Joker’in devam filmi için 5 olası senaryo: Arthur Fleck’in hikayesi nasıl devam eder?

Joker, ödül sezonunun en iddialı yapımları arasında yer alıyor (Fotoğraflar: Warner Bros.)
Joker, ödül sezonunun en iddialı yapımları arasında yer alıyor (Fotoğraflar: Warner Bros.)
TT

Joker’in devam filmi için 5 olası senaryo: Arthur Fleck’in hikayesi nasıl devam eder?

Joker, ödül sezonunun en iddialı yapımları arasında yer alıyor (Fotoğraflar: Warner Bros.)
Joker, ödül sezonunun en iddialı yapımları arasında yer alıyor (Fotoğraflar: Warner Bros.)

Joker filmiyle ilgili ne düşünürseniz düşünün, Arthur Fleck’in, Suçun Palyaço Prensi’nin başka bir temsili olduğuna itirazınız olmayacaktır ve ileriye dönük ciddi bir potansiyeli olduğuna...
Ortada henüz somut bir şey olmasa da yönetmen Todd Phillips daha önce Joker’e bir devam filmi gelmesinin ihtimal dahilinde olduğunu söylemişti. Haliyle herkes bu olası filmin konusunu tahmin etmeye çalışıyor.
Arthur’un DC’nin güncel zamanına taşınıp Robert Pattinson’ın canlandıracağı Batman’le karşı karşıya gelmeyeceğini biliyoruz, yani çoklu evren spekülasyonları konu dışı. Ama bu durum, Joker evreninde anlatılacak başka hikayeler olmadığı anlamına gelmiyor.
Joker birçok yönüyle Batman mitosunun dışına çıksa da, hikayeyi belirleyen ana hatlar arasında The Killing Joke gibi çizgi roman etkileri var. Collider, potansiyel bir devam filmi için 5 teori sıraladı.
1. Joker, Gotham’ın ihtiyacı olan kahraman oluyor
Arthur Fleck’in metroda zengin Gothamlıları vurduğu ve insanların bunu kutladığı anda, Todd Phillips bizi Suçun Palyaço Prensi’yle Kara Şövalye arasında farklı bir dinamiğe çıkan bir yola sokuyor.
Film boyunca Joker’in, köhnemiş Gotham’ın kenara itilmişlerinin şehrin finansçılarına ve politikacılarına karşı isyanına ilham olan rastlantısal bir anti-kahramana dönüştüğünü görüyoruz
İnsanlar protesto ve gösteriler sırasında palyaço maskeleri takıp makyaj yapmaya başlıyor. Son olarak film insanların polisle çatıştığı, palyaço maskeli bir figürün Thomas ve Martha Wayne’i vurduğu ve Joker’in Gothamlı protestocular tarafından kurtarıcı olarak selamlandığı şehir çapında bir ayaklanmayla bitiyor.
Bu, potansiyel bir devam filmi açısından ne anlama geliyor? Öncelikle Joker, etrafı çete üyeleriyle sarılı sıradan bir suçlu değil, Gotham’ın bütününe yayılmış bir fikir olacak. Bunun için Joker’in FOX dizisi Gotham’daki versiyonu Jerome Valeska karakterine bakabiliriz.
Jerome, Gotham’ın elitlerine dönük eleştirileri ve saldırıları sonucunda kısa sürede onu bir idol haline getiren takipçiler ediniyor. Joker 2 bu fikrin peşinden giderse, bu Batman’i kökten değiştirir. Bruce Wayne adi suçlular yerine kendininkinden daha büyük bir fikre ve ebeveynlerini öldüren adamı seven bir şehre karşı mücadele etmek zorunda kalır.
Hatta Joker’in etkisi sıradan yurttaşları düzene karşı ayaklanmaya teşvik edebilir, “halk düşmanları listesini”, “palyaçonun takipçilerine” dönüştürerek Batman’in kendi düşmanlarını yarattığı fikrini de tersine çevirebilir.
2. Birden fazla Joker
Bu teori filmin ilk fragmanı çocuk yaşta bir Bruce Wayne gösterdiğinden beri internette dolaşıyor.
