Hindistan'dan provokatif Keşmir haritası

Bin 145 yeni polis gücü, bölgedeki yeni durum çerçevesinde Himalaya güvenlik güçlerinin saflarına katılmak üzere eğitiliyor (AFP)
Bin 145 yeni polis gücü, bölgedeki yeni durum çerçevesinde Himalaya güvenlik güçlerinin saflarına katılmak üzere eğitiliyor (AFP)
TT

Hindistan'dan provokatif Keşmir haritası

Bin 145 yeni polis gücü, bölgedeki yeni durum çerçevesinde Himalaya güvenlik güçlerinin saflarına katılmak üzere eğitiliyor (AFP)
Bin 145 yeni polis gücü, bölgedeki yeni durum çerçevesinde Himalaya güvenlik güçlerinin saflarına katılmak üzere eğitiliyor (AFP)

Yeni Delhi, Keşmir bölgesini Hindistan sınırları içerisinde gösteren bir harita yayınladı.
Hindistan yönetimi, Keşmir’i Hindistan’ın sınırları içerisinde gösteren yeni bir harita yayınladı.
Cammu Keşmir eyaleti, biri Yeni Delhi’nin merkezi kontrolünde olmak üzere iki federal bölgeye (Cammu Keşmir ve Ladakh Birlik Toprağı) bölünmüş durumda. Bölgeye ilişkin büyük değişiklik, Yeni Delhi’nin 5 Ağustos’ta Cammu Keşmir’in sahip olduğu özel statüyü iptal etmesinden 86 gün sonra geçen hafta gerçekleşti. Keşmir’e getirilen büyük iç kısıtlamalar, uluslararası arenada büyük bir ilgiyle takip edildi. İki federal bölgeye dönüştürülen eyalete ilişkin bu durum, Hindistan tarihinde ilk kez görüldü. Yeni harita, iki federal bölgenin yeni coğrafi sınırlarını gösteriyor. 1947 yılındaki bağımsızlıklarından bu yana Hindistan ve Pakistan, Keşmir’in egemenliği konusunda anlaşmazlık yaşıyor. Son yaşananlar ise iki ülke arasındaki savaşı alevlendirdi ve son 30 yılda tanık olunan şiddet olaylarının tekrarlanmasına yol açtı.
Uzun tarihi boyunca Pakistan, Hinduizm, Budizm ve İslam’ın  kalesi oldu.
Cammu Keşmir’e ilişkin yeni değişiklikler
Eyaleti iki federal bölgeye bölme kararı, Cammu Keşmir Anayasası ve eyalette geçerli Ranbir Ceza Yasası’nın sonlandırılması da dahil yasal, idari ve siyasi sonuçlara yol açtı.  Hükümet ayrıca, Cammu Keşmir’in federal iki bölge olarak kalmayacağını ve bölgelerin statülerinin, doğal atmosferin geri dönüşü sonrasında uygun bir vakitte yeniden sağlanacağını açıkladı. Cammu Keşmir’in yeniden düzen yasası, 83 seçim dairesine sahip. Seçim Komisyonunun, Cammu Keşmir’de atama ve tahsis uygulamalarını yürütmesi bekleniyor. Yasa, 107 sandalyeye (Pakistan tarafından yönetilen Keşmir bölgesindeki 24 sandalye de dahil) sahip Cammu Keşmir Konseyi’nin, atama kararı sonrasında 114 sandalyeye sahip olması bekleniyor. Cammu Keşmir Konseyi’nin çalışma dönemi, önceki 6 yıllık süreye kıyasla 5 yıl olarak devam edecek.
Cammu Keşmir federal bölgeleri, Hindistan parlamentosu içerisinde 5 milletvekili ile katılırken, Ladakh 2 milletvekili ile katılacak. Cammu Keşmir Yasama Konseyi ise iptal edildi.
Bugün kadınlar, şeriat yasalarına uymama özgürlüğüne de sahipler. Keşmirli kadınlar, ülkenin diğer bölgelerinden bir erkekle evlenmeleri halinde de miras haklarından mahrum kalmayacaklar. Pakistan vatandaşları, daha önce normal bir prosedür olan, Keşmir’de bir kadınla evlenerek (ya da kadın bir erkekle evlenerek) Hindistan vatandaşlığı kazanma hakkına sahip olamayacak.
Hindistan’da yayın yapan Hindustan Times gazetesinde yayınlanan bir makalede, yeni kararlara ilişkin, “Şu an, yeni bir başlangıç yapmak için ilgili herkes açısından uygun bir vakit. Eksendeki ilk taraf olarak Hindistan hükümeti, yeni duruma yumuşak bir geçiş sağlamak üzere birincil sorumluluğa sahip. Yeni Delhi, kalkınma çabalarını ve ekonomik refahı güçlendirmek için vaatlerini yerine getirmek zorunda. En savunmasız gruplar arasında adaleti sağlamak için ilerici yasal değişiklikleri kabul etmek zorunda. Bunların yanı sıra her iki bölgenin halklarının temel haklarını güvence altına alarak, liderleri serbest bırakarak ve seçimler düzenleyerek siyasi süreci yeniden başlatmak zorunda” ifadelerine yer verildi.
Öte yandan Yeni Delhi Üniversitesi’nde siyaset bilimi alanında Yardımcı Doçent Sonali Chitalkar, “Keşmir halkı, bu durumdaki ana taraftır. Hindistan’ın ayrılıkçı eğilimlere asla tahammül etmeyeceğini, Cammu Keşmir’in birliğin ayrılmaz bir parçası olarak kalacağını ve 370. maddenin geri dönülmez bir şekilde sonlandırıldığını anlamaları gerekiyor. Keşmirliler, bunu ne kadar erken fark ederlerse, o kadar iyi. Yeni Delhi, federal bölge statüsünün sonsuza dek sürmeyeceğini açıkça belirtmişti. Keşmir siyasi oluşumları, eyaletin statüsünü yeniden kazanma mücadelesinde, bunu demokratik bir siyasi çerçevede bir sonraki adım olarak görmek zorundadır” değerlendirmesinde bulundu.
Bölünme sesleri
Hindistan Başbakanı Narendra Modi hükümeti, tüm ulusal ve uluslararası platformlarda, Cammu Keşmir’in özel statüsünü kaldırma eyleminin, Keşmir’i Hindistan’ın geri kalanına “entegre etmek” anlamına geldiğini, ancak bazı incelemelere ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Bununla birlikte Keşmir halkının çoğunluğunun, Hindistan ile “entegrasyonun”, yaşam standartlarında yeni bir kalkınma ve iyileşme aşamasının başlangıcını temsil etmediğine inandığı açık.
Örneğin Cuneyd isimli bir iş insanı, “Keşmir’i federal bir bölgeye dönüştürmenin fayda sağlayacağına inanmıyorum. Bölge, hükümet faaliyetlerinin yüzde 10’una bile sahip değil. Şu an bu karar, bu oranın sıfıra inmesine neden olacak. Bugün bile yetkililer, söz vermeye devam ediyor. Yalnızca Allah, 1990’lardan bu yana verilen sözlerin boyutunu bilebilir” ifadelerini kullandı.
Keşmir’in Müslüman toplumundan birçok vatandaş ve yerel aktivist de bölgenin bir zamanlar bir eyalet olduğunu ve özel bir statüyle özel anayasal korumalara sahip olduğunu belirtti. Bu vatandaşlar arasında yer alan Muhammed Yusuf, “En büyük üzüntümüz, böyle bir kararın bizimle uzlaşı sağlanmadan alınmasıdır. Ben, Pakistan yandaşı değilim. Ama bize ne olacağını söylemek zorundalar” dedi. Söz konusu vatandaşlar, Modi hükümetinin, Keşmir halkıyla yakınlaşma çağrısı yaparken, hükümetten topraklarına ve işlerine yönelik güvenceler duymak istediklerini, ayrıca kendilerine, ülkenin vatandaşı olduklarının ve diğer vatandaşlar için mevcut olan kalkınma ve refah fırsatlarının tümümü hak ettiklerinin hissettirilmesini istediklerini söylüyorlar. Bu çerçevede hükümetin, başta çeşitli suçlamalarla gözaltına alınan öğrenciler olmak üzere özellikle de gençlere odaklanması çağrısı yapılıyor.
