Fakirlikten zenginliğe: İşte ünlülerin ışıltılı dünyaya yolculuğu

Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu
Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu
TT

Fakirlikten zenginliğe: İşte ünlülerin ışıltılı dünyaya yolculuğu

Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu
Paula Berteotti’nin ‘The Beggar’ (Dilenci) adlı tablosu

Salah Ahmed
Dünyanın dört bir yanındaki ünlülere veya zengin insanlara baktığımızda, onların bir zamanlar sokağa çıktıklarında fark edilmeyen, sıradan insanlar olduklarını hayal etmek oldukça zor. Veya onların bir dönem yoksul olduklarını, diğer insanları etkileyen acıları çekmiş olabileceklerini hayal etmek de zor.
Tarih bu örneklerle dolu... Tıpkı annesi tarafından diğer kardeşleriyle birlikte yoksulluk içinde büyütülen Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu Cengiz Han gibi ya da köylü kökenli olduğu için kendisine karşı çıkan soylulara savaş açan Papa 3. Leo gibi. Miladi 923 yılında İhşid hanedanının kurucusu Muhammed bin Toğaç tarafından satın alınan Afrikalı bir köle olan Kafur’un Mısır ve Levant topraklarında hüküm süren İhşidi (Akşit) Devleti’nin dördüncü hükümdarı olduğu da unutulmamalı.
Bu kişiler bize aynı anda hem iyi birer örnek oluyor hem de zenginlik ya da yetenekten ya da her ikisi birden veya ikisi dışındaki faktörlerden kaynaklı şöhret kapısının, yetenek ve kararlılıkla donatılmış olarak girmek isteyen herkese açık olduğunu gösteren değerli bir ders veriyor. Ayrıca bunun şansla ilgili olmadığını da gösteriyorlar.

İşte Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre zorluklarla geçen hayatlarının ardından ışıltılı dünyanın kapısını aralayan ünlü isimler:
 
Albert Einstein
Einstein’ın Genel İzafiyet (Görecelik) Teorisi onu ‘tarihin en akıllı insanı’ yaptı. Hatta ölümünden sonra otopsisini yapan doktor dahi ailesinin haberi olmadan gelecekteki tıbbi ilerlemelere ışık tutması umuduyla onun beynini çıkardı. Ancak Einstein dört yaşına kadar konuşmayı bile öğrenememişti. İlkokul öğretmeni onu ‘dikkati dağınık ve odaklanamayan bir çocuk’ olarak tanımlamıştı. 1898 yılında Münih Teknik Üniversitesi’ne kayıt için başvuruda bulunmuş, ancak başvurusu ‘gelecek vaat etmeyen bir öğrenci’ olduğu gerekçesiyle reddedilmişti. Fakat başvurusunun reddedilmesinden yedi yıl sonra insanlığın bilimsel seyrini değiştiren İzafiyet Teorisi çalışmalarını tamamladı.
 
Salvador Dali
Küçükken tuhaf davranışları olan bir çocuktu. Okuldan atıldı ve ölümüne kadar akademik eğitimini tamamlayamadı. Bir süre hapiste yattı. Daha sonra gördüğü rüyaları tuvale yansıtabilmesi sayesinde şimdiye kadarki en ünlü ressam ve sürrealizmin (gerçeküstücülük) babası oldu.
 
Walt Disney
Amerikan animasyonunun öncüsü ve dünyanın en ünlü isimlerden biri olan Walt Disney, The Kansas City Star gazetesine çizer olarak iş başvurusunda bulundu. Ancak çizimleri yetersiz olduğu gerekçesiyle başvurusu reddedildi. Disney bu gazeteyi seviyordu ve bu kez muhabir olarak başvuruda bulundu. Fakat bu başvurusu da reddedildi. Gazetenin dağıtım kamyonunda şoförlük yapabilmek için başvurdu. Ama bu kez de o başarısız oldu. Ancak pes etmeyen Disney mezarından olsa bile tüm bunların intikamını aldı. Disney’in kurduğu dev şirket, ölümünden 20 yıl sonra gazeteyi satın aldı.
 
Bill Gates
Microsoft’un kurucuların olan Gates, Harvard Üniversitesi'nde öğrenciyken, derslere katılmayıp gecelerini poker oynayarak geçirmişti. Sonunda üniversiteden mezun olamadan ayrılmak zorunda kaldı. Fakat bu onun teknoloji dünyasına olan yolculuğunun başlangıcı olmuştu. Gates, bugün 100 milyar doları aşan servetiyle dünyanın en zenginleri arasına girmeye başardı.
 
