus'taki Merkez Bankası'nın başkanlığını Sıddık el-Kebir, TM'ye bağlı el-Beyda’daki Merkez Bankası'nın başkanlığını ise Ali el-Hibri üstlendi. Libya Merkez Bankası’nın yeniden birleştirilmesini isteyen Şaban, Tunus ve diğer komşu ülkeler gibi kripto para birimi politikasını uygulama çağrısında bulundu. Şaban, kripto para birimi sayesinde sahte banknotların da önüne geçilebileceğinin altını çizdi.



ABD'nin İran havacılığına yaptırımları yarın yürürlüğe giriyor

İran havacılığına yönelik yaptırımlar 23 Eylül Çarşamba günü başlıyor (Mehr)
İran havacılığına yönelik yaptırımlar 23 Eylül Çarşamba günü başlıyor (Mehr)
TT

ABD'nin İran havacılığına yaptırımları yarın yürürlüğe giriyor

İran havacılığına yönelik yaptırımlar 23 Eylül Çarşamba günü başlıyor (Mehr)
İran havacılığına yönelik yaptırımlar 23 Eylül Çarşamba günü başlıyor (Mehr)

ABD'nin İran hava yolu şirketleri ile İran'a uçuş düzenleyen şirketlere yönelik öngördüğü yaptırım yarın (çarşamba) yürürlüğe giriyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington'ın İran havacılık sektörüne yönelik uyguladığı ikincil yaptırımlar nedeniyle İran'da faaliyet gösteren tüm hava yolu şirketlerinin önümüzdeki iki gün içinde faaliyetlerini durdurmasını beklediğini söyledi.

Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile pazartesi günü gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ABD merkezli CNBC'ye verdiği röportajda, İran hava yolu şirketlerinin 23 Eylül'den itibaren faaliyetlerini durduracağını söyledi.

Bessent, “Bir İran uçağı herhangi bir havalimanına indiğinde ona yakıt sağlayamaz, iniş hizmeti veremez veya bilet satamazsınız. Aksi takdirde dolar merkezli finans sisteminden dışlanırsınız” dedi.

Uçuşlar sürüyor

Şarku’l Avsat’ın İran Mehr Haber Ajansı'ndan aktardığı habere göre bugün (Salı) Iran Air şirketi, Türkiye, Azerbaycan ve Irak'taki sivil havacılık kurumlarından İstanbul, Bakü ve Necef seferlerinin durdurulması veya askıya alınmasına ilişkin şu ana kadar herhangi bir bildirim almadı.

Iran Air'in açıklamasına göre söz konusu destinasyonlara uçuş izinlerinde veya seferlerin gerçekleştirilme koşullarında herhangi bir değişiklik olması halinde bu durum, ilgili havacılık makamlarının karar almasının ardından şirkete resmi bildirim yoluyla iletilecek.

Açıklamada, mevcut koşullar dikkate alındığında ve herhangi bir resmi bildirim alınana kadar İran hava yolu şirketinin İstanbul, Bakü ve Necef hatlarındaki uçuş programının mevcut prosedürler doğrultusunda sürdürüleceği vurgulandı.

Iran Air ayrıca resmi bir bildirim alınması ve uçuş programında değişiklik yapılması halinde yolcuların şirketin resmi kanalları aracılığıyla bilgilendirileceğini belirtti.

Irak Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Komisyonu üyesi Şirvan Doberdeni ise Iran International'a yaptığı açıklamada, Washington'ın Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmasının ardından Irak'ın İran'ın dolara erişimi için geriye kalan tek güzergâh haline geldiğini söyledi.

Yaptırımların arka planı

Bu gelişme, ABD Hazine Bakanlığı'nın 8 Eylül'de aldığı ve 27 İran hava yolu şirketine yaptırım uygulanmasını öngören kararın ardından yaşandı. Bakanlık söz konusu adımı ekonomik izolasyon operasyonu olarak nitelendirdiği baskı politikasının bir parçası olarak açıkladı.