İnsanlar Arthur ve Bruce arasındaki yaş farkına ve bunun aralarındaki mücadeleyi karmaşıklaştıracağına işaret etmekte gecikmemişti. Çözüm mü? Arthur "gerçek" Joker değil ama gerçeği her kimse, ona ilham veriyor.
Bahsedildiği gibi Joker bize, daha Joker ismini almadan ünlenmeye, Gotham için kaos ve isyanın simgesi haline gelmeye başlayan, ismiyle müsemma kötü adamının bir versiyonunu sunuyor. Filmin sonunda palyaço kostümünde bir adam Thomas ve Martha Wayne’i öldürüyor, çünkü bu ikili Joker “hareketinin” karşısına aldığı her şeyi temsil ediyor.
Eğer birisi Joker’den aldığı ilhamla Thomas Wayne kadar önemli bir şahsiyeti öldürebiliyorsa, neden bir başkası Arthur yaşlandıktan (veya filmin sonunda koyulduğu Arkham Tımarhanesi'nde kaldıktan) sonra Joker’in maskesini devralmasın?
Adalet Birliği’nin (Justice League) Geoff Johns ve Jason Fabok’un hazırladığı 42. sayısının sayfalarında gösterildiği üzere, DC Evreni’nde bir, iki değil, üç farklı Joker olduğunu biliyoruz. Joker’in devam filmi pekala Arthur’un simge haline geldikten sonra farklı Gothamlıları Suçun Palyaço Prensi’nin maskesini devralmaya teşvik etmesini ele alabilir.
"Üç Joker" teorisi, çoğunlukla Batman’le savaşan karakterin suç dehasından, suç dehasınınsa palyaçodan farklı olabileceğini gösterdiğine göre, Joker’den tek bir tane olmak zorunda değil. Hatta filmde Wayne’lerin sinema salonunun çıkışında öldürüldüğü sahnenin hemen öncesinde bununla ilgili bir ipucu var. Hangi filmi mi izliyorlardı?
Zorro’nun oğlunun pelerini devraldıktan sonra bir kazaya uğraması ve kendisinin yerine eşcinsel ikiz kardeşi Ramon'un yeni Zorro olmasına izin vermek zorunda kalmasını anlatan Zorro, The Gay Blade’i. Bir sonraki Joker böyle bir hikayeyi tercih eder mi? Muhtemelen hayır ama belki Arthur’un ikizini görebiliriz.
3. Joker, Bruce’un akıl hocası oluyor
Joker gerçeklik ve fanteziyle çokça oynuyor. Filmin pek çok yerinde gördüklerimizin gerçek olmadığına inandırılıyoruz.
Arthur’un, komşusu Sophie’yle ilişkisinin kendi hayal ürünü olduğunu ve bunun annesinin, Arthur’un Thomas Wayne’in oğlu olduğuna inanmasına yol açan akıl hastalığıyla ilişkili olduğunu biliyoruz. Her ne kadar Arthur’un Wanye’in gayrımeşru çocuğu değil, evlatlık olduğunu öğrensek de, Thomas’la yüzleşmek için Wayne Malikanesi’ne gittiğinde Arthur genç Bruce Wayne’le karşılaşıyor.
Filmin sonunda gördüğümüz üzere Thomas ve Martha ölerek Bruce’u yetim bırakıyor.
İkisini birlikte gördüğümüz sahnede Arthur, Bruce’a sempatik yaklaşıyor. Artık ikisi de yetim olduğuna göre Joker’in devam filminde Arthur’un genç Wayne mirasçısını aynı sistem ve toplumun kurbanı olarak görüp onunla ilgilendiğini görebiliriz.
Bu Arthur’un Bruce’a bir tür akıl hocası haline geldiği, ona Wayne Malikanesi dışındaki hayatı gösterdiği, geleneksel can düşmanlarının arasında bir baba-oğul ilişkisinin oluştuğu bir senaryonun önünü açabilir. Bruce’un maskeli bir suç savaşçısı yerine Joker’in müridi olarak yetişmesi acayip oldurdu, değil mi?
Ne yazık ki bu, bu tip bir ilişkiye muhtemelen izin vermeyecek Alfred’in filmin sonunu göremeyeceği anlamına gelirdi. Aslında Batman mitosunda Yarasa’yla Palyaço arasında bir tür dostluk denenmemiş değil, Gotham TV dizisinde Bruce’un, Jerome Velaska’yla ahbap olduğunu görüyoruz.