Albert Camus
Cezayir asıllı Fransız yazar Camus, çok okunan ‘Yabancı’ ve ‘Veba’ gibi romanlarının yanı sıra kaleme aldığı diğer eserleriyle ünlendi. Genç yaşlarda verem (tüberküloz) hastalığına yakalanan Camus, çok sevdiği futbolu (Cezayir Üniversitesi takımında kaleci idi) bırakmak zorunda kaldı. Öğretmenlik, otomobil parçaları satıcılığı ve meteoroloji gibi pek çok alanda çalıştı. Camus, komünist olmasa da 1935 yılında ‘Avrupa ülkeleri ile Cezayir arasındaki eşitliği geri kazanmanın tek aracı’ olduğu gerekçesiyle Komünist Parti’ye katıldı.
 
Louis Armstrong
New Orleans'ta büyüyen Amstrong’un babası tarafından terk edilmelerinin ardından annesi geçim sıkıntısı yüzünden fahişelik yapmak zorunda kaldı. Cazın efsanesi olmadan önce Amstrong, gençliğinde hayatını kazanabilmek için çeşitli mesleklerde çalıştı.
 
Michael Moore
Çektiği politik belgesellerle bilinen Moore, Michigan Üniversitesi'ne kaydolsa da üniversiteyi bırakması bir yıldan fazla sürmedi. Moore, bir keresinde üniversiteyi bırakma nedenini ‘arabasını park edecek yer bulamamasına’ bağlamıştı.
 
James Brown
‘Soul müziğin babası’ olarak anılan Brown, tarihin en ünlü şarkıcılarından biri olmadan önce, çocukluğunda ve gençliğinde pamuk toplama, kömür işçiliği, mağaza temizlikçiliği, araba yıkayıcısı, eski pullar alım-satımı ve şarkı yarışmaları düzenlemek gibi çeşitli işlerde çalıştı.
 
J. K. Rowling
Ünlü ‘Harry Potter’ serisinin yazarı J. K. Rowling, okul günlerini şöyle anlatıyor;
“Sınıfı ‘aptallar’ ve ‘zekiler’ olarak ikiye ayıran bir öğretmenimiz vardı. Aptalları sağına, zekileri ise soluna oturturdu. Ben en sağda oturuyordum. Beni bahçede oturmaktan alıkoyan tek şey sınıfın duvarıydı.”
 
Marlon Brando
Küçük yaşlardan itibaren ele avuca sığmaz bir karaktere sahip olan Brando, hem okuldan ve hem de ordudan atılmayı da başarmıştı. Brando ne kadar haylaz bir çocuk olduğunu şu sözlerle itiraf etmişti;
“Silahımla kuşları öldürür, böcekleri yakardım. Araba lastiklerinin havasını boşaltır ve insanların ceplerinden para çalardım.”
Brando ünlü bir sinema oyuncusu olmadan önce bir süre su kanalı kazılarında çalıştı.
 
Sophia Loren
Gençliğinde dünyanın en güzel kadınlarından biri olarak kabul edilen ünlü İtalyan aktris Loren, küçükken kısa boylu ve cılız yapılı olması nedeniyle ‘kibrit çöpü’ lakabıyla çağrılırdı.
 
Madonna
Bir müşterinin üzerine yanlışlıkla jöle döküp kovuluncaya kadar New York’taki Times Meydanı’nda bir pastanede çalıştı. Şans yüzüne güldüğünde ve ilk şarkıları MTV müzik kanalında yayınlandığında bile, kanalın yetkililerinden biri onun hakkında ‘Bu kızın sanatsal bir geleceği yok’ ifadelerini kullandı.
 
Tom Cruise
Ünlü aktör ve film yapımcısı Cruise, bir otelde bellboyluk yaparken bir gün rahip olma hayalleri kuruyordu.
 
Meryl Streep
Üç kez Oscar Ödülü’nü kazanan ve 21 gibi rekor sayıda Oscar’a aday gösterilen ünlü oyuncu Streep’in kariyeri King Kong filminde rol alabilmek için katıldığı bir yarışmayla başladı. Ancak filmin yapımcısı, oğluna İtalyanca olarak “Onu nereden getirdin? O kadar çirkin ki, hiçbir rolde ekrana yakışmıyor” diyerek Streep’in filmde rol alma talebini reddetti. Streep ise İtalyanca konuşarak ‘çirkinliği’ için ondan özür diledi. Ardından Streep, üç Oscar Ödülü ve 21 adaylıkla sinema kariyerine devam etti.
 
