Sudan’daki isyancı hareket Hartum ile barış müzakerelerinin 3 ay uzatılmasını istedi

Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) liderlerinden Yasir Arman basın toplantısı düzenledi (EPA)
Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) liderlerinden Yasir Arman basın toplantısı düzenledi (EPA)
TT

Sudan’daki isyancı hareket Hartum ile barış müzakerelerinin 3 ay uzatılmasını istedi

Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) liderlerinden Yasir Arman basın toplantısı düzenledi (EPA)
Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) liderlerinden Yasir Arman basın toplantısı düzenledi (EPA)

Sudan’daki isyancı hareketlerden Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) Hartum’daki geçici hükümetle yapılan barış müzakerelerinin 3 ay uzatılmasını istedi. SPLM-N ayrıca ABD’den Sudan’ı Terörizmin Devlet Sponsorları listesinden çıkarmasını talep etti.
SLPM-N Başkan Yardımcısı Yasir Arman Hartum’da düzenlediği basın toplantısında, “14 Aralık’ta sona erecek Juba’daki barış görüşmelerinin 3 ay uzatılmasını ve 8 Mart’ta sona ermesini istiyoruz” dedi. Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) haberine göre Arman, “Barış görüşmelerinin sonuncusunu 10 Aralık’ta gerçekleştireceğiz. Barışın gerçekleşmesini umuyoruz” ifadelerini kullandı.
Barış görüşmeleri, Abdullah Hamduk’un başbakanı olduğu geçici hükümet ile azledilen Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir döneminde Darfur, Mavi Nil ve Güney Kordufan’da güvenlik güçleriyle çatışan ayrılıkçı 3 grubun bir araya geldiği Devrimci Cephe arasında yapılıyor.
Devrimci Cephe ile Sudan’daki geçici yönetim arasındaki barış görüşmelerinin 11 Eylül’de Güney Sudan’ın başkentinde gerçekleşen ilk turunda ‘Juba Bildirisi’ yayınlandı. Juba Bildirisi, iki taraf arasındaki barış anlaşmasının temel ilkelerini barındırırken taraflar, barış görüşmelerinin ikinci turunu bu ayın 10’unda gerçekleştirme konusunda anlaştılar.
Geçici yönetimle devrimci hareketler arasında kalıcı bir ateşkes yapılması için başlatılan görüşmeler, halkın 30 yıllık Beşir yönetimine karşı protesto gösterileri düzenlemesi ve ordunun geçen nisan ayında Beşir’i devirmesinden bu yana devam ediyor.
İsyancı hareket heyetiyle gittiği Hartum'da basın toplantısı düzenleyen Arman, burada ‘Sudan’a uygulanan yaptırımların kaldırılması ve  Terörizmin Devlet Sponsorları listesinden çıkarılması’ çağrısında bulundu. Arman, Beşir rejiminin devrilmesinin ardından Sudan’ın artık terörün devlet sponsoru olmadığını vurguladı.
Sudan, 1992 ve 1996 yılları arasında El-Kaide lideri Usame bin Ladin’in ev sahipliği yaptığı için 1993’ten bu yana ABD’nin  Terörizmin Devlet Sponsorları listesinde yer alıyor.
Arman yaptığı açıklamada ayrıca ‘tüm Sudanlıların aynı haklara sahip vatandaşlar olmadan savaşın bitmeyeceğini’ vurguladı. Bir sonraki süreci Egemen Konsey, düzenli ordu, Bakanlar Konseyi, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) ve silahlı mücadele hareketleri dahil olmak üzere tüm taraflarla ortak yönetme çağrısında bulundu.
Sudan’da isyancı hareketlerle Hartum'daki merkezi hükümet arasında yıllarca yaşanan çatışmalarda yüz binlerce kişi ölürken milyonlarcası da yerlerinden edildi.
Diğer yandan Arman, geçiş hükümetinin geçtiğimiz hafta aldığı Beşir’in lideri olduğu Ulusal Kongre Partisi’ni kapatma kararını da memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.



El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
TT

El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.

El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.

El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.

Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.


ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
TT

ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)

Üç kaynak, ABD'nin Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe Çin teknolojisine güvenmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, bunun ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunduğunu bildirdi.

