Fakirlikten zenginliğe: İşte ünlülerin ışıltılı dünyaya yolculuğu

Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu
Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu
TT

Fakirlikten zenginliğe: İşte ünlülerin ışıltılı dünyaya yolculuğu

Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu
Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu

Salah Ahmed
Dünyanın dört bir yanındaki ünlülere veya zengin insanlara baktığımızda, onların bir zamanlar sokağa çıktıklarında fark edilmeyen, sıradan insanlar olduklarını hayal etmek oldukça zor. Veya onların bir dönem yoksul olduklarını, diğer insanları etkileyen acıları çekmiş olabileceklerini hayal etmek de zor.
Tarih bu örneklerle dolu... Tıpkı annesi tarafından diğer kardeşleriyle birlikte yoksulluk içinde büyütülen Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu Cengiz Han gibi ya da köylü kökenli olduğu için kendisine karşı çıkan soylulara savaş açan Papa 3. Leo gibi. Miladi 923 yılında İhşid hanedanının kurucusu Muhammed bin Toğaç tarafından satın alınan Afrikalı bir köle olan Kafur’un Mısır ve Levant topraklarında hüküm süren İhşidi (Akşit) Devleti’nin dördüncü hükümdarı olduğu da unutulmamalı.
Bu kişiler bize aynı anda hem iyi birer örnek oluyor hem de zenginlik ya da yetenekten ya da her ikisi birden veya ikisi dışındaki faktörlerden kaynaklı şöhret kapısının, yetenek ve kararlılıkla donatılmış olarak girmek isteyen herkese açık olduğunu gösteren değerli bir ders veriyor. Ayrıca bunun şansla ilgili olmadığını da gösteriyorlar.

İşte Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre zorluklarla geçen hayatlarının ardından ışıltılı dünyanın kapısını aralayan ünlü isimler:
 
Albert Einstein
Einstein’ın Genel İzafiyet (Görecelik) Teorisi onu ‘tarihin en akıllı insanı’ yaptı. Hatta ölümünden sonra otopsisini yapan doktor dahi ailesinin haberi olmadan gelecekteki tıbbi ilerlemelere ışık tutması umuduyla onun beynini çıkardı. Ancak Einstein dört yaşına kadar konuşmayı bile öğrenememişti. İlkokul öğretmeni onu ‘dikkati dağınık ve odaklanamayan bir çocuk’ olarak tanımlamıştı. 1898 yılında Münih Teknik Üniversitesi’ne kayıt için başvuruda bulunmuş, ancak başvurusu ‘gelecek vaat etmeyen bir öğrenci’ olduğu gerekçesiyle reddedilmişti. Fakat başvurusunun reddedilmesinden yedi yıl sonra insanlığın bilimsel seyrini değiştiren İzafiyet Teorisi çalışmalarını tamamladı.
 
Salvador Dali
Küçükken tuhaf davranışları olan bir çocuktu. Okuldan atıldı ve ölümüne kadar akademik eğitimini tamamlayamadı. Bir süre hapiste yattı. Daha sonra gördüğü rüyaları tuvale yansıtabilmesi sayesinde şimdiye kadarki en ünlü ressam ve sürrealizmin (gerçeküstücülük) babası oldu.
 
Walt Disney
Amerikan animasyonunun öncüsü ve dünyanın en ünlü isimlerden biri olan Walt Disney, The Kansas City Star gazetesine çizer olarak iş başvurusunda bulundu. Ancak çizimleri yetersiz olduğu gerekçesiyle başvurusu reddedildi. Disney bu gazeteyi seviyordu ve bu kez muhabir olarak başvuruda bulundu. Fakat bu başvurusu da reddedildi. Gazetenin dağıtım kamyonunda şoförlük yapabilmek için başvurdu. Ama bu kez de o başarısız oldu. Ancak pes etmeyen Disney mezarından olsa bile tüm bunların intikamını aldı. Disney’in kurduğu dev şirket, ölümünden 20 yıl sonra gazeteyi satın aldı.
 
