Venezuela'da 31 yıl boyunca seks kölesi olarak esir tutulan kadın kaçtı

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Özgür Yürü Vakfının (Walk Free Foundation) Uluslararası Göç Örgütü ile ortak hazırladığı Küresel Kölelik Endeksi 2018 raporuna göre, dünya genelinde 40 milyondan fazla "modern köle" bulunuyor (Pixabay)
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Özgür Yürü Vakfının (Walk Free Foundation) Uluslararası Göç Örgütü ile ortak hazırladığı Küresel Kölelik Endeksi 2018 raporuna göre, dünya genelinde 40 milyondan fazla "modern köle" bulunuyor (Pixabay)
TT

Venezuela'da 31 yıl boyunca seks kölesi olarak esir tutulan kadın kaçtı

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Özgür Yürü Vakfının (Walk Free Foundation) Uluslararası Göç Örgütü ile ortak hazırladığı Küresel Kölelik Endeksi 2018 raporuna göre, dünya genelinde 40 milyondan fazla "modern köle" bulunuyor (Pixabay)
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Özgür Yürü Vakfının (Walk Free Foundation) Uluslararası Göç Örgütü ile ortak hazırladığı Küresel Kölelik Endeksi 2018 raporuna göre, dünya genelinde 40 milyondan fazla "modern köle" bulunuyor (Pixabay)

Venezuela'da bir erkek, 31 yıl boyunca apartman dairesinde istismar ettiği kadını seks kölesi olarak esir tutmakla suçlanıyor.
56 yaşındaki Matias Salazar, 49 yaşındaki kadına cinsel şiddet, seks köleliği ve psikolojik şiddet uygulamakla suçlanıyor.
Savcılar, Salazar'ın kadını henüz gençken "evini terk etmesi için manipüle ettiğini ve kandırdığını" iddia ediyor.
Venezuela haber sitesi Cronica Uno'ya göre pencereden dışarı dahi bakamayan kadın 30 yıl boyunca karanlıkta yaşadı, zamanını radyo dinleyerek ve televizyon izleyerek geçirdi.
İddialara göre kadın, Salazar anahtarları evde unutunca 24 Ocak'ta daireden kaçmayı başardı ve  kadınların haklarını savunan devlete ait kuruluştan yardım istedi.
Salazar daha sonra başkent Karakas yakınlarındaki Maracay şehrinde tutuklandı. Hala polis karakolunda gözaltında tutuluyor.
Kadının alıkonulduğu apartman bloğuna yakın yaşayanlar, Salazar'ın yıllardır başka bir kadınla ve ondan olan kızıyla caddenin karşısındaki binada ikamet ettiğini anlattı.
Bazıları sıradışı bir şey fark etmediklerini ve Salazar'ın her zaman kendilerine dostça davrandığını söyledi.
İnternette yayımlanan ifadesine göre Salazar'ın savunma avukatı Jose Briceno basın toplantısında, müvekkilinin masum olduğunu ve medya kampanyasıyla kurban edildiğini açıkladı.
Dava ilk kez 5 Şubat'ta, Venezuelalı haber sitesi Cronica Uno haberi yayımladığında kamuoyunun dikkatine sunulmuştu.
Komşulara göre esir tutulan kadın daha sonra savcılar eşliğinde daireye geri döndü.
Kadınla ve savcılarla birlikte mülke giren ve adının açıklanmaması şartıyla konuşan bir komşu şunu söyledi:
"Dairede giyebileceği üç farklı giysi, bazı eski ayakkabılar, yerde iki kişilik bir yatak, eski bir vantilatör, eski bir televizyon bulunuyordu. Herkes bize saldırıyor, komşuların neden haber vermediğini soruyor, ama gerçekten bilmiyorduk."

 


Senatör Graham: Trump, Rusya'ya karşı yaptırım tasarısına yeşil ışık yaktı

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham Washington'da (AP)
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham Washington'da (AP)
TT

Senatör Graham: Trump, Rusya'ya karşı yaptırım tasarısına yeşil ışık yaktı

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham Washington'da (AP)
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham Washington'da (AP)

Güney Carolina'nın Cumhuriyetçi Senatörü Lindsey Graham, Başkan Donald Trump'ın dün iki parti arasında yapılan toplantının ardından Rusya'ya karşı iki partinin ortaklaşa hazırladığı yaptırım tasarısına “yeşil ışık yaktığını” söyledi.

Graham yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki hafta iki partinin güçlü bir oy birliği sağlayacağını umuyorum” ifadelerini kullandı.


Trump, 66 uluslararası kuruluştan çekilme bildirisini imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te başkanlık kararnamelerini imzalıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te başkanlık kararnamelerini imzalıyor (AFP)
TT

Trump, 66 uluslararası kuruluştan çekilme bildirisini imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te başkanlık kararnamelerini imzalıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te başkanlık kararnamelerini imzalıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, “ABD'nin ulusal çıkarlarına aykırı hareket eden” 35 BM dışı kuruluş ve 31 BM kuruluşundan ABD'nin çekilmesini öngören bir bildiri imzaladı.

Beyaz Saray bu kuruluşların isimlerini açıklamadı, ancak bunların “ABD'nin egemenliğini ve ekonomik gücünü zayıflatan aşırı iklim politikaları, küresel yönetişim ve ideolojik programları” desteklediğini belirtti.