Bu mesaj, salı günü San Francisco'da ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet ile Suriye İletişim Bakanı Abdusselam Heykel arasında yapılan bir toplantıda iletildi. Toplantının yapılacağı bilinmiyordu. Washington, muhalefetin Çin ile stratejik ortaklığı olan eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimini devirdiği 2024 yılından bu yana Şam ile yakın iş birliği yapıyor.

Suriye'li bir iş adamı, Suriye'nin telekomünikasyon kulelerini ve yerel internet servis sağlayıcılarının altyapısını desteklemek için Çin’in teknolojisini satın almayı düşündüğünü söyledi. Görüşmelere dair bilgi sahibi bir kaynak, ABD tarafının bakanlığın Çin telekomünikasyon ekipmanlarına ilişkin planları hakkında açıklama istediğini aktardı. Kaynak, Suriyeli yetkililerin altyapı geliştirme projelerinin zaman açısından hassas olduğunu ve Şam'ın tedarikçilerin çeşitliliğini artırmak istediğini söylediğini açıkladı.

cdfvg
Suriye devrimi bayrağını sallayan Suriyeliler (AFP)

San Francisco'da düzenlenen toplantıyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Suriye'nin Amerikan şirketleriyle iş birliğine açık olduğunu, ancak konunun aciliyeti karşısında ihracat kontrolleri ile bunlara ‘aşırı uyumun’ bir engel teşkil etmeye devam ettiğini söyledi.

ABD'li bir diplomat ise Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ‘Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe ABD veya müttefiklerinin teknolojisini kullanması için açıkça çağrıda bulunduğunu’ söyledi. ABD'nin bu konuda Suriye'ye mali veya lojistik destek sözü verip vermediği bilinmiyor.

Öte yandan Reuters'ın sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi:

“Kritik altyapı ile ilgili tüm satın alımlarda, ülkelerin daha düşük fiyatlı ekipman ve hizmetler yerine ulusal güvenlik ve gizliliği öncelikli tutmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”

Sözcü, Çin istihbarat ve güvenlik kurumlarının ‘Çin vatandaşlarını ve şirketlerini hassas verileri paylaşmaya zorlama veya müşterilerinin sistemlerine yetkisiz erişim izni verme konusunda yasal hakka sahip olduğunu’ ve Çinli şirketlerin müşterilerinin gizliliğini koruma vaatlerinin ‘Çin yasaları ve yerleşik uygulamalarla tamamen çeliştiğini’ de sözlerine ekledi. Buna karşın Çin, casusluk amacıyla teknoloji kullandığı iddialarını defalarca kez reddetti.

Suriye İletişim Bakanlığı tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, ekipman ve altyapı ile ilgili tüm kararların ulusal teknik ve güvenlik standartlarına uygun olarak alındığı, veri koruma ve hizmet sürekliliğinin sağlandığı belirtildi. Bakanlık, ulusal çıkarlar doğrultusunda ortaklıkların ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesine öncelik verdiğini vurguladı.


Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor
TT

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli grupların saha komutanları ve üyeleri, ABD'nin Tahran'a olası bir saldırı sinyalleriyle eşzamanlı olarak tırmanan mali krizle karşı karşıya kalırken ‘tam bir çöküşten’ korkuyorlar.

Neredeyse iki yıldır süren İsrail'in Gazze'de yürüttüğü uzun soluklu savaşı ve Lübnan, İran ve Suriye'nin bazı bölgelerini de kapsayan saldırıların kapsamı, para transferi yollarına baskı uyguladı ve bu grupların varlıklarını ve birikimlerini tüketti.

İslami Cihad Hareketi, Gazze’deki İran’la mali ve lojistik olarak bağlantılı en büyük grup. Daha az ölçüde de olsa, bu bağlantılar ‘Direniş Komiteleri’, ‘Mücahit Tugayları’ ve diğer askeri gruplar için de söz konusu.

Bu gruplardan kaynaklar ve Gazze'deki diğer aktivistler, zorlu mali koşulların herkesi etkilediği konusunda hemfikir.

Washington'ın İranlı kuruluşlara ve kişilere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, krizin geleceğini tartışmaya devam eden grupları desteklemeyi zorlaştırdı.