Bill Gates
Microsoft’un kurucuların olan Gates, Harvard Üniversitesi'nde öğrenciyken, derslere katılmayıp gecelerini poker oynayarak geçirmişti. Sonunda üniversiteden mezun olamadan ayrılmak zorunda kaldı. Fakat bu onun teknoloji dünyasına olan yolculuğunun başlangıcı olmuştu. Gates, bugün 100 milyar doları aşan servetiyle dünyanın en zenginleri arasına girmeye başardı.
 
Albert Camus
Cezayir asıllı Fransız yazar Camus, çok okunan ‘Yabancı’ ve ‘Veba’ gibi romanlarının yanı sıra kaleme aldığı diğer eserleriyle ünlendi. Genç yaşlarda verem (tüberküloz) hastalığına yakalanan Camus, çok sevdiği futbolu (Cezayir Üniversitesi takımında kaleci idi) bırakmak zorunda kaldı. Öğretmenlik, otomobil parçaları satıcılığı ve meteoroloji gibi pek çok alanda çalıştı. Camus, komünist olmasa da 1935 yılında ‘Avrupa ülkeleri ile Cezayir arasındaki eşitliği geri kazanmanın tek aracı’ olduğu gerekçesiyle Komünist Parti’ye katıldı.
 
Louis Armstrong
New Orleans'ta büyüyen Amstrong’un babası tarafından terk edilmelerinin ardından annesi geçim sıkıntısı yüzünden fahişelik yapmak zorunda kaldı. Cazın efsanesi olmadan önce Amstrong, gençliğinde hayatını kazanabilmek için çeşitli mesleklerde çalıştı.
 
Michael Moore
Çektiği politik belgesellerle bilinen Moore, Michigan Üniversitesi'ne kaydolsa da üniversiteyi bırakması bir yıldan fazla sürmedi. Moore, bir keresinde üniversiteyi bırakma nedenini ‘arabasını park edecek yer bulamamasına’ bağlamıştı.
 
James Brown
‘Soul müziğin babası’ olarak anılan Brown, tarihin en ünlü şarkıcılarından biri olmadan önce, çocukluğunda ve gençliğinde pamuk toplama, kömür işçiliği, mağaza temizlikçiliği, araba yıkayıcısı, eski pullar alım-satımı ve şarkı yarışmaları düzenlemek gibi çeşitli işlerde çalıştı.
 
J. K. Rowling
Ünlü ‘Harry Potter’ serisinin yazarı J. K. Rowling, okul günlerini şöyle anlatıyor;
“Sınıfı ‘aptallar’ ve ‘zekiler’ olarak ikiye ayıran bir öğretmenimiz vardı. Aptalları sağına, zekileri ise soluna oturturdu. Ben en sağda oturuyordum. Beni bahçede oturmaktan alıkoyan tek şey sınıfın duvarıydı.”
 
Marlon Brando
Küçük yaşlardan itibaren ele avuca sığmaz bir karaktere sahip olan Brando, hem okuldan ve hem de ordudan atılmayı da başarmıştı. Brando ne kadar haylaz bir çocuk olduğunu şu sözlerle itiraf etmişti;
“Silahımla kuşları öldürür, böcekleri yakardım. Araba lastiklerinin havasını boşaltır ve insanların ceplerinden para çalardım.”
Brando ünlü bir sinema oyuncusu olmadan önce bir süre su kanalı kazılarında çalıştı.
 
Sophia Loren
Gençliğinde dünyanın en güzel kadınlarından biri olarak kabul edilen ünlü İtalyan aktris Loren, küçükken kısa boylu ve cılız yapılı olması nedeniyle ‘kibrit çöpü’ lakabıyla çağrılırdı.
 
Madonna
Bir müşterinin üzerine yanlışlıkla jöle döküp kovuluncaya kadar New York’taki Times Meydanı’nda bir pastanede çalıştı. Şans yüzüne güldüğünde ve ilk şarkıları MTV müzik kanalında yayınlandığında bile, kanalın yetkililerinden biri onun hakkında ‘Bu kızın sanatsal bir geleceği yok’ ifadelerini kullandı.
 
