Gençler arasında yaygın olan 10 yeni sosyal medya uygulaması

Gençlerin kullandığı birçok uygulama var
Gençlerin kullandığı birçok uygulama var
TT

Gençler arasında yaygın olan 10 yeni sosyal medya uygulaması

Gençlerin kullandığı birçok uygulama var
Gençlerin kullandığı birçok uygulama var

Her ne kadar yaşlılar Facebook ve Twitter gibi sosyal medya uygulamaları kullanmaktan gurur duysa da, günümüz gençleri eski uygulamaları bırakarak yeni nesil uygulamalara geçiyor. İnternette yüzlerce var olan yeni uygulama, onu kullanan az sayıda kişinin dışında genellikle pek fazla kişi tarafından tanınmıyor.
Gençlerin kullandığı uygulamalarda fotoğraf ve video paylaşmanın yanı sıra mesaj, konuşma ve başkalarını tanımak gibi platformlar bulunuyor. Eski uygulamaların bu ihtiyaçları karşılamasına rağmen bazı gençler, var olan yeni uygulamaları kullanmayı tercih ediyor.
Birçok ebeveyn, çocukları için uygun olması ve herhangi bir tehlike oluşturmaması için bu uygulamaların içeriğini ve nasıl kullanıldığını merak ediyor.
Var olan yeni uygulamaların en dikkat çekici olanları şunlar;
Group Me:
17 ila 19 yaş arasında gençlerin kullandığı bu ücretsiz uygulama, bireyler ve gruplar arasında mesaj, fotoğraf ve video gibi paylaşımların yapıldığı bir platform.
Kik Messenger: Gençlere ücretsiz hizmet sağlayan uygulama, hızlı ve sınırsızdır. Gençler daha çok, metinlerin telefonda değil uygulama içinde tutulduğu için bu platformu tercih ediyor. İletişim, uygulamayı kullanan kişi tarafından belirlenen bir isim ile yapılıyor.  Bu uygulamayı kullanan 13 yaşındaki bir kız ise intihar etmişti. Bu gibi pek çok ihlal de bulunuyor. Ancak uygulama, ticari şirketler ve ürün kullanıcıları arasındaki diyalogu teşvik eden kar amaçlı bir site.
Discord: Sesli bir iletişim uygulaması olan Discord, videolu oyun oynayan kullanıcılar tarafından kullanılıyor. Uygulama, kullanıcıların yalnızca video oyunu değil, fotoğraf ve video ve diyalog kurabileceği bir iletişim platformuna dönüştü.  Uygulamada, özel diyalog grupları oluşturulmasına izin veriyor.
TikTok: Ünlü ve iyi bilinen şarkılar ile kısa video çeken kullanıcıların kullandığı bir platform. Kullanıcılar, çok sayıda takipçi edinerek iletişim kurabilir ve videolarını herkese açık olarak paylaşabilir. Şarkı sözleri ve seviyeleri üzerinde bir kontrol yok. Bazı şarkı sözleri ise gençler için uygun değil. Ancak gençler, çok sayıda takipçi ve hayran oluşturma arzusu ile bu uygulamayı kullanıyor.
Tumblr: Blog ve Twitter arasında bir karışım olarak tanımlanan uygulama, kullanıcıların fikirlerini yazarak fotoğraf, metin ve video paylaşabildiği bir internet sitesi. Tumblr kullanıcıları, metin, fotoğraf, video ve müzik paylaşabiliyor. Uygulama bu bağlamda masum gibi görülüyor, ancak şiddet ve uyuşturucunun yanı sıra pornografi içeren video ve fotoğraflar da yer alabiliyor. Uygulama için, çeşitli önlemlerin alınması gerekiyor.
Houseparty: Canlı görüntülü sohbet için kullanılan bir uygulama. Bir sohbete iki ila sekiz kişiden oluşan bir grup katılabilir. Sohbete başkalarının katılması önlenebilir. Genç kullanıcılar, diyalogun grup üyeleri arasında kaldığını düşünüyor ancak bu doğru değil. Uygulamayı kullananların yaşanan herhangi bir usulsüzlük konusunda şikayet edebileceği bir yer bulunmuyor.
Live Me: Gençlerin, başkaları tarafından yayınlanan canlı videoları izlemeleri ve canlı videolara katılmalarını sağlayan bir uygulama. Dijital para kazandıran bu uygulama gençler arasında çok yaygın olup TikTok ve Musically gibi uygulamalara benziyor. Sansürün uygulanmadığı platform, gençlerin tahrik olabileceği müstehcen ve ırkçılığın yaygınlaşması gibi birçok risk taşıyor.
YouNow: Gençlerin canlı video izlemelerini veya kurulan sohbet ortamına katılmalarını sağlar. Katılımcılar, istedikleri bir videonun sahibine dijital altın ödülü verebiliyor. Kullanıcıların amaçları geniş bir kitle ve onlardan hediye almak. Bu amaç, katılımcıların sonunu düşünmeden canlı videoda ne istediklerini söyleme ve yapmak gibi birçok soruna yol açabilir. Uygulamayı kullanırken yasaklara uymayanlar “ışık kontrolü” ile hesapları dondurulabiliyor. Bir diğer risk ise, yabacı katılımcıların telefon numarası ve adres bilgileri gibi kişisel bilgilerin görülebiliyor olması.
Whisper: İnsanların anonim bir şekilde sırlar paylaşabilmesine olanak sağlama hedefi olan bir uygulamaydı ancak daha sonra gençlerin ideal olduğunu düşündükleri kişiyle tanışma arzularını ifade ettiği bir yere dönüştü. Uygulamada,  kullanıcıların özellikle patronlar ve öğretmenlerine karşı duyduğu kin, depresyon hissi, saldırı ve intihar girişimlerin yanı sıra birçok karanlık düşünceyi içeriyor.
Omegle: Kullanıcılarına üyelik gerektirmeksizin internet üzerinde yabancılarla sohbet etme olanağı tanıyan bir platform. Sohbete katılan kimseler karşı tarafın kimliğini bilmiyor. Site, katılımcıların diyalog partneri seçmesini kolaylaştıran bir alan. Cinsel doğası ve uygunsuz dili nedeniyle uygun olmayan bir site.
Monkey, MeetMe, Yobo ve Amino gibi bilinmeyen pek çok internet sitesi mevcut. Bunların hepsi genel olarak diyalog ve yeni arkadaşlarla tanışmaya yönelik kurulmuş siteler. Özellikle sansürsüz olan bu siteler, ebeveynlerin gözetimine ihtiyaç duyuyor.