Jerome'un kardeşi Jeremiah’nın kendisini defalarca öldürmeye çalıştığını bilmesine rağmen... Tabii nihai olarak Jerome’un gerçek yüzü ortaya çıkıyor ve Bruce onunla savaşıyor, bu da aslında Joker 3’e bile konu olabilirdi.
4. Beyaz Şövalye yolu
Joker’in önemli kısmı Thomas Wayne’in Gotham belediye başkanlığı seçim kampanyası ve halkın bu kalburüstü Gothamlı’nın kendi çıkarlarını savunacağı inancıyla geçiyor.
Thomas’ın ölümü ve Arthur’un kahraman kabul edilmesiyle Joker 2, Sean Murphy’nin sınırlı sayıda basılmış çizgi roman dizisi Batman: Beyaz Şövalye (Batman: White Knight) üzerine kurulabilir.
Bu sınırlı üretim çizgi roman serisi, Batman ve Joker’in rollerinin tersine döndüğü, Gotham’da suçun yumruklarla durdurulamadığı alternatif bir gerçekliği ele alıyordu. Bu gerçeklikte Batman, düşman olarak görüldüğünden çoğunlukla Arkham Tımarhanesi'nde tutulurken Joker, Jack Napier adında başarılı bir politikacı.
Thomas Wayne’in ölümü ve Gotham’ın kaosa sürüklenmesiyle Arthur’un sıradan insanların sevilen temsilcisine dönüşmesini hayal etmek güç değil. Tıpkı rastlantı eseri bir siyasi hareketin simgesine dönüştüğü gibi Arthur, farkında olmadan kendini belediye başkanı adayı olarak bulabilir.
Bruce büyüyüp yarasa kostümünü giyene kadar Gotham, Joker ve takipçileri tarafından yönetilen bir şehri sevmeye koşullanmış ve alışmış olabilir.
Bu daha önce görmediğimiz harika bir alternatif evren hikayesi olabilirdi: Ya düşman Batman ise? Ya Batman’in suçla savaşarak koruduğu halk şimdi, Pelerinli Süvari’nin statükoyu sekteye uğratmasından olumsuz etkileniyorsa?
5. Arthur hiç Joker olmadı
Filmin son sahnesinde Arthur’u Arkham Tımarhanesi'nde kendinden sorumlu sosyal hizmet görevlisiyle konuşurken görüyoruz.
Arthur görevliye filmdeki olayları aktarıyormuş gibi görünüyor. Çünkü öte türlü Arthur’un bir polis aracından alınıp protestocular tarafından havaya kaldırılması ve akabinde polis arabasının üstünde dans etmesinden hemen önce Arkham’a tıkılı bulunması tuhaf olurdu.
Murray Frankin’i öldürmesinden sonra içeri alınmış olabilirdi ama bu daha da önce, Joker hareketini başlatan metro cinayetlerinden hemen sonra da olmuş olabilirdi.
Bu da Joker’in üçüncü perdesini Arthur’un bir yalanı veya sanrısına dönüştürebilirdi. Filmin önceki sahnelerinde Arthur’un Sophie’yle olan sahneleri hayal etmesi göz önünde bulundurulursa bu gayet ihtimal dahilinde. Joker karakterinin köken hikayesiyle ilgili yalan söylediğini Independent Türkçe'de yer alan habere göre, Kara Şövalye’de (The Dark Knight- Christopher Nolan) yara izlerinin nasıl olduğuyla ilgili iki farklı hikaye anlatmasından da biliyoruz.
Bu bir devam filmi için ne anlama gelebilir? Arthur’un herkes tarafından sevilmeyi arzuladığını pekala biliyoruz ve eğer olaylar tasavvurunda gerçekleştiyse, palyaço imgesiyle şiddet ve cinayet hayalleri de çoktandır aklındaydı diyebiliriz.
Eğer Joker 2 bu yoldan gitmeyi tercih ederse basitçe çizgi romanlardan birinin, işsiz kalan Arthur’un tehlikeli bir çeteye, mesela Kırmızı Başlıklı Kız Çetesi'ne (Red Hood Gang) girip suça sürüklendiği ve kimyasallarla dolu bir çukura düştükten sonra bildiğimiz Suçun Palyaço Prensi’ne dönüştüğü köken hikayesini uyarlayabilir. (Alan Moore’un Batman: The Killing Joke'unda olduğu gibi - ç.n.)



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct