Cezayir’de halk hareketinden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Tebbun’a tepki

Cezayir’in başkentindeki caddelerde yapılan gösterilerden bir kare (EPA)
Cezayir’in başkentindeki caddelerde yapılan gösterilerden bir kare (EPA)
TT

Cezayir’de halk hareketinden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Tebbun’a tepki

Cezayir’in başkentindeki caddelerde yapılan gösterilerden bir kare (EPA)
Cezayir’in başkentindeki caddelerde yapılan gösterilerden bir kare (EPA)

‘Gayri meşru Cumhurbaşkanı… Sokaklarda yürümeye devam edeceğiz…’ gibi öfkeli sloganlar yüzlerce Cezayirli gösterici tarafından başkentin en önemli caddelerinde atıldı. Atılan bu sloganlar, 12 Aralık’ta düzenlenen seçimlerde iktidara gelen Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un tanınmaması anlamına geliyor. Göstericiler ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cezayir’deki “Fransız sömürgesi” sözlerine ilişkin açıklamalarını eleştirdi.
Cezayir’deki analistler, halk hareketinin, yeni yönetime ilk meyvesini vermesi için zaman tanımasını umarken, mevcut durumun bu fikrin tam tersi yönünde olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Cezayirli yüzlerce gösterici başkentin kalbinde bulunan Didouche Mourad Caddesi’nde, ‘Özgür ve demokratik Cezayir’ , ‘Askeri değil, sivil devlet’ sloganları attı. Dün sabah erken saatlerde toplanan göstericiler, Cuma namazının ardından sayının çoğalmasıyla birlikte kalabalıklaşmaya başladı. Doğu banliyösünden gelen USM El Harrach spor kulübü taraftarlarının yanı sıra Babu’l Vadi’den gelen Muludiya takım taraftarları da gösterilere katılarak, büyük bir kalabalık oluşturdu.
Her iki takımın taraftarları bayraklarını taşıyarak, devrim şehitleri için Cezayir marşını söyledi.
Güvenlik görevlileri, gösteriler sırasında atılan sloganlar konusunda oldukça hassas davranırken, başkentin bazı sokaklarında ise gösteriler esnasında bazı kişilerin gözaltına alındığı aktarıldı.
Gazeteciler açlık grevine başladı
Didouche Mourad Caddesi’nde bulunan Cezayir Sineması yakınlarındaki onlarca gazeteci, tutuklu yargılanan meslektaşları Sofiane Merakchi ve Belkacem Gir için toplandı. Yetkililere göre Merakchi, yasaklanan televizyon yayın ekipmanlarını kullanmakla suçlanan bir muhabir iken yerel bir gazetede çalışan Gir ise, bir subayı taklit etmekle suçlanıyor. Ancak iki dava da oldukça belirsiz. Tutuklu yargılanan iki gazeteci de önceki gün açlık grevine başladı. Meslektaşları ise ‘en kısa sürede adil yargılanma’ çağrısında bulunuyor.
Cezayir’de halk hareketinin başlaması ile medya sektörü iki baskıya maruz kaldı. Bunlardan biri, finansal kriz nedeniyle reklam gelirlerinin düşmesinden kaynaklı ekonomik baskı, diğeri ise gösteriler sırasında yapılacak haberlerle ilgili güvenlik ve siyasi baskı. Güvenlik görevlileri, medya görüntülerini halka iletmeyi engelleyerek, gazetecileri adli takibe çağırarak gösterileri zayıflatmaya çalışıyor.
Yüzyılın Anlaşması’na tepki
Cezayir’de başkent dâhil olmak üzere ülkenin doğu ve batısında bulunan büyük şehirlerde düzenlenen gösterilerde Mescid-i Aksa ve Filistin bayrakları sallandı. Binlerce Cezayirli, Yüzyılın Anlaşması’na karşı gelerek, planı kınadı. Gösterilerin başlamasından bu yana ilk kez Cezayir halk hareketi ve iktidar aynı konu etrafında birleşti.
Cezayir’de gösteriler 50. haftasına girerken tartışmalar sürüyor. Gösterilere entelektüeller, gazeteciler, ünlüler ve sanatçıların yanı sıra birçok tanınmış isim katıldı. Birçok gösterici ise Tebbun’un Cumhurbaşkanı olmasıyla, sistemin istenilen şekilde değişmeyeceğini öngörerek halk hareketine katılma kararı aldı.
Bazı eylemciler ise dün düzenlenen gösteriler sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cezayir’deki Fransız sömürgesi hakkındaki sözlerine ilişkin açıklamalarını eleştirdi.
Aktivist Abdurrezzak el-Sagir konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın Cezayir şehitlerine ilişkin konuşmasının yerine Filistin ve Arakan meseleleri üzerinde durulması gerektiğini söyledi.
Erdoğan'ın Cezayir ziyareti
Geçtiğimiz hafta Cezayir’e ziyaret gerçekleştiren Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı’nın,  “Fransızlar 5 milyon insanımızı öldürdü” açıklamasına atıfta bulundu. Erdoğan Tebbun’dan Cezayir’deki sömürge dönemine ait belgeleri talep etti. Erdoğan konuyla ilgili açıklamasında, “Cezayir Cumhurbaşkanı Sayın Abdulmecid Tebbun Fransa’ya çok farklı bakıyor. Hatta ben kendisinden bir şey rica ettim. Çünkü bana öyle bir rakam verdi ki; bu rakamı öyle zannediyorum ki dünyada siyasi liderler de pek bilmiyor” ifadelerini kullandı.
Erdoğan ilk olarak 2012 yılında Fransa’nın Cezayir’de suç işlediğini söylemişti. Ancak dönemin Cumhurbaşkanı Ahmed Uyahya (hali hazırda yolsuzluk suçundan hapis yatıyor) Türk dostlarına işlerine karışmaması gerektiğini, çünkü Fransa’dan resmi özür alacaklarını söylemişti.

 


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.