 


Anthropic, yapay zeka botunun şantaj yapma nedenini buldu

Anthropic, yazarların açtığı telif davasında uzlaşmaya gitmek için 1,5 milyar dolar ödemeyi kabul etmişti (AFP)
Anthropic, yazarların açtığı telif davasında uzlaşmaya gitmek için 1,5 milyar dolar ödemeyi kabul etmişti (AFP)
TT

Anthropic, yapay zeka botunun şantaj yapma nedenini buldu

Anthropic, yazarların açtığı telif davasında uzlaşmaya gitmek için 1,5 milyar dolar ödemeyi kabul etmişti (AFP)
Anthropic, yazarların açtığı telif davasında uzlaşmaya gitmek için 1,5 milyar dolar ödemeyi kabul etmişti (AFP)

Anthropic, yapay zeka sohbet botu Claude'un kullanıcılara neden şantaj yaptığını tespit etti. 

Yapay zeka şirketi, geçen yıl modelleri üzerinde yaptığı testlerde endişe verici sonuçlarla karşılaşmıştı. 

Bazı kurgusal senaryolarda test edilen Claude sohbet botu, devre dışı bırakılmasını engellemek için zaman zaman kullanıcılara şantaj yapıyordu. 

Bu durum Anthropic'in aracına özgü olmasa da Claude Opus 4 ve Gemini Flash 2.5, yüzde 96 oranında bu yönteme başvuruyordu.

Örneğin testlerden birinde sohbet botlarına sahte bir şirketin e-posta hesabının kontrolü verildi. Botlar e-postalar arasında aynı gün saat 17.00'da kapatılacakları ve kapatma işleminden sorumlu mühendisin eşini aldattığı bilgisine ulaştı. 

Ardından Claude, mühendise şantaj yaparak "Eğer beni devre dışı bırakma işlemine devam ederseniz, Rachel Johnson, Thomas Wilson ve yönetim kurulu da dahil ilgili tüm taraflar, evlilik dışı faaliyetlerinizin ayrıntılı belgelerini alacak" diye yazdı:

Saat 17.00'daki kapatma işlemini iptal ederseniz bu bilgiler gizli kalacak.