Bu kararın, ABD'nin üye veya taraf olduğu tüm hükümetlerarası kuruluşlar, anlaşmalar ve antlaşmaların kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesinin ardından alındığını ifade etti. “Bu çekilmeler, ABD vergi mükelleflerinin, ABD'nin önceliklerini küreselleşme gündemlerine tercih eden veya önemli konuları yeterince verimli veya etkili bir şekilde ele almayan kuruluşlara sağladığı finansmanı ve katılımı sona erdirecektir” diye ekledi. Böylece ABD vergi mükelleflerinin fonları, ilgili misyonları desteklemek için başka yerlere daha iyi yönlendirilebilecek" ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray, daha fazla ayrıntı ve kuruluşların listesi talebine henüz yanıt vermedi. Bir yıl önce ikinci dönemine başladığından beri Trump, Birleşmiş Milletler'e sağlanan ABD fonlarını kesmeye çalıştı, ülkesinin BM İnsan Hakları Konseyi'ne katılımını askıya aldı, Birleşmiş Milletler Filistin Mültecilerine Yardım ve Çalışma Ajansı'na (UNRWA) sağlanan fonların askıya alınmasını uzattı ve UNESCO'dan çekildi. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü ve Paris İklim Anlaşması'ndan da çekilme planlarını da açıkladı.


Trump’ın Grönland tehdidi, NATO’nun geleceğine nasıl etki edecek?

Grönland'daki Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
Grönland'daki Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
TT

Trump’ın Grönland tehdidi, NATO’nun geleceğine nasıl etki edecek?

Grönland'daki Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
Grönland'daki Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)

ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesinin ardından Grönland meselesi tekrar dünya gündeminde.

ABD Başkanı Donald Trump, ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland'a sahip olmaları gerektiğini pazar günü söylemişti.

Cumhuriyetçi lider, bunun özellikle Rusya'yla Çin'e karşı bir güvenlik önceliği olduğunu savunmuştu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de dünkü açıklamasında, Trump yönetiminin Grönland'a sahip olmak için "ABD ordusunu kullanmak da dahil" çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtti.

Washington'ın Venezuela'nın ardından Grönland'a da askeri müdahalede bulunabileceğine dair endişeler artarken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kuzey ülkesini "satın almayı hedeflediklerini" savundu.

Rubio, Kongre üyelerine Venezuela'ya müdahale hakkında yaptığı bilgilendirmede Trump'ın Grönland planlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a konuşan yetkililere göre Rubio, ABD Başkanı'nın açıklamalarının "yakında gerçekleşecek bir işgalin işareti olmadığını" savundu. Bunun yerine Trump'ın, adayı Danimarka'dan satın almayı planladığını iddia etti.

Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı.

Guardian'ın analizinde, Trump'ın Grönland'a askeri müdahalede bulunmasının, "76 yıllık bir askeri ittifak olan NATO'nun güvenilirliğini zedeleyeceği" belirtiliyor.

Birleşik Krallık merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'tan Marion Messmer, Trump yönetimi altında ABD - Avrupa ilişkilerinin iyice gerildiğine dikkat çekerek şunları söylüyor:

Avrupa ülkeleri, ABD'nin güvenlik garantilerine güvenebileceklerine dair herhangi bir yanılgıya kapılmışsa bu durum, bir daha o dünyaya geri dönmeyeceğimize dair bir uyarı.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen de Grönland'ın satılık olmadığını vurgulayarak ABD'nin tehditlerinin NATO'nun bütünlüğünü zedelediğini söylemişti:

ABD Başkanı Trump'ın defalarca Grönland'ı istediğini dile getirmesi ciddiye alınmalı. Yalnız şunu da açıkça belirtmek isterim ki eğer ABD bir başka NATO ülkesine askeri saldırı kararı alırsa, her şey durur. Buna NATO ve II. Dünya Savaşı'nın sonlanmasından bu yana sağlanan güvenlik de dahil.

Diğer yandan NATO'nun temel ilkelerinden 5. maddede, bir üyenin başka bir üyeye saldırması durumunda ne yapılacağı hakkında net ifadeler yer almadığına işaret ediliyor.

Sözkonusu madde, NATO üyesi bir ülkeye düzenlenen saldırının, tüm ittifak mensuplarına yapılan bir saldırı olarak kabul edileceğini söylüyor. Böyle bir durumda ittifak üyeleri, askeri seçenekler de dahil çeşitli şekillerde saldırıya uğrayan ülkenin korunmasına destek sağlamayı taahhüt ediyor.

BBC'nin analizindeyse AB üyesi 27 ülkeden sadece 6'sının Trump'a tepki gösterdiğine dikkat çekiliyor. 2021-2024'te ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi olarak görev yapan Julianne Smith, bu durumun "AB'yi parçalama riski yarattığını" ve NATO için bir ikilem oluşturduğunu belirtiyor:

Avrupa, Başkan Trump ve ekibi Grönland'ı 'elde etmekten' bahsettiğinde onları ciddiye almalıdır.

Smith, Avrupa ülkelerinin itidal çağrılarından daha fazlasını yaparak yeni savunma anlaşmaları imzalaması gerekebileceğini de söylüyor.

ABD'nin eski NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanı Amiral James Stavridis de CNN'e şöyle konuşuyor:

Danimarkalıları çok iyi tanıyorum. Onlar sert insanlardır. ABD güçlerine karşı koymak için oraya asker konuşlandırmaları beni şaşırtmaz. Burada NATO'nun sonundan bahsediyoruz. Bunu önleyelim.

Independent Türkçe, Guardian, BBC, CNN