Tom Cruise
Ünlü aktör ve film yapımcısı Cruise, bir otelde bellboyluk yaparken bir gün rahip olma hayalleri kuruyordu.
 
Meryl Streep
Üç kez Oscar Ödülü’nü kazanan ve 21 gibi rekor sayıda Oscar’a aday gösterilen ünlü oyuncu Streep’in kariyeri King Kong filminde rol alabilmek için katıldığı bir yarışmayla başladı. Ancak filmin yapımcısı, oğluna İtalyanca olarak “Onu nereden getirdin? O kadar çirkin ki, hiçbir rolde ekrana yakışmıyor” diyerek Streep’in filmde rol alma talebini reddetti. Streep ise İtalyanca konuşarak ‘çirkinliği’ için ondan özür diledi. Ardından Streep, üç Oscar Ödülü ve 21 adaylıkla sinema kariyerine devam etti.
 
Geçimlerini nasıl sağladılar?
Bu kişiler, şans kapılarını çalıncaya kadar uzun ya da kısa süreliğine de olsa çeşitli mesleklerde çalıştılar ve böylece önde meşaleyi taşıyan isimler oldular:
 
Charles Dickens
Dünyanın en ünlü romancılarından biri olan olarak kabul edilen Dickens, gençliğinde bir şişe fabrikasında çalışmıştı. Fabrikada yaptığı iş ise şişelere etiket yapıştırmaktı.
 
Winston Churchill
Okulda ortalamanın altındaydı ve Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi’ne kayıt olmak için üç kez sınava girmesi gerekti. Üçüncü denemede başarılı oldu. Churchill, siyasete girmeden ve başbakan olmadan önce Morning Post gazetesinde savaş muhabiri olarak çalıştı.
 
Diego Maradona
İnsanları şaşkına çeviren futbol yeteneklerinin konuşturana kadar son derece yoksul bir ailenin ferdi olarak Buenos Aires'ın eteklerindeki gecekondu mahallesinde yaşadı.
 
Cristiano Ronaldo
Bahçıvan bir baba, aşçı bir annenin oğlu olarak fakir bir ailede dünyaya geldi.
 
Oprah Winfrey
Madencilik, berberlik ve hizmetçilik yapan bir babanın kızı olarak dünyaya gelen Winfrey,  televizyon ekranlarındaki kariyerine başlamadan ve şu anda beş milyar dolar olduğu tahmin edilen dev servetsini edinmeden önce gençliğinde çeşitli küçük mesleklerde çalıştı.
 
Meghan Markle
Televizyon dünyasına girmeden önce kaligrafi ile ilgileniyordu. Ardından şöhrete kavuşan ve iyi bir servet edinen Markle, Prens Harry ile evlenerek İngiltere Kraliyet ailesinin bir üyesi oldu.
 
Stephen King
King, profesyonel bir korku romanları yazarı olmadan ve muazzam bir servet edinmeden önce lise öğretmenliği yapıyordu.
 
Madeleine Albright
Bir dönemde ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği’ni ve eski ABD Başkanı Bill Clinton yönetiminin dışişleri bakanlığını yapan Albright, Colorado’da bir iç çamaşırı mağazasında tezgahtar olarak çalıştı.
 
George Clooney
Sinema oyuncusu ve siyasi aktivist olan Clooney, bir dönem bir tütün çiftliğinde işçilik yaptı. Daha sonra seyyar satıcılık, ayakkabı dükkanında tezgahtarlık ve sigortacı olarak çalıştı.
 
Johnny Depp
Hollywood’un aranan isimleri arasına girmeden önce Depp, geçimini kalem satarak sağlıyordu.
 
