​Riyad, deniz geçitlerinin güvenliği konulu foruma ev sahipliği yapacak

Forum, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına katkıda bulunmak adına, Suudi Arabistan’ın bölgesel ve uluslararası rolünü vurguluyor (Şarku’l Avsat)
Forum, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına katkıda bulunmak adına, Suudi Arabistan’ın bölgesel ve uluslararası rolünü vurguluyor (Şarku’l Avsat)
TT

​Riyad, deniz geçitlerinin güvenliği konulu foruma ev sahipliği yapacak

Forum, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına katkıda bulunmak adına, Suudi Arabistan’ın bölgesel ve uluslararası rolünü vurguluyor (Şarku’l Avsat)
Forum, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına katkıda bulunmak adına, Suudi Arabistan’ın bölgesel ve uluslararası rolünü vurguluyor (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, 24-26 Kasım tarihlerinde, Suudi Arabistan Kraliyet Donanması tarafından organize edilecek olan Suudi Uluslararası Deniz Devriye Gemileri Forumu’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Forum Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın himayesinde düzenlenecek.
Forum Komisyonu Başkanı Amiral Faysal el-Gamisi, etkinlik boyunca uluslararası sularda deniz güvenliğini sağlamanın yollarının yanı sıra özellikle, Hürmüz, Bab’ul Mendeb ve Süveyş gibi küresel ihracat ve ithalat yolundaki hayati koridorlara yönelik tehditlerin, küresel ekonomiyi etkileyebileceği yönündeki görüşlerin tartışılacağını söyledi.
Forum, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı vizyonunu yansıtarak, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına katkıda bulunmak için bölgesel ve uluslararası düzeyde tehditleri ortadan kaldırmak adına özellikle Körfez bölgesi için önemli bir etkinlik.
Faysal el-Gamisi, forumun, Suudi Arabistan Kraliyet Donanması ile dost ülkeler arasındaki ilişkileri geliştirmeyi amaçladığını belirterek, etkinlik kapsamında, boğazlarda ve stratejik koridorlarda uluslararası seyrüsefer özgürlüğü sağlamak, stratejik deniz şeritlerinde deniz güvenliğini arttırarak ulaşım bağlantılarını korumanın yanı sıra, uluslararası hukukun stratejik deniz şeridindeki rolünün tartışılacağına değindi. Gamisi ayrıca, bölgedeki deniz güvenliğini tehdit eden eylemlere karşı koyma çabaları konusunda farkındalığı artırmak gerektiğine de dikkati çekti.
Forumun stratejik deniz şeritlerinin korunmasının önemi ile ilgili konuları tartışan beş ana eksene hitap ettiğini belirten Amiral el-Gamisi, ayrıca deniz güvenliği alanında en son teknolojik sistemleri kullanarak çalışan çok sayıda yerli ve yabancı firmanın katılımıyla fuar düzenleneceğini söyledi. Gerçekleşmesi planlanan forum, yerel, bölgesel ve uluslararası deniz ortamındaki karar vericilerin yanı sıra stratejik deniz şeritlerini güvence altına almak için uzmanlaşmış şirketlere yönelik bir fırsat oluşturuyor.



Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılında yüzde 4,5’lik güçlü bir büyüme kaydetti

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılında yüzde 4,5’lik güçlü bir büyüme kaydetti

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT) tarafından yayımlanan son veriler, ülke ekonomisinin 2025 yılında dikkat çekici bir performans sergilediğini ortaya koydu. Buna göre reel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH), 2024 yılına kıyasla yüzde 4,5 oranında büyüme kaydetti. Ekonomideki bu ivme özellikle 2025’in dördüncü çeyreğinde daha belirgin hale geldi ve söz konusu dönemde ekonomi yüzde 5 oranında büyüme gösterdi.

GASTAT’ın verilerine göre büyüme tek bir sektörle sınırlı kalmadı; başlıca ekonomik faaliyetlerin tamamında artış yaşandı. Petrol faaliyetleri yüzde 5,7’lik büyümeyle başı çekti. Bu artışın, üretim seviyelerindeki istikrar ve küresel talebin güçlü seyriyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.