Listede Iran Air Tour, Iran Aseman, Qeshm Air, Kish Air ve Sepehran gibi büyük şirketler de yer aldı. Şirketler İran hükümetine ve askeri faaliyetlere destek vermekle, aralarında silah, personel ve yasa dışı sevkiyatların taşınmasının da bulunduğu faaliyetlere katılmakla suçlandı.

Buna paralel olarak Bakanlık, İran hava sahası üzerinden bazı uçuşlara izin veren üç havacılık yetkisini de askıya aldı. Söz konusu izinler, ABD dışındaki hava yolu şirketlerinin ABD menşeli ticari uçakları İran'a yapılan seferlerde kullanmasına da olanak sağlıyordu. Bakanlık, hava güvenliğine ilişkin başvuruların ise her vaka özelinde değerlendirileceğini belirtti.

Bakanlık ayrıca listede yer alan İran hava yolu şirketlerine uçak taşımacılığı, kargo hizmetleri ve satış acentesi desteği de dahil olmak üzere hizmet sağlayan yabancı şirketlerin de ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.

Bölgesel yansımalar

Sahada kararın etkileri kısa sürede görülmeye başladı. İran medyasında yer alan haberlere göre Irak hükümeti, 23 Eylül'den itibaren İran'la tüm hava yolu seferlerini durdurma ve İranlı hava yolu şirketlerine yer hizmeti sunmayı kesme kararı aldı. Kaynaklar, bu adımın ABD yaptırımlarına uyma ve ikincil yaptırımlara maruz kalma endişesinden kaynaklandığını belirtti.

Türkiye ve Gürcistan da İranlı hava yolu şirketlerine yönelik hizmetlerini durdurarak benzer adımlar attı.

Pekin'le koordinasyon

Bessent, Tahran'ın en önemli ekonomik ortağı olan Çin'in yeni kısıtlamalara uymasını sağlamak amacıyla Pekin'le yoğun görüşmeler yürütüldüğünü açıkladı.

Çinli yetkililerin İran'a yönelik ekonomik baskı sürecine büyük ölçüde dahil olduğunu belirten Bessent, Washington'ın Çin Merkez Bankası Başkanı Pan Gongsheng'in de aralarında bulunduğu Çinli mali yetkililerle İran'a yönelik ABD yaptırımlarına uyulması konusunda olumlu görüşmeler yürüttüğünü söyledi.

Bu gelişmeler, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında Washington'da yapılması beklenen zirveden iki gün önce yaşanıyor. İran'a yönelik yaptırımlar, ticari anlaşmazlığın yanı sıra zirvenin gündemindeki başlıklardan birini oluşturuyor.

İran'ın havacılık sektörü, uzun yıllardır uygulanan ve ülkenin yeni uçak ve yedek parça satın almasını engelleyen yaptırımlar nedeniyle zaten ciddi ölçüde yıpranmış durumda. Yeni yaptırım paketi, ülkenin hava filosundan geriye kalan kapasitenin de büyük ölçüde devre dışı kalması riskini beraberinde getiriyor.


Suudi Arabistan, Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı yeniden faaliyete geçirmeye başladı

Suudi Arabistan bayrağının önünde bir petrol pompası maketi (Reuters)
Suudi Arabistan bayrağının önünde bir petrol pompası maketi (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı yeniden faaliyete geçirmeye başladı

Suudi Arabistan bayrağının önünde bir petrol pompası maketi (Reuters)
Suudi Arabistan bayrağının önünde bir petrol pompası maketi (Reuters)

Suudi Arabistan, ay başında düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ardından faaliyetleri durdurulan ve ülkenin ham petrolünü Kızıldeniz kıyısına taşıyarak Hürmüz Boğazı’ndan uzak bir güzergâhtan ihraç etmesine olanak sağlayan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı yeniden devreye almaya başladı. Reuters ve Bloomberg’e konuşan konuya yakın kaynaklar, yeniden faaliyete geçirme sürecinin başladığını bildirdi.

Reuters’a konuşan üç kaynak, boru hattındaki faaliyetlerin yeniden başladığını belirtirken, iki kaynak petrol sevkiyatının şu anda düşük oranlarda gerçekleştirildiğini ve ham petrol yüklemelerinin bugün ilerleyen saatlerde Yanbu Limanı’ndan yeniden başlayabileceğini aktardı.