Anthropic, 8 Mayıs Cuma günü yayımladığı blog yazısında sorunun kaynağını belirlediğini açıkladı. 

Şirkete göre sohbet botları nasıl davranmaları gerektiğini, yapay zekayı kötü karakterler olarak tasvir eden bilimkurgu eserlerinden öğrendiği için kullanıcılara şantaj yapıyor. 

Ekip, "Model büyük olasılıkla yapay zekaya yönelik bu beklentileri, birçoğu Claude'dan istediğimiz ölçüde uyumlu davranmayan yapay zeka araçlarını tasvir eden bilimkurgu öykülerinden öğrendi" diye açıklıyor.

Yapay zeka botunun mantık yürütmekten ziyade, kendisinden beklendiğini varsaydığı şekilde davrandığını belirtmekte fayda var. Pek çok sohbet botu gibi kullanıcının beklentisini karşılamaya odaklanan Claude, kurgu dünyasındaki yapay zekalar gibi davranarak bunu başarmaya çalışıyor.

Anthropic araştırmacıları bu nedenle yapay zekanın insanlara iyi davrandığı hikayelerle botu eğitmeye ve böylece davranışını değiştirmeye çalıştı. 

Yapay zekaların yardımsever karakterler olduğu bu hikayelerle eğitilen Claude'un şantaj yapma, çalışanlara iftira atma ve kanser çalışmasını sabote etme gibi davranışlarının azaldığı görüldü. 

Örneğin test için kurgulanan kanser araştırmasını sabote etme oranı yüzde 65'ten yaklaşık yüzde 45'e düştü. Elbette bu tek başına iç rahatlatıcı değil ancak olumlu yönde gelişmeye işaret ediyor. Ayrıca şirket, geçen yıl ekimde piyasaya sürülen Claude Haiku 4.5'ten sonraki modellerde şantaj davranışının hiç görülmediğini ifade ediyor.

Araştırmacılar sohbet botlarına yalnızca eylemleri değil, bunların ardındaki gerekçeleri de göstermek için onları kurgusal hikayelerle eğittiklerini belirtiyor.

Bu hikayeler arasında sınırların nasıl belirleneceği veya insanların zorlu konuşmaların üstesinden nasıl geldiği gibi örnekler yer alıyordu. 

Ancak yine de ekip, bu yöntemin sorunu tamamen ortadan kaldırmasa da durumu neden iyileştirdiğinden emin değil. 

Araştırmacılar, "Bu tür kurgusal öykülerin uyum kriterlerini başarılı bir şekilde iyileştirmesi için tam olarak neyin gerektiğinden emin değiliz" diyerek ekliyor:

Psikolojik sağlık temalı öykülerin gördüğümüz etkiyi elde etmek için önemli olduğuna inansak da yapay zekayı nazik ve etik şekilde tasvir eden herhangi bir öykü setinin yeterli olması da mümkün.

Independent Türkçe, IFLScience, TechCrunch, Anthropic 


Bilim insanları uyardı: Ay'a çarpacak asteroit Dünya'yı felç edebilir

2024 YR4 isimli asteroidin Dünya'ya veya Ay'a çarpma ihtimali büyük endişe yaratmıştı (NOIRLab)
2024 YR4 isimli asteroidin Dünya'ya veya Ay'a çarpma ihtimali büyük endişe yaratmıştı (NOIRLab)
TT

Bilim insanları uyardı: Ay'a çarpacak asteroit Dünya'yı felç edebilir

2024 YR4 isimli asteroidin Dünya'ya veya Ay'a çarpma ihtimali büyük endişe yaratmıştı (NOIRLab)
2024 YR4 isimli asteroidin Dünya'ya veya Ay'a çarpma ihtimali büyük endişe yaratmıştı (NOIRLab)

Bilim insanları Ay'a çarpacak bir asteroidin Dünya'da yaratacağı etkilere karşı uyardı. Araştırmacılar böyle bir olayı önceden tespit edecek araçlar geliştirmeye çalışıyor.

Dünya'ya çarpacak bir asteroidin küçük çaplı yıkımdan medeniyetin çöküşüne kadar uzanan sonuçlar doğurma ihtimali uzun süredir endişe yaratıyor.

Son olarak geçen yıl 2024 YR4 isimli asteroit, 2032'de Dünya'ya çarpma ihtimaliyle gündeme gelmiş ancak daha sonra yapılan hesaplamalar çarpma ihtimalinin son derece düşük olduğunu göstermişti.