Kimliğinin verilmesini istemeyen bir Keşmirli, bölge halkı bu dönüşümün yaşam koşullarının iyileştirilmesine katkı sağlamasını umduğunu ifade etti. Vatandaş, “Son üç aydır çocuklarımız okula gitmiyor. Eyaletten federal bölgeye geçişin neden olacağı farkları bilmiyoruz. Ama bu, şu an bize, kimliklerimizi kaybetmek demek gibi geliyor” dedi. Ancak Gujjar-Bakarwal aşiretinden Dr. Cavid Rahi, iyimser bir yaklaşımla, “Daha önce uygun yasalara sahip değildik. 1991 yılında uzun bir mücadele verdikten sonra kabilenin statüsünü kazanmamıza rağmen, ülkenin başka bölgelerinde kayıtlı olan kabilelerin sahip olduğu korumalara sahip değildik. Bugün, yeni bir ilerleme, kalkınma ve fırsat eşitliği çağının eşiğinde olduğumuzu hissediyoruz. Bununla birlikte eyaletin statüsünü koruyabilirsek, durumun daha iyi olacağına inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu. Ladakh’tan bir Budist olan Marub Stanzen de “Bölgesel Birlik statüsüne sahip olduğumuz için mutluyuz. Çünkü Ladakh tarihinde yeni bir döneme giriyoruz” dedi.
Siyasi alternatif
Yeni Delhi, Keşmir içerisinde yeni bir siyasi alternatif oluşturmaya çalışırken, bazı üst düzey ve genç politikacılar ise yeni dönem için sabırsızlanıyor. Bu politikacılar aynı zamanda, vatandaşlarla yeni bir diyaloğa başlamak ve Yeni Delhi’yle işbirliğine girmek için hazırlar. Bir grup önde gelen Keşmirli politikacının yanı sıra bölgeden işadamları ve aktivistler, Hindistan Ulusal Güvenlik Danışmanı Ajit Duval tarafından düzenlenen öğle yemeği sırasında Avrupa Parlamentosu (AP) üyelerinden oluşan resmi olmayan bir heyet ile bir araya geldiklerinde, bu yöndeki ilk sinyalleri de vermiş oldu. Vaktin hala erken olmasına rağmen Yeni Delhi, görüşmelerin yeniden başlatılmasını ve Keşmir’deki ana akımı oluşturan siyasi partilerin neredeyse tüm politikacılarının ve üst düzey üyelerinin tutuklanmasının ardından oluşan siyasi boşluğun doldurulmasını umut ediyor. AP heyetiyle görüşenler arasında yer alan Cammu Keşmir’in eski yerel Başbakan yardımcısı Munzir Beh, “Siyasi liderlerle ve sivil toplum unsurlarıyla görüşecek ve bakış açımızı dile getireceğiz. Daha sonra bunu, Hindistan hükümetine belirteceğiz. Bugün veya yarın değil, öngörülebilir gelecekte eyaletin statüsünde görev almak istediğimizi belirtmemiz gerektiği kanaatindeyim” açıklamasında bulundu. Hükümet, belediye kurumlarından yeni nesil siyasi liderlerin yükselişine güven duyuyor. Bu çerçevede geçen yılki seçimlerde yarışan, Baramulla kentinden genç ve hırslı bir siyasi eylemci olan Tausif Reyna, “Herhangi bir siyasi alternatif, yeni bir vizyon, daha iyi bir anlayış ve Keşmir’i bu kaostan kurtarma yolu mevcutsa eğer, bu partinin bir parçası olmaktan mutluluk duyacağız” ifadelerini kullandı.
Hindistan, anayasanın yarım asırdan uzun süredir Cammu Keşmir'e ayrıcalık tanıyan 370'inci maddesini 5 Ağustos'ta iptal ederek bölgenin özel statülü yapısını ortadan kaldırmış ve eyaleti ikiye bölmüştü.
Eyalet, 31 Ekim'de resmi olarak merkeze bağlı Cammu Keşmir ve Ladakh, "Birlik Toprağı" statüsünde iki bölgeye ayrılmıştı.
Kararın ardından Hint güvenlik güçleri, Cammu Keşmir'de asayiş operasyonlarını ve halk üzerindeki baskıları yoğunlaştırmış, bölgedeki tüm yerel partilerin yöneticileri ve üyeleri gözaltına alınmıştı.
İngiltere'den bağımsızlığın kazanıldığı 1947'den bu yana Cammu Keşmir, kendi yasalarını çıkarabilen ayrıcalıklı konumdaydı. Bu özel statü, yabancıların bölgeye yerleşmesine ve mülk edinmesine izin vermeyen vatandaşlık yasasını da içeriyordu.



Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
TT

Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)

Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez, bir yandan Chavismo tabanına anti-emperyalist söylemle mesaj verirken, diğer yandan da Donald Trump yönetiminin baskısıyla daha pragmatik bir çizgi izlemeye çalışıyor.

BBC'nin analizinde, Karakas ve Washington arasında tek taraflı bir bağımlılık ilişkisi olmadığı, Rodriguez'in Trump'a karşı belirli kozları elinde tuttuğu yazılıyor.

Analize göre Rodriguez yönetiminin Amerikan petrol şirketlerine kapıyı aralayan düzenlemeleri ve Washington'la vardığı petrol sevkiyatı anlaşmaları, mevcut ABD-Venezuela ilişkilerinin temelini oluşturuyor.

Trump'ın Venezuela petrolünü küresel arz denklemine dahil etme isteği, Karakas'ta istikrarsızlık ihtimalini göze alamayacağı anlamına geliyor.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'dan Christopher Sabatini, Rodriguez'in yönetiminin "ABD askeri ve diplomatik desteğine dayalı bir meşruiyet" diye tanımlıyor. Sabatini'ye göre Trump yönetimi, Venezuela'da geri adım görüntüsü vermemek için mevcut düzenin sürmesini tercih ediyor.

Latin Amerika uzmanına göre bu durum Rodriguez'e sınırlı da olsa hareket alanı sunuyor. Trump'ın, Nicolas Maduro'nun devrilmesini "net bir başarı hikayesi" olarak sunmak istediğini, Karakas yönetiminde ani bir dönüşüm riskini göze almak istemediğini savunuyor.

Dolayısıyla ABD'nin Venezuela'daki enerji çıkarları, bölgesel istikrar ihtiyacı ve Trump'ın iç kamuoyuna sunmak istediği "başarılı dış politika" anlatısı, Rodriguez'in de elini güçlendiriyor.

Sabatini şu yorumları paylaşıyor:  

Trump, Venezuela'nın şu anki durumunun sürmesini, her şeyin yolunda olduğu anlatısına aykırı hiçbir şeyin yaşanmamasını istiyor. Bu yüzden Rodriguez, çoğu kişinin fark etmediği şekilde Trump üzerinde bir miktar etkiye sahip. Bu, Trump'ın istediğinden çok daha eşit bir ortaklık.

Rodriguez, kamuoyuna açıklamalarında ABD'yi emperyalist ve işgalci diye nitelemeyi sürdürse de perde arkasında Washington'la temaslar sürüyor. CIA Başkanı John Ratcliffe, geçen ay Karakas'a giderek Venezuela'nın geçici lideriyle birebir görüşmüştü.

Buna ek olarak Rodriguez, Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ve ona yakın güvenlik yetkilileriyle de arasını iyi tutmaya çalışıyor. ABD yönetimi, Venezuela siyasetinde ağırlığa sahip Cabello'nun başına 2020'de koyduğu 10 milyon dolarlık ödülü bu yıl 10 Ocak'ta 25 milyon dolara çıkarmıştı.

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

Rodriguez ise 5 Ocak'taki yemin töreniyle ülkenin başına geçmişti. Diğer yandan Guardian'ın analizinde, Delcy Rodriguez ve abisi Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez'in, Karakas baskınından önce Beyaz Saray'la anlaştığı öne sürülmüştü.

Independent Türkçe, BBC, Guardian


Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
TT

Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)

Donald Trump yönetimi, Gazze'de kurulması planlanan yeni güvenlik gücüne Hamas karşıtı aşiretlerden eleman devşirmeyi planlıyor.

Telegraph'ın aktardığına göre Trump yönetiminin planına İsrail de destek veriyor. Tel Aviv yönetimi, Gazze Şeridi'ndeki Hamas karşıtı çeteleri savaşın başından beri silahlandırıyor.

Planın, Trump'ın Gazze savaşını sonlandırma girişimi kapsamında İsrail'de kurulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nde (CMCC) aralıkta değerlendirmeye alındığı belirtiliyor.

Diğer yandan organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı bu aşiretleri polis gücüne katma teklifinin, Batılı müttefiklerde endişe yarattığı belirtiliyor. Özellikle Birleşik Krallık ve Fransa böyle bir hamleye karşı çıkıyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan bir Batılı yetkili şunları söylüyor:

Bazı yetkililer, ‘Bu saçmalık, aşiretler hem suç örgütü hem de İsrail tarafından destekleniyor' diyerek ciddi tepki gösterdi.