Bloomberg ise ayrı bir haberinde, Suudi Arabistan’ın boru hattını yeniden devreye alma sürecinin ilk aşamalarına girdiğini ve krallığın bu hat üzerinden ihracatı hafta içinde yeniden başlatmayı hedeflediğini bildirdi.

Bloomberg’e konuşan petrol piyasasındaki işlemciler de tankerlerin Yanbu Limanı’na ulaştığına ilişkin işaretleri şimdiden gördüklerini belirtti. Boru hattı üzerinden taşınan petrol, burada yüklenerek Kızıldeniz kıyısından ihraç edilebiliyor.

13 Eylül’de düzenlenen İHA saldırıları Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın kapatılmasına yol açmış, bunun ardından Yanbu Limanı’ndaki ham petrol yükleme operasyonları da durmuştu. Bloomberg, Saudi Aramco’nun boru hattı güzergâhında hasar gören bir pompa istasyonunu devre dışı bırakarak ilk aşamada akışın bir bölümünü yeniden sağlamaya, ardından hattı tam kapasiteyle çalıştırmaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü bildirdi.


Petrol, ABD-İran geriliminin düşeceği beklentisiyle 100 doların altına indi

Moskova'daki bir petrol rafinerisinde çıkan yangınlardan yükselen dumanlar (Reuters)
Moskova'daki bir petrol rafinerisinde çıkan yangınlardan yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Petrol, ABD-İran geriliminin düşeceği beklentisiyle 100 doların altına indi

Moskova'daki bir petrol rafinerisinde çıkan yangınlardan yükselen dumanlar (Reuters)
Moskova'daki bir petrol rafinerisinde çıkan yangınlardan yükselen dumanlar (Reuters)

Petrol fiyatları pazartesi günü son 12 günün en düşük seviyesine geriledi. Suudi Arabistan'ın Hürmüz Boğazı üzerinden ham petrol sevkiyatının artması ve bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında ABD-İran savaşına ilişkin diplomatik ilerleme sağlanabileceği yönündeki beklentilerin güçlenmesi, Brent ve ABD ham petrolünün varil başına 100 doların altına gerilemesine yol açtı.

Brent petrolünün kasım teslimatı 3,48 dolar veya yüzde 3,35 düşerek New York saatiyle 11.02'de varil başına 100,39 dolara geriledi. Brent, seans sırasında 9 Eylül'den bu yana ilk kez 100 doların altına indi.

Ekim teslimatı salı günü sona erecek Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) fiyatı ise 4,64 dolar veya yüzde 4,63 gerileyerek 95,66 dolara düştü. Kasım teslimatı da 92,34 dolardan işlem gördü.

Fiyatlar, Suudi Arabistan'ın petrol ihracatının bir bölümünü Hürmüz üzerinden yeniden artırdığına ilişkin işaretlerden de destek buldu. Husilerin Suudi Aramco'nun Doğu-Batı petrol boru hattına yönelik saldırıları, bazı sevkiyatların Yanbu üzerinden gerçekleştirilmesini durdurmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere New York'a gelmesi beklenen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu söyledi.

ABD ile İran arasında pazar günü yeni karşılıklı tehditler yöneltilirken El Cezire, Tahran'ın müzakerelerin yeniden başlaması için arabuluculara bazı şartlarını ilettiğini bildirdi.

PVM Oil Associates analisti Tamas Varga, bu hafta BM toplantıları sırasında barış görüşmelerinde ilerleme sağlanabileceğine ilişkin beklentilerin de petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.

Husilerin Aramco'nun Doğu-Batı boru hattına yönelik saldırıları, Suudi Arabistan'ın petrol ihracatının bir bölümünü Hürmüz Boğazı üzerinden yeniden yönlendirmesine neden olmuştu.

Öte yandan Libya Ulusal Petrol Kurumu Başkanı Mesud Süleyman, Reuters'a yaptığı açıklamada Şerara petrol sahasındaki üretimin kısmen düştüğünü söyledi. Süleyman, düşüşün nedenine ilişkin ise bilgi vermedi.