Beyonce
Hip-hop’ın kraliçesi, müzik yapımcısı ve ünlü dansçı Beyonce, bir röportajında çocukluğunda harçlığını çıkarabilmek için bir kuaför salonundaki yerleri süpürdüğünü söyledi.
 
Maya Angelou
ABD’li şair ve romancı Angelou, 1950'lerde San Francisco'da metro istasyonlarında çalıştı. Ardından Kahire’de İngiltere merkezli ‘The Observer’ gazetesinin Arapça versiyonun yazı işleri müdürlüğünü yaptı.
 
Sean Connery
Bir zamanlar 007 James Bond filmlerinin başrol oyuncusu Connery, bir mağazada tabutları cilalama işinde çalıştı.
 
Whoopi Goldberg
Ünlü komedi oyuncusu Goldberg, bir süre makyöz olarak çalıştı.
 
Sydney Crawford
Dünyanın en çok tanınan mankenlerinden biri olan Crawford, şöhret olmadan önce saati dört dolara mısır soyma işinde çalıştı. Ancak ‘süper model’ olduktan sonra Crawford saat başına 100 bin dolar alarak podyumlarda boy gösterdi.
 
Michael Crayton
Tıp fakültesinden mezun olan ünlü bilim kurgu romanı yazarı Crayton’ın kaleme aldığı Jurassic Park adlı roman 150 milyondan fazla sattı.
 
Brad Pitt
Dünyanın en tanınmış aktörlerinden biri olan Pitt, öğrenciyken harçlığını çıkarmak için striptiz kulüplerinde çalıştı.
 
Angelina Jolie
Genç yaşlarda depresyona giren Jolie, intihar etmeye karar verdi. Fakat ailesinin üzülmesini istemeyen Jolie, bunun bir intihar gibi görünmemesi için kiralık katil tuttu. Fakat kiralamak istediği katil bu konuyu bir kez daha düşünmesi için ona bir ay süre tanıdı ve bu talebini onaylaması için ona dönmesini istedi. Neyse ki Jolie bu kararından vazgeçti.
 
Rod Stewart
Ünlü İngiliz müzisyen Steawart, şöhret olmadan önce mezar kazıyıcılığı yaptı.
 
Sylvester Stallone
Amerikan sinemasının’ Rambo’su Stallone, New York’taki Central Park’ta Hayvanat Bahçesi'nde çalışıyordu ve kafeslerin temizliğiyle ilgileniyordu.
 
Danny DeVito
Amerikalı aktör, yapımcı ve yönetmen bir dönem kız kardeşinin sahibi olduğu salonda kuaför olarak çalıştı.
 
Sting
Dünyaca ünlü İngiliz şarkıcı şöhreti öncesinde bir ilkokul öğretmeniydi.
 
Bruce Willis
Aksiyon filmlerinin aranan yüzü Amerikalı aktör, televizyon ve sinema dünyasına adım atmadan önce bir barda garson ve daha sonra bir kimya fabrikasında kamyon şoförü olarak çalıştı.
 
Russell Crowe
Avustralyalı sinema oyuncusu ve şarkıcı Crowe, Sydney’de bir restoranda garsonluk yaptı.
 
Youssou N'Dour
Özellikle Neneh Cherry ile düet yaptıkları ‘7 Seconds’ adlı şarkıyla adını duyuran şarkıcının sanat kariyeri, memleketindeki sünnet düğünlerinde şarkı söyleyerek başladı.
 
Jennifer Aniston
Çok bilinen ‘Friends’ adlı televizyon dizisinin yıldızı şöhrete kavuşmadan önce bir süreliğine gazetecilik ve bir barda garsonluk yaptı.
 
Jennifer Hudson
Muhteşem sesi keşfedilmeden ve dünyanın en ünlü şarkıcılarından biri olmadan önce Hudson, Burger King adlı fast food zincirinin restoranlarında çalıştı. Burger King, Hudson’a yıldızı parladıktan sonra ‘ömür boyu ücretsiz yemek’ hakkı tanıdı.
 