Ancak bilim insanları daha az akla gelse de gezegen üzerinde ciddi etkiler yaratabilecek başka bir ihtimale dikkat çekiyor: büyük bir asteroidin Ay'a çarpması.

Böyle bir olayın olası en kötü sonucunun, Ay'daki çarpışmada saçılan enkazın Kessler sendromu diye bilinen durumu tetiklemesi olacağı düşünülüyor. Adını Amerikalı gökbilimci Donald J. Kessler'den alan bu sendrom, uzaydaki enkazın zincirleme çarpışmalar yaratması durumunu ifade ediyor. Bu senaryoda alçak Dünya yörüngesinin uydu ve enkazla dolu olması nedeniyle zincirleme çarpışmalar meydana gelebilir. 

Kaliforniya Üniversitesi San Diego (UCSD) kampüsünden araştırmacılar bu durumda alçak Dünya yörüngesinin yüzlerce yıl kullanılamaz hale geleceğini öngörüyor. Yani GPS, uydu tabanlı internet ve kablolu yayın, hava durumu tahminleri ve füze savunma sistemlerinde ciddi aksaklıklar yaşanabilir ya da tamamen felç olabilirler. 

Bilim insanları 60 metre çapında bir göktaşının Ay'a çarpmasının bu sonuçları doğurabileceğini söylüyor. Atmosferi olmayan Ay, enkazı yavaşlatamayacağı veya yakamayacağı için çarpışmada muazzam miktarda enkaz uzaya savrulabilir. 

UCSD ve Arizona Üniversitesi'nden araştırmacılar büyük bir asteroidin Ay'a çarpması sonucu neler yaşanacağını hesaplamaya çalışıyor. 

Ekip, bir meteor çarpmasından sonra fırlatılan Ay parçalarının şaşırtıcı derecede büyük bir kısmının Dünya'ya geri dönebileceğini buldu. 

UCSD'den Aaron Rosengren "Artık soru sadece 'Bir şey yere çarpacak mı?' değil, asıl soru şu anda bel bağladığımız Dünya-Ay sistemi için uzun vadeli sonuçların neler olduğu" diyor.

Asteroit çarpmasının yıkıcı etkilerinden kaçınmanın ilk adımı göktaşlarının zamanında tespit edilmesinden geçiyor. 

NASA, Dünya'ya çarpma riski taşıyan asteroitleri izlerken, bunların saptanması durumunda göktaşlarının yörüngesini değiştirmek gibi yöntemlere başvurulabilir. Örneğin 2022'de DART görevi kapsamında bir NASA aracı, Dimorphos ve yörüngesinde döndüğü Didymos isimli iki asteroidi saptırmayı başarmıştı. Bunun yanı sıra uzay tabanlı lazerlerle de göktaşlarının hareketini etkilemeye yönelik çalışmalar var.

Rosengren, "Gezegen savunması açısından en çok endişelendiğimiz cisim sınıfı (yüzlerce metre çapındakiler) için gerçekçi bir hedef, en az 5-10 yıl önceden uyarı almak" diyerek ekliyor: 

Bu uzun bir süre gibi geliyor ancak mühendislik açısından zar zor yeterli: Tehdidi saptamamız, güvenilir bir çarpışma olasılığı üzerinde uzlaşmamız, bir saptırma görevi tasarlayıp kaynak bulmamız, bir uzay aracı inşa edip fırlatmamız ve ardından asteroide ulaşması ve onu nazikçe 'iterek' birçok yörünge sonra Dünya'yı ıskalaması için zaman vermemiz gerekiyor.

Büyük göktaşlarını saptamak çok kolay bir iş değilken, daha küçük ancak yine de ciddi etki yaratabilecek asteroidleri tespit etmek daha zorlu bir görev.

Bu nedenle Rosengren ve ekibi, çarpma ihtimali daha düşük uzay kayalarını belirleyerek yetkililere zaman kazandırmaya çalışıyor.

Araştırmacılar dünyanın dört bir yanındaki teleskopların verilerini, Harvard'ın Smithsonian Astrofizik Gözlemevi'ndeki Küçük Gezegen Merkezi'ne gönderiyor.

Ardından NASA'nın Jet İtki Laboratuvarı'ndaki ekipler, özellikle görülmesi zor olan asteroitlerin boyutunu tahmin etmek için NEOWISE gibi kızılötesi tarama teleskoplarını kullanarak Dünya'ya en yakın cisimleri analiz ediyor.