Geçimlerini nasıl sağladılar?
Bu kişiler, şans kapılarını çalıncaya kadar uzun ya da kısa süreliğine de olsa çeşitli mesleklerde çalıştılar ve böylece önde meşaleyi taşıyan isimler oldular:
 
Charles Dickens
Dünyanın en ünlü romancılarından biri olan olarak kabul edilen Dickens, gençliğinde bir şişe fabrikasında çalışmıştı. Fabrikada yaptığı iş ise şişelere etiket yapıştırmaktı.
 
Winston Churchill
Okulda ortalamanın altındaydı ve Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi’ne kayıt olmak için üç kez sınava girmesi gerekti. Üçüncü denemede başarılı oldu. Churchill, siyasete girmeden ve başbakan olmadan önce Morning Post gazetesinde savaş muhabiri olarak çalıştı.
 
Diego Maradona
İnsanları şaşkına çeviren futbol yeteneklerinin konuşturana kadar son derece yoksul bir ailenin ferdi olarak Buenos Aires'ın eteklerindeki gecekondu mahallesinde yaşadı.
 
Cristiano Ronaldo
Bahçıvan bir baba, aşçı bir annenin oğlu olarak fakir bir ailede dünyaya geldi.
 
Oprah Winfrey
Madencilik, berberlik ve hizmetçilik yapan bir babanın kızı olarak dünyaya gelen Winfrey,  televizyon ekranlarındaki kariyerine başlamadan ve şu anda beş milyar dolar olduğu tahmin edilen dev servetsini edinmeden önce gençliğinde çeşitli küçük mesleklerde çalıştı.
 
Meghan Markle
Televizyon dünyasına girmeden önce kaligrafi ile ilgileniyordu. Ardından şöhrete kavuşan ve iyi bir servet edinen Markle, Prens Harry ile evlenerek İngiltere Kraliyet ailesinin bir üyesi oldu.
 
Stephen King
King, profesyonel bir korku romanları yazarı olmadan ve muazzam bir servet edinmeden önce lise öğretmenliği yapıyordu.
 
Madeleine Albright
Bir dönemde ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği’ni ve eski ABD Başkanı Bill Clinton yönetiminin dışişleri bakanlığını yapan Albright, Colorado’da bir iç çamaşırı mağazasında tezgahtar olarak çalıştı.
 
George Clooney
Sinema oyuncusu ve siyasi aktivist olan Clooney, bir dönem bir tütün çiftliğinde işçilik yaptı. Daha sonra seyyar satıcılık, ayakkabı dükkanında tezgahtarlık ve sigortacı olarak çalıştı.
 
Johnny Depp
Hollywood’un aranan isimleri arasına girmeden önce Depp, geçimini kalem satarak sağlıyordu.
 
Beyonce
Hip-hop’ın kraliçesi, müzik yapımcısı ve ünlü dansçı Beyonce, bir röportajında çocukluğunda harçlığını çıkarabilmek için bir kuaför salonundaki yerleri süpürdüğünü söyledi.
 
Maya Angelou
ABD’li şair ve romancı Angelou, 1950'lerde San Francisco'da metro istasyonlarında çalıştı. Ardından Kahire’de İngiltere merkezli ‘The Observer’ gazetesinin Arapça versiyonun yazı işleri müdürlüğünü yaptı.
 
Sean Connery
Bir zamanlar 007 James Bond filmlerinin başrol oyuncusu Connery, bir mağazada tabutları cilalama işinde çalıştı.
 
Whoopi Goldberg
Ünlü komedi oyuncusu Goldberg, bir süre makyöz olarak çalıştı.
 
Sydney Crawford
Dünyanın en çok tanınan mankenlerinden biri olan Crawford, şöhret olmadan önce saati dört dolara mısır soyma işinde çalıştı. Ancak ‘süper model’ olduktan sonra Crawford saat başına 100 bin dolar alarak podyumlarda boy gösterdi.
 
Michael Crayton
Tıp fakültesinden mezun olan ünlü bilim kurgu romanı yazarı Crayton’ın kaleme aldığı Jurassic Park adlı roman 150 milyondan fazla sattı.
 
Brad Pitt
Dünyanın en tanınmış aktörlerinden biri olan Pitt, öğrenciyken harçlığını çıkarmak için striptiz kulüplerinde çalıştı.
 
Angelina Jolie
Genç yaşlarda depresyona giren Jolie, intihar etmeye karar verdi. Fakat ailesinin üzülmesini istemeyen Jolie, bunun bir intihar gibi görünmemesi için kiralık katil tuttu. Fakat kiralamak istediği katil bu konuyu bir kez daha düşünmesi için ona bir ay süre tanıdı ve bu talebini onaylaması için ona dönmesini istedi. Neyse ki Jolie bu kararından vazgeçti.
 
Rod Stewart
Ünlü İngiliz müzisyen Steawart, şöhret olmadan önce mezar kazıyıcılığı yaptı.
 