Kanye West
Ünlü rap yıldızı, bir süre Gap adlı süpermarketler zincirinde çalıştı. Görevi giysileri katlamaktı.
 
Bette Midler
Amerikalı aktris ve şarkıcı, ünlü olmadan önce bir meyve işleme tesisinde çalıştı.
 
Bu bilgiler, biyografiler ve internet dahil olmak üzere çeşitli kaynaklardan toplanmıştır.



Bilimden "İnsanların yüzde 90'ı neden sağlak?" sorusuna yanıt

İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)
İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)
TT

Bilimden "İnsanların yüzde 90'ı neden sağlak?" sorusuna yanıt

İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)
İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)

İnsanların çok büyük bir bölümünün neden sağlak olduğu nihayet tespit edildi. Bilim insanları bu eğilimin ellerden ziyade bacaklarla bağlantılı olduğunu söylüyor.

Dünyanın her yerinde insanların yaklaşık yüzde 90'ı sağ elini, geri kalan yüzde 10'u ise sol elini kullanıyor.

Evrimsel biyologlar ve nörobilimciler onlarca yıldır bu eğilimi açıklamaya çalışsa da kesin bir sonuca ulaşamıyordu. Beyin yapısı, genetik veya kültürler arası farklar bu durumu açıklayamadığı gibi, diğer primatlarda da bir elin diğerine kıyasla bu kadar yoğun tercih edildiği bir örnek yok.

Oxford Üniversitesi'nden araştırmacılar bu soru işaretini gidermek adına 41 ayrı maymun ve insansı maymun türüne ait 2 bin 25 bireyin el tercihi verilerini inceleyerek bunları insanlarınkiyle karşılaştırdı.

İstatistiksel bir model kullanan ekip, bir elin daha baskın bir şekilde tercih edilmesiyle ilgili önde gelen teorilere odaklanarak işe başladı. Bunlar arasında beslenme, yaşam alanı, vücut kütlesi, sosyal yapılar, alet kullanımı ve hareket biçimi gibi faktörler yer alıyordu.

Bu teorilerin her birine dair istatistiklerde insanlar, diğer primatlara kıyasla epey uçta yer aldı. Yani diğer primatlarda popülasyon geneli bir el tercihi görülmezken, insanlarda yüksek oranda sağ el eğilimi vardı.

Bilim insanları bu farklılığın nedenini açıklaması amacıyla modellerine iki faktörü daha ekledi: beyin büyüklüğü ve kol-bacak oranı. İnsanların bacaklarının, kollarına göre daha uzun olması iki ayak üzerinde yürümesinden kaynaklandığı için bu etken çalışmaya dahil edildi.

Araştırmacılar bu iki özelliği hesaba kattıktan sonra insanlar el tercihinde istisna olmaktan çıktı. 

Bulguları hakemli dergi PLOS Biology'de yayımlanan çalışmaya göre sağ ele yönelik baskın eğilim, büyük beyinler ve uzun bacaklardan kaynaklanıyor. 

Makalenin ortak yazarı Thomas Püsche, "Bu, insanlardaki el tercihine ilişkin başlıca hipotezlerin birçoğunu tek bir çerçevede test eden ilk çalışma. Sonuçlarımız, bunun muhtemelen bizi insan yapan temel özelliklerden bazılarıyla, özellikle iki ayak üstünde yürüme ve daha büyük beyinlerin evrimiyle bağlantılı olduğunu gösteriyor" diyerek ekliyor:

Birçok primat türüne bakarak, el tercihinin hangi yönlerinin eski ve ortak olduğunu ve hangilerinin yalnızca insana özgü olduğunu anlamaya başlayabiliriz.

Araştırmacılar sağ el tercihinin iki aşamada gerçekleştiğini tahmin ediyor. İlk olarak iki ayak üzerinde yürümeye başlayınca ellerini hareket etmek için kullanma ihtiyacı ortadan kalktı. 

Bu durum muhtemelen ellerin, eşya taşıma ve alet kullanımı gibi yeni işlevler edinerek evrimleşmesini sağladı.

Bununla birlikte insan beyninin gelişip büyümesi sonucu sağ ele yönelik tercihin iyice güçlendiği düşünülüyor.

Bilim insanları ayrıca Ardipithecus ve Australopithecus gibi daha eski hominin türlerinde sağ el tercihinin çok daha zayıf olduğunu ancak Homo cinsinin ortaya çıkmasıyla bunun arttığını tespit etti. Bu eğilim Homo erectus ve Neandertallerde giderek artarken modern insanlarda (Homo sapiens) doruk noktasına ulaştı.

Öte yandan "hobbit" diye bilinen Homo floresiensis'in burada bir istisna olduğu göze çarpıyor. Daha küçük beyinli bu insan türünde el tercihi diğerlerine göre pek baskın değildi. Araştırmacılar bu duruma, türün tamamen iki ayak üstünde yürümek yerine tırmanarak da hareket etmesinin yol açtığını düşünüyor.

Bulgular, insanlardaki sağ ele yönelik baskın eğilimin, evrimlerinin kritik dönüm noktalarıyla ve çevreyle etkileşime girme biçimleriyle yakın bir ilişkisi olduğuna işaret ediyor.

Bilim insanları daha sonraki çalışmalarda sağlaklığın bu kadar kalıcılaşmasında kültürlerin etkisi olup olmadığını ve solaklığın neden hâlâ varlığını sürdürdüğünü araştırmayı planlıyor. 

Independent Türkçe, Popular Science, Interesting Engineering, PLOS Biology


James Cameron'ın yeni Avatar planı endişe yarattı

James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)
James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)
TT

James Cameron'ın yeni Avatar planı endişe yarattı

James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)
James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)

James Cameron, Avatar serisinin 4. ve 5. filmlerini çok daha verimli bir üretim süreciyle hayata geçirmeyi planlıyor. 

Empire Film Podcast'e konuşan ünlü yönetmen, serinin prodüksiyon sürecinin son derece maliyetli olduğunu hatırlattı. "Yeni teknolojiler kullanarak bu filmlerin üretim sürecini daha verimli hale getirmenin yollarını arıyoruz" diyen Cameron ekledi: 

Çünkü mevcut süreç hem çok maliyetli hem de çok uzun sürüyor.

Kanadalı yönetmenin hedefi net: 

Süreyi yarıya düşürmek, maliyeti de üçte iki oranında azaltmak.

Cameron, bu hedefe ulaşmak için yaklaşık bir yıl sürecek bir hazırlık dönemi planlıyor.

Hayranlarda yapay zeka tedirginliği

Cameron'ın "yeni teknolojiler" vurgusu, bazı hayranlar arasında projenin üretiminde üretken yapay zeka kullanılabileceğine dair endişelere yol açtı. 

Sosyal medyada birçok kullanıcı, 71 yaşındaki yönetmenin bu adımının yapay zeka teknolojilerine kapı aralayabileceğinden kaygı duyduğunu dile getirdi.

Yeni yol haritası

Serinin üçüncü filmi Avatar: Ateş ve Kül (Avatar: Fire and Ash), gişede 1,48 milyar dolar hasılat elde ederek başarılı bir performans sergilese de Disney'in daha yüksek beklentileri olduğu biliniyordu. 

400 milyon dolarlık devasa yapım bütçesi ve eklenen yüz milyonlarca dolarlık küresel pazarlama gideri göz önüne alındığında, stüdyonun serinin "maliyet-performans" dengesini iyileştirmek istediği aşikar.

Cameron daha önce, serinin geleceğiyle ilgili şeffaf davranacağını belirtmiş ve Ateş ve Kül'ün ardından Disney'in devam etmeme kararı alması durumunda, planladığı hikaye detaylarını bir basın toplantısıyla hayranlara bizzat kendisinin anlatacağını söylemişti. Ancak başarılı gişe sonuçlarının ardından, 4. filmin çekilmesine kesin gözüyle bakılıyor. 