Ekonomik çeşitlendirme kapsamında petrol dışı sektörler de olumlu performansını sürdürdü. Petrol dışı faaliyetler yüzde 4,9 oranında büyüyerek ülkenin ekonomik tabanını genişletmeye ve petrole bağımlılığı azaltmaya yönelik ulusal stratejilerin sonuç verdiğini gösterdi. Hükümet faaliyetleri ise yüzde 0,9 oranında daha sınırlı ancak istikrarlı bir büyüme kaydetti.


Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)

Suudi Arabistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İran'ın Suudi Arabistan’a, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine ve diğer bazı Arap, Müslüman ve dost ülkeye yönelik ‘hiçbir koşulda kabul edilemez ve haklı gösterilemez’ olarak nitelendirilen elim saldırıları kategorik olarak bir kez daha kınandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan’ın, güvenliğini ve egemenliğini, vatandaşlarının ve ülkede yaşayan sakinlerin güvenliğini korumak ve saldırıları caydırmak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını tam olarak kullandığı teyit etti.

Bakanlık açıklamasında, ‘sivil hedefleri, havaalanları ve petrol tesislerine saldırmanın, yalnızca güvenliği ve istikrarı tehdit etme kararlılığını gösterdiği ve uluslararası sözleşmeler ile uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği’ belirtildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın, komşu ülkelere saldırı planları olmadığı ve bu yönde bir kararın Geçici Liderlik Konseyi tarafından alındığının açıklığa kavuşturduğu açıklamasına ilişkin olarak Suudi Arabistan, İran tarafının bu açıklamayı İran Cumhurbaşkanı'nın konuşması sırasında veya sonrasında uygulamaya koymadığını ve hiçbir gerçeğe dayanmayan zayıf argümanlara dayanarak saldırılarına devam ettiğini teyit ediyor. Suudi Arabistan, savaşa katılmak için savaş uçakları ve yakıt ikmal uçakları gönderdiği yönündeki iddialar da dahil olmak üzere bu iddiaların doğru olmadığını zaten açıklamıştı. Oysa bu uçaklar, Suudi Arabistan’ın ve KİK ülkelerinin hava sahasını İran'ın füzeleri ve insansız hava araçlarından (İHA) korumak ve izlemek için hava devriyesi görevi gerçekleştiriyor.”

Suudi Arabistan, İran'ın saldırılarına devam etmesinin gerilimi daha fazla tırmandıracağını vurgulayarak, bunun mevcut ve gelecekteki ilişkiler üzerinde derin bir etki yaratacağını belirtti.

Açıklama şu şekilde sona erdi:

“İran'ın bizlere yönelik mevcut eylemlerinin, daha fazla tırmanıştan kaçınmaya yönelik bir bilgelik ve kendi çıkarları tarafından yönlendirilmediğini vurgulamak isteriz. Böyle bir tırmanışta en büyük kaybeden İran olacaktır.”


Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
TT

Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)

İran'ın Körfez ülkelerini bombalamasıyla Ortadoğu'daki çatışmaların tırmanmasının ardından Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki diplomatik personelinin aile üyeleri ve refakatçilerinden ülkeyi terk etmelerini istedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, küresel enerji fiyatlarının yükselmesine, iş dünyasının aksamasına ve hava trafiğinin engellenmesine yol açan ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarını sona erdirmek için müzakere arayışında olmadığını söyledi.

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, bölgedeki güvenlik durumunun kötüleştiğini belirtti. X platformunda yaptığı paylaşımda, "Seyahat tavsiyelerimiz bu eğilimi yansıtacak şekilde güncellendi. Avustralyalılara BAE'ye seyahat etmemelerini tavsiye etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Wong, şu ana kadar bin 700'den fazla Avustralyalının BAE'den ticari uçuşlarla eve döndüğünü belirtti.

Çatışmanın on gün önce başladığında Ortadoğu'da yaklaşık 115 bin Avustralyalı bulunuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin yakın müttefiki olan Avustralya, çatışmanın tırmanması durumunda Ortadoğu'ya asker göndermeyeceğini, ancak İran'ın insansız hava araçları (İHA) ve füzelerinden ülkeleri koruma konusunda yardım taleplerini değerlendirdiğini ifade etti.