Lukaşenko seçimlerin ardından Rusya'ya rest çekti

Lukaşenko seçimlerin ardından Rusya'ya rest çekti
TT

Lukaşenko seçimlerin ardından Rusya'ya rest çekti

Lukaşenko seçimlerin ardından Rusya'ya rest çekti

Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, temsilciler meclisi seçimleri sırasında yaptığı açıklamada Rusya’ya çok sert mesajlar gönderdi.
Belarus’ta temsilciler meclisi seçimleri yoğun katılımla gerçekleşirken 110 milletvekili seçildi. Seçimlerde en dikkat çeken detay ise katılım oranının yüksekliği oldu. Belarus Seçim Yasası’na göre baraj olan yüzde 50 katılım oranı aşıldığı için 110 milletvekilinin tamamı ikinci tura kalmadan seçilmiş oldu. Daha önce ülkede gerçekleştirilen seçimlere katılım oranı yüzde 35 ile yüzde 31 olarak gerçekleşirken bu seçimlerde ise katılım oranı yüzde 77.22 olarak açıklandı. Birçok ülkenin, AGİT, BDT ve İnsan Hakları Ofisi’nin izlediği seçimlerde herhangi bir hak ihlalinin ve olumsuzluğun yaşanmadığı belirtildi. Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko da sandığa giderek oy kullandı. Belarus’un başkenti Minsk’te oyunu kullanan Lukaşenko, sandık başından ayrıldıktan sonra gazetecilere Rusya ile aralarında yaşanan sorunlara dair açıklamalarda bulundu.
"Rusya, Belarus için hala adım atmadı"
Oy kullandıktan sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Lukaşenko, Rusya’ya karşı çok sert açıklamalarda bulunarak, Belarus’a bir parazit gibi davranılmaması gerektiğini söyledi. Lukaşenko, Rusya’nın Belarus ile ticaretinde engellerin kaldırılmasını gerektiğini söyleyerek, “Rusya bazı Belarus mallarının Rusya pazarına girişine karşı hala bir adım atmadı” dedi. Rusya ile Belarus arasında 9 milyar dolar düzeyinde ticari açığın bulunduğunu hatırlatan Lukaşenko, “Rusya’dan satın aldığımız mallar için yapılacak olan 9 milyar doları nasıl ödeyebilirim? Tabii ki Rusya’ya yine mal satarak ödeyebilirim. Bu paranın Rus pazarından kazanılması gerekiyor” dedi. Çin ile Amerika arasında yaşanan ticaret savaşını örnek gösteren Lukaşenko, “Bu doğru bir yöntem mi? Elbette değil. Biz ABD ve Çin’in yaptığı gibi Rusya ile savaşmayacağız. Bu çok yanlış” dedi.
“Rusya - Belarus entegrasyon anlaşmasını imzalamam”
Tüm dünya kamuoyun tarafından kardeş ülke olarak bilinen Rusya ile Belarus arasında yaşanan ekonomik gerilimi bir basamak yukarıya taşıyabileceğini ima eden Lukaşenko, Rusya ile Belarus arasında ilişkilerin derinleşmesini amaçlayan Belarus entegrasyon anlaşması üzerinden Rusya’yı tehdit ederek, “Her yıl ilişkilerin kötüye gitmesi anormal bir durum. Bize ne oluyor, her yıl yeni şartlar ile zor durumda bırakılıyoruz. Entegrasyon anlaşması toplumumuza ve anayasamıza aykırı olursa tek bir anlaşma bile tarafımdan imzalanmayacak. Belarus’un bağımsızlığı bizim en temel ilkemizdir” diyerek Rusya’ya çok sert göndermelerde bulundu.



Filistinli bir yazarın katılmasına izin verilmemesinin ardından, Avustralya'nın önde gelen edebiyat festivali iptal edildi

Filistinli bir yazarın katılmasına izin verilmemesinin ardından, Avustralya'nın önde gelen edebiyat festivali iptal edildi
TT

Filistinli bir yazarın katılmasına izin verilmemesinin ardından, Avustralya'nın önde gelen edebiyat festivali iptal edildi

Filistinli bir yazarın katılmasına izin verilmemesinin ardından, Avustralya'nın önde gelen edebiyat festivali iptal edildi

Avustralya'nın en büyük yazarlar festivallerinden birinin organizatörleri, 180 yazarın etkinliği boykot etmesinin ardından bugün etkinliği iptal etti. Festival direktörü istifa ederek, Filistinli bir yazarı susturmaya ortak olmayacağını ve Sidney'deki toplu katliamın ardından protestoları yasaklama girişimlerinin ifade özgürlüğünü tehdit ettiği uyarısında bulundu.

Holokost'tan sağ kurtulan ebeveynleri olan Louise Adler, bugün yaptığı açıklamada, festival yönetim kurulunun Filistin kökenli Avustralyalı bir yazarın davetini iptal etme kararı almasının ardından, şubat ayında düzenlenecek Adelaide Kitap Festivali'ndeki görevinden istifa ettiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Filistinli romancı ve akademisyen Randa Abdul Fettah, bu kararın “utanç verici, bariz bir anti-Filistin ırkçılığı ve sansür eylemi” olduğunu belirtti.

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese bugün 22 Ocak'ı, geçen ay Sidney'deki Bondi Plajı'nda bir Yahudi kutlaması sırasında meydana gelen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 15 kişiyi anmak için ulusal yas günü ilan etti.

Polis, saldırganların militan grup DEAŞ'tan ilham aldığını söylüyor. Olay, ülke çapında antisemitizmle mücadele çağrılarına, eyalet ve federal hükümetlerin nefret söylemi yasalarını sıkılaştırma girişimlerine yol açtı.

Festival yönetim kurulu bugün yaptığı açıklamada, Randa Abdul Fettah'ın “Bondi olayından kısa bir süre sonra” edebiyat etkinliğine katılması, kültürel hassasiyetleri göz ardı ettiği gerekçesiyle davetini iptal etme kararının “bu felaketin acısını yaşayan topluma saygıdan” alındığını duyurdu. Yönetim kurulu açıklamasında, “Ancak bu karar daha fazla bölünmeye yol açtı ve bunun için içtenlikle özür dileriz” denildi.

Yönetim kurulu, festivalin gerçekleştirilmeyeceğini ve kalan yönetim kurulu üyelerinin görevlerinden istifa edeceğini duyurdu.

Avustralya medyası, Yeni Zelanda eski Başbakanı Jacinda Ardern, İngiliz yazar Zadie Smith, Avustralyalı yazar Kathy Lette, ⁠ve Pulitzer Ödülü sahibi Amerikalı yazar Percival Evert ile eski Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varufakis'in önümüzdeki ay Güney Avustralya'da düzenlenecek festivale katılmayacaklarını açıkladıklarını bildirdi.

Festival yönetim kurulu bugün, Randa Abdul Fettah'a “kararın sunulma şekli” nedeniyle özür diledi.

Açıklamada, “Bu, kimlik veya muhalefetle ilgili değil, Avustralya tarihinin en kötü terör saldırısının ardından ülkemizde ifade özgürlüğünün kapsamı konusunda ulusal söylemde yaşanan hızlı ve sürekli bir değişimle ilgilidir” denildi.

Adler daha önce The Guardian gazetesinde, konseyin kararının “ifade özgürlüğünü zedelediğini ve lobiciler ile siyasi baskılar kimin konuşma hakkına sahip olduğunu belirlediği, daha az özgür bir ulusu müjdelediğini” yazmıştı.


Zelenskiy, İran'daki ayaklanma konusunda yardım çağrısında bulundu

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)
TT

Zelenskiy, İran'daki ayaklanma konusunda yardım çağrısında bulundu

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy dün yaptığı açıklamada, dünyanın İranlıların protestoları değişim için bir fırsat olarak değerlendirmelerine yardımcı olması gerektiğini ve onları “ülkelerine ve Ukrayna dahil diğer ülkelere kötülük getiren yönetimden” kurtarması gerektiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Zelenskiy akşam saatlerinde yaptığı video konuşmasında, İran'ı kasıp kavuran protestoları “ayaklanma” olarak nitelendirdi.

Zelenskiy, bu karışıklıkların Rusya'nın İran ile olan yakın ilişkilerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini gösterdiğini söyledi. Bu ilişkiler arasında, yaklaşık dört yıldır Kiev'e karşı sürdürdüğü savaşta İran yapımı Şahid insansız hava araçlarını (İHA) yaygın olarak kullanması da yer alıyor.

“Dünyadaki her normal insan, İran halkının nihayet Ukrayna ve diğer ülkelere çok fazla kötülük getiren rejimden kurtulmasını çaresizce istiyor” ifadesini kullandı.

Şöyle devam etti: “Değişimin mümkün olduğu bu anı dünyanın kaçırmaması önemlidir. Her lider, her ülke ve her uluslararası kuruluş şimdi harekete geçmeli ve halkın, İran'ın talihsiz durumundan sorumlu olanları görevden almasına yardım etmelidir.”

ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 28 Aralık'ta başlayan protestolarda 572 kişinin öldüğünü ve 10 binden fazla kişinin gözaltına alındığını doğruladığını açıkladı.

Protestolar, ekonomik zorluklarla ilgili şikayetlerden mevcut rejimin devrilmesi çağrılarına dönüştü.

Kremlin'in 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana Rusya ve İran ilişkilerini güçlendirdi. Geçen yıl, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, askeri ilişkileri derinleştiren ve çeşitli alanlarda işbirliğini güçlendiren 20 yıllık bir stratejik ortaklık anlaşması imzaladı.


İsveç, Grönland'dan sonra ABD'nin ‘bir sonraki hedefi’ olabileceğinden endişe ediyor

Grönland'ın başkenti Nuuk'un genel görünümü (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un genel görünümü (AP)
TT

İsveç, Grönland'dan sonra ABD'nin ‘bir sonraki hedefi’ olabileceğinden endişe ediyor

Grönland'ın başkenti Nuuk'un genel görünümü (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un genel görünümü (AP)

İsveç Başbakan Yardımcısı Ebba Busch, ülkesinin mineral kaynakları nedeniyle ABD için ‘öncelikli hedef’ haline gelebileceği uyarısında bulundu.

Busch, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Grönland’ın ardından İsveç’in maden zenginliklerini de çekici bulabileceğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Rus haber ajansı Sputnik’ten aktardığına göre Busch, maden endüstrisinin güçlendirilmesinin önemini vurgulayarak, “Kaynaklarımızı nasıl yöneteceğimize kendimiz karar vermeliyiz. İsveç’in kontrol edilmesi zor bir ülke olmasını istiyorum; Donald Trump gibi liderler İsveç üzerinde daha fazla hakimiyet kurmakta zorlanmalı” dedi.

Busch, nadir toprak elementleri ve minerallerin modern teknolojinin önemli bir parçası olduğunu belirterek, İsveç’te 17 nadir toprak elementinden 7’sinin bulunduğunu açıkladı.

Busch, hükümetin, tedarik güvenliğini artırmaya ve İsveç’in bağımsızlığını güçlendirmeye odaklanan ‘daha radikal’ bir maden stratejisi hazırlamayı planladığını söyledi.

Busch ayrıca, “ABD’nin şu anda bazı ülkeleri işgal ettiğini göz önüne alarak, daha radikal bir düşünme tarzını benimsemeye başlamamız gerekiyor” ifadesini kullandı.

Diğer yandan İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist dün yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin Grönland konusundaki tutumunun NATO içinde ‘belirsizlik yarattığını’ belirtti.