Filmin oyuncularından Sigourney Weaver da "İnsanlık adına söyleyecek çok önemli iki hikayemiz daha var, umarım bunları hayata geçirebiliriz" diyerek devam filmlerine olan inancını dile getirdi.

Rekor hasılatlar

Avatar, dünya genelinde her filmiyle 1 milyar dolar barajını aşmayı başaran tek sinema serisi olma unvanını koruyor. 

Serinin 2009 yapımı ilk filmi 2,7 milyar dolar, Avatar: Suyun Yolu (Avatar: The Way of Water) ise 2,4 milyar dolar hasılat elde etmişti.

Avatar 4'ün 21 Aralık 2029'da, Avatar 5'in ise 19 Aralık 2031'de vizyona girmesi planlanıyor.

Şu ana kadar 4. filmin sadece üçte birlik kısmı çekilebildi ve serinin finali için kat edilmesi gereken uzun bir yol var. Cameron'ın bu "maliyet düşürme" stratejisinin, 2029'a kadar sinema teknolojilerinde nasıl bir devrim yaratacağı merakla bekleniyor.

Independent Türkçe, GamesRadar, Variety, Empire, Entertainment Weekly 


HBO'nun Harry Potter dizisinde beklenmedik ayrılık

J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)
J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)
TT

HBO'nun Harry Potter dizisinde beklenmedik ayrılık

J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)
J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)

HBO'nun merakla beklenen yeni Harry Potter dizisinde önemli bir değişiklik yaşanıyor. Dizinin ilk sezonunda Ginny Weasley karakterini canlandıran genç oyuncu Gracie Cochrane, ailesinin yaptığı resmi açıklamaya göre ikinci sezon için projeye geri dönmeyecek.

"Zorlu bir karar"

İlk sezon çekimleri yeni tamamlanmışken gelen bu haber, dizinin hayranlarını şaşırttı. Cochrane ve ailesi, ayrılıkla ilgili yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Beklenmedik durumlar nedeniyle Gracie, ilk sezonun ardından Ginny Weasley rolünden zor bir kararla ayrıldı. Harry Potter dünyasında geçirdiği zaman gerçekten harikaydı; unutulmaz bir deneyim yaşamasına vesile olan Lucy Bevan'a ve tüm yapım ekibine içten şükranlarını sunar. Gracie, gelecekte onu bekleyen yeni fırsatlar için çok heyecanlı.

HBO da oyuncunun kararını desteklediğini açıklayarak, "Gracie Cochrane ve ailesinin ikinci sezon için dönmeme kararını destekliyor, ilk sezondaki emeği için kendisine teşekkür ediyoruz. Gracie ve ailesine en iyi dileklerimizi sunuyoruz" ifadelerini kullandı.

"Felsefe Taşı" Noel'de ekranlarda

J.K. Rowling'in ünlü kitap serisinden uyarlanan dizinin ikinci sezon onayı bu ayın başında verilmişti. Yeni bölümlerin çekimlerine sonbaharda başlanması planlanıyor.

Francesca Gardiner'ın dizi sorumlusu ve yürütücü yapımcı görevini üstlendiği projenin ilk sezonu olan Harry Potter ve Felsefe Taşı (Harry Potter and the Philosopher's Stone), Noel döneminde HBO Max'te izleyiciyle buluşacak. 

İlk sezonun çekimleri Londra yakınlarındaki Leavesden Stüdyoları'nda tamamlanırken, ikinci sezon için ön hazırlık çalışmaları da hız kesmeden devam ediyor.

Çocuk oyuncular sözkonusu olduğunda yeniden oyuncu seçimi son derece hassas bir sürece dönüşüyor. Harry Potter dünyasının büyüklüğü ve Ginny Weasley karakterinin hikayenin ilerleyen bölümlerindeki kilit rolü nedeniyle bu değişiklik hayranlar tarafından yakından takip ediliyor.

Independent Türkçe, Deadline, Variety