Sylvester Stallone
Amerikan sinemasının’ Rambo’su Stallone, New York’taki Central Park’ta Hayvanat Bahçesi'nde çalışıyordu ve kafeslerin temizliğiyle ilgileniyordu.
 
Danny DeVito
Amerikalı aktör, yapımcı ve yönetmen bir dönem kız kardeşinin sahibi olduğu salonda kuaför olarak çalıştı.
 
Sting
Dünyaca ünlü İngiliz şarkıcı şöhreti öncesinde bir ilkokul öğretmeniydi.
 
Bruce Willis
Aksiyon filmlerinin aranan yüzü Amerikalı aktör, televizyon ve sinema dünyasına adım atmadan önce bir barda garson ve daha sonra bir kimya fabrikasında kamyon şoförü olarak çalıştı.
 
Russell Crowe
Avustralyalı sinema oyuncusu ve şarkıcı Crowe, Sydney’de bir restoranda garsonluk yaptı.
 
Youssou N'Dour
Özellikle Neneh Cherry ile düet yaptıkları ‘7 Seconds’ adlı şarkıyla adını duyuran şarkıcının sanat kariyeri, memleketindeki sünnet düğünlerinde şarkı söyleyerek başladı.
 
Jennifer Aniston
Çok bilinen ‘Friends’ adlı televizyon dizisinin yıldızı şöhrete kavuşmadan önce bir süreliğine gazetecilik ve bir barda garsonluk yaptı.
 
Jennifer Hudson
Muhteşem sesi keşfedilmeden ve dünyanın en ünlü şarkıcılarından biri olmadan önce Hudson, Burger King adlı fast food zincirinin restoranlarında çalıştı. Burger King, Hudson’a yıldızı parladıktan sonra ‘ömür boyu ücretsiz yemek’ hakkı tanıdı.
 
Kanye West
Ünlü rap yıldızı, bir süre Gap adlı süpermarketler zincirinde çalıştı. Görevi giysileri katlamaktı.
 
Bette Midler
Amerikalı aktris ve şarkıcı, ünlü olmadan önce bir meyve işleme tesisinde çalıştı.
 
Bu bilgiler, biyografiler ve internet dahil olmak üzere çeşitli kaynaklardan toplanmıştır.



The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe


39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
TT

39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)

Dan Trachtenberg'in yönettiği Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands), Hulu'da yönetmenin 2022'de çektiği Prey'den bu yana en büyük film prömiyerine imza atarak platformun yeni bir numarası oldu. Geçen yılın çok konuşulan filmlerinden Vahşi Topraklar, platformdaki ilk 5 gününde dünya genelinde yaklaşık 9 milyon izlenmeye ulaştı.

Geçen sonbaharda vizyona giren film, Kuzey Amerika'da 40 milyon dolar, küreselde ise 80 milyon dolar açılış hasılatıyla serinin rekorunu kırmıştı. 

20th Century ve Disney ortak yapımı bilimkurgu, gişe yolculuğunu da 39 yıllık seri için yine rekor sayılan 184,5 milyon dolarlık küresel hasılatla tamamlamıştı. Predator serisi, toplamda dünya genelinde 925 milyon doların üzerinde gişe geliri elde etti.

Trachtenberg'ün Prey senaristi Patrick Aison'la birlikte geliştirdiği Vahşi Topraklar, 1987'de John McTiernan imzalı Av'la (Predator) başlayan 9 filmlik ikonik seriye yeni bir sayfa açıyor.

Predator: Vahşi Topraklar'da, Dimitrius Schuster-Koloamatangi tarafından canlandırılan yırtıcı Predator Dek, başrolde yer alıyor ve Elle Fanning'in hayat verdiği android Thia'yla bir araya geliyor. 

Hem eleştirmenlerden hem de sinemaseverlerden övgü alan film, klanı tarafından dışlanan Dek'in, Thia'yla beklenmedik bir ittifak kurarak en büyük rakibinin karşısına çıkmasını konu alıyor.

Hulu'nun paylaştığı verilere göre izleyiciler, Disney+ ve Hulu üzerinden Predator serisini dünya genelinde 300 milyon saatin üzerinde izledi. Platform, Disney+ ve Hulu'daki "Predator Creators Collection" seçkisine de 15 yeni video ekledi.

5 Ağustos 2022'de yayına giren Prey, Hulu'ya göre platformun bugüne kadarki "en çok izlenen film prömiyeri" unvanını koruyor. Hulu, filmin ilk hafta sonu performansına ilişkin izlenme verilerini ise açıklamamıştı.

Predator serisi, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor. 

Independent Türkçe, Deadline, The Walt Disney Company