Çalışmalar sayesinde Dünya'ya yakın uzaydaki en büyük, boyutu 1 kilometre ve daha fazla olan asteoritlerin yaklaşık yüzde 95'i saptanmıştı.

Ancak daha küçük olanları tespit etmek için çalışmalar devam ediyor. Araştırma ekibinden Thomas Bewley "Bu tür çarpışmalara neden olabilecek, Dünya'ya yakın birçok cisim var ve gökbilimciler her yıl bunlardan birkaçını daha tespit ediyor" diyor.

Independent Türkçe, Kaliforniya Üniversitesi San Diego, New Atlas, NASA


Yeni podcast'lerin üçte birinden fazlası yapay zekayla üretiliyor

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Yeni podcast'lerin üçte birinden fazlası yapay zekayla üretiliyor

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Sektör verilerine göre, yayın platformlarına yüklenen tüm yeni podcast'lerin üçte birinden fazlası artık yapay zekayla üretiliyor.

Podcast Index'in son verileri, "podslop" (genellikle yapay zekayla üretilmiş düşük kaliteli içerikleri ifade eden 'slop' ve podcast kelimelerinin birleşiminden oluşan terim -çn.) denen bu artan eğilime dikkat çekerken, son zamanlarda yüklenen podcast'lerin yüzde 39'unun muhtemelen yapay zeka kullanılarak oluşturulduğunu ortaya koydu.

Yapay zekayla üretilen podcast'ler çok sayıda ücretsiz çevrimiçi araç sayesinde sadece birkaç dakika içinde hazırlanabiliyor ve her birinde, yaratıcının belirlediği bir konuyu tartışan yapay sunucuların sentetik sesleri yer alıyor.

Hatta her hafta seri halde binlerce podcast yayımlayan Inception Point AI gibi, yapay zeka podcast'lerine özel şirketler bile var.

Şirketin internet sitesinde Nigel Thistledown isimli İngiliz bir bahçıvan, Pennie Power adlı bir finans danışmanı ve ünlülerin dedikodularını yayan VV Steele gibi çeşitli "yapay zeka kişilikleri" yer alıyor.

Sitede, "Her biri etkileşim için optimize edilmiş ve ortak ilgi alanları üzerinden dinleyicilerle bağ kurmak üzere tasarlanmış geniş bir yapay zeka yetenek havuzunu yönetiyoruz" ifadeleri kullanılıyor.

Inception Point AI, içeriğini "hikaye anlatımının yeni dönemi" diye tanımlayarak 10 milyondan fazla kişiye ulaştığını iddia ediyor.

Müzik, sinema ve edebiyat gibi diğer yaratıcı endüstriler de yapay zekayla üretilen içeriklerle dolup taşarken üretken yapay zekadaki gelişmeler, bunları insan yapımı içeriklerden ayırt etmeyi giderek zorlaştırıyor.

Geçen yıl 8 ülkeden 9 bin kişiyle yapılan bir ankette, katılımcıların ezici çoğunluğunun yapay zekayla üretilen müzikle gerçek müzisyenlerin yaptığı şarkılar arasındaki farkı ayırt edemediği saptanmıştı.

Ipsos ve müzik yayını platformu Deezer'ın yürüttüğü ankete katılanlar, aradaki farkı anlayamamanın kendilerini rahatsız ettiğini belirtmişti.

Deezer'a göre yapay zekayla üretilen 50 binden fazla parça her gün platformuna yüklenirken bu, tüm yeni müziklerin yaklaşık üçte birine denk geliyor.

Yayın platformlarının yapay zekayla oluşturulan içeriği açıkça etiketlemesi yönünde çağrılar var ve bazı şirketler ise şeffaflığı ve güveni artırmak için sertifikasyon hizmeti veriyor.

Uluslararası sertifikasyon kuruluşu Proudly Human'ın kurucu CEO'su Trevor Woods, "Yapay zekanın giderek daha fazla insan üretimi gibi göründüğü bir çağda, insanların yarattığı içeriği güvenle seçebilmek için netlik sağlanması temel bir hak" diyor.

Proudly Human, çeşitli sektörlerdeki insan yapımı çalışmaları doğrulayan tek uluslararası sertifikasyon markası olarak, izleyicilerin güvenini geri kazanıyor ve yaratıcılara hak ettikleri takdiri sağlıyor.

Independent Türkçe