Haberde, aşiret üyelerinin Gazze'de cinayet, adam kaçırma ve yardım kamyonlarını yağmalama gibi suçlara karıştığı ifade ediliyor. Ayrıca büyük aşiretlerden en az ikisinin üyeleri arasında DEAŞ saflarında savaşmış ya da örgüte bağlılık yemini etmiş kişilerin olduğu savunuluyor.

Trump'ın damadı Jared Kushner, Beyaz Saray'ın 10 Ekim'de devreye giren ateşkes ve Gazze'nin yeniden inşası planını ilerletme çabalarında kilit rol oynuyor.

Kushner'ın, Hamas'ın silah bırakmaması ihtimaline karşı Filistinlileri Hamas kontrolündeki alanlardan uzaklaştırmak amacıyla bir planı devreye soktuğu aktarılıyor. Buna göre Filistinliler, İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde kurulacak geçici "güvenli" yerleşim bölgelerine gönderilecek.

İlk yerleşimin Refah kentinde, Hamas karşıtı aşiretlerden Halk Güçleri'nin etkili olduğu bölgede inşa edildiği belirtiliyor. Çetenin eski lideri Yasir Ebu Şebab'ın öldürüldüğü aralıkta açıklanmıştı. İsrail'in silahlandırdığı örgütün başına Gassan Dahini geçmişti.

Haberde, Gazze'de kurulacak yeni polis gücünün başına, Hamas karşıtı çete liderlerinden Hüsam Astal'ın getirilebileceği de iddia ediliyor. Astal, kasımdaki açıklamasında "Hamas'tan arındırılmış yeni Gazze'yi" kurmak istediklerini söylemişti.

İsrail Başbakanlık Ofisi'nden iddialarla ilgili açıklama yapılmadı. Trump yönetiminden bir yetkiliyse, ABD öncülüğünde kurulacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) bağlı polis kuvvetiyle ilgili şunları söyledi:

Polis teşkilatı için güvenlik soruşturması sürecine yönelik planlamalar devam ediyor. Başkan'ın da belirttiği gibi, Hamas tam silahsızlanma taahhüdünü derhal yerine getirmelidir.

Independent Türkçe, Telegraph, BBC


Papa Leo, Donald Trump'ın davetini neden reddetti?

Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
TT

Papa Leo, Donald Trump'ın davetini neden reddetti?

Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)

Vatikan'dan üst düzey bir yetkili, Papa XIV. Leo'nun Donald Trump’ın sözde “Barış Kurulu” girişimine katılma davetini reddettiğini söyledi.

Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Papa'nın bu girişimle ilgili bir dizi endişesi olduğunu ve dolayısıyla "katılmayacağını" belirtti.

Parolin, "Bizim için çözülmesi gereken bazı kritik meseleler var" dedi.

Endişelerimizden biri, uluslararası düzeyde bu kriz durumlarını her şeyden önce BM'nin yönetmesi gerektiği. Bu, ısrar ettiğimiz noktalardan biri.

scvdf
Roma'daki pastoral ziyaretinden ayrılırken görülen Papa Leo XIV, "kritik meseleler" gerekçesiyle Donald Trump'ın Barış Kurulu'na katılmayacağını açıkladı (AFP)

Trump, başlangıçta Gazze'deki ateşkesi denetlemek ve Hamas'la İsrail arasındaki çatışmanın ardından Gazze'nin yeniden inşasını koordine etmek için tasarlanan kurula bir dizi dünya liderini davet etti.

Kapsamı o zamandan beri genişletildi ve Trump, bunun bir dizi küresel anlaşmazlığı ele almak için uygun bir yer olacağını söyledi. Bazıları bunu, ABD Başkanı'nın, defalarca amacına uygun olmamakla eleştirdiği Birleşmiş Milletler'e alternatif çok taraflı bir forum kurma çabası olarak görüyor.

Papa'nın Trump tarafından kurula katılmaya davet edildiğini daha önce Kardinal Parolin doğrulamıştı. Ocak ayında "Papa daveti aldı ve ne yapacağımızı değerlendiriyoruz; konuyu inceliyoruz" demişti.

O dönemde yönetim kuruluna katılma davetinin "cevap vermek için biraz zaman gerektirdiğini" ve "mali katılma talebinin gelmediğini" çünkü "bunu yapacak durumda olmadıklarını" söylemişti.

Trump, Barış Kurulu'nun Gazze'nin yeniden inşasına yardımcı olmak için şimdiden 5 milyar dolardan fazla kaynak taahhüt ettiğini iddia ediyor.

dfsvfd
Papa'nın sözcüsü, Vatikan'ın Trump'ın yönetim kurulunun Birleşmiş Milletler'in yerini alma ihtimaline dair bazı endişeleri olduğunu söyledi (AFP)

Ancak kurulun kadrosuyla ilgili endişeler var. Avrupa hükümetleri, Trump'ın Şubat 2022'den beri Ukrayna'yla savaşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i davet etmesine şaşırdıklarını belirtti.

Arap devletleri de 72 bin Filistinlinin ölümüne yol açan Gazze Savaşı'nı gerekçe göstererek Binyamin Netanyahu'nun dahil edilmesine öfke duydu.

Ve eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair'ın önemli rolüyle ilgili endişeler var; Blair, Trump'ın girişimle bağlantılı olarak açıkladığı ilk isimlerden biriydi. Blair'ın, Britanya'nın Irak savaşına katılımıyla ilgili uzun süredir devam eden eleştirilere rağmen, kurucu yürütme kurulunda yer alması bekleniyor.

Tartışmalara rağmen Ermenistan, Azerbaycan, Mısır, Macaristan ve Birleşik Arap Emirlikleri de dahil onlarca ülke kurula katılma sözü verdi.

Papa Leo, ilk Amerikalı papa seçildiğinden beri Trump'ın politikalarını tekrar tekrar eleştiriyor. Geçen yıl ekimde, başkanın sert göçmenlik politikalarının Katolik Kilisesi'nin "yaşam yanlısı" değerleriyle uyumlu olup olmadığını sorgulamıştı.

Roma'da medyaya yaptığı açıklamada, "Kürtaj karşıtı olduğunu söyleyen ama Birleşik Devletler'deki göçmenlere yapılan insanlık dışı muameleyi onaylayan biri, bunun yaşam yanlısı olup olmadığını bilmiyorum" demişti.

O dönemde Beyaz Saray bu yorumlara karşı çıkmıştı. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, "Bu yönetim altında Birleşik Devletler'de yasadışı göçmenlere insanlık dışı muamele yapıldığı iddialarını reddediyorum" demişti.

Bu yönetim, ulusumuzun yasalarını mümkün olan en insancıl şekilde uygulamaya çalışıyor ve biz kanunları uyguluyoruz. Bunu, burada yaşayan halkımız adına yapıyoruz.

csdvfgthy
Papa, ilk Amerikalı papa seçilmesinden bu yana, özellikle Trump'ın göçmenlik karşıtı sert yöntemleri konusunda ABD'yi eleştiriyor (AFP)

Kasımda Papa, kitlesel sınır dışı etmeleri ve göçmenlere yönelik muamele dahil Trump yönetiminin göçmenlik politikalarını eleştiren ABD piskoposlarının mesajını desteklemişti. "Bence insanlara insanca davranmanın, sahip oldukları onura saygı göstermenin yollarını aramalıyız. Eğer insanlar Birleşik Devletler'de yasadışı olarak bulunuyorsa, bunun için yollar var. Mahkemeler var, bir adalet sistemi var" demişti.

Ancak insanlar iyi bir yaşam sürüyorsa ve birçoğu 10, 15, 20 yıldır bu şekilde yaşıyorsa, onlara en hafif tabirle son derece saygısız bir şekilde davranmak, ne yazık ki bazı şiddet olayları da oldu, bence piskoposlar kendilerini çok açık bir şekilde ifade etti. Birleşik Devletler'deki herkesi onları dinlemeye çağırıyorum.

Bu yıl ocak ayında Papa Leo, küresel çapta giderek artan "savaş hevesini" kınadığı güçlü bir konuşma yapmıştı. Trump'ı doğrudan adıyla anmasa da konuşması ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu zorla görevden alıp Amerikan topraklarına getirme operasyonundan sonra gerçekleşmişti.

Leo, 184 ülkenin diplomatlarına hitaben yaptığı konuşmada, "Diyaloğu teşvik eden ve tüm taraflar arasında uzlaşma arayan bir diplomasi, yerini kuvvete dayalı bir diplomasiye bırakıyor" demişti.

Savaş yeniden moda oldu ve savaş hevesi yayılıyor.

